CANLI

Nakş El-Füsus Şerhi Kitabından Alıntı Sözler — Muhyiddin İbn Arabi

Nakş El-Füsus Şerhi - Muhyiddin İbn Arabi kitap alıntıları ve sözleri

1981 tarihli Nakş El-Füsus Şerhi, Muhyiddin İbn Arabi'nin en bilinen eserlerinden biridir. Ribat Yayınları baskısıyla 160 sayfadır. Bu sayfada Nakş El-Füsus Şerhi'den seçilmiş alıntılar sayfa numaralarıyla yer alıyor.

Yazar:Muhyiddin İbn Arabi
Çevirmen:İsmail Rusuhi Ankaravi
İlk Yayın:1981
Yayınevi:Ribat Yayınları
Sayfa Sayısı:160
Dil:Türkçe
Okuma Süresi:4 sa. 32 dk.
Türler:Din (İslam), Tasavvuf-Mezhepler-Tarikatlar

Nakş El-Füsus Şerhi'den En Beğenilen Alıntılar

Olgun kişilerle eksik kişiler arasındaki fark
hakikat ve onun görünüşünü değişik algılamalarından doğar.

Nitekim Gülşen-i Râz adlı eserinde Şebüsterî diyor ki:
Eşya varlığın görüntüleri olduğu için hepsi sonunda put olur çıkar.
Doğru düşün, ey akıl sahibi, put, varlık yönünden batıl değildir.
Kafir putun mahiyetini idrak etse kendi dininde şaşkına döner
Putta görünen yaratıktan başka bir şey görmediği için, sırf bu yüzden kafirdir o.
Ve sen, putta gizli Hakkı görmüyorsan eğer,
İslâm'a göre müslüman denemez sana pek.

📖 Sayfa 22 · Nakş El-Füsus Şerhi, Muhyiddin İbn Arabi

İnsan kendi kişiliğinde Rabblık ve kulluğun ikisini de taşır.
Bunun için insandan başkası kendisindeki kuvvetten dolayı Rabblık iddiasında bulunmadı.

📖 Sayfa 20 · Nakş El-Füsus Şerhi, Muhyiddin İbn Arabi

Mutlak Varlık fiil köküne benzetilirse alem bütünüyle mastarlardan türemiş kipler, zamanlar ve isimlerdir.
Türemiş örnekler zinciri nasıl fiil kökünden uzak olmazsa baktın her şeyde Hakk’tır.

📖 Sayfa 12 · Nakş El-Füsus Şerhi, Muhyiddin İbn Arabi

Bende ihtiyaçlar sizdeyse anlayış var. Susuşum huzurunuzda hitaptır, halimi açıklar.

📖 Sayfa 31 · Nakş El-Füsus Şerhi, Muhyiddin İbn Arabi

Oysa insandan başlıa bütün yaratıklar tek elle yaratılmışlardrr.

Çünkü insan ya melek gibi Cemal sıfatının yahut azap melekleri ve şeytan gibi Celal sıfatının kendisinde tecellî ettiği bir varlıktır, insan bu bütünü içinde toplayan, karşılıklı iki denizi birleştiren ve bu iki denizin birbirine taşmasını önleyen bir geçit-varhktır. Bunun anlamı arifler ve yetkin kimseler için açık seçiktir.

📖 Sayfa 24 · Nakş El-Füsus Şerhi, Muhyiddin İbn Arabi

Elini Allah’ın sözüne ve resul’e ait haberlere uzat; bu ikisi dışında ne görüyorsan efsane ve hevestir.

📖 Sayfa 41 · Nakş El-Füsus Şerhi, Muhyiddin İbn Arabi

Bütün evren ve varlıklara 'Allah'ın kelimeleri' (Kelimatullah) denilmiştir.

📖 Sayfa 9 · Nakş El-Füsus Şerhi, Muhyiddin İbn Arabi

Şeyhi Ekber 'Füsûs el-Hikem' kitabının îlâhî Hikmet bölümünde şöyle der: «Şu halde Allahü Tealâ âlemi korumak konusunda Adem'i kendine halîfe kıldı. Bu hale göre içinde 'insan-ı kâmil' varoldukça âlem hep korunmuş olacaktır. İnsan-ı kâmil o hazîneden ayrılıp, ahirete göçünce gök atılmaya, yıldızlar saçılmaya ve güneş dürülmeye başlar; dünyanın bayındırlığı ahirete yollanmak üzere kıyamete varır».

📖 Sayfa 17 · Nakş El-Füsus Şerhi, Muhyiddin İbn Arabi

İşime sevgiliyi vekil bıraktım tümüyle.
İster beni ihya etsin isterse telef.

📖 Sayfa 32 · Nakş El-Füsus Şerhi, Muhyiddin İbn Arabi

İnsan vücudu Hakk'ın dükkanıdır. İçinde Rahman'ın sıfatları bulunur.

📖 Sayfa 14 · Nakş El-Füsus Şerhi, Muhyiddin İbn Arabi

… kendi aklın bir şey bildirmiyor, susmanın yeridir, neden konuşup duruyor?

📖 Sayfa 43 · Nakş El-Füsus Şerhi, Muhyiddin İbn Arabi

«Senin sevgini mezheb olarak seçmedikçe hayret etmedim. Hayretim senin hakkında değilse eğer, hayret değildir.
Allahım, beni Zatının sevgisi konusunda hayret edenlerden, sıfatların konusunda korkudan emin olmuş
ve sana yaklaşmış olanlardan eyle.

Kalbimi, ruhumu ve sırrımı Kendine yönelt.
Ey isteyenlere karşılık veren,
sana olan övgü sayıya gelmez.
Sen Kendini övdüğün gibisin.
Seni özleyenin duasına,
sana, sevgilin olan peygamberine aşık olanın ricasına karşılık ver, ey merhametlilerin en merhametlisi...»

📖 Sayfa 159 · Nakş El-Füsus Şerhi, Muhyiddin İbn Arabi

Tanrı vergisine kabiliyet şart değil,
kabiliyetin şartı onun vergisidir.
Mesnevi

📖 Sayfa 31 · Nakş El-Füsus Şerhi, Muhyiddin İbn Arabi

Küpte olup da nehirde olmaya nedir?
Evde olup da şehirde olmayan ne?
Bu cihan küptür, gönül akarsu gibi.
Bu cihan evdir, gönül harikalar şehri.

Hz. Mevlana

📖 Sayfa 15 · Nakş El-Füsus Şerhi, Muhyiddin İbn Arabi

Kâinat hayaldir, hakikatı ise HAKK'dan ibaretir
Bunu anlıyanların hepsi hakikat yolunun sırlarını yavaş yavaş çözmeye başlar..

Hz Şeyh

📖 Sayfa 80 · Nakş El-Füsus Şerhi, Muhyiddin İbn Arabi

Senin bu dünyada gerçekten neye benzediğini bilemiyorum.
Dünya ve dünyada ne varsa surettir, sen cansın.

📖 Sayfa 12 · Nakş El-Füsus Şerhi, Muhyiddin İbn Arabi

İnsan varlığında oluşan hayalinde bir ucu misal âlemine (rüya alemi) diğer ucu kendi nefsi ve bedenine bitişiktir.

📖 Sayfa 58 · Nakş El-Füsus Şerhi, Muhyiddin İbn Arabi

«İşler vakitleriyle rehnedilmişlerdir» ölçüsünce her iş bir zamana ve saate ayarlanmıştır. Bunun için eğer vakti gelmediyse o işin meydana gelmesinde acele etmek faydasızdır.

📖 Sayfa 33 · Nakş El-Füsus Şerhi, Muhyiddin İbn Arabi

Sıkça Sorulan Sorular

Nakş El-Füsus Şerhi kimin eseridir?

Nakş El-Füsus Şerhi, Muhyiddin İbn Arabi tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1981'de yayımlanmıştır. Türkçeye İsmail Rusuhi Ankaravi çevirmiştir.

Nakş El-Füsus Şerhi kaç sayfadır?

Nakş El-Füsus Şerhi, 160 sayfadır (Ribat Yayınları baskısı).

Nakş El-Füsus Şerhi'nin en ünlü sözü nedir?

“Olgun kişilerle eksik kişiler arasındaki fark hakikat ve onun görünüşünü değişik algılamalarından doğar. Nitekim Gülşen-i Râz adlı eserinde Şebüsterî diyor ki: Eşya varlığın görüntüleri olduğu için hepsi sonunda put olur çıkar. Doğru düşün, ey akıl sahibi, put, varlık yönünden batıl değildir. Kafir putun mahiyetini idrak etse kendi dininde şaşkına döner Putta görünen yaratıktan başka bir şey görmediği için, sırf bu yüzden kafirdir o. Ve sen, putta gizli Hakkı görmüyorsan eğer, İslâm'a göre müslüman denemez sana pek.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Nakş El-Füsus Şerhi — Muhyiddin İbn Arabi. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4