CANLI

Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi: Mary Işın'ın Yemek Üzerine İlham Verici Sözler

Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi - Mary Işın kitap alıntıları ve sözleri

Mary Işın'ın 2018'de yayımlanan Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi adlı eseri, Araştırma-İnceleme türünün önemli örneklerindendir. Türkçe baskısı Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Kitaptan derlenen bu sözler, okur beğenisine göre sıralanmıştır.

Yazar:Mary Işın
İlk Yayın:2018
Yayınevi:Yapı Kredi Yayınları
Sayfa Sayısı:424
Dil:Türkçe
ISBN:9789750841569
Okuma Süresi:12 sa. 1 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Kültür, Tarih, Yemek

Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi'den En Beğenilen Alıntılar

MÖ 2000 civarında Sümerce yazılmış bir şiirde bira yapımıyla ilgili anlatılanlar sayılmazsa, dünyanın en eski bira tarifi, Kaşgarlı Mahmud'un 1074 tarihli sözlüğünde bulunmaktadır.

📖 Sayfa 110 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Terhane: Tarhana. 15. yüzyıl İran şairi Bushak, ekmeğin üstünlüğünü anlatırken tarhadan bahseder: "Ekmeğe aşıkım, tarhana olmazsa olmayıversin / Hatta ekmekle biryan da olmazsa olmayıversin." En erken tarhana tarifleri kişk adıyla 10. yüzyıla ait bir Arapça kaynakta bulunur

📖 Sayfa 76 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Pişirme, insanların daha az miktarda yemek yiyerek sağlıklı kalabilmelerini, daha çeşitli besinler yiyebilmelerini, yemek bulmaya, yemeye ve hazmetmeye daha az zaman harcamalarını, farklı uğraşlara vakit ayırabilmelerini, yaşlıların ve çocukların yaşam şanslarının artmasını sağlamıştır. Pişmiş yemekler çeneyi daha az yorduğu için ve daha kısa sürede sindirildiği için insan çenesinin zamanla küçüldüğü ve bağırsakların kısaldığı düşünülmektedir. En önemlisi de sindirime harcanan enerji azalırken besinlerden sağlanan enerji arttığından dolayı insan beyninin daha fazla çalışması mümkün olmuştur.

📖 Sayfa 19 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Mezopotamyalılar gibi Hititlerin de birayı ve ekmeği kutsal saydıkları, krallardan birinin oğlunun erkek statüsüne kavuşmasını kutlayan töreni anlatan bir metinden anlaşılmaktadır. Bu törende gencin yatağının başucuna ve ayakucuna ikişer ekmek konması ve etrafına bira dökülmesi, ekmek ve biranın kutsal kimliğini yansıtır.

📖 Sayfa 53 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

...Mevlana, şehre uğrayan bir köylünün helva tattıktan sonra gönlünü şehir hayatına kaptırdığını anlatır: “Ben gece-gündüz
havuç yemeye alışmıştım; şimdi helvayı tattım, havucun tadı gözümden düştü.”

Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Sofraya oturan herkes için ayrı birer seramik tabak, bardak, kaşık, çatal ve bıçak koyma adeti de 16. yüzyıldan itibaren yine İtalya'da başlayarak yaygınlaşmıştır. 1591'den itibaren on yıl boyunca Avrupa ve Yakındoğu'yu gezen Fynes Moryson, İtalyanların sofralarına beyaz örtüler yaydıklarını, üzerine çiçek ve incir yaprakları serptiklerini, kimsenin elle yemek yemediğini ve herkese ayrı bir çatal, kaşık ve bardak verildiğini anlatır.

📖 Sayfa 357 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Baklava, bu dönemde İran'da adından yeni bahsedilen bir tatlıdır. 16. yüzyılın ilk çeyreğine ait Farsça bir yemek kitabında 3 ayrı baklava tarifi bulunur. Bunlardan biri olan ve içi mercimekli Karamani baklava o dönemde Anadolu beyliklerinden Karaman Beyliği'nde yapılan baklava türü olmalıdır. Alanyalı Kaygusuz Abdal'ın şiirlerinde içi mercimekli baklavadan bahsetmesi bunu doğrular

📖 Sayfa 85 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

"Almancada karpuz anlamına gelen 'arbuse' , Türkçe 'karpuz'dan kaynaklanır.

📖 Sayfa 292 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Anavatanı Peru olan patates, 16. yüzyılda İspanya ve İtalya'da yaygınlaşmış, 17. yüzyılda İrlanda ve İngiltere'nin bazı bölgelerinde fakir halkın gıdası haline gelmiştir. Buna karşın, 1619 yılında zehirli olduğu gerekçesiyle Fransa'nın Burgonya bölgesinde yasaklanmış ve Almanya ile Rusya'da halk patates yememek için direnmiştir.

📖 Sayfa 344 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Osmanlı döneminde sığır, keçi, koyun, manda, geyik, ve tavuk etinden pastırma yapılırdı; en meşhur pastırmalar Kayseri, Ankara (Ankara keçisinden) Kili'de (Ukrayna'da şehir) yapılanlardır. Yahudiler tarafından Doğu Avrupa'dan Amerika'ya götürülen pastırma orada pastrami adı ile tanınmıştır

📖 Sayfa 99 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Antik Yunanlar tarçının Arabistan'da bir gölde yetiştiğine ve korkunç kanatlı yılanların tarçın toplayanlara saldırdıklarına inanıyorlardı. Bunun gibi hikayeler Arap baharat tüccarları tarafından sattıkları ürünlerin gerçek kaynağını gizlemek ve potansiyel rakiplerini caydırmak için uydurulmuştur.

📖 Sayfa 116 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Topraktan alınan ürünler için güneş tanrısı ve ana tanrıçaya şükran ifadesi olarak, tapınaklarda bulunan sunu taşlarına şarap dökülürdü. Şarabın bu taşların içindeki deliklerden toprağa akması ve böylece "toprak ana" ya ulaşması sağlanırdı

📖 Sayfa 61 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Meyvecilik tarihinde önemli bir rol oynayan Orta Asya, kayısı ve elmanın aşılanıp kültüre alındığı yerdir. Ayrıca lezzetli kavun ve karpuz çeşitleri burada geliştirilmiştir. Kavunun Orta Asya'daki önemi, Eski Türkçede kagunlanmak (kavun sahibi olmak) ve kagunsamak (canı kavun istemek) kelimelerinde yansıtılır.

📖 Sayfa 91 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Dünyanın yemekle ilgili ilk yazılı kaynakları, Sümerlerin çiviyazılı tabletleridir. Bu tabletlerde, tarım ürünleri, satın alınan gıdalar, işçi ve askerlere verilen tayinatlar gibi bilgilere rastlanır. Yazının bulunuşundan iki bin yıl kadar sonra yazılan ilk yemek tarifleri ise Babillilere aittir.

📖 Sayfa 37 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Ortaçağa ait Arapça yemek kitaplarının hiçbirinde bulgurun yer almaması ve pilavın ise ancak geç döneme ait olanlarda bulunması dikkat çekicidir. Geç gelişen bir yemek türü olan pilavın ilk Arapça tarifleri Halepli bir yazarın 13. yüzyıla ait Kitabü'l- Vusla ile el- Habib başlıklı kitabında bulunur. BU tariflerden biri Hint pirinci adını taşıyan sade pilavdır. Başka pilav tarifleri ise et, tavuk, nohut, fıstık, şeker ve gülsuyu içerir. Daha önceki dönemlerde pirinç tane halinde sulu yemeklere veya sütlaca eklenirdi, ayrıca öğütülerek muhallebi veya ekmek yapımında da kullanılırdı.

📖 Sayfa 153 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Bunlardan biri olan ve içi mercimekli Karamani Baklava, o dönemde Anadolu beyliklerinden Karaman Beyliği'nde (bugün Konya, Karaman, Mersin, Antalya'nın doğusu, Niğde, Kırşehir ve Kayseri illerini kapsayan bölge) yapılan baklava türü olmalıdır. 15. yüzyılın ilk yarısında Karaman bölgesinde yaşayan Alanyalı Kaygusuz Abdal'ın (o. 1444) şiirlerinde içi mercimekli baklavadan bahsetmesi bunu doğrular

📖 Sayfa 85 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Pers İmparatorluğu'nun Anadolu'da Ege sahillerine kadar uzanması ve sonradan Büyük İskender tarafından fethedilmesi (MÖ 330-331), İran mutfağının Makedonya ve Yunan mutfağını etkilenmesine yol açtı. Örneğin, hayvanların bütün halinde kızartılması İran'nın etkisiyle başlamıştır.

📖 Sayfa 72 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

…Fatih Sultan Mehmet ile ilgili bir rivayete göre , Midilli seferine gitmek üzere Balıkesir’den geçerken , bir köylü kadın içinde üç saman çöpü duran bir çanak ayranı ona ikram eder. Saman çöplerinin sebebini soran Fatih’e kadın şöyle der : “ Oğul , sen uzun yoldan geliyorsun , terlemişsindir. Susadığın için ayranı birden içersen belki hastalanırsın. O saman çöplerini mahsus koydum ki , ağzına gelmesin diye yavaş yavaş ve durarak içesin “

📖 Sayfa 41 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

İmbikle damıtma tekniğini keşfeden Araplar, arak adıyla ilk damıtılmış içkiyi yapmışlardır. Arak; Osmanlı döneminde halk ağzında rakı kelimesinin en erken kaydıdır. Kökeni Arapça al- kuhl olan alkol kelimesi bütün Batı dillerine girmiştir.

📖 Sayfa 159 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Akadca "samidu", beyaz un demektir. Sanskrit samita, Yunanca semidalis, Latince simila, Arapça samid ve Türkçe simit hep bu kökenden gelir. Osmanlı döneminde simit kelimesi hem kepeksiz un, hem irmik veya ince bulgur, hem de beyaz undan yapılan halka şeklinde ekmek için kullanılmıştır. Aynı, kökenden gelen İngilizce semolina, irmik anlamındadır.

📖 Sayfa 39 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Avcı-toplayıcı hayatından kendi gıdasını kendi yetiştiren topluma dönüşme süreci, Mevlana tarafından Mesnevi eserinde şöyle anlatılır:
Alışverişsiz, dedikodusuz Tanrı sofrası gökten iniyordu.
Musa kavmi içinde birkaç kimse terbiyesizce "hani sarmısak, mercimek" dediler.
Ondan sonra gökyüzünün sofrası, ekmeği kesildi; ekme, bel belleme, ortak sallama kaldı.

📖 Sayfa 23 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Hitit egemenliğinde yaşayan bir halk olan Hurriler, yeni doğmuş bir çocuğun ailesine bira hediye ederlerdi.

📖 Sayfa 56 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Lokma tatlısının atası 'globi' mi?
''Şekeri henüz bilmeyen Romalıların mutfağında en önemli tatlandırıcı baldı. Ayrıca defrutum denen bir tür pekmez de yapılıyordu. Bala batırılan bazı hamur tatlıları dışında kuruyemişlerde çerez şeklinde şekerlemeler olan 'globi' bugün sevdiğimiz lokmanın atası olmalı. Globi: Una peynir karıştırılır, hamur top şeklinde yuvarlanır, yağda kızartılır, bala batırılır ve üzerine haşhaş tohumu serpilir.''

📖 Sayfa 130 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

10. yüzyılda Arapça bir yemek kitabı yazan İbn-i Seyyar el-Varrak, Sasani yemekleri konusunda çeşitli bilgiler verir. İbn-i Seyyar'ın aktardığı bir rivayete göre Kral I. Hüsrev, iyi bir aşçı ararken müracaat edenlerin en iyi yaptığı yemeği yapmasını emretmiş ve birbirinden habersiz olarak hepsi kralın en sevdiği sikbac adlı sirkeli et yemeğini pişirmişlerdir. Hüsrev, yemeklerin kraliçesi dediği sikbac'ın başkaları tarafından yenmesini yasaklamıştır.

📖 Sayfa 73 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Şarap anlamına gelen Hititçe wiyanna kelimesinin, Yunanca woinos/ oinos, Latince vinum, Fransızca vin ve İngilizce wine gibi sözcüklerin kökeni olduğu düşünülmektedir. Hititler için şarabın bira gibi kutsal bir kimliği vardı, kızan tanrıları yatıştırmak maksadıyla onlara sunulurdu

📖 Sayfa 57 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Orta Asya kökenli kayısı ( Sarı Alu ) ise iki kez Anadolu’ya yolculuk etmiştir. İlk olarak Roma döneminde çekirdekten yetiştirilen şekliyle (zerdali) , ikinci kez ise Selçuklu döneminde aşılanmış şekliyle , “kayısı” ismiyle. Sonra Osmanlı döneminde Macaristan üzerinden Avrupa’ya yayılmıştır.

📖 Sayfa 25 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Antik Roma yemeklerinden olan "spumeum"; tavuk eti, çırpılmış yumurta akları ve balık sosu ile yapılan bir sufledir. Balık sosunun buharında pişirilir ve üzerine şarap ve bal dökülerek yenir

📖 Sayfa 131 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Arap ülkelerinde daha çok halka şeklinde yapılan ve mayasız peksimete benzeyen ka'k, adını Mısır'ın eski halkı olan Kıptilerin dilindeki kaake'den alır; bu da günümüzde Gaziantep'te yapılan kahkenin kaynağıdır.

📖 Sayfa 143 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Bazı tatlıların İran kökenli oldukları adlarından anlaşılmaktadır: Pişmaniye, Farsça peşm (yün) sözcüğünden; reçel, Farsça riçar'dan (çerez) ; pelte, Farsça paluda'dan gelir. Muhallebi ise, Emevi döneminde bir İranlı aşçı tarafından vali Muhallab al- Basra'ya sunulduğu için bu ismi almıştır.

📖 Sayfa 79 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Farsça adı keşkek olan herise Arap ülkeleri, İran ve Türkiye'de sadece Müslümanların değil Hristiyanların da özellikle düğün ziyafetlerinin geleneksel yemeği olmuştur. Buğday tanelerinin öğütülmeden kullanılması bu yemeğin semavi dinlerin ortaya çıkışından önceki dönemlerde bereketi simgeleyen kutsal bir yemek olduğunu gösterir.

📖 Sayfa 149 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

"Darısı başınıza" deyimi, eskiden gelinin başına darı dökmek geleneğinden kaynaklanır ve darının eski Türk mutfağındaki önemini yansıtır.

📖 Sayfa 91 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Antik Yunanlar peyniri formos adı verilen sepette süzdükleri için Romalılar bu peynir kalıplarına forma, Ortaçağ İtalyanları da formaggio dediler. Fransızca fromage (peynir) kelimesinin kökeni de budur. Bugün Anadolu'nun Ege Bölgesi'nde yapılan sepet peyniri Antik Yunan döneminin mirasıdır

📖 Sayfa 117 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Dondurma, 17. yüzyılda İtalya'da ortaya çıkmış ve ilk dondurma tarifleri 17. yüzyılın sonunda yayımlanmıştır.

📖 Sayfa 351 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Arak: Hurma veya üzüm suyundan hazırlanan damıtılmış içki. Arap biliminsanları tarafından geliştirilen damıtma yöntemleri Avrupa'dan Çin'e kadar yayılmıştır. Hindistan, Yakındoğu ve Çin'de Arapça arak ismi veya rakı gibi bundan türetilen isimler kullanılırken Avrupa'da meyve sularından hazırlanan benzer içkilere "yakılmış" anlamına gelen brendi denmiştir.

📖 Sayfa 160 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Roma döneminde birçok yemek kitabı yazılmış olmasına rağmen yalnızca MS 5. yüzyıla ait olan "De Re Quoquinara" adlı eserin tamamı günümüze gelmiştir. Bu kitap, MS 1. yüzyılda yaşamış Romalı bir Gurme olan Apicius'a ithaf edilmiştir. Çok zengin olan Apicius yemeğe aşırı harcama yapması sonucu parası azalınca artık istediği lüks yemekleri yiyemez olmuş ve kendi canına kıymıştır. Zenginlerin aşçıları köleydi fakat onlara değer verilirdi ve iyi bir aşçı pahalıya satılırdı

📖 Sayfa 126 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Paris’te , 1760’larda sağlığa iyi gelen çorbalar satan dükkanlar açılınca bunlara “iyileştiren” , “canlandıran” anlamı taşıyan restaurant adı verilmiştir

📖 Sayfa 378 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Damıtma teknolojisi Arap bilim adamları tarafından geliştirildiğinden, elde edilen sıvıya verilen ad, Arapça al- kuhl kelimesi, Avrupa dillerine alcohol olarak geçmiştir.

Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Kraliçe Marie Antoinette'in 24 Temmuz 1788 akşamı yediği yemek doğal olarak halka layık görülenden bambaşkaydı: Dört çeşit çorba, lahanalı sığır eti, dana çevirme, pirzola, tavşan, tavuk kanadı, hindi ciğeri, koyun, uykuluk, dana baş, domuz yavrusu çevirme, portakallı ördek yavrusu, tavuk şnitzel ve keklik.

📖 Sayfa 364 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

İslam düşünürlerine göre, avcılar kuşları tuzak kurarak, hile ile yakaladıkları ve yavrularının açlıktan ölmelerine sebep oldukları için avcılık dini anlamda temiz sayılmayan mesleklerdendi.

📖 Sayfa 150 · Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın

Sıkça Sorulan Sorular

Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi kimin eseridir?

Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, Mary Işın tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2018'de yayımlanmıştır.

Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi kaç sayfadır?

Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi, 424 sayfadır (Yapı Kredi Yayınları baskısı).

Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi'nin en ünlü sözü nedir?

“MÖ 2000 civarında Sümerce yazılmış bir şiirde bira yapımıyla ilgili anlatılanlar sayılmazsa, dünyanın en eski bira tarifi, Kaşgarlı Mahmud'un 1074 tarihli sözlüğünde bulunmaktadır.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi — Mary Işın. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4