
John Williams kalemiyle yazılan eserler, okurların favorisi olmayı sürdürüyor. Aşağıda 100 söz, alındığı kitapla birlikte yer alıyor.
En Beğenilen John Williams Sözleri
“… uyum sağlayamadığı bir dünyada, güvende hissetmediği bir yerde yaşamak zorundaydı; şefkate ve dinginliğe hasretken kayıtsızlık, duyarsızlık ve gürültüden beslenmek zorundaydı.”
📖 Sayfa 194 · Stoner, John Williams
Belki de bazen, bütün iyi niyetimizle fazla ileri gidiyoruz..
Stoner, John Williams
Hayatları keyifsiz bir işte harcanmış, iradeleri kırılmış, zekaları uyuşmuştu.
📖 Sayfa 92 · Stoner, John Williams
“… uçurumun farkında olmuştu hep. Zaman ve deneyimin bu uçurumu kapatacağını ummuştu, ama kapatmamışlardı.”
📖 Sayfa 95 · Stoner, John Williams
“‘
📖 Sayfa 15 · Stoner, John Williams
’
Bay Shakespeare sizinle üç yüz yıl öteden konuşuyor… onu duyuyor musunuz?”
Bir savaş sadece bin ya da birkaç yüz bin genç adamı öldürmez. Bir halkın içinde bir daha asla geri getirilemeyecek bir şeyi öldürür.
📖 Sayfa 34 · Stoner, John Williams
“… önünde tadını çıkarmak istediği, arkasında ise hatırlamaya değecek hiçbir şey göremiyordu.”
📖 Sayfa 150 · Stoner, John Williams
Güzellik doğruluktur, doğruluk ise Güzellik- hepsi bu
📖 Sayfa 162 · Stoner, John Williams
Yeryüzünde bildiğin ve bilmen gereken her şey.
“Bazen kitaplarına gömülmüşken, bilmediği her şeyin, okumadığı her şeyin farkına varyordu ve bu kadar çok okuması için, bilmesi gereken şeyleri öğrenmesi için hayatta ne kadar az zamanının olduğunu gördüğünde, uğurunda çaba harcadığı huzur paramparça oluyordu.”
📖 Sayfa 25 · Stoner, John Williams
“Babası otuzundayken elli yaşında gösteriyordu; çalışmaktan kamburu çıkmıştı.”
📖 Sayfa 7 · Stoner, John Williams
“Sen de hastalıklar arasındasın; hayalperestsin, senden daha deli bir dünyada bir delisin, mavi gökyüzü altında hoplayıp zıplayan, Sanço’su olmayan bizim kendi Ortabatılı Don Kişot’umuzsun. (…) Sen de başarısızlık için biçilmiş kaftansın; dünyayla savaşacağından değil. Seni çiğneyip tükürmesine izin verir ve yanlış olan neydi diye düşünerek serilip yatardın. Çünkü sen hayattan hep olmadığı bir şey olmasını, hiç olmak istemediği bir şey olmasını beklerdin.”
📖 Sayfa 29 · Stoner, John Williams
“Eskiden buna dayanamayacağımı düşünürdüm. Ama şimdi hissizim. Hiçbir şey hissetmiyorum.”
📖 Sayfa 176 · Stoner, John Williams
“Hayatının yaşanmaya değer olup olmadığını düşünürken buluyordu kendini, o güne kadar değip değmediğini. (…) Uzun vadede her şey, bu bilgiye ulaşmasını sağlayan öğrenim bile, boş ve değersizdi ve en sonunda değiştiremedikleri bir hiçliğin içinde yok oluyorlardı.”
📖 Sayfa 148 · Stoner, John Williams
Sonuç olarak biz de dünyalıyız, bunu bilmemiz gerekirdi. Biliyorduk sanırım fakat biraz uzaklaşmak, bir parça rol yapmak zorundaydık..
Stoner, John Williams
Gözlerini tavana dikti ve hayatının üzerine çöken tuhaflığı düşündü..
Stoner, John Williams
“Bazen, geceleyin tavan arası odasında okuduğu bir kitaptan başını kaldırır, kandil ışığının gölgeler üzerinde titreştiği odasının karanlık köşelerine bakardı. Eğer uzunca ve dikkatli bakarsa karanlık, okuduğu şeyin gerçekdışı şeklini alan bir ışık halinde toplanırdı. (…) Tristan ve güzel Isolde önünden geçerlerdi; Paolo ve Francesca kızgın karanlıkta dönenirdi; Helen ve şanlı Paris, akıbetleri nedeniyle yüzleri acılı, karanlıktan doğarlardı.”
Stoner, John Williams
“Aşkı istemişti; aşkı bulmuştu ama ondan da feragat etmiş, ihtimaller kargaşasında yok olup gitmesine izin vermişti.”
📖 Sayfa 225 · Stoner, John Williams
Sroner bir an düşündü ve sonra, "Hayır. Fakat sanırım ben
Stoner, John Williams
öyle olmasını istemedim," dedi.
Ne olduğunuzu, ne olmayı seçtiğinizi ve yaptığınız şeyin önemini hatırlamalısınız. İnsan ırkının askeri olmayan ve tarih kayıtlarına geçmeyen savaşları, yenilgileri ve zaferleri vardır. Ne yapacağınıza karar vermeye çalışırken bunu hatırlayın..
Stoner, John Williams

“Gökyüzünde hiç bulut yoktu; öğleden sonra erken bir saatte yağmış ince karın üstünde yarımay parlıyordu. Sokaklar bomboştu ve sessizlik… yürüdükçe ayağının altında gıcırdayan kuru karın sesiyle bozuluyordu. Vardığı büyük evin önünde uzun bir süre bu sessizliği dinleyerek dikildi. Soğuktan ayakları hissizleşmişti ama kımıldamadı.”
📖 Sayfa 44 · Stoner, John Williams
“… ilkgençliğinde, aşkı, insanın eğer şanslıysa erişebileceği mutlak bir varoluş biçimi olarak düşünürdü; olgunluğa erdiğinde, aşkın, insanın oyalayıcı bir inançsızlık, hafiften tanıdık bir küçümseme ve mahcubiyet verici bir özlemle bakması gereken, sahte bir dinin cenneti olduğu sonucuna varmıştı. Şimdi artık orta yaşında, aşkın ne bir lütuf ne de bir yanılsama olduğunu anlamaya başlıyordu; aşkı insanca bir dönüşüm olarak, her gün ve her dakika irade, zekâ ve yürekle keşfedilen ve yeniden yaratılan bir durum olarak görüyordu.”
📖 Sayfa 161 · Stoner, John Williams
“Mevsim kıştı ve gün boyu kar yağmıştı, bu yüzden dışarısı bembeyaz bir yumuşaklıkla örtülüydü. (…) Kış gecesinin sessizliğini dinledi ve karın hassas ve karmaşık gözenekli yapısının emdiği sesleri bir şekilde hissediyormuş gibi geldi ona. Beyazlığın üzerinde hiçbir şey kımıldamıyordu…”
📖 Sayfa 148 · Stoner, John Williams
Hiçbir şey değişmemişti. Hayatları keyifsiz bir işte harcanmış, iradeleri kırılmış, beyinleri uyuşmuştu. Artık hayatlarını verdikleri toprağın içindeydiler ve toprak onları yıldan yıla, azar azar alacaktı. Rutubet ve küf bedenlerini ağır ağır istila edecek, toprak ağır ağır ulaşacaktı etlerine ve en sonunda varlıklarının son kalıntılarını da tüketecekti. Ve uzun zaman önce kendilerini adadıkları o inatçı toprağın anlamsız bir parçası olacaklardı..
Stoner, John Williams
İnsan, inançları yüzünden acı çekmeye hazırlıklı olmalı..
Stoner, John Williams
“… artık çok fazla kahkaha atmasına rağmen nadiren gülümsüyordu. Gülümsediğinde de sanki yüzünden hızla bir hayalet geçmiş gibi oluyordu.”
📖 Sayfa 104 · Stoner, John Williams
"Kendini zamanın dışında hissederdi. "
Stoner, John Williams
“Yetersizliğini bilmek onu o kadar büyük bir sıkıntıya sokuyordu ki bu duygu giderek sırtındaki kambur gibi bir parçası olmuş, alışkanlığa dönüşmüştü.”
📖 Sayfa 95 · Stoner, John Williams
Sevgi bir varoluş durumu değil, bir eylemdir.
Stoner, John Williams
Parçalanmış bir adam olduğunu ve artık hiçbir zaman eskisi gibi olmayacağını biliyordu..
Stoner, John Williams
“Bir savaş sadece birkaç bin ya da birkaç yüz bin genç adamı öldürmez. Bir halkın içinde bir daha asla geri getirilemeyecek bir şeyi öldürür.”
📖 Sayfa 34 · Stoner, John Williams
“… günlerini sessizce, her sene biraz daha fazla içerek, kendini hayatının vardığı hiçliğe karşı hissizleştirerek tüketecekti.”
📖 Sayfa 204 · Stoner, John Williams
Çok daha ileriki yaşlarda, üniversitedeki son iki yılına sanki başka birine ait gerçekdışı bir zamanmış gibi geri dönüp bakacaktı, alışık olduğu gibi olağan akışında değil dura kalka geçen bir zaman olarak. Bir an bir diğerine bitişik olmasına rağmen, yine de ondan ayrıydı..
Stoner, John Williams
Onlara söyleyecek bir şeyi olmadığını anladı, şimdiden yabancılaşmaya başladıklarını fark etti ve kaybıyla sevgisinin büyüdüğünü hissetti..
Stoner, John Williams
Bazen kitaplarına gömülmüşken bilmediği her şeyin, okumadığı her şeyin farkına varıyordu ve bu kadar çok okuması için, bilmesi gereken şeyleri öğrenmesi için, hayatta az zamanının olduğunu gördüğünde uğrunda çaba harcadığı huzur paramparça oluyordu..
Stoner, John Williams
“Bunca zamandır içine gömdüğü kayıp duygusu dışarı taştı, onu da girdabına çekti ve… kendini elinde olmadan bu taşkına bıraktı; kurtulmaya çalışmadı. Sonra sevgiyle, sanki bir anıya gülümsedi… böyle bir tutkunun, böyle bir aşkın tesirinden kurtulmuş olması gerektiği geldi aklına.
Stoner, John Williams
Fakat kurtulamamıştı, biliyordu ve hiçbir zaman da kurtulamayacaktı. Hissizliğin, kayıtsızlığın, uzaklaştırmanın gerisinde, oradaydı, güçlü ve kararlı; hep orada olmuştu.”
William Stoner başkalarının ondan önce, çok daha gençken öğrendiği bir şeyi kırk üçüncü yaşında öğrendi: insanın ilk aşkının son aşkı olmadığını ve aşkın bir son değil, bir insanın başka bir insanı tanımaya çalıştığı bir süreç olduğunu.
📖 Sayfa 199 · Stoner, John Williams
Oda ruhuma benziyor, diye düşündü. Kirli ve tarumar.
📖 Sayfa 12 · Yok Geceden Başkası, John Williams
Fakat kusurun var, o eski hastalığın. Burada bir şey var, bir şey bulacaksın sanıyorsun. Pekala, dışarıda dünyada yeterince çabuk öğrenirdin. Sen de başarısızlık için biçilmiş kaftansın; dünyayla savaşacağından değil. Seni çiğneyip tükürmesine izin verir ve yanlış olan neydi diye düşünerek serilip yatardın. Çünkü sen hayattan hep olmadığı bir şey olmasını, hiç olmak istemediği bir şey olmasını beklerdin.
📖 Sayfa 29 · Stoner, John Williams

“… kendi ülkesinin hastalığını görmüştü; nefret ve şüphenin, hızla yayılan bir veba gibi ülkeyi bir uçtan bir uca silip süpüren bir tür deliliğe dönüştüğünü görmüştü…”
📖 Sayfa 206 · Stoner, John Williams
“… yalnızlık hayatında en erken karşılaştığı durumlardan biriydi.”
📖 Sayfa 48 · Stoner, John Williams
Hayatta kalabilmek için kendi hilelerimiz var. Ve hayatta kalacağız çünkü mecburuz..
Stoner, John Williams
İçinde bir yerde bir boşluk açılıyordu; bir yok oluş, bir düşüş hissetti..
Stoner, John Williams
"Hayatta kalmak için kendi hilelerimiz var. Ve hayatta kalacağız, çünkü mecburuz."
📖 Sayfa 30 · Stoner, John Williams
Sadece inatçı bir iradenin alışkanlığıyla yaşayan bir ölü gibiydi.
Stoner, John Williams
Ayrılık yakın diye çok seveceksin beni..
Stoner, John Williams
Bir savaş sadece birkaç bin ya da birkaç yüz bin genç adamı öldürmez. Bir halkın içinde bir daha asla geri getirilemeyecek bir şeyi öldürür. Ayrıca eğer bir halk yeterince savaş görürse çok geçmeden geriye kalan tek şey bizim balçıktan büyüttüğümüz canavar, yaratık olacaktır..
Stoner, John Williams
Arkasında bir not bırakmamıştı fakat masasının üzerinde duran düzenli bir şekilde yerleştirilmiş kağıtlar, onun söyleyeceği her şeyi anlatıyordu..
Stoner, John Williams
Dönüp dolaşıp hep aynı şey oluyor ve olmaya devam ediyor gibi. İnsanı düşündürüyor bu..
Stoner, John Williams
Görevli ölüm nedeninin kalp yetmezliği olduğunu bildirdi fakat William Stoner, Sloane'un
Stoner, John Williams
Bazen ne kadar zor görünürse görünsün vazgeçmemelisiniz.
📖 Sayfa 193 · Stoner, John Williams
Hoca olmaya uygun olduğunu düşünmüyorum; önyargıları, yeteneklerinin ve öğreniminin önüne geçen hiç kimse uygun değildir..
Stoner, John Williams
William Stoner başkalarının ondan önce, çok daha gençken öğrendiği bir şeyi kırk üçüncü yaşında öğrendi: İnsanın ilk aşkının son aşkı olmadığını ve aşkın bir son değil, bir insanın başka bir insanı tanımaya çalıştığı bir süreç olduğunu.
📖 Sayfa 160 · Stoner, John Williams
İnsanlığın, askeri olmayan ve tarih kayıtlarına geçmeyen savaşları, yenilgileri ve zaferleri vardır.
📖 Sayfa 34 · Stoner, John Williams
"Bazı zamanlar kendini bitki gibi hissediyor ve içine işleyecek, onu canlandıracak bir şeyin -acının bile- özlemini çekiyordu."
Stoner, John Williams
“… kendini giderek daha çok aptal aptal önüne, boşluğa bakarken buluyordu; sanki bildiği her şey zihninden anbean boşalıyor ve iradesi güçten düşüyordu. Bazı zamanlar kendini bitki gibi hissediyor ve içine işleyecek, onu canlandıracak bir şeyin -acının bile- özlemini çekiyordu.”
📖 Sayfa 148 · Stoner, John Williams
“… bir öfke ve çaresizlik anında, sanki ona çok derinden ihanet ettiği için artık katlanamadığı bir dünyaya karşı son bir sessiz sevgi ve küçümseme gösterisiyle, kalbinin durmasını dilediğini hissetti.”
📖 Sayfa 76 · Stoner, John Williams
Ölümünün yasını tutacak bir ailesi ya da sevdikleri olmadığı için tabut indirilirken o gözyaşları son yolculuğun yalnızlığını azaltabilirmiş gibi ağlayan, Stoner oldu. Kendisine mi, geçmişinin ve gençliğinin toprağın altına giren kısmına mı ağlıyordu, yoksa bir zamanlar sevdiği adamı saklayan zavallı ince şekle mi, bilemedi..
Stoner, John Williams

Uyum sağlayamadığı bir dünyada, güvende hissetmediği bir yerde yaşamak zorundaydı.
📖 Sayfa 194 · Stoner, John Williams
Korkma sakın, ey insan, dehşete kapılma,
📖 Sayfa 5 · Yok Geceden Başkası, John Williams
Ne sağa bakın ne de sola,
Yürüdüğün bu sonsuz yolda,
Yok geceden başkası.
Savaş lanet bir şey.!
Stoner, John Williams
Zihni gitmesini istediği yere yönelmiyordu. Dikkati, önünde tuttuğu sayfalardan ayrılıyor; kendini giderek daha çok aptal aptal önüne ve boşluğa bakarken buluyordu. Sanki anbean bildiği her şey zihninden boşalıyor ve iradesi güçten düşüyordu.
Stoner, John Williams
Dünyanın ve kendi ülkesinin hastalığını görmüştü; nefret ve şüphenin, hızla yayılan bir veba gibi ülkeyi bir uçtan bir uca silip süpüren bir tür deliliğe dönüştüğünü görmüştü..
Stoner, John Williams
Geçmişi, geleceği ya da her ikisinin getirdiği hayal kırıklıklarını ve sevinçleri düşündü; bütün gücüyle işini yaptığı ana odaklandı ve en sonunda yaptığı şeyle anılacağını umut etti..
Stoner, John Williams
Önünde uzanan yılları görüyor ve en kötüsünün henüz yaşanmadığını biliyordu..
Stoner, John Williams
"İnsan ırkının askeri olmayan ve tarih kayıtlarına geçmeyen savaşları ve yenilgileri ve zaferleri vardır. Ne yapacağınıza karar vermeye çalışırken bunu hatırlayın."
Stoner, John Williams
Kendilerini en karanlık ve en soğuk nüshada,harflerin ve sözcüklerin önemsiz, garip ve beklenmedik birleşimlerinde gösteren edebiyat sevgisini, dil sevgisini, akıl ve yüreğin gizemine duyulan sevgiyi . . . haram ve tehlikeliymiş gibi sakladığı sevgiyi, başta tereddüde ama sonra açıkça ve daha sonra da gururla göstermeye başladı.
Stoner, John Williams
"Fakat olduğumuz kadar berbat, dışarıdakilerden, çamurun içindekilerden, hayatın zavallı piçlerinden daha iyiyiz. Hiç zarar vermeyiz, istediğimizi söyleriz ve bunun için para da alırız; ve bu, doğal erdemin bir zaferidir ya da ona yakın lanet olası bir şey.”
Stoner, John Williams
Çok şey öğrendik, pek azını anladık.
📖 Sayfa 33 · Augustus, John Williams
“Bir savaş sadece birkaç bin ya da birkaç yüz bin genç adamı öldürmez. Bir halkın içinde bir daha asla geri getirilemeyecek bir şeyi öldürür.Ayrıca eğer bir halk yeterince savaş görürse, çok geçmeden geriye kalan tek şey bizim -sizin ve benim ve bizim gibilerin- balçıktan büyüttüğümüz canavar, yaratık olacaktır.”
Stoner, John Williams
“…broşür Katherine'in kitabının yayımlandığını duyuruyor ve yazarla ilgili bir-iki söz ediyordu. Stoner vakit kaybetmeden bir tane satın aldı. Kitabı elinde tutarken parmaklarına can gelmiş
Stoner, John Williams
gibiydi; o kadar titriyorlardı ki kitabı güçlükle açtı. İlk birkaç sayfayı çevirdi ve ithafı gördü: "W.S.ye."
Gözleri buğulandı ve uzun bir süre kımıldamadan oturdu.Sonra başını salladı, kitaba geri döndü, okuyup bitirene kadar da elinden bırakmadı.”
"Bilmesi gereken şeylere öğrenmesi için hayatta ne kadar az zamanının olduğunu gördüğünde, uğrunda çaba harcadığı huzur paramparça oluyordu."
📖 Sayfa 25 · Stoner, John Williams
Sen de başarısızlık için biçilmiş kaftansın, dünyayla savaşacağından değil. Seni çiğneyip tükürmesine izin verecek ve yanlış olan neydi, diye düşünerek oraya serileceksin.
Stoner, John Williams
Zamanın rüzgârları ile yağmurları eninde sonunda en sağlam taşı bile ufalayacaktır ve insan kalbini kendi zaafından koruyabilecek bir duvar inşa etmek mümkün değildir.
📖 Sayfa 277 · Augustus, John Williams
"Ah, konuşmak fayda etmiyor."
Yok Geceden Başkası, John Williams
“İnsanın kendini tanıması için âşık olması gerekiyor.”
Stoner, John Williams
"Zavallı babacım, hayat senin için kolay olmadı, değil mi?"
Stoner, John Williams
"Hayır. Fakat sanırım ben öyle olmasını istemedim."

Keşke daha güçlü olsaydım, diye düşündü; keşke daha fazlasını biliyor olsaydım; keşke anlayabilmiş olsaydım. Ve sonunda, insafsızca şöyle düşündü: Keşke onu daha fazla sevmiş olsaydım..
Stoner, John Williams
“Ölmekte olanlar bencildir, diye düşündü; çocuklar gibi zamanlarını kendilerine saklamak isterler.”
📖 Sayfa 226 · Stoner, John Williams
"İnsanın kendini tanıması için aşık olması gerekiyor."
📖 Sayfa 162 · Stoner, John Williams
Bak, göreceksin bende başladığını güzün:
📖 Sayfa 14 · Stoner, John Williams
Ayaza karşı titrer dallardaki yapraklar,
Sararır, tek tük kalır, düşerler bütün bütün;
Kuş sesleri kesilmiş, yıkık boş tapınaklar.
Bak, göreceksin bende alaca karanlığı:
Nasıl güneş batıdan solgun solgun gidince
Kefen örten eliyle ezerse her ışığı
Ölümün kan kardeşi kapkara çirkin gece.
Bak, göreceksin bende ateşin korları var:
Genç ve dinç günlerinden kalma küller üstünde
Ölüm döşeğindeymiş gibi fersiz yatarlar;
Eceline ermiştir ateş kendi gücünde.
Senin bunları görmen artıracak sevgini,
Ayrılık yakın diye çok seveceksin beni.
Bazen kitaplarına gömülmüşken, bilmediği her şeyin, okumadığı her şeyin farkına varıyordu ve bu kadar çok okuması için, bilmesi gereken şeyleri öğrenmesi için hayatta ne kadar az zamanının olduğunu gördüğünde, uğrunda çaba harcadığı huzur paramparça oluyordu.
📖 Sayfa 25 · Stoner, John Williams
“Bazen kitaplarına gömülmüşken, bilmediği her şeyin, okumadığı her şeyin farkına varıyordu ve bu kadar çok okuması için, bilinmesi gereken şeyleri öğrenmesi için, hayatta ne kadar az zamanının olduğunu gördüğünde, uğrunda çaba harcadığı huzur paramparça oluyordu.“
📖 Sayfa 25 · Stoner, John Williams
"O örtüyü kaldırmaya kim cüret edebilir, keşf edilmezi keşf etmek, ulaşılmaza ulaşmak için? En güçlümüz bile ebedi gizemin önünde, güçsüzlerin en çelimsizinden başka, zil şıngırtısından ve teneke tıngırtısından başka nedir?"
Stoner, John Williams
Ah, terbiyesiz olmak için hiçbir nedenimiz yokken kendimizi terbiyeli görebiliriz tabii! İnsanın kendini tanıması için aşık olması yeter.
📖 Sayfa 202 · Stoner, John Williams
Ama kitaplarının varlığı onu teselli etmesine rağmen az okuyordu.
Stoner, John Williams
Tüm âşıklar gibi bol bol kendilerinden bahsettiler, bu şekilde onları var eden dünyayı anlayabileceklerini sanıyorlardı.
📖 Sayfa 162 · Stoner, John Williams
Vazgeçmemelisiniz... Bazen ne kadar zor görünürse görünsün vazgeçmemelisiniz.
📖 Sayfa 155 · Stoner, John Williams
Bu kadar olağanüstü olmasının nedeni, bu kadar kolay olmasıydı.
📖 Sayfa 224 · Stoner, John Williams
“İlkgençliğinde, aşkı, insanın eğer şanslıysa erişebileceği mutlak bir varoluş biçimi olarak düşünürdü; olgunluğa erdiğinde, aşkın, insanın oyalayıcı bir inançsızlık, hafiften tanıdık bir küçümseme ve mahcubiyet verici bir özlemle bakması gereken, sahte bir dinin cenneti olduğu sonucuna varmıştı. Şimdi artık orta yaşında, aşkın ne bir lütuf ne de bir yanılsama olduğunu anlamaya başlıyordu; aşkı insanca bir dönüşüm olarak, her gün ve her dakika irade, zekâ ve yürekle keşfedilen ve yeniden yaratılan bir durum olarak görüyordu.”
📖 Sayfa 161 · Stoner, John Williams
[..] ümitsizlik ruhumun boşluğuna sürünerek giren bir yılan gibi.
📖 Sayfa 103 · Augustus, John Williams
Stoner ilkgençliğinde, aşkı, insanın eğer şanslıysa erişebileceği mutlak bir varoluş biçimi olarak düşünürdü; olgunluğa erdiğinde aşkın, insanın oyalayıcı bir inançsızlık, hafiften tanıdık bir küçümseme ve mahcubiyet verici bir özlemle bakması gereken, sahte bir dinin cenneti olduğu sonucuna varmıştı. Şimdi artık orta yaşında, aşkın ne bir lütuf ne de bir yanılsama olduğunu anlamaya başlıyordu; aşkı insanca bir dönüşüm olarak, her gün ve her dakika irade, zekâ ve yürekle keşfedilen ve yeniden yaratılan bir durum olarak görüyordu.
📖 Sayfa 161 · Stoner, John Williams
“Geçmiş durduğu karanlıktan çıkar, ölüler onun önünde yaşamak için kalkarlardı; ve geçmiş ve ölüler yaşayanların arasında şimdiki zamana akınca, içine sıkıştığı ve kaçamadığı ve kaçmaya dair hiçbir isteğinin olmadığı yoğunluğun anlık çarpıcı bir görüntüsüne sahip olurdu.”
Stoner, John Williams
Hayatının yaşanmaya değer olup olmadığını düşünürken buluyordu kendini, o güne kadar değip değmediğini.
📖 Sayfa 148 · Stoner, John Williams
"Birbirlerine verdikleri zarar için kendilerini affetmişlerdi ve birlikte geçirdikleri hayatın nasıl bir şey olabileceğini düşünerek duygulanmışlardı."
📖 Sayfa 223 · Stoner, John Williams
Oda ruhuma benziyor.
Yok Geceden Başkası, John Williams
Kirli ve tarumar.

Günler ağır ve sıkıcı bir devamlılıkla birbirini izliyordu, her biri bir önceki günün hemen hemen aynısıydı; hoşnutluk veren bu dertsiz tasasız monotonlukta hiçbir değişiklik öngörülmüyordu. Ne mutlu ne de mutsuz olduğu, düşünme ihtiyacını ne düşündüğü ne de hissettiği gerçekdışı bir hayattı bu. Bunu bile bile sık sık bu hayatın asla değişmemesini, ömrünün bu değişmeyen örüntü içerisinde son bulmasını dilemişti...
📖 Sayfa 23 · Yok Geceden Başkası, John Williams
“Bu, ne akla ne de tene ait bir tutkuydu; daha ziyade ikisini birden kapsayan bir güçtü; sanki ikisi de aşkın nedeni olmaktan başka, onun kendine has bileşenleriydiler. Bir kadına ya da bir şiire, basitçe şöyle diyordu: Bak! Canlıyım.”
Stoner, John Williams
İnsan kendini yaptıklarının neticeleri konusunda kandırmaz, insan kendini o neticelerle rahatça yaşayabileceği konusunda kandırır.
📖 Sayfa 263 · Augustus, John Williams
Bir halk yıkılmadan ardı ardına en karanlık yenilgelere katlanabilir ama onlara geleceğe dair biraz umut ve soluk alacak zamanı verirseniz, o umudun beklenmedik yokluğunu kaldıramayabilirler.
📖 Sayfa 124 · Augustus, John Williams
Bazen kitaplarına gömülmüşken, bilmediği her şeyin, okumadığı her şeyin farkına varıyordu ve bu kadar çok okuması için, bilmesi gereken şeyleri öğrenmesi için hayatta ne kadar az zamanının olduğunu gördüğünde, uğrunda harcadığı huzur paramparça oluyordu.
Stoner, John Williams