
Slavoj Zizek'in 2012'de yayımlanan Antroposen'e Hoşgeldiniz adlı eseri, Ekoloji türünün önemli örneklerindendir. Mehmet Budak çevirisiyle Encore Yayınevi tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. Bu derlemede Antroposen'e Hoşgeldiniz'den en çok paylaşılan satırlar sizi bekliyor.
Antroposen'e Hoşgeldiniz'den En Beğenilen Alıntılar
Ekolojik tehditlerin birçoğunun bizzat bilim ve teknoloji tarafından yaratılması (endüstrinin ekolojik sonuçları, kontrolsüz biyogenetiğin psişik sonuçları, vb.). Ama, modern bilimi suçlamak da burada fazla basit kaçıyor: Bilimler hem riskin kaynağı (kaynaklarından biri), hem tehditleri anlamak ve tanımlamakta kullanabileceğimiz yegane araç ve hem de tehditlerle başa çıkmakta, bir çıkış yolu bulmakta yararlanacağımız kaynak (kaynaklardan biri).
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Belli bir öznenin bilinçli kararı sonucunda patlak verebilecek nükleer savaşın tersine iklim değişikliği “insan eylemlerinin niyetlenilmemiş bir sonucudur ve, tabii ancak bilimsel analiz yoluyla, bir tür olarak eylemlerimizin etkilerine işaret etmektedir.” İnsanlığın varlığının ta kendisine yönelik bu tehdit, gerçekten insanlığın tamamını kapsayan yepyeni bir “biz” hissi yaratmaktadır.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Bir felaket, kendini saf bir doğal olay olarak gösterdiğinde bile, sonucu sosyal süreçler tarafından koşullandırılmaktadır – deprem denilen olay, bir çölde, kaotik bir Üçüncü dünya kentinde ve çok gelişkin ve örgütlü bir toplumda bir ve aynı şey değildir.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Günümüz pazarlarında zararlı özelliklerinden arındırılmış bir dizi ürün var: Kafeinsiz kahve, yağsız krema, alkolsüz bira… Bu dizide bir eksik var o da ekolojik versiyon: Sürdürülebilirlik adacıkları yaratmak için global çevreyi kirletme.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
“Gayet iyi biliyorum ki (küresel ısınma tüm insanlık için bir tehdit oluşturuyor), ama yine de ... (buna gerçekten inanamıyorum).” “Aklımın dolaysız bağlarla bağlı olduğu çevreme şöyle bir bakmak yeterli: Yeşil otlar ve ağaçlar, rüzgarın ıslığı, gün doğumu... insan bütün bunların gün gelip bozulacağına inanabilir mi? Ozon delindiğinden dem vuruyorsunuz – ancak ben göğe ne kadar bakarsam bakayım, delik falan görmüyorum; tek gördüğüm, hep o gri ya da mavi gökyüzü.” Bir kısım çiftçinin Çernobil faciasının olduğu yerlerde hayatlarını her zamanki gibi sürdürmesine şaşmamalı.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Ekolojik tehditlere tamamen teknik ve yeni üretim biçimleri (nanoteknoloji) ve yeni enerji biçimleri ile çözülesi problemlerimiz gibi muamele etmek yeterli olmadığı gibi, dolaysız bir New Age ruhiyatçılığı da meseleyi halletmez. Kapitalizmin ekolojik bir yeniden-örgütlenmesini talep etmek yeterli olmadığı gibi, modern öncesi organik bir topluma ve onun bütüncül bilgeliğine dönmek de meseleyi halletmez. İhtiyaç duyduğumuz şeylerden birincisi, durumumuzun benzersizliğine yeni gözlerle bakmaktır.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Eğer tabiat bizim anamızsa, kana susamış solgun bir ana olmalı bu.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Eskiden, biz sıradan ölümlülerin türlü çeşitli görüşleri olurdu da tek, evrensel ve bilimsel doğruyu, döner biliminsanlarından beklerdik. Günümüzün yeni biliminden duyup duyacağımızsa bir dizi çatışan “uzman görüşü” oluyor...
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Tabiatin mutlak olumsallığı. Tabiatta Evrim ya da İlerleme diye bir şey yok: Felaketler, bozulan istikrarlar, hep doğal tarihin parçası; geçmişin pek çok anlarında hayat tamamıyla başka istikametlere sapabilirdi. Temel enerji kaynağımız (petrol) uzak geçmişte yer alan ve hayal gücümüzü aşan boyutlarda cereyan eden bir felaketin ürünü.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Deniyor ki, Çin’de, eğer birinden gerçekten nefret ediyorsanız, ona “İnşallah ilginç zamanlarda yaşarsın.” diye beddua edilirmiş. Tarihi olarak ilginç zamanlar, kargaşa, savaş ve iktidar mücadelelerinin yaşandığı, milyonlarca masumun ağır bedeller ödediği dönemlerdir.
📖 Sayfa 14 · Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Deniyor ki, Çin’de, eğer birinden gerçekten nefret ediyorsanız, ona “İnşallah ilginç zamanlarda yaşarsın.” diye beddua edilirmiş.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Ekolojik bozulmanın etkilerini bizzat hissetsek bile (ötede bir kuraklık, beride alışılmadık derecede şiddetli bir fırtına) uzmanların bu sonuçlarla onların nedenleri arasında kurduğu bağlantılar, biz sıradan insanlar için aşikar olmaktan uzak kalıyor.
📖 Sayfa 35 · Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Bilimin işbu çaresizliğini bir yandan açığa vuran ve öte yandan da uzmanların verdiği teminatların oluşturduğu aldatıcı bir perdeyle örten paradigmatik kategorinin adı, “sınır değeri”dir.
Hitler toplama kamplarında milyonları öldürmüş olabilir ama bir yandan da iktidarı esnasında işsizlik ve enflasyonu kaldırdı, otoyollar yaptı, trenlerin zamanında kalkmasını sağladı... (Gerçi ekoloji konusunda önerilen “dengeli bakış”, daha çok, bir kısım neo-Nazi yeşilin önerdiği sapkın Hitler savunmasının tersine çevrilmesine benziyor: “Tamam, Hitler Yahudileri öldürmek gibi bir kısım iyi işler yaptı; ancak otoyollar inşa etmek ve böylelikle, tabiatı tahrip etmek gibi korkunç şeyler de yaptı. Bu nedenle onu reddetmeliyiz!”)
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Felaket bir kere vuku buldu mu, “yeniden-normalize” edilecek, dünyadaki normal akışın parçası olarak, daima ve zaten mümkün bir nesne olarak algılanacaktır. Bu paradoksları mümkün kılan şey, bilgi ve inanç arasındaki açıklıktır
📖 Sayfa 12 · Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Çevremize yönelik tehditler konusundaki suçu sevinerek üstlenmekte rahatlatıcı bir şeyler var, ama bu aldatıcı: Bizzat suçlu olmaktan hoşlanıyoruz çünkü, eğer suç bizdeyse, o zaman her şey bize bağlı demektir – eğer felaketleri tetikleyen bizsek, ilkesel olarak, hayat biçimlerimizi bir kere değiştirdik mi kurtulduk sayılır.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek

Günümüzde sık sık, bilimsel uzmanlığın sağladığı bilgilere fazlaca güvendiğimiz, buna mukabil bize bilimsel-teknolojik yaklaşımda bir şeylerin hatalı olduğunu söyleyen içgüdülerimize yeterince güvenmediğimiz iddia ediliyor. Ancak problem, çok daha derinlerde; problem, bizzat, bildiğimiz şekliyle sıradan yaşantılar dünyasına uyumlanmış ve bu yüzden de gündelik gerçekliğin akışının gerçekten bozulabileceğine inanmayı bir türlü beceremeyen aklı selimin güvenilmezliğinde yatıyor.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Doğal Kapitalizm mefhumu yakın zamanlarda Suudi Arabistan’da yayımlanan ilk seks ve evlilik rehberine benziyor bir parça: Bu rehber, modern bir el kitabının şeklini benimsemekle birlikte, içeriği, büyük oranda, geleneksel ataerkil öğütlerden oluşuyor (örneğin karılarını hangi durumlarda ve çok canlarını yakmadan nasıl dövebilecekleri konusunda kocalara nasihatlerde bulunuyor).
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Ekolojik krizin kilidini açacak anahtar aslında ekolojide saklı değil.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Hepimiz, eli kulağındaki –ekolojik, toplumsal– yıkımın farkındayız, ama bu yıkımı ciddiye alamıyoruz, bir türlü. Psikanalizde bu tutuma fetişist yarılma denir.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Tabiat rotasını körlemesine izler, onu sadece açıklamak gerekir; oysa insanlığın tarihini anlamak gerekir. Her ne kadar global rotası kontrolden çıkmışsa da ve her ne kadar çoğu kişinin arzularının tersini yapan bir Kader işlevini görüyorsa da bu “Kader” çok sayıda bireysel ve kolektif projenin etkileşiminin bir sonucu ve dünyamızın nasıl olduğuna dair temel bir anlayışa dayanarak eyliyor – tarihte kendi uğraşlarımızın sonuçları ile yüzleşiyoruz.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Sermaye mefhumunu ne kadar genişletirsek genişletelim, bizzat sermaye denilen nesnenin biçimi, gerçeklik (ürün ve servislerin kullanım şekli) ve finansal dolaşımın gerçeği (kârı yaratan yeniden-üretim) arasında yapısal bir uçurum öngörür; öyle ki bunlardan ilki ikincisine tabidir. Diğer bir ifadeyle, kapitalizmden kurtulmadıkça, sermayeyi gerçekliğin tümünü kapsayacak şekilde genişletsek bile, bu gerçeklik, problemlerimize kayıtsız ve bu nedenle de, rolü kâr üretmeye hizmetten ibaret, genişletilebilir arkaplan olarak işlemeye devam edecektir.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
“Dünyadaki asimetri ve dengesizliklerin kaynağı, kapitalizmdir.”
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Çılgın bir fırtına patlak verir, bir tekne tahrip olur, sigortacılar bunun Tanrı’nın işi olduğunu söyleyerek tekne sahibinin tazminat talebini reddeder. Bu noktada aklıevvel bir avukat devreye girer, ortaya zekice bir fikir atar: Eğer tekneyi tahrip eden Tanrı’ysa neden onun namına Dünya’daki temsilcilerini –kiliseyi– dava etmeyelim?
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Tabiatta Evrim ya da İlerleme diye bir şey yok: Felaketler, bozulan istikrarlar, hep doğal tarihin parçası; geçmişin pek çok anlarında hayat tamamıyla başka istikametlere sapabilirdi. Temel enerji kaynağımız (petrol) uzak geçmişte yer alan ve hayal gücümüzü aşan boyutlarda cereyan eden bir felaketin ürünü.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Çin’de, eğer birinden gerçekten nefret ediyorsanız, ona “İnşallah ilginç zamanlarda yaşarsın.” diye beddua edilirmiş.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
“Tehdit altındaki insan toplumlarının genel bir davranışsal örüntüsü de, başarısızlığa uğradıkça, krize daha bir odaklanmak yerine at gözlükleri takmaktır.”
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Kişi bir kere, ters gidebilecek ne kadar çok şey var diye düşünmeye başladı mı, mutlak ve başa çıkılmaz bir paniğin de pençesine düşer.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Bilim şarttır, ancak işi bilime bırakamayız: Hayatlarımızı nasıl dönüştürmemiz gerektiğini söyleyemez bize. Çünkü bu dönüşüm, nasıl bir hayat sür dürmek istediğimize ilişkin sosyo-politik “normatif’ fikirlere dayanmak zorundadır.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
''Bilinen bilinenler vardır. Bunlar bildiğimizi bildiğimiz şeylerdir. Bilinen bilinmeyenler vardır. Yani, bazı şeyler vardır ki bilmediğimizi biliriz. Fakat bilinmeyen bilinmeyenler de vardır. Bunlar bazı Şeyler ki bilmediğimizi bilmeyiz.''
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
"En büyük endişem önemsiz biri olmak değil kabul görmektir”
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek

Ed Ayres’in tanımı şöyle: “Kolektif deneyimimizin öylesine katıksızca dışında kalan bir şeyle karşılaşıyoruz ki, orta yerde tartışılmaz delilleri bile olsa, o şeyi görmüyoruz, artık. Bizim durumumuzda bu ‘bir şey’, bizi yaşatan Yeryüzü üzerindeki muazzam biyolojik ve fiziksel başkalaşmaların bombardımanıdır.”
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Öznenin tabiatın tehditkar olumsuzluğu diye gördüğü şey, ancak tabiata karşı kendi olumsuz ilişkisinin aynadaki aksidir.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Eğer hayatta kalmak istiyorsak, sınıfsal pozisyonumuz ya da politik yönelimimizden bağımsız olmak üzere, ekolojik krizin üstesinden gelmemiz gerekiyor yollu akıl yürütme fena halde yanıltıcı: Ekolojik krizin kilidini açacak anahtar aslında ekolojide saklı değil.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Modern sosyal ve bilimsel gelişmeyle ise, artık sadece türlerden bir tür değiliz, aynı zamanda doğal koşullardan biriyiz de.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Bir felaket, kendini saf bir doğal olay olarak gösterdiğinde bile, sonucu sosyal süreçler tarafından koşullandırılmaktadır - deprem denilen olay, bir çölde, kaotik bir Üçüncü dünya kentinde ve çok gelişkin ve örgütlü bir toplumda bir ve aynı şey değildir. Körfez’deki petrol kaçağıysa, başlı başına, doğal bir felakete dönüşen bir endüstriyel kazaydı.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Richard Wagner’in Parsifal’indeki “yarayı sağaltan onu açan kargıdır, yine” dizesi yeni bir bağlam kazanıyor: Bilimöncesi holistik bilgeliğe dönüş yok, içinde bulunduğumuz dertten bizi kurtaracak olan bilimdir, yine.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Gerçek görevimiz, sorumlulardan tazminat koparmak değil, onların bir daha zarar yaratmalarına izin veren pozisyonları işgal edemeyeceği (ya da zarara yol açan faaliyete sürüklenmeyeceği) şekilde durumu değiştirmektir.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Problem şurada ki, tabiat kesinlikle “sürdürülebilir” falan değildir; tabiat, dev ve çılgın bir süreçtir, bu süreç bazen atıklarını, bu atıkların mevzii olarak ortaya çıkan ve kendini örgütleyebilen organizmaların sonradan kullanabileceği bir yerlere yığar (tıpkı, tabiatın muazzam ölçülerdeki bir atığı olan petrolü insanların enerji kaynağı olarak kullandığı gibi).
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Global ısınmadan çıkan ders şu ki, insanoğlunun özgürlüğü, dünya üzerindeki hayatın istikrarlı doğal parametrelerle (sıcaklık, havanın bileşimi, yeterli su ve enerji kaynağı) oluşturduğu bir arka plan sayesinde mümkün olmuştur: İnsanlar, ancak, dünya üzerindeki hayatın parametrelerini ciddi biçimde bozmamak için yeterince marjinal kaldıkları sürece “istediklerini yapabilirler”
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Çin’de, eğer birinden gerçekten nefret ediyorsanız, ona “İnşallah ilginç zamanlarda yaşarsın.” diye beddua edilirmiş. Tarihi olarak ilginç zamanlar, kargaşa, savaş ve iktidar mücadelelerinin yaşandığı, milyonlarca masumun ağır bedeller ödediği dönemlerdir. Bugün, apaçık ki, bir ilginç zamanlar çağına yaklaşmaktayız.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Deniyor ki, Çin’de, eğer birinden gerçekten nefret ediyorsanız, ona “İnşallah ilginç zamanlarda yaşarsın.” diye beddua edilirmiş. Tarihi olarak ilginç zamanlar, kargaşa, savaş ve iktidar mücadelelerinin yaşandığı, milyonlarca masumun ağır bedeller ödediği dönemlerdir. Bugün, apaçık ki, bir ilginç zamanlar çağına yaklaşmaktayız.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Mesele kime inanacağımızı bilmemekte: Ekolojik bozulmanın etkilerini bizzat hissetsek bile (ötede bir kuraklık, beride alışılmadık derecede şiddetli bir fırtına) uzmanların bu sonuçlarla onların nedenleri arasında kurduğu bağlantılar, biz sıradan insanlar için aşikar olmaktan uzak kalıyor.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Deniyor ki, Çin’de, eğer birinden gerçekten nefret ediyorsanız, ona “İnşallah ilginç zamanlarda yaşarsın.” diye beddua edilirmiş. Tarihi olarak ilginç zamanlar, kargaşa, savaş ve iktidar mücadelelerinin yaşandığı, milyonlarca masumun ağır bedeller ödediği dönemlerdir. Bugün, apaçık ki, bir ilginç zamanlar çağına yaklaşmaktayız.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Tehdit altındaki insan toplumlarının genel bir davranışsal örüntüsü de, başarısızlığa uğradıkça, krize daha bir odaklanmak yerine at gözlükleri takmaktır.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
[…] Bu paradoksları mümkün kılan şey, bilgi ve inanç arasındaki açıklıktır: Ekolojik felaketin mümkün, ve hatta muhtemel olduğunu biliyoruz; ancak gerçekten vuku bulacağına inanmıyoruz.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek

İçinde bulunduğumuz tatsız durumun paradokslarına bir örnek de, bizzat çeşitli ekolojik tehditlere karşı aldığımız önlemlerin kutuplardaki ısınmayı artırabileceğidir: Ozon deliği, Antarktika’nın iç bölgelerini global ısınmadan korumaktadır. Böylelikle, eğer ozon deliği onarılabilecek olursa Antarktika da Yeryüzü’nün geri kalanını etkisi altında bulunduran ısınma kervanına katılmış olacaktır…
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Bilimöncesi holistik bilgeliğe dönüş yok, içinde bulunduğumuz dertten bizi kurtaracak olan bilimdir, yine.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Bir zarar oluştuğunda, bundan yasal olarak sorumlu tutulacak suçlu bir tarafın aranması, yasalcı kafa yapımızın bir parçasıdır. insanlar, obezliklerinden fast food zincirlerini sorumlu tutarak bunları dava edebilirler, ediyorlar da; hatta ortalıkta, kölelik denilen kurumun yarattığı illetin bir karşılık görmekte çok geciktiği iddiasına dayanan kölelik tazminatı yollu fikirler dolaşıyor. Madem durum bu, madem her şeyin bir bedeli var, öyleyse neden işi sonuna kadar götürüp, acılarımıza neden olduğu için bizzat Tanrı’dan tazminat talep etmiyoruz?
📖 Sayfa 18 · Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Tabiat Ana’ya faydalı bir şeyler yapmak (özellikle de bu katkı fazlaca efor talep etmediğinden) bize iyi geliyor. Kafka şöyle yazmıştı: “Biz bir kere şerri kabul edip özümsedikten sonra, artık şer bizden kendisine inanmamızı talep etmez.” İleri kapitalizmde, özellikle de bugün, olup biten de budur: “şer” günlük pratiğimiz haline geliyor; biz de şerre değil de Hayıra inanmakta, hayır işleri falan yapmakta serbest kalıyoruz.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
... kapitalizmden kurtulmadıkça, sermayeyi gerçekliğin tümünü kapsayacak şekilde genişletsek bile, bu gerçeklik, problemlerimize kayıtsız ve bu nedenle de, rolü kâr üretmeye hizmetten ibaret, genişletilebilir arkaplan olarak işlemeye devam edecektir.
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek
Sıkça Sorulan Sorular
Antroposen'e Hoşgeldiniz kimin eseridir?
Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slavoj Zizek tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2012'de yayımlanmıştır. Türkçeye Mehmet Budak çevirmiştir.
Antroposen'e Hoşgeldiniz kaç sayfadır?
Antroposen'e Hoşgeldiniz, 96 sayfadır (Encore Yayınevi baskısı).
Antroposen'e Hoşgeldiniz'in en ünlü sözü nedir?
“Ekolojik tehditlerin birçoğunun bizzat bilim ve teknoloji tarafından yaratılması (endüstrinin ekolojik sonuçları, kontrolsüz biyogenetiğin psişik sonuçları, vb.). Ama, modern bilimi suçlamak da burada fazla basit kaçıyor: Bilimler hem riskin kaynağı (kaynaklarından biri), hem tehditleri anlamak ve tanımlamakta kullanabileceğimiz yegane araç ve hem de tehditlerle başa çıkmakta, bir çıkış yolu bulmakta yararlanacağımız kaynak (kaynaklardan biri).”