CANLI

Sezai Karakoç'un Edebiyat Üzerine 59 Etkisi Süren Sözler: Edebiyat Yazıları 3

Edebiyat Yazıları 3 - Sezai Karakoç kitap alıntıları ve sözleri

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç'un 74 sayfalık eseridir. İlk kez 2000'de yayımlanmıştır. Bu sayfada, eserden akılda kalan en etkileyici bölümler bir araya getirildi.

Yazar:Sezai Karakoç
İlk Yayın:2000
Yayınevi:Diriliş
Sayfa Sayısı:74
Dil:Türkçe
ISBN:2880000067740
Okuma Süresi:2 sa. 6 dk.
Türler:Deneme-İnceleme

Edebiyat Yazıları 3'dan En Beğenilen Alıntılar

Bunca zalimane kasaplık için bu ne kadar düzen ve haşmet!

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Edebiyatı bilinmeyen, edebiyatıyla insanı etkilemeyen ülke, yok demektir. Resim, müzik, daha kozmopolit sanatlardır. Ülkeyi asıl tanıtan şiir ve romandır..

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Divan Edebiyatını tanımayan, divanları okumamış bulunan kişilerin Osmanlı tarihini de hakkiyle bildikleri söylenemez..

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

biliyorum ki, başa gelen, gelecektir.
Hepsi bu.

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

"Fransa’dan ithal edilmek istenen millet kavramı, ırk kokan bir kavramdı. Irkçılıksa, Osmanlı Devleti için şifa değil, zehirdi."

📖 Sayfa 20 · Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Ey zaman! ey mekan!
Var mı hatasız insan ?

Rimbaud

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Gıptaya lâyık bir talihtir doğru
İnsanlarla birlikte düşmek..

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

İnsanlık, bütününü ve nüanslarını ancak Tanrı'nın bileceği, karmaşık bir şeydir...

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Zaten Devleti yıkmak isteyen dış güçler el altından Namık Kemal ve arkadaşlarını ve daha sonra onları izleyenleri belki de pek istemedikleri mecralara ve maceralara sürüklediler.

📖 Sayfa 20 · Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Teferruata gitmek gerekir mi?

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Uzun zaman, aşağılanma yüzünden, o, terkedilmiş, yitmiş, yelkensiz ve dümensiz bir gemi olmanın acıları içinde kıvrandı. Çünkü herkesin gözünde gerçek suç, fakir olmak, güçsüz olmak ve yenilmiş olmaktır..

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Gıptaya layık bir talihtir doğru insanlarla birlikte düşmek.

(Dante)

📖 Sayfa 30 · Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Şehir arkada, deniz önde, tüm ilhamlara açık, berrak suları ayna ve hafif şıpırtılarını çağrışım müziği gibi hissederek şiirimin gelişini bekliyordum her gittiğimde..

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Hiç bir hakikat ebediyete kadar gizli kalamaz..

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

"Bana iyi bak, ne kadar ıstırap çekiyorum..."

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

"başa gelecek olan gelir ve hepsi bu"

📖 Sayfa 68 · Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Aşağı yukarı, kırk gün, akşam üzeri, bir iki saat, orda, deniz dalgalarının kıyıya çarpma seslerini dinleyerek ve her seferinde şiirin bir bölümünü yazarak kitabı tamamladım. Zaten, bu yüzdendir ki, şiire, Hızırla Kırk Saat ismini verdim..

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Bizde roman, Peyami Safa'da sonra ideoloji bataklığına saplanıp kaldı. Tanpınar'ın Huzur'u sanki mezar taşı oldu romanımıza.

📖 Sayfa 8 · Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

"...Edebiyatı bilinmeyen, edebiyatıyla insanı etkilemeyen ülke, yok demektir..."

📖 Sayfa 9 · Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

İslâmın dirilişi sonunda kendisini bulacak olan toplumumuzun ve medeniyetimizin büyük ödülüne istekli olması gereken edebiyatımız, Batının, şu, taraflı, sınırlı, küçümseyici ve şartlanmış nobeline bile lâyık olmaktan çok uzak...

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Ey Zaman! Ey Mekan!
Var mı hatasız insan.

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Eski dünya, sonsuzca daha yu­muşak, daha çok ilişkiye açıktı.

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

İnsanlık, bütününü ve nüanslarını ancak Tanrı'nın bileceği bir şeydir. Sahibi eserini tanır; onu basit ya da çeşitli yapar. Biz onu önyargılarımızla, yahut hoşgörüsüzlüğümüzle bozmayalım.

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Bir de iyice şartlanmış bir aydın tabaka var ki, onlar, tarihimize, edebiyatımıza ve dinimize yalnız alâkasız değil, adeta düşman gibi davranmayı marifet sayıyorlar..

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Milletle dinin, İstanbul’la tarihimizin nasıl içice birbirine kopmaz bağlarla bağlı olduğunu gösterdi O.

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

"Gıptaya layık bir talihtir doğru
İnsanlarla birlikte düşmek..."

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Evet, toplum, hızla kendi değerlerinden soyutlanıyor. Amerikan dizilerindeki anlamsız, tarihsiz, estetiksiz bir sun’i toplum taklidi cinsinden yeni çevreler gittikçe artıyor, çoğalıyor ülkemizde..

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Bütün küçümsemelerine rağmen, batılıların, güne gelmelerinde, İslâm'ın büyük payı, incelendikçe iyice ortaya çıkmakta ve belgelenmektedir. Pozitif bilimlerde, Rönesans'ın, Endülüs yoluyla temel ilke ve bilgileri, kaynakları İslâm'dan aldığı, bugün sayısız incelemeyle açıkça saptanmış bulunmakta. Bir çok batılı bilgin, bu hakikati tesbit ve raf etmiş bulunuyor...

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Hiçbir hakikat ebediyete kadar gizli kalamaz...

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Edebiyat, tarih ve din sahalarının, aydının mutlaka yakından ve geniş çapta bildiği, ilgilendiği kültür ve hayat alanları değil de, sanki sadece öğrencilerin okullarda zaruri olarak karşılaşacağı derslerden ibaretmiş gibi görüldüğü bir çağa çattık galiba..

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Artık onun sözüne inanmayacaklar.
Artık kimse­nin ona itimadı kalmayacak!..

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Dünyada, İbn-i Sina ve İbn-i Rüşd'ün zafer ve ününü dengeleyecek hiç bir şey yoktur. İslâm'la düellosunda, Kilise, ancak onun silâhlarını aşırmaktan başka bir imkân ve kaynağa sahip olmadı.

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

"...
Bu kadın dünyanın sahte görünüşlerinin simgesidir.
..."

📖 Sayfa 49 · Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Edebiyatımız dışarısı için temelde tam bir meçhul.

📖 Sayfa 9 · Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Dante'nin Cehennem'i, planıyla ve görünüşüyle, kendisinden yirmi yıl önce doğmuş olan, Mekke İlhamları ve Gece Yolculuğu adlı eserinde Muhammed'in miracıyla ilgili nakiller zikreden Mursiyeli mistik şair İbn-i Arabî'ninkinden kopye edilmiştir.

📖 Sayfa 44 · Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Tanzimat, öyle bir çocuk doğurdu ki (Meşrutiyet), onun da çocuğu, şimdi kendini beğenmiyor. Aslından bu kadar uzaklaşacağını bilseydi kaç tanzimatçı yolunda ısrar ederdi?

📖 Sayfa 21 · Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Kudüs, hem yahudiler, hem hıristiyanlar, hem müslümanlar için kutlu bir yerdir.

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

İyice şartlanmış bir aydın tabaka var ki, onlar, tarihimize, edebiyatımıza ve dinimize yalnız alâkasız değil, adeta düşman gibi davranmayı marifet sayıyorlar. Sanki, kendileri Ay'dan inmiş, Merih'ten gelmişler. Zaruri bazı resmi alâka ve ders kitaplarındaki satırlar da olmasa, artık, Âkifleri, Yahya Kemal'leri hatırlatmak bile adeta güç olacak...

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Televizyon, ses sanatçılarına, sporculara, artistlere ayrıntılı bir şekilde yer verirken, bir edebiyatçıya bir kanalda bir kaç dakika ayırmayı bir iltifat sayıyor. O kayırdığı edebiyatçılar da kim? Belirli bir kesim.

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Kim bir edebî alıntının burda sözkonusu olduğuna inanır?

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Fetih, onun içine dalıp bir daha uyanmak
istemediği rüyasıdır. Fetih, «en güzel dinin» zaferi
değil midir?

📖 Sayfa 13 · Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Edebiyatı ile bilinmeyen, edebiyatıyla insanı etkilemeyen ülke, yok demektir.

📖 Sayfa 9 · Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Tanzimat, öyle bir çocuk doğurdu ki (Meşrutiyet), onun da çocuğu, şimdi kendini beğenmiyor. Aslından bu kadar uzaklaşacağını bilseydi acaba kaç tanzimatçı yolunda ısrar ederdi? Bu da gösteriyor ki, Tanzimat, geride kalanı göremediği gibi, ileriyi, hatta tarih için yakın sayılacak bir geleceği bile göremeyen bir harekettir.

Yüzüncü ölüm yıldönümünde Namık Kemal, anılmaktan çok hatırlanılmaya çalışılan, talihsiz bir dönemin sürüklenmiş yeteneğiydi diyebiliriz.

📖 Sayfa 21 · Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Bizde roman, Peyami Safa'dan sonra ideoloji bataklığına saplanıp kaldı. Tanpınar'ın Huzur'u sanki mezar taşı oldu romanımıza...

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Ey zaman! ey mekân!
Var mı hatasız insan?

📖 Sayfa 71 · Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Rimbaud'nun, ilk günah, temel günah, silinmez günah görüşü içinde olan Hristiyanlıktan çok, insanı doğuştan masum, fakat sonra hata yapabilir ve sonra tekrar ondan dönebilir biri olarak gören İslam'a yaklaşması daha makul görülebilir.

📖 Sayfa 72 · Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

BATI KOROSU

Ey sabah anlarının rüyalarının uyanışı ve dağılışı
Bizim, şeytan gecelerinden sıyrılma hallerimiz
Sııits^niarHan oluşmuş înganiarm alacakaranlığı
Osmanlı çağının gümüşten bahçelerinde dirilen

Ay, titrek çöllerin tek ecesi,
İner ve çıkar, çiçeklenmiş, fluoresansdan develerin üstünde,
Bilen insanlık için bir hakikat,
Peygamber şehri için apaçık bir belge.

📖 Sayfa 24 · Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Bir de iyice şartlanmış bir aydın tabaka var ki, onlar, tarihimize, edebiyatımıza ve dinimize yalnız alakasız değil, adeta düşman gibi davranmayı marifet sayıyorlar. Sanki, kendileri Ay'dan inmiş, Merih'ten gelmişler. Zaruri bazı resmi alaka ve ders kitaplarındakı satırlar da olmasa, artık, Akif'leri, Yahya Kemal'leri hatırlatmak bile adeta güç olacak.

📖 Sayfa 15 · Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Hz. Ali’ye saygılı bir dil kullanılması kilise tarafından hoş görülmemiş ve danteolog rahipler tarafından Peygamber Efendimiz ve Hz. Ali’yle ilgili asıl mısralar çıkarılıp yerine Dante’nin üslubu us­talıkla taklit edilerek halihazır metin konmuştur.

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Ey zaman! Ey mekan!
Var mı hatâsız insan?

📖 Sayfa 71 · Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Duygularında samimi olmasa bu şiirleri yazamazdı.

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Yeter yeter ağladıklarım, artık doymuşum, Fecre, aya, güneşe hepsi acı, boş, dipsiz.
Aşkın acılığı dolmuş içime, sarhoşum;
Yarılsın artık bu tekne, alsın beni deniz.

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

İlahi Komedi'de Peygamber Efendimiz ve Hz. Ali için kullanılan yakışıksız ifade, kanaatimizce, sonradan bağnaz papazlar tarafından esere ilâve edilmiştir. Çünkü; Kur'an-ı Kerim'e, Muhyiddin-i Arabi'nin eserine ve Maarri'ye, çevrilen yazıda görüleceği veçhile bu kadar borçlu bulunan şairin, bu ihaneti yapacağını akıl almaz. Zaten, Dante, eserinde birçok İslâm bilgesinden büyük saygı ve sevgiyle bahsetmektedir. İslâm'a karşı tutumu bu olan şairin, O'nun Peygamberi'ne ve büyük halifesi olan Hz. Ali'ye bağnaz hıristiyan tutumuyla yaklaşması düşünülemez.

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

İslâm temelinden hareket edip köklü bir derleniş toparlanıştan çok Batı'nın görünümüne imrenip ordan bir takım alıntılar yaparak dış ve iş durumu kurtarma endişesi hâkimdi Namık Kemal'de.

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Mehmet Akif de toplumun var veya yok olma savaşını şairlikten önde tutmuş bir şairimizdir.

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Evet, toplum, hızla kendi değerlerinden soyutla­nıyor.

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Irkçılıksa, Osmanlı Devleti için şifa değil, zehirdi.

📖 Sayfa 20 · Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

İslâm'dan etkilenen, sadece bilim ve sanatlar değil, bizzat Batı'nın yetiştirdiği ve Batıyı Batı yapan, dehânın kendisinde parladığı büyük insanlardır da. Sırf eserleden yararlanmaktan öte, kişiliklerini kurmada da ona başvurmak zorunluluğunu hissetmişlerdir bu kişiler. Ancak batılılar, bu tesiri de ellerinden geldiğince küçük göstermeye çalışmışlardır.

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

(...) ona, yalnız son zafer olarak, varlığının şiirini yapmak kalıyor.

📖 Sayfa 28 · Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç

Sıkça Sorulan Sorular

Edebiyat Yazıları 3 kimin eseridir?

Edebiyat Yazıları 3, Sezai Karakoç tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2000'de yayımlanmıştır.

Edebiyat Yazıları 3 kaç sayfadır?

Edebiyat Yazıları 3, 74 sayfadır (Diriliş baskısı).

Edebiyat Yazıları 3'ın en ünlü sözü nedir?

“Bunca zalimane kasaplık için bu ne kadar düzen ve haşmet!”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Edebiyat Yazıları 3 — Sezai Karakoç. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4