
Osman Pamukoğlu'nun imzasını taşıyan Sarıkamış, Araştırma-İnceleme alanının dikkat çeken yapıtlarındandır. Türkçede İnkılap Kitabevi Yayınları etiketiyle yayımlanmıştır. Bu bölüm, kitaptan en çok alıntılanan sözlere ayrılmıştır.
Sarıkamış'tan En Beğenilen Alıntılar
Albay Kutaledze Gürcü idi. Kendisini tutsak alan Türk askerlerini büyük bir şaşkınlıkla seyrediyordu. Paçavralardan farksız giyecekler içinde tir tir titreyen, saçı sakalına karışmış şu bitkin görünüşlü erlere mi yenik düşmüştü? Hayretler içindeydi.
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Ne var ki gece yarısından sonra Vanlı 30 Ermeni kökenli er, kaçarak Ruslara sığındı ve cephenin bu en zayıf kesimi hakkında Rus komutanlara ayrıntılı bilgiler verdi.
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
İlk plana göre kolordunun Oltu'yu aldıktan sonra Bardız'a yürümesi gerekiyordu. Şimdi planda önemli bir sapma yapılıyordu. Ardahan yönüne gidilerek Bardız ve Sarıkamış'tan uzaklaşılıyordu. Zaten yiyecek yoktu, giyecek yoktu. Bir an önce kesin sonuç aranan Sarıkamış'a varmaya çalışmak gerekirken yol uzatılıyor, felakete ortam hazırlanıyordu.
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Kendi isteğiyle ve planlı şekilde taarruza kalkan bir ordu, kendi topraklarında aç kalıyordu. Hem de ordu karargahına yirmi beş-otuz, barıştaki üssüne doksan-doksan beş kilometre yakındayken açlık çekiyordu...
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Bir günlük yürüyüşte Allahuekber dağı on beş bine yakın savaşçıyı yutmuş, yok etmişti.
📖 Sayfa 132 · Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Ağır yaralılar ise bulunabilen at arabalarıyla Hasankale'deki ordu hastanesine gönderilmişti. Çoğunun yolda donarak öldüğü sanılıyordu.
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Kendi isteğiyle ve planlı şekilde taaruza kalkan bir ordu, kendi topraklarında aç kalıyordu.
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Tam iki bin şehit ve yaralı verilmişti kardeş kurşunlarıyla.
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Düşlere, hayallere sınır yoktu ki...
📖 Sayfa 172 · Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Doğru düzgün bir çizmesi, bir ayakkabısı olmayan erler buzlu su dereciklerini geçtikten sonra ayakları donmadan bir köy bir çatı altına nasıl ulaşabileceklerdi?
📖 Sayfa 27 · Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Mezarsız, kefensiz, bedeninde en küçük bir yara izi olmayan şehitlerin arasına bir kişi daha katılmıştı...
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Bizi donmaktan ancak azmimiz kurtarabilir.
📖 Sayfa 91 · Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
O gür sesleriyle yeri göğü inleten, Kafkasya’da kaymak yemeye, Rus’u bozguna uğratmaya ant içen yiğitler yoktu artık.
📖 Sayfa 212 · Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Enver Paşa acelesinin nedenini ağzından kaçırmıştı. Hafız Hakkı tek başına Sarıkamış'a girip daha fazla üne kavuşmamalıydı.
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Savaş sanatında "talihli olmak" önemli faktörlerden biridir.
📖 Sayfa 9 · Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Tersi olunca da buna, "yazgı" denir...
Bir çatı altından, bir ateş başından yoksun hareketsiz bir insanın sonu donarak ölümdü.
📖 Sayfa 19 · Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Çok geçmeden, tutsak alınan bir Rus eri getirildi. Er, Türkistan Türklerindendi, Müslüman'dı. Türkçesi zor anlaşılıyor- du. Ama öteki Rus tutsaklarında pek rastlanmayan güler yüzlü, candan tutumuyla, "Sizin Orta Asya'da kalan atalarınızın torunuyum. Aynı kandanız." der gibiydi. Sorulanları içtenlikle yanıtlıyor, yaklaşan tehlikeyi haber veriyordu:
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Erler hep bir ağızdan türkü tutturmuş, Tokat'ı inletiyorlardı.
📖 Sayfa 211 · Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
"Kafkas dağında kaymak yiyelim, Rus'u yuvasında bozgun edelim!"
Uçsuz bucaksız kar denizinde hazır bekleyen ölüm deyiverin gardaşlar Sarıkamış ne yana düşer…
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu

Onurumuzdan başka her şey yitirildi.
📖 Sayfa 205 · Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Albay Arif gündüz gözüyle tümenini gözden geçirince ağlamaklı oldu. Tümen diye elinde üç yüz er, on bir dağ topu ve sekiz makineli tüfek kalmıştı.
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Kar ne kadar örterse örtsün havaya doğru uzanmış kollar, gergin bacaklar, karanlık bir mağara gibi açık kalmış ağızlar yine de seziliyor ve karlara bata çıka yürüme kavgası veren askerleri istemeden, tepeden tırnağa titretiyordu.
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
İnsanın dirisinin de ölüsünün de düşmanı çok bu karlı dağlarda..
📖 Sayfa 162 · Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Gün ışıyınca garip bir durumla karşılaşıldı. İrice ağaçların alçak dallarında kimi oturmuş, kimi ayaktaki erler çağırmalara karşılık vermediler. Yanlarına yaklaşınca bunların donmuş oldukları görüldü. Gece ayakları donmasın diye ağaçların üzerine tırmanmışlar ve orada kaskatı kesilmişlerdi...
📖 Sayfa 157 · Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Bir köy evinin önünde yatan cesetler görülüyordu. Hilmi Bey evin kapısını açtı ve odun tomrukları gibi üst üste dizilmiş cesetleri gösterdi. Soğuktan bronz heykeller gibi duran ölüler hiç kokmamış, hiç bozulmamıştı.
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Her üst, bir adım geri atanı derhal kendi tabancasıyla öldürecektir!
📖 Sayfa 175 · Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Doğu sınırlarında savaş başlayınca, İstanbul'dan kışlık giyecek, askeri malzeme, cephane ve Bleriot tipi iki uçak; "Bezmi Alem", "Mithat Pașa" ve Bahri Ahmer" gemileriyle Trabzon'a doğru yola çıkarılmıştı. Ne var ki bu konvoy, Alman Amirali Souchon'un Türk gölüne çevireceğim diye söz verdigi
📖 Sayfa 19 · Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Karadeniz'de Rus savaş gemileri tarafından 7 Kasım gecesi batırıldı.Giyecek, cephane ve malzeme dolu üç geminin batırılması Üçüncü Ordu'ya büyük bir darbe oldu.
Savaşta ilk düşman doğadır. Önce onu yeneceksin...
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Enver Paşa'nın "çekiliyorlar, kaçıyorlar" diye yorumladığı Rus birlikleri Sarıkamış önlerindeki Türk kuvvetlerinin arkasına dolanmış, Bardız ile Sarıkamış arasına girmeye başlamışlardı.
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Doğu sınırlarında savaş başlayınca, İstanbul'dan kışlık giyecek, askeri malzeme, cephane ve Bleriot tipi iki uçak; "Bezmi Alem", " Mithat Paşa " ve "Bahri Ahmer" gemileriyle Trabzon'a doğru yola çıkarılmıştı. Ne var ki bu konvoy, Alman Amirali Souchon'un Türk gölüne çevireceğim diye söz verdiği Karadeniz'de Rus savaş gemileri tarafından 7 Kasım gecesi batırıldı.
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Savaş sanatında "talihli olmak" önemli faktörlerden biri. Tersi olunca da buna, "yazgı " denir...
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Darende'nin Fink köyünden Er Hurşit, Enver Paşa'nın konvoyunu selamladıktan sonra mırıldanmaktan kendini alamadı:
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
"Hey gibi paşaların paşası! Karda emekleyenlere atın tepesinden bakma keyiflidir, he mi? "
Albay Arif (Baytın), bu olaydan otuz iki yıl sonra yayımladığı anılarında şöyle diyecekti: "Zavallı genç, bir zorba komutanın emriyle tümen karargah bölüğü tarafından kurşuna dizildi. Zayıf vücudu yere yıkıldı. Fakat gözlerimizin önünde mezbeleliğe atılmış bir suçlu gibi değil, Sarıkamış'ta hayatlarını feda eden arkadaşları gibi şeref meydanına serilmiş bir şehit halinde büyüdü ve yüreklerimizde böylece yer tuttu..."
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Bölüklerin dağıtacağı yemekten umudunu kesen erler işi zorbalığa dökmüş, ev sahiplerini yiyecek için sıkıştırmaya ve ne bulurlarsa zorla almaya başlamışlardı.
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Enver Paşa Binbaşı Hamdi'ye emretti: "Topların yerini değiştirerek ilerleyin, karşıdaki dereye ateş açın. Binbaşı Hamdi dünkü tutarsız emri hatırladı, gene çattık belaya der gibi iç geçirerek yanıtladı:
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
"Düşman ateş ediyor. Çok zarar görürüz Paşam. Amaç gösterdiğiniz dereyi ateş altına almak ise buradan da döveriz."
Alman subayları, Albay Hafız Hakkı'nın kolordusu Beyköy'e varıncaya dek bu yorgun insanları Bardız'da alıkoymak, dinlendirerek güçlenmelerine yardım etmek istiyorlardı. En sonunda acımışlardı Türk askerlerine...
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
İki büklüm yürüyenler, savaşı, hatta asker olduklarını unutmuşlardı. Artık onlar acımasız doğanın elinden canlarını kurtarma derdine düşmüş bezgin insanlardı.
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Toplar ateş açmak için mevziiye girmişlerdi ki tepelerde ayağa kalkan bir iki pusucunun üstlerinde Türk üniformaları olduğu görüldü. Ateş edenlerin, altı gündür haber alınamayan Fethi Bey müfrezesi olduğu anlaşıldı. Müfreze geri çekilen Ruslara saldırıyorum diye tümene ateş açmıştı
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu

Büyük ve görkemli ordusuyla zaferler kazanarak Rusya'nın içlerine dek ilerleyen Napolyon Moskova'yı da almıştı. Sonra karakış ve dondurucu soğuğa yenik düşmüş, önemli bir çarpışma olmadığı halde donan ve dağılan ordusundan geriye bir avuç savaşçı kalmıştı.
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
"Ruslar bir aydan beri bütün köylerden yiyecek topladılar. Verdiysek aldılar, parasını verdiler. Biz sizden para istemeyiz. Helal olsun, hoş olsun. Ama sövmeyin sakalıma bakın da el kaldırmayın... Günah değil mi? Biz devlet askerini gözledik yıllardır. Devlete canımız kurban. Biz de bu milletin insanıyız hay oğul... "
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
"Kuvveyi külliye mahvoldu"
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Rusların en ufak kıpırdanışlarını "geri çekiliyorlar" diye değerlendiren Enver Paşa, şimdi asıl mevzilerine dönen kendi topçularının geri çekildiğini sanıyordu.
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Enver Paşa daha fazla dayanamadı, karargah subaylarından Binbaşı Nuri'ye emretti: '' Yanına birkaç atlı al, ateş yiyinceye kadar sırta doğru ilerle''
📖 Sayfa 113 · Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
10 Aralık 1914'te Başkomutan, Rus Çarı II. Nicholas, görkemli treniyle Kars'tan Sarıkamış'a geldi ve hiçbiri vakit kaybetmeden Türklerle temas halinde bulunan Rus birliklerini bulundukları mevzilerde ziyaret etti.
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Yakın Türk tarihine "Sarıkamış Dramı", " Sarıkamış Felaketi", "Sarıkamış Bozgunu" olarak geçecek büyük saldırı ve kuşatma harekatının emri hazırlanırken, Enver Paşa'nın yanında sadece Alman subayları bulunuyordu.
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Enver Paşa çok ataktır. Edirne'nin geri alınışından bilirim; beraberdik. Enver Paşa aceleci ve inatçıdır, cesurdur, ama böyle kış kıyamette insana cesaretten çok akıl gereklidir. Şu tümenin düştüğü duruma bakıyorum, gözümden yaş geliyor. Allah bilir sonumuz nereye varacak?"
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Uyumayın ha ! Uyumayın. Kıpırdanın !
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Er Ahmet söylenmeden edemedi: "Bunca Anadolu çocuğunu, hayvanını karlara gömenler, nasıl verecek hesabı? "
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
23 Aralık 1914 sabahı da ileri harekâtına devam ederek Norman'da direnen Rus birliğini kuşattı ve Albay Kutaledze ile bin yüz elli Rus askerini esir aldı
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Enver Paşa İstanbul'a ulaşır ulaşmaz, olup biteni gizlemek için art arda önlemler almaya başladı. Önce basına sansür koydu. Sarıkamış harekatına ilişkin her türlü yayını kesinlikle önledi. Ardından, daha etkili olan fısıltı gazetesini önlemek için "Sarıkamış'tan" söz edilmesini yasakladı. Yasaklara uymayanların ağır cezalara çarptırılacağı el altından halka duyuruldu.
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Albay Arif, 87. Alay'ın sancağı getirildiğinde gözyaşlarını tutamadı. Çünkü üç taburlu, beş bin kişilik bu alaydan geriye sadece bu atlas kumaştan yapılmış olan sancak kalmıştı ve tek bir temsilcisi yoktu.
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Beş bine yakın savaşçıdan oluşan 93. Alay ancak üç yüz erle Başköy'e varabilmişti. Alay, askerlerinin yüzde doksan dördünü Allahuekber Dağı'nda cansız bırakmıştı.
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Kont avcılık maskesi altında bölgenin topoğrafik yapısını, yolları, geçitleri inceliyor, ileride doğacak bir savaşta harekat alanı olacak yerleri tanıyor, Berlin'e raporlar gönderiyordu.
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Tiflis, Almanların konsolosluk açacağı, hele bir kontu konsolos olarak atayacağı bir iş ve ticaret merkezi değildi. Almanların buraya önem vermeleri daha çok siyasal nedenlere dayanıyor, Kafkasya'ya sızmak için Tiflis'i bir hareket merkezi olarak değerlendiriyorlardı
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
En korkuncu insan ölüleriydi. Karlar içindeki açık ağızları sonsuzluğa uzanan kara bir boşluk, bir mağara görünümü veriyordu. Genellikle gözler açıktı. Buz mavisi parlaklık gözlere canlılık veriyor, bakıyormuş duygusu utandırıyordu. Çoğunun paltosu, kaputu, gocuğu yoktu; ayakları ve elleri çıplaktı.
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Gün ışıyınca garip bir durumla karşılaşıldı. İrice ağaçların alçak dallarında kimi oturmuş, kimi ayaktaki erler çağırmalara karşılık vermediler. Yanlarına yaklaşınca bunların donmuş oldukları görüldü.
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Deyiverin gardaş Sarıkamış ne yana düşer.
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu
Sıkça Sorulan Sorular
Sarıkamış kimin eseridir?
Sarıkamış, Osman Pamukoğlu tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2021'de yayımlanmıştır.
Sarıkamış kaç sayfadır?
Sarıkamış, 216 sayfadır (İnkılap Kitabevi Yayınları baskısı).
Sarıkamış'ın en ünlü sözü nedir?
“Albay Kutaledze Gürcü idi. Kendisini tutsak alan Türk askerlerini büyük bir şaşkınlıkla seyrediyordu. Paçavralardan farksız giyecekler içinde tir tir titreyen, saçı sakalına karışmış şu bitkin görünüşlü erlere mi yenik düşmüştü? Hayretler içindeydi.”