CANLI

Ey Türk Uyan! — Mehmet Emin Yurdakul'un Şiir Üzerine Anlamlı Sözler

Ey Türk Uyan! - Mehmet Emin Yurdakul kitap alıntıları ve sözleri

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul'un 16 sayfalık eseridir. Kitabın en beğenilen satırları, sayfa bilgileriyle birlikte burada.

Yazar:Mehmet Emin Yurdakul
Yayınevi:Serdengeçti Neşriyatı
Sayfa Sayısı:16
Dil:Türkçe
Okuma Süresi:27 dk.
Türler:Edebiyat, Şiir

Ey Türk Uyan!'dan En Beğenilen Alıntılar

❝

Ben bir Türküm
Dinim cinsim uludur

❞

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Sen kanınla yazdırdığın o tarihi ne yaptın?

📖 Sayfa 7 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Haydi yürü! Medeniyet şeref, şan,
Hür alnında millî rüya görerek!
Yüz milyon Türk, eski yeni Türkistan,
Bütün dünya ve istikbal hep senin.

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Sen bunları düşün, titre, hiddetlen;
Hangi ırktan olduğunu hatırla;
Bir boğucu deniz gibi kuvvetlen;
Ve kendini inkılâba hazırla!...

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Unutma ki en acıklı bir figan
Bir kırlangıç kuşu kadar gidemez,
Seni filden daha güçlü yaratan
Senden asla dilencilik istemez.

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Sen de kanlı meydanda Bir yakıcı ateştin;
Lâkin başka zamanda Isıtıcı güneştin.

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Sen Tanrının mihrabına git eğil
Turan için dua eyle, yemin et;
Demirleri, ateşleri aziz bil,
Yüreğine intikamla kin öğret.

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Ey Türk ırkı, ey demir ve ateşin evlâdı,
Ey binlerce yurt kuran, ey yüzlerce taç giyen!
Ey dünyaya efendi olmak için doğan sen!
Tanrı senin alnına bir kara baht yazmadı.

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Artık uyan, bu hayattan yüz çevir,
Tarihine, ecdadına sadık kal;
O cihangir Türklüğünü ele al,
Yine bugün kurmak için yık, devir.

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

“Artık uyan! Necat günü gelmiştir;
Şu Türklüğü felaketten kurtarmak,
Onu yine selâmete çıkarmak
Senin için en mübarek bir iştir.”

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Ben bir Türküm dinim cinsim uludur
Sinem, özüm ateş ile doludur.

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

“Tahtlar yıktın; lâkin sen mihraplara kol gerdin;
Taçlar aldın! lâkin sen milletlere hak verdin.
Sen de kanlı meydanda
Bir yakıcı ateştin;
Lâkin başka zamanda
Isıtıcı güneştin.”

📖 Sayfa 4 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Ey Türk ırkı, ey demir ve ateşin evlâdı,
Ey binlerce yurt kuran, ey yüzlerce taç giyen!
Ey dünyaya efendi olmak için doğan sen!
Tanrı senin alnına bir kara baht yazmadı.
Ey milletim! Sen bundan tam beş bin yıl evvel
Altaylarda yaşarken,
Tanrın sana dedi ki: «Ey Türk ırkı bu yerden
Güneşlere süzülen kartal gibi uç, yüksel!
Senin her bir kuvveti râm edici ellerin
Bütün mağrur başlara yıldırımlar saçacak;
Sana Çin'in, İran'ın, Hind'in, Mısır'ın, her yerin
Er isteyen tahtları kollarını açacak.»
Sen bu sesin önünde rüzgâr gibi dolaştın;
Sert yelesi dikilen arslan gibi savaştın

📖 Sayfa 3 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Elvermez mi, bu sefâlet, bu zillet?
Ecdadının kemikleri bugün bak,
Hakaretler içersinde inliyor;
Her köyünde tütmez olmuş bir ocak Ayağının seslerini dinliyor.
İster misin, son tahtın da yıkılsın?
Son yurda da kanlı mezar yazılsın!
Hâbe'ne de istavrozlar asılsın?
Son nesle de mel'un zencir takılsın?
Sen bunları düşün, titre, hiddetlen
Hangi ırktan olduğunu hatırla

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Artık uyan, bu hayattan yüz çevir,
Tarihine, ecdadına sadık kal;
O cihangir Türklüğünü ele al

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Bugün senin her tarafta çırpınıyor feryadın,
Tanınmıyor Tanrın, dinin, yıkılıyor mihrabın;
Çiğneniyor ırzın, hakkın; yakılıyor kitabın,
Boğuluyor dilin, duygun, horlanıyor Türk adın!
Şu yurt ki kefen gibi soğuk yaslı gölgeler Saçan kanlı paçavralar birer düşman bayrağı,
Kardeş sesler işitilen bu talihsiz ülkeler Şu saatte birer cellât hükümetin toprağı.

📖 Sayfa 6 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Diyecek ki: «Ey düzenci insanlar!
Ey kanları sülük gibi emenler!
Ey hakları timsah gibi yutanlar!
Ey tahtları, tarihleri gömenler!
Artık gidin! saçtığınız zehirli Nifakları başka yerde doğurun!
Bu pâk yere soktuzunuz o kirli Zevkinizi başka yerde doyurun.
S'izin olsun medeniyet dediğiniz vahşetler

📖 Sayfa 14 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

''Hangi ırktan olduğunu hatırla!''

📖 Sayfa 9 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

“Hayır hayır hiçbir vakit düşmek, ölmek sayılmaz.
Bu dünyada kalplerini kaybedenler ayılmaz!
İnsaniyet bunlar için karaları bağlasın,
Halbuki sen yine bugün diri, sağlam bir ırksın!”

📖 Sayfa 8 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Sus ağlama, harabenden kalk, doğrul!
Kaldır solgun felâketli başını,
Lâkin akla gelir miydi bu saltanat otağı
Böyle viran olacak da iniltiler gelecek!

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Sahibine kavuşmaktan mahrumsun!
İntikamlar, istibdatlar, hainlikler hep ;sana,
Nankörlerden zulüm gören sen, bahtsız Türk ırkına

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Ey milletim! Sen bundan tam beşbin yıl evvel
Altaylarda yaşarken,
Tanrın sana dedi ki: "Ey Türk ırkı bu yerden
Güneşlere süzülen kartal gibi uç, yüksel!
Senin her bir kuvveti râm edici ellerin
Bütün mağrur başlara yıldırımlar saçacak..."

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Türk ananın pak sütüyle büyüyen
Felakete soğuk kanla gülendir.
En kuvvetli bir Turanlı gözünden
Kin, intikam yaşlarını silendir.
...

📖 Sayfa 9 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

“Ben bir Türk’üm dinim cinsim uludur
Sinem, özüm ateş ile doludur.”

📖 Sayfa 3 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Artık uyan!
Şu Türklüğü felaketten kurtarmak,
Onu yine selamete çıkarmak,
Senin içim em mübarek iştir.
...

📖 Sayfa 15 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

“Ah ne oldun? O göğsünde çırpınan
Polat kalbin yaşamaktan kaldı mı?
Sana ateş, alev veren asîl kan
Artık bugün bir irinli pıhtı mı?
Felâketli zalim yıllar senin de
Dinç ruhunu yıprattı mı, ezdi mi?
Vakur gönlün şu dünyanın içinde
Artık necat ümidini kesti mi?”

📖 Sayfa 8 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Ah ne oldun? O göğsünde çırpınan
Polat kalbin yaşamaktan kaldı mı?
Sana ateş, alev veren asîl kan
Artık bugün bir irinli pıhtı mı?
Felaketli zalim yıllar senin de
Dinç ruhunu yıprattı mı, ezdi mi?
Vakur gönlün şu dünyanın içinde
Artık necat ümidini kesti mi?
Hep gençlerin cenaze mi, beşiklerin hep tabut mu?
Bugün senin ölün müdür uyuduğun bu uyku?

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Zâlimine karşı ancak kin duyar!
Bu kin ona bir leş dolu uçurum
Ve bir yığın kıvılcımlı kül saklar.
Bunlardır ki iki şeyden birisini seçerler:
Za rüyayı fethederler, yahut candan geçerler.

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Ey Türk ırkı, ey demir ve ateşin evlâdı,
Ey binlerce yurt kuran, ey yüzlerce taç giyen!
Ey dünyaya efendi olmak için doğan sen!
Tanrı senin adına bir kara baht yazmadı.

📖 Sayfa 5 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Bugün senin her tarafta çırpınıyor feryadın,
Tanınmıyor Tanrın, dinin, yıkılıyor mihrabın;
Çiğneniyor ırzın, hakkın; yakılıyor kitabın,
Boğuluyor dilin, duygun, horlanıyor Türk adın!

📖 Sayfa 6 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Türk ananın pâk südüyle büyüyen
Felakete soğuk kanla gülendir.
En kuvvetli bir Turanlı gözünden
Kin, intikam yaşlarını silendir.
Beklediğin daha hangi musibet?
Elvermez mi bağrındaki yaralar?
Elvermez mi alnındaki kararlar?
Elvermez mi, bu sefalet, bu zillet?
Ecdâdının kemikleri bugün bak,
Hakaretler içersinde inliyor;
Her köyünde tütmez olmuş bir ocak
Ayağının seslerini dinliyor.
İster misin, son tahtın da yıkılsın?

Son yurda da kanlı mezar yazılsın!
Hâbe'ne de istavrozlar asılsın?
Son nesle de mel'un zencir takılsın?
Sen bunları düşün, titre, hiddetlen;
Hangi ırktan olduğunu hatırla...

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Ölülere mezarlardan başlarını kaldırtan,
Dirilere gökten ateş, yerden demir aldırtan
Rüyaların yurtlarını yükselttiren sur budur.

📖 Sayfa 12 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Her müslüman memleketi yaşatmaya memursun.
Artık uyan! Necat günü gelmiştir;
Şu Türklüğü felâketten kurtarmak,

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Hayır hayır hiçbir vakit düşmek, ölmek sayılmaz.
Bu dünyada kalplerini kaybedenler ayılmaz!
İnsaniyet bunlar için karalar bağlasın,
Halbuki sen yine bugün diri, sağlam bir ırksın!
Hain eller yalnız senin gül yüzünü soldurdu
O yaralı vicdanına kara yaslar doldurdu.
Fakat senin yüreğinin ateşleri sönmedi,
Bunlar buzlu topraktaki sıcak kuvvet gibidir;
Bu kuvvette her ümidin çiçekleri yeşerir.
...

📖 Sayfa 8 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Bil ki senin o sönmiyen Türk dehan Yeni tahtlar, yeni yurtlar kuracak;
Son asrında Turan'm yaratmak,
İşte işenin genç neslinden umulan!
Haydi yürü! Medeniyet şeref, şan,
Hür alnında millî rüya görerek!
Yüz milyon Türk, eski yeni Türkistan,
Bütün düya ve istikbal hep senin.

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Nasıl büyük bir millet olduğunu anlatır;
Bu illerin her taşı, her duvarı Turan'ın Yaşadığı şerefli asırları parlatır.
Gösterir ki medenî olmadığın yalandır;
Sana yalnız «demir el» denilmesi bühtandır.

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

“Bilir misin ağlıyacak kimlerdir?
Kara bahta boyun eğen bir sefil,
Zalimini affeyleyen bir zelil,
Zincirini sürükliyen bir esir!..”

📖 Sayfa 9 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

İlk erleri tanıyan
Buzlu Alpler, Kafkaslar..
Tuğfanlarla çağlayan
Coşkun Niller, Araslar
Senin gibi bir yiğit ve bir ulu milleti
Hiçbir zaman görmedi

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

EY TÜRK UYAN!

Ey Türk ırkı, ey demir ve ateşin evlâdı,
Ey binlerce yurt kuran, ey yüzlerce taç giyen!
Ey dünyaya efendi olmak için doğan sen!
Tanrı senin alnına bir kara baht yazmadı.

📖 Sayfa 3 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Artık uyan, bu hayattan yüz çevir,
Tarihine, ecdadına sadık kal;
O cihangir Türklüğünü ele al,
Yine bugün kurmak için yık, devir.
Bir şâir ol, milliyeti dalgalat,
Bir asker ol, silâhını tak kuşan,
Bir âlim ol, hakikati parıldat!

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

''Bil ki senin o sönmeyen Türk dehan
Yeni tahtlar, yen, yurtlar kuracak;
Son asrında Turan'ı yaratmak,
İşte senin genç neslinden umulan!
Haydi yürü! Medeniyet, şeref, şan,
Hür alnında millî rüya görerek!
Yüz milyon Türk, eski yeni Türkistan,
Bütün dünya ve istikbal hep senin!

📖 Sayfa 16 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Hayır hayır hiçbir vakit düşmek, ölmek sayılmaz.
Bu dünyada kalplerini kaybedenler ayılmaz!
İnsaniyet bunlar için karaları bağlasın,
Halbuki sen yine bugün diri, sağlam bir ırksın!
Hain eller senin yalnız gül yüzünü soldurdu
O yaralı vicdanına kara yaslar doldurdu.
Fakat senin yüreğinin ateşleri sönmedi,
Bunlar buzlu topraktaki sıcak kuvvet gibidir;
Bu kuvvette her ümidin çiçekleri yeşerir,
Senin gibi tek kılınçla tahtlar kuran milleti.
Bir imanlı kahramanın yine cana getirir.

📖 Sayfa 8 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Tahtlar yıktın; lâkin sen mihraplara kol gerdin; Taçlar aldın! lâkin sen milletlere hak verdin.

📖 Sayfa 4 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Yedi büyük denizin üzerinde her liman
Türk metaı yüklemiş vagonlarla dolacak. İstanbul'un: Bir yüce siyasetin merkezi,
Şarkın yeni Berlin'i, Viyana'sı, Paris'i Londra'sı olarak,
Garba hüküm sürecek.
Türk ve İslâm her toprak
Mes'ut günler görecek.

Hakanının buyruğu Şarkı, Garbı saracak
Ve kalemi dünyaya yeni baht yazacak.

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Tanrın sana dedi ki: «Ey Türk ırkı bu yerden Güneşlere süzülen kartal gibi uç, yüksel!
Senin her bir kuvveti râm edici ellerin
Bütün mağrur başlara yıldırımlar saçacak;
Sana Çin'in, İran'ın, Hind'in, Mısır'ın, her yerin Er isteyen tahtları kollarını açacak.»

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Zirâ, zencir altındaki her mazlûm
Zâlimine karşı ancak kin duyar!
Bu kin ona bir leş dolu uçurum
Ve bir yığın kıvılcımlı kül saklar.
Bunlardır ki iki şeyden birisini seçerler:
Ya rüyayı fethederler, yahut candan geçerler.

📖 Sayfa 15 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Bugün de mi fikirlere, ağızlara kelepçe?
Bugün de mi hürriyete, adâlete işkence;
Bugün de mi eli kalem tutanlara zindanlar? Bugün de mi eserlere külhanlar?
Demek, millet bugün dahi keyfe kurban olacak!

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

"Ezgi koydum, ahlarla, figanlarla Türk şiirine
Öz dilimle haykırdım " Ey milletim, uyan! " diye
Viran yurdun dolaştım, bir şehrinden bir şehrine
Saç ve sakal ağarttım ben de "Vatan, vatan! " diye.

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Sen istersen Tuna'nın kaynağından Çin'e dek.
Altay, Kıpçak, Sibirya, Azerbaycan, Harzem, Gazne, Hive, Buhara
Her yer senin o eski sınırına girecek.
Osman ile Nâdir'in, İlhan ile Babür'ün kardaş olan milleti bir rüyaya tapacak. Milyonlarca o asîl, o ateşli kalplerin Hepsi Türklük aşkıyla tek kalp gibi çarpacak.
O vefalı Kırgızlar, alın terli Tatarlar,
Sert bakışlı Tonguzlar, güzel yüzlü Macarlar
Soğuk sıcak çöllerden,
Yakın uzak illerden,
Mavi yeşil göllerden,
Tepelerden, bellerden
Akın akın gelerek tahtına baş eğecek, «Kutlu olsun!» diyecek.

📖 Sayfa 11 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Zirâ, kalpler demirleri, taşları,
Ateşleri eritecek kuvvettir.

📖 Sayfa 15 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Türk ananın pâk südüyle büyüyen
Felâkete soğuk kanla gülendir

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Bugün sana yabancı melez gelen öz dilin,
Herşeyini, Türklüğün vicdanından alacak.

📖 Sayfa 11 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Artık uyan! Necat günü gelmiştir;
Şu Türklüğü felâketten kurtarmak,
Onu yine selâmete çıkarmak
Senin için en mübarek bir iştir.
Sen Tanrının mihrabına git eğil
Turan için dua eyle, yemin et;
Demirleri, ateşleri aziz bil,
Yüreğine intikamla kin öğret.
O mukaddes Altay'lara çık haykır,
«İnkılâplar kansız çiçek açmaz» de;
Her yavrundan imân, azim, kan iste,
Ulusları bayrağına hep çağır.
Haydi yürü! Bu âlemde her zafer
Yalnız arslanı pençereleri selâmlar, Hürriyetler, saadetler, sevinçler
Meşakkatli alınlarda parıldar...

📖 Sayfa 15 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Haydi yürü! Medeniyet şeref, şan,
Hür alnında millî rüya görerek!
Yüz milyon Türk, eski yeni Türkistan,

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Senin gibi tek kılnçla tahtlar kuran milleti.
Bir imanlı kahramanın yine cana getirir

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

İnsaniyet bunlar için karaları bağlasın,
Halbuki sen yine bugün diri, sağlam bir ırksın!!!!

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Dindir kanlı gözlerinin yaşını;
Çık meydana kurtulmaya bir yol bul,
Unutma ki en acıklı bir figan
Bir kırlangıç kuşu kadar gidemez,
Seni filden daha güçlü yaratan
Senden asla dilencilik istemez.
Bilir misin ağlayacak kimlerdir?
Kara bahta boyun eğen bir sefil,
Zalimini affeyleyen bir zelil,
Zincirini sürükleyen bir esir!...

📖 Sayfa 9 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Beklediğin daha hangi musibet?
Elvermez mi bağrındaki yaralar?
Elvermez mi alnındaki kararlar?
Elvermez mi, bu sefâlet, bu zillet?
Ecdâdının kemikleri bugün bak,
Hakaretler içersinde inliyor;
Her köyünde tütmez olmuş bir ocak
Ayağının seslerini dinliyor.
İster misin, son tahtın da yıkılsın?
Son yurda da kanlı mezar yazılsın!
Hâbe'ne de istavrozlar asılsın?
Son nesle de mel'un zencir takılsın?
Sen bunları düşün, titre, hiddetlen;
Hangi ırktan olduğunu hatırla;
Bir boğucu deniz gibi kuvvetlen;
Ve kendini inkılâba hazırla!...

📖 Sayfa 9 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Yasa batmış evler, köyler yürekleri dağlayor.
Sende olan şu karanlık cehâlet
Issız vahşî kutuplardan daha çok,
Sende olan bu acıklı sefalet
Afrika’nın çöllerinde belki yok

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Beklediğin daha hangi musibet?
Elvermez mi bağrmdaki yaralar?
Elvermez mi alnındaki kararlar?
Elvermez mi, bu sefâlet, bu zillet?
Ecdadının kemikleri bugün bak,
Hakaretler içersinde inliyor;
Her köyünde tütmez olmuş bir ocak
Ayağının seslerini dinliyor.
İster misin, son tahtın da yıkılsın?
Son yurda da kanlı mezar yazılsın!
Hâbe'ne de istavrozlar asılsın?
Son nesle de mel'un zencir takılsın?
Sen bunları düşün, titre, hiddetlen;
Bir boğucu deniz gibi kuvvetlen;
Ve kendini inkılâba hazırla!...

📖 Sayfa 10 · Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul

Sıkça Sorulan Sorular

Ey Türk Uyan! kimin eseridir?

Ey Türk Uyan!, Mehmet Emin Yurdakul tarafından yazılmıştır.

Ey Türk Uyan! kaç sayfadır?

Ey Türk Uyan!, 16 sayfadır (Serdengeçti Neşriyatı baskısı).

Ey Türk Uyan!'ın en ünlü sözü nedir?

“❝ Ben bir Türküm Dinim cinsim uludur ❞”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Ey Türk Uyan! — Mehmet Emin Yurdakul. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4