CANLI

Necip Fazıl Kısakürek'in Edebiyat Alanında Beğenilen Sözler — Nasreddin Hoca

Nasreddin Hoca - Necip Fazıl Kısakürek kitap alıntıları ve sözleri

Edebiyat alanına Necip Fazıl Kısakürek'in kazandırdığı Nasreddin Hoca, 2020'de yayımlanmıştır. Bu bölümde Nasreddin Hoca'dan süzülen, okurların en çok paylaştığı cümleler yer alıyor.

Yazar:Necip Fazıl Kısakürek
Editör:Emrah Kısakürek
İlk Yayın:2020
Yayınevi:Büyük Doğu Yayınları
Sayfa Sayısı:93
Dil:Türkçe
ISBN:9789944144216
Okuma Süresi:2 sa. 38 dk.
Türler:Edebiyat, Eğlence-Mizah

Nasreddin Hoca'dan En Beğenilen Alıntılar

Merhum Akif'in satın aldığı bir at -hasta olacak- arpayı yemeyince şair bir dostuna şöyle demiş: At, arpayı tanımadı!

Koca Akif! Hasta bünyelerin öz gıdasını tanımaz oluşundaki hâilevî hakikate, bir at ve arpa misali ne küçük geliyor!

İşi vatan çapında büyütmek lâzım!..

Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Dünyada meraklılar çok!.. Birisi Hoca'ya:.
-Şu dünya ne tuhaf!.. Sabah oldu mu insanların her biri bir tarafa gidiyor. Bazıları şu yana, bazıları bu yana !.. Neden ki?

Diye sormuş, Hoca da şöyle cevap vermiş:
-Neden olacak? Hepsi bir tarafa gitse dünyanın dengesi bozulur da ondan...

📖 Sayfa 38 · Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Elde kuru bir istiklâl anahtarı, nice kıymetiyle sulara giden vatan sandığımızın hikâyesi mi bu yoksa?..

Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Bir okuyucu Necip Fazıl’a yazdığı bir mektupta “Sükutunuzdan davacıyım!” gibi bir cümle kullanıyordu. Necip Fazıl, (Sizinle Başbaşa) sütununun muharririne
-Kuzum, dedi. Bu zata rica et; başımdaki davalar bittikten sonra açsın davasını .. O zaman kendisine kaybetmeye hazırım!

Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Özdemir Asaf, tâbiine günlerce gidip geldi; günlerce kitapçısının asık yüzünde alâka ve nezaket aradı. Maksadı; kitabının satış hesabını almak... Mahçup olması lâzım gelen, kitapçı iken hakikî mahçup Özdemir Asaf’tı. Kitapçı, onu, her gün yalçın suratında taşıdığı müzmin bir alâkasızlık maskesi ile karşıladı. Birgün, Özdemir Asaf artık dayanamamıştı:
– Sende merhamet yok mu, yahu?
– Var...
– Nerede?
Kitapçı arkasını döndü ve raftan (Stefan Zweig)in “Merhamet” isimli kitabını indirip Özdemir Asaf’a uzattı.

Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

“İrtica, mürteci” kelimeleri üzerinde konuşuluyordu. Necip Fazıl, bu kelimeyi hiçbir şey anlamadan kullananlar hakkındaki nefretini şahlandırıyordu. (Büyük Doğu)cu bir arkadaş haykırdı:
– Şu güzelim Arapçadan hediye her kelimeye düşmanlık ettikleri halde, yegâne göğüslerine bastıkları ve asla yeni Türkçesiyle değiştirmeye niyetli görünmedikleri tek tehdit ve itham kelimesi, bu!..

Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Bir dilenci Süleyman Nazif’ten para ister.
+Açım! Merhum, dilencinin kılığına kıyafetine bakıp sorar.
-Sen okur-yazar mısın?
+Hayır! Nazif haykırır:
-Allah Allah! Okuryazar olmayan bir insan nasıl olur da memlekette aç kalır?

Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Bir zamanlar Hoca, iki kadinla evli imis. Kadinlar birbirlerini kiskandikça Hoca'ya gelirler: - Hangimizi daha çok seviyorsun, söyle! Der dururlarmis. Hoca, bu nazik durumdan kurtul-manin da kolayini bulmus; her iki karisina gizlice birer mavi boncuk vermis: Sakin ortagina söyleme!... Bu boncuk, seni daha çok sevdigime isarettir! Demis.. Yine bir gün kadinlar Hoca' ya basvurmuslar. Hoca: - Canim, mavi boncuk kimde ise benim gönlüm de ondadir!.. Demis...

📖 Sayfa 45 · Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Hoca'nın eşeğini çalarlar. Bunu duyam eşi, dostu akıl vermeğe kalkışır:
-Yahu, ahırın kapısını neden iyi kilitlemedin?
-Koskoca eşek ahırdan bahçeye, bahçeden sokağa çıkarılırken hiç mi dıymadın?..
-İnsan, bahçe duvarını biraz yüksek yaptırır.
-Belki de hayvanın ayağını iyi nallamadın, kaçırılırken onun için ses duymadın!..
Hoca, daha bunlara benzer bir sürü öğüdü sabırla dinledikten sonra:
-Ahbablarım, dostlarım, doğru söylüyorsunuz ama, bütün kabaahırdande mi? Bu işde hırsızın hiç mi suçu, günahı yok?...
Der...

Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

"Bir gün Nasrettin Hoca'ya sordular :sen bilgin bir kişisin Hoca; bize söylermisin, cenaze götürülürken, tabutun arkasında mı, önünde mi, sağında mı solunda mı bulunmak sevap?
Hoca,
" Tabutun içinde bulunmayında neresinde bulunursanız bulunun sevaptır. "

Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Hoca çirkin bir kadınla evleniyor. Kadın fıkır fıkır bir eda ile Hoca’ya soruyor.

+Yakınlarınızdan kimlere görüneyim. Kimlere görünmeyeyim?
-Bana görünme de kime istersen görün! ..

Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Hoca eşeğine verdiği arpaya bakıyor da “Bu bir yığın yemden her gün birkaç tanecik kessem sanki ne zararı olur!“ diye düşünüyor ve her gün birkaç tane eksiltmeye başlıyor. Nihayet eşek ölüyor ve Hoca, hadiseyi yorumluyor ..

- Tam alışacağı zaman eceli müsaade etmedi!

Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

"Allah Türk milletine bu hudutsuz rıza ve tevekkül hassasını vermeseydi ne olurdu?"

📖 Sayfa 82 · Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Dost odur ki, bir kere, fakat pîr kere anlaya; ve belki de gülmeye, ağlaya...

📖 Sayfa 84 · Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Abdülhak Hâmit, yeni harflerden sonra, isminin (Hâmit) şeklinde yazılıp (it) harfleriyle nihayetlenmesinden müthiş bir sinire tutulmuştu.
Mesele konuşulurken, Necip Fazıl'a, seksenini aşan yaşına rağmen genç ve dinç bir heyecanla atıldı:
– Ömrümün sonunda, ismimin sonuna bir (it) ilâve ettiler.

📖 Sayfa 74 · Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Bir dilenci Süleyman Nazif'ten para ister:
– Açım!
Merhum, dilencinin kılığına kıyafetine bakıp sorar:
– Sen okur-yazar mısın?
– Hayır!
Nazif haykırır:
– Allah, Allah! Okuryazar olmıyan bir insan nasıl olur da bu memlekette aç kalır?

📖 Sayfa 59 · Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

"İrtica, mürteci" kelimeleri üzerinde konuşuluyordu. Necip Fazıl, bu kelimeyi hiçbir şey anlamadan kullananlar hakkındaki nefretini şahlandırıyordu. (Büyük Doğu)cu bir arkadaş haykırdı:

- Şu güzelim Arapçadan hediye her kelimeye düşmanlık ettikleri halde, yegâne göğüslerine bastıkları ve asla yeni Türkçesiyle değiştirmeğe niyetli görünmedikleri tek tehdit ve itham kelimesi, bu!..

📖 Sayfa 74 · Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Yahya Kemale sordular:
- Seçime kafiye bul!
- Geçim...

Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Hoca bir gün dere kenarında abdest alıyormuş, nasılsa papuçlarını suya kaptırmış. Papuçlar gitti gider! Yalın ayak kalan Hoca'nın canı pek sıkılmış:

- Şimdi sırasımıydı bunun? Eh, oldu olacak!.. Diye söylenerek bir kenarda abdestini bozuvermiş. İşini bitirdikten sonra da dereye dönmüş:
-Haydi bakalım, al abdestini, ver papuçlarımı!.. Diye bağırmış.

📖 Sayfa 32 · Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Zamanında bir Bektaşi babasına, Türk cemiyetinin geçirdiği ahlâk ve ruh buhranlarından bahsediliyordu. Şikayetçi şöyle diyordu:
– Baba, ne olacak bu hâl? Bu gidişle altüst olacağız! Evet; altımız üstümüze gelecek...
Bektaşi babası, sükûnetle cevap verdi:
– Telâş etme, oğlum; altüst olursak, belki bu vaziyetin altı üstünden daha hayırlı çıkar.

Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Adamın biri, bir gün Hoca’ya kaç yaşında olduğunu sormuş.
Hoca da:
– Kırk yaşındayım!
Demiş. Aradan on yıl geçtikten sonra yine aynı adam:
– Hoca, şimdi kaç yaşındasın?
Diye sormuş. Hoca, yine aynı cevabı vermiş:
– Kırk yaşındayım!
– Nasıl olur? On yıl önce de kırk yaşında olduğunu söylemiştin?
Hoca, başını sallamağa başlamış:
– Arkadaş, demiş, er olan sözünden dönmez! Söz bir Allah bir. Yirmi, otuz yıl sonra da sorsan aynı şeyi söylerim!..

Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

(Birçoğumuz, aptal sükutların budala konuşmalara karşı imtiyazını kullanır ve o sayede kendisini kıymetlendirmeye bakar. Halbuki kıymet, gerçek kelâmda olduğu kadar manâlı sükuttadır. Fakat bu incelik birdenbire anlaşılmaz. Ama Hoca bu nükteyi anlatır).

Hindisini aldığı gibi Pazar yerine gider ve:

- Hindi; 100 akçeye hindi! Diye haykırır.
-Ayol, Hoca, 1 akçe bile etmeyen bir hindiye nasıl 100 akçe istersin!
-Dün burada bir papağanı 90 akçeye sattılar!
-Ama o konuşuyor! Bu da düşünür.

📖 Sayfa 19 · Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Bir fakir, Büyük İskenderden para istedi:
-Azıcık bir şey...
-Az şey vermek bana lâyık değil...
-Çok şey ver!
-O da sana lâyık değil...

📖 Sayfa 71 · Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Bir okuyucu Necip Fazıl'a yazdığı bir mektupta "Sükûtunuzdan davacıyım!" gibi bir cümle kullanıyordu. Necip Fazıl, (Sizinle Başbaşa) sütununun muharririne:
– Kuzum, dedi, bu zata rica et; başımdaki dâvalar bittikten sonra açsın dâvasını... O zaman kendisine kaybetmeğe hazırım!

📖 Sayfa 72 · Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Hoca'nın eşeğini çalarlar. Bunu duyan eşi, dostu akıl vermeğe kalkışır:
-Yahu, ahırın kapısını neden iyi kilitlemedin?
-Koskoca eşek ahırdan bahçeye, bahçeden sokağa çıkarılırken hiç mi duymadın?..
-İnsan, bahçe duvarını biraz yüksek yaptırır.
-Belki de hayvanın ayağını iyi nallamadın, kaçırılırken onun için ses duymadın!..

Hoca, daha bunlara benzer bir sürü öğüdü sabırla dinledikten sonra:
-Ahbaplarım, dostlarım, doğru söylüyorsunuz ama, bütün kabahat ben de mi? Bu işde hırsızın hiç mi suçu, günahı yok?..

📖 Sayfa 52 · Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Akıllının biri Hoca’ya sorar.
+Bir cenaze töreninde tabutun neresinde gitmek gerek ? Sağında mı, solunda mı ; önünde yahut arkasında mı olmalı?
Hoca gülümseyerek
- Tabutun içinde olmayın da neresinde olursanız olunuz! der ..

Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Son 25 yılın nakaratı:

-Biz sizi yoktan var ettik! Yeni ve medenî hayata kavuşturduk! Şarka bağlı geri tarih ve anʼanelerinizi kökünden tasfiye edip Avrupa milletlerinin safına geçirdik! Bunu da garp âlemine kabul ettirdik!

📖 Sayfa 80 · Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Adamın biri, bir gün Hoca'ya kaç yaşında olduğunu sormuş. Hoca da:
-Kırk yaşındayım!Demiş.

Aradan on yıl geçtikten sonra yine aynı adam:
-Hoca, şimdi kaç yaşındasın? Diye sormuş. Hoca, yine aynı cevabı vermiş:

-Kırk yaşındayım!
-Nasıl olur? On yıl önce de kırk yaşında olduğunu söylemiştin? Hoca, başını sallamağa başlamış:

-Arkadaş, demiş, er olan sözünden denmez! Söz bir Allah bir. Yirmi, otuz yıl sonra da sorsan aynı şeyi söylerim!..

📖 Sayfa 47 · Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Bir Yeniçeriyle bir Sipahi, gökte bir şeyi göstererek kavga ediyorlar:

- Bu güneştir!
- Hayır, aydır!
O sırada kıyın kıyın geçmekte olan Hocayı görüp üstüne atlıyorlar ve soruyorlar
-Hoca, sen söyle güneş mi, ay mı?

Hoca, iki tarafın iddiasını ayrı ayrı tespit ettikten sonra ne tarafa hak verse öbürünün gazabını çekeceği korkusuyla şu cevabı bastırıyor:

- Kusura bakmayın, çocuklar, ben buranın yabancısıyım, bilemeyeceğim!

📖 Sayfa 24 · Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Birçoğumuz, aptal sükutların budala konuşmalara karşı imtiyazını kullanır ve o sayede kendisini kıymetlendirmeye bakar. Halbuki kıymet, gerçek kelâmda olduğu kadar manâlı sükuttadır. Fakat bu incelik birdenbire anlaşılmaz.

📖 Sayfa 19 · Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Ruhumuzu, tarihimizi, daha nice şeyimizi yeniden keşfetmek borcunda olduğumuz gibi, bilindiği sanılan neler var ki, onları yeniden ele almak ve özlerine nüfuz etmek mecburiyetindeyiz. Bunların başında Nasreddin Hoca dediğimiz “Hâce Nasrüddin” gelir ..

Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

MANA

Asaf Halet Çelebi bir kızın albümünü yazıyor: Albüm kelimesi (Albus)den gelir. (Albus) beyaz demektir. Eğer buraya yazacak olsam artık o beyaz olmayscaktır. Beyaz olmayınca albüm olmayacaktır. Albüm olmayınca ben bir şeyler yazmış olmayacağım.

📖 Sayfa 71 · Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Ne olurdu?
Nasreddin Hocavâri bir düşünce ama, yerinde bir düşünce:
Allah, deveye kanat verseydi ne olurdu? Ya tek çobanın sürdüğü koca bir sürüye akıl verseydi ne olurdu?
İnsanoğlunun onda bir kadar hile ve istismara aklı yetseydi, bir fil on kişiye bedel olmaz mıydı? Halbuki on fili bir insan idare eder.
Bunlar sual değil efendim; sual şudur:
Allah, Türk Milletine bu hudutsuz rıza ve tevekkül hassasını vermeseydi ne olurdu?

📖 Sayfa 82 · Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek

Sıkça Sorulan Sorular

Nasreddin Hoca kimin eseridir?

Nasreddin Hoca, Necip Fazıl Kısakürek tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2020'de yayımlanmıştır.

Nasreddin Hoca kaç sayfadır?

Nasreddin Hoca, 93 sayfadır (Büyük Doğu Yayınları baskısı).

Nasreddin Hoca'nın en ünlü sözü nedir?

“Merhum Akif'in satın aldığı bir at -hasta olacak- arpayı yemeyince şair bir dostuna şöyle demiş: At, arpayı tanımadı! Koca Akif! Hasta bünyelerin öz gıdasını tanımaz oluşundaki hâilevî hakikate, bir at ve arpa misali ne küçük geliyor! İşi vatan çapında büyütmek lâzım!..”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Nasreddin Hoca — Necip Fazıl Kısakürek. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4