
Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç'un 138 sayfalık eseridir. İlk kez 2000'de yayımlanmıştır. Edebiyat severlerin Portreler - Hikayeler II'den seçtiği en unutulmaz cümleler burada.
Portreler - Hikayeler II'den En Beğenilen Alıntılar
Her şey, her şey birbirine bir sesleniş, bir soruş ve cevaplayıştır. Her sesi fark ederiz: kedilerin miyavlamalarını, köpeklerin ulumalarını. Her rengi ve her etkiyi iyiden iyiye duyarız. Güneş yakar, ay sırtımıza bir serinlik olarak dokunur. Kan kaynar, kaslar hışır hışır eder. Tüm bir yenileniştir bu. Acılı tatlılı bir yenileniş. Ağrıları ve sızıları bile tatlı…
📖 Sayfa 68 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Sonra bir sükûnet çöker insana.
📖 Sayfa 67 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Benim kavgam hiç bir zaman onlarla olmadı. Kendimle kavga ettim hep.
📖 Sayfa 34 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Kimse ve hiç bir şey, yerinde durmuyordu. Sanki hayat, insan yürümeye başladıktan sonra, durmadan yürümekti.
📖 Sayfa 64 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Ve kimsenin bir bakıma suçu yok. Hayat zor ve çetin.
📖 Sayfa 52 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Sonra bir sükunet çöker insana.
📖 Sayfa 67 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Kentte gölge yoktur. Olanı da hemen kaybolmaya eğilimlidir. Otobüste, pastahanede, evde, yüksek binalar aralığında, her yerde ve her zaman gölgen kaybolur. Tek kalırsın, daha doğrusu yalnız kalırsın. Gölgesiz insan eksiktir. Gölge bizi kabartır, bizi ortaya çıkarır, varlığımıza fon olur…
📖 Sayfa 57 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
"Çoğunluğu, mertliği aptallık, cömertliği gösteriş,tevazuu alçalış ve dindarlığı cehalet gibi görürler.Nezaketleri görmemişlikten ibarettir.Asıl gösterişçi onlardır."
📖 Sayfa 79 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
“Özgürlüğün bedeli, özgürlüğü yitirmeyi göze almaktı.”
📖 Sayfa 53 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
"En olağan ölüm bile trajik değil midir?
📖 Sayfa 111 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Ya da en trajik ölüm bile bir anlamda olağan değil midir?"
Öte dünyaya dönmek, hayatın can alıcı sevgilerini, geride, âdeta ölüme bırakmak demek. Ama, öyle de olsa, bir itiş, korkunç bir itiş var. Git diyen bir şey var burda. Karşı konulmaz, dayanılmaz bir yolcu ediş…
📖 Sayfa 65 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Her birinin bir zaafı vardı, oradan gidilince sonuç almamak imkânsızdı. Zaten, politika, zaafları idare etmek sanatı değil miydi?
📖 Sayfa 23 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Doğada imkânlar çok sınırlı. Birinin genişlemesi öbürünün sıkışmasıyla sonuçlanıyor çoğu kez.
📖 Sayfa 33 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Ruhça yükseldiği anlar vardı. O onları yakalıyordu. Fakat onları bütün hayatına yaymaya gücü yetmiyor, güç yetiremiyordu.
📖 Sayfa 49 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Bana sorsalar, kıyamet alametleri den biri olarakta, bülbülün ötüşünün işitilmemesini söylerdim.
📖 Sayfa 100 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Bırak ifrit uyusun,
📖 Sayfa 93 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Sen kendine bak.
Suçum ne suçum? diyordum. Cevap vermiyorlardı.
📖 Sayfa 37 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
En olağan ölüm bile trajik değil midir?
Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Ya da en trajik ölüm bile olağan değil midir?
"Anlıyor ve görüyordu ki, her şey gelip geçiciydi. Bakî olansa yalnız Allah'tı."
📖 Sayfa 48 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç

Büyük şehirlerde ruh bitlenir. Cin çarpar ruhu.
📖 Sayfa 64 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Ve Cennet ne kadar yakın bana. İçindeyim sanki.
📖 Sayfa 39 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Bu dünya bu kadardır dedi kendi kendine. Cennette değiliz.
📖 Sayfa 52 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Ve Cennet ne kadar yakın bana. İçindeyim sanki. Hangi rüzgârlar beni savuruyor böyle cehennemlerden cennetlere?
📖 Sayfa 39 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Akşam saatlerinde geri gelirler; yüzleri hışırtılı ve koyu yeşil akşam gölgelerinde belirir; bir şeyler söylemek isterler, yürek kabarır ve insan ağlayacak gibi olur, duyarlıktan tiril tiril titrer; bir vicdan azabı mıdır bu? Bu da denemez. Çünkü: o zaman sen çocuktun; yapabileceğin pek bir şey yoktu. Kurtaramamak, yetişememek ve geç kalmak; hatırladıkça insanı kahreder.
📖 Sayfa 66 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Ansızın bir gün bir evin önüne sarı boyayla işaretler koyarlardı. Bundan sonra o eve artık ölüm girmiş demekti. Tifüs gelmişti…
📖 Sayfa 13 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Sonra herkes o evi görmezlikten gelirdi. Çıkan cenazelere herkes kayıtsız gözlerle bakardı. Çünkü yeni ölüler vardı hep. Eskisine takılıp kalmak, yenilerle uğraşma çabasını kırabilirdi…
Vücudum, derilerim yanıyordu. Havayı yanık bir et kokusu sarmıştı. Cehennemdeydim belki de. Ama neden? Suçum neydi??
📖 Sayfa 38 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Evlilikten kaçış bekârlığın, bekârlıktan kaçış evliliğin tutsaklığına sürükler insanı. Kimi zaman insan dışarda esir, zindanda özgürdür. Asıl özgürlükse ruhun özgürlüğüdür.
📖 Sayfa 49 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Sonra bir sükûnet çöker insana. Derken evin yanan lambaları insana şimdiki zamanı hatırlatır; içeri çağırır insanı. Eve girer insan, bir tövbe ayininden döner gibi. Elde kalanlara sarılma gereğini yoğun yoğun duyarak içeri girer. Elde kalanlar değerlidir; onların ışıkta olmaları iyidir. Öbürleri gibi karanlıkta olmamaları iyidir. Böylece onları elden çıkarmamak daha kolaylaşır.
📖 Sayfa 67 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
"Davranışlarında incelik seziliyordu. Köyde bir okul bile olmadığı halde bu böyleydi. Zaten hangi okul o inceliği öğretebilirdi ki? Ben, üniversite öğretimi dahil, hiçbir yerin eğitiminde, halkımızdaki derecesinde bir inceliği veren bir öğretim görmedim. Bunlar, yüzyılların içinden gelen incelmiş süzülmüş geleneklerdi, duyarlılık gelenekleri."
📖 Sayfa 78 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
"Bin yıllık, geleneksel kurumlar çatır çatır yıkılıyor, toplumun yerleşik ahlâk ve kanılarının çöküşünden ortalık mânevî bir toz duman içinde gözüküyordu."
📖 Sayfa 43 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Kefeni yırtılan bir ölü müyüm ben?
📖 Sayfa 31 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Kötülük, başarının şartı, tohumu gibi benimseniyor çağımızda..
📖 Sayfa 50 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Benim kavgam hiçbir zaman onlarla olmadı. Kendimle kavga ettim ben hep.
📖 Sayfa 37 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Mutlak özgür olan sadece Allah'tır. İnsan ancak Allah'a doğru yol almakla bir parça gerçek özgürlükten tadar.
📖 Sayfa 48 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
... Kim söyleyecek bu şarkıyı. Ölüm ki bir şarkıdır. Kim söyleyecek onu?
📖 Sayfa 63 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Acının son sınırlarındayım..
📖 Sayfa 38 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Ölüm belki de çok yakınında solumaktadır.
📖 Sayfa 59 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Ve ben ölüyüm sanki. Ölmemiş bir ölüyüm sanki..
📖 Sayfa 34 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç

Fakat tüm bunlar birer parti sırrıydı ve düzen uğruna açığa vurulmazdı. Gençlerin ve tümüyle halkın bir şeylere inanması gerekliydi. Parti böyle isterdi. Ve bu, genel bir moralin ve toplum düzeninin sürmesi için gerekliydi. Politika, bu yüzdendir ki, son derece ince bir sanat ve bilimdi.
📖 Sayfa 25 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Başkasına söyler gibi anlattığı bu şeyleri belki de kendisine söylüyordu.
📖 Sayfa 118 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Şimdiki zamandan sıyrılmış gibiyim.
📖 Sayfa 125 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Bir bilye kadar ufak bir yumurtanın bir ses kutusu, eşsiz bir müzik dolabı olduğunu nerden bilebilir, nasıl düşünebilirdik: bülbülün ondan doğduğu gerçek olmasaydı..
📖 Sayfa 99 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Çocuklukta anlatılan masallara iniyorum. Gözleri açık uyuyan, gözleri kapalı iken uyanık, açıkken uyumakta olan devler masalına. Devler, nereden çıkarlar? Topraktan mı? Herhalde gökten inmezler. Onların çıkış yerleri benim için meçhûlmüş bugüne kadar, ya da konu değilmiş. Hiç düşünmemiştim şimdiye kadar bunu. Ama şimdi sorun bu. Onlar nerede doğarlar? Nerede ve nasıl anneleri onları emzirir? Nerede büyür ve yaşarlar? Nerden gelirler? Niçin bizimle karşılaşmak, bizimle çatışmak ve çarpışmak isterler??
📖 Sayfa 36 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
"Herkes, kendi derdine düşmüştü. Kimse, evinin duvarından düşen bir taşı bile yerden kaldırıp yerine koymaya yeltenmiyordu."
📖 Sayfa 8 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
"Kolay mı bir milletin kader yükünü taşımak?" Biri: "Hayır, Ölüm bu ölüm!" diyordu. Öbürü çığlık çığlığa: "Hayır, hayır, Hayat!"
📖 Sayfa 53 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Günahkar bir insan olduğum kuşkusuz. Cezamı mı çekiyorum?
📖 Sayfa 38 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Kalkıp lâmbayı yakmıyorum yine de. Kuşkuluyum onun bir yararı olacağından.
📖 Sayfa 35 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Namazda, aklına gelen düşünceleri elinden geldiğince kovmaya çalışırdı.
📖 Sayfa 16 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Allah'la olunan anda, başka hiç bir düşüncenin yeri olmaması lazımdı.
Şimdiyse, geçmiş zaman, sadece bir hâtıralar yığınından ibaretti..
📖 Sayfa 14 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Yetişememek ve geç kalmak; hatırladıkça insanı kahreder.
📖 Sayfa 66 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Nerdeyim? Sanki bütün evrene zerre zerre dağılmışım. Kainatın her zerresindeyim, gözle görülmez parçalar, duman ve is parçacıkları halinde...
📖 Sayfa 38 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Lafta hep özgürlükten, özgür düşünceden bahsediyorlar; fakat gerçekte çok sınırlı, dar peşin hükümlere inanılmasını ve uyulmasını istiyorlardı.
📖 Sayfa 45 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Dindar kişi, mütevekkil olur, dayanıklı olur, sorumluluktan kaçmaz.
📖 Sayfa 121 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Büyük şehirde bir Yusuf'sun belki...
📖 Sayfa 62 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Resmi zindanda değil, bin ruh zindanında yalnız başına hücre hapsi çekmiş bir Yusuf... Umutlandırıcı bir rüya gören de yok...
Anlıyor ve görüyordu ki, her şey gelip geçiciydi. Bâki olansa yalnız Allah'tı. Tek olmak Allah'a mahsustur; mutlak özgürlük de.
📖 Sayfa 48 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Kimi zaman insan dışarda esir, zindanda özgürdür. Asıl özgürlük, ruhun özgürlüğüdür. O da ancak Allah sevgisiyle gerçekleşir. Allah'tan başka her şeyin gönülden çıkarılışı ile...
📖 Sayfa 49 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Sen, donmuşluk ve kımıltısızlıkta bulmadın mı mutluluğunu? Şimdi değişkenliğe ve akışkanlığa doğru bu yönelişinle tabiatının dışına çıkmaya yeltenmiş olmuyor musun?
📖 Sayfa 32 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç

Belki de sen zaten insanlar arasında, kentte bir yabancıydın.
📖 Sayfa 58 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Sonra bir sükûnet çöker insana.
📖 Sayfa 67 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Eve girer insan, bir tövbe ayininden döner gibi. Elde kalanlara sarılma gereğini yoğun yoğun duyarak içeri girer. Elde kalanlar değerlidir; onların ışıkta olmaları iyidir. Öbürleri gibi karanlıkta olmamaları iyidir...
Aslında pek de ahım şahım olmayan bir gezegendeyiz. Pürüzlü bir gezegende. İnişi çıkışı, karanlığı ışığı fazla olan bir âlemde. Ve kimsenin bir bakıma suçu yok. Hayat zor ve çetin. Ne yazık ki bulanık oluşa da yer yok. Hayat kesin.
📖 Sayfa 52 · Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç
Sıkça Sorulan Sorular
Portreler - Hikayeler II kimin eseridir?
Portreler - Hikayeler II, Sezai Karakoç tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2000'de yayımlanmıştır.
Portreler - Hikayeler II kaç sayfadır?
Portreler - Hikayeler II, 138 sayfadır (Diriliş Yayınları baskısı).
Portreler - Hikayeler II'nin en ünlü sözü nedir?
“Her şey, her şey birbirine bir sesleniş, bir soruş ve cevaplayıştır. Her sesi fark ederiz: kedilerin miyavlamalarını, köpeklerin ulumalarını. Her rengi ve her etkiyi iyiden iyiye duyarız. Güneş yakar, ay sırtımıza bir serinlik olarak dokunur. Kan kaynar, kaslar hışır hışır eder. Tüm bir yenileniştir bu. Acılı tatlılı bir yenileniş. Ağrıları ve sızıları bile tatlı…”