CANLI

Abdullah Kahraman ve Fıkıh Usulü: Din Alanında Paylaşılası Sözler

Fıkıh Usulü - Abdullah Kahraman kitap alıntıları ve sözleri

Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman'ın 448 sayfalık eseridir. İlk kez 2016'da yayımlanmıştır. Din alanında Fıkıh Usulü'den öne çıkan sözler bu sayfada derlendi.

Yazar:Abdullah Kahraman
İlk Yayın:2016
Yayınevi:Rağbet Yayınları
Sayfa Sayısı:448
Dil:Türkçe
ISBN:97860540074686
Okuma Süresi:12 sa. 42 dk.
Türler:Din (İslam)

Fıkıh Usulü'den En Beğenilen Alıntılar

a) Devamlı Akıl Hastalığı (Cünûn-i mutbık)

• Eda ehliyetini tamamen ortadan kaldırır.
• Devamlı akıl hastaları gayr-i mümeyyiz çocuk gibidirler.
• İbadet gibi dinî hükümlerle yükümlü değillerdir.
Bedeni cezaya ehil değillerdir. Ancak yaptıkları haksız filleri nedeniyle malî cezaları tazminle yükümlüdür.

📖 Sayfa 287 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

•Kötülüğe götüren bir sonuca vasıta olması bakımından câiz filler 3 kısımdır:

3) Vazediliş maksadının dışında kötü bir neticeye ulaşmak için vasıta olarak kullanılan câiz fiiller

• Bu tür fiillerle harama ulaşmanın hedeflendiği açıkça anlaşılıyorsa bunların yasaklanması gerektiği hususundan fakihler ittifak etmişlerdir.

• Mesela “marazu’l-mevt” denilen ölüm hastalığına yakalanmış olan bir kimsenin bu durumda iken hanımını bâin (evlilik bağını kesin olarak sona erdiren) talakla boşaması buna örnek olabilir.

📖 Sayfa 223 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Bir kimsenin aldığı içki veya uyuşturucu madde sebebiyle ne yaptığını veya ne dediğini bilemez hale gelmesine “Sarhoşluk (es-Sükr) denir.

• Önemli olan sarhoşluğun nasıl meydana geldiği değil, alınan madde sonucunda kişinin temyiz gücünü ve aklî melekelerini kaybetmesidir.

• Dinin haram saydığı maddeler içilerek sarhoşluk meydana gelmişse sarhoş olan kişinin hem hukuk hem de had ve kısas cezaları bakımından ehliyeti tamdır.

📖 Sayfa 294 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

Ehliyet Durumu;
• Eksik Vücûb ehliyeti noksandır.
• Eda ehliyeti yoktur.

Özellikleri;
• Sadece lehine olan haklara sahip olabilir.
• Borç altına giremez.
• Hukukî işlem yapamaz.
• Mirasçı olabilir.
• Vasiyetle mal kazanabilir.
• Lehine borç ikrarında bulunursa alacaklı olur.
• Nesep hakkı vardır.

📖 Sayfa 285 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Yüce Allah’ın Hz.Muhammed’den önceki cemiyetler için vazettiği ve Hz.İbrahim, Hz.Musa gibi peygamberleri vasıtasıyla onlara tebliğ ettiği hükümlerdir.

📖 Sayfa 228 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Uyku, hitabı anlamaya engel teşkil eden kişinin düşünme ve temyiz melekesini ortadan kaldıran tabiî bir haldir.

• Uyur-gezer ve bitkisel hayat yaşayanlar da bu kısımda mütalaa edilir. Bu kimselerin edâ ehliyetleri hiç yoktur, dolayısıyla hiçbir hukûkî muâmeleleri geçerli değildir.

• Mükellefin uyku nedeniyle geciktirdiği veya kaçırdığı ibadetleri kaza etmesi gerekir. Çünkü zimmet mevcuttur

📖 Sayfa 290 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

سد الذرائع

• Mefsedete (kötülüğe) götüren vâsıtaların yasaklanması demektir.
•Mefsedet ise Şer’an yasaklanmış haram ve mekruh şeyleri ifade eder.
• Aslen câiz olan fillerin şer’an yasak olan sonuca götürmesi sebebiyle yasaklanmasıdır.

📖 Sayfa 221 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Yalnızca tek bir fert veya sınırlı sayıdaki fertleri kapsayan lafızdır.
• Özel lafızdır, kapsamı dardır.
• Belirli kişiyi veya grubu ifade eder.
• Yoruma gerek kalmadan doğrudan anlaşılır.
• Hüküm yalnızca kapsadığı fertlere uygulanır.
• Hâss lafız hükmün kapsamını daraltır.

📖 Sayfa 310 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Hata kastın zıddıdır.
• Yapılan bir davranış bilerek ve hedeflenerek değil de yanlışlıkla yapılmışsa hatadır.
• Fiilî veya kavlî bir tasarrufun kişinin iradesine aykırı olarak gerçekleşmesi halidir.
• Vücûb ve eda ehliyetini engellemez, yani tam kabul edilir.

📖 Sayfa 296 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

2 çeşittir:

a) Mahiyeti itibariyle ve bizzat mefsedete götüren fiiller

b) Mahiyeti itibariyle ve bizzat mefsedete götürmeyen fakat mefsedete götüren bir neticeye vasıta olan filler
•Kötülüğe götüren bir sonuca vasıta olması bakımından câiz filler 3 kısımdır:

1) Nâdiren kötülüğe yol açan câiz filler
2) Çoğu kere kötülüğe yol açan câiz filler
3) Vazediliş maksadının dışında kötü bir neticeye ulaşmak için vasıta olarak kullanılan câiz fiiller

📖 Sayfa 222 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• ‘İnsan’ lafzında olduğu gibi şer’î hükümler konusunda farklı olan çoklukları kapsarsa ‘Husûsu’l-cins’ denir.
•(Sadece insan vasfını taşıyan)

• Racül/Erkek lafzında olduğu gibi hükümde aynı olan çoklukları kapsarsa buna ‘Husûsu’n-nev’ denir.
•(Sadece erkek vasfını taşıyan)

• Lafzın gerçekte Tek Anlamı varsa buna ‘Husûsu’l-ayni’ denir.
Mesela ‘Ali’ kelimesi gibi

📖 Sayfa 311 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Yaptırım gücü bulunan bir şahsın, diğer bir şahsı korkutmak suretiyle, onun da gerçekten korkarak ve rızası ortadan kalkmış olarak yapmaktan kaçındığı bir fiili doğrudan yapması için onu zorlamasıdır.

• Bir şahsı, hoşlanmadığı ve bizzat yapmak istemediği bir fiili tehdit yoluyla yapmaya zorlamasıdır.

📖 Sayfa 297 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Hâss lafzın vazolunduğu manaya delâleti kat’î (kesin)dir.
Misal;
• Zina eden kadın ve zina eden erkeğin her birine yüz (مأة) değnek vurun.
• Her kırk koyunda (أربعين شاة) bir koyun zekat verilmesi gerekir.

📖 Sayfa 311 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Şia, Mutezile, Zahirîler ve Ahmed b. Hanbel’den nakledilen bir görüşe göre bu gibi hükümler Müslümanlar hakkında geçerli değildir.

📖 Sayfa 231 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Bu delile Sünnî mezhepler içerisinde en çok yer verenler Malikî ve Hanbelîlerdir.

•Hanefîler de bunu müstakil olarak zikretmese de en çok müracaat edenler onlar olmuştur.

•Şafiîler ise daraltarak bu delile müracaat etmişlerdir.

📖 Sayfa 224 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

3’e ayrılır:

a)Berâet-i Asliyye İstishâbı
b)İbâhe-i Asliyye İstishâbı
c)Şer’î Hüküm İstishâbı

📖 Sayfa 238 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• “Eşyada aslolan mübahlıktır.”
• “Bir değişiklik meydana geldiğine dair delil bulunmadıkça, olanı olduğu halde bırakmak esastır.”
• “Yakîn şek ile zâil olmaz.”

📖 Sayfa 240 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Aksine delil bulunmadıkça bir şeyden faydalanmanın veya bir davranışta bulunmanın mübah olduğuna hükmedilmesidir.

• Misal, الأصل في الأشياء الإباحة
“Eşyada aslolan mübahlıktır”

📖 Sayfa 239 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

b) Mahiyeti itibariyle ve bizzat mefsedete götürmeyen fakat mefsedete götüren bir neticeye vasıta olan filler

• Bu fiillerin yapılması aslında câiz ve meşrudur. Çünkü Şârî bunları yasaklamamıştır.

•Silah üretmek aslında helal olan bir fiildir, hatta insanların değişik ihtiyaçları için silah üretmek gereklidir. Fakat kötü maksatlar için kullanıldıkları zaman silah üretimi ve satışı yasaklanabilir bu örneği verebiliriz

📖 Sayfa 222 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

Şer’u Men Kablenâ Çeşitleri:

1- Kur’ân-ı Kerim’de ve Hz.Peygamber’in hadislerinde yer almayan hükümler.

2- Kur’ân-ı Kerim’de ve Hz.Peygamber’in hadislerinde zikredilen hükümler
Bu hükümler 3 çeşittir:

a) Önceki ümmetleri ilgilendiren ve Müslümanlar bakımından neshedilmiş olduğuna dair delil bulunan hükümler

b) Müslümanlar hakkında da geçerli olduğuna dair delil bulunan hükümler

c) Kur’ân’da veya Hz.Peygamber’in hadislerinde zikredilen fakat neshedildiğine dair bir delil bulunmayan ve Müslümanlar hakkında da geçerli olup olmadığı bildirilmeyen hükümler

📖 Sayfa 229 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Bir zamanda mevcut olan durumun, değiştiğine dair delil bulunmadıkça, halihazırda varlığını koruduğuna hükmetmektir.

📖 Sayfa 237 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Kelime olarak hezl, şaka demektir.
• Ciddiliğin zıddıdır
•Hezl; kişinin hür iradesiyle ve rızasıyla, anlamını bilerek bir sözü, gerçek ve mecazî anlamını kastetmeyip oyun, eğlence amacıyla şaka yollu telaffuz etmesidir.
• Vücûb ve eda ehliyetini ortadan kaldırmaz.

📖 Sayfa 294 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

İslam evrenseldir ve her zaman ve mekana uygun çözümler sunar.

Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Bir şahsın haklara sahip olabilme ve borç altına girebilmesidir.

• Bu ehliyet sağ doğmak şartıyla insanın anne rahmine düşmesiyle başlar ve ölümle son bulur.

• Zimmet (Manevi vasıf) varsa vücûb ehliyeti vardır.

• Misal;
Bir kimsenin kendine miras kalan paya hak kazanması
Kendisi için satın alınan malların bedelini ödemesi

📖 Sayfa 284 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

A) Vaz’olunduğu Mana Bakımından Lafzın Kısımları

aa. Hâss (الخاص)
• “Tek bir manayı ifade etmek için bu mananın tahakkuk ettiği fertleri teker teker göstermek üzere vazedilmiş lafızdır.”

📖 Sayfa 310 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Delil bulunmadığı müddetçe herhangi bir kimsenin mükellefiyet ve sorumluluğunun bulunmadığına hükmedilmesidir.

•Berâet kelimesindem kasıt bir kimsenin zimmetinin sorumluluktan arınmışlığıdır.

• Misal, bir kimse başka birisinde alacağı olduğunu iddia etse fakat bunu ispat edemese, davalının borçlu olmadığına hükmedilir.

📖 Sayfa 238 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Bir sebebe istinaden sabit olmus ser'i bir hükmün aksini gösteren bir delil bulunmadiğı sürece devam ettiğine hükmedilmesidir.

• Buna “Vasıf İstishâbı “ da denir.

• Misal, satın alma veya miras gibi yollarla birisinin mülkiyetine geçtiği bilinen bir şey yeni bir delil bulunmadıkça başkasının mülkiyetine geçmez.
Aynı zamanda öldükleri ne dair delil bulunmadıkça insanların yaşadıklarına hükmedilir.

📖 Sayfa 239 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

"Hayat olayları sınırsız nasslar ise sınırlıdır."

Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• İslam’da hükümlerin kaynağı yani “hakim” Allah’tır. Usum terminolojisinde daha çok “Şâri” kullanılır.

• Allah hakiki, müstakil ve esas şârî, Peygamber ise mecazî, bağımlı ve ikinci derecede Şâri’dir.

📖 Sayfa 247 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Ölümle insanın hem vücup hem de edâ ehliyeti sona erer.

📖 Sayfa 293 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

a) Mahiyeti itibariyle ve bizzat mefsedete götüren fiiller

•Bunların doğrudan insanı kötülüğe götüren haram filler olduğu bilinmektedir.

• Haksız yere adam öldürmeyi, zina yapmayı ve alkollü içki içmeyi örnek verebiliriz.

📖 Sayfa 222 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

•Kötülüğe götüren bir sonuca vasıta olması bakımından câiz filler 3 kısımdır:

2) Çoğu kere kötülüğe yol açan câiz fiiller

• Bunların mefsedet olduğu kesin bilgi ile değil de, galip zan ile bilinir ve bunların zararı da nadir değildir. Ancak bu konuda galip zan, kesin bilgi gibi kabul edilmiştir.

• Mesela, şarap imalatçısına üzüm satmayı, haram maksatlar için kullanacağı bilinen kimselere gayri menkulünü kiraya vermeyi örnek verebiliriz.

📖 Sayfa 223 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

•Sahâbî kavli kaynak ve delil sayılmaz. Şâfiî, Müteahhir dönem Hanefiler ve Mâlikîlerin bir kısmı bu görüştedir.

•Bazı usulcülere göre, Kitap, Sünnet ve İcmâda delik bulunmadığı zaman sahabî kavli müracaat edilmesi gereken bir delildir. İlk dönem Hanefiler, eski mezhebine göre İmam Şafiî, İmam Malik ve Ahmed b. Hanbel bu görüştedir.

📖 Sayfa 235 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

3’e ayrılır:

a) İbadet ve dinî yükümlüler bakımından
b) Özel hukuk bakımından
c) Ceza hukuku bakımından

📖 Sayfa 292 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Eda ehliyetinin dayanağı akıldır.

• Akıl ve temyiz kabiliyeti arızalanınca bu ehliyet de ortadan kalkar.

• Ârıza, kişinin aklını ve temyiz kudretini ortadan kaldıran durumdur.

• Akıl hastalığı vücûb ehliyetini etkilemediği için bu kişilerin vücûb ehliyeti tamdır.

• Hastalık geldiğinde gayri mümeyyiz çocuk gibi kabul edilir.

📖 Sayfa 287 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Ehliyet, bir şahsın hak ve borçlara ehil olması ve hak ve borç doğuran muâmeleri kendi başına yapabilme yetkisidir.

📖 Sayfa 284 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Sefeh, rüşdün zıddı olup akılda hafiflik anlamına gelmektedir.
• Sefîh ise, malını akla ve şer’î (dini-hukuki) esasların gereklerine aykırı olarka beyhude harcayan, harcamalarında isabetsiz ve tedbirsiz davranan ve israfa kaçmak suretiyle mal varlığını tüketip bitiren kişidir.

📖 Sayfa 295 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

Bunlar 8 tanedir:

a) Çocukluk
b) Akıl Hastalığı (Cünûn)
c) Bunama (Ateh)
d) Bayılma
e) Uyku
f)Ölümle Sonuçlanan Hastalık (Marazu’l-mevt)
g) Kölelik
h) Ölüm

📖 Sayfa 287 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

İkiye ayrılır:

A) Semavî Ârızalar

• Kişinin irade ve tercihinde herhangi bir rolünün bulunmadığı, tamamen kendi irade ve ihtiyarı haricinde oluşan ârızalardır.

B) Müktesep Arızalar

• Sonradan kazanılan, kişinin irade ve tercihinde bir rolü olan tamamen kendi irade ve ihtiyarıyla oluşan eda ehliyetini etkileyen ârızalardır.

📖 Sayfa 286 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

1- Cenîn Dönemi
2- Temyiz çağına kadarki çocukluk dönemi
3- Temyiz çağı sonrası çocukluk dönemi
4- Buluğ çağı sonrası dönem

📖 Sayfa 285 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Evlenme, boşanma, adak adama, yemin etme, azâd etme gibi tasarruflar feshi kabil olmayan inşaî tasarruflardır.
• Satım, bağışlama, kira akitleri ise feshi olan inşaî tasarruflardır.

• Hanefîlere göre feshi kabil olmayan tasarruflara İkrahın tesiri yoktur; bu tasarruflar ikrah altında da meydana gelse muteber olur.

📖 Sayfa 300 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

Kur'ân ayetlerini 'ahkam ayeti' ve 'ahkam içermeyen ayet' şeklinde bir ayrıma tabi tutmak pek isabetli değildir. Çünkü Kur'ân'da yer alan hemen her ayet yerine, bağlamına ve konusuna göre bir tür hüküm ifade etmektedir.

📖 Sayfa 85 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

•Kötülüğe götüren bir sonuca vasıta olması bakımından câiz filler 3 kısımdır:

1) Nâdiren kötülüğe yol açan câiz filler

•Bu gibi fiiller yapıları itibariyle nâdiren kötü sonuçlara yol açsalar da, çoğu kere iyi sonuçlar meydana getirirler.

•Mesela üzüm sarhoşluk veren içkilerin imalatında kullanılabildiği gibi, insanların gıda ihtiyacını da karşılamaktadır. Bu meyveden şarap da imal ediliyor diye bunun ekimini yasaklamak câiz görülemez.

📖 Sayfa 222 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Sahabi görüşü diyebiliriz.

• Şer’î meselelerle alakalı olarak sahabîlerin verdikleri fetvalar ve içtihadlarıyla istinbat ettikleri hükümlerdir.

📖 Sayfa 233 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Cehalet, bilgisizliktir.
• Bilgisiz kimsenin vücûb ve eda ehliyeti tamdır.

📖 Sayfa 293 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

b) Geçici Akıl hastalığı (Cünûn-i gayri mutbık)

• Sara gibi nöbetler halinde gelen hastalıktır.
• Nöbet geldiği zaman ehliyetsizdirler, diğer zamanlarda normal insanlar gibi tam ehliyetlidirler.
• Hasta olmadıkları normal dönemlerinde bütün hukukî yükümlülüklerden sorumludurlar.

📖 Sayfa 288 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Gayr-i Mümeyyiz Çocuk dönemi olarakta bilinir.
• Gayr-i Mümeyyiz Çocuk temyiz çağına ulaşmamış demektir.

Ehliyet Durumu;

• Tam vücûb ehliyeti vardır.
•Eda ehliyeti yoktur.

Özellikleri;

• Hak ve borç sahibi olabilir.
• Hukuki işlemleri geçersizdir.
• Kanunî temsilcisi (vasi / veli) onun adına işlem yapabilir.

Misal;
• Miras alabilir ama mal satamaz.

📖 Sayfa 285 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

•Ali, Hasan, Fâtıma = Şahsa ait Hâss isimleri
•Kadın, Erkek, İnsan, Hayvan = Cins isimleri
•İlim, Cehâlet, Hikmet = Mana isimleri
•Muayyen çokluk İki, Üç, Yüz, Bin = Sayı isimleri

📖 Sayfa 310 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

1.Ehliyet
Bir işle mükellef olabilmek için o işe ehil olmak gerekir.
2.Akıl
Ehliyeti temin eden en önemli unsur ve vasıf akıldır
3.Buluğ ve Temyiz
Buluğ ergenliğe girmektir
Temyiz ayırt etme gücüdür

📖 Sayfa 283 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Köle; tarihi şartlar gereği, hukukî, ekonomik ve sosyal bakımlardan hür insanlardan farklı ve aşağı statüde kabul edilen kimselere verilen genel adlandırmadır.
• Kölelik hali hem vücûb, hem de eda ehliyetini etkileyen bir ehliyet ârızasıdır.
• Kölenin vücûb ehliyeti eksiktir.
• Mülkiyet hakkı bulunmamaktadır.

📖 Sayfa 292 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Usul âlimlerinin bu konudaki ittifak ve ihtilafları şunlar:

1- Sahabe kavli, re’y ve ictihad ile kavranılamayacak bir konuda olursa, buna göre amel edilmesi gerektiğinde âlimler ittifak etmiştir.

2- Bir sahabînin kavlinin diğer Sahabi için vazgeçilmez ve kesin bir delil olmadığı hususunda da usul bilginleri fikir birliği etmişlerdir.

3- Re’y ve ictihada dayanan sahâbî kavlinin kesin bir delil olup olmadığı konusunda âlimler ihtilaf etmişlerdir.

📖 Sayfa 234 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Kişinin bedeni faaliyetini ortadan kaldıran ve aklını kullanmaya engel olan, şuurunu kaybettiği, geçici ve tabii olmayan bir durumdur.

• Bayılma kişinin dinî-hukukî tasarruflarına engel teşkil eder. Bunun için bayılma abdest ve teyemmümü bozar.

📖 Sayfa 289 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

Bunlar 6 tanedir:

a) Cehalet
b) Sarhoşluk
c) Ciddiyetsizlik (Hezl)
d) Sefeh (Tedbirsiz harcama yapmak)
e) Hata
f) İkrah (Can ve beden bütünüyle tehdit edilme)

📖 Sayfa 293 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Bir kimsenin kendisi için hak ve borç doğuran hukûkî işlemleri yapabilme yetkisidir.

• Bu ehliyetin temeli insanın temyiz (iyi ve kötüyü ayırt etme) kudretine sahip olmasıdır

• Temyiz çağı 7 yaş kabul edilir.

📖 Sayfa 285 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Şâri’in talebinin kendisi ile ilgili olduğuna şahıstır. Buna Fıkıh usulünde “Mükellef” terimiyle ifade edilir.

📖 Sayfa 283 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

a) Mülcî (mecbur eden, ağır)

• Öldürme, organı kesme veya bu neticelerden birini verecek şekilde dövme ve işkence etme tehdidi ile gerçekleşmiştir.

b) Gayr-i Mülcî (mecbur etmeyen, hafif)

• Yalnızca insana üzüntü ve acı verecek bir söz ve fiil ile tehdit şeklinde gerçekleşmiştir.

📖 Sayfa 298 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

Ehliyet Durumu;

• Tam vücûb ehliyeti vardır.
• Aklı başındaysa eda ehliyeti de tamdır.

Özellikleri;

• Buluğdan sonra kişinin mallarını koruması ve gerekli aklî ve fikrî olgunluğa ulaşmasına ‘Rüşd’ denir.
•Yani parayı ve malı yönetebilme bilincidir.
• Rüşd için belli bir yaş yoktur.
• Dini sorumluluk, Buluğ
•Mali sorumluluk, Rüşd

📖 Sayfa 286 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Ölümle sonuçlanan hastalık; iyileşmesi umulmayan, ölümle sonuçlanma sından korkulan, kişiyi mutat (rutin) işlerini yapmaktan alıkoyan ve başlan gıcından itibaren bir yıl sürmeden kişinin vefatıyla sonuçlanan hastalıklan marazu'l-mevt denir.

📖 Sayfa 290 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Bu ârızaya akıl zayıflığı denir.
• Ma’tûh (bunak), şuuru bulanık, anlayışı kıt, konuşmaları düzensiz/ tutarsız, tedbiri bozuk, kendini idarede yetersiz olan kimsedir.
• Ma’tûh kimseler ehliyet bakımından mümeyyiz çocuk hükmünde olup eksik eda ehliyetine sahiptir.
• Ma’tûhların salt yararına olan işlemleri geçerli; salt zararına olanlar geçersiz, bu ikisi arasında kalan işlemler ise kanûnî temsilcisinin icazetine bağlıdır.
• Ceza ehliyeti yoktur.

📖 Sayfa 288 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

• Mümeyyiz Çocuk Dönemi de denir.
• Mümeyyiz Çocuk Ayırt etme gücü olan ancak buluğ olmayan çocuktur.

Ehliyet Durumu;
• Tam ve Vücûb ehliyeti vardır.
• Eksik eda ehliyeti noksandır.

Özellikleri;
• Sırf menfaatine olan işlemler yapabilir.
• Sırf zararına olan işlemler yapabilir.
• Hem yarar hem zarar ihtimali olan işlemler veli iznine bağlıdır.

📖 Sayfa 286 · Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman

Sıkça Sorulan Sorular

Fıkıh Usulü kimin eseridir?

Fıkıh Usulü, Abdullah Kahraman tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2016'da yayımlanmıştır.

Fıkıh Usulü kaç sayfadır?

Fıkıh Usulü, 448 sayfadır (Rağbet Yayınları baskısı).

Fıkıh Usulü'nün en ünlü sözü nedir?

“a) Devamlı Akıl Hastalığı (Cünûn-i mutbık) • Eda ehliyetini tamamen ortadan kaldırır. • Devamlı akıl hastaları gayr-i mümeyyiz çocuk gibidirler. • İbadet gibi dinî hükümlerle yükümlü değillerdir. Bedeni cezaya ehil değillerdir. Ancak yaptıkları haksız filleri nedeniyle malî cezaları tazminle yükümlüdür.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Fıkıh Usulü — Abdullah Kahraman. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4