CANLI

Ebu'l A'lâ el-Mevdudi'nin Sabır Bilinci Kitabında Din Konusunda Etkileyici Sözler

Sabır Bilinci - Ebu'l A'lâ el-Mevdudi kitap alıntıları ve sözleri

Ebu'l A'lâ el-Mevdudi'nin Sabır Bilinci adlı kitabı, din konusunda dikkat çekici bir bakış sunar. Orijinal adı الوعي الصبر olarak bilinir. Aşağıdaki sözler, okurların en çok beğendiğinden başlayarak sıralanmıştır.

Yazar:Ebu'l A'lâ el-Mevdudi
Çevirmen:Abdulkadir Coşkun
İlk Yayın:2018
Yayınevi:Ehil Yayınları
Sayfa Sayısı:216
Orijinal Adı:الوعي الصبر
Dil:Türkçe
ISBN:9786052306086
Okuma Süresi:6 sa. 7 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Din (İslam)

Sabır Bilinci'den En Beğenilen Alıntılar

Nûr sûresinde 4. ayetten 23. ayete kadar namuslu ve temiz karakterli kadınlara iftirada bulunmak, onlar hakkında türlü türlü dedikodu yapmak ve yaymak ve toplum içinde çıplaklık, fuhuş ve zina gibi illetleri yaymak ağır bir dille eleştirilmiş ve kınanmıştır. Ayrıca, bu hükümler sadece kadınlara mahsus değildir.Aynı şekilde erkeklere iftira yapılması da yasaklanmıştır.

Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

Bu dünyada insanın felah dediği aslında felah değildir. Tersine onun sonucu bu dünyada bile hüsrandır. İnsanın bu dünyada hüsran zannettiği de aslında hüsran değildir. Aslında o, felaha bir vesiledir.

Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

İslam'ın evrensel mirası sadece Müslüman olarak doğanlar için değil tüm insanlık içindir.

Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

"Güzel hasletin meyvesi de güzeldir. İyiliğiniz ve efendiliğiniz sayesinde en kötü düşmanınız bile bir gün en iyi dostunuz olacaktır. Zira, insan tabiatı bunu gerektirmektedir."

Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

Sabırlı bir mü’min bütün bu fedakârlıkları, sabrının meyvesini bu dünyada toplamak için yapmaz. Aksine, ölümünden sonra öbür dünyada yaşayacağı ebedi hayatta bunun meyvesini göreceği şuuru içinde olur.

Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

Zira iman bir insanın kendi başına kurtuluşunun teminatı değildir. İman ancak salih amel ile cilalanabilir, kuvvetlenebilir.

Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

İyilik zaten kalpleri fetheden büyük bir güçtür.

Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

Sonra şunları dedi:
“Gerçekten Rabbin sana verecek de râzı olacaksın.” (Ayet; 5)
Burada denilmek isteniyor ki Allah’ın işleri geç oluyor, ama güç olmuyor. Allah’a iman edenler, onun için her türlü eziyet ve zulme evet diyenler ve hatta canlarım bile feda etmeye hazır olanlar hiç üzülmesinler, yarınlar onlarındır. Bu Allah tarafından sevgili peygamberlerine ve kullarına bir vaattir ve mutlaka gerçekleşecektir.

Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

“Herhangi birinize ölüm gelip te: ‘Ya Rabbi beni yakın bir zamana kadar geciktirseydin de sadaka verip salihlerden olsaydım’ diyeceğiniz vakit gelmezden evvel size rızık olarak verdiğimiz şeylerden infak edin.” (Münâfikûn, 10)

Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

İman sahipleri hiçbir zaman gururlanmamak ve kendilerini büyük görmemelidirler. Hiçbir zaman sadece kendilerinin Cennet’e gideceklerine, diğerlerinin ise Cehennem’e gideceklerine hüküm vermemelidirler ve bunu bir emrivaki olarak kabul etmemelidirler. Çünkü bu hususta tek karar mercii Cenâb-ı Allah’tır.

Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

"Burada anlatılan bir başka kural;kötülüğe sadece iyilikle değil iyiliğin en iyisiyle ve hasletin en güzeliyle karşılık vermektir. Yani bir kişi size kötülük yapar ve siz onu affederseniz, bu bir iyiliktir. Ama iyiliğin iyisi, o kişiye kötülük yapma fırsatı elinize geçmişken ona ihsan ve ikramda bulunmanızdır."

Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

Kur’an-ı Kerim’de ise “sabır” kelimesi öylesine inanılmaz genişlikte kullanılmıştır ki, sanki bir mü’min bütün hayatı sabrın simgesi olup çıkıyor.

Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

Eğer Batı medeniyeti ırk ayrılığı gibi problemlere çözüm bulamıyorsa, insanlar İslam’ın bunları nasıl çözdüğünü ve milliyetçiliği aşan bir kardeşliği nasıl başardığını öğrenmelidir.

Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

“Muhakkak güçlükle beraber kolaylık vardır. (Evet) Muhakkak güçlükle beraber kolaylık vardır.” (İnşirah, 5-6) Bu sözler iki defa söylenmiştir; ki Hazreti Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ve diğer müslümanlar iyice teselli edilmiş olsunlar. Cenab-ı Allah demek istiyor ki onların karşı karşıya bulunduğu güçlükler geçicidir ve bunlar bir gün mutlaka sona erecektir.

Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

Sâlih toplumda haklar çiğnenmemeli, hakikatler unutulmamalı, batıl başını kaldırmamalı, kimse haksızlığa karşı sessiz, seyirci kalmamalıdır. Bu toplumda herkesin vicdanı rahat ve faal olmalıdır.

Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

Cenâb-ı Allah, İsrail oğullarını cezalandırmadan ve kendilerine azabını indirmeden onlara son bir mühlet vermişti. Parlak bir delil ve faziletli bir insan olarak kendilerine indirilen Hz. İsa’yı örnek almalı ve kötü yoldan dönmeliydiler.

Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

Hakk’a davet eden kişinin en büyük vasfı, yumuşak kalpli, tatlı dilli, sağduyulu ve sabırlı olmasıdır.

Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

İsrail oğullarının bozuk toplumunda en çok revaçta olan şey, bir kişinin, başka birinin karısının kendisine aşık olmasını temin etmek üzere sihir ve muska yapmasıydı.

Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

Dini yayan kişi, muhatabının kalbine girme yollarını aramalıdır. Muhatabının kalbine Hak ve Hakikati sokmaya ve onu ıslâh etmeye çalışmalıdır. Bu mübelliğ (tebliğ eden) kendini güreşçi olarak düşünmemelidir.
Amacı karşısındakini derhal alt etmek olmamalıdır.
Aksine sözleri ve davranışı bir doktor ve hekiminki gibi olmalıdır.

Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

Hz. Eyyub da sabretmiş ve sonunda Allah Teâlâ kendisine mal ve sıhhatini yeniden iade etmiştir. Bu şekilde musibete duçar olan kimse, vesveseye düşmesine rağmen, sabrettiği takdirde, Allah, Hz. Eyyub’a gösterdiği gibi, ona da bir çıkış yolu gösterir.

Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

Kâfir ve müşriklerin saldırıları doruğa çıkmış ve müslümanlar sanki her tarafta Batıl’ın muhasarası altına girmişken kendilerini teselli eden ve cesaretlerini arttıran ve aydınlık geleceği vaadeden bir sûre daha nazil oldu. Adı İnşirah’tı.

Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

İnsana verilen ömür bir buz gibi hızla erimektedir. Eğer bunu ziyan eder veya yanlış yere harcarsa insanın hüsranına neden olur.

Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

Hakk'a davetin başarıya ulaşmasının sırrı sadelik ve açıklıktır. Davet eden kişi, felsefi ve karmaşık meseleler yerine,bilinen iyilik ve gerçeklerden söz etmelidir. İnsanların kolay anlayabileceği veya daha önceden bildiği ebedi gerçekler anlatılmalıdır. Akliselimin kabul ettiği bir şey, okumuş , aydın veya okuma yazma bilmeyen herkesi aynı şekilde etkileyebilir.

📖 Sayfa 52 · Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

İnsanın hayatı ne kadar parlak gözükse de eğer imanı yoksa onun durumu dalgaların amansız olarak sağa sola sürüklediği ve hiçbir yerde karar kılamayan çabasız bir gemiye benzer.

Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

“Fenalığı en güzel (haslet)le defet. Onların neler vasfetmekte olduklarını çok iyi biliyoruz. De ki: ‘Rabbim, şeytanların vesveselerinden sana sığınırım. Rabbim onların huzurumda bulunmalarından sana sığınırım.” (Mü’minûn, 96-98)

Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

Sıkça Sorulan Sorular

Sabır Bilinci kimin eseridir?

Sabır Bilinci, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2018'de yayımlanmıştır. Türkçeye Abdulkadir Coşkun çevirmiştir.

Sabır Bilinci kaç sayfadır?

Sabır Bilinci, 216 sayfadır (Ehil Yayınları baskısı).

Sabır Bilinci'nin en ünlü sözü nedir?

“Nûr sûresinde 4. ayetten 23. ayete kadar namuslu ve temiz karakterli kadınlara iftirada bulunmak, onlar hakkında türlü türlü dedikodu yapmak ve yaymak ve toplum içinde çıplaklık, fuhuş ve zina gibi illetleri yaymak ağır bir dille eleştirilmiş ve kınanmıştır. Ayrıca, bu hükümler sadece kadınlara mahsus değildir.Aynı şekilde erkeklere iftira yapılması da yasaklanmıştır.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Sabır Bilinci — Ebu'l A'lâ el-Mevdudi. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4