CANLI

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi Kitabından Alıntı Sözler — Bediüzzaman Said Nursî

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi - Bediüzzaman Said Nursî kitap alıntıları ve sözleri

Bediüzzaman Said Nursî'un Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi adlı kitabı 2000'de yayımlanmış, 415 sayfalık bir Din (İslam) eseridir. Eserden akılda kalan bölümleri, beğeni sırasına göre aşağıya derledik.

Yazar:Bediüzzaman Said Nursî
İlk Yayın:2000
Yayınevi:Söz Basım Yayın
Sayfa Sayısı:415
Dil:Türkçe
ISBN:9789756438763
Okuma Süresi:11 sa. 45 dk.
Türler:Din (İslam)

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi'den En Beğenilen Alıntılar

Hz. Âişe ile Peygamber Efendimiz (s.a.s.) arasindaki aile baği sevgi, anlayiş ve hürmet esasi üzerine kurulmuştur.

📖 Sayfa 231 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Şecaat kahramanı Hazret-i Ali, mükerreren diyordu: "Harbin dehşetlendiği vakit, biz Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın arkasına iltica edip tahassun ediyorduk." Ve hâkeza..

📖 Sayfa 205 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Ey bedbaht, kalbsiz, biçare adam!
Hakikate karşı gözünü Yuman biçare insan!

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Hazret-i Enes İbn-i Mâlik'ten haber veriyorlar ki Enes demiş: Bir ihtiyare kadının bir tek oğlu vardı, birden vefat etti.
O saliha kadın çok müteessir oldu, dedi: "Yâ Rab!
Senin rızan için Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın biatı ve hizmeti için hicret edip buraya geldim.
Benim hayatımda istirahatimi temin edecek tek evlatçığımı, o Resul'ün hürmetine bağışla." Enes der:
"O ölmüş adam kalktı, bizimle yemek yedi."

📖 Sayfa 153 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

dünya toplansa onu bir hükmünden geri çevirip pişman edemez.

📖 Sayfa 239 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

"Şu dünyada insanın hoşuna gitmeyen şeyler daha çoktur.

Vukuundan evvel onları bilmek elîmdir.."

📖 Sayfa 24 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Yâ Rab! Şu Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın bereketi hürmetine, bize ihsan ettiğin maddî ve manevî rızkımıza bereket ihsan et!
Risale-i Nur-Mu'cizât-ı Ahmediye/71

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

- "Bilirsin ki, en ziyâde

- İnsanı tahrik eden

- Meraktır..."

📖 Sayfa 250 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Muhammed-i Arabî aleyhissalâtü vesselâmın bir tek sözünün tasdiki için koca arz vazifesini terk eder, koca güneş şahit olur.

📖 Sayfa 208 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Madem yapan bilir, elbette bilen bilen konuşur.

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Hem Feth-i Mekke gününde Fedale namında birisi, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın yanına vurmak niyetiyle geldi.
Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm ona bakıp tebessüm etti "Nefsinle ne konuştun?" dedi ve Fedale için taleb-i mağfiret etti.
Fedale imana geldi ve dedi ki:
"O vakit ondan daha ziyade dünyada sevgilim olmazdı."

📖 Sayfa 166 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Çocuk tabiatinda hayâsiz bir kadin, Resûl-i Ekrem (sav) yemek yerken lokma istemiş, vermiş. Demiş: "Yok, senin ağzindakini istiyorum." Onu da vermiş. O gayet hayâsiz kadin, o lokmayi yedikten sonra, en hayâli kadin ve Medine kadinlarinin fevkinde bir hayâ sahibi oldu.

(Taberânî, el-Mu'cemü'l-kebîr 8/200, 231.)

📖 Sayfa 87 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Resûl-i Ekrem (sav) geldi, kuyunun başına oturdu. Bir kova su istedi, getirdik. Kovanın içine mübarek ağzının suyunu bıraktı ve dua etti, sonra o kovayı kuyuya döktü. Birden kuyu coştu ve kaynadı, ağzına kadar doldu. Bütün ordu, kendileri ve hayvanatı doyuncaya kadar içtiler, kaplarını da doldurdular.

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın Kur'andan sonra en büyük mu'cizesi, kendi zâtıdır. Yani onda içtima' etmiş ahlâk-ı âliyedir ki; herbir haslette en yüksek tabakada olduğuna, dost ve düşman ittifak ediyorlar.

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

O asır, hakikaten o zat ile bir saadet-i beşeriye asrı olmuş.

Çünkü en bedevî ve en ümmi bir kavmi, getirdiği nur vasıtasıyla, kısa bir zamanda dünyaya üstad ve hâkim eylemiş...

📖 Sayfa 283 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Kur'an'ın gayet mu'ciz-nüma beyanına karşı hürmetsizlik etme!

📖 Sayfa 263 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Kur'an hem bir kitab-ı zikir, hem bir kitab-ı dua, hem bir kitab-ı davet olduğundan içinde tekrar müstahsendir, belki elzem ve eblağdır. Ehl-i kusurun zannı gibi değil... Zira zikrin şe'ni, tekrar ile tenvirdir; duanın şe'ni, terdad ile takrirdir; emir ve davetin şe'ni, tekrar ile te'kiddir.

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm

​لاَ يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلاَّ اللّٰهُ

sırrınca, kendi kendine gaybı bilmezdi; belki Cenâb-ı Hak Ona bildirirdi, O da bildirirdi. Cenâb-ı Hak hem Hakîm'dir, hem Rahîm'dir. Hikmet ve rahmeti ise, umûr-u gaybiyeden çoğunun setrini iktiza ediyor, mübhem kalmasını istiyor. Çünkü şu dünyada insanın hoşuna gitmeyen şeyler daha çoktur. Vukuundan evvel onları bilmek elîmdir.

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Bilirsin ki en ziyade insanı tahrik eden meraktır...

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Saltanat-ı dünyeviye, Âl-i Beyt'e yaramaz; vazife-i asliyesi olan hıfz-ı dîni ve hizmet-i İslâmiyet'i onlara unutturur. Halbuki saltanatı terk ettikleri zaman, parlak ve yüksek bir surette İslâmiyet'e ve Kur'ân'a hizmet etmişler..

📖 Sayfa 33 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Zebur'da Yetmişikinci Bâbında şu âyet var:

"Bahrden bahre mâlik ve nehirlerden, Arz'ın makta' ve müntehasına kadar mâlik ola.. ve kendisine Yemen ve Cezayir Mülûkü hediyeler götüreler.. ve padişahlar ona secde ve inkıyad edeler.. ve her vakit ona salât ve her gün kendisine bereketle dua oluna.. ve envârı Medine'den münevvir ola.. ve zikri ebed-ül âbâd devam ede.. onun ismi, şemsin vücudundan evvel mevcuddur. Onun adı, güneş durdukça münteşir ola..."

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Yâ Rab! Şu Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın bereketi hürmetine bize ihsan ettiğin maddî ve mânevî rızkımıza bereket ihsân et!..Hayırlı kandiller

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

"Fazilet odur ki,

düşmanlar dahi onu tasdik etsin."

📖 Sayfa 279 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Bir adam, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın yanına gelerek ağlayıp sızladı.
Dedi: "Benim küçük bir kızım vardı, şu yakın derede öldü, oraya attım." Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm ona acıdı.
Ona dedi: "Gel oraya gideceğiz." Gittiler.
Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm o ölmüş kızı çağırdı: "Yâ filane!" dedi.
Birden o ölmüş kız لَبَّيْكَ وَ سَعْدَيْكَ dedi.
Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm ferman etti: "Tekrar peder ve validenin yanına gelmeyi arzu eder misin?" O dedi:

"Yok, ben onlardan daha hayırlısını buldum."

📖 Sayfa 153 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

"Sultan-ı ezel ve ebedin en büyük yâveri olan Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, âleme teşrif edip ve Küre-i Arz'ın ahâlisi olan nev-i beşere meb'us olarak geldiği ve umum kâinatın Hâlıkı tarafından umum kâinatın hakaikına karşı alâkadar olan envâr-ı hakikat ve hedâyâ-yı mâneviyeyi getirdiği zaman; taştan, sudan, ağaçtan, hayvandan, insandan tut.. ta aydan, Güneş'ten, yıldızlara kadar her tâife, kendi lisan-ı mahsûsiyle ve ellerinde birer mu'cizesini taşımasiyle,
Onun nübüvvetini alkışlamış ve hoş-âmedî demiş."

📖 Sayfa 12 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

O zat (asm) öyle bir şeriat, bir İslâmiyet,
bir ubudiyet, bir dua, bir davet,
bir iman ile meydana çıkmış ki
onların ne misli var ne de olur..

📖 Sayfa 285 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Şu dünyada insanin hoşuna gitmeyen şeyler daha çoktur; vukuundan evvel onlari bilmek elîmdir. İşte bu sir içindir ki, ölüm ve ecel mübhem birakilmiş ve insanin başina gelecek musibetler dahi perde-i gaybda kalmiş.

📖 Sayfa 16 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

{ لَا يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلَّا اللّٰهُ }

Şu dünyada insanın hoşuna gitmeyen şeyler daha çoktur.
Vukuundan evvel onları bilmek elîmdir..

📖 Sayfa 24 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm ufak iken, Ebu Talib'in evinde kalıyordu.
Ebu Talib, çoluk ve çocuğu ile onunla beraber yerlerse karınları doyardı.
Ne vakit o zat yemekte bulunmazsa tok olmuyorlardı.
Şu hâdise hem meşhurdur hem kat'îdir.

📖 Sayfa 202 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, bi'setten evvel, bir ağacın altında oturdu; o yer kuru idi, birden yeşillendi. Ağacın dalları, Onun başı üzerine eğilip kıvrılarak gölge yapmıştır...

📖 Sayfa 201 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Hem Külliyetü’l-Hukuk Kongresi’nin cemiyetinde, bütün hukukiyyûnun toplandığı o kongrede, 1927 senesinde onun reisi feylesof, üstad Shebol demiş ki:

“Muhammed’in (aleyhissalâtü vesselâm) beşeriyete intisabıyla bütün beşeriyet muhakkak iftihar eder. Çünkü o Zât, ümmî olmasıyla beraber, on üç asır evvel öyle bir şeriat getirmiş ki, biz Avrupalılar iki bin sene sonra onun kıymetine ve hakikatına yetişsek en mes’ud, en saadetli oluruz.”

📖 Sayfa 199 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Muhammed İbni Hâtib isminde bir çocuğun koluna kaynayan tencere dökülmüş, bütün kolunu yakmiş. Resûl-i Ekrem(sav) meshedip tükürüğünü sürdü, dakikasinda şifa buldu.

📖 Sayfa 86 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Resûl-i Ekrem'in(sav) mübarek eli Hekim-i Lokman'in* bir eczahânesi gibi.. ve tükürüğü Hazreti Hizir'in* âb-i hayat çeşmesi gibi.. ve nefesi Hazreti İsa'nin (as) nefesi gibi...

📖 Sayfa 87 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın Kur'andan sonra en büyük mu'cizesi, kendi zâtıdır.

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Mekke müşriklerinden Ümeyye b. Halef öğle vakitlerinde onu kizgin güneş altinda sirt üstü yatirir, büyük bir kaya parçasini göğsü üzerine koydurur.

📖 Sayfa 237 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

İslamiyet ve Şeriat, öyle bir tarzda muhit ve mükemmeldir ve öyle bir surette kâinatı kendiyle beraber tarif eder ki: onun mahiyetine dikkat eden elbette anlar ki; o din, bu güzel kâinatı yapan Zâtın, o kâinatı kendiyle beraber tarif edecek bir beyannamesidir ve bir tarifesidir

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Madem yapan bilir, elbette bilen konuşur.

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Hz. Ömer kadinlarla ilgili fikhî meselelerde dâima Hz. Âişe'nin görüşünü alirdi.

📖 Sayfa 233 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

İşte, şu Asr-ı Saadeti görmeyenlere, Ceziretü'l-Arabı gözlerine sokuyoruz. Haydi, yüzler feylesofu alsınlar, oraya gitsinler, yüz sene çalışsınlar! O zâtın o zamana nisbeten bir senede yaptığının yüzden birisini acaba yapabilirler mi?

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

"Kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayin" (Bakara, 2/95) mealindeki âyette sözü edilen tehlikeyi savaşa gitmeyip işiyle gücüyle meşgul olmak şeklinde açiklardi. Bu sebeple ihtiyarlik döneminde bile her yil bir savaşta bulunmaya gayret etti. Katildiği seferlerin sonuncusu müslümanlarin ilk İstanbul kuşatmasi oldu.

📖 Sayfa 243 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Onlarla oyun oynayip sirtinda gezdirdiği; hatta secdede iken sirtina bindiklerinde ininceye kadar kalkmadiği...

📖 Sayfa 256 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Nasıl ki baharda dehşetli, yağmurlu bir fırtına; her tâife-i nebatatın, tohumların, ağaçların istîdadlarını tahrik eder, inkişaf ettirir, herbiri kendine mahsus çiçek açar, fıtrî birer vazife başına geçer.. öyle de; Sahâbe ve Tâbiîn'in başına gelen fitne dahi, çekirdekler hükmündeki muhtelif ayrı ayrı istîdadları tahrik edip kamçıladı; "İslâmiyet tehlikededir, yangın var!" diye her tâifeyi korkuttu, İslâmiyet'in hıfzına koşturdu. Herbiri, kendi istidadına göre câmia-i İslâmiyet'in kesretli ve muhtelif vazifelerinden bir vazifeyi omuzuna aldı, kemâl-i ciddiyetle çalıştı.

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Hazreti Musa'nin (aleyhisselâm) taştan on iki yerde çeşme gibi su akitmasi, Resûl-i Ekrem'in (aleyhissalâtü vesselâm) on parmağindan on musluk suyun akmasinin derecesine çikamaz!

📖 Sayfa 55 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Artık sizinle çok söyleşmem. Zira bu âlemin Reisi geliyor. Ve bende O’nun nesnesi asla yoktur.

Hz. İsa(as)
(Kitab-ı Mukaddes, Yeni Ahit, Yuhanna, Bâb: 14, Âyet: 30.)

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Resûl-i Ekrem (sav) geldi, kuyunun başina oturdu. Bir kova su istedi, getirdik. Kovanin içine mübarek ağzinin suyunu birakti ve dua etti, sonra o kovayi kuyuya döktü. Birden kuyu coştu ve kaynadi, ağzina kadar doldu. Bütün ordu, kendileri ve hayvanâti doyuncaya kadar içtiler, kaplarini da doldurdular.

📖 Sayfa 56 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Hem bunlar gibi daha pek çok merak-âver, lüzûmlu hakāiki ders veren bu zâta karşı her şeyi bırakıp ona koşmak, onu dinlemek lâzım gelirken ; ekser insanlara ne olmuş ki sağır olmuşlar, kör olmuşlar, belki dîvâne olmuşlar ki; bu hakkı görmüyorlar , bu hakîkati işitmiyorlar, *anlamıyorlar* ?

*خیرلی جمعه لر* (Hayırlı cumalar)

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Umum ümmet, umum asırlarda işledikleri umum hasenatın bir misli "Es-sebebü ke'l-fâil" sırrınca, Zât-ı Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm'ın sahife-i hasenatına geçtiği gibi; umum ümmet, her günde ettikleri salavat duasının kat'î makbuliyeti cihetiyle, o hadsiz duaların iktiza ettikleri makam ve mertebeyi düşünmekle, şahsiyet-i maneviye-i Muhammediye Aleyhissalâtü Vesselâm'ın bu kâinat içinde nasıl bir güneş olduğu anlaşılır.
Lemalar - 327

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Allah, dünya ile kendi katindaki arasindaki tercihi kuluna birakti. O da Allah katindakini tercih etti.

(Bkz.: Buharî, Fezâilü ashabi'n- Nebî 3; Müslim, Fezâilü's-sahabe 2).

📖 Sayfa 39 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Ali'nin gözleri hastaliktan çok ağriyordu. Resûl-i Ekrem (sav) tiryak gibi tükürüğünü gözüne sürdüğü dakikada şifa bularak hiçbir şey kalmadi.

📖 Sayfa 80 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Hazreti İbni Mes'ud der ki: Biz, Resûl-i Ekrem'in(sav) yaninda taam yerken, taamin tesbihlerini işitiyorduk.

📖 Sayfa 70 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

O cinnîler bir delil istediler. Resûl-i Ekrem(sav) bir ağaca emretti; yerinden çikip geldi, sonra yine yerine gitti. İşte, cin tâifesine birtek mu'cize kâfi geldi.

📖 Sayfa 63 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Amma ben size hakkı söylüyorum. Benim gittiğim, size faydalıdır. Zira ben gitmeyince Tesellici size gelmez.

Hz. İsa(as)
(Kitab-ı Mukaddes, Yeni Ahit, Yuhanna, Bâb: 16, Âyet: 7; Aliyyülkârî, Şerhu’ş-Şifâ 1/743; Nebhânî, Huccetullâhi ale’l-âlemîn s. 99.)

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Evet o âmi, cahil adam der ki: "En güzel, en meşhur bir beyti iki-üç defa işitsem, bana usanç veriyor. Şu Kur'ân ise; hiç usandırmıyor; gittikçe daha ziyade dinlemesi hoşuma gidiyor. Öyle ise bu, insan sözü değildir."

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Utbe İbni Ebî Leheb hakkında şöyle beddua etti: “Yâ Rab! Ona bir itini musallat et!” Sonra, Utbe sefere giderken, bir arslan gelip, kafile içinde onu arayıp bulmuş, parçalamış.

📖 Sayfa 96 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Resûl-i Ekrem’in (sav) Adbâ ismindeki devesi vefat-ı nebevîden sonra kederinden ne yedi, ne içti, tâ öldü.

📖 Sayfa 106 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

İşte, mevcudatın en eşrefi olan zîhayat ve zîhayat içinde en eşref olan zîşuur ve zîşuur içinde en eşref olan hakikî insan ve hakikî insan içinde geçmiş vezâifi en âzamî bir derecede en ekmel bir surette îfa eden Zât; elbette bir mi'rac-ı âzam ile Kab-ı Kavseyn'e çıkacak, saâdet-i ebediye kapısını çalacak, hazine-i rahmeti açacak, îmanın hakaik-ı gaybiyesini görecek; yine O olacaktır.
Mu'cizât-ı Ahmediye - 281

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Resûl-i Ekrem (sav) ona baktı, elini göğsüne koydu. Şeybe der ki: “O dakikada dünyada ondan daha sevgili adam bana olmazdı.” İmana geldi. Resûl-i Ekrem (sav) ferman etti: “Haydi, git, harp et.” Şeybe dedi: “Ben gittim, Resûl-i Ekrem (sav) önünde harp ettim. Eğer o vakit pederim de rast gelseydi vuracaktım.”

📖 Sayfa 117 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Acaba böyle bir zatın bir tek eli, böyle acib mu'cizata mazhar ve medar olsa o zatın Hâlık-ı kâinat yanında ne kadar makbul olduğu ve davasında ne kadar sadık bulunduğu ve o el ile biat edenler, ne kadar bahtiyar olacakları, bedahet derecesinde anlaşılmaz mı?
Mucizat-ı Ahmediye - 121

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Allah Resûlü (s.a.s.) ile koşu yaptiği, onun omuzuna dayanarak Mescid-i Nebevi'de mizraklariyla savaş oyunlari oynayan Habeşliler'i seyrettiği bilinmektedir.

📖 Sayfa 231 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

İmam Ali için dua etmiş: “Yâ Rab, soğuk ve sıcağın zahmetini ona gösterme.” İşte şu dua bereketiyle, İmam Ali kışta yaz libasını giyerdi, yazda kış libasını giyerdi.

📖 Sayfa 95 · Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Sıkça Sorulan Sorular

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi kimin eseridir?

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2000'de yayımlanmıştır.

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi kaç sayfadır?

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi, 415 sayfadır (Söz Basım Yayın baskısı).

Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi'nin en ünlü sözü nedir?

“Hz. Âişe ile Peygamber Efendimiz (s.a.s.) arasindaki aile baği sevgi, anlayiş ve hürmet esasi üzerine kurulmuştur.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi — Bediüzzaman Said Nursî. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4