
Özge Lena'nın eserlerinden alınan bu sözler, okurların en çok işaretlediği satırlar arasındadır. Toplam 100 söz aşağıda.
En Beğenilen Özge Lena Sözleri
Buzdan bir ruhu çözmek tehlikelidir. Ruh akışkandır ve aniden dışarı sızıverir, gerçekliği kuşatır. Sarsar ve dağıtır. Hemen ardından yıllarca örmeye çalıştığı duvarları yıkılıverir. İkisi de içinde kalır, kocası ve çocuğu, kadın kurtulur sadece. Ve kelimeleri. Cesetlerin üzerine yeni bir yaşam inşa etmek zorunda kalır. Yeni hikayeler belki de.
📖 Sayfa 16 · Otopsi, Özge Lena
Bir sabah uyanıyor, boşluk hemen yanı başında. Kurduğu yaşam ile kendi ruhu arasında sinsice salınmakta…
📖 Sayfa 12 · Otopsi, Özge Lena
Herkes iki yüzlüce, ona biçtiği role göre davranmasını bekliyor.
📖 Sayfa 38 · Otopsi, Özge Lena
Var gücüyle aynaya bir tekme attı, benliği parçalanarak taş evin içine dağıldı. Şimdi her yerde, sonsuzca bölünmüş bir biçimde, göz göz kendisi vardı.
📖 Sayfa 67 · Otopsi, Özge Lena
Herkesin ulaşmak için çırpındığı şeyler elinin altında. Bir karnaval olması gereken yaşamı boşluğun dişleri arasında parçalanıyor.
📖 Sayfa 10 · Otopsi, Özge Lena
O artık nefes alan bir ceset.
📖 Sayfa 58 · Otopsi, Özge Lena
Yaşamak, her gün diri diri kendini gömmektir.
📖 Sayfa 42 · Otopsi, Özge Lena
Ne kadar sürerse sürsün. Burada, karla kaplı bu ıssızlığın ortasında tanrılar tarafından bile unutulmuş bu taş evde ölüme kadar vakti vardı.
📖 Sayfa 33 · Otopsi, Özge Lena
Artık boşluğa düşmekten korkmuyordu çünkü boşluk kendisi olmuştu.
📖 Sayfa 63 · Otopsi, Özge Lena
Hep bir şeyler eksik. Bazen bir anı, bazen bir his, bazen kendilik. Ve bazen de bir kelime, bir imge ya da bir yaşam.
📖 Sayfa 11 · Otopsi, Özge Lena
Yaşamın içinde bir düşünce. Düşüncenin sonunda bir eylem.
Eylemin yanında bir isyan.
Eksik olan, içimizde bir boşluk suretinde var oluyor.
Kız çocuk doğuran tüm kadınların içine kök salan o kadim korku,erkeklerin hâkimiyetindeki yeryüzünde korku,erkeklerin hâkimiyetindeki yeryüzünde kadın olarak doğmanın ve başka bir kadını doğurmanın tekinsizliği için ürperiyor.
📖 Sayfa 16 · Otopsi, Özge Lena
Dünya kocaman bir kaya. Suçlu o. Altında eziliyor.
📖 Sayfa 51 · Otopsi, Özge Lena
Herkesi ve her şeyi unutarak. Artık sadece kendi kendineydi, kelimelerle birlikte.
📖 Sayfa 20 · Otopsi, Özge Lena
Kendi içinde yapayalnızdı.
📖 Sayfa 67 · Otopsi, Özge Lena
Ama ruhu, bulunduğu kabın şeklini bir türlü alamıyor. Bir gece yatıyor; rüya hala orada. Bir sabah uyanıyor; boşluk hemen yanıbaşında.
📖 Sayfa 11 · Otopsi, Özge Lena
Hep bir şeyler eksik. Bazen bir anı, bazen bir his, bazen kendilik. Ve bazen de bir kelime, bir imge ya da bir yaşam. Yaşamın içinde bir düşünce. Düşüncenin sonunda bir eylem. Eylemin sonunda bir isyan.
Otopsi, Özge Lena
Eksik olan, içimizde bir boşluk suretinde var oluyor.
O aslında “Ğ” harfi. Asla bir kelimenin başı olamayacak. Tek başına hiçbir anlamı yok. Var olabilmek için başka harflere muhtaç kalacak hep.
📖 Sayfa 26 · Otopsi, Özge Lena
Hep bir şeyler eksik. Bazen bir anı, bazen bir his, bazen kendilik. Ve bazen de bir kelime, bir imge ya da yaşam.
📖 Sayfa 9 · Otopsi, Özge Lena
Kendi kendisinin yasını sessizce tutuyor. Yapayalnızca.
📖 Sayfa 40 · Otopsi, Özge Lena

Bir erkeğe güzel görünmeye çalışmayı zavallıca buluyor. Sırf bir erkek beğensin diye olmadık şeyler yapamıyor.
📖 Sayfa 35 · Otopsi, Özge Lena
Çünkü kadın, ruhuna ihanet etti. Onu yok saydı, umursamadı. Katlanmak zorunda kaldığı insanlardan, hapishaneye dönen evlerden, zorunlu işlerden, banka hesaplarından, çocuk ağlamalarından, kimliklerden, maskelerden oluşan bir dünya yarattı. Yıkılması güç, imkansız kadar kalın, acıtacak kadar sert duvarların tam ortasında.
📖 Sayfa 14 · Otopsi, Özge Lena
Boşluk hemen yanı başında beklerken, kadın onu görmezden gelmeyi öğreniyor.
📖 Sayfa 11 · Otopsi, Özge Lena
Kadın yıllar süren o ölümcül bekleyiş boyunca, ağzında küf tadıyla, kızını büyütüyor. Büyüyünce onun gibi bir hayatı olmamasını dileyerek. Kız çocuk doğuran tüm kadınların içine kök salan o kadim korku, erkeklerin hakimiyetindeki yeryüzünde kadın olarak doğmanın ve başka bir kadını doğurmanın tekinsizliği içini ürpertiyor.
📖 Sayfa 18 · Otopsi, Özge Lena
İnsanlık zamanı yıllara,aylara, günlere bölüp takvimlere hapsettiğini zannetse de vakit istediği gibi geçer, dünya da bildiği gibi dönerdi.
📖 Sayfa 62 · Otopsi, Özge Lena
Dünya ona çok ağır. Değil sırtında, içinde bile taşıyamıyor.
📖 Sayfa 25 · Otopsi, Özge Lena
Çünkü ruhu bir buz küpünün içinde. Kadın buzdan bir heykel sadece.
📖 Sayfa 34 · Otopsi, Özge Lena
Çünkü kadın güçlü olmak zorunda, yuvayı yapmak, herkesi çekip çevirmek, hayatlarını kolaylaştırmak, onlara temiz bir ev, sıcak yemek ve bedenini sunmak zorunda ve en kötüsü de, tüm bunları yaparken gülümsemek zorunda.
📖 Sayfa 63 · Otopsi, Özge Lena
Dışarıdaki dünya, hele vahşi iş dünyası, beceriksizliği asla kabul etmez ve hoş görmez, bunu çok iyi biliyor. Çünkü kadınlar kusursuz çalışanlar olmalı, mükemmel anneler ve harika eşler; madem ki evde oturmak varken çalışmayı tercih ettiler.
📖 Sayfa 27 · Otopsi, Özge Lena
Ama içten içe biliyor. O aslında ‘ğ’ harfi. Asla bir kelimenin başı olamayacak. Tek başına hiçbir anlamı yok. Var olabilmek için başka harflere muhtaç kalacak hep.
📖 Sayfa 24 · Otopsi, Özge Lena
Bazı kadınlar için ölüm özgürlüktür...
📖 Sayfa 40 · Otopsi, Özge Lena
Anlamaktan bıktı. Anlaşmaktan yoruldu. Anlaşılmak ise olanaksız görünüyor.
📖 Sayfa 35 · Otopsi, Özge Lena
Aidiyet beraberinde mahkûmiyet getirir. Herhangi bir şeye; bir ülkeye, bir fikre, bir dine, bir aileye, en kötüsü de bir insana ait olmak hapiste olmakla eşdeğerdir.
📖 Sayfa 19 · Otopsi, Özge Lena
Neyi beklediğini bilmiyor ama aslında en çok ölümü bekliyor. Her gece, rüyadan önce ve boşluktan sonra, ölmeyi diliyor. Ve her sabah, uykuyla uyanıklık arasındaki o kısacık anda, bir umut yokluyor kendini, kalbini. Hemen ardından, yaşadığını idrak ettiğinde, hayat bir ok gibi saplanıyor içine. Kalkıyor. Koca günün tüm sorumluluğunu yüklenmek üzere, bir kez daha, çaresizce.
📖 Sayfa 17 · Otopsi, Özge Lena
Hep bir şeyler eksik. Bazen bir anı, bazen bir his, bazen kendinlik. Ve bazen de bir kelime, bir imge ya da bir yaşam. Yaşamın içinde bir düşünce. Düşüncenin sonunda bir eylem. Eylemin yanında bir isyan. Eksik olan, içimizde bir boşluk suretinde var oluyor.
📖 Sayfa 11 · Otopsi, Özge Lena
Artık sadece kendisi olabilirdi. Zaten maskelerini yanına almamıştı ve aynada artık sadece kendi yüzü vardı. Kendisi, kendine kalmıştı.
Otopsi, Özge Lena
Kadın gidemiyor, kadın kalamıyor. Rüyalarına mahkum. Hayallerine. Boşluğa.
📖 Sayfa 18 · Otopsi, Özge Lena
...Aynaya baktığında kendini tanıyamıyor. Artık bir kendi, kendiliği var mı, kendinden geriye ne kaldı bilmiyor. Aynaya iyice yaklaşıp gözbebeklerinin içine bakarak bir yabancıya sorar gibi soruyor. "Kimdim ben?"...
📖 Sayfa 28 · Otopsi, Özge Lena
Ve tüm çocukluğu, anne babasına kendini sevdirmek, onları memnun etmek için çırpınırken azaplar ve pişmanlıklar içinde geçiyor.
📖 Sayfa 52 · Otopsi, Özge Lena

Sonra yeryüzünün kuzeyine yeni bir gün doğdu. Yeni güne eski kadın. Eski kadına yeni kelimeler.
Otopsi, Özge Lena
✰ Kadın hayatına devam ediyor yine de. İnsanların yaşamak dediği işkenceye.
Otopsi, Özge Lena
Ölmediği için yaşamak zorunda.
Her günün her vaktinin her saati kadın olmanın lanetini hissederek yaşıyor.
Çünkü kadın güçlü olmak zorunda, yuvayı yapmak, herkesi çekip çevirmek, hayatlarını kolaylaştırmak, onlara temiz bir ev, sıcak yemek ve bedenini sunmak zorunda ve en kötüsü de, tüm bunları yaparken gülümsemek zorunda.
Ait olmadığı yerde hissediyor, yine.
📖 Sayfa 35 · Otopsi, Özge Lena
O aslinda " ğ " harfi. Asla bir kelimenin başı olmayacak. Tek başına hiçbir anlamı yok.
📖 Sayfa 25 · Otopsi, Özge Lena
Kadın olarak doğmanın, doğurmanın, kimliksiz bir ülkede kimsesiz bir kadın olmanın lanetinden ırak.
📖 Sayfa 19 · Otopsi, Özge Lena
Dünya evrenin cehennemi.
📖 Sayfa 37 · Otopsi, Özge Lena
Hissizlik hissiyatı.
📖 Sayfa 36 · Otopsi, Özge Lena
Ölmek ne büyük lüks, diye düşünüyor. Yasamak ve acı çekmek zorunda.
📖 Sayfa 23 · Otopsi, Özge Lena
Kadın gidemiyor. Kadın kalamıyor. Rüyalarına mahkûm. Hayallerine. Boşluğa. Zihninde hikayeler fokurduyor. Buharları kan kokuyor. En kötüsü de, kadın yazamıyor.
Otopsi, Özge Lena
Vücut, ruhun taşıyıcısıydı sadece, ne yaparsa yapsın ruhu öldüremezdi. Fakat ruh parçalara ayrılıp çoğalarak, başka benliklerle ve farklı şekillerde, bedeni ölmekten beter edebilirdi.
📖 Sayfa 41 · Otopsi, Özge Lena
Boşluğun kıyısına gidip geliyor ama boşluğa düşecek vakti bile yok.
📖 Sayfa 33 · Otopsi, Özge Lena
Kadın olamıyor. Kadın kalamıyor. Kadın olmanın böyle bir şey olduğuna inanmıyor. Birr erkeğe güzel görünmeye çalışmayı zavallıca buluyor.
📖 Sayfa 37 · Otopsi, Özge Lena
Hep bir şeyler eksik. Bazen bir anı, bazen bir his, bazen kendilik. Ve bazen de bir kelime, bir imge ya da bir yaşam. Yaşamın içinde bir düşünce. Düşüncenin sonunda bir eylem. Eylemin içinde bir isyan.
📖 Sayfa 11 · Otopsi, Özge Lena
Eksik olan, içimizde bir boşluk suretinde var oluyor.
Hep bir şeyler eksik.Bazen bir anı,bazen bir his, bazen kendilik .Ve bazen de bir kelime,bir imge ya da bir yaşam.
📖 Sayfa 11 · Otopsi, Özge Lena
Hepsi yargılayıp acımasızca etiketlendiriyor onu ve hiçbiri şunu sormuyor: Neden böylesin?
📖 Sayfa 40 · Otopsi, Özge Lena
Kadın artık bir kukla. İpleri tam olarak kimin elinde, onu bile bilmiyor. Her yandan bacakları, kolları, koparcasına çekiliyor. Hepsini, her şeyi ve herkesi memnun etmeye çalışırken, yetişmeye bir yerlere, yetiştirmeye kendini -onlara göre- tüm hücreleri uyuşana dek didiniyor.
Otopsi, Özge Lena
Aidiyet beraberinde mahkumiyet getirir. Herhangi bir şeye; bir ülkeye, bir fikre, bir dine, bir aileye, en kötüsü de bir insana ait olmak hapiste olmakla eşdeğerdir.
📖 Sayfa 19 · Otopsi, Özge Lena
Susarak konuştular.
📖 Sayfa 12 · Otopsi, Özge Lena
Oysa biliyor ki kelimelere ihanet edilemez. Sırt çevrilemez. Hikayeler içinde birikirse insanın, harflere dökülmezse, tüm yaşamını zehirler. Yaşamı zehir eder. Ruhu boşalır insanın. İçi boşalır.
📖 Sayfa 57 · Otopsi, Özge Lena
Ve en nihayetinde, boşluk o kişiyi içine alır.

Sadece ağaçları seviyor.Ve kitapları.
📖 Sayfa 37 · Otopsi, Özge Lena
Dünya onun için yaşayan bir yer değildi. Dünya evrenin herhangi bir galaksisinde, boşlukta öylece dönen bir gezegendi. Kozmosun en dibine fırlatılmış tekinsiz bir küreydi.
📖 Sayfa 33 · Otopsi, Özge Lena
‘’ Tabloda yaşlı kadın vardı, omuzlarından sarkan bembeyaz örgüleriyle eğilmiş onu izlemekte. Ağzı açık, dehşete düşmüş gözlerle. Başını öne eğip kendi örgülerine baktı. Kar beyazı bir halde, omuzlarından dökülmekte.
📖 Sayfa 69 · Otopsi, Özge Lena
O an anladı tablo bir aynaydı.
Bunca zaman kendine bakmıştı. İçine. Başka biri daha var sanmıştı, oysa hep tek başınaydı. Kendi içinde yapayalnızdı. ‘’
Kadın korkak. Ruhu akıp giderse kendini aramaya ve bir de bulursa üstüne, bedenini de sürükler ödü patlıyor.
Otopsi, Özge Lena
Elleriyle inşa ettiği duvarlar iklimlerce geride kaldı.
📖 Sayfa 11 · Otopsi, Özge Lena
Beklemek özünde hem umut hem de çaresizlik barındırır. Ölümü bekleyiş ise küflenmiş bir parça et tadındadır.
📖 Sayfa 18 · Otopsi, Özge Lena
Çünkü vücudu ruhunun taşıyıcısıydı. Geçici yuvası. Kelimelerini yaşatmak için ona mahkûm. Sonsuzluğa hikâyesini bırakmak için ve kendini ölümsüz kılmak için de.
📖 Sayfa 17 · Otopsi, Özge Lena
dünyanın ona dayattıklarına boyun eğerek boynu boşluğun giyotininde, nefes almaya çabalıyor sadece.
📖 Sayfa 10 · Otopsi, Özge Lena
“Bulutların onu yemesini ve buz taneleri halinde yeryüzüne savurmasını arzuladı.”
📖 Sayfa 19 · Otopsi, Özge Lena
Artık daha çok çalışıyor, daha çok para kazanıyor ve daha mutsuz. Anneliği beceremediğinden olsa gerek, tüm bunların hiçbir önemi yok hiç kimsenin gözünde.
📖 Sayfa 40 · Otopsi, Özge Lena
Kadın artık bir kukla.İpleri tam olarak kimin elinde, onu bile bilmiyor.Her bir yandan bacakları,kolları,koparcasına çekiliyor. Nereye çekilirse ortaya gidiyor.Hepsini, her şeyi ve herkesi memnun etmeye çalışırken, yetişmeye bir yerlere, yetiştirmeye kendini _ onlara göre _ tüm hücreleri uyuşana dek didiniyor.
📖 Sayfa 34 · Otopsi, Özge Lena
Dünya ona çok ağır. Değil sırtında, içinde bile taşıyamıyor. Rutinler onu öldürüyor. Sabah kahvaltıları, işe gitmeler, yardım edilecek ödevler, akşam yenen yemekler, haftada bir sevişmeler, evdeki olağan sesler ve tüm bunları yaparken takılan güler yüzlü maskeler. Hepsi ruhunu tüketiyor.
📖 Sayfa 25 · Otopsi, Özge Lena
Beklemek özünde hem umut hem de çaresizlik barındırır.
Otopsi, Özge Lena
"Kurtar beni... N'olur... Kurtar..." ama Tanrı bile onu umursamıyor.
Otopsi, Özge Lena
Onu ait olmadığı kimliklere, oynamayı beceremediği rollere, üzerinde eğreti duran etiketlere indirgeyen her şeyden kurtulmak istiyor.
📖 Sayfa 42 · Otopsi, Özge Lena
İçinden bedenine teşekkür etti. Zaten ona göre vücut,ruhun taşıyıcısıydı sadece, ne yaparsa yapsın ruhu öldüremezdi. Fakat ruh parçalara ayrılıp çoğalarak,başka benliklerde ve farklı şekillerde bedeni ölmekten beter edebilirdi. Çünkü ruhlarımız bedenlerimize hep birkaç beden fazla gelirdi
Otopsi, Özge Lena
Çünkü biliyordu, ruhlarımız vücutlarımıza hep birkaç beden fazla gelirdi.
📖 Sayfa 413 · Otopsi, Özge Lena
“Aidiyet beraberinde mahkûmiyet getirir.”
📖 Sayfa 19 · Otopsi, Özge Lena
Beklemenin kıymetini bilerek bekledi. Telaşsızca. Dünyadaki en önemli şey buymuşçasına. Ki öyleydi.
Otopsi, Özge Lena

Kadın etten bir duvar artık kendine. Ruhu bedenine hapsolmuş. Katılaşmış. Donmuş. Hayır, onu çözmeyi aklından bile geçirmiyor. Çünkü biliyor. Buzdan bir ruhu çözmek tehlikelidir.
Otopsi, Özge Lena
Dışarıdaki dünya, hele vahşi iş dünyası, beceriksizliği asla kabul etmez ve hoş görmez, bunu çok iyi biliyor. Çünkü kadinlar kusursuz çalışanlar olmalı, mükemmel anneler ve harika eşler; madem ki evde oturmak varken çalışmayı tercih ettiler...
📖 Sayfa 29 · Otopsi, Özge Lena
Ama içten içe biliyor. O aslında “ğ” harfi. Asla bir kelimenin başı olmayacak. Tek başına hiçbir anlamı yok. Var olabilmek için başka harflere muhtaç kalacak hep.
📖 Sayfa 26 · Otopsi, Özge Lena
Evlenerek hayatının en kadim yanlışını yaptı, bu adamla evlenmesi ise daha büyük bir hata.
Otopsi, Özge Lena
Zaten ona göre vücut, ruhun taşıyıcısıydı sadece, ne yaparsa yapsın ruhu öldüremezdi. Fakat ruh parçalara ayrılıp çoğalarak, başka benliklerle ve farklı şekillerde, bedeni ölmekten beter edebilirdi. Çünkü biliyordu, ruhlarımız vücutlarımıza hep birkaç beden fazla gelirdi.
📖 Sayfa 41 · Otopsi, Özge Lena
“Kadının bir kimliği yok. Kimlikleri var. Sahte benlikleri. Onların keşmekeşi arasında kendini bulmak için bir mezar kazıcının titizliği ile çalışması gerek. Tırnaklarıyla yılmadan içini kazıması. Sonunda ya diri diri gömülmüş bir ruh bulacak ya da ölmüş olacak.”
Otopsi, Özge Lena
Yaşamın tekdüzelliğinin ruhunda yarattığı keder artık yüzüne yansıyor.
📖 Sayfa 20 · Otopsi, Özge Lena
Ölmek ne büyük lüks, diye düşünüyor. Yaşamak ve acı çekmek zorunda.
📖 Sayfa 23 · Otopsi, Özge Lena
Artık boşluğa düşmekten korkmuyordu. Çünkü boşluk kendisi olmuştu. Boşluk onu içine çekmemişti, hayır, kadın boşluğu içine almış ve her şeyiyle ondan ibaret olmuştu. Ruhu kapkara bir mezar çukuruydu, oyuk bir diş gibi zonkluyordu.
📖 Sayfa 65 · Otopsi, Özge Lena
...ruhlarımız vücutlarımıza hep birkaç beden büyük gelir.
📖 Sayfa 39 · Otopsi, Özge Lena
Kurduğu yaşam ile kendi ruhu arasında sinsice salınmakta.
Otopsi, Özge Lena
Koşuşturmayla,telaşla geçen günler,uykusuz geceler,sıkıntılar ,kabuslar,yalanlar boyunca Kadın çocuğunu büyütüyor.Herkesin olmasını istediği kişi olarak.Tüm rollerini mükemmele yakın bir biçimde oynayarak.Her sabah ve her gün ,bir önceki geceden parlattığı maskelerini yüzünde kusursuzca taşıyarak.
📖 Sayfa 28 · Otopsi, Özge Lena
...hiçbiri bilmiyor,oysa Kadın zaten tüm dünyayı sırtında taşıyor.
📖 Sayfa 29 · Otopsi, Özge Lena
“Hep bir şeyler eksik. Bazen bir anı, bazen bir his, bazen kendilik.”
📖 Sayfa 11 · Otopsi, Özge Lena
Kadın.....Diri diri gömdüğü bir mezardan ruhunu,hiç kimsenin duymadığı çığlıklarla çıkarmaya çalışıyor.Kendi benliğinin gölgesinde,cılız bir silüete dönüşüyor.Dünya artık bir gölge oyununa benziyor.
📖 Sayfa 15 · Otopsi, Özge Lena
“Kimsesi yok. Kendisi bile.”
📖 Sayfa 18 · Otopsi, Özge Lena
İnsanlardan uzak; kelimelere yakın. Şükür
📖 Sayfa 19 · Otopsi, Özge Lena
Her şeye sahip. Bir aileye, bir işe, bir çocuğa. Yüreğe ve akla. Herkesin ulaşmak için çırpındığı şeyler elinin altında. Bir karnaval olması gereken yaşamı boşluğın dişleri arasında parçalanıyor.
📖 Sayfa 10 · Otopsi, Özge Lena
Buzdan bir ruhu çözmek tehlikelidir.Ruh akışkandır ve aniden dışarı sızıverir,gerçekliği kuşatır.Darsar ve dağıtır.
📖 Sayfa 16 · Otopsi, Özge Lena

Ama ruhu, bulunduğu kabın şeklini bir türlü alamıyor. Bir gece yatıyor; rüya hâlâ orada. Bir sabah uyanıyor; boşluk hemen yanı başında.
📖 Sayfa 13 · Otopsi, Özge Lena
" Beklemek özünde hem umut hem çaresizlik barındırır. Ölümü bekleyiş ise küflenmiş bir parça et tadındadır. Kadın yıllar süren o ölümcül bekleyiş boyunca, ağzında küf tadıyla, kızını büyütüyor. Büyüyünce onun gibi bir hayatı olmamasını dileyerek. Kız çocuk doğuran tüm kadınların içine kök salan o kadim korku, erkeklerin hakimiyetindeki yeryüzünde kadın olarak doğmanın ve başka bir kadını dogurmanin tekinsizligi içini ürpertiyor. Boşluğun içinde, boşluk eşliğinde, ruyalariyla ve koruyucu dualariyla birlikte büyütüyor kızını. Korkularını boslukla acıtıyor ve yine onunla sagaltiyor. "
Otopsi, Özge Lena
Kadın bir toz bulutunun içinden yeryüzünü izleyen bir tanrı. Kelimeleri yan yana dizip evreni yeni baştan kurgulayan bir yaratıcı.
Otopsi, Özge Lena
Kadın olarak var olduğu bu adaletsiz gezegenin her daim onu yok saymak, yok etmek üzere kurulu sistemlerinden ve ruhunu, aklını, sahip olduğu her şey tüketmesinden kaçarak sığındığı bu donuk boşluk mükemmel ona göre.
📖 Sayfa 19 · Otopsi, Özge Lena
‘’ Kocasının, çocuğunun ve işinin dayattığı ikincil varoluşlarıyla yaşayıp gidiyor. Birinin eşi, birinin annesi, ötekinin de kölesi. Onların rüzgarında sürükleniyor. ‘’
📖 Sayfa 23 · Otopsi, Özge Lena