
Bediüzzaman Said Nursî'un Yirmi Üçüncü Söz adlı kitabı 1992'de yayımlanmış, 96 sayfalık bir Din (İslam) eseridir. Kitabın en çok işaretlenen cümleleri, sayfa bilgileriyle birlikte aşağıda.
Yirmi Üçüncü Söz'den En Beğenilen Alıntılar
Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma.
📖 Sayfa 70 · Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
iman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül saadet-i dareyni iktiza eder.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Ey insan! Sen kendini, kendine mâlik sayma. Çünki sen kendini idare edemezsin, o yük ağırdır. Kendi başına muhafaza edemezsin, belalardan sakınıp, levazımatını yerine getiremezsin. Öyle ise beyhude ızdıraba düşüp azab çekme, mülk başkasınındır. O Mâlik, hem Kadîr'dir, hem Rahîm'dir; kudretine istinad et, rahmetini ittiham etme. Kederi bırak, keyfini çek. Zahmeti at, safayı bul.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Eğer desen: Birçok defa dua ediyoruz, kabul olmuyor. Halbuki âyet umumîdir; ‘Her duaya cevap var’ ifade ediyor.”
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Elcevap: Cevap vermek ayrıdır, kabul etmek ayrıdır. Her dua için cevap vermek var. Fakat kabul etmek, hem ayn-ı matlubu vermek, Cenâb-ı Hakkın hikmetine tâbidir.
İnsan, nur-u iman ile a'lâ-yı illiyyîne çıkar; Cennet'e lâyık bir kıymet alır. Ve zulmet-i küfür ile, esfel-i safilîne düşer; Cehennem'e ehil (olacak) bir vaziyete girer.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Bir baharı halketmek bir çiçek kadar ona kolaydır.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
İman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül ise saadet-i dareyni iktizâ eder.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
İman hem nurdur hem kuvvettir.
📖 Sayfa 14 · Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
"Sizlere müjde! Mevt idam değil, hiçlik değil, fena değil, inkıraz değil, sönmek değil, firak-ı ebedi değil, adem değil, tesadüf değil, failsiz bir in'idam değil; belki bir Fail-i Hakim-i Rahim tarafından bir terhistir, bir tebdil-i mekandır, saadet-i ebediye tarafına, vatan-ı aslilerine bir sevkiyattır, yüzde doksan dokuz ahbabın mecmaı olan alem-i berzaha bir visal kapısıdır."
📖 Sayfa 73 · Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Kur'anın en büyük mu'cizelerinden birisi de, gençlik ve tazeliğini muhafaza etmesidir. Ve o asırda inzal edilmiş gibi, her asrın ihtiyacını karşılayan bir vechesi olmasıdır.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Madem O var, her şey var.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Kur'an-ı Hakîm, hakikî ilimleri havi bir kitab-ı mukaddestir. Ve bütün asırlarda, insanların umum tabakalarına hitab eden, ezelî bir hutbedir.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Ey insan! Hayatın ağır tekâlifini omuzuna alıp zahmet çekme. Hayatın fenasını düşünüp, hüzne düşme. Yalnız dünyevî ehemmiyetsiz meyvelerini görüp dünyaya gelişinden pişmanlık gösterme.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var?
📖 Sayfa 17 · Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
(Furkan Suresi 77. Ayet)
Ey ahsen-i takvimde yaratılan ve sû-i ihtiyarıyla esfel-i sâfilîn tarafına giden insan-ı gafil! Beni dinle. Ben de senin gibi gençlik sarhoşluğuyla, gaflet içinde dünyayı hoş ve güzel gördüğüm halde, gençlik sarhoşluğundan ihtiyarlık sabahında ayıldığım dakikada, o güzel zannettiğim, âhirete müteveccih olmayan dünyanın yüzünü nasıl çirkin gördüğümü ve âhirete bakan hakikî yüzü ne kadar güzel olduğunu...
📖 Sayfa 443 · Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
.jpeg)
İnsan, saray gibi bir binadır; temelleri, erkân-ı imaniyedir. İnsan, bir şeceredir; kökü esasat-ı imaniyedir. İmanın rükünlerinden en mühimmi, İman-ı Billah'tır; Allah'a imandır. Sonra Nübüvvet ve Haşir'dir. Bunun için, bir insanın en başta elde etmeye çalıştığı ilim; iman ilmidir. İlimlerin esası, ilimlerin şahı ve padişahı; iman ilmidir.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
İşte ey âciz insan ve ey fakir beşer! Dua gibi hazine-i rahmetin anahtarı ve tükenmez bir kuvvetin medarı olan bir vesileyi elden bırakma, ona yapış, a'lâ-yı illiyyîn-i insaniyete çık.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
“Onların duâları şu sözlerle sona erer: Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.” (Yûnus Sûresi, 10:10.)
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
İnsan, nur-u iman ile a'lâ-yı illiyyîne çıkar, cennete lâyık bir kıymet alır.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Ve zulmet-i küfür ile esfel-i safilîne düşer, cehenneme ehil (olacak) bir vaziyete girer.
"Dua eden adam anlar ki: Birisi var; onun hatırat-ı kalbini işitir, herşeye eli yetişir, her bir arzusunu yerine getirebilir, aczine merhamet eder, fakrına meded eder."
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Eğer desen: Bir çok defa dua ediyoruz, kabul olmuyor. Halbuki ayet umumîdir; "Her duaya cevap var." ifade ediyor.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Elcevap: Cevap vermek ayrıdır, kabul etmek ayrıdır. Her dua için cevap vermek var; fakat kabul etmek, hem aynı matlûbu vermek Cenâb-ı Hakk'ın hikmetine tâbidir.
İşte ey âciz insan ve ey fakir beşer! Duâ gibi hazîne-i rahmetin anahtarı ve tükenmez bir kuvvetin medârı olan bir vesîleyi elden bırakma. Ona yapış; âlâ-yı illiyyîn-i insaniyete çık. Bir sultan gibi, bütün kâinatın duâlarını kendi duân içine al...
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Cenab-ı Hakk'ı tanıyan ve seven, nihayetsiz saadete, nimete, envara, esrara ya bi'l-kuvve veya bilfiil mazhardır.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
İman, insanı insan eder. Belki insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi, iman ve duadır. Küfür, insanı gayet âciz bir canavar hayvan eder.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
insanın vazife-i fıtriyesi; taallümle tekemmüldür, dua ile ubudiyettir.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Mülkü sahibine teslim et, ona bırak.. cefasını değil, safasını çek.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Mesela tavuğun yavrusunun zaafindaki kuvvet, tavuğu arslana saldirtir.
📖 Sayfa 48 · Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Kâinatta en yüksek hakikat îmandır,îmandan sonra namazdır.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
İman hem nurdur, hem kuvvettir. Evet, hakiki imanı elde eden adam, kainata meydan okuyabilir.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Sen eğer nefis ve şeytanı dinlersen esfel-i sâfilîne düşersin.Eğer hak ve Kurân'ı dinlersen, alâ-yı illiyîne çıkar, kainâtın bir güzel takvîmi olursun.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî

“...Cennete çağrılıyorsunuz. Öyle ise, kabir kapısına ağlayarak değil, gülerek giriniz.”
📖 Sayfa 80 · Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
İman hem nurdur, hem kuvvettir. Evet, hakikî îmânı elde eden adam, kâinata meydan okuyabilir.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma, onlara tezellül edip minnet çekme, onlara temelluk edip boyun eğme, onların arkasına düşüp zahmet çekme, onlardan korkup titreme. Çünki Sultan-ı Kâinat birdir, herşey'in anahtarı onun yanında, her şey'in dizgini onun elindedir; herşey onun emriyle halledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
...
📖 Sayfa 19 · Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Işte ey tevekkülsüz insan!
Sen de aklını başına al , tevekkül et .
Tâ bütün kâinatın dilenciliğinden ve her hadisenin karşısında titremekten ve hodfuruşluktan(kendi kendini beğenme) ve maskaralıktan ve şekâvet-i uhreviyeden( ahiretteki sıkıntılardan) tazyikat-ı dünyeviye ( dunyadaki sıkıntılar) hapsinden kurtulasın
...
Evet bütün hakikî saadet ve hâlis sürur ve şirin nîmet ve sâfi lezzet elbette mârifetullah ve muhabbetullahdadır. Onlar, onsuz olamaz.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Cenâb-ı Hakk'ı tanıyan ve seven; nihâyetsiz saadete, nîmete, envâra, esrara; ya bilkuvve veya bilfiil mazhardır. Onu hakikî tanımayan, sevmeyen; nihâyetsiz şekavete, âlâma ve evhama mânen ve maddeten müptelâ olur.
Eğer desen: Bir çok defa dua ediyoruz, kabul olmuyor. Halbuki, âyet umumîdir; "Her duaya cevap var." ifade ediyor.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Elcevap: Cevap vermek ayrıdır, kabul etmek ayrıdır. Her dua için cevap vermek var; fakat kabul etmek, hem aynı matlûbu vermek Cenâb-ı Hakk'ın hikmetine tâbidir.
Meselâ: Hasta bir çocuk çağırır:
-Yâ Hekim! Bana bak.
Hekim: -"Lebbeyk" der. "Ne istersin?" cevap verir.
Çocuk:
-"Şu ilâcı ver bana." der.
Hekim ise; ya aynen istediğini verir, yahut onun maslahatına binaen ondan daha iyisini verir, yahut hastalığına zarar olduğunu bilir, hiç vermez.
Dua ise, esâs-ı ubûdiyettir.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
İman hem nurdur, hem kuvvettir. Evet, hakikî imanı elde eden adam, kâinata meydan okuyabilir!
📖 Sayfa 5 · Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
İman, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi iman ve duadır. Küfür, insanı gayet aciz bir canavar hayvan eder i.
📖 Sayfa 21 · Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
"
📖 Sayfa 32 · Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Hem, duâ bir ubûdiyettir; ubûdiyet ise, semerâtı uhreviyedir. Dünyevî maksatlar ise, o nevi duâ ve ibâdetin vakitleridir; o maksatlar, gayeleri değil.
"
Cehenneme girmek ceza-yı ameldir, ayn-ı adldir; fakat Cennete girmek mahz-ı fazldır.
📖 Sayfa 20 · Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Dehşet aldığın zaman, İbrahim Hakkı gibi,
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
"Mevlâ görelim neyler, Neylerse güzel eyler." de, pencerelerden seyret, içlerine girme.
Kâinatta en yüksek hakikat îmandır,imandan sonra namazdır.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
İman hem nurdur, hem kuvvettir. Evet, hakiki imanı elde eden adam, kainata meydan okuyabilir ve imanın kuvvetine göre, hadisatın tazyikatından kurtulabilir. "Tevekkeltü âlallah" der, sefine-i hayatta kemal-i emniyetle hadisatın dağlarvari içinde seyran eder.
📖 Sayfa 17 · Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Demek iman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül saadet-i dareyni iktiza eder.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî

Eğer sen nefis ve şeytanı dinlersen, esfel-i sâfiline düşersin. Eğer Hak ve Kuran'ı dinlersen, âlâ-yı illiyyine çıkar kâinatın bir güzel takvimi olursun.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
şu perişan dünyada, âvâre nev'-i beşer içinde, semeresiz bir hayatta; sahibsiz, hâmîsiz bir surette; âciz, miskin bir insan, bütün dünyanın sultanı da olsa kaç para eder.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Nihayetsiz hâcât-i insaniyeyi îfâ edecek, ancak nihayetsiz bir kudret ve muhit bir ilim sahibi olabilir. Öyle ise, mâbudiyete lâyik yalniz O'dur.
📖 Sayfa 27 · Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
hakikî terakki ise; insana verilen kalb, sır, ruh, akıl hattâ hayal ve sair kuvvelerin hayat-ı ebediyeye yüzlerini çevirerek, herbiri kendine lâyık hususî bir vazife-i ubudiyet ile meşgul olmaktadır.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
"Kâinatta en yüksek hakikat imandır, imandan sonra namazdır."
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi îman ve duâdır.
📖 Sayfa 26 · Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Eğer dua çok edildiği halde beliyyeler def'olunmazsa denilmeyecek ki: "Dua kabul olmadı." Belki denilecek ki: "Duanın vakti, kaza olmadı."
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Fakat hayvan öyle değil. Elemsiz bir lezzet alir, kedersiz bir zevk eder. Ne geçmiş zamanin elemleri onu incitir, ne de gelecek zamanin korkulari onu ürkütür. Rahatla yaşar, yatar, Hâlik'ina şükreder.
📖 Sayfa 41 · Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Hem deme ki: "Ben hiçim; ne ehemmiyetim var ki, bu kâinat bir Hakîm-i Mutlak tarafından kasdî olarak bana teshir edilsin, benden bir şükr-ü küllî istenilsin?"
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Çünkü, sen çendan nefsin ve suretin itibarıyla hiç hükmündesin. Fakat vazife ve mertebe noktasında, sen şu haşmetli kâinatın dikkatli bir seyircisi, şu hikmetli mevcudatın belâğatli bir lisan-ı nâtıkı ve şu kitab-ı âlemin anlayışlı bir mütalâacısı ve şu tesbih eden mahlûkatın hayretli bir nâzırı ve şu ibadet eden masnuâtın hürmetli bir ustabaşısı hükmündesin.
RNK-Sözler/440
İman, insani insan eder. Belki insani sultan eder. Öyle ise, insanin vazife-i asliyesi, iman ve duadir. Küfür, insani gayet âciz bir canavar hayvan eder.
📖 Sayfa 13 · Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Şu meselenin binler delillerinden yalniz hayvan ve insanin dünyaya gelmelerindeki farklari, o meseleye vâzih bir delildir. Ve bir burhan-i kâti'dir. Evet, insaniyet, iman ile insaniyet olduğunu, insan ile hayvanin dünyaya gelişindeki farklari gösterir.
İman hem nurdur, hem kuvvettir. Evet, hakikî imanı elde eden adam, kâinata meydan okuyabilir ve imanın kuvvetine göre, hâdisatın tazyikatından kurtulabilir. ”Tevekkeltü alellah” der, sefine-i hayatta kemâl-i emniyetle hâdisatın dağlarvârî dalgaları içinde seyran eder.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Netice-i kelâm: Sen, eğer nefis ve şeytanı dinlersen, esfel-i sâfiline düşersin. Eğer Hak ve Kur'ân'ı dinlersen, âlâyı illiyyîne çıkar, kâinatın bir güzel takvimi olursun.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Îman hem nurdur, hem kuvvettir. Evet, hakikî îmânı elde eden adam, kâinata meydan okuyabilir. Ve îmânın kuvvetine göre hâdisatın tazyikatından kurtulabilir.
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî
Sıkça Sorulan Sorular
Yirmi Üçüncü Söz kimin eseridir?
Yirmi Üçüncü Söz, Bediüzzaman Said Nursî tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1992'de yayımlanmıştır.
Yirmi Üçüncü Söz kaç sayfadır?
Yirmi Üçüncü Söz, 96 sayfadır (Söz Basım Yayın baskısı).
Yirmi Üçüncü Söz'ün en ünlü sözü nedir?
“Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma.”