
Edebiyat alanında yazılmış önemli eserlerden biri olan Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy'un kaleminden çıkmıştır. Kitap 496 sayfadır. Bu sayfada, eserden akılda kalan bölümler okur beğenisine göre sıralı.
Savaş ve Barış - Cilt 4'den En Beğenilen Alıntılar
Sadeliğin, iyiliğin ve doğruluğun bulunmadığı yerde yüceliğin de var olduğu düşünülemez.
Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
"Ululukla rezillik arasında sadece bir adımlık mesafe vardır!"
📖 Sayfa 248 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
İnsanoğlu mutlu olmak için yaratılmıştır, mutluluk insanın içindedir, en basit insan ihtiyaçlarının doyurulmasındadır ve bütün mutsuzluklar yoksunluktan değil, tam tersine aşırı bolluktan kaynaklanır.
📖 Sayfa 230 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
Ne var ki,tam anlamıyla katıksız yüzde yüz saf bir üzüntü de tıpkı yüzde yüz katıksız bir sevinç gibi olanaksızdır.
📖 Sayfa 257 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
Oğluyla kocasını kısa zamanda arka arkaya kaybettikten sonra kendisini bu dünyada kazara unutulmuş, gereksiz ve amaçsız bir varlık gibi hissetmekteydi. Gerçi yiyor, içiyor, yatıyor, kalkıyordu ama yaşamıyordu. Yaşam onun üzerinde hiçbir iz bırakmadan akıp gidiyordu.
📖 Sayfa 408 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
İktidarın kaynağı fiziksel güç ya da manevi kuvvet olmadığına göre bu kaynağı başka bir yerde -iktidarını kitleler üzerinde uygulayan kişi ile kitleler arasındaki ilişkide- aramak gerekiyor.
Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
"Gerçek yaşamda, anında karşılanması gereken küçük kişisel çıkarlar her zaman için halkın genel çıkarının o kadar üstünde, ondan o kadar daha önemli bir yer tutar ki, bunların yanında o genel çıkar düşünülmez olur hatta hiç fark edilmez bile."
Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
Şans ve deha sözcükleri gerçek varlıkları ifade etmedikleri için, tanımlanamazlar. Bunlar sadece, fenomenleri algılayışımızdaki belirli bir düzeyi ifade ederler.
📖 Sayfa 354 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
CAN ÇEKİŞMEKTE OLAN bir hayvan gördüğünde insan dehşet duyar; kendi hamuruna benzer hamurdan yaratılmış bir canlı gözlerinin önünde yok olmaktadır çünkü. Ne var ki, bu ölüm halindeki varlık eğer bir insansa, hele sevdiğimiz biriyse, bir yaşamın yok oluşunun yarattığı dehşeti solda sıfır bırakan ve tıpkı bedensel bir yara gibi bazen insanı ölüme kadar götüren, bazen de iyileşebilen, ama iyileşse bile sızısı hiçbir zaman geçmeyip dışarıdan gelebilecek sert dokunuşlara karşı duyarlığını hep koruyan-derin bir manevi yara açılır ruhumuzda; içimizden bir şey koparılmış gibi olur.
📖 Sayfa 256 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
Yaşam dur durak bilmiyordu, insanların ise yaşaması gerekiyordu.
📖 Sayfa 258 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
Mutluluk dedikleri şey, evladım, suya attığın balık ağı gibidir; çekmeye kalkarsın, ağır gelir, bir de çıkarırsın ki, bomboş!
📖 Sayfa 71 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
Evet, ölümden başka birşey değildi! Ben öldüm ve gözlerimi ölüme açtım; ölümde uyandım. Ölüm bir uyanıştır.
📖 Sayfa 96 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
"Zenginlik ve yoksulluk, ün ve ünsüzlük, güçlülük ve güçsüzlük, bağımsızlık ve bağımlılık, sağlık ve hastalık, bilgelik ve bilgisizlik, iş ve işsizlik, tokluk ve açlık, günah ve sevap, özgürlüğün azlık çokluk derecelerinden başka bir şey değildir. Özgürlükten tamamıyla yoksun insan, yaşamayan insan demektir."
Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
Bir kitap ne zaman biter?Son sayfa bitincemi?
Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
Savaş ve Barış 'ın bitmediğini, sizinle yaşamaya devam ettiğini göreceksiniz. Yaşamın size batan kıymıkları Piyer 'i daha fazla sevmenize neden olacak,gördüğünüz her güzel kadını Elen 'le kıyaslayacaksınız....[arka kapaktan]
"Kendi düşündüğünün her zaman en doğrusu olduğuna inanan..."
📖 Sayfa 105 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
Gerçek yaşamla,daha doğrusu gerçek yaşamın gölgesiyle bile, arasında ancak zar zor bir ilinti kurulabilen günlük saray yaşamı tıpkı eskisi gibi devam edegeldiği için,Rus ulusunun içine sürüklendiği zorluklarla, tehlikeleri buradaki yaşantıya bakarak kestirebilmek çok zor,hatta neredeyse olanaksızdı.
Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
"Can çekişiyor bile olsan ve can çekişmen sonsuza dek hep benim gözlerimin önünde sürüp gitse bile, senin yokluğunun vereceği acıyla karşılaştırıldığında ben yine de bunun acısına katlanmayı yeğler, kendimi mutlu sayarım!"
📖 Sayfa 260 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
İnsan ruhunu parçalayan bir darbenin açtığı manevi yara da, -her ne kadar bu bize biraz tuhaf görünse de- tıpkı bedensel bir yara gibi zaman içinde iyileşir ve yara ne kadar derin olursa olsun kesik parçalar bir araya gelip tekrar birbirine kaynar; ama ister ruhsal olsun, ister bedensel olsun, bir yaranın gerçekten de tam anlamıyla iyileşmesi ancak, yaranın içinden dışarıya doğru dolmasını sağlayan bir canlılık varsa mümkündür.
📖 Sayfa 266 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
İnsan yığınlarının ne yapıp ne yapmayacaklarını tarihsel kahramanlar belirlemez, tam tersine, bu tarihsel kahramanların eylemlerini, hem de sürekli olarak o insan yığınları belirler.
Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy

Ben öldüm ve gözlerimi ölüme açtım; ölümde uyandım. Ölüm bir uyanıştır!
📖 Sayfa 96 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
"Piyer, bir yandan çevresine bakınarak bata çıka yürürken, bir yandan da içinden adımlarını üçer üçer sayıp her üç adımda bir parmağını kıvırarak, havaya doğru, "Yağ, yağ yağmur! Teknede hamur! Ver Allahım ver, sicim gibi yağmur!" diye mırıldanıyordu."
Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
" Ayağımızın alıştığı yoldan bizi birileri çekip çıkarıverdi mi, hemencecik her şeyin mahvolduğu sanısına kapılırız bizler; oysa tüm yenilikler, tüm iyilikler alışkanlıklarımızın cenderesinden kurtulduğumuz zaman başlar."
📖 Sayfa 331 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
Buyuklugun ne demek oldugunu usak ruhlular bilemez; cunku onlarin buyukluk kavrami da kendileri gibi asagiliktir.
Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
Kurt lahanayı kemirse de lahana çürümeden kurdun kendisi geberir!'
📖 Sayfa 69 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
İnsan ruhunu parçalayan bir darbenin açtığı manevi yara da, -her ne kadar bu bize tuhaf görünse de- tıpkı bedensel bir yara gibi zaman içinde iyileşir ve yara ne kadar derin olursa olsun kesik parçalar bir araya gelip tekrar birbirine kaynar; ama ister ruhsal olsun, ister bedensel olsun, bir yaranın gerçekten de tam anlamıyla iyileşmesi ancak, yaranın içinden dışarıya doğru dolmasını sağlayan bir canlılık varsa mümkündür.
📖 Sayfa 265 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
"Piyer hapishanedeyken bir şey öğrenmişti: İnsanoğlu mutlu olmak için yaratılmıştır, mutluluk insanın içindedir, en basit insan ihtiyaçlarının doyurulmasındadır ve bütün mutsuzluklar yoksunluktan değil, tam tersine aşırı bolluktan kaynaklanır. "
📖 Sayfa 230 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
Mutluluk dedikleri şey, suya attığın balık ağı gibidir; çekmeye kalkarsın, ağır gelir, bir de çıkarırsın ki, bomboş!
📖 Sayfa 71 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
"Bir yerde mahkeme varsa, orada haksızlık da var demektir!"
Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
'Birbirimizi anlamamıza imkân yok!'
📖 Sayfa 89 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
İşledikleri suçun izlerini bir an önce ortadan kaldırmaya çalışan birer caniden başka bir şey olmadıklarını hepsinin de çok iyi bildikleri belliydi.
📖 Sayfa 63 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
Bir cisim üzerine vektörleri başka başka birçok moment aynı anda uygulanacak olursa o cismin alacağı doğrultu, o momentlerden herhangi birinin vektörü ile aynı olmaz, bu doğrultu her zaman, en kısa yolla belirlenen ortalama bir doğrultu ya da mekanik bilimindeki deyimiyle, “bileşke vektörü” olur.
📖 Sayfa 123 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
"Çocukluk işte..... Yağan kar şekere dönüşsün diye dua eder,sonra da bir koşu çıkar bakardık dışarıya,duamız kabul olunmuş mu diye !" "Hayır,bundan sonraki dualarım öyle şakacıkdan olmayacak," diye geçirdi içinden. Prenses Mariya 'yı aklına getirerek ve onu aklına getirdikçe yüreğinin yağları erir gibi olarak dua etmeye koyuldu.
Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
Az önce uykuya dalarken bile kafasından bir an bile çıkmayan o saplantı halindeki düşünceyle uğraşıyordu; yaşam ve ölüm düşüncesi ile. Daha çok da ölüm ile. Yaşamdan çok ölüme yakın olduğuna inanıyordu. Aklından hep aynı şeyler geçiyordu: ‘Sevgi, öyle mi? Peki nedir sevgi?’
📖 Sayfa 94 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
‘Sevgi ölümün önündeki engeldir. Sevgi, yaşamdır. Eğer ben bir şey anlayabildiysem, anladıklarım hep sevgi sayesindedir. Her şey sevgiye bağlıdır. Sevgi demek Tanrı demektir ve bana göre ölmek demek, sevginin her zerresinin öncesiz ve sonrasız sevgi kaynağına dönmesi demektir.’
Fazlasıyla iyi bir insan o; onun kadar iyi insanlara yer yok bu dünyada, çünkü…
📖 Sayfa 84 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
“Fırsatları şans yaratır, deha da kullanır.”
📖 Sayfa 354 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
"İnsanın bütün amacı ve yaşamdan beklediği her şey daha büyük özgürlüğe kavuşma umuduna bağlı olduğu içindir ki, o özgürlük anlayışı ortadan kalktığı anda yaşam insan için çekilmez olur."
Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
Bütün bir ömrü boşuna geçirdiğimi, yaşadığım sürenin beş paralık olmadığını kanıtlamak için mi açıklandı bana yaşamın gerçeği?
Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
İnsanoğlu mutlu mutlu olmak için yaratılmıştır, mutluluk insanın içindedir, en basit insan ihtiyaçlarının doyurulmasındadır ve bütün mutsuzluklar yoksunluktan değil, tam tersine aşırı bolluktan kaynaklanır.
📖 Sayfa 230 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy

Eğer evlenmekten murat aile ise, çok karılılığı ya da çok kocalılığı savunanlar böyle bir evlilik yoluyla hazzı belki artırmış olabilirler, ama aile kurmuş olmazlar.
📖 Sayfa 396 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
İnsanoğlu mutlu olmak için yaratılmıştır, mutluluk insanın içindedir, en basit ihtiyaçlarının doyurulmasındadır ve bütün mutsuzluklar yoksunluktan değil, tam tersine aşırı bolluktan kaynaklanır.
📖 Sayfa 230 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
Yaşam demek, her şey demektir; Tanrı demektir! Her şey bir değişim içinde, her şey ileri geri hareket halindedir ve bu hareket Tanrı’nın ta kendisidir. Yaşam var olduğu sürece, tanrısallığın bilincine ermekten doğan sevinç de var demektir. Yaşamı sevmek, Tanrı’yı sevmek demektir, insanın acı çekerken -hele nahak yere acı çekerken- yaşamı sevebilmesi, her şeyden daha zor, ama her şeyden daha makbüldür Tanrı katında.
📖 Sayfa 238 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
"Sevgi ölümün önündeki engeldir. Sevgi yaşamdır. Eğer ben bir şey anlayabildiysem anladıklarım hep sevgi sayesindedir. Her şey sevgiye bağlıdır. Sevgi demek, Tanrı demektir ve bana göre ölmek demek, sevginin bir zerresinin öncesiz ve sonrasız sevgi kaynağına dönmesi demektir."
Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
Büyüklüğün ne demek olduğunu uşak ruhlular bilemez; çünkü onların büyüklük kavramı da kendileri gibi aşağılıktır.
📖 Sayfa 278 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
İNSAN AKLI herhangi bir fenomeni doğuran nedenlerin tümünü kavrayamaz. Oysa bu nedenleri araştırıp bulma merakı insanoğlunun yaradılışında vardır. Ve insanoğlu, ayrı ayrı bakıldığında her biri de nedenin ta kendisi olduğu izlenimini verebilecek sonsuz sayıda ve son derece karmaşık koşul bulunabileceğini hiç aklına getirmeksizin, akla yakın, kolay anlaşılabilir gibi görünen ilk açıklamaya dört elle sarılıp, “İşte neden budur!” deyiverir hemencecik.
📖 Sayfa 99 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
"İşlerin kötü gittiği, bunun böyle devam edemeyeceği, etmemesi gerektiği konusunda herkes görüş birliği içindedir, ama öte yandan da bu lafta kalmamalıdır; beğenmediği gidişe elden geldiğince tepki göstermek her namuslu insan için bir görev olmalıdır."
Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
"Ve ne mutlu o halka ki, ölüm dirim sınavı gelip çattığında -böyle durumlarda başkaları ne yapar, hangi kuralı uygular diye bir an bile duraksamaksızın- elinin altına gelen, ilk kalın sopayı kaptığı gibi veryansın etmiştir, ta ki, yüreklerini dağlayan öfke ve kin ateşi soğuyup da bunların yerini tiksinti ve acıma duyguları alana kadar..."
Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
Geminin rotası nereye doğru olursa olsun, hangi yöne doğru dümen tutulursa tutulsun, pruvanın yardığı suyun oluşturduğu dalgalar hep geminin önünde görülür. Gemide bulunan kişiye bu dalgalar hep geriye doğru kayıyormuş gibi görünür.
📖 Sayfa 470 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
“Nataşa, o öldü, artık yok!”
📖 Sayfa 265 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
Ve kızına sarılarak ilk kez o zaman ağlamaya başladı Kontes.
İnsanoğlu ne zaman kendini bir devinim içinde bulacak olsa, hemen bu bedensel devinimine gerekçe olarak bir erek uydurur kendine.
📖 Sayfa 174 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
INSAN AKLI herhangi bir fenomeni doğuran nedenlerin tümünü kavrayamaz. Oysa bu nedenleri araştırıp bulma merakı insanoğlunun yaradılışında vardır. Ve insanoğlu, ayrı ayrı bakıldığında her biri de nedenin ta kendisi olduğu izlenimini verebilecek sonsuz sayıda ve son derece karmaşık koşul bulunabileceğini hiç aklına getirmeksizin, akla yakın, kolay anlaşılabilir gibi görünen ilk açıklamaya dört elle sarılıp, "İşte neden budur!" deyiverir hemencecik.
📖 Sayfa 99 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
Bilgi dediğimiz şey tümüyle, yaşamın özünün aklın yasaları altına alınmasından ibarettir.
📖 Sayfa 490 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
Martin Luther’in hırçın karakterli biri olduğunu ve şu, şu söylevleri verdiğini; Rousseau'nun kuşkucu karakterli biri olduğunu ve şu, şu kitapları yazdığını öğrenebiliyoruz da, reformasyonun hemen ardından insanların birbirinin boğazına niçin sarıldığını ya da Fransız Devrimi boyunca birçok insanın niçin giyotinde can verdiğini öğrenemiyoruz.
📖 Sayfa 459 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
"Büyük sonuçlar doğuran tüm fikirlerin basit fikirler olduğunu görürüz. Benim ortaya attığım düşünce de öyle; ben diyorum ki, madem şer kuvvetleri güç birliği yapıyor, o zaman namuslular da aynı şeyi yapsın. Ne kadar basit, değil mi?"
Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
"Ama en önemlisi senin dönmüş olmandır. Vallahi neler çektik senin bu karından, bilemezsin! Böylesi görülmüş şey değil, canım, onu güzelce bir azarlasan çok iyi olacak! Nedir o öyle? Sen yanından ayrılmayagör, delilere dönüyor. Gözü bir şeyleri görmüyor, aklında hiçbir şey tutamaz oluyor."
Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
Mutlak mutluluk hiçbir zaman elde edilemeyeceğine göre, mutlak mutluluk peşinde koşma içgüdüsü insanlara sırf eziyet olsun diye verilmiştir.
📖 Sayfa 146 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
Bir hükümdarın tacındaki mücevherlerin en güzeli o hükümdarın insanseverliğidir.
📖 Sayfa 132 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
...aslında hiç de göründüğüm kadar deli değildim. Tam tersine, her zamankinden daha akıllıydım o zamanlar, yaşamda anlaşılmaya değer ne varsa tümünü kavraya bilecek kadar derin bir anlayış gücüne sahiptim, çünkü... çünkü mutluydum.'
📖 Sayfa 342 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy

NATAŞA: "Bir de 'balayı' der dururlar, evliliğin en mutlu ayları baştaki o cicim aylarıdır derler - ne kadar saçma! Tam tersine, bizim en iyi zamanımız şimdi işte. Bir de sen ikide birde beni bırakıp gitmesen!.. İlk zamanlarda seninle nasıl birbirimize girerdik, hatırlar mısın? Her seferinde de ben haksız çıkardım. Ama her seferinde. Şimdi o kavgalarımızın neden çıktığını bile hatırlamıyorum - unuttum gitti."
Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
PİYER: "Neden çıkacak? Hep kıskançlık yüzün..."
NATAŞA: "Söyleme! Bu sözü duymak istemiyorum!"
"Yine gördün mü o kadını?"
PİYER: "Hayır. Hem görsem bile tanımazdım ki."
"Eskiden, Piyer'in birisini sevebilmesi için önce bu insanda -kendi deyimiyle- iyi nitelikler bulabilmesi gerekirdi. Bu çılgınlık döneminde ise, birini sevmek için iyi nitelikleri keşfetmeyi hiç beklemiyordu; çılgınlığı da zaten bundan ibaretti: İnsanlara olan sevgisi yüreğinden taşan Piyer, böyle hiç sebepsiz kimi severse sevsin, o kişiyi sevilmeye layık kılan tartışılmaz gerekçeleri de yine o gerekçesiz sevginin içinde buluyordu her seferinde; hem de hiç yanılmadan."
Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
İnsanların kendilerini tüm benlikleriyle bir tek konuya -o konu ne kadar sudan olursa olsun- verebildikleri, varlıklarını yalnız o konuya adayabildikleri bilinen bir gerçektir. Yine bilinen bir başka gerçek de uğraştığı şey ne kadar sudan olursa olsun, insan kendini tamamıyla bir alana verebiliyorsa, kendini adadığı o konunun olağanüstü boyutlar kazanacağıdır.
📖 Sayfa 394 · Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy
Sıkça Sorulan Sorular
Savaş ve Barış - Cilt 4 kimin eseridir?
Savaş ve Barış - Cilt 4, Lev Tolstoy tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1867'de yayımlanmıştır. Türkçeye Mete Ergin çevirmiştir.
Savaş ve Barış - Cilt 4 kaç sayfadır?
Savaş ve Barış - Cilt 4, 496 sayfadır (Yordam Edebiyat baskısı).
Savaş ve Barış - Cilt 4'in en ünlü sözü nedir?
“Sadeliğin, iyiliğin ve doğruluğun bulunmadığı yerde yüceliğin de var olduğu düşünülemez.”