CANLI

Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt Kitabından Alıntı Sözler — Seyyid Kutub

Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt - Seyyid Kutub kitap alıntıları ve sözleri

Seyyid Kutub'un Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt adlı kitabı 1979'da yayımlanmış, 533 sayfalık bir Din (İslam) eseridir. Bu sayfada Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt'ten seçilmiş alıntılar sayfa numaralarıyla yer alıyor.

Yazar:Seyyid Kutub
İlk Yayın:1979
Yayınevi:Hikmet Yayıncılık
Sayfa Sayısı:533
Dil:Türkçe
Okuma Süresi:15 sa. 6 dk.
Türler:Din (İslam)

Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt'ten En Beğenilen Alıntılar

İman ve inancı kendisini kâfirelere itaat etmekten, onların sözüne kulak asmaktan ve onlara güven bağlamaktan alıkoyamayan kimse, daha ilk andan itibaren iman ve inancından fedakârlık etmiş demektir.

📖 Sayfa 232 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

İslâm ümmetinin özelliği, Allah'ın yeryüzünde kendisi için belirlediği o büyük misyonun ruhuna ve Allah'ın ahirette kendisi için hazırladığı konuma uygun bir yapıda olması gerekir.

📖 Sayfa 295 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

İnsanlar, değişmez bir kanun olarak kabul ettikleri alışkanlıklarının dışında bir olay meydana geldiğinde, bunu hemen şüpheyle karşılarlar. Kesin olduğu için inkârına imkan bulamadıklarında ise hakkında bir sürü asılsız hikayeler ve hurafeler uydururlar.

📖 Sayfa 78 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

... Kur'an'ı Kerim'i , insan denilen şu varlık ve "müslümanlar " adı verilen şu ümmetin günlük hayatıyla hiçbir ilişkisi yokmuş gibi , sadece ibadet edilirken okunan bir kitap olarak gördüğümüz sürece , kalblerimizle onun arasındaki kalın perde varlığını sürdürecektir . Halbuki Kur'an âyetleri insan hayatına, olgulara ve canlı olaylara yön vermek için inmiştir.

📖 Sayfa 8 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

İnsanların kalpleri, nerede ve ne zaman düşüncelerine hükmedecek bir ilahî inanç sisteminden, hayatlarına hükmedecek bu inanç sisteminden fışkıran bir yasal düzenden uzak kalmışsa, mutlaka çok çeşitli cahiliyetlerden bir tanesi baş göstermiştir. Bugünkü insanlığın içerisinde bocaladığı cahiliyet bataklığı, aslında özellik bakımından o günkü arap cahiliyetinden ve çağdaşı olan etraftaki diğer birçok cahiliyetlerden farksızdır.
Nihayet İslam, insanları o cahiliye çirkefinden kurtarmış ve onları tertemiz yapmıştı.

Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

"Allah'ın, haklarında hiçbir delil indirmediği şeyleri..." deyimi, çok derin bir anlam taşımaktadır. Kur'an'da bu ifadeye çokça rastlarız. Bu ifadeyle bazen ilâh diye ileri sürülen nesneler nitelendirilir, bazen de değersiz ve bozuk inançlar anlatılır.

📖 Sayfa 233 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Dünya durdukça, dün ve bugün olduğu gibi, yarın da, nerede olursa olsun, bütün İslam toplumlarının, her türlü İslami hareketin ve İslami direniş gücünün karşısına Yahudinin kin ve kıskançlığı çıkacaktır.

📖 Sayfa 365 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Mü'min olmaya asla layık olmadığı halde, bu dine inandığını öne sürerek insanları Allah'ın dininden vazgeçirenlere yazıklar olsun.

📖 Sayfa 95 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

İnsanın cahiliye bataklığında tökezleyerek yürümesi nasıl bir realiteyse, yapısında var olan yeteneğiyle de her türlü cahiliye bataklığından çıkıp yükseliş merdivenlerini tırmanması da öyle bir realitedir.

📖 Sayfa 450 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Birisi çıkıp da: "Niçin müslüman olduğumuz halde yenilgiye uğruyoruz?" diye sorduğunda ona: "Sen bu soruyu sormadan önce; İslam nedir, Müslümanlar kimlerdir? Bunu düşün." denilir.

📖 Sayfa 168 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

İslam toplumu yalnızca Allah'a kulluk ilkesine dayanır. (...) İslam toplumu güven, adalet, haksızlık yapmama, büyüklük taslamama, kötülüğü yaygınlaştırmama, başkaları hakkında iyi düşünme, karşılıklı saygı ve sevgi, kötülüğü engelleme, fuhuş ve aldatmayı yasaklama, böbürlenmeme; gösteriş, cimrilik, çekememezlik ve aldatmadan uzak durma; dayanışma, yardımlaşma, başkalarının iyiliğini isteme, hoşgörü cömertlik, mertlik ve ancak lâyık olanlara itaat etme ilkeleri üzerine kuruludur.

📖 Sayfa 368 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Bilindiği gibi şehit, yalnızca Allah yolunda öldürülen, Allah'ın dinini yüceltmekten başka hiçbir gaye taşımayan ve bütün benlikleriyle samimi olarak bu ideal uğrunda çarpışan kimselere denir.

📖 Sayfa 281 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Din sadece vicdanlara hapsedilen somut bir duygu olmayıp otoritesiz, yasasız, metotsuz ve gelişigüzel bir kurum da değildir. Aksine insanın pratik hayatının dayandığı bir metot ve sistemdir.

📖 Sayfa 415 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Pek çok insanın hak ve hidayet yolunu tutmamalarının sebebi bilgisizlikten çok, bunlara karşı isteksizlikten kaynaklanıyor. Hidayet yolunda yürüme gücünü kendilerinde bulamıyorlar. Hakka karşı istek ve hak yolunda yürüme gücünü veren imandır. Bunları insanda uzun süre koruyan ise takvadır.

📖 Sayfa 212 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

İslâm eğitim metodu, insanları öncelikle ruhları etkileyen, içinde çeşitli tepkiler doğuran olaylarla karşı karşıya getirir. Daha sonra bu olaylar üzerinde değerlendirme ve yorumlar yapar.

📖 Sayfa 305 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

İnancını yaşantısına yansıtmayan herkes kalben günahkârdır.

📖 Sayfa 94 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

“... ey Rabbimiz dönüş sanadır.”

📖 Sayfa 165 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

“ İman emniyetinin huzur ve saadeti o kadar büyüktür ki, onu tam manasıyla takdir edebilmek için azgınlık ve sapıklığın bataklarında sürünmüş olma icap eder! Bunu bilen müminler Rab’larına yönelerek bu haşyetli duayı ediyorlar:
“Ey Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi sapıtma.”

📖 Sayfa 224 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

"Nice canlara kıyıldı, feryat ederek dizlerini dövdü analar, yetim kaldı çocuklar. Dinmeyen gözyaşları, gömülmeyen cesetler!"

📖 Sayfa 267 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Aslında bir bütün olarak dua, evrenin ve ondaki gizli gerçeğin verdiği mesajın, açık ve sağlıklı gönüllerdeki derin ve doğru bir yansımasıdır.

📖 Sayfa 329 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Çoğu zaman insan kendi benliğini bile tanıyamaz. Gizli dehliz ve köşelerini, ne gibi yetenekler taşıdığını bilemez. Genellikle güçlü ve zayıf noktalarının farkında değildir. Zamanla kişiliğini ne gibi yabancı tortuların istila ettiğini anlayamaz. Bütün bunlar ancak bir uyaranla ortaya çıkarlar.

📖 Sayfa 217 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Sonra ayet-i kerime, hıyanet yapanları, kamunun malından veya ganimetlerinden bir şeyi gizleyenleri şu korkunç ifadelerle tehdit ediyor:

"Kim hıyanet ederse, kıyamet gününde hıyanet ettiği şeyle gelir. Sonra herkese kazandığının karşılığı tam olarak verilir. Onlara zulmedilmez."

📖 Sayfa 256 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

İnsanoğlu günah işlediği anda kendisine olan güvenini yitirir. Allah ile olan bağlılığı gevşer. Ruhundaki denge ve tutarlılık bozulur. Allah'a olan bağlılığını ve O'nun rızasına olan güvenini kaybedince de, şeytanın vesvese ve kötü telkinlerine hedef olur.

📖 Sayfa 244 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Zulüm kelimesi, Kur'an'da sıkça geçer ve bununla Allah'a ortak koşma kastedilir. Çünkü şirk, zulümlerin en büyüğü ve en çirkinidir. Kur'an-ı Kerim'de, "Allah'a ortak koşma. Çünkü Allah'a ortak koşmak büyük bir zulümdür." (Lokman: 13) denilmektedir. Buhari ve Müslim'de geçen bir hadiste de İbn Mes'ud şöyle der: "Ey Allah'ın Resulü! En büyük günah hangisidir?" diye sordum. Allah'ın Resulü şöyle buyurdu: "Seni yaratan olduğu halde Allah'a ortak koşmandır."

📖 Sayfa 216 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Yenilgiye uğranıldığında sabredilecek, hatta zafer kazanıldığında da sabredilecektir. Çünkü zaferden sonraki sabır, yenilgiye sabretmekten çok daha güçtür.

📖 Sayfa 300 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Kur'an vicdanı, insanın başına bir bekçi, takvayı ise bir gözetleyici olarak dikiyor.

📖 Sayfa 379 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Hiç şüphesiz Allah sevgisi, kuru laflarla yapılan bir iddia olmadığı gibi, sadece gönlün aşkla dolması da değildir. Bunların yanında mutlaka Allah'ın elçisine uymak, onun getirdiği hidayet üzere yürümek ve nizamını hayata uygulamak da gereklidir. İman da, ne ağızlarda gevelenen laflar, ne coşan hisler ve ne de yapılan bir takım ruhsuz davranışlar değildir. Aksine iman, Allah'a ve Resulüne itaat ve Hz.Peygamberin getirdiği ilahi nizama göre davranmaktır.

📖 Sayfa 69 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Kişinin nefsini doğal mal düşkünlüğünden, Allah yolunda harcamaya yönelten itici güç, mal arzusunu yenen ve cimrilik yükünden kurtaran takva duygusudur.

📖 Sayfa 203 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

İslam'ın önem verdiği bu amel, ibadetin beklenen pratik bir ürünüdür. Herkesten kabul edilmiştir: Cins ayrılığından kaynaklanan bir ayrıma gidilmeksizin kadın ve erkek herkesten. Bir kısmı bir kısmından olmaları nedeniyle, hepsi de "insanlık"ta eşittirler ve Allah katında aynı ağırlığa sahiptirler.

📖 Sayfa 331 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

İnsanın anlayış, bilinç ve yaşayış ile tüm tutum ve davranışlarının evrenin düzeniyle uyumlu olması, evrenin korkunç güçlerine karşı çarpışma yerine işbirliği ve dayanışmasını sağlayabilir.

📖 Sayfa 128 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Allah, peygamberlerini bile, ulûhiyet ve egemenlikte kendisine ortak olmaları için değil, kendi adına tebliğde bulunmaları için seçmiştir.

📖 Sayfa 103 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Gerçekten bir millet olmanın şartı insanlık meydanında kendisini ileriye götürecek bir mesaja ve sisteme sahip olmaktır.

📖 Sayfa 270 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Cahiliyet her zaman aynı cahiliyettir. Her cahiliyetin çirkef ve pislikleri olacaktır. Cahiliyetin yeri ve zamanı o kadar önemli değildir.

📖 Sayfa 268 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Bir şeyi bilmememiz, onu inkâr etmemiz veya hakkında demogoji yapmamız için bir sebep değildir. Aksi takdirde materyalistler gibi, değil bilgin bir kimsenin, normal akıllı birisinin bile saygı duyamayacağı değersiz bir iddia içerisinde bocalar dururuz.

📖 Sayfa 85 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Gerçekte İslâm, pratiğiyle birlikte Allah sistemine teslim oluş ve bu sistemi gerçek hayatta uygulayıştır.

📖 Sayfa 130 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Sağlam düşüncenin, sağlam inancın, sağlam şuurun, sağlam ahlâkın, sağlam yönetim ve düzenin önderliği... Akılların gelişmesi, evrenin sayfalarını açıp tanıyabilmesi, sırlarını çözüp böylece ufkunun genişlemesi bu sağlıklı ortamda mümkündür.

📖 Sayfa 147 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Şûra'nın görevi, ortaya atılan görüşleri değişik yönleriyle ele almak ve bunlardan birini tercih etmektir. İş bu kıvama geldikten sonra artık Şûra'nın görevi sona erer, sıra uygulanmaya gelir. Alınan kararlar, azim ve kararlılıkla ve Allah'a tevekkül ederek uygulanır. Bundan sonrası, artık Allah'ın takdirine ve işleri istedigi gibi sonuçlandıran iradesine kalmıştır.

📖 Sayfa 254 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Faiz düzeninin anlamı, malın bu kurala bağlı olarak el değiştirmesidir. Bundan da anlaşıldığı üzere, faiz işlemleri bireysel ve basit bir olay değildir. O, bir açıdan sürekli tekrarlanırken diğer açıdan da kompleks bir görünüm arz eder. Böylece faiz, zaman içinde kendiliğinden tekrarlanıp birikerek katlanmış faizi oluşturur.

📖 Sayfa 201 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Kullarına, bağışlama ve azap etme konusunda, herhangi bir haksızlığı ve kayırması söz konusu değildir. Bu konuda hikmet, adalet, rahmet ve mağfiretle hükmetmektedir. O'na yaraşan da affetmek ve merhamet etmektir:

"Allah çok affeden ve çok merhamet edendir."
(Âl-i İmrân, 129.)

📖 Sayfa 198 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Gece ile gündüzün dünyanın güneş etrafında dönmesiyle meydana geldiğini bilmemiz ve göklerle yer arasındaki uyumun "çekim" ya da çekimdışı bir olaya bağlı olduğunu tanımamız, evren sahnesi karşısında duyduğumuz heyecanı azaltmaz. Zaten bunlar, doğru olabileceği gibi, yanlış da olabilecek varsayımlardır. Her iki durum da bu evren harikasını ve onun ince ve ilginç kanunlarını değiştirmez. Bu kanunlar, hangi isim verilmiş olursa olsun, göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün değişmesinde etkin olan bir kudretin ve gerçeğin belirtileridir.

📖 Sayfa 326 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Büyük düşünce ye yüce hedefleri anlayıp gerçekleştirmeye çalışanlar da ölecek, sadece basit dünya malları için yaşayan beyinsizler de ölecektir.

Evet herkes ölecektir. Çünkü "her nefis ölümü tadacaktır." Her kişi bu bir yudumluk ölüm şerbetini mutlaka tadacak ve bu fani hayattan ayrılacaktır. Onu tatma hususunda insanlar arasında hiçbir fark olmayacak, ancak farklılık bir başka konuda, bir başka değerde söz konusu olacak. Sonuçta varılacak yerde fark bulunacaktır.

📖 Sayfa 316 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Ebû Said el-Hudrî'den rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Cihadın en büyüğü, zalim bir hükümdar huzurunda söylenen doğru sözdür." (5)

(5) Ebû Davud, Tirmizî.

📖 Sayfa 165 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Yardımlaşma ilkesini benimseyen toplumlar zafere, faiz toplumundan daha yakındır. Kin ve düşmanlığı bir yana bırakarak insanları affetmek de zafer araçlarındandır.

📖 Sayfa 177 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

"Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içindeydiler."*

Düşünce ve inançta sapıklık... Hayat anlayışlarında sapıklık... Hedef ve yönelişte sapıklık... Gelenek ve yaşantıda sapıklık... Sistem ve ilkelerde sapıklık... Toplum hayatı ve ahlâkî yaşayışta sapıklık...

📖 Sayfa 269 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Bütün yeryüzünü kuşatan günümüz cahiliyesinde olduğu gibi, her dönemdeki cahiliyenin başlıca özelliği hiçbir kanun ve ahlâk ilkesi tanımayan cinsel anarşi ve hayvanî başıboşluktur.

📖 Sayfa 415 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

O islam ki, sadece kuru bir iddia, sadece bir amblem, sadece dille ifade edilen bir söz değildir. Hatta sadece huşu içinde kalbi kaplayan bir düşünce ve namaz, hac ve oruç gibi ibadetler arasında kişilerin yaptıkları davranış şekilleri de değildir. Hayır. Allah'ın insanlardan din olarak istediği İslam bu değildir. İslâm ancak teslim olmaktır. İslam, Allah'ın emirlerine itaat ve hükümlerine boyun eğmektir. Islam, insanların işlerinde Allah'ın Kitabı'nı hakim kılmaktır.

📖 Sayfa 55 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Daha sonra ayetin akışı, insan kalbine yüklenmeyle devam edip Allah'ın insanları kendisinden sakındırdığını tekrar belirtiyor,

"Allah, sizi sakındırıyor."

Onları sakındırırken, kendilerine olan merhametini ve henüz vakit geçmeden verilen fırsatı da hatırlatıyor:

"Allah kullarına karşı çok merhametlidir."

Zaten bu sakındırma ve hatırlatma da, O'nun rahmetinin sonucu ve kulları hakkında hayır ve merhamet dilediğinin delili değil midir?

📖 Sayfa 67 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Irs b. Umeyra el-Kindî'den (r.a) rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Yeryüzünde kötülük işlendiğinde, onu görüp de hoşnut olmayanlar kötülükten uzakta kalanlar gibidir. Ama kötülükten uzakta olup da, ona rıza gösterenler, kötülüğü görenler gibidir." (4)

(4) Ebû Davud.

📖 Sayfa 165 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Kur'anî ifade bütün işlerin ilâhi iradeye bağlı olduğunu vurgulamakta, böylece Müslümanın düşüncesinde bu temel kuralı sarsacak herhangi bir şeye yer olmadığı belirtilmektedir. Yani bütün işler Allah'ın mutlak ve etkin iradesine ve doğrudan kaderine bağlıdır. Sebep ve araçların herhangi bir etkinliği yoktur. Onlar ancak ilahi iradenin harekete geçirdiği ve dilediğini de gerçekleştirdiği birer araç durumundadırlar. Çünkü:

"Zafer ancak her şeye galip, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah tarafındandır." (Âl-i İmrân, 126)

📖 Sayfa 196 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Çünkü iman, dille söylenen bir kelimeden ibaret olmayıp aynı zamanda Allah'ın pratik hayata yansıtmak üzere ortaya koyduğu ilahi metoda uymaktır. Allah imanı, pratik hayatta gerçekleştirilmesi ve toplum hayatının ona uydurulması yönünde bir ilk İlke kılmıştır.

📖 Sayfa 202 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Şüphesiz cahiliyet, yalnızca tarihin belirli bir döneminden ibaret değildir. İnsanın insana kulluk ettiği her sistem, aslında cahiliye sistemidir.

📖 Sayfa 347 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

İslâm'ı meydana getiren müslümanlar değil, aksine müslümanları müslüman yapan İslâm'dır. İslâm kök, müslümanlar ise onun dalları ve ürünleri konumundadırlar.

📖 Sayfa 387 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

İnanç uğruna verilen savaş, diğer herhangi bir mücadeleye benzemez. Çünkü inanç mücadelesi, biri savaş meydanında, diğeri ise vicdanlarda olmak üzere iki yönlü cereyan etmektedir. Vicdanlarda zafer elde edilmeden meydanlarda zafer kazanmak imkânsızdır.

📖 Sayfa 237 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Bir topluluk, tecrübe, imtihan ve musibetlerle yüz yüze gelmedikçe, bütün bireyleri güçleri oranında ve amacına uygun olarak sıkıntılara göğüs germedikçe, içinde tam anlamıyla iman yerleşmez... Böylece kendisini oluşturan tuğlaların gerçek mahiyetini bu tuğlaların dayanıklılığını ve çarpışma anındaki sağlamlıklarını öğrenecektir.

📖 Sayfa 300 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Savaş yüzyıllar ötesinden günümüze kadar sürüp gelmiş, fakat hedef ve amaçları değişmemiştir. Uzun ve sürekli çizgisi içinde her ne kadar araç ve gereçler değişse de, savaş aynı savaştır.

📖 Sayfa 107 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Kadınlarla erkekler arasında gerçekten bir savaş varmış gibi bir görüntü yaratmak ve bunlardan birinin üstün olduğu gibi bir hava oluşturmak saçma bir şeydir. Bazı ciddi yazarların kadını eksik göstermeleri ve ona her türlü kusuru isnat etmeleri ise bundan daha büyük bir saçmalıktır. Bu, ister İslam adına ve isterse araştırma ve inceleme adına yapılsın, fark etmez... Problem, mutlak anlamda bir savaş problemi değildir. Aksine cinsiyet ve görev bölümü problemidir. İki tarafın birbirini tamamlaması problemidir. İlâhi sistemin öngördüğü eksiksiz adalet problemidir.

📖 Sayfa 477 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Çünkü iman, kişinin kalbinde ortaklığı kabul etmez, başka ortağa tahammül edemez. Ya kalbe tek başına inancı yerleştirecek ya da inanç kalpten uzaklaşıp onu bir kenara itecektir.

📖 Sayfa 191 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Bir millet, eğer tarihi boyunca sürekli olarak hata, yanlışlık ve zarardan sakınmıyor ve bunun sonucu olarak tıpkı başkasının koruma ve vesayeti altındaki özürlü çocuk durumuna düşüyorsa, böyle davranması o millete hiçbir şey kazandırmıyor demektir. Böyle bir milletin bazı yetenekleri körelir. Bu durumda birtakım maddi kayıplardan kurtulup bazı kazançlar sağlayabilir. Fakat ruhunu, benliğini, terbiyesini ve pratik hayattaki tecrübe yeteneğini kaybeder. Artık bu millet, tıpkı düşmesin, kaymasın diye yürümesi engellenen, ayakkabısı eskimesin diye koşmaktan alıkonan bir çocuğun durumuna düşer.

📖 Sayfa 252 · Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub

Sıkça Sorulan Sorular

Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt kimin eseridir?

Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, Seyyid Kutub tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1979'da yayımlanmıştır.

Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt kaç sayfadır?

Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt, 533 sayfadır (Hikmet Yayıncılık baskısı).

Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt'in en ünlü sözü nedir?

“İman ve inancı kendisini kâfirelere itaat etmekten, onların sözüne kulak asmaktan ve onlara güven bağlamaktan alıkoyamayan kimse, daha ilk andan itibaren iman ve inancından fedakârlık etmiş demektir.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt — Seyyid Kutub. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4