CANLI

Serol Teber'in 7 Eserinden Derin Sözler

Serol Teber sözleri ve alıntıları

Okurların en çok andığı isimlerden biri olan Serol Teber, 7 eseriyle edebiyat dünyasına iz bırakmıştır. Bu sayfada 100 söz derlendi.

En Beğenilen Serol Teber Sözleri

Melankolikler, her zaman bilinçli olarak ayırdına varamasalar bile, insanların benliğinin (de) 'siyasal bir ürün olduğunu ve yanlış bir hayatın doğru yaşanamayacağını,' bizzat kendi özbenliklerinde sezinlerler.

📖 Sayfa 14 · Melankoli, Serol Teber

"Klee'nin Angelus Novus adlı bir resmi vardır. Bir melek betimlenmiştir bu resimde; meleğin görünüşü, sanki bakışlarını dikmiş olduğu bir şeyden uzaklaşmak ister gibidir...''

📖 Sayfa 338 · Melankoli, Serol Teber

Hölderlin hüzünlü ve hafifçe gülümseyen bir yüz ifadesiyle, "Aias gülüşü/ironi'siyle" tam 36 yıl susmuştur...

📖 Sayfa 288 · Melankoli, Serol Teber

Kuşku, melankolinin ilk başlangıç belirtisidir.

📖 Sayfa 153 · Melankoli, Serol Teber

Bir kitle kültürünün kokaini bu "mış gibi' yaşamak..

Didik Didik Freud, Serol Teber

"bu dünyaya bakarak tanrı hakkında hüküm vermek doğru olmaz, bu dünya onun başarısız bir deneyimi olabilir,"

📖 Sayfa 354 · Melankoli, Serol Teber

Diotima, salt sevinç değil, göksel bir hüzün de yayar. Şarkılar ve melodilerle anlatılabilir bir durumdur bu. Hyperion romanındaki sözcüklerin akışı da zaten günlük konuşmadan çok, müziğe daha yakındırlar.

📖 Sayfa 280 · Melankoli, Serol Teber

Dürer'in Goethe üzerinde özel bir etkisi olmuştur. Goethe, Melencolia l' deki "Özgürlüğüne kavuşma sürecinde acılar içinde kıvranan bu Rönesans tanrıçasının etkisiyle büyülenmiştir". Goethe, Faust yapıtında Dürer'in kişiliğindeki Faustik öğeleri dizelerinde sergilemiştir.

📖 Sayfa 71 · Melankoli, Serol Teber

Homeros destanları salt şiir-yazın ve tarih dünyasının değil, ruhbilim çalışmalarının da vazgeçilmez başyapıtlarıdır. Ruhbilim araştırmalarının ilk yazılı kaynağı, Homeros destanlarındaki kahramanların, tanrıların serüvenleridir.

📖 Sayfa 79 · Melankoli, Serol Teber

Sevgi güzelliktir.

📖 Sayfa 58 · Melankoli, Serol Teber

''Aman ne güzel / Artık güneşe günaydın diyorum...''

📖 Sayfa 218 · Melankoli, Serol Teber

18. yüzyılda modernizm ve yeni insanla birlikte yeni yalnızlık türleri ortaya çıkmıştır. Modern yalnız insan artık mutlak bir yalnızlığa -Hiç'liğe- doğru çekilen insandır.

📖 Sayfa 299 · Melankoli, Serol Teber

Hiç doğmamış olmak, yazgının en güzeli...

📖 Sayfa 215 · Melankoli, Serol Teber

Modern yalnız insan, salt dine / bağnazlığa değil, pragmatik akla, kişiliği tekdüzeleştiren baskıcı norm sistemlerine de karşıdır.

📖 Sayfa 301 · Melankoli, Serol Teber

"Bilinir ne usta olduğum içlenmek zanaatında/Canımla besliyorum şu hüznün kuşlarını."

📖 Sayfa 355 · Melankoli, Serol Teber

"Mutlu bir insansınız siz. Bu denli kolay mutlu olmanızdan dolayı acıyoruz size, Mösyö. Bir insanın kendisini mutlu sanacak kadar alçalması mı gerek!.. Ah! Mutlusunuz Mösyö. Ya! Eğer siz: 'Erdemliyim ben' deseydiniz; ben bunu anlardım: Başkalarından daha az acı çekiyorum. Ama hayır, mutlusunuz siz. Demek ki kolayca hoşnut oluyorsunuz! Acıyorum size ve kendi keyifsizliğimi sizin üstün mutluluğunuzdan daha değerli buluyorum...''

📖 Sayfa 309 · Melankoli, Serol Teber

Melankolik insan, her çağda içinde bulunduğu toplumsal koşullardan mutlu olmadığını -olamadığını- yaşama bir anlam veremediğini, topluma uyum sağlayamadığını, daha somutu, toplumsallaşamadığını, bunun için de bir tür "iç-göçle" kendi içine geri-çekilerek ruhunun bir kısmını olsun kurtarmaya çalıştığını söylemiştir...

📖 Sayfa 144 · Melankoli, Serol Teber

Karasevdalılarda gözlenen, dış dünyaya ilgisizlik, insanlardan kaçma, kendi iç dünyalarına göç, güçsüzlük, acılı ruhsal huzursuzluk, mutsuzluk, kendini suçlama, hatta hezeyan ve sanrılar gibi bulgular, melankolide gözlenenlere benzerlik gösterir. Ancak gene de karasevdalı insanlar, içinde bulundukları çaresizliğe bir neden gösterebilirler. Sevdalandıkları insana kavuşmaları durumunda tüm sorunlarının çözüleceği sanısını taşırlar. Böyle bir durum, melankolide söz konusu olmaz.

Melankoli, Serol Teber

"Anlamayacak olanlara söyleme sakın / Bilebileceğin en güzel şeyleri"

📖 Sayfa 356 · Melankoli, Serol Teber

Fakat sistemlere karşı "radikal başkaldırı" olarak da değerlendirilen bu düşün /yazın tarzını, Dostoyevski'nin Yeraltından Notlar yapıtıyla başlatmak gelenekselleşmiştir.

📖 Sayfa 244 · Melankoli, Serol Teber

Ruhbilimleri açısından, siyah, insanlığın ilk günlerinden beri ağır bir hüznün, matemin ve ölümün rengidir.

📖 Sayfa 31 · Melankoli, Serol Teber

Varolma... kendi hükmetmediği fırlatılmışlığını taşır...
Varolma şu anlama gelir: Hiçin içine bırakılma...
Hiç köklü bir şekilde açığa çıkarılmaksızın,
kendi olma da özgürlük de yoktur.

📖 Sayfa 7 · Melankoli, Serol Teber

Sanatlar içinde sadece müziğin insan ruhunun en derin noktalarına kadar ulaşıp, en yoğun duyguları bile evrensel harmoniyle bütünleştirebileceği öngörülmüştür.

📖 Sayfa 138 · Melankoli, Serol Teber

Sonuç olarak belki son bir noktanın altı çizilebilir: Çoğunluk/azınlık hesaplamalarını bir yana bırakırsak, hiçbir sisteme, dogmaya bağlı olmayan, kendi yanlışlıklarını, toplumsallaşamayışlarını çok iyi bilen ve bunu açıkça söyleyen melankoliklerde olumsuzmuş gibi görünen kimi eksikliklerin bazen, topluma uyum sağlamış normaller karşısında olumlu/erdemli fazlalıklar olduğu görülebilir.

📖 Sayfa 356 · Melankoli, Serol Teber

"Neden, ister felsefede ya da politikada ister şiir ya da sanatta olsun olağanüstü kişiliklerin hepsi melankoliktir?"

📖 Sayfa 10 · Melankoli, Serol Teber

''...düzenli müzik dinlenilmesi, en eski ruh eğitim yöntemlerinden biri olarak kullanılmıştır.''

📖 Sayfa 139 · Melankoli, Serol Teber

Bir türlü "toplumsallaşamayan" Baudelaire, son bir seçenekle çağdaşı Herman Melville (1819- 1891), Moby Dick'te balinaların yaşamı üzerinden yaptığı bir metafora uygun olarak, 'buzlar arasında sıcak kalarak, bulunduğu dünyada o dünyanın bir parçası olmadan yaşamaya, her mevsimde kendi sıcaklığıyla yetinmeye çalışır.'

📖 Sayfa 156 · Melankoli, Serol Teber

Hiçlik'in sınırlarında, onurlu var olma ve yaşama olanakları aranır. İnsan burada kendi gerçeğini, korkularını, mutluluklarını, "anlamlı başarısızlıklarını", "doğrusu olmayan yanlışlıklarını" görmenin hazzını yaşayabilir.

Melankoli, Serol Teber

Örneğin, Nazi Almanyası'nda, melankolikler ve şizofrenler toplama kamplarına gönderilmişler, öldürülmüşlerdir. Melankolikler, (depresyonlar) günümüzün post-modern koşullarında, biyokimyanın, moleküler biyolojinin ve farmakolojinin emin ellerine bırakılmışlardır.

Melankoli, Serol Teber

Otoritenin, gücün, dolaylı ya da dolaysız ulaşabileceği her yerden geri çekilmeye (Adorno) çalışır. Bunun için de son bir seçenek olarak tin ile ruh, fizik ile metafizik, doğa ile insan, kır ile kent arasında, kendi kendini bulabileceği, koruyabileceği, "Kabuklu bir hayvan gibi kendi içinde derinleşebileceği" (Nazım Hikmet) bir yer, "penceresiz bir mekan" (Leibniz), "kendine ait bir oda" (V. Woolf) bulmayı düşler.

Melankoli, Serol Teber

Hölderlin, insanlarla ilişki kurmakta sürekli zorluk çekmiş. Şiirlerinde, "Dingin esiri -doğayı gökyüzünü- anladığını; fakat insanların konuşmalarını anlayamadığını" yazmıştır.

📖 Sayfa 284 · Melankoli, Serol Teber

"Bilinir ne usta olduğum içlenmek zanaatında/Canımla besliyorum şu hüznün kuşlarını."
Cemal Süreya

📖 Sayfa 355 · Melankoli, Serol Teber

''...her bir şeyden önce insanın, kendi varoluşunu sorgulaması, verilmiş olanları eleştirerek, olumsuzlayarak kendisini fark etmeye çalışması, "Hiç"liği ve özgürlüğü duyumsaması gerekmektedir.''

📖 Sayfa 247 · Melankoli, Serol Teber

"Bu yanılgı denizinden,
çıkabileceğini umut edene ne mutlu.
Tam da bilmediklerin gerekli olur,
ve bildiklerin işe yaramaz.
......
Ah, tinin kanatları öyle kolayca
dönüşemez ki gövdenin kanatlarına."

Melankoli, Serol Teber

Ortaçağ boyunca, melankoliye ve melankoliklere çok kez olumsuz gözle bakılmış. Antikçağın, Aristoteles'in, ve hatta Galenus'un savları yadsınmış. Melankoli, "toplum düşmanlığı, dinden ayrılış ve tanrıya başkaldırış" olarak değerlendirilmiş; ölümcül yedi büyük günahtan biri olarak görülmüştür.

Melankoli, Serol Teber

Melankoli, dünyaya gelmesine, "fırlatılıp atılmışlığına" bir türlü bir anlam veremeyen, dünya ve diğer insanlar ile ilişkilerini sürekli sorgulayan ve bütün bunlardan acı çeken, korkan, varoluş konumundan sürekli güvensizlik duyan, bir türlü kendisi olamadığını duyumsayan ve düşünen insanın durumudur.

📖 Sayfa 261 · Melankoli, Serol Teber

Malone, sıkıntıdan patlamak üzeredir. Geçmiş günlerini yeniden anımsamaya, iki ucu da açılmış bir küçük kalemle bir küçük deftere bir şeyler yazmaya çalışır... en büyük korkusu, ölmeden önce anılarının ve küçük kaleminin tükenmesidir... Sonra ne yapacağını bilememesi, korkunç bir kabus olur... Kendisini bulunduğu yataktan kaldırıp pencereden atmayı düşler fakat hareket edemediğini anımsar...

📖 Sayfa 349 · Melankoli, Serol Teber

Antikçağ ozanları, "Olağanüstü insanların mutsuzlukları tanrıların kıskançlığından kaynaklanır," demişler. Aristoteles yapıtlarından birinde anımsatır bu trajik tanımlamayı. Bu, özdeyiş niteliğindeki tespit Herakles'in yaşamına ve acılı ölümüne de çok uygun düşer.

📖 Sayfa 125 · Melankoli, Serol Teber

Pek çok ilgi duyduğu insana ve konuya yaklaşmak ya da onlardan tümüyle uzaklaşma diyalektiği içinde zıt / çelişkili duygular içinde uç noktalara uzanan, kasılmalar ve gevşemelerle gidip gelmiştir.

📖 Sayfa 293 · Melankoli, Serol Teber

Antikçağ kültüründe müzik eğitiminin çok özel bir yeri olmuş; müzik, dünyayı ve insanı karmaşadan ve kaostan kurtarıp, evrensel harmoniyi kurabilecek bir (ya da tek) sanat olarak tanımlanmıştır. Pythagoras, müziğin, astronomi, geometri, matematik, insan ruhu ve evren arasındaki harmoniyi kurabileceğini savunmuştur. Platon, dünya ruhunun evrensel harmoniyi içerdiğini, müziğin, makrokozmos ile mikrokozmosu en güzel ve en erdemli biçimde birleştirip, insanın hakikati anlamasına yardım edebileceğini düşünmüştür.

📖 Sayfa 138 · Melankoli, Serol Teber

Antikçağın efsaneleşen iki melankolik kişiliği Demokritos ile Herakleitos'tur. Demokritos gülen, Herakleitos ağlayan melankolik filozoflar olarak tanımlanmışlardır.

📖 Sayfa 105 · Melankoli, Serol Teber

Kierkegaard, nesnel felsefenin karşısına öznel felsefeyi çıkarmış, insanın seçme ve karar verme özgürlüğünü savunmuş; insanın doğuştan mahkum olduğu onurlu yalnızlığın felsefesini yapmaya çalışmıştır.

📖 Sayfa 246 · Melankoli, Serol Teber

Yakın zamanlara değin sistematik şiddetin en temel dölyatağı olan "" korumayı görev sayanlar, çocuklara karşı yapılan saldırıların hep "kötü yabancılardan" kaynaklandığını savuna gelmişlerdir. Son zamanlarda yayımlanan bilgiler ve resmi veriler, bu "kötü yabancıların" çocukların ailelerinin çok yakınlarından, hatta içinden kaynaklandığını ve çok kez de, tecavüz edenin bizzat çocuğun babası olduğunu ortaya koymaktadır. Başka bir deyişle, cinsel tecavüze
uğrayan bu çocuklar, yüzde 80-90 oranında, bizzat kendi babalarının yada babalıklarının saldırılarına maruz kalmaktadırlar.

İnsanın Hiçleşme Serüvenine Giriş, Serol Teber

Düşünen, duyan, kaygılanan özne dünyanın hemen her yerinde gerek kapitalist, gerekse de sosyalist düzenlerde, politik, teknik/teknolojik, entelektüel düzeylerde tahrip edilmişlerdir.

📖 Sayfa 350 · Melankoli, Serol Teber

"pek çok haftadan beri, varlığıma gelecek günlerin, saatlerin ne olacağının bilinmezliği hakim..."

📖 Sayfa 340 · Melankoli, Serol Teber

Uçlarda ve çelişkiler içinde yaşayan melankolik, taşlaşmış bir şimdiki-zamanı yaşamaktansa, Hiç'lik içinde (bile) bir umut düşleyebilmektedir... Melankolik kendi güçsüzlüğünü görür ama buna karşın çare olarak dinsel inançlara sarılmaz.

📖 Sayfa 355 · Melankoli, Serol Teber

Hölderlin, içinde doğduğu dünya ve insanlarıyla olan ilişkilerinde, duyarlı kişiliğinin gereksinim duyduğu güvenceyi bulamadığı kanısına kapılmıştır. Bunun sonucu acılı, korkulu ve her gün biraz daha yaralayıcı yaşam serüvenine başlamıştır.

📖 Sayfa 289 · Melankoli, Serol Teber

Melankoli, özellikle toplumsal huzursuzlukların arttığı dönemlerde yaşanan güvensizlik ortamlarında sıklıkla sözü edilmeye başlanan bir yaşam tarzı, bir ruhsal durum, bir kişilik tipidir.

Melankoli, Serol Teber

Piyero, burada, toplumsallaşamayan, toplumun kenarından toplumu seyreden, istese de -artık- bu kalabalığın içine giremeyen, görevi -rolü- bitmiş, kenara itilmiş / atılmış bir sanatkar, aydın, insan durumundadır... Hüzünlü, güvensiz, ikircimli, güçsüz, tükenmiş ama her şeye karşın gene de ayakta durmaya çalışan, "garip bir insan" tipidir...

Melankoli, Serol Teber

Melankoli, insanların narsistik yaralanmalara karşı gösterdikleri tepkidir.

📖 Sayfa 238 · Melankoli, Serol Teber

Gonçarov'un (1812-1891), 1857 yılında sergilediği Oblomov tipi, ülkesi Oblomovka'dan kopmuş ancak yeni modem yaşam tarzlarının gerektirdiği toplumsallaşmaya da uyamamıştır. Oblomov, bu büyük ikilem arasında hiç olmazsa biyolojik varlığını sürdürebilmek kaygısıyla, odasına kapanmış ve yatağından çıkmaz olmuştur. Oblomov, bilmeden de olsa bir kötülük yapabilirim kaygısıyla sevdiği tek insan olan Olga'yı bile terk ederek kendi iç dünyasına çekilmiştir.
Ancak Oblomov hiç olmazsa evinde ve yatağının içinde, kendi duygu ve düşünceleriyle görece mutlu yaşamış, güzel düşler kurabilmiştir...

📖 Sayfa 348 · Melankoli, Serol Teber

Umberto Eco'nun başlangıçta değindiğimiz tanımlamasını yinelersek, bu üç büyük yapıt bugüne değin bir türlü tüketilememişlerdir...

📖 Sayfa 75 · Melankoli, Serol Teber

..."bilgeliğin, aşırı kurnazlık­tan daha çok nefret ettiği bir şey yoktur"...

📖 Sayfa 179 · Bilimsel Bir Peri Masalı, Serol Teber

"Anlamayacak olanlara söyleme, bilebileceğin en güzel şeyleri...."

Melankoli, Serol Teber

Hippokrat, başka bir yapıtında şöyle tanımlar melankolik insanın durumunu: Çökkün, umutsuz, tüm cesaretini yitirmiş bir durum. Üzüntülü. Acı içinde kıvranma. Işıktan ve in­sandan kaçma. Karanlığı sevme... Konuşmaktan, herhangi bir şeye, soruya muhatap olmaktan kaçınma. Karın ve diyafram bölgesinin dışarıya doğru çıkmış gibi görünümü... Bu bölgeye dokunulduğunda burasının ağrılı olduğu görülür. Bu insanlar korkulu bir şey görmek, üzüntülü bir haber duymak istemezler. Hastalık genellikle ilkbaharda ortaya çıkar. Hastalar çok halsiz görünürler. Çok az yemek yerler...

📖 Sayfa 101 · Melankoli, Serol Teber

Melankolik kişiliklerde sorun genellikle insanın kendi kişisel yazgısını gene kendisinin belirleme istemi... gibi temel bir istemde yoğunlaşmaktadır. Karşılığını yaşam pahasına ödemek koşuluyla da olsa melankolik insan, kendi yaşamına kendisinin bir anlam verebilmesini istemekte, çok kez bunu başaramadığı için de her bir şeyden vazgeçip, kuşku, düşkırıklığı ve hüzünle kendi içine çekilmektedir.

📖 Sayfa 14 · Melankoli, Serol Teber

Melankoli, özellikle ortaçağ dünyasında, çekim gücü yüksek bir "kara-delik" işlevi görmüş; çok kez eğretileme bir tanımlama olarak kullanılmıştır.

📖 Sayfa 159 · Melankoli, Serol Teber

Psikanalizin asıl kaynağını, Freud'un kendi kişiliği, kişiliğindeki çatışmaları arayıp bulma kaygısı oluşturmuştur.

📖 Sayfa 144 · Bilimsel Bir Peri Masalı, Serol Teber

O, "Ben suçluyum" dediği her yerde kafasını kaldırıp bizim gözlerimize bakmış, bizden "evet ben de"(ya da biz de) dememizi beklemiştir. Bizler, ya susmuşuz ya da "böyle değiliz" dememize karşı -artık-anlamışızdır "tam da öyle"yizdir.

📖 Sayfa 186 · Bilimsel Bir Peri Masalı, Serol Teber

Her melankolik insanın içinde, yaşamın gizlerini, acısını, tutkularını, öfkelerini taşıyan bir "ana-tanrıça", Antigone vardır.

📖 Sayfa 14 · Melankoli, Serol Teber

Melankolikler (depresyonlar), günümüzün post-modem koşullarında, biyokimyanın, moleküler biyolojinin ve farmakolojinin emin ellerine bırakılmışlardır.

📖 Sayfa 11 · Melankoli, Serol Teber

Melankolik insan, her çağda içinde bulunduğu toplumsal koşullardan mutlu olmadığını -olamadığını- yaşama bir anlam veremediğini, topluma uyum sağlayamadığını, daha somutu, toplumsallaşamadığmı, bunun için de bir tür "iç-göçle" kendi içine geri-çekilerek ruhunun bir kısmını olsun kurtarmaya çalıştığını söylemiştir...

📖 Sayfa 144 · Melankoli, Serol Teber

Freud'un tespitlerine göre de melankoli, genellikle acılı bir çökkünlük, dış dünyaya karşı ilgisizlik, sevme yeteneğinin yitirilmesi, hiçbir işin üstesinden gelinemeyeceği düşüncesi, özgüven duygusunun azalması, kendini cezalandırma istemi ve intiharlar ile ortaya çıkabilir...

📖 Sayfa 239 · Melankoli, Serol Teber

Heine, Freud, Kafka, Mahler, Benjamin ve daha başka pek çok örnekte, bu insanlar sürekli kriz içinde, kararsızlık, huzursuzluk, güvensizlik içinde yaşamışlardır. Kökünü, kolektif belleğini, geleneğini, "ait olma duygusunu" yitir­miş, mutsuz ama çok kez sıra dışı insan örnekleri olarak yetişmişlerdir. Freud, bu ağır çifte yabancılaşma ortamın­ da ve kendi ütopyası içinde, rasyonalizme ve doğabilimlerine dayanmıştır. Dünyanın ancak rasyonalizm üzerinden özgürleşebileceğini sanmıştır. Büyük kalabalıkların içinde olmasına karşın, yoğun bir yalnızlık içinde yaşamıştır.

📖 Sayfa 54 · Bilimsel Bir Peri Masalı, Serol Teber

Dış dünya, insana başkaları gibi kitle insanı olmanın, onlar gibi tek boyutlu yaşamasının öğretildiği, içselleştirildiği yerlerdir.

📖 Sayfa 301 · Melankoli, Serol Teber

Evren milyonlarca yıllık pratiğinin ürünüdür. Artık kaderciliğe sığınıp boyun bükülerek, "Ben böyle yaratılmı­şım ... " denemez. Milyonlarca yıllık evrimi yadsımaya kimsenin hakkı yoktur. Bütün önyargıların, başkalarına önceden verilmiş "müktesep hakların" ortadan kaldırılması gerekir.

📖 Sayfa 319 · Davranışlarımızın Kökeni, Serol Teber

Şairlerin ortak yazgısı sanıyorum melankoli ve depresyon.

Didik Didik Freud, Serol Teber

Huzursuzluk, terk edilmişlik duygusu ve çare­sizlikler içinde yapayalnız tek başına kalmış; en az beş yıl kadar süren bir zaman dilimi içinde yoğun bir umutsuz­luk, güvensizlik, korku, duygulanım dalgalanmaları için­de tüm enerjisi tükenmiştir. Kimi zaman günlerce hiçbir şey yapamadan, okuyamadan, yazamadan donakalmıştır. Bu süreç içinde ona dış dünyadan hiçbir yardım olanağı yoktur. Yaşamın her alanına yayılan acılar içindedir.

📖 Sayfa 130 · Bilimsel Bir Peri Masalı, Serol Teber

Samuel Beckett, Malone Ölüyor romanında, Oblomov'dan yüzyıl sonra, İkinci Dünya Savaşı'nı, Auschwitz toplama kamplarını, Hiroşima'yı yaşamış insanın durumunu olanca çıplaklığıyla sergilemiştir.
Burada Malone'nin durumu, Oblomov'dan çok farklıdır. Malone, düş kurmak için değil -artık- ölmek için girmiştir yatağa. Tıpkı Samuel Beckett'in, yaşamının sonunda evinden ayrılıp, yaşlılar evine gitmesi ve orada ölmesi gibi...

📖 Sayfa 349 · Melankoli, Serol Teber

Günümüzde yaşam akıl almaz bir hızla değişmekte ... Bilimsel-teknik devrim, tüm yaşamın, dünyanın motoru, ana itici gücü haline geliyor.

📖 Sayfa 315 · Davranışlarımızın Kökeni, Serol Teber

“Kültürün en olumsuz etkilerinden biri belki de bireyi toplumun içinde eritmesidir,” yazmıştın kitabında da.
Eritip, yok etmesi ve tekdüzeleştirmesi.

📖 Sayfa 157 · Didik Didik Freud, Serol Teber

Doğmuş, eğitim görmüş, evlenmiş, seyahat etmiş, hasta bakmış, yazı yazmış, yapayalnız acı çekmiş, yaşlanmış, sürgüne gitmiş, ölmüş...

📖 Sayfa 78 · Bilimsel Bir Peri Masalı, Serol Teber

Ernest Hemingway sürekli izlendiğini söyler. Çevresindekiler, "Vallahi izlenmiyorsun," der. Hatta devlet garantisi verilir. Hemingway buna dayanamaz ve av tüfeğiyle intihar eder. Aradan 10-15 yıl geçer. FBI dosyaları açıklanır. Hemingway'e izlenmiyorsun diyen polis, bizzat onu izleyen kişidir. Sebebi de Hemingway ve Fidel Castro arasındaki yakın ilişki.

Aşiyan'daki Kahin, Serol Teber

Doğanın, toplumsallaşmanın ürünü olan beynimiz, dü­şünce ve davranışlarımız, evrensel çelişkilerin dışında tutulamazlar. "Düşüncenin diyalektiği, doğanın diyalektiğinin insana yansımasıyla oluşur ....

📖 Sayfa 35 · Davranışlarımızın Kökeni, Serol Teber

Diyalektik materyalizm, evrimin üç önemli alanı üzerinde yükselir; doğa, toplum ve düşünce. Bu üç temel alanın kesiştiği tepe noktada davranışlarımız şekillenmeye başlar.

Davranışlarımızın Kökeni, Serol Teber

Binlerce yıldır Prometheus, tüm insanları koruyucusu olarak nitelenmiş ve armağan ettiği ateş, uygarlığın. bilginin teknik ilerlemenin simgesi olmuştur... Bu düşüncenin doruk noktasını, Aydınlanma Çağı ve Fransız Devrimi oluşturur. Fakat tam bu zamanlarda. örneğin Goethe (1749-1832), bir şeylerden kuşkulananların başında gelir. Goethe daha 1790 yılında, bir yandan Büyük Fransız Devrimi'ni tüm içtenliğiyle selamlarken, bir yandan da, ", , , " diye yazabilecek kadar, yaşadığı çağı tüm boyutlarıyla görebilmiş az sayıda insandan biridir.

İnsanın Hiçleşme Serüvenine Giriş, Serol Teber

Melankolik insan, geçmiş zamanın, anıların etkisinden bir türlü kurtulamamaktadır. Melankolik insanın mutlak varlığı hareketsiz, kımıltısız kalabilmekte, duygular, düşünceler duracak düzeye gelmektedir. Benliğin kendisini değiştirme olasılığı ortadan kalkmakta, şimdiki zamanın içerisi boşalmakta, geleceğe yönelik birşey düşünmeyi olanaksız kılmaktadır. Melankolik insan, sürekli olarak "içi boşalmış bir şimdiki zamanı" yaşamaya mahklım olduğundan yakınmaktadır.

📖 Sayfa 255 · Melankoli, Serol Teber

Algılarımız, düşüncelerimiz, dış dünyanın duyu organlarımız aracılığıyla sinir sistemine yansımasıyla oluşurlar; "bu yansıyan imajların doğruluğunun denetimi ancak pratikle yapılır", "insanların varlığını belirleyen şey, bilinçleri değil; tam tersine, onların bilinçlerini belirleyen toplumsal varlıklarıdır. "

📖 Sayfa 24 · Davranışlarımızın Kökeni, Serol Teber

...mutluluk içinde bir yıl yaşamak, sefalet içinde uzun yaşamaktan daha büyük mutluluk de­ğil midir?"

📖 Sayfa 124 · Bilimsel Bir Peri Masalı, Serol Teber

Vicdan hepimizi korkak yapıyor.

Bilimsel Bir Peri Masalı, Serol Teber

"İnsan komşusunu bir yere kapatarak, kendi aklının sağlıklı olduğunu kanıtlayamaz. "

Dostoyevski
(alıntı, M. Foucault)

İnsanın Hiçleşme Serüvenine Giriş, Serol Teber

"Lasciate ogni speranza"

(İnsanoğlu buraya girersen tüm umutlarını dışarıda bırak)

İnsanın Hiçleşme Serüvenine Giriş, Serol Teber

“Dünyasal bir acıyı içinde duyumsamadan ortaya soylu bir şey çıkarmak pek mümkün değil gibi geliyor bana.”

📖 Sayfa 253 · Didik Didik Freud, Serol Teber

Kimse bu insanlarla konuşmaz ve bunlarla birlikte olmak istemez. Bu insanlar hep ödemek zorunda oldukları bir­den çok suçluluk duygusu içindedirler. Başka insanlara hep bir şeyler borçludurlar ve hep teşekkür ederler. Hep susmak zorunda olduklarını bilirler. Kimsenin onlara hiçbir zaman gereksinimi yoktur.

📖 Sayfa 54 · Bilimsel Bir Peri Masalı, Serol Teber

Modern yalnız insan, salt dine/bağnazlığa değil, pragmatik akla, kişiliği tekdüzeleştiren baskıcı norm sistemlerine de karşıdır. Otoritenin, gücün, dolaylı ya da dolaysız ulaşabileceği her yerden geri çekilmeye (Adorno) çalışır. Bunun için de son bir seçenek olarak tin ile ruh, fizik ile metafizik, doğa ile insan, kır ile kent arasında, kendi kendini bulabileceği, koruyabileceği, "Kabuklu bir hayvan gibi kendi içinde derinleşebileceği" (Nazım Hikmet) bir yer, "penceresiz bir mekan" (Leibniz), "kendine ait bir oda" (V. Woolf) bulmayı düşler.

📖 Sayfa 301 · Melankoli, Serol Teber

melankolik insanlar bir şeyler yitirdiklerini sezinlerler ve bunun acısını çekerler ama neyi ve nasıl yitirdiklerini ayrıntılarıyla bilmezler çok kez…

📖 Sayfa 241 · Melankoli, Serol Teber

"senin sigara yasağına uymuyorum; mutluluk içinde bir yıl yaşamak, sefalet içinde uzun yaşamaktan daha büyük mutluluk de­ğil midir?"

📖 Sayfa 124 · Bilimsel Bir Peri Masalı, Serol Teber

Freud yazarların gökyüzü ile yeryüzü arasında diğer sıradan insanların bilmediği pek çok şeyi bilebildiklerini, görebildiklerini ve yazabildiklerini, onların görebildiklerini, başkalarının hayallerinden bile geçiremediklerini söylemiştir.

Bilimsel Bir Peri Masalı, Serol Teber

Tevfik Fikret’in çok güzel bir dizesi vardır, “İnsanoğlu kendi harcını kendi yapar, kendi tapar,” diye, Freud bunu başka türlü söylemiştir, “İnsanoğlu kendi tanrısını kendi iç psikolojisinde, kendi iç korkularında, özlemlerinde üretir ve sonradan o tanrıya tapmaya başlar,” der.

📖 Sayfa 122 · Didik Didik Freud, Serol Teber

Tam bir "açık yapıt" örneği olan çalışması, gören herkesi hem uyarmış, huzursuz etmiş, yoğun gerilim oluşturmuş, hem de büyülemiş. Ama burada ne sıradan izleyiciler ne de sanat eleştirmenleri neyin kendilerini bu denli etkilediğini bu güne değin doyurucu biçimde açıklayamamışlardır.

Picasso, Serol Teber

Ş.A.: Olmazsa olmaz bir kural değil mi bu? Kendini tanımadan hiçbir yere gidemezsin, hiçbir şey yapamazsın.
S.T.: Bugünün Türkiye kültüründe en büyük eksiklik bence. Altından bir türlü kalkılamayan problemlerin çözülememesinin nedeni bu. Kendini tanımadan, kendi kültürünü tanımadan dünya kültürüyle at yarıştırılmaya kalkıldığı zaman düşülen trajikomik durumlar oluyor.

📖 Sayfa 220 · Didik Didik Freud, Serol Teber

(...) post-modern dönemin çok anlamlı ve birbirlerine karşıt olmasına karşın, tüm anlamların da doğru olabilme olasılığının bulunduğu sorulara yanıt verme durumunda kalan bir insanın konumu, psişik şaşkınlığı şöyle belirlenmeye çalışılmaktadır:
"... ; ... ... "

İnsanın Hiçleşme Serüvenine Giriş, Serol Teber

İnsanın toplumsal yaşamının en temel beklentisi, doğal toplumsal olumsuzluklara karşı -görece- korunduğu duygusu, ya da doğadan-toplumdan ve diğer insanlardan gelmesi olası çıplak veya dolaylı bir tehdit olmadığı düşüncesi-beklentisi içinde bulunmasıdır.

İnsanın Hiçleşme Serüvenine Giriş, Serol Teber

romanı hangi prognozu (geleceği) belirler? , uyruk karakterini ve zihniyetini sergileyerek, Freud'un , Fromm'un - ve Adorno'nun karakterlerinden önce, potansiyel faşist, anti-demokratik kişiliği belirlemiştir. Bu nedenle de için, iyi bir yazar olmasının ötesinde, olduğu da söylenmiştir.

İnsanın Hiçleşme Serüvenine Giriş, Serol Teber

Demokritos sıklıkla uzun yaşamanın, gerçekte uzun ölmek olduğunu söylemiştir.

📖 Sayfa 113 · Melankoli, Serol Teber

Düşüncenin diyalektiği, doğanın diyalektiğinin insana yansıması ile oluşur.

Davranışlarımızın Kökeni, Serol Teber

Bilimsel yöntem olmadıkça insan beyni tüm bilgilerle donatılsa da ayaklı kitaplıktan öte bir şey olamaz. Salt depolar. Üretemez ...
Bugüne değin çevremizde gördüğümüz pek çokları gibi ...

📖 Sayfa 16 · Davranışlarımızın Kökeni, Serol Teber

Kendini tanımadan hiçbir yere gidemezsin, hiçbir şey yapamazsın.

📖 Sayfa 219 · Didik Didik Freud, Serol Teber

Yaşadığı yoğun ölüm korkusunun, belki biraz ölümden korkmak, ama daha çok ölümü arzulamak biçiminde ortaya çıktığı düşünülmektedir.

📖 Sayfa 122 · Bilimsel Bir Peri Masalı, Serol Teber

Dünya ciddiye alındığı ölçüde güzelleşmektedir. Bizlerse onu son kerte önemsiyoruz. Büyük ozanımızın dediği gibi; her kırılan dalın kederini duyuyor, dünyaya gözlerini açan her yeni bebeyle yeniden doğuyoruz...

Davranışlarımızın Kökeni, Serol Teber
Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Her sözün altında alındığı eser belirtilmiştir.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4