CANLI

T. E. Lawrence'nin Bilgeliğin Yedi Sütunu Kitabında Tarih Konusunda Seçme Sözler

Bilgeliğin Yedi Sütunu - T. E. Lawrence kitap alıntıları ve sözleri

Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence'nin en bilinen eserlerinden biridir. Chiviyazıları Yayınevi baskısıyla 758 sayfadır. Bilgeliğin Yedi Sütunu'yu okuyanların en çok beğendiği sözler burada bir araya geldi.

Yazar:T. E. Lawrence
Çevirmen:Bilal Çölgeçen
Yayınevi:Chiviyazıları Yayınevi
Sayfa Sayısı:758
Dil:Türkçe
ISBN:9786055708924
Okuma Süresi:21 sa. 29 dk.
Türler:Roman, Tarih, Edebiyat

Bilgeliğin Yedi Sütunu'dan En Beğenilen Alıntılar

Kendisini yabancıların kullanımına sunan bir kişi, ruhunu vahşi bir efendi ile değiş tokuş ederek bir hayvan gibi yaşamaya başlar.

Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Yaşamın kederi öylesine büyüktü ki, cezalandırmanın acısı merhametsiz olmak zorundaydı…

Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Ne yaptığımı merak mı ediyorsun? Doğrusunu istersen, ben de öyle. Görünüşe bakılırsa güneş doğuyor, güneş ışıyor, akşamlar birbirini izliyor ve uykuya dalıyorum. Ne yapmıştım, ne yapıyorum, ne yapacağım ... Bütün bunlar aklımı karıştırıyor ve beni hayrete düşürüyor.
Hiç, yaprak olup güz vakti ağacından düşüp de büsbütün aklın karıştı mı?
İşte öyle bir duygu bu.

Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Hintli askerlerin misafir olduklarını ve diledikleri her şeyi yapmalarına izin vermek, hatta yardım etmek gerektiğini Araplar'ın kafasına iyice yerleştirdik. Tutulan bu yol, bizi, hiç umulmadık yerlere götürdü. Köydeki tavuklar ortadan kayboldu. Hintli üç süvari, zarif kurmay subaylarının gümüş düğme ve kabaralarına imrendiklerinden dolayı Nasır'ın flamasını çaldılar.

📖 Sayfa 724 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Bildikleri dillerden yağdırdıkları en ağır hakaretler, daha çok Türkler Araplara öfkeyle "İngilizler!" diye bağırdıkları ve Araplar da karşılık olarak onlara, "Almanlar!" diye haykırdıkları zaman, zirveye ulaşırdı. Elbette Hicaz' da hiç Alman yoktu ve ben de ilk İngiliz'dim.

📖 Sayfa 104 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

İngiliz Ordusu'nu zihnimde tarttım. Dürüstçe söylemek gerekirse onlardan emin olamadım. Adamlar, çoğunlukla yiğit savaşçılardı ama generalleri, çoğu zaman olduğu gibi, cahillikle kazandıkları şeyleri aptallıkla armağan ediyorlardı.

📖 Sayfa 427 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Sıradan insan kölelerin zihniyeti berbattır onlar dünyayı kaybetmişlerdir.

Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

"insan ya herkese emir veren bir komutan olmalı, yada sadece emir alan basit bir nefer"

Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Kitap, tarafsızmış gibi görünme niyetinde değildir.

Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Oxford'da City School'da zamanın kaçınılmaz olarak önümüze getireceği yeni Asya'yı biçimlendirme sorunu üzerinde kafa yorup büyük bir hevesle çalışmıştım. Mekke, bizi Şam'a; Şam, Anadolu'ya ve sonra da Bağdat'a götürecekti. Ayrıca Yemen de vardı.

📖 Sayfa 752 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Araplar, bir ipe olduğu kadar bir fikre de asılabilirlerdi, çünkü zihinlerinin taahhüt edilmemiş sadakati, onları itaatkar bir köle haline getiriyordu.

📖 Sayfa 49 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Herkes rüya görür, ama aynı şekilde değil. Gece vakti zihinlerinin tozlu
hücrelerinde rüya görenler, gündüzleri bunun boş bir şey olduğunu uyanınca anlarlar. Ama gündüzleri hayal kuranlar, tehlikeli insanlardır; çünkü hayallerini gerçekleştirmek için açık gözleriyle harekete geçebilirler.

📖 Sayfa 31 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

...biz başarıya ulaşıp da yeni dünya ufukta belirdiğinde, yaşlı adamlar zaferimizi almak ve bildikleri eski dün­yaya benzetmek için yeniden geldiler. Gençlik kazanmayı başarsa da bunu saklamayı henüz öğrenmemişti ve ihtiyarların karşısında acınacak derecede güçsüzdü.

Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Aşırılıkların olmadığı Arabistan' da insan için gerekli gıdanın bulunması her zaman insanları baştan çıkartan bir etken oluyordu. Dudaklarından geçen her lokma, ancak tetikte hazır beklemiyorsa, onlar için bir zevk oluyordu. Lüksleri, akan bir su ya da gölgeli bir ağaç kadar basit olabilirdi ama az bulundukları ya da yanlış kullanıldıkları için bunlar, bir ihtiras
haline dönüşebiliyordu.

📖 Sayfa 546 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Hatalı tahminlerimizin kaynağı olan kendini beğenmişlik, pek çok gemi kazasına neden olan, bir sualtı kayalığı gibiydi.

📖 Sayfa 622 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Savaşı kazanırsak Araplara verilen sözlerin geçersiz birer belge olarak kalacağından hiç kuşkum yoktu. Onurlu bir danışman olsaydım, adamlarımı evlerine gönderip böyle şeyler için yaşamlarını tehlikeye atmalarına izin vermezdim.

📖 Sayfa 303 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

“Ne yaptığımı merak mı ediyorsun? Doğrusunu istersen, ben de öyle. Görünüşe bakılırsa güneş doğuyor, güneş ışıyor, akşamlar birbirini izliyor ve uykuya dalıyorum. Ne yapmıştım, ne yapıyorum, ne yapacağım. Bütün bunlar aklımı karıştırıyor ve beni hayrete düşürüyor. Hiç, yaprak olup güz vakti ağacından düşüp de büsbütün aklın karıştı mı?”

Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Her şeyi ile insanoğlu, tüm samimiyetiyle yine insanlarla birlikte yaşıyordu.

Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Eğer yaptıkları, arzu ettiklerinin bir buçuk katıysa başarılı ve talihli olmamız gerekiyordu.

📖 Sayfa 241 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Bedeviler, benden önce gelip ölü adamların giysilerini çıkarıp derilerine kadar soymuşlardı. Böyle davranmak onlar için bir onur sorunuydu. Bir Arap için zafer kazanmanın en önemli yanı, düşmanın giysilerini giymekti ve ertesi gün birliğimizin (yarısından çoğu) bir Türk birliği haline geldiğini gördük. Her adam bir asker ceketi giymişti.

📖 Sayfa 336 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Yolda bekleyen uşağım gibi göründü ölüm,
Yaklaşıncaya kadar yanına
Anladı beklediğini gülümsediğimde
Kederli kıskançlığıyla fırlayıp geçti beni
Ve paramparça edip götürdü seni
Derin sessizliğine.

📖 Sayfa 19 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Hristiyan ve Müslümanlar, geçmişin kutsal yerlerini görüp hacı olmak için geliyorlar ve bazı Yahudiler de ırklarının politik geleceğini burada arıyorlardı. Bu geçmişin ve geleceğin birleşik güçleri öylesine güçlüydü ki, kent, bir şimdiye sahip olmayı başaramadı.

📖 Sayfa 365 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

“Daha başlangıçta, bu insanlarla ilk karşılaşmanızda, kendi sınırları içinde neredeyse matematik gibi olan ama aynı zamanda sempatik olmayan biçimiyle de itici olan evrensel inancın sertlik ve açıklığının farkına varırdınız. Samilerin görüş perdesinde ara tonlar yoktu”

Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

“Yeni keşfedilen iletişim araçları, fiziksel olandan çok zihni olanın yanındadır ve uygarlık, her zaman bedenin fonlarından zihne ödeme yapmıştır”

Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

“Dünya, geçmişe gidebildiğimiz ölçüde büyüktür”

Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Bir çöl sakini, inancından dolayı saygınlık kazanamaz.

Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

“Uzak gelecekte şayet uzak gelecek değersiz şahsımı dikkate almaya tenezzül ederse bir eylem adamı yerine edebiyatçı olarak takdir edilmeyi tercih ederim.”

T.E. LAWRENCE

Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Bütün insanlar düş görür ama farklı farklı. Geceleri düş görenler, sabah olup da uyanınca bunun boş bir hayalden ibaret olduğunu anlarlar. Gündüz düş görenler ise tehlikeli kimselerdir çünkü düşlerini gerçekleştirmek için düşlerindeki rolü gözleri açıkken de oynayabilirler.

Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Biz, taklit olayına acemice bir güldürü olarak bakarken, onlar, bir iltifat olarak görüyorlardı.

📖 Sayfa 380 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Bana göre, söz konusu olan Arap eyaletlerin tümü, tek bir İngiliz’e değmezdi...

Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Her zamanki gibi kararsız, erdemin dar bakış açısına bağlı kalmakta zorlanan Suriyelilere has düşünce, yaşadığımız bu çember karşısında tereddüde düşmüştü.

📖 Sayfa 300 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Şerif Hüseyin, eğitimin genel ve yararlı olduğunu görüp, gereğini yapmıştı. Çocuklar, genç efendiler olarak Avrupalı giysileri ve Türk tavırlarıyla Hicaz'a geri dönünce onlara, Arap elbiseleri giymelerini ve Arapçalarını tazelemelerini emretti.

📖 Sayfa 108 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

''Normalde gözünüze namussuz ve sadistçe görünen şeyler bu durumlarda mübrem ve önemsiz bir rutinin parçasıydı. Çöllerde hayat o kadar kısa ve acılıydı ki. Birini yaralamak yada öldürmek bize basit ve geçici acılar gibi görünüyordu. Yaşamanın acısı bu kadar büyükken ceza da acımasızca olmalıydı.''

Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Arap hareketine inanıyor ve güveniyordum,
buraya gelmeden önce Türkiye'nin parçalanması fikrine varmıştım.
Ama Mısır'da bulunan diğerleri, buna inanmıyorlardı ve savaş alanındaki Arapların zekası konusunda bana hiçbir şey öğretilmemişti.

📖 Sayfa 111 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Kendimize bir takım olarak 'Davetsizler' {Intrusive) adını vermiştik.İngiliz dış politikasının kabul salonlarına zorla girmek ve atalarımız tarafından bizim için döşenmiş demiryolları olmasına rağmen Doğu'da yeni bir halk yaratmak istiyorduk.

📖 Sayfa 65 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Kuzey Suriye'nin toprak sahiplerinden çok daha aptal görünen, Mısırlılar gibi maddi kazanç peşinde koşup iflas etmiş olan Filistin'in asık suratlı köylüleri vardı.

📖 Sayfa 364 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Onlara göre yaşam, bir insana vakfedilen, kontrol edilemeyen, bir yararlanma hakkı, kaçınılmaz bir şeydi. İntihar, olanaksız bir şeydi ve ölüm için kederlenmeye gerek yoktu.

Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Araplar, en düşük onurlu davalarının iştahı ve zayıflıkları içine Tanrı'yı sokmakta bir uyumsuzluk görmüyorlardı.

📖 Sayfa 47 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Malesef İngiltere, acınacak bir durumdaydı. Askeri güçleri, Çanakkale' den paramparça olmuş bir durumda geri çekiliyorlardı. Kut'ta ağır ağır çekilen acı, son safhasındaydı ve rastlantı sonucu Bulgaristan'ın devreye girişine denk gelen Senusiler'in doğuşu, yeni kanatlar da Osmanlıyı tehdit ediyordu.

📖 Sayfa 58 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Eski Osmanlı hükümetleri, bu peygamberin soyundan gelen soylular gruplarına şüphe ve saygı karışımı bir gözle bakıyorlardı.

📖 Sayfa 55 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Nasır, Muhammed el Dheilan'ın gazabından yaralı olarak kurtardığı Türk kumandanıyla birlikte geldi. Salak adam teslim olmayı reddetmiş ve bir cep tabancasıyla kendi açısından günü kurtarmaya çalışmıştı.

📖 Sayfa 333 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Bildikleri dillerden yağdırdıkları en ağır hakaretler, daha çok Türkler Araplara öfkeyle"İngilizler!" diye bağırdıkları ve Araplar da karşılık olarak onlara, "Almanlar!" diye haykırdıkları zaman, zirveye ulaşırdı.

Ama her iki taraf da sövmekten zevk alıyordu ve herhangi bir sıfat, bu türden sanatçıların dillerine batardı. Elbette Hicaz'da hiç Alman yoktu ve ben de ilk İngiliz'dim.

Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Bedevi adetleri kendi yetiştirdikleri insanlar için bile zordu , hele yabancılar için korkunçtu. Yaşarken ölmek gibi.

📖 Sayfa 38 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Şimdi insanlık dışı veya sadistçe görünen bir şey , savaş alanında kaçınılmazdı ya da sadece önemsiz bir rutindi. Ellerimiz hep kanlıydı , bize yetki verilmişti.

📖 Sayfa 37 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Biz sadece bedenimizi değil , ruhumuzu da zaferin boyun eğdirici hırsına teslim etmiştik.

📖 Sayfa 35 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Araplar arasında sürdürdüğüm bu serseri yaşam artık beni sıkmaya başlamıştı. Arapların en yüksek ideallerini durmadan sömürmüş ve onların özgürlük aşklarından İngiltere'nin zafer kazanmasına yardımcı olacak bir araç gibi yararlanmıştım.

📖 Sayfa 613 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Bir askere benzemiyordum, asker olmaktan nefret ediyordum.Elbette bilinen kitapları (çok fazla kitap), Clausewitz ve Jomini'yi, Mahan ve Foch'u okumuş, Napoleon'un kampanyalarında oynamış ve Oxford'da bulunan başka herhangi bir kişi gibi Anibal'in taktikleri ve Belisarius savaşları üzerinde çalışmıştım. Ama hiçbir zaman, kendi birliğini savaşa zorlayan gerçek bir komutanın yerine geçmeyi düşünmemiştim.

📖 Sayfa 125 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Yüz millik kısa bir yolculuk için kumanya taşımak, Araplar tarafından kadınsılık olarak değerlendiriliyordu.

📖 Sayfa 94 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Araplar, kendi itiraflarına göre açıkça Türkiye'ye sadık
değillerdi.

📖 Sayfa 66 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Savaşı biz kazanırsak bu vaarlerin ölü bir belge olacağı başından belliydi ve ben, Arapların dürüst bir danışmanı olsaydım evlerine gitmelerini ve böyle şeyler için savaşıp canlarını tehlikeye atmamalarını öğütlerdim. 32
Sahtekarlığı göze aldım, beni m kanıma göre Doğu'da bizim ucuz ve hızlı zaferimiz için Arap yardımı gerekliydi ve kazanıp sözümüzü tutmamamız kaybetmekten daha iyidir. 32

📖 Sayfa 32 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Mısır' da general olan Sir Archibald Murray, doğal olarak hiçbir rakip ve kendi alanında rekabet kampanyası istemiyor­du.

Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Arap milliyetçileri, Fransa'yı Türkiye'ye tercih edecek kadar kafir olmalıydılar.

📖 Sayfa 54 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

(Araplar) Bu koşullarda dinleri, onlara fazla yardımcı olamazdı ve
onu bir kenara bıraktılar. "Hıristiyanlar Hıristiyanlarla savaşıyorlar, o halde neden Müslümanlar da aynısını yapmasınlar? İstediğimiz tek şey, kendi dilimizde, Arapça konuşan ve bizi huzur içinde yaşatan bir hükümettir. Aynı zamanda, şu Türklerden de nefret ediyoruz

📖 Sayfa 110 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Bagdat'ın kuzeydoğusunda, Selman Pak mevkine büyük süratle geldikten sonradır ki, burada esas Türk kuvvetlerine çattı. Bunlar yürekten savaşan insanlardı. Yerimizde mıhlandık. Sersemledik geri atıldık. Bundan sonra da uzun süre Kut'ül Amare felaketi başladı

Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

“Bir cevher, kendisini dönüştüren ateşe hayranlık duyar mı?”

Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Kılıç, Osmanlı çocuklarının en değerli varlığıydı, ama bugünlerde daha ölümcül, daha bilimsel silahlar çıktığından kılıçların modası geçmiti.

📖 Sayfa 61 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

"Müslüman rolünü o kadar iyi oynadım ki; geceleri kalkıp namaz kılıyordum..."

Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Şerif, sadece savaşçıları değil, aynı zamanda onların ailelerini de besliyordu ve adam başına ayda iki pound ve deve başına dört pound ödüyordu. Başka hiçbir şey, bir kabile ordusunu, beş ay sürekli savaş alanında tutma mucizesini gerçekleştiremezdi.

📖 Sayfa 112 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Askere alınan gençler, Türk köylüsünün göreneklerinden dolayı kaderlerini sorgulamaksızın, tevekkülle karşılardı. Kusur ya da erdeme aldırmaksızın yansız davranan koyunlar gibiydiler. Tek başına bırakıldığında ya hiçbir şey yapmaz ya da yerde kederli bir şekilde otururdu.

📖 Sayfa 62 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

İmparatorluk sınırları içinde yaşayan toplam nüfusun yaklaşık onda yedisini oluşturan tebaa ırklar, hem gelenek ve sorumluluklarının olmayışı hem de daha hafif ve daha hızlı zihinleri sayesinde yeni fikirler edinmeye daha istekli olduklarından, gün geçtikçe güç ve bilgi bakımından daha da gelişirlerken, eski yöntemlere sıkıca bağlı kalan Anadolu insanı, köyünde bir yük hayvanı ve memleketinin dışını dert etmeyen bir asker olarak kaldı.

📖 Sayfa 62 · Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence

Sıkça Sorulan Sorular

Bilgeliğin Yedi Sütunu kimin eseridir?

Bilgeliğin Yedi Sütunu, T. E. Lawrence tarafından yazılmıştır. Türkçeye Bilal Çölgeçen çevirmiştir.

Bilgeliğin Yedi Sütunu kaç sayfadır?

Bilgeliğin Yedi Sütunu, 758 sayfadır (Chiviyazıları Yayınevi baskısı).

Bilgeliğin Yedi Sütunu'nun en ünlü sözü nedir?

“Kendisini yabancıların kullanımına sunan bir kişi, ruhunu vahşi bir efendi ile değiş tokuş ederek bir hayvan gibi yaşamaya başlar.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Bilgeliğin Yedi Sütunu — T. E. Lawrence. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4