CANLI

Ahmet Mithat Efendi'den Klasik Edebiyat Üzerine Etkisi Süren Sözler: Müşahedat

Müşahedat - Ahmet Mithat Efendi kitap alıntıları ve sözleri

Ahmet Mithat Efendi'nin imzasını taşıyan Müşahedat, Edebiyat alanının dikkat çeken yapıtlarındandır. Türkçede Dergah Yayınları etiketiyle yayımlanmıştır. Bu sayfada, eserden akılda kalan en etkileyici bölümler bir araya getirildi.

Yazar:Ahmet Mithat Efendi
İlk Yayın:1891
Yayınevi:Dergah Yayınları
Sayfa Sayısı:416
Dil:Türkçe
ISBN:9786051004006
Okuma Süresi:11 sa. 47 dk.
Türler:Edebiyat, Roman, Türk Klasikleri

Müşahedat'tan En Beğenilen Alıntılar

Yoksa gözlerim mi hata ediyorlar? Yoksa bu müşahede bir vahime-i dşağiyeden mi neşet ediyor?
Bu da olabilir ya! İnsan ne kadar acaib ve garaibin tecelligâhıdır ki nispetle vehmin bu türlüsü hiç menzilesinde kalır.

📖 Sayfa 41 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

... insan müslüman edilemez. Müslüman olur.

📖 Sayfa 423 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

-…Ün denilen şey insanların sanatlarına göredir.Bendeniz de acizane çok ünlü bir adamsam da,anladığım kadarı ile siz de benim ismimi hiç duymamışsınız!Bir sınıfın ünlüleri,diğer sınıfın bilinmeyenleri oluyorlar.

📖 Sayfa 84 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Velev süllim, güllere gıpta-resan olan her handesi gönüllere ferah vermiyor da, devleri hirasan eden her işmizazı gözlere batıyor. Mesela her handesinde şaşaa-nüma olan güzel dişleri görenleri imrendirmiyor da ağzının şurasında burasında tek tük kalmış, kazıklaşmış, sararmış olan köhne kemikler insanı iğrendiriyor. Bu halde de nazarın işgal, fikrin taglit edilmemesi kabil midir?

📖 Sayfa 24 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Agavni'nin bu son sözünü lisan-ı Osmanninimize bihakkın tercüme edecek kelime-i vahide bulunamaz. Frenkler kadınlara yaranmak gayretinde bulunan adamlara "galant" derler. Bu adamların yaranmak için gösterdikleri etvara ve söyledikleri sözlere de "galantri" tabir ederler. Kâmiller cemiyetinde istimali pek de musarrahan caiz değilse de, o kadar ehl-i taassup olmayan cemiyette istimali memnu olmayan tabirlerdendir.

📖 Sayfa 95 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Sırların çözülmesi ne garip?

📖 Sayfa 386 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Âlem denilen şu daimi "tiyatro-hanenin" her köşesini bir seyir alanı sayıp da, araştırılmasına lüzum görmek derecesinde uyanık olmayanlar için bu can sıkıntısı arttıkça artar.

Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Saat ya dokuz veya on. Bu vakit uyku olur mu ya?

Hay hay. Demincek size ne demiştik. Bazı kimselerin gündüzü, diğer bazıları için gece olduğunu haber vermemiş miydik?

Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Hatta lâkırdının bu kadar uzanmasından dilgîr olmaya başlamıştım. Ama kocakarıyı iskât kabil olabilir mi?

📖 Sayfa 29 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Zira "bakmak" başka ve "görmek" de başka olup her etrafına bakınanlar, etraflarındaki şayan-ı müşahede şeyleri göremezler. Her gören de bunları başkalarına irae ve tarif edemezler. Romancı, fikir ve nazar-ı beşeri bu seyahat-i maneviyede delalet-i arifanesiyle irşat eylerse karilerine pek büyük hizmet eylemiş olur.

📖 Sayfa 18 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

"Güllere gıpta ettiren her gülüşü gönüllere ferah vermiyor da devleri korkutan her yüz buruşturması gözlere batıyor."

Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Matmazel! Sokak kapımızdan dışarıya çıkar çıkmaz bir hab-ı latiften bidar olacağım ki o müddetteki rüya müddet-i ömrümde emsalini görmediğim bir bahtiyarlık iken badema onun yalnız yâdıyla tecdid-i bahtiyariye çalışmak mecburiyetinde kalarak, yoksa tekerrür-i vukuunu bir daha hayalden bile geçiremeyeceğim değil mi?

📖 Sayfa 62 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

İlk attığı hatvede o daracık kamaranın kapısı önüne varmış olduğundan güzel elini kapının pirinç topuzuna uzattı, açtı. ikinci hatveyi kapıdan dışarıya attı.

📖 Sayfa 42 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Zamanımızın tabiîyun hikâye-nüvisanı ise fezail-i beşeriyeyi esafilin de, efazılın da kalplerinden bilkülliye silinmiş göstermeyi ayn-ı tabiat ve mahz-ı hakikat addediyorlar ki, işte en büyük hataları da da bundandır.

📖 Sayfa 17 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Allah'ın hazinesi zengindir. Kendisi de cömertlerin en cömertidir.

📖 Sayfa 307 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

İşte alemde, kamuoyunun verdiği hükümler hep böyledir. Kimi nalına vurur, kimi mıhına! Fakat mıhın ucu daima bir masumun ciğerciği üzerindedir. Vuranlar, mıhın nereye saplandığını bilmezler.

Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

İnsanoğlu mu? Anlaşılmaz bir sırdır, sır!

📖 Sayfa 412 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Bir de vapurun kıç tarafında kadınlar ile erkekler mevkiinin bir perde ile tefrik olunduğu yerde oturan gençlere sorunuz. Yalnız gençlere mi ya? Vücutları kocadığı halde gönülleri kocamamış bulunan ihtiyarlara da sorunuz. Şöyle bellerini küpeşte üzerindeki korkuluk demirlerine dayayarak arkadan arkaya denize doğru vücut sarkıtıp kadınlar cihetine doğru sevk-i nigâh-ı tahassürle perde-bîrûnlukta bulunan zevata sorunuz. Bakalım vapurun sürat veya bataetinden onların haberleri var mıdır?

📖 Sayfa 23 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Bilmem sırtınızda hiç bir ağır yük alıp da, bir süre taşıdınız mı?

📖 Sayfa 76 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Meşhur Danyel Hue'nin dediği gibi hikaye ve rivayet denilen şey, ya bir mevcudu tarif veyahut bir muhayyeli tasvir demek olup şey-i mevcudu tarife "tarih", şey-i muhayyeli tasvire "roman", yani masal derler. Asrımızda natüralist sınıfını teşkil eyleyen romancıların piri addolunan Emile Zola, romanlarına, Bir Familyanın Tarih-i Tabii ve içtimaisi namını vermiştir ki, işte Danyel Hue'nin bu hükmüne Tevfik-i harekette bulunmuş demektir.

📖 Sayfa 14 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Bazen bir dakikalık davranış insanoğlunun içyüzünü anlamaya yetiveriyor.Bazen kırk yıllık deneyim insanoğlunun içyüzünü anlamamıza yetmiyor !

📖 Sayfa 229 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Herkesin gözü devlet memuriyetine dikilmiş. Ondan başka medar-ı maişet(geçim yolu) bilinmiyor. Halbuki hazine-i devlet yalnız geçinmeleri için oraya göz dikenleri ne ile doyuracak? Varidatla(vergi) değil mi? O varidatı ziraat ve sanayi ve çobanlık ve ticaret hasıl etmeyecek mi? Bunlar zuefa(zayıflar) ve mesakinin(miskinler) ellerinde bulundukça hazineye getirecekleri varidat dahi zaifane ve miskinane bir suretten ayrılamaz. Düşününüz oğlum, düşününüz. Bir bölük zuefanın, bir bölük akviyayı bahtiyarane besleyebilmesi kabil midir?

📖 Sayfa 179 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Bir kadın kendisine meyyal ve heveskâr olan ve bahusus kendi hakkında ciddi ve pak bir sevda peyda eyleyen adamın halini yalnız bir bakışından anlar. Bunu anlamayana kadın demektense odun demelidir.

📖 Sayfa 395 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Her sevgi çıldırasıya bir sevda kararında olamaz.Sevdalar o çılgınlık derecesinde devam edemez.Öyle olması gerekseydi,dünyanın sevgililer dünyası olması ve herkesin Kays gibi kendini dağlara vurması gerekirdi.

📖 Sayfa 255 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Kadınlar bu vitr cihetindeki peyke üzerine oturuyorlardı. Müsellesin dıl'-ı tavili ile dıl'-ı asgarının teşkil eyledikleri zaviye-i kaime boştu. Biz de doğruca gidip o köşeye oturduk.

📖 Sayfa 28 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Biz yeme içme alemlerimiz de sevdayı köreltmişiz . Bizden öyle büyük sevdalar ummayın

Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Taaccüp etmeyiniz birader. Şöhret denilen şey insanların sanatına göredir. Bendeniz de acizane epeyce meşhur bir adamsam da işte gördüm ki siz de benim ismimi hiç işitmemişsinizdir. Bir sınıfın meşhurları diğer sınıfın meçhulleri oluyorlar.

📖 Sayfa 88 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Bu halde biz hastegana en büyük müdavat, rahat-ı kafiye olduğunu emir ile bir araba cağırtıp, yine Cevdet'in tertip ve delaletiyle, bizi Beyoğlu'na aşırdılar. Keşke oraya aşırmasaydılar.

📖 Sayfa 302 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

İnsan bazı kere öyle yüzler görür ki, sebep ve hikmetini kendisi de bilmediği hâlde sever

Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Kesin olan bir şey var ki,bizde cinayetlerin en büyük nedeni cahillik ve sarhoşluktur.

📖 Sayfa 331 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

"Ne oldu size zavallı güzel?"

📖 Sayfa 48 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Bazen bir dakikalık davranış insanoğlunun içyüzünü anlamaya yetiveriyor. Bazen kırk yıllık deneyim insanoğlunun içyüzünü almaya yetmiyor.

📖 Sayfa 216 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

"Dostum! Devlet memurluğunu karın doyurmak için düşünmemek lazım. O bir kâr ve kazanç işi değildir. Bir şereften ibarettir...
Devlet idaresi ve siyaset işleri bile bir memleket ileri gelenlerinin mal ve serveti artıracak işlerle uğraşmasını gerektirir..."

📖 Sayfa 148 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

İnsan bu dünyanın bir kapısından girip diğerinden çıkar da, çıkışında kendi izini görmek için arkasına baktığı zaman itibarı bir çizgi gibi varlığı ile yokluğu tartışma götürür surette baka kalır.

Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

"...biraz tahkik edilecek olursa görünür ki zenginlik ticarettedir."

📖 Sayfa 114 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

.... kırk paralık kebap ile karın olduğu şu yerde kebap edilen luhumun mahiyetinden emin olmak kabil midir?
Bir ehl-i vukuftan mevsukiyetini temin ile mesmuum olmuştur ki İstanbul'da miktar-ı mecmuu elli binden aşağı tahmin olunmayan kira ve yük ve arabacı beygirleriyle beş binden müteaviz merkepler meyanında eceliyle ölenler nevadirdendir. Bir hayvan artık istihdam olunamayacak dereceye geldi mi böyle sokak kebapçılar onu bi'l-mübayaa müşterilerine ucuz ucuz kebap yedirirlermiş.

📖 Sayfa 85 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Hikmetten dem vurmak lazım gelince insanoğlu ne kadar hikmetli konuşur, ama insaf ve insaniyetin gereği gösterilmek lazım gelince insanda insaf ve insaniyet pek kıt görülür.

📖 Sayfa 106 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Bir insan yalancılık denen kötü davranışa neden başvurur?

📖 Sayfa 343 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

İnsan odur ki, kendi ayaklarının üzerinde durabilmesinin dışında, birkaç zavallıya da yardımcı olabilsin.

📖 Sayfa 252 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Az önce size ne söylemiştik?Bazı insanların gündüzünün,diğer bazıları için gece olduğunu söylememiş miydik?

📖 Sayfa 71 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Benim gözümde bu dünya bir tiyatrodur.

📖 Sayfa 344 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Garip ve tatlı hikmet değil mi? Kâh bir dakikalık muamele insanoğlunun mahiyetini takdire yetiveriyor , kâh kırk yıllık tecrübe hâlâ insanoğlunun mahiyetini meydana çıkaramıyor.

Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

O zamanlar pul rüsumu da vardı. Yalnız medahil-i şehirden giren eşyaya değil, bir daire-i belediye hududundan diğerine geçen arkacılardan, küfecilerden filanlardan da "toprak bastı parası" alınırdı.

📖 Sayfa 82 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Bu mahşerin içinde ca-be-ca ve zaman zaman "sıcak pideler!" ve "Gözlemeci!" ve "Sütlü çay!" gibi avazeler dahi işitilir. Şurada seyyar kahveci kendi etrafında kimisi ufak iskemlelere, kimisi yerlere oturmuş bulunan bahçıvan ve hamal ve kayıkçı ve madrabaz mahlûtu cemaatlere kahve pişiriyor. Burada bir seyyar berber, yine bu mahlûttan birisinin ya kafasını, ya çenesini tıraş ediyor. Ya Langa, Yedikule vesair taraflardan yük getirmiş veyahut Aksaray, Beyazıt, Fatih gibi semtlere yük götürecek olan bir takım beygirler kuyruk salladıkça, yanlarına ziyadece takarrüp edenlerin yüzlerini kamçılıyor.

📖 Sayfa 83 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

İnsan olur ki başkalarının can attıkları mesudiyetlerden kendini müstağni bulur.Mertebe-i teneffüre bile varır.Kezalik insan olur ki, bazı zamanlarda ziyadesiyle hoşlanacağı birçok şeylerden, diğer bazı zamanlar asla hoşlanamayıp,ziyadesiyle bizar kalır. Hele bizim gibi insanların bazısı da, işte böyle gazeteci, müellif, feylesof filan olur da zihninde o gün için mevcut olan münazarada ne manevralar çevireceği veyahut istihzar ve tertip etmekte bulunduğu bir romana ne kulplar takıp , nasıl kubbelendireceği meselesi bulunur

Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

"...ticaret insanda ne güzel uyanıklıga mucip bir meşguliyettir."

📖 Sayfa 189 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Her sevgi çıldırasıya bir sevda kararında olamaz. Sevdalar o çılgınlık derecesinde devam edemez. Öyle olması gerekseydi, dünyanın sevgililer dünyası olması ve herkesin Kays gibi kendini dağlara vurması gerekirdi.
Sevdanın o divane şekli, insanın ömründe ya bir veya iki kez yaşanır. Sevginin asıl ciddi şekli iki tarafın her durumu, her melankolisi bir diğerinin hesabına, arzusuna, çıkarına uygun düşmektir. Süreklilik ve bağlılık da işte sevdanın bu şeklinde görülür.

📖 Sayfa 223 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

...âdillerin en âdili, hâkimlerin en doğru hükmedeni olan Cenâb-ı Allah lâyık olanların cezalarında süre verirse de ihmal etmez. Tabii ki herkesin yaptığının cezasını verecektir. Doğasında günaha düşkünlüğü olanlardan başka; hiç bir kimse bu gerçeği, reddetmek için kendini zorlamaz.

📖 Sayfa 351 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

'' Kimi nalına vurur kimi mıhına .Fakat o mıhın ucu da daima bir masumun çiğergahı üzerindedir. Vuranlar mıhın nereye saplandığını bilemezler.''

📖 Sayfa 135 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

"Zaten yüzü o kadar güzel olan adamın kalbide güzel olmak ekserdir."

📖 Sayfa 97 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Of! İnsanın aklına bin türlü şey gelip de, hiçbirisinin de yaşanmaması ne kadar zor bir durum!

📖 Sayfa 42 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Ahvali âlemin iyisi de fenası da nazarı dikkatimi çekmekten, beni duygulandırmaktan, uğraştırmaktan, yormaktan geri kalmaz. Gözümde âlem bir "tiyatrohane"dir.

Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

İnsan için rüûs-ı hikmetten (başlıca hikmetler) birisi de kendini tanımaktır. Kendini tanımak denildiği zaman elindeki nimetin kadrini bilmek dahi o sözde dahildir.

📖 Sayfa 204 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

"Tûbâ,tûbâ. Barekallah. Ahsen,ahsen."

güzel ,güzel.Allah mübarek etsin; hayırlı uğurlu olsun.çok güzel,çok güzel.

📖 Sayfa 183 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Kocakarı masallarında ve eski romanlarda, âșıklar çoğunlukla o safça bir șekilde tasvir olunurlar ki sevdaya çarpılanları o bakıșla kabul eden masum kadınlar, diğer taraftan nice lanet olasıların ne kadar ev yıktıklarından haberdar bile olamazlar. Her gördükleri erkeği ya peri padişahının oğlu yahut Âșık Garip zannederler.

Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

İnsan için hikmet prensiplerinden birisi de kendini tanımaktır. "Kendini tanımak" denildiği zaman, elindeki nimetin kadrini bilmek dahi o söze dâhildir.
İnsan şimdiye kadar geçmiş şeylerin ne iyiliğinden, ne kotülüğünden, gelecek için sağlam bir hüküm çıkaramaz.

Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Yiyecekleri, içecekleri, giyecekleri, kușanacakları önlerinde daima hazır gelerek kendilerini hiçbir șeyle sorumlu bilmemek, asla insanlar için mutluluk sayılmasın. Tam bir tembelliğe denk görülecek bu hâl, insan için gerçekten mutsuzluktur, bahtsızlıktır.

Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Garip ve tatlı hikmet değil mi? Kâh bir dakikalık davranıș insanoğlunun içyüzünü takdire yetiveriyor, kâh kırk yıllık tecrübe hâlâ insanoğlunun içyüzünü meydana çıkaramıyor.

Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

İnsan evladı her işinde diplomatlık etmeye neden mecbur oluyor?

📖 Sayfa 352 · Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Ne büyük adammış!Suretine bakan kendini bir ölü zanneder;fakat iç güzelliğinin ulviyetine hayran olmamak mümkün değil.

Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi

Sıkça Sorulan Sorular

Müşahedat kimin eseridir?

Müşahedat, Ahmet Mithat Efendi tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1891'de yayımlanmıştır.

Müşahedat kaç sayfadır?

Müşahedat, 416 sayfadır (Dergah Yayınları baskısı).

Müşahedat'ın en ünlü sözü nedir?

“Yoksa gözlerim mi hata ediyorlar? Yoksa bu müşahede bir vahime-i dşağiyeden mi neşet ediyor? Bu da olabilir ya! İnsan ne kadar acaib ve garaibin tecelligâhıdır ki nispetle vehmin bu türlüsü hiç menzilesinde kalır.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Müşahedat — Ahmet Mithat Efendi. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4