
Peyami Safa'nın imzasını taşıyan Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Roman alanının dikkat çeken yapıtlarındandır. Türkçede Ötüken Neşriyat etiketiyle yayımlanmıştır. Kitaptan seçilen bu sözler, okur oylarıyla sıralanarak burada toplandı.
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'dan En Beğenilen Alıntılar
“Yalnız bir şey anlamıştım ki, ben çok bedbahttım.”
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Herkes yalandan eder ve söyler.
📖 Sayfa 65 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Fakat sofrada en son hükmü verecek yüksek bir efkâr-ı umumiye yoktu. Benim mücerret nazariyelerime karşı muarızlarımın müptezel teşbihler ve müşahhas delillerle müdafaa ettikleri tez, bu cahil efkâr-ı umumiyeyi aldatabilirdi.
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
“Felâketimizi başka biriyle taksim etmek saadettir, fakat annelerle değil, annelerle değil.”
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Aydınlıktan kaçmak için ruhumun daha karanlık ve izbe hatlarına kendimi atıyor, daha korkunç ve karışık hayallere dalıyordum.
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
İçimde hep ne olduklarını bilmediğim gizli ve meçhul ümitlere sarılmıştım; onlar olmasa bir saniye nefes alamazdım.
📖 Sayfa 28 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Hâlbuki mesele çok basit: İnsan hastalanır ve ölür.
📖 Sayfa 41 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Ve içimde geriye dönmek korkusu var. Hiçbir şey hatırlamak istemiyorum. Elimi cebime sokarken, bana iki gün evvelini hatırlatacak bir kağıt parçasına, bir şeye rastlamaktan bile korkuyorum.
📖 Sayfa 60 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Herkes yalandan nefret eder ve yalan söyler.
📖 Sayfa 54 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
"Yalan bana suçların en ağırı gibi geliyor."
📖 Sayfa 56 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
"Görülecek, işitilecek, tadılacak, okunacak, yazılacak, yapılacak o kadar çok şey birikiyor ki, bundan sonra hayatımın bütün bunlara yetişmeyeceğinden korkuyorum."
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
"Boğazını sıkan bütün elleri tanıyorsun!"
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Görülecek, işitilecek, tadılacak, okunacak, yazılacak, yapılacak o kadar çok şey birikiyor ki, bundan sonra hayatımın bütün bunlara yetişemeyeceğinden korkuyorum.
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Herkes yalandan nefret eder ve söyler.
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Bütün bu ev, bütün bu insanlar bana yabancı geliyordu.
📖 Sayfa 43 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
“Nüzhet bana yalan söyledi. Dünyanın hiçbir Nüzhet'i yalan söylememelidir.”
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Daha büyük acılara hazırlanıyordum.
📖 Sayfa 11 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
"Kendimde kaybettiğim şeyleri onda buluyordum."
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
“Az ümit edip çok elde etmek hayatın hakiki sırrıdır.”
📖 Sayfa 82 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa

Ve bana Goethe’nin bir safsatasını telkine çalıştı. “Az ümit edip çok elde etmek hayatın hakikî sırrıdır.”
📖 Sayfa 82 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Ve içimde geriye dönmek korkusu var…
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
-Allah rahatlık versin.
📖 Sayfa 51 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
~Size de efendim.
- Bana da mı? Ümit etmiyorum.
Yalan bana suçların en ağırı gibi geliyordu; ve bir yalan söylendiği zaman insanların değil, eşyanın bile bunu nasıl tahammül ettiğine şaşıyordum.
📖 Sayfa 51 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
İçimde hep ne olduklarını bilmediğim gizli ve meçhul ümitlere sarılmıştım.
📖 Sayfa 29 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
"Kendimi, kitapların kahramanlarından daha mühim bulduğum için, okumaktan sıkılıyorum."
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Çabuk uyumak, kaybolmak istiyorum.
📖 Sayfa 109 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Yalana her şey isyan etmelidir. Eşya bile: Damlardan kiremitler uçmalıdır, camlar kırılmalıdır hatta yıldızlar düşüp gökyüzünde bin parçaya ayrılmalıdır.
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
“Görülecek, işitilecek, tadılacak, okunacak, yazılacak, yapılacak o kadar çok şey birikiyor ki, bundan sonra hayatımın bütün bunlara yetişemeyeceğinden korkuyorum. Kendi kendime karşı çok borçlandım. Kendime vadettiğim şeyleri yapmazsam utancımdan aynaya bakamayacağım.„
📖 Sayfa 110 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Kendimi çok sevdiğim an, kendime çok acıdığım an.
📖 Sayfa 14 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Beni yalnız bu koruyor: Bu aşk, bu merhamet.
Bu odada bir şey var, mühim bir şey.
📖 Sayfa 43 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
"Görülecek, işitilecek, tadılacak, okunacak, yazılacak, yapılacak o kadar çok şey birikiyor ki, bundan sonra hayatımın bunlara yetişmeyeceğinden korkuyorum."
📖 Sayfa 110 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Artık hiçbir şey tahmin etmiyor, hiçbir şey beklemiyordum.
📖 Sayfa 88 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
İçimde garip bir karıncalanma halinde birtakım iniltiler , mırıltılar, şekilsiz gölgeler seziyordum.
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Aynı şeyi hissettiğimizden emin olmamak azabı içindeyim.
📖 Sayfa 26 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Etrafımda her şey değişiyor, asıl ben değişiyorum...
📖 Sayfa 73 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Bir şey ümit etmemenin rahatlığından başka barınacak ruhî bir köşem kalmamıştı.
📖 Sayfa 88 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Artık hiç bir şey tahmin etmiyor, hiçbir şey beklemiyordum.
Merak ediyorum. Anlamak istiyorum, beni karşılayan bu sessizliği yenmek istiyorum.
📖 Sayfa 50 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
“Hani senin o güzel kelimelerin, çılgınlıkların, şarkıların, davetlileri kahkahalara boğan şakaların?„
📖 Sayfa 36 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa

Onunla aramızda her şey o kadar bitmiş ki bir kelime
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
bile konuşamıyoruz.
“Az ümit edip çok elde etmek hayatın hakikî sırrıdır.”
📖 Sayfa 99 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Bu sessizlik içinde zaman aramızdan bir düşman gibi geçiyor.
📖 Sayfa 93 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
"Az ümit edip çok elde etmek hayatın hâkiki sırrıdır."
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Ağaçların bile sıhhatine imrenerek yürürdüm.
📖 Sayfa 9 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Yalana her şey isyan etmelidir. Eşya bile: Damlardan kiremitler uçmalıdır, ağaçlar köklerinden sökülüp havada bir saniye içinde toz duman olmalıdır, camlar kırılmalıdır, hatta yıldızlar düşüp gökyüzünde bin parçaya ayrılmalıdır filan...
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Halbuki mesele çok basit: İnsan hastalanır ve ölür.
📖 Sayfa 46 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
“Kendimi en çok sevdiğim an, kendime çok acıdığım an.
📖 Sayfa 14 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Beni yalnız bu koruyor: Bu aşk, bu merhamet.„
“Hani senin o güzel kelimelerin, çılgınlıkların, şarkıların, davetlileri kahkahalarla boğan şakaların?”
📖 Sayfa 42 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Istıraptan korkmamanın tek ilâcı ıstıraptır. Bu ateşi o ateş söndürür.
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Kendimi çok an, kendime çok an.
📖 Sayfa 14 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Beni yalnız bu koruyor: Bu , bu .
O insan ki yüzünde bıkkınlıkla sebat mücadele eder.
📖 Sayfa 9 · Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
Sıkça Sorulan Sorular
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu kimin eseridir?
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1930'da yayımlanmıştır.
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu kaç sayfadır?
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, 112 sayfadır (Ötüken Neşriyat baskısı).
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nun en ünlü sözü nedir?
““Yalnız bir şey anlamıştım ki, ben çok bedbahttım.””