
Ted Hughes'in kaleme aldığı Doğumgünü Mektupları, hikmetli sözleriyle okurların sıkça başvurduğu bir eserdir. İlk kez 2013'te yayımlanmıştır. Eserden akılda kalan bölümleri, beğeni sırasına göre aşağıya derledik.
Doğumgünü Mektupları'dan En Beğenilen Alıntılar
Kitaptan en etkileyici sözleri sizin için derledik; ama yine de en etkili söz, sizin beğendiğinizdir.
Okyanus kadar derindin,
Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Dolup taşıyordun Tanrı'yla..
Benim yerime becerikli bir büyücü olsaydı,
📖 Sayfa 25 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Seni elleriyle havada yakalayıp
Bir elinden ötekine aktara aktara soğutabilir
Ve tanrısız, mutlu, sakin kılabilirdi sonunda.
Bense
Bir tutam saçını, yüzüğünü, saatini, geceliğini kurtarabildim kurtara kurtara
Tek ulusal sanatımız - depresyonist!
📖 Sayfa 159 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Eşlik ediyordum
📖 Sayfa 84 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Her adımına o uykuda
Senin uyanmaya çalıştığın
Saçlarının üşüştüğü şakakların
📖 Sayfa 20 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Duyarlı noktaydı.
Birisi teller bağladı sana.
Birisi kaldırdı şalteri.
Büyük bir patlamayla
Yıldırımı indirdiler kafatasının içine.
İlaçla temizlenmiş önlükler içinde, rengi gitmiş yüzlerle
Dolandılar çevrende
Kayışların altında nasıl olduğunu görmek için.
Bakmak için dişlerinin kırılıp kırılmadığına.
Derece derece işaretlenmiş şalterin üstündeki el
Dünyama her hünerini gösterttim sana,
Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
İnanamayan bir sevinçle baktın hepsine..
Bulmayı bekleyerek trenden indiğimde
📖 Sayfa 38 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Sanki ölmüş de yeniden dirilmişim gibi
O an anladım
Bir mucize olmanın nasıl bir şey olduğunu.
El değmemiş çocukluğun, Cennetin
📖 Sayfa 186 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
İspanya uyanmaya çalıştığın
📖 Sayfa 46 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Ama uyanamadığın şeydi.
Dize getirmek istemiştin beni
📖 Sayfa 23 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Böylesine hayat dolu oluşunla.
Uykun kanlı bir mabeddi sanki.
📖 Sayfa 146 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Mahkûmlar gibiydik, gerçek hayatımız Zorunlu olarak ertelenmişti, gerçek Dünya ve kişiliğimizle birlikte.
📖 Sayfa 13 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Yazarlar
📖 Sayfa 66 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Zavallı insanlardı. Gerçeklerden saklanıp Kurmaca dünyalar yaratan.
Acınası bir imgelem yoksunluğu belirtisi gibi duruyordu.
📖 Sayfa 99 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Isıtıyordu Sırça Fanusu'nun her köşesini
📖 Sayfa 57 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Uyuşturucu bir gaz sobası.
Ama aynı zamanda memnundun ellerini ısıtmaktan
Kâğıtlarının üstüne koyduğun, ailenden yadigâr cam ağırlığın

Boyadığın her şeyi beyaza boyardın
📖 Sayfa 198 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Sonra güller serperdin üzerine
Denize bakıyordum, kendimi alabildiğine yalnız
📖 Sayfa 108 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
hissedebilmek,
Salt kendim hissedebilmek için, keskin kenarlarımla -
Ben ve deniz birlikte bomboş bir sayfa,
Ufuk boyunca uzanan o saydam perdeden geri dönen
Ayakizlerim
Yepyeni bir başlangıç olabilirmiş gibi.
Ve bir tavşan tuzağı çıktı karşıma.
📖 Sayfa 150 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Parlak bakır telleri, kahverengi ipiyle bir insan ürünü,
Yeni kurulduğu belliydi. Tek bir söz etmeden,
Koparıp ağaçların arasına fırlattın tuzağı.
'Katiller!'
Diye bağırıyordun. Tavşanlarla ilgisi olmayan
Bir öfkeyle ağlıyordun. Kapısı kilitli bir odada
Oksijensiz kalmış gibiydin;
Anlamak bir yana,
Bulamıyor, hatta duyamıyordum seni.
O tuzaklarda
Bir şey yakalamıştın.
Benim içimde bir şey miydi yakaladığın,
Geceye ait ve benim bile bilmediğim? Yoksa
Kendi benliğin miydi, ölüme mahkûm, işkence çeken,
Ağlayan, boğulan benliğin? Hangisiyse bunların
Kılavuz bulmak başka şey.
📖 Sayfa 89 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Onu izlemek başka.
Gördüm kahveni yudumlarken yüreğini kavrayanın
📖 Sayfa 74 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Seni çoktan bir kez öldürmüş korkular olduğunu.
Bir mezara bakar gibi. 'Yardım et bana,' diye fısıldıyordun,
📖 Sayfa 53 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
'yardım et bana.'
Ama tabii gün be gün belirtmişlerdi sana
📖 Sayfa 35 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Denediğin her şeye karşı duydukları horgörüyü
Neden takılıp kalmak zorundayım, bilmem ki?
📖 Sayfa 62 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Kesip atardım çürük bir dal gibi kolumu
Hafızam gibi o da bana ihanet etse.
Yürekte olan şey olur öylece.
📖 Sayfa 77 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Hiç bitmeyecek karanlık tarafından
📖 Sayfa 52 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
yanağındaki yara izi söyledi bana - Gizli adını söyler ya da bir parola verir gibi - Nasıl kendini öldürmeye çalıştığını
📖 Sayfa 32 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Kurtulamayacak kadar ölümlüydü hepsi.
📖 Sayfa 24 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Gördüğüm ilk şiirindi.
📖 Sayfa 12 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Yazdığın tek şiirdi,
Bir yabancı olarak bakıp sevmediğim.
Cılız ve güçsüz gelmişti, dizeleri soğuk.
Bir kapan teoremi gibiydi, kurbanını ezmeye hazır bir kapan.
Bunu görmüştüm. Ve kapanın açık ve boş durduğunu.
İlgimi çekmemişti. Kıpırdanan bir belirti görememiştim
İçinde. O günlerde her işaretten
Benden yana olumlu bir kehanet
Zorlayıp çıkarmaktı âdetim.
Dolayısıyla her şey gözümden kaçtı
Kızın cehenneminde. Ay
📖 Sayfa 49 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Ciddiye alır bu tür şeyleri -
Hem
📖 Sayfa 39 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Doğal bir olay, hem bir mucizeydi bu, bir işaret
Kanıtlayan her şeyi,
Kanıtlanmasını istediğin.
Böylelikle büyük umutsuzluğun,
Panik içinde katedişin

Bir sen varsın gülümsemeyen, bir de ben.
📖 Sayfa 192 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Çok geç
📖 Sayfa 195 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Kurtarmak için onu eski haliyle.
Düştüğü yerde gömdüm onu
Mucize gerçekleşmezse sana kalacak seçenek:
📖 Sayfa 16 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Düşünmeye dayanamadığın eski umutsuzlukla yeni bir büyük acının
Birleşip bildiğin cehennemi oluşturması.
O Eylül. Hoşgeldin demek için bekliyorlardı sanki!
📖 Sayfa 129 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Ve hayatım
📖 Sayfa 33 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Sonsuza dek çıkmaya çalışmak o artık taş olan merdivenlerden
O artık kırmızı olan kapıya doğru,
Senin kendin olarak açacağın
Hâlâ konuşmaya vakit varken.
Ve gülümsemeni.O abartılmış Amerikan gülümsemeni,Fotoğraf makinelerine, jürilere, yabancılara, tüm korktuklarına çevirdiğin.
📖 Sayfa 11 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Ne kadar karşı gelsem ve dirensem de,
📖 Sayfa 153 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Selinin altında kaldım
Bir baraj yıkılmış gibi gelen
Yeni mitolojinin.
Ayaklarıma fırlattın kendini beni düşürmek için.
Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Düşürdün ve ölüp kaldın. Bir an içinde oldu her şey.
Neden ünlü olmayı isteyesin ki?
📖 Sayfa 62 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Göremiyor musun her şeyi mahvedeceğini ünün?
Ailenden yadigâr mıydı
Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
o gözler
Böyle olur işte. Korkularımız
📖 Sayfa 99 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Daha akıllıdır bizden, daha ileri görüşlü
senden ayırdı seni, kanayan kendinden kendine ulaşmanı sağladı, seni avutarak.
📖 Sayfa 115 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
'Kurtlar geliyor diye
📖 Sayfa 54 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
bağırma.
Yoksa anlayamam, duymam
İşler gerçekten kötü gittiğinde.'
O günlerde her işaretten
📖 Sayfa 12 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Benden yana olumlu bir kehanet
Zorlayıp çıkarmaktı âdetim.
Dolayısıyla her şey gözümden kaçtı
Tanrılar gibiydik, onlar kadar ciddiyet ve sadakatten uzak,
📖 Sayfa 13 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Kaprislerimize dayanarak yazdığımız bir oyundu her şey.

Evin geri kalanıyla ilgisi yoktu kızın
📖 Sayfa 29 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Piyesteki rolünü oynamaktan başka.
Nasıl nergis topladığımızı anımsar mısın?
📖 Sayfa 132 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Başka anımsayan yok, ama anımsıyorum ben.
Kucak dolusu çiçek getirmişti kızın, heyecanlı, mutlu,
Yardım etmişti hasadımıza. Unutmuş ama.
Seni bile anımsamıyor.
Öyle yoğun ki alamıyorum gözlerimi!
📖 Sayfa 111 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
sözlerden elinde kalan kırıntılar mıydı şiirlerin?
📖 Sayfa 146 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Tanrılar gibiydik, onlar kadar ciddiyet ve sadakatten uzak
Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Kaprislerimize dayanarak yazdığımız bir oyundu her şey.
Buydu işte eğitimimiz.
Dünya.
Ve bu patlamanın nasıl acı vereceği
Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Yalnız bir dehşet düşü değil, ince bir ter tabakası da
Birden insanın derisini kaplayan, gerilip hazırlanması sinirlerin
Çoktan olup bitmiş bir şeye.
inatla sürdürmüştün çizmeyi, ayrıntıları tek tek yakalayarak
📖 Sayfa 51 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Bütün sahneyi kâğıda hapsedene kadar.
Şimdi de duruyor işte burada. Sonsuza kadar kurtarmışsın
Bu kayıt dışında tümüyle kaybolmuş sabahımızı.
Bir kez daha gördüm dünyamı senin gözlerinle.
Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Düşler değil, sabit yıldızlardır, demiştim ben, hayatı yönlendiren.
📖 Sayfa 123 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
"düşünmeye dayanamadığın eski umutsuzlukla yeni bir büyük acının birleşip bildiğin cehennemi oluşturması."
📖 Sayfa 16 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
O günlerde her işaretten
📖 Sayfa 12 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Benden yana olumlu bir kehanet
Zorlayıp çıkarmaktı âdetim.
Boşluğunun içinde.
📖 Sayfa 188 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Düşlerin boştu.
Yazı masanda başını eğip ağlıyordun
Oluşmamakta direnen hikâye yüzünden,
Ağlar gibi bir duaya,
Bir türlü edilemeyen
Olmayan bir Tanrıya. Korkunç bir sese sahip
Ölü bir Tanrıya.
Noktalara dönüştürmüştük
📖 Sayfa 105 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
kendimizi
Kalbimin her atışı bir zar atışı gibi,
📖 Sayfa 129 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Tıkırtısı gibi Rus ruletinin.
Her şeyin üstüne çizdiğin kalpler
📖 Sayfa 168 · Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes
Kaldı geriye paniğinin kaçarken bıraktığı izler gibi.
Bir yaradan damlayanlar gibi.
Sıkça Sorulan Sorular
Doğumgünü Mektupları kimin eseridir?
Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2013'te yayımlanmıştır. Türkçeye Roni Margulies, Şavkar Altınel çevirmiştir.
Doğumgünü Mektupları kaç sayfadır?
Doğumgünü Mektupları, 200 sayfadır (Yapı Kredi Yayınları baskısı).
Doğumgünü Mektupları'nın en ünlü sözü nedir?
“Okyanus kadar derindin, Dolup taşıyordun Tanrı'yla..”