
Edebiyat dünyasının önemli isimlerinden Erim Şişman, okurların gönlünde özel bir yere sahiptir. Bu sayfada 3 eserinden 100 söz bir araya getirildi.
En Beğenilen Erim Şişman Sözleri
Ölümüm; yaşamıma yaptığım devrim, hüznüm; evrimim, Zürafa tozu evrenim oldu.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Soludukları havayı bile kirletmiş bu insanlar; çocuklarını, oyun oynarken üstlerini pislettikleri için dövecek kadar sapıktı.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Sevdiğim şeyleri yapmak için nefret ettiğim şeyleri yapmaya başlamam lazım.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
İnsanların gülmek için on yedi adeleye, surat asmak için 43 adeleye ihtiyacı varmış. Bence gülmek için adelelerden çok daha fazlası lazım. Ayrıca gülebilmek için görmemek, duymamak, düşünmemek gerekir. Cehaletten büyük mutluluk yoktur.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Bir masal kahramanına dönüşerek gideceğim bu dünyadan.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
İnsan ne kadar geç kaldığını bilir ama ne kadar vakti kaldığını bilemez.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Sokakta yaşayan canlı diye bir şey yoktur. İnsanların yok ettiği coğrafyalarda hayatta kalmaya çalışan canlılar vardır.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Toplum düzeni, önceleri yaşamış insanların sonraki kuşaklar üstünde yarattığı şizofreniden başkası değildir.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Gülebilmek için görmemek, duymamak, düşünmemek gerekir. Cehaletten büyük mutluluk yoktur.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Dünya dediğin; araf, zemini kaygan, bela dolu bir han.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
İnsanlık, açık kahverengi bir bataklık idi.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Her gözyaşında biraz daha büyür yırtık saten ruhumuz. Bu yüzden, ruhu yeterli büyüklüğe ulaşan insanlar yağmurdan kaçmaz.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Her cahil insanın varlığı, bir başka insanın potansiyel idamıdır.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Gece yalnız kalmak gibisi yoktur. Aslında yalnız kaldığımızı sanırız ama en kalabalık anlar o anlardır. Tüm sevdiğiniz kadınlar, tüm eski dostlar, tüm canınızı yakanlar, tanıdık ölüler, tüm özlediğiniz insanlar oradadır. Hepsi beynini tırmalar.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Cennet; Arapça "bahçe" demektir. Cennette; gölgeler, serinlikler, ırmaklar, bağlar ve bahçeler bulunur. O halde, dünyaya insanlar gelmeden önce zaten gezegenimiz bir cennetmiş. İnsan gelip her şeyi rezil etmiş. Insanın iyisi olmaz. Olamaz... Doğasına aykırı. İnsanlar zaten bir tane cenneti yok etti. Oradaki meyveleri de GDO'lu yapmaya çalışır bunlar. Zaten başka şekilde olsaydı insanlar cennete ihtiyaç duymaz, zaten bir cennette yaşıyor olurdu. Cennete köpekleri alın, kedileri alın. İnsan dışında her canlı doğanın değerini bilir
Zürafa Tozu, Erim Şişman
İnsanların her olayı dramatize ederek yaşamaya çalışması, anlam verilemez bir dramdır.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Türkiye'de doğduysanız; gerçekçi olmaya pesimizm, saçma sapan giyinip mide bulandıracak kadar her şeye muhalefet olmaya nihilizm, çok fazla siyasi sözcük kullanmaya komünizm, dizin bir karış üstüne kadar kısa etekler giymeye erotizm, hak aramaya anarşizm denir.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Gece yalnız kalmak gibisi yoktur. Aslında yalnız kaldığımızı sanırız ama en kalabalık anlar o anlardır.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Yıllar geçti büyüdüm. Öldürülen hayvanlar gördüm. Kör kediler, topal köpekler sevdim. İnsanlar gördüm. Şişman küçük bir çocuğun dişlerinin arasına sıkışmış yemek parçaları kadar sevimsiz karakterlerle tanıştım. Biraz daha büyüdüğümde tüm ergenler gibi ben de insanlardan tiksinmeye başladım. Kısa süre içinde tüm insanlarda tiksinen ergenlerden de tiksinmeye başladım.
Zürafa Tozu, Erim Şişman

Bu insanları cehenneme atsan, şeytanı yakarak idam etmeye çalışır. Yanmazsa, asmaya çalışır. Kötü insanlar cehenneme gittiğine göre şeytan günahların en büyüğünü işlemiş olmalı çünkü insanların şeytanın yuvasına -cehenneme- gitmesi insanlara değil şeytana verilmiş bir cezadır.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Savaşmadan önce hangi liderin öldüğü görülmüş.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Beyninizin; balık yiyerek değil, düşünerek güçleneceğini fark ettiğiniz gün beni anlayacaksınız.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
ruhu yeterli büyüklüğe ulaşan insanlar yağmurdan kaçmaz. Bu yüzden yağmur bir aşığa romantik gelirken, sıradan birine ıslanmış kıyafetlerini düşündürür
Zürafa Tozu, Erim Şişman
İnsanoğlu ne bulduysa başına iş açtı. Tekeri buldu; kazalar yapıp öldü, öldürdü. Ateşi buldu; aydınları yaktı, ormanları yaktı. Ben de sevdiğim kadını yaktım.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Işıl ışıl veda edeceğim varlığıma.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
İnsanı müzikler sarhoş etmelidir, içki sadece mezedir.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Kanserli bir hücrenin en zararlı virüsüydü insanlar.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Gülmek için önce ağlamak lazım...
Zürafa Tozu, Erim Şişman
İnsanoğlu ne bulduysa başına iş açtı. Tekeri buldu; kazalar yapıp öldü, öldürdü. Ateşi buldu; aydınları yaktı, ormanları yaktı.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Damsız alınmayan bir cehennemdeydik.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Kadınları anlamak için reenkarnasyona inanmaya başlayıp, tanrıya bir dahakine kadın olarak doğmak için dua ettikten sonra üçe kadar sayıp kafanıza sıkmanız gerekir. Dünyaya yeniden kadın olarak gelme ihtimaliniz, erkek halinizle bir kadını anlayabilme ihtimalinizden daha yüksektir.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Plaklar insanı geçmişe götürür. Belki kara delikler de ileride insanları geçmişe götürür. Yoksa neden ikisinin de şekli aynı olsun ki?
Zürafa Tozu, Erim Şişman
"Sen ne güzel bir çocuktun, sokaklar seni heyecanlandırırken ve cigara sarmayı henüz bilmiyorken. Suratında kıllar yokken ne de çok gülerdin sen. Ne zaman kayboldun o çok korktuğun kalabalıkta ve ne zaman o suratsız amcalardan biri oldun sevgili yüzüm?" derdim.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
İnsanlık, ölümsüzlüğe ulaşsa sonunda kendini öldürmeye başlar. Ulaştığı her şeyden bıkar ve daha fazlasına ulaşmak için elindekini de kaybeder.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Ormanda kayıp bir ağaç,
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Hayalperest bir amaç,
Ruj bulaşmış izmarit gibiyim.
İdam öncesi yemek,
Boşa giden bir emek,
Unutulmuş bir adamın
bedeniyim.
Ah o pahalı gökdelenlerden
Atlasam balıklama
Afilli bir ceset
Olur muyum acaba?
Kahkahaların, sana zarar vermek isteyen insanları, ne kadar kısa sürede yıldırdığını görmek beni çok etkilemişti.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Kadınları anlamak için reenkarnasyona inanmaya başlayıp, tanrıya bir dahaki sefere kadın olarak doğmak için dua ettikten sonra üçe kadar sayıp kafanıza sıkmanız gerekir. Dünyaya yeniden kadın olarak gelme ihtimaliniz, erkek halinizle bir kadını anlayabilme ihtimalinizden daha yüksektir.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
“Sevdiğim şeyleri yapmak” için nefret ettiğim şeyleri yapmaya başlamam lazım. Para kazandıracak işlerden bahsediyorum. Ucuz bir takım elbiseyle işe başlayıp, pahalı takım elbise giyen adamlardan zulüm görmek gibi mesela.
Zürafa Tozu, Erim Şişman

Doğmadan önceki yuvamız, öldükten sonra gideceğimiz köyümüz, bilinçaltımıza açılan pencereler… O pencereyi topa abanan bir çocuk kırmıştır belki, Arap kızı kendini aşağıya bırakmış olabilir mi o pencereden?
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Bedenimde yıllarca süren huzurlu diktatörlüğüm bitti.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Kendi türünü hatta kendini katledecek kadar da hasta ruhlu bir virüstü insan. Bu yüzden ben, dev bir salyangozun atomunda yaşayan, insan kürkü giymiş bir salyangoz olma düşüncesini benimsedim. Bu düşünce bana inanılmaz derecede özgüven verici geliyordu.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Beynimdeki milyonlarca düşünce ve hücreyle savaşırken taksicinin hükümetle ilgili şikayetlerini dinliyor gibi yapıyordum.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
İçinde bulunduğum yüzyıl, doğayı korumak için para gerektirecek kadar iğrenç olduğundan kulaklarımı ve ağzımı kapattım. Gözlerimi sadece Zürafa için açık tuttum.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Bizim felsefe dersimize beden eğitimi öğretmenimiz girerdi. Yemişim Sokrates’i! Sen şu attığım taklaya bir bak...
Zürafa Tozu, Erim Şişman
İnsanların birbirine küfür olarak kullandığı “hayvan” kelimesine uygun canlıların birçoğu ansiklopedik birer bilgiden başka bir şey değildir artık. Mükemmeliyetçi insanın, mükemmelleştirmeye çalıştığı dünyasında, mükemmel bir başarısızlık olmuştur sonuç. Bence insan, Homoerectus olduğu zamanlarda ateşi bulmakla yetinmeliydi. Yüzlük banknotlara, nükleer silahlara ve sabah programlarına gerek yoktu.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
İnsanların gerçeğe en yakın oldukları an ya öfkelendikleri ya da acı çektikleri anlardır…
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Ben yalnız kaldım. Gece, yalnız kalmak gibisi yoktur. Aslında yalnız kaldığımızı sanırız ama en kalabalık anlar o anlardır. Tüm sevdiğiniz kadınlar, tüm eski dostlar, tüm canınızı yakanlar, tanıdık ölüler, tüm özlediğiniz insanlar oradadır. Hepsi beynini tırmalar.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Ben hiç büyümek istememiştim…!
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Bir gün çocuklardan biri beni itti ve yere düştüm. İçimdeki bir sürü insancığın evi yıkıldı. Çok öfkelendim.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
“Ben de senin insancıklarının evini yıkacağım! diye bağırdım ve suratına korkarak bir yumruk attım. Canının yanmasından çok korkuyordum. Çocuğun canını yakmadan, evi yıkılmış insancıklarımın intikamını almak istiyordum. Çocuk yere yattı ve ağlamaya başladı. Babam o akşam beni ilk kez dövdü. Tüm akşam dövdü… Başka insanların canını yakmamam için tüm akşam canımı yaktı. Bir sürü insancığımı öldürdü.
İkimiz de gülümsüyorduk. İkimiz de bu dediklerime inanmıyorduk. Sadece yan yana oturmuş, beyin mastürbasyonu yapan, iki yıllanmış dosttuk.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
“İşte bu işler böyle. Karılar senin gibi delikanlıları değil de böyle çakalları seviyor..”
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Her şey çiftleşme korkusuyla ikiye ayrılmıştır. Tuvaletler, iç çamaşırları, kokular, hatta haklar erkekler için ve dişiler için ikiye ayrılır. Toplum düzeni önceleri yaşamış insanların sonraki kuşaklar üstünde yarattığı bir takım şizofreniden başka bir şey değil. Cinsellikten habersizmiş taklidi yaparken bile mastürbasyon hazırlığındadır birçoğu. Duyguları bastırmaya çalışırken sapıklaşmaya başladığını fark etmez.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
İnsanı müzikler sarhoş etmelidir, içki sadece mezedir. Bu da ayyaşın felsefesidir.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
"Hamile mi? Bir dakika... Bizi kurtaran kişi bir kadın mıydı?"
Ottomania, Erim Şişman
"Evet, neden bu kadar şaşırdınız ki?"
"Bir kadın sayesinde hayatta olmak şaşırttı beni."
"Neden, sizi bir erkek mi doğurdu yoksa?"
Hiç birinin yanıtı bu sorular kadar zor değildi. " Je pense, donc je suis " demiş Descartes. Yalan söyleme dayı! Ben düşündükçe yok oldum.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Gece yalnız kalmak gibisi yoktur. Aslında yalnız kaldığımızı sanırız ama en kalabalık anlar o anlardır. Tüm sevdiğin kadınlar, tüm eski dostlar, tüm canını yakanlar, tanıdık ölüler, tüm özlediğin insanlar oradadır.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Uyandığımda, birkaç saniye önce görmüş olduğum rüyayı düşünüyordum. İlkokul öğretmenim kolumdan tutmuş, tüm sınıfın önünde beni silkeliyordu. Daha sonra kapıdan babam girdi ve bıyıklarının altında sıktığı, sarı dişleriyle bana bağırıyordu. Annem doğumumdan pişmanlık duyar gibi sınıfın penceresinde oturmuş bana bakıyordu. Ellerimde karanfiller vardı. Tek tek öptüğüm tüm kadınlara gülümseyerek dağıttım karanfilleri.
Zürafa Tozu, Erim Şişman

“Vaktini benimle harcama hanımefendi. Ne seni ne başka bir kadını istemiyorum.”
Zürafa Tozu, Erim Şişman
“Sevdiğin biri mi var?” diye sordu acıyarak.
“İstemediğim kadınlara o da dahil artık.”
Ağlamayın desem de o sulu göz top her türlü ağlar zaten. Ağlayın birader… Gülmek için önce ağlamak lazım…
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Gece yalnız kalmak gibisi yoktur. Aslında yalnız kaldığımızı sananız ama en kalabalık anlar o anlardır. Tüm sevdiğiniz kadınlar, tüm eski dostlar, tüm canımızı yakanlar, tanıdık ölüler, tüm özlediğiniz insanlar oradadır. Hepsi beynini tırmalar.
📖 Sayfa 43 · Zürafa Tozu, Erim Şişman
“Az önce aşkımı yaktım. Bu cümle, fantezi müziklerden fırlamış sembolik ve melankolik bir laf değil. Vallahi yaktım. Yanışını izledim. Aşık olduğum kadını yaktım ve ısındım. Öyle bir ısındım ki, üşümeyi özledim.”
Zürafa Tozu, Erim Şişman
“Sevdiğim kadının tütsü oluşuna şahit oluyordum.”
Zürafa Tozu, Erim Şişman
"Gece yalnız kalmak gibisi yoktur. Aslında yalnız kaldığımızı sanırız ama en kalabalık anlar o anlardır. Tüm sevdiğin kadınlar, tüm eski dostlar, tüm canını yakanlar, tanıdık ölüler, tüm özlediğin insanlar oradadır. Hepsi beynini tırmalar. Eve gidemezsin. Ayılmak istemezsin. Sabah olsun istemezsin.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Ölüm korkusu atalarımız içindi. İnsanca yaşayanlar için bir hayatta kalma içgüdüsüydü. Artık insanca yaşamıyoruz.
Ottomania, Erim Şişman
Gözlerindeki dünyanın tanrısı bendim. Baktığımda hem kendimi görürdüm, hem de o mistik dünyayı. Burnuna baktığımda aldığı en güzel kokuyu merak ederdim. Dudaklarına o tadı veren şeyin ne olduğunu düşünürdüm. Bu sanat eserinden büyük zevk alan tek kişi ben değilmişim meğer.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Zeki Müren’in kahır mektubunu açtım. Yirmi dokuz dakika yirmi sekiz saniye hiç konuşmadık. Bir süre sessizliği buyur ettik masamıza.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Duşakabinin içinde dışarıya açılan bir pencere vardı. Duş alırken dışarıyı izlemek gibisi yoktur. Yağmurlu bir şehrin ortasında çırılçıplak dua etmek gibidir. Tüm sıkıntıların, o anda buharlaşıp bedeninden çıktığını görebilirsin. Güneşin görevini şehrin ışıkları üstlenmişti. Pencereden içeriye giren serin havayla, üstüme dökülen sıcak su savaşıyordu
Zürafa Tozu, Erim Şişman
...kelebeklerin bir günlük ömrü vardır ve bunu her kelebek iyi bilir. Bu yüzden de ona göre hareket ederler. Hiç bir şansı ve hayali erteleme şansları yoktur. Her ani en iyi şekilde yaşamaya çalışırlar.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
“Sörf yapmayı bilen Ankaralı mı olur?”
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Peki baba bizim içimizdeki elektronların içinde de insanlar yaşıyor mu?
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Babam susmaya devam etti. Babam yalan söylüyordu, emindim. O günden sonra babama hatırı dışında hiçbir şey sormadım.
Sokakta yaşayan canlılar için kapıya konan bir kap su, pisliği halının altına süpürmekten başka bir şey değildir. Vicdani bir mastürbasyondur. Sokakta yaşayan canlı diye bir şey yoktur. İnsanların yok ettiği coğrafyalarda hayatta kalmaya çalışan canlılar vardır.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
"tanrım!" dedim. neden artık mutlu olamıyorum. neden ılık su mutlu etmiyor? neden aklıma mutlu olacağım bir şey gelmiyor? ne olursun yardım et tanrım!
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Haftalarca gökyüzüne baktım. Güneşi görüyordum. Geri kalanları göremiyordum. Babamın yalan söylediğini düşünmeye başladım. Bir gün fizik kitaplarında elektronları, hücreleri ve atomları gördüm. Kitabı aldığım gibi yine babamın yanına koştum.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
“Baba! Bunlar nerede ?”
Babam yine gülmeye başladı.
“Bunlar bizim içimizde koçum.”
İnsan hücresini gösterdi.
Kendi türünü hatta kendini katledecek kadar da hasta ruhlu bir virüstü insan.
📖 Sayfa 123 · Zürafa Tozu, Erim Şişman
Madem bu benim gecem, benim istediğim gibi olacak cenazem. Yakılmak istiyorum. Yanıp kül olmak… Küllerimi havai fişek tozuyla karıştırmanızı istiyorum. Sonra da havaya atılıp patlamak. Yıldızlara ulaşmak istiyorum.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Korkuyorum bu insanlardan.
📖 Sayfa 238 · Zürafa Tozu, Erim Şişman

“Gözlerindeki dünyanın tanrısı bendim.”
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Fakir edebiyatı yapma Salyangoz efendi! Zenginliğin edebiyatı olmaz ki ama efendim. Siz hiç Bentley’e binen Dostoyevski gördünüz mü? Ah insanlar… Siz ne acayipsiniz! En iyi filozofları, bilim insanlarını, yazarları, sanatçıları; insanlığı ileriye taşımak isteyen barışçıl ve dürüst kim varsa, idam etmeden dayanabilirseniz, parmaklıklar ardına atıp ölümlerini beklediniz.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Boğazımda kupkuru bir mutsuzluk vardı.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
İç içe geçmiş daireler içinde yaşayan en bencil canlı, belki de insandır.
📖 Sayfa 117 · Zürafa Tozu, Erim Şişman
Yetmiş yıllık ömrün, en az altmış senesini emekli olmak için çalışarak, emekli olduktan sonra da en fazla on senesini okey oynayıp ölümü bekleyerek geçirmektense, on sekiz yıllık bir ömrün tamamını mağarada resim çizerek, hayvan avlayıp karnımı doyurarak ve seks yaparak geçirmeyi tercih ederdim.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Bir de Türkiye’de doğduysanız; gerçekçi olmaya; pesimizm, saçma sapan giyinip mide bulandıracak kadar her şeye muhalefet olmaya; nihilizm, çok fazla siyasi sözcük kullanmaya; komünizm, dizin bir karış üstüne kadar kısa etekler giymeye; erotizm, hak aramaya; anarşizm denir. Sistemin en büyük parçası olduğu halde sistemi eleştirip duranlara; küçük burjuva denir. Bir de alkollü küçük burjuva vardır.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Bir de aşk vardır. Kimi zaman iyi, kimi zaman kötü bir duygudur. Güzel ve kötü duyguların karışımıdır. Yani; tuz ve suyun birleşimidir. Gözyaşı gibi. Çok yoğun bir mutluluk sonucunda gözyaşı akar ve çok yoğun bir mutsuzluk ya da acı sonucunda yine gözyaşı akar. Neye olduğunuz önemli değil, eğer aşıksanız, gözyaşı akar. Nasıl hissettiğinizi tam olarak anlayamazsınız. Gözünüzden akan tuzlu sudur.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
“İnsan, ateşi bulmakla yetinmeliydi. Yüzlük banknotlara, nükleer silahlara ve sabah programlarına gerek yoktu.”
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Türkiye, nazik olmak için uygun bir yer değil.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
“Doğasından kaçan insan sonunda kaçtığı şeye karşı sapkınlaşmaya başlıyor.”
Zürafa Tozu, Erim Şişman
“Acı, ne doğal bir duygu.”
Zürafa Tozu, Erim Şişman
“Dünyanın cinnet geçiren en efendi adamı oldum.”
Zürafa Tozu, Erim Şişman
...doğaya saygısı olmayan tek şey insandır bence.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Herkes gibi, “sevdiğim şeyleri yapmak” için nefret ettiğim şeyleri yapmaya başlamam lazım.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Ağlamamaya çalıştın mı hiç? Eğer çalıştıysan neden bağırıp durduğumu anlarsın. Bir damla gözyaşı akarsa, gözaltı torbalarımda yıllarca biriktirdiğim tüm gözyaşları dışarı bırakır kendini. Sonu gelmez, yıllarca ağlarım. Öldükten sonra bile ağlarım.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
“Saatler ve dakikalar da onun yanındaydılar. Üstelik güçlenip aylara, yıllara dönüşüyorlardı.”
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Denizi izlemekle o paraları izlemek arasında çokta bir fark yoktu. İkisi de huzur verir. İkisinin de içinde yatan ölü uygarlıklar ve cesetler vardır. Denizle de, parayla da fazla haşır neşir olursanız ölüm sebebiniz olabilirler.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
“Azrailinizin bir yerlerde fazla oyalandığı için gereğinden fazla geç kaldığını düşündünüz mü hiç?”
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Acı ne doğal bir duygu. İnsanların gerçeğe en yakın oldukları an ya öfkelendikleri ya da acı çektikleri anlardır.
Zürafa Tozu, Erim Şişman

Sokak kavgaları filmlere benzemez. Kimin kime yumruk attığı belli değildir ve yumruk sesleri filmlerdeki gibi tok değildir.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
Onlarla birlikte cennete gidip güzel bir hayat yaşayabilirsin. Biz, cehennemde yanan insanlar varken cennette mutlu olamayacak varlıklarız.
Fomenta, Erim Şişman
İnsan vücudu; beş kalıp sabun yapacak kadar yağ, küçük bir köpek kulübesini boyayacak kadar kireç, bir fincanı dolduracak kadar şeker, orta boy bir çivi yapacak kadar demir, iki bin küsur kibrit yapacak kadar fosfor ve sana verdiğim kadar barutu elde edecek kadar potasyumdan ibarettir. Gördüğün gibi hiçbir işe yaramıyorlar. Çöpe at gitsin. Beynin bu saydıklarımdan çok daha fazlasıdır koçum.
Zürafa Tozu, Erim Şişman
“Bu insanları cehenneme atsan, şeytanı yakarak idam etmeye çalışırlar. Yanmazsa, asmaya çalışır.”
Zürafa Tozu, Erim Şişman
“Gece yalnız kalmak gibisi yoktur. Aslında yalnız kaldığımızı sanırız ama en kalabalık anlar o anlardır. Tüm sevdiğin kadınlar, tüm eski dostlar, tüm canını yakanlar, tanıdık ölüler, tüm özlediklerin oradadır. Hepsi beynini tırmalar.”
Zürafa Tozu, Erim Şişman