
Orhan Pamuk'un 2012'de yayımlanan Şeylerin Masumiyeti adlı eseri, Araştırma-İnceleme türünün önemli örneklerindendir. Türkçe baskısı İletişim Yayıncılık tarafından yayımlanmıştır. Bu derlemede Şeylerin Masumiyeti'den en çok paylaşılan satırlar sizi bekliyor.
Şeylerin Masumiyeti'den En Beğenilen Alıntılar
Güzellik, aklın kendiliğinden bildiği şeyi, gözün dünyada yeniden keşfetmesidir.
📖 Sayfa 86 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Kelime başka bir şeydir, eşya da başka bir şey. Kelimenin kafamızda canlandırdığı hayal bir şeydir, bir zamanlar kullandığımız eski bir eşyanın hatırası başka bir şey. Ama hayaller ve hatıralar birbirlerine yakındır.
📖 Sayfa 18 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
"Acının sürekli yanan kuvvetli bir kara lamba gibi içimi karartmaya devam ettiğini hissediyordum."
Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Füsun'un (birinci kutudaki) küpesinde de görünce heyecanlandı. Daha sonra, Aristo'nun anlarını birleştiren çizginin de (yani Zaman'ın) düz değil, spiral bir biçimi olması gerektiğini anladık. Kemal'in hikayesini an lattığı yatağın hemen yanındaki büyük delikten bakanlar, üç kat aşağıda müzenin giriş katında Zaman spiralini gö rürlerse "an"ları birleştiren çizginin Zaman'ı yaptığını an ladıkları gibi, şeyleri birleştiren spiralin de bir hikayeyi oluşturduğunu fark edeceklerdir. Kemal'e göre bir müze de yaşanabilecek en büyük mutluluktu bu: Zaman'ın Mekan'a dönüştüğünü görmek!
Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Bir dönem yolumun üzerindeki, iki sokağa da kapısı olan küçük bir bakkal dükkanını satın alıp içinde, bir romanda hikâyelerini tek tek anlatacağım, hayalî "gerçek" ürünler sergileyeceğim bir dükkân açma fikriyle de oyalandım.
📖 Sayfa 29 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Müzeleri seviyorum ve pek çokları gibi her geçen gün müzeler de daha mutlu hissediyorum kendimi. Müzeleri çok ciddiye al dığım için hazan öfkeli, kuvvetli düşünceler geliştiriyorum.
📖 Sayfa 55 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Ama müzeler hakkında öf k eyle konuşmak da gelmiyor içimden.
Bazan şimdiyi geçmişi hatırlar gibi yaşarız.. Bazan da şimdiyi ileride bir zaman hatırlayacağımızı bilerek yaşarız...
📖 Sayfa 89 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
"Sonunda şehzade eşyalar olmadan ne dünyanın ne de kendi hayatının bir anlamı olduğunu geç de olsa kederle anlamış. Demek ki, kalbimiz kırılmadan şeylerin sırrını anlamamıza imkan yoktur. Ve alçakgönüllülükle öğrenmemiz gereken en büyük sır da budur."
📖 Sayfa 256 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Çok talihsiz bir zamanda karşılaştık...
Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
“Ruhum hem bir eşyanın ruhu hem de bir saatin. Karanlıkta ışıldar ve aydınlıkta kendi içine kapanınca ben de kendi içime dönerim.''
📖 Sayfa 145 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Kendi acıklı aşk hikâyemizin, herkesten saklamak istediğimiz yenilgi ve utancımızın aslında herkesin, bütün şehrin hikâyesi olduğunu anlamaktan, bunu eski müziğin gücüyle hissetmekten daha büyük bir teselli olabilir mi?
📖 Sayfa 225 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Başkalarını, kurduğumuz hayallere ortak etme ve inandırma yükü olmadığı zamanlarda, sanatsal ve edebi yaratıcılık coşkulu bir mutluluk halini alır.
📖 Sayfa 22 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Ama güzellik ile hatıra birbirlerinden ayrı mıdır? Güzel olan şey, biraz da aşina olduğumuz ve hatıralarımıza benzediği için öyle değil midir?
📖 Sayfa 86 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Ona bakarken, çok tanıdık birini görüyormuşum, onu biliyormuşum duygusuydu bu. Bana benziyordu.
Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Bazan şimdiyi geçmişi hatırlatır gibi yaşarız… Bazan da şimdiyi ileride bir zaman hatırlayacağımızı bilerek yaşarız…
📖 Sayfa 89 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Füsunların evinde sekiz yılba şı akşamı oynadığımız tomba la takımını sergiliyorum ... Bi zim evde de 1950'lerin sonun dan 1990'ların sonuna kadar kırk yıl, annem yılbaşı akşam ları önce ben, ağabeyim ve ku zenlerimi, daha sonraki yıllar da da torunlannı, aynı cins bir tombala takımıyla eğlendir mişti. Nesibe hala da annem gibi, yılbaşı gecesinin sonun da, oyun bitip, hediyeler dağı tılıp, çocuklar, komşular esne meye, uyuklamaya başlayınca, tombala takımını dikkatle top lar, kadif e torbadan tek tek çe kilen tahta rakamlan (90 tane) sayar.
Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
İstanbul zenginlerinin çoğu, yakındaki Teşvikiye, Nişantaşı'nda oturdukları ve hafta sonları Maçka'ya yürüyüp Boğaz manzarası önünde aile fotoğrafı çektikleri için Dolmabahçe Vadisi, deniz kenarındaki Dolmabahçe Camii'nin uzaktan tepeden görünüşü, 1950 ve 1960'larda İstanbul'un en çok fotoğraf l anmış manzaralarındandır.
📖 Sayfa 158 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Aslında gördüğümüzü sanıyoruz, ama sadece hatırlıyoruz.
📖 Sayfa 242 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Ben hem bir saatim hem de bir şey. Saat olduğumu hatırlarken, şey olduğumu unutmayın. Şey olduğumu farkettiğinizde Zaman’ın ruhunu hatırlayın.
📖 Sayfa 140 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk

Aşkta, dünyada, hayatta büyük bir mutluluk yoktur der bize Zeki Müren'in güzel sesi. Ama mü ziğin ağır ve kederli temposundan, tanıdık hava sından, hüznün ve kaybetmenin yalnız bize özgü bir şey olmadığını, tramvay dolu kalabalıkla birlik te, bütün şehre ait olduğıınu da mutlulukla anlar, teselli oluruz. Kendi acıklı aşk hikayemizin, her kesten saklamak istediğimiz yenilgi ve utancımızın aslında herkesin, bütün şehrin hikayesi olduğıınu anlamaktan, bunu eski müziğin gücüyle hissetmek ten daha büyük bir teselli olabilir mi?
Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Ama müzelerin görevi kalabalıkları temsil mi etmekti, yoksa Füsun gibi, Kemal gibi, tek tek bireylerin insanlığını ortaya dökmek mi?
📖 Sayfa 53 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Füsun ile Kemal'in gezintisini işte böyle "hatırladım". Bazan şimdiyi geçmişi hatırlar gibi yaşarız ... Bazan da şimdiyi ileride bir zaman hatırlayacağımızı bilerek yaşarız ve içimizdeki tarih duygusu o zaman müzelerde hissettiğimize benzer.
Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Şimdi, dışarıdaki hayat çok siyah beyaz olduğu için içeri girip kendi hayatımızı izlemek istiyoruz ki yaşadıklarımız renkli bulalım.
📖 Sayfa 234 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Bazı eşyalar, zamanın içine gömülmüş duygulardır. Yeni bir eşyayla, yeni bir hikâye yazmak şart.
Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
"Eşyaların gücü, içlerinde birikmiş hatıralar kadar, bizim hayal ve hatırlama gücümüzün cilvelerine de bağlıdır.”
📖 Sayfa 206 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
(Masumiyet Müzesi, s. 305)
Demek ki, kalbimiz kırılmadan şeylerin sırrını anlamamıza imkân yoktur.
Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
"Ben hem bir saatim hem de bir şey.Saat olduğumu hatırlarken , şey olduğumu unutmayın. Şey olduğumu fark ettiğinizde Zaman'ın ruhunu hatırlayın. Ruhum hem bir eşyanın ruhu hem de bir saatin. Karanlıkta ışıldar ve aydınlıkta kendi içine kapanınca ben de kendi içime dönerim."
📖 Sayfa 141 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Eşyaların Tesellisi
Demek ki, kalbimiz kırılmadan şeylerin sırrını anlamamıza imkan yoktur.
📖 Sayfa 264 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Eşyalara bakıp hatıralarımızı bir film gibi yeniden görmek mümkün müdür?
📖 Sayfa 195 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Büyük kapılı büyük müzelerde, insanlığımızı unutup devleti ve kalabalıkları hatırlamaya çağrılıyoruz. Bu yüzden Batı âlemi dışında milyonlarca insan müzelere gitmekten korkuyor.
Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Başkalarını, kurduğumuz hayallere ortak etme ve inandırma yükü olmadığı zamanlarda, sanatsal ve edebi yaratıcılık çoşkulu bir mutluluk halini alır.
📖 Sayfa 22 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
"Bir müze yapacağım, kataloğu da roman olacak!"
📖 Sayfa 21 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
"...ama en çok Füsun'a layık narin bir bina buldum diye seviniyordum. Evet, tabii ki Füsun burada yaşamıştı, biliyordum."
📖 Sayfa 31 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
"Bir kadına, zamanında, iş işten geçmeden iyi davranmayı bilmek lazım."
Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Müzelerin geleceği evlerimizin içindedir.
📖 Sayfa 57 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Taşrada olmak ve beklemek aynı duyguyu verir. Zaman'ın dışında olduğumuzu hissederiz. Bizim tarafta hiçbir şey de ğişmez; her şey aynıdır ve gölgeler içindedir. Öteki tarafta ise, bizim uzaktan özlemle seyrettiğimiz bir hareket, geçen beyaz bir gemi vardır.
📖 Sayfa 129 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Hayatta en önemli şey mutlu olmaktır.
📖 Sayfa 188 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
İleride müzede sergileyeceğim eşyaları satın aldıkça, hayalimdeki hikaye de ilerlerdi. Bazan da bir tanıdığın evinden, mesela annemin kullanmadığı kapkacağı, porselenleri, şekerlikleri, bibloları sakladığı eski dolapların içinde bir fincan bulur, bir gün bir müzeye koyacağımı söylemeden alırdım.
Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk

Ama güzellik ile hatıra birbirinden ayrı mıdır? Güzel olan şey, biraz da aşina olduğumuz ve hatıralarımıza benzediği için öyle değil midir?
📖 Sayfa 86 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Tek başımıza poz verirken yüzümüzde beliren endişe ve hüzün, hep birlikte poz verirken huzur ve neşeye dönüşüyor.
Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
bütün taksilerinde ve dolmuşlarında mekanik taksimetreler vardı; ama benzin fi yatları sürekli arttığı, tarif e sürekli değiştiği ve zaten çoğu bo zuk olduğu için kimse kullanmazdı onları. Bazan "Taksimetreyi niye aç mıyorsun?" diyen müşteri ile şoför kavga ederdi.
📖 Sayfa 109 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Bazan şimdiyi geçmişi hatırlar gibi yaşarız… Bazan da şimdiyi ileride bir zaman hatırlayacağımızı bilerek yaşarız ve içimizdeki tarih duygusu o zaman müzelerde hissettiğimize benzer.
Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
... "Arkada gemi var," derdi tezgahtar çocuk, sahilde poz vermiş bir ailenin fotoğrafına bakarken ve fotoğrafın fiyatını yükseltirdi hemen.
📖 Sayfa 171 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Ama kelime başka bir şeydir, eşya da başka bir şey.
Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Kelimenin kafamızda canlandırdığı hayal bir şeydir, bir zamanlar kullandığımız eski bir eşyanın hatırası başka bir şey. Ama hayaller ve hatıralar birbirlerine yakındır, ve romanımın ve müzemin yakınlığı bundan kaynaklanır.
Ama tıpkı müze olmasa da romanın kendi başına ayakta durup anlaşılabilmesi gibi; müze de roman olmadan kendi başına bakılıp hissedilebilecek bir yer. Müze, romanın bir resimlemesi olmadığı gibi roman da
müzenin bir açıklaması değildir.
Bir topluluğun, cemaatin, takımın, milletin, devletin, halkın, bir kuruluşun, şirketin, bir cinsin tarihini anlatmaya çalışan müzelerden bıktık, yorulduk. Tek tek bireylerin, sıradan hikâyelerinin bütün büyük toplulukların tarihinden daha zengin, daha insani ve çok daha mutluluk verici olacağını hepimiz biliyoruz.
📖 Sayfa 55 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Sorun Çin, Hint, Meksika, İran ya da Türk tarih ve kültürlerinin ne kadar zengin olduğunu anlatabilmek değil. (Elbette bu da yapılmalı, ama bu zor değil.) Zor olan, bu ülkelerde günümüzde yaşayan tek tek insanların hikâyesini aynı zenginlik, derinlik ve güç ile müzelerde anlatabilmek.
📖 Sayfa 55 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
modernlik öldürmek için her zaman iyi bahanedir
Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Başkalarını, kurduğumuz hayallere ortak etme ve inandırma yükü olmadığı zamanlarda, sanatsal ve edebi yaratıcılık coşkulu bir mutluluk halini alır. Hayranlık duyduğum pek çok yazar ve ressam huysuz ve kavgacı oldukları için değil, bu yüzden yalnız yaşamışlardır gibi gelir bana. Bu yüzden de yeni düşünceler, pek çok zaman edebiyat ve sanat merkezlerinden değil, oralara yakın kenar bölgelerden çıkar.
Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Zaman akıp gider;
Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
geride ah-u vah kalır!
Şamanlar, yalnız ateşin, rüzgarın, suyun, ormanın değil, eşyaların da bir ruhu olduğunu bilirlerdi.
Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Acının sürekli yanan kuvvetli bir kara lamba gibi içimi karartmaya devam ettiğini hissediyorum.
📖 Sayfa 144 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Taşrada olmak ve beklemek aynı duyguyu verir. Zamanın dışında olduğumuzu hissederiz. Bizim tarafta hiçbir şey değişmez, her şey aynıdır ve gölgeler içindir.
📖 Sayfa 129 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Güzelliğin ya da bizde güzellik etkisi uyandıran şeyin rastlantısallığı ile müzeyi yaparken çok karşılaştık.
📖 Sayfa 83 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Tabii ki romanımı ve müzeyi birleştiren kuvvetli bağ, her ikisinin de benim tarafımdan çok uzun bir dönemde, kelime kelime, eşya eşya, resim resim hayal edilmiş olmasıdır. Roman da müze de, belki bu yüzden anlatırlar.
📖 Sayfa 18 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Başkalarını, kurduğumuz hayallere ortak etme ve inandırma yükü olmadığı zamanlarda, sanatsal ve edebi yaratıcılık coşkulu bir mutluluk halini alır. Hayranlık duyduğum pek çok yazar ve ressam huysuz ve kavgacı oldukları için değil, bu yüzden yalnız yaşamışlardır gibi gelir bana.
📖 Sayfa 22 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
Başkalarını kurduğumuz hayallere ortak etmek ve inandirma yükü olmadığı zamanlarda, sanatsal ve edebi yaratıcılık coşkulu bir mutluluk halini alır.
📖 Sayfa 22 · Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
pirinç ayaklıklı sınır çizgisini geçerek çocukluk ve gençliğinde oturduğu masaya oturacak, o zaman aynı kalemler, cetvel, silgi ve
Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk
kitaplarla nasıl çalışıyorsa taklit edecek ve oturduğu yerden müzeseverlere "Değerli ziyaretçiler, işte burada böyle matematik çalışırdım efendim," diye seslenecekti. Tıpkı başkahramanını Kemal gibi insanın rehberi olduğu bir müzenin aynı zamanda bir eşyası olmasının zevklerini ya da
insanın yaşamış olduğu bir hayatı, yıllar sonra, bütün eşyalarıyla, bir müzede başkalarına anlatmasının heyecanını ilk böyle hissettim.
Sıkça Sorulan Sorular
Şeylerin Masumiyeti kimin eseridir?
Şeylerin Masumiyeti, Orhan Pamuk tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2012'de yayımlanmıştır.
Şeylerin Masumiyeti kaç sayfadır?
Şeylerin Masumiyeti, 264 sayfadır (İletişim Yayıncılık baskısı).
Şeylerin Masumiyeti'nin en ünlü sözü nedir?
“Güzellik, aklın kendiliğinden bildiği şeyi, gözün dünyada yeniden keşfetmesidir.”