CANLI

Erdoğan Çınar'ın Kaleminden Antropoloji Üzerine Özlü Sözler — Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325)

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325) - Erdoğan Çınar kitap alıntıları ve sözleri

Erdoğan Çınar'ın 2007'de yayımlanan Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325) adlı eseri, Antropoloji-Etnoloji türünün önemli örneklerindendir. Türkçe baskısı Kalkedon Yayıncılık tarafından yayımlanmıştır. Okur oylarıyla sıralanan bu sözler, Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325)'dan özenle derlendi.

Yazar:Erdoğan Çınar
İlk Yayın:2007
Yayınevi:Kalkedon Yayıncılık
Sayfa Sayısı:196
Dil:Türkçe
ISBN:9786054511600
Okuma Süresi:5 sa. 33 dk.
Türler:Antropoloji-Etnoloji, Din (İslam), İnsan ve Toplum, Siyaset-Politika, Tarih

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325)'dan En Beğenilen Alıntılar

Hele biz iş bu yola, gelmedik riya ile bu melâmetlik donunu giyen gelsin
Gözüyle gördüğünü örte, eteğiyle
Bu yol pek ince yoldur yüreği çarpan gelsin İş bu sözü edenden bize nişan gerektir Sözün özeti budur, canına kıyan gelsin
~Yunus Emre

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Hacı Bektâş-i Veli, Velâyetnamesi’nde; kutbu, piri ve su­yun başı olarak kendisinden beş yüzyıl evvel aynı topraklarda yaşamış bir Alevi Ulu’sunu işaret eder. Anadolu’nun dini mül­kiyeti olan ve kadimden beri bu topraklar üzerinde var olan Aleviliği kendinden koparıp, başka inanışların sentezi ve ardı­lı gibi göstererek başka merkezlere bağlamaya ve ortadan kal­dırmaya çalışanların gözden kaçırmaya çalıştıkları bu Alevi Veli’si, Battal Gazi’dir.

📖 Sayfa 36 · Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Aleviler Hakk’ı gerçek, gerçeği Hakk bilirler.

📖 Sayfa 14 · Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Gözüyle gördüğünü örte, eteğiyle Bu yol pek ince yoldur yüreği çarpan gelsin
İş bu sözü edenden bize nişan gerektir Sözün özeti budur, canına kıyan gelsin

📖 Sayfa 13 · Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Hele biz iş bu yola, gelmedik riya ile
Bu melametlik donunu bizimle giyen gelsin

Gözüyle gördüğünü, örte eteğiyle
Bu yol pek ince yoldur yüreği çarpan gelsin

İş bu sözü edenden bize nişan gerektir
Sözün özeti budur, canına kıyan gelsin

Yunus Emre

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Dokuzuncu yüzyılda Alevi sözlü geleneğinin kurucusu ve en büyük ustası Pir Silvanus’un (Pir Sultan Abdal ) ardıllarının kurduğu Divriği Alevi Devleti’nde Bizans İmparatorluk elçisi olarak bulunan Sicilyalı Peter, Alevi inanışının Pir Silvanus eli ile söze yaslandığını şu cümlelerle naklediyor.
“Silvanus’un görüşleri hala aramızda yaşıyor. O sapkın
inançlarını yazıyla değil sözle aktardı. Böylece sözlerinin, yazılarının hiç değişmeden kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağladı.

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Carbeas ve Chrysocheir’in Ankara-Mamak ve Eskişehir-Seyidgazi ilçeleri dışında, kendi başkentleri Divriği’de de bölge halkı tarafından binlerce yıldır ziyaret edilen makamları vardır. Hüseyin Gazi ve Battal Gazi söylenceleri Divriği ve civarında sanki dün yaşanmış gibi dilden dile anlatılmaktadırlar.

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Carbeas, Malatya Emiri ile iyiilişkiler içinde olmasına rağmen ona güvenmiyordu. 845 yılında merkezini Bizans’ın doğu sınırında sarp dağlarla çevrilmiş Divriği’ye taşıdı. Divriği, doğal savunma olanakları olan bir yerdi. Carbeas bu yeri seçmekle Bizans’tan gelecek saldırılara olduğu kadar Malatya Emiri’ne karşı da tedbirli olmayı hedeflemişti. Carbeas, Divriği’de bir kale inşa etti ve bu tarihten başlayarak Arguvan’da kurulan Alevi devletinin başkenti Divriği’ye taşınmış oldu.

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Serçeşme” Alevi terminolojisi içinde, erkânı kuran kişi ve “yol”un başlangıcı demektir. Yaygın olarak kabul edilmiş, temeli olmayan yapay tarih tezine göre Aleviliğin başlangıcı ve tarihsel altyapısını oluşturan olay, 1240 yılında Orta Ana­dolu’da meydana çıkan Büyük Babai Hareketi’dir.

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Yolcu ateşte yanmak ile yol yanmaz
Erenlerin dokuduğu çul yanmaz
Cehennemde günah yanar kul yanmaz
Ben günahtan sürmelenmiş gözlüyüm

Seyrani

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Alçağa indir özünü
Turaba çevir yüzünü
Pişir de söyle sözünü
Arasında ham bulunur

Hatayi

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Tarihte Engizisyon M ahkemeleri ilk kez Albigenler için kuruldu.

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Hiç bir inanış birden bire ortaya çıkmamıştır..bu topraklarda Hristiyanlıkdan önce Alevilik vardı...

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Toplumsal baskılar Alevi toplumunun tarihini derinden etkilemiştir.

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Muhabbet açılır ehli Kamil’den
Çözme metaını sakla cahilden
Faş etme sırrını gizle pahilden
Enel Hakk darına durduğum bu dem

Aşık Daimi

📖 Sayfa 149 · Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Önümüzde bir derya, gözlerimizde kalın bir perde var. Gözümüzün perdesi ummana dalmamıza engeldir.

📖 Sayfa 25 · Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Alevilik yakın tarihlerde ortaya çıkmış, ana gövdesi İs­lamiyet olan bir inanış veya mezhep değildir. O, kökleri ken­disine giden asıl gövdesinden koparıldıktan sonra tarumar edil­miş, binlerce yıllık bağımsız bir inanış ve kadim bir yol, bir ulu erkândır.

📖 Sayfa 24 · Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Bende bir kardaşla kavil tutmuşum
Erkan kapısına gelip yetmişim
Erenlerin ateşiyle pişmişim
Neyleyim yanmayı söndüm de geldim

Pir Sultan Abdal

📖 Sayfa 169 · Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Sözlü kültür, Alevi tarihinin korunmasında büyük rol oynamıştır.

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Her şeyin aslı, kadimdeki parlak nurdur. Toprağın ve cümle eşyanın kaynağı, ışıktır. Her nesne o ışıktan varlık bulmuştur.

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Hele biz iş bu yola, gelmedik riya ile
Bu melâmetlik donunu bizimle giyen gelsin
Gözüyle gördüğünü, örte eteğiyle
Bu yol pek ince yoldur yüreği çarpan gelsin
İş bu sözü edenden bize nişan gerektir
Sözün özeti budur, canına kıyan gelsin
Yunus Emre

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Bosna Alevi ocakları, Bulgaristan ve Bizans’taki tüm ocaklar gibi Dimetoka’daki mürşit ocağına bağlıydılar.

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Pir Sultan’a Hakk yardım etmez mi?
Erenler bağında bülbül ötmez mi?
Gayrı çektiğimiz yetmez mi?
Kalkalım bakalım nic’olursa olsun

Pir Sultan Abdal

📖 Sayfa 57 · Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

O, kökleri kendisine giden asıl gövdesinden koparıldıktan sonra tarumar edilmiş, binlerce yıllık bağımsız bir inanış ve kadim bir yol, bir ulu erkândır.

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Hamdülillah gören çeker mi yası
Pirim Hacı Bektaş Veli mülkün ihyası
Nur-u Cemalettin hasların hası
Pervane ol yarin kulu turnalar

📖 Sayfa 32 · Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Alevilerin kendilerini, düşman çevrelerde olduklarından farklı ifade etmeleri...

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Hacı Bektâş-i Veli, Türkistanlı Hoca Ahmet Yesevi mürididir. Onun dergâhında yetişip ondan el aldıktan sonra Anadolu'ya gelmiştir. Alevilik ve Bektâşilik özünde, Türkistan çıkışlı ve Hoca Ahmet Yesevi kaynaklıdır.

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

"Var olan her şeyin uyumlu birlikteliğiyle ortaya çıkan Tanrı'ya evet, ama insanların günlük işleriyle ilgilenen cezalandırıcı ve mükâfatlandırıcı Tanrı'ya hayır. ''

📖 Sayfa 22 · Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Pir Sultan Abdal’ım can göğe ağmaz
Hakk’tan emr’olmazsa ırahmet yağmaz
Şu ellerin taşı hiç bana değmez
Dostun bir fiskesi yaralar beni

Pir Sultan Abdal

📖 Sayfa 74 · Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Başka bir nefesinde Yunus, âdeta, evrenin ortaya çıkış anını anlatıyor: Yedi gök yaratıldı ışık ile bünyad oldu Toprağa nazar kıldı aksırıp duru geldim.
~Yunus Emre
(Yedi gök yaratıldı ışık ile yapıldı Toprağa himmet etti gürültü ile fışkırarak geldim)

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Alevilik, sözlü gelenekle kuşaktan kuşağa aktarılan bir inanç yoludur.

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Bosna’da ilk Alevi Ocağı, kendisi de bir Hakdostu olan Bosna Prensi Ban Kulin (1180-1204) döneminde, on ikinci sonlarına doğru Dalmaçya’da ortaya çıktı.

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Alevi inanışı içinde her şeyin üzerinde evreni yaratan bir ulu yaratıcının varlığı kabul görmez.. Yunus Emre'nin dizelerinde görülür; Yer gök yaratılmadan Hakk bir gevher eyledi...

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Zulüm yorulur da zalim yorulmaz çünkü. Çünkü bu topraklar baş eğmeyi hiç bilmez.

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Alçağa indir özünü
Turaba çevir yüzünü
Pişir de söyle sözünü
Arasında ham bulunur

Hayati

📖 Sayfa 9 · Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Alevilik’te bir söz vardır, denir ki: “Yol bir, sürek bin
birdir”. Aleviliğin içinde bulunduğu koşullara, yaşadığı coğrafyaya ve zamana göre şekillenmiş, Vefai, Kalenderi, Bektaşi, Melami, Hurufi, Torlak, Işık, Tahtacı, Abdal, Kızılbaş, Bedreddini vb. isimlerle anılan çok sayıda sürekleri olmuştur.Alevi kavramı bu araştırmada Hıristiyan ve İslam iklimlerindeki tüm “sürek”lerin üst tanımı ve “yol”un genel adı olarak kabul edilmiştir. Yetmiş iki millete aynı nazarla bakan Alevi erkânı içinde, etnisitenin bir anlamı yoktur.

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Aleviliği kendinden koparıp, başka inanışların sentezi ve ardılı gibi göstererek başka merkezlere bağlamaya ve ortadan kaldırmaya çalışanların gözden kaçırmaya çalıştıkları bu Alevi Veli’si, Battal Gazi’dir. Hacı Bektâş-i Veli Velâyetnamesi’nde masalsı bir anlatımla, Hacı Bektâş-i Veli’nin Eskişehir’in Seyitgazi ilçesindeki Battal Gazi’nin kabrini ziyareti nakledilir. Velâyetname’ye göre Hacı Bektâş-i Veli Battal Gazi’yi ziyaretinde “esselamü aleyküm suyun başı” diye selamlar. O anda Battal Gazi’nin kutlu mezarından “aleyküm selam ilim şehrim” diye cevap gelir.

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Aleviler nereye giderlerse gitsinler bu kahredici sondan hiç kurtulamıyorlardı. Kaderlerini yanlarında taşıyan bu insanlar hep yakılıyorlardı.

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Alevilik, iki bin yıl boyunca bulunduğu her coğrafyada kesintisiz bir biçimde ve sistemli bir şekilde soykırıma uğratıl­mış tüm zamanların en mağdur inanışıdır.
2 Temmuz 1993’te Sivas’ta diri diri yakılan otuz yedi “Can” dan birinin, Alevi ozanı Muhlis Akarsu’nun dizeleri yalnız kendisinin değil Aleviliğin de üzerindeki sürekli hüznü anlatır. Akarsu’yum yansam da Kül olup savrulsam da Bazı bazı gülsem de Yine gönlüm hoş değil.

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Alevi inanışı içinde her şeyin üzerinde evreni yaratan bir ulu yaratıcının varlığı kabul görmez. Alevilikte inanılır ki evren, kendi heybetini taşıyamayan parlak bir nurun (ışığın) gürültüyle genişlemesiyle ortaya çıkmıştır. Bu inanışın aslına uygun ve en anlaşılır ifadeleri Yunus Emre'nin dizelerinde görülür. Yer gök yaratılmadan Hakk bir gevher eyledi Nazar kıldı gevhere eritti inci eyledi.
~Yunus Emre

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Alevi inancı, adalet ve insan sevgisini merkeze koyar.

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

On iki yaşındaki ço­cuk padişah, bir Sırp prensesi olan annesi Despina’nın teşviki ve Ortodoks anne-babadan olma Vezir-i Azam Mahmut Paşa ve Acem müftü Fahrettin’in telkini ile Alevileri Edirne’de diri diri yaktırdı.

📖 Sayfa 167 · Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Pir Sultan Abdal’a atfedilen, müridi tarafından taşlanan “pir”in hikâyesi, İmparator IV. Konstantin zamanında, kendi müridi tarafından taşa tutularak öldürülen Pir Silvanius’un öy­küsünün aynısıdır.

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Geçmişte Aleviler, şehir meydanlarında diri diri yakılırlardı. Bugün devasa boyutlara ulaşan ateş, Aleviliğin kendisini eritiyor. Muradım bir damla su olup bu ateşin üzerine düşmektir.

📖 Sayfa 11 · Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Selçuklu ordusunun omurgasına zırhlı Frenk askerlerini monte ettiler. Zırhlı ve tam donanımlı Frenk askerlerine karşı Babailerin derme çatma silahları etkili olamadı. Yenildi. Büyük bozgun yaşandı. Savaş sonrasında kadınlar, çocuklar ve yaşlılar dahil binlerce Babıali kılıçtan geçirildi... Baba Ishak bu savaşta Hakk a yürüdü...

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar

Sıkça Sorulan Sorular

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325) kimin eseridir?

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), Erdoğan Çınar tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2007'de yayımlanmıştır.

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325) kaç sayfadır?

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325), 196 sayfadır (Kalkedon Yayıncılık baskısı).

Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325)'ın en ünlü sözü nedir?

“Hele biz iş bu yola, gelmedik riya ile bu melâmetlik donunu giyen gelsin Gözüyle gördüğünü örte, eteğiyle Bu yol pek ince yoldur yüreği çarpan gelsin İş bu sözü edenden bize nişan gerektir Sözün özeti budur, canına kıyan gelsin ~Yunus Emre”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325) — Erdoğan Çınar. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4