
Cengiz Aytmatov'un Yüz Yüze - Oğulla Görüşme adlı eseri, klasik edebiyat alanında öne çıkan çalışmalardan biridir. İlk kez 2017'de yayımlanmıştır. Yüz Yüze - Oğulla Görüşme'yi okuyanların en çok beğendiği sözler burada bir araya geldi.
Yüz Yüze - Oğulla Görüşme'den En Beğenilen Alıntılar
İnsan bir işi severek yaparsa, eskisini bitirdikten sonra yenisine başlamak büyük zevk verir. Okulda okurken temiz bir sayfaya yazı yazmaktan çok hoşlanırdım. Sabahleyin kalkıp kimse çiğnemeden taze karda ayak izlerimi bırakmak beni son derece sevindirirdi. Baharda dağ yamaçlarına çıkıp kimsenin görmediği laleleri toplamaya bayılırdım. Yeni başladığım bir iş bana coşku verir; yeniliğiyle, tazeliğiyle sanki beni kanatlarına bindirip götürürdü. Anarhay'da da öyle oldu. Pulluğun açtığı ilk iz yeni başladığım bir sayfanın, ayak basılmamış taze karın, dokunulmamış lalelerin sevincini verdi bana.
📖 Sayfa 127 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
"İnsanların içinde yığınla biriken duyguları anlatmaya kimin gücü yetebilirdi ki!.."
Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
... Onu arkadan seyrederken bu adama kızdığım kadar imrendiğimi de anladım. Sanki hiç yorulmamış gibi rahatça, sallana sallana gidiyordu. Benim canmı çıkarmasına çıkarmıştı ama kendisi de bir an bile dinlenmemişti, Demek, alçak herif, çalışmanın yöntemini biliyordu.
📖 Sayfa 109 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
... Hadi, konuş! Bütün kış soğuktan buz kestim,
📖 Sayfa 63 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
yetişir artık! Hırsızlık da yapacağım, ev de soyacağım! Burada köpek gibi gebermek için kaçıp gelmedim ordudan! Pisi pisine ölecek kadar aptal değilim!"
... "Ulan, burnunu kırarım senin! Senin gibi sümüklü bir üniversitelinin yüzünden boşu boşuna zaman kaybedecek değilim!" sözlerinden başkası çıkmıyordu ağzından.
📖 Sayfa 84 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
Kavaklar soluk alır gibi hep birden hışırdadılar. Güz otlaklarının kokusu geldi dağlardan.
📖 Sayfa 11 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
Karadağ boğazının gecesi karanlıktı...
Ne yazık ki, ne çeşit insanlarla düşüp kalkacağım hiç aklıma gelmemişti. “ insanlar her yerde aynıdır” diyordum.
📖 Sayfa 86 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
... Ama umutsuzluğa kapılmak da olmazdı. Düşünceye dek dik duracaktım ayakta.
📖 Sayfa 94 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
"Haydi, Serko, aslan atım benim, kıprdan biraz!" diye bağırdım. "Kara kara düşünmenin sırası değil şimdi. İkimizi de iş bekliyor... "
Ozan değildim ama öğrencilik yıllarımda okul gazetesine şiirlerimi koyarlardı. Şimdi gene çizmemin koncundan defterimi çıkardım, aklıma gelen mısraları karalamaya başladım.
📖 Sayfa 120 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
O gün ev işlerinde komşusuna yardım ederken Seyde büyük bir huzur duydu.
📖 Sayfa 36 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
Sevinçten uçacak gibiydim. O anda beni Yeryüzünde hiçbir şey ilgilendirmiyordu.
📖 Sayfa 117 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
"İnsanı toplum yetim yapar!"
Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
“Bir insanın ne denli sevildiği en çok ayrılık anında belli olur.”
📖 Sayfa 21 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
.. Ah şu kışı bir atlatabilsek; evde mısır da azaldı. Bahara kadar yetişir mi, bilmem ki? Hoş, köyde herkesin durumu aynı.Eski bolluk günleri kalmadı artık, ekmeği bile zor buluyorlar...Bakalım bahara kadar ne sıkıntılı günler geçireceğiz!"
📖 Sayfa 19 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
... Kızın bana el sallaması, bozkırın bahar havası beni coşturmuş; içimi mutlulukla doldurmuştu.
📖 Sayfa 115 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
Kararımı vermiştim: Kızı ilk fırsatta arayıp bulacak; duygularımı saklamadan, açık açık konuşacaktım. O günü sabırsızlıkla, umutla beklemeye başladım.
📖 Sayfa 119 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
"İnsan ol, oğlum! Nereye gidersen git, insanlığını yitirme! Her zaman insan olarak kal!"
Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
#CengizAytmatov
İnsan ol oğlum, nereye gidersen git insanlığını yitirme, her zaman insan olarak kal.
📖 Sayfa 157 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
Herkes kendi yazgısını çizer.
Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov

Kötü günde ulusunu bırakan insan ister istemez halkın düşmanı olur…
Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
Bir insanın ne denli sevildiği en çok ayrılık anında belli olur. Birkaç gün sonra ölümle burun buruna gelecek delikanlılar gürültü patırtı arasında birbirleriyle şakalaşıp şarkı söylüyorlardı. Onları böyle birbirlerine yaklaştıran işte bu ölüm ayrılığıydı. Delikanlıların kendilerinden çok köyde kalanları düşünmeleri, vedalaşırken onlara sağlık, mutluluk dilemeleri geride kalanları canevinden vuruyor; gidenler için ellerinden geleni yapmaya zorluyordu.
Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
"Bu da ne demek oluyor? Bıçaklar değişip de ne olacak? Hayır, çocuğu ezmene daha fazla İzin veremem!"
📖 Sayfa 109 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
Kamyonla iki günde gelmiştim Anarhay'a. Aynı kamyonun arkasında bir de dört tekerlekli su arabası vardı. O zaman bu araba yüzünden anamdan emdiğim sütün burnumdan geleceğini nerden bilecektim?
📖 Sayfa 86 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
Kimse kimsenin düşünmesine, içinde bir şeyler hissetmesine, düş kurmasına engel olamaz! İnsanlar hayvanlardan düş kurma yetenekleri ile ayrılırlar.
📖 Sayfa 122 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
"Mırzakul dövdü beni, anne! Eli kırılası dövdü beni!. "
📖 Sayfa 50 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
(...)
"Ağlama, iki gözüm... Ağlama, yavrum.. Tek umudumuz, tek dayanağımiz sensin.. Her şeyi görüyor, biliyorum. Ömür boyu senin için dua edeceğim.. Sabret, derdini içinde sakla, kızma. Allah'tan bulsun Mırzakul, Akrabalık görevini unuttuğu için cezasını görecek o..."
"Bana ne? O da evinde oturup kitaplarını okusaydı."
📖 Sayfa 90 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
Oysa geçen yaz öyle miydi ya? O güneş yanıği, aslan gibi delikanlı yorulmak nedir bilmez; durup dinlenmeden çalışırdı. Evlerini yaptıkları o günlerde ne akıllarını karıştıran bir düşünceleri, ne de uykularını kaçıran bir kaygıları vardı.
📖 Sayfa 18 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
O da evinde oturup kitaplarını okusaydı.
📖 Sayfa 90 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
"Baba ölmedikçe oğul, oğul ölmedikçe de baba yaşamaya devam eder!"
Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
O ne düşünürse düşünsün, benim teslim olmaya hiç niyetim yoktu.
📖 Sayfa 108 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
“Ulan, bilgin! Bizim gibi cahillere konferans vermeye kalkarsın ama kendin deveyle atı birbirinden ayırdedemezsin…”
📖 Sayfa 89 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
O günlerde ne çok düş kurarlardı! Evlerini bitirecek, bahçelerini düzene koyacak, Seyde'nin ana babasını çağırıp çeşit çeşit armağanlar vereceklerdi... Bütün bunlar mutluluk veriyordu insana. Günler de öyle çabuk geçiyordu ki, gündüzün geceye dönüştüğünün farkına bile varmıyorlardı.
📖 Sayfa 13 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
Nöbetçi irkildi, dönüp vagonun içine baktı. Sonra gözlerini gene dışarıya çevirdi. Issız, rüzgârlı bir geceden başka bir şey yoktu dışarıda...
📖 Sayfa 10 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
İstasyon çanı bir kerecik vurdu. Ayrılık zamanı gelmişti, Çordon oğlunun yüzüne son kez baktı ve onda kendi yüz çizgilerini, gençliğinin baharında kendini gördü. Oğlunu bağrına bastı. Bütün benliğiyle ona babalık sevgisini iletmek istemişti. Oğlunu öperken ağzından hep aynı sözler dökülüyordu:
📖 Sayfa 157 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
"İnsan ol, oğlum! Nereye gidersen git, insanlığını yitirme! Her zaman insan olarak kal!"
Onun hakkında ne düşünürlerdi? Kendi kendisine karşı sonra nasıl hesap verirdi?
📖 Sayfa 152 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
"Ayıp olmaz mı? Utandırmayalım çocuğu?"
"Utanacak ne var bunda?"
"Kime ne bundan canım? Kimi ilgilendirir onun ne yaptığı? Burada onu kim tanır?"
"O kendini tanıyor ya, siz ona bakın."
Ama umutsuzluğa kapılmak da
📖 Sayfa 94 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
olmazdı. Düşünceye dek dik duracaktım ayakta.
"Haydi, Serko, aslan atım benim, kıpırdan biraz!" diye bağırdım. "Kara kara düşünmenin sırası değil. İkimizi de iş bekliyor..."
Her şey bir yana, şu Abakir'in bana diş bilemesinin nedenini anlamıyordum. Adam bana iyice takmıştı. Fakat burada beni bekleyen doğa koşullarını önceden biliyor olsam, her şeyi göze alır, gene de gelirdim. Çünkü gönül eğlendirmeye gelmiyordum buraya. Ne yazık ki, ne çeşit insanlarla düşüp kalkacağım hiç aklıma gelmemişti. "İnsanlar her yerde aynıdır," diyordum.
📖 Sayfa 86 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
...Yolumuz Arıs yolları,
📖 Sayfa 23 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
Gözümüzü senden alamıyoruz, Ala Dağ!..
Mavi beyaz karların
Bizi yad ellere uğurluyor...

Bir çobanın kızı olan Seyde geçen yıl gelin geldiğinde kocası evini bitirmemişti daha. Duvarları balçıkla sıvanmadan, badanası yapılmadan, damına kil atılmadan duruyordu. Ah, o günler bir daha geriye gelecek miydi? Evlerini yavaş yavaş tamamlarlar, belki de Seyde küçücük mutluluğunun sıcağıyla yavaş yavaş ısınırdı. Hatırına geldikçe içi burkuluyordu
📖 Sayfa 12 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
"Zor, karşısında yenik düşerseniz zordur. Oysa hep daha ötesini hayal edenler kazanır nihayetinde!"
Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
İnsan bir işi severek yaparsa, eskisini bitirdikten sonra yenisine başlamak büyük zevk verir.
📖 Sayfa 127 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
Yeni başladığım bir iş bana çoşku verir; yeniliğiyle,tazeliğiyle sanki beni kanatlarına bindirip götürürdü.
📖 Sayfa 127 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
Vaktin dar olması dolayısıyla, Cordon doğru dürüst görüşememişti oğluyla. Bu öyle bir zamandı ki, iki insan ne kadar konuşurlarsa konuşsunlar gene de birbirlerine söylemedikleri birçok şey kalırdı. İnsanların içinde yığınla biriken duyguların hepsini anlatıp bitirmeye kimin gücü yetebilirdi ki!..
📖 Sayfa 149 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
"Benim ona ağladığım yok. İnanmış, umut beslemiştim.Oysa inanılacak, umut bağlanacak bir adam değilmiş."
📖 Sayfa 133 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
Geceleyin nasıl çalıştığımı sormaması çok hoşuma gitti Başkalarının acıdığını görmek her zaman iyi bir şey değildir
📖 Sayfa 110 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
"Bak Totoy, gün gelir, ağacın meyvesi değil, odunu bile işe yarar," dedi.
📖 Sayfa 35 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
Birkaç gün sonra ölümle burun buruna gelecek delikanlılar gürültü patırtı arasında birbirleriyle şakalaşıp şarkı söylüyorlardı. Onları böyle birbirlerine yaklaştıran işte bu ölüm ayrılığıydı. Delikanlıların kendilerinden çok köyde kalanları düşünmeleri, vedalaşırken onlara sağlık, mutluluk dilemeleri geride kalanları canevinden vuruyor; gidenler için ellerinden geleni yapmaya zorluyordu.
📖 Sayfa 21 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
Sıra duvarları sıvamaya geldiğinde savaş patladı. Sonun da çamuru duvarların iç yüzlerine sıvayıverdiler, tam o sırada gençler askere çağrılmaya başlandı.
📖 Sayfa 13 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
O günü hiçbir zaman unutamayacaktı, daha dün olmuş gibi ayrılığın acısı taptaze duruyordu yüreğinde.
"Yetişir artık! Şunun suratına bak! Çamur içinde neye benzediğini biliyor musun?"
📖 Sayfa 13 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
"Önce sen kendi suratına bak!"
Seyde ağacın dibine bıraktığı ceketinin cebinden yuvarlak, küçük aynasını çıkarır; kocasından utandığı için sırtını ona dönerek, çamura bulanmış, kızarık yüzünü hayran hayran seyrederdi. Güzelliği bozan bir şey değildi ki çamur, yıkanınca çıkıverirdi. Seyde aynadaki görüntüsüne katıla katıla gülerdi. Çok mutluydu. Çamura filan aldırdığı yoktu.
At da çalışkandır ama yalnız insanoğlu ruh taşır. İçinde ruh taşıdığı sürece de çalışmaktansa zevk alır, yaptığı işin bir anlamı olur…
📖 Sayfa 133 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
Okulda okurken temiz bir sayfaya yazı yazmaktan çok hoşlanırdım.Sabahleyin kalkıp kimse çiğnemeden taze karda ayak izlerimi bırakmak beni son derece sevindirirdi. Baharda dağ yamaçlarına çıkıp kimsenin görmediği dağ laleleri toplamaya bayılırdım.
📖 Sayfa 127 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
Bomboş görünen Anarhay bozkırı bütün soğukluğuyla uzanıyordu önümde. Dereler, tepeler, düzlükler öyle benziyorlardı ki birbirlerine, insanın içine bıkkınlık çöküyordu. Bu ölgün, ruhsuz genişliği Tanrı ne diye yaratmıştı? İçimde taşıdığım eziklik, güceniklikle ne diye bu bozaran kırları arşınlayarak; acı pelinlerin örttüğü bu uçsuz bucaksız tepeciklere gidip gelecektim? Nereye baksam uzayıp giden bir çöl! Însanoğlu ta buralarda ne arıyordu? Toprak kıtlığı mı vardı yeryüzünde? Sabahki düşlerim şimdi gülünç derecede saçma görünüyordu.
📖 Sayfa 100 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
Aralarındaki boşluk gittikçe kapanıyordu. İşte birbirlerine iyice yaklaştılar, yüz yüze geldiler. Adam ilk anda tanıyamadı karısını. Karşısında, yabancı, tanıyamadığı biri vardı. Başı açık, saçları ağarmış, oğlunu sımsıkı göğsüne bastırmış, korkusuzca duran bir kadın!.. O zaman İsmail, onun, üzüntüsünün büyüklüğüyle çok çok yükseklere, erişilmezliğe yücelmiş biri olduğunu anladı. O kadının karşısında kendisi güçsüz, zavallı bir varlıktan başkası değildi.
📖 Sayfa 68 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
İsmail sendeledi, tüfeğini onlara doğru koşan askerlerin önüne fırlattı, ellerini kaldırdı.
Gözleri ağlamaktan kızarmış kadınlar, çocuklar bir tümseğin üstüne çıkarak arabalar gözden silininceye dek bekler, sonra sessizce dağılırlardı. Peki sonrası? Sonunda onları ne bekliyordu? Askerler savaştan dönecekler miydi?..
📖 Sayfa 12 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
"Yürüyordum durmaksızın. Önümde ne yol vardı, ne iz..."
Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
Şunu hiç aklından çıkarma: Kimse kimsenin düşünmesine, içinde bir şeyler hissetmesine, düş kurmasına engel olamaz! İnsanlar hayvanlardan, düş kurma yetenekleriyle ayrılırlar.
📖 Sayfa 122 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
İçini çekerek öyle derin derin hıçkırdı ki, sesinden koca bozkır çınladı.
📖 Sayfa 133 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
'Çalışkan bir delikanlı,' diye düşündüm, içindeki kötülüğün gitmesini bekledim. İyiliğimle, sevgimle ruhunu diriltmeye çalıştım. Oysa Abakir bunları anlayacak biri değilmiş. At da çalışkandır ama yalnız insanoğlu ruh taşır. İçinde ruh taşıdığı sürece de çalışmaktan zevk alır, yaptığı işin bir anlamı olur... Oysa Abakir bilmedi bunu. Hayvan gibi geldi, öylece de gitti buradan. Ah, utanç verici bir durum! Üstelik kendimi nasıl da küçük düşürdüm!"

"Söylemesi benden. O kızı aklına hiç getirmesen iyi edersin."
📖 Sayfa 122 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
Bu, kendisinin dışındaki her şeye duyduğu kinle gözü dönmüş, haddini bilmez adama acımaktan başka bir şey gelmedi içimden. Hiç istifimi bozmadan:
"Sen yaşını başını almış bir adamsın," dedim. "Arada bir doğru laflar ediyorsun ama bunları düşünmeden, körü körüne söylediğin belli. Şunu hiç aklından çıkarma: Kimse kimsenin düşünmesine, içinde bir şeyler hissetmesine, düş kurmasına engel olamaz! İnsanlar hayvanlardan, düş kurma yetenekleriyle ayrılırlar."
Ey Anarhay! Ey engin bozkır! Niçin susuyor, neler düşlüyorsun? Geçmiş çağlardan neler gizliyor, gelecek günlere neler götürüyorsun?
📖 Sayfa 96 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
Bu arada ufuktaki akımsı sisler arasından güneşin ucu göründü. Güneş sanki Anarhay bozkırını enine boyuna kucaklamaktan korkuyormuş gibi pek geç davranmıştı o sabah. Ucu göründükten sonra da yavaş yavaş yükselmeye başladı. Bozkırda sabah güneşinin doğuşundan daha güzel ne olabilir? Şurasında burasında yeşilimsi, sarımsı lekeler görünen koca bir deniz, mavi dalgalarıyla çalkalanırken birdenbire donup kalmış gibiydi.
📖 Sayfa 96 · Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov
Sıkça Sorulan Sorular
Yüz Yüze - Oğulla Görüşme kimin eseridir?
Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, Cengiz Aytmatov tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2017'de yayımlanmıştır.
Yüz Yüze - Oğulla Görüşme kaç sayfadır?
Yüz Yüze - Oğulla Görüşme, 157 sayfadır (Nora Kitap baskısı).
Yüz Yüze - Oğulla Görüşme'nin en ünlü sözü nedir?
“İnsan bir işi severek yaparsa, eskisini bitirdikten sonra yenisine başlamak büyük zevk verir. Okulda okurken temiz bir sayfaya yazı yazmaktan çok hoşlanırdım. Sabahleyin kalkıp kimse çiğnemeden taze karda ayak izlerimi bırakmak beni son derece sevindirirdi. Baharda dağ yamaçlarına çıkıp kimsenin görmediği laleleri toplamaya bayılırdım. Yeni başladığım bir iş bana coşku verir; yeniliğiyle, tazeliğiyle sanki beni kanatlarına bindirip götürürdü. Anarhay'da da öyle oldu. Pulluğun açtığı ilk iz yeni başladığım bir sayfanın, ayak basılmamış taze karın, dokunulmamış lalelerin sevincini verdi bana.”