CANLI

İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt Kitabından Alıntı Sözler — Komisyon

İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt - Komisyon kitap alıntıları ve sözleri

Komisyon'un İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt adlı kitabı 1989'da yayımlanmış, 550 sayfalık bir Din (İslam) eseridir. Kitabın en çok işaretlenen cümleleri, sayfa bilgileriyle birlikte aşağıda.

Yazar:Komisyon
İlk Yayın:1989
Yayınevi:Türkiye Diyanet Vakfı
Sayfa Sayısı:550
Dil:Türkçe
Okuma Süresi:15 sa. 35 dk.
Türler:Din (İslam), Sözlük-Kılavuz Kitap-Ansiklopedi

İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt'ten En Beğenilen Alıntılar

1. Sahih akidler
2. Fasid akidler (Hanefîler bunu da ikiye ayırarak a. bâtıl b. fâsid adını vermişlerdir)

📖 Sayfa 252 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

Çeşitli konular üzerine kurulan akidlerin doğurduğu hukukî neticeleri beş maddede toplamak mümkündür:
1. Bedelli veya bedelsiz olarak mal mülkiyetinin nakli,
2. bedelli veya bedelsiz olarak menfaat mülkiyetinin nakli,
3. zimmet borcu yüklemek,
4. iş ve hizmet borcu yüklemek,
5. borçları garanti altına almak.

📖 Sayfa 255 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

1. Kanun,
2. hâkim,
3. anlaşma.

📖 Sayfa 254 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

, insan gönlünü ilâhî azamet ve muhabbetle dolduran isimlerdir. Bunların bir kısmı kavramları ondan uzaklaştıran kelimeler olup zâtı açısından, bir kısmı da kelimeler olup onuaçısından niteler.

İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

Bundan maksat, sağlam olarak doğmuş, fakat henüz tam olarak ifa edilmemiş bir akdi tarafların karşılıklı anlaşmaya vararak bozmalarıdır (bk. Mecelle, md. 163). İkale yoluyla akdin bozulması, akdin kurulmasında olduğu gibi tarafların icap ve kabulü ile gerçekleşmektedir.

📖 Sayfa 256 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

İri yarı, güçlü kuvvetli kadın ve erkeklere halk arasında verilen isim.

📖 Sayfa 41 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

nin insan tarafından duyularla idrak edilemeyeceği, bu idrakin gerçekleşeceği konusunda İslâm bilginleri -bazı görüş ayrılıkları bir yana- fikir birliği içindedirler.

İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

İslam filozoflarının ahlak anlayışında psikolojiyi ahlaktan, ahlakı din ve siyasetten tecrit ederek incelmek mümkün değildir. Onlar, ‘Ahlak nedir?’ sorusundan önce ‘İnsan nedir?’ Sorusuna cevap vermenin gerekli olduğuna inanırlar. İnsanın ne olduğu, nereden gelip nereye gideceği ve akıbetinin ne olacağı sorularına cevap verilebildiği taktirde, onun neleri değerli sayması ve neleri yapması gerektiği hususunda bir açıklık getirilebilir…

İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

Kur’ân-ı Kerîm’in taşıdığı üslûp ve kullandığı deliller, bu hususların, ına dayanır. Bundan dolayı olmalı ki konuyla ilgili âyetler genellikle soru şeklinde, yahut hayret bildiren uyarı ve kınama niteliğinde ifadeler taşır (meselâ bk. el-Mü’minûn 23/84-89; en-Neml 27/59-64; el-Ankebût 29/61, 63; ez-Zümer 39/6).

İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

a) Taraflar için bağlayıcı (lâzım) olup karşılıklı anlaşma ile geriye dönük olarak iptali mümkün olmayan akidler.
b) Taraflar için bağlayıcı olmakla birlikte karşılıklı rızâ ile feshi mümkün olan akidler.
c) Taraflardan yalnız biri için bağlayıcı olan akidler.
d) Her iki taraf için de bağlayıcı olmayan akidler.

📖 Sayfa 252 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

Ebû Hanîfe’ye göre peygamberlerin irşadı ulaşmasa bile

İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

adlı eseri ve hatta ile Sünnî kelâmın en erken ve en güzel örneklerini veren Ebû Mansûr el-Mâtürîdî, Allah’ın varlığını ile ispat eder.

İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

a) Mal veya menfaat mülkiyetinin el değiştirmesi için yapılan akidler “temlik”;
b) Ortaklık gayesine yönelik akidler “şirket”;
c) Alacağı garanti altına almak için yapılan akidler “teminat”;
d) Fiil ve tasarrufta birinin yerini diğerinin alması maksadıyla yapılan akidler “temsil”;
e) Mevzuu korumaya yönelik akidler “muhafaza” akidleridir.

📖 Sayfa 252 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

İfa konusuna gelince, akid tarafların kanunudur; kanun nasıl genel mânada bağlayıcı ise akid de taraflar için öylece bağlayıcıdır. Akdin mâna ve mahiyeti anlaşılmış, gerektiği takdirde tefsir ve sınırlama da yapılmış ise sıra ifaya, yani tarafların borçlarını yerine getirmelerine gelmiştir.

📖 Sayfa 255 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

“Vekâlet, bir kimsenin işini başkasına ısmarlaması ve o işte onu kendi yerine koymasıdır” (md. 1449)

📖 Sayfa 254 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

Unsur veya kuruluş şartlarının bulunmaması halinde akid bâtıl olur, bir akid olarak hukukî sonuç doğurmaz.

📖 Sayfa 252 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

Ehliyeti ortadan kaldıran sebepler rızâ unsurunun yokluğunu, hata, hile ve ikrah ise rızâ unsurunun eksiklik ve sakatlığını ifade etmektedir.

📖 Sayfa 252 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

listesinde yer alan Konu ile ilgilenen ve eserleri bize kadar ulaşan ilk dönem kelâmcılarından , esmâ-i hüsnâyı ve her gruba giren isimlerin ne anlama geldiğini açıklamıştır (el-Minhâc, I, 187-209). , ve daha sonraki bazı müelliflerin de benimsediği bu tasniften hareket ederek isimleri önce, ve olmak üzere toplamak, sonra da kâinat içinde isimleri ayrıca inceleme konusu yapmak mümkündür.

İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

Batı hukuklarında akidlerin tamamına ait bir ifa nazariyesi vardır. İslâm hukukunda ise akidler teker teker ele alınmış, kuruluş, şart ve özelliklerinden bahsedildikten sonra bunlara bağlı olarak nasıl ifa edilecekleri söz konusu edilmiştir.

📖 Sayfa 255 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

a) İvazlı akidler; bunlar satım, kira gibi mevzuun karşılığı bulunan akidlerdir.
b) İvazsız akidler; bunlarda mevzuun karşılığı yoktur; hibe ve âriyet gibi.
c) Başı ve sonu farklı olanlar; borç akdinde ödeme talebine kadar ivazsız, ödeme talebinden itibaren ivazlı akid özelliği vardır.

📖 Sayfa 252 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

a) Satım gibi akidler yapıldığı anda ifa ile son bulur ve “müddetsiz”dir.
b) Kira gibi akidler ise yapıldığı anda sona ermeyip ifası zaman aldığı için “müddetli”dir.

📖 Sayfa 252 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

Zimmet borcu deyndir. Deyn, konusu nakit veya misli eşya olan borçtur. Zimmet borcunda ödemeyi ya bizzat borçlunun veya temsilcisinin yapması gerekir. Zimmet borcu talebe muhatap olma yükümlülüğü getirir; kim borçlu ise talep de ona karşı ileri sürülür. Zimmet borcu vadeye bağlanabilir, takas ve ibrâ konusu olabilir.

📖 Sayfa 255 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

Hanefîler’e göre bâtıl satım akdinde satılan mal, alıcı tarafından bir üçüncü şahsa satılsa dahi butlân ortadan kalkmaz (ikinci satım butlâna tesir etmez) mal ve bedel ikinci alandan ve satandan geri istenir.

📖 Sayfa 256 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

Evrenin yaratılmışlığı ve esasına dayanan hudûs delili, … İlk defa Mu‘tezile bilginleri tarafından kullanılmaya başlandığı bilinen hudûs Bâkıllânî’nin eserlerinde ayrıntılarıyla yer almış, ondan sonra gelen Sünnî ve Mu‘tezilî kelâmcılar farklı kompozisyonlarla da olsa aynı delili tekrar etmişlerdir.

İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

“Prensip olarak akid yapmak ve şart koşmak serbesttir; ancak nasların, kıyas ve icmâın yasakladığı, câiz görmediği akidler yapılamaz, şartlar ileri sürülemez”

📖 Sayfa 252 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

Hanefîler dışında kalan müctehidlere göre fâsid ile bâtıl arasında fark yoktur.
Hanefîler’e göre ibadetlerde ve evlenme akdinde fâsid ile bâtıl aynı hükümdedir. Diğer hukukî tasarruflarda fâsid, bâtıldan farklıdır.

📖 Sayfa 256 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

’ye gelince, onları da anlamındaki ’dan kabul etmek Mu‘tezile âlimlerinin çoğunluğu Kur’an’da bulunan ilâhî sıfatları -ki bunların çoğu kelime türü bakımından sıfat sîgasında olduğundan isim diye anılmaktadır- zât-ı ilâhiyyeye nisbet etmekte tereddüt göstermemiştir. Bu âlimlerle Sünnî kelâmcılar arasında bulunan sıfat anlaşmazlığı, (aş.bk.).

İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

Alacaklı tarafın zarara uğraması, borçlu tarafın da bundan sorumluluğu söz konusudur. Genellikle tazminat şeklinde kendini gösteren bu sorumluluk “akdî mesuliyet”tir. Akdî sorumluluktan bahsedebilmek için üç unsurun bir araya gelmesi gerekir.
a) Geçerli bir akdi ifa etmeme şeklinde ortaya çıkan kusur;
b) Karşı tarafın bundan dolayı uğradığı zarar;
c) Zararın bu kusurdan meydana gelmiş bulunması (illiyet râbıtası).

📖 Sayfa 255 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

“Tarafeynin bir hususu iltizam ve taahhüt etmeleridir ki icap ve kabul irtibatından ibarettir” (md. 103). 104. maddede “in‘ikad”ın açıklanması ile tamamlanan bu tarif, Kadri Paşa’nın Mürşidü’l-ḥayrân’ında daha teknik olarak şu şekilde ifade edilmiştir: “Taraflardan birinden sâdır olan icabın ‘mevzû’da sonucu meydana gelecek şekilde karşı tarafın kabulü ile bağlanmasıdır” (md. 262).

📖 Sayfa 251 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

Satım akdinde bedelin ödenmemesi akdin feshine imkân vermez iken kira akdinde bunun mümkün olması şu gerekçeye dayanmaktadır: Kira akdinde, bedel karşılığında temlik edilen şey mal değil menfaattir; menfaat ise akid esnasında fiilen mevcut olmayıp zaman içinde istifade edildikçe hasıl olacaktır; bu sebeple kira akdinde bedelin ödenmemesi sebebiyle akdin feshedilmesi, ileride hasıl olacak menfaatin teslim edilmemesi olarak kabul edilmiştir.

📖 Sayfa 256 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

Roma hukukunun aksine İslâm hukuku, başından beri, temsil edilen şahıs namına hukukî sonuçlar doğuran, bunun için ikinci bir işleme ihtiyaç bırakmayan temsil müessesesini tanımış, hukuki temsilciyi haberci ve aracıdan ayrı mütalaa etmiştir.

📖 Sayfa 254 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

Hanefîler’in bu iki kavramı birbirinden ayırdıklarına, unsur ile kuruluş şartlarının bulunmaması halinde butlândan, diğer şart ve vasıfların bulunmaması halinde fesattan bahsettiklerine, diğer müctehidlerin ise bu iki terimi aynı mâna ve sonuç için kullandıklarına daha önce işaret edilmişti.

📖 Sayfa 252 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

“Bir kimseyi korkutarak rızâsı olmaksızın bir işi işlemeye haksız olarak icbar etmektir” (md. 948).

📖 Sayfa 253 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

Hanefîler daha teknik bir yaklaşımla akid kavramından hareket etmişler ve buna göre icap-kabulün unsur (rükün), taraflar ve konunun kuruluş şartı, diğer vasıfların ise sıhhat şartı olduğu sonucuna varmışlardır.

📖 Sayfa 252 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

Hanefîler’e göre evlenme, boşama, âzat etme, adak adama gibi feshi kabil olmayan tasarruflar ikrah altında yapılmış olsa bile geçerlidir. Satım, bağışlama, kira gibi feshi kabil olan tasarruflar ise ikrah altında yapılmış olursa, ikrah ortadan kalktıktan sonra buna mâruz kalan tarafın akdi kabul veya red yetkisi vardır.

📖 Sayfa 253 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

a) Nâfiz akidler
b) Mevkuf akidler

📖 Sayfa 252 · İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon

Sıkça Sorulan Sorular

İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt kimin eseridir?

İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, Komisyon tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1989'da yayımlanmıştır.

İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt kaç sayfadır?

İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt, 550 sayfadır (Türkiye Diyanet Vakfı baskısı).

İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt'in en ünlü sözü nedir?

“1. Sahih akidler 2. Fasid akidler (Hanefîler bunu da ikiye ayırarak a. bâtıl b. fâsid adını vermişlerdir)”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: İslâm Ansiklopedisi 2. Cilt — Komisyon. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4