
Damga, sosyoloji dünyasına Erving Goffman'ın kazandırdığı özel bir eserdir. Türkçe baskısı Heretik Yayıncılık tarafından yayımlanmıştır. Sayfa numaralarıyla birlikte, Damga'yı işaretleyen okurların favori sözleri aşağıda.
Damga'dan En Beğenilen Alıntılar
"Hem sağlıklı zihinler hem de sağlıklı bedenler sakatlanabilir. "Normal" insanların ortalıkta gezinebiliyor, görebiliyor veya duyabiliyor olmaları, onların gerçekten de bunları yapabiliyor anlamına gelmez. Tatlarını tuzlarını kaçıran şeylere hayli kör, başkalarının iyilik talepleri karşısında da hayli sağır olabilirler."
📖 Sayfa 41 · Damga, Erving Goffman
Biri "ile" olmak, onun eşliğinde toplumsal, bir arz-ı endamda bulunmaktır; onunla bir sokağı arşınlamaktır; bir restoranda onun grubuna mensup olmaktır vb. Burada önemli nokta, kimi durumlarda bir bireyin birlikte olduğu insanların toplumsal kimliğinin, o kişinin toplumsal kimliğine ilişkin bir bilgi kaynağı olarak kullanılmasıdır; diğerleri neyse onun da o olduğu farz edilir.
Damga, Erving Goffman
"Bu kelime, kozasından çıkmakta olan kımıl kımıl bir yaratık görmüşüm gibi midemi bulandırıyor."
📖 Sayfa 163 · Damga, Erving Goffman
“Hadi bakalım; biraz dışarı çıkıp arz-ı endam edelim”
📖 Sayfa 107 · Damga, Erving Goffman
Sabık akıl hastası, kendisine ilişkin yanlış varsayımlara dayanan bir muamele gördüğü zaman, bunu kabul etmek suretiyle, ister bilinçli olarak isterse de fiilen, gerçek toplumsal kimliğine ilişkin bilgileri örtbas eder.
📖 Sayfa 99 · Damga, Erving Goffman
Şüphesiz, evlilikten tek taraflı bir ilişki olarak bahsetmek rezilliktir.
Damga, Erving Goffman
"Hayret!" derler. "Bu açıdan bakıldığında insana benziyorsun!" der gibi.
📖 Sayfa 43 · Damga, Erving Goffman
Bir dolandırıcının bir kadın ya da klasik edebiyat hocası olmasını beklemeyiz ama işçi sınıfına mensup bir İtalyan ya da gettodan gelen bir zenci olmasına da şaşırmayız ya da bu durumlarda rahatsızlık duymayız.
Damga, Erving Goffman
"Hem sağlıklı zihinler hem de sağlıklı bedenler sakatlanabilir. 'Normal' insanların ortalıkta gezinebiliyor, görebiliyor veya duyabiliyor olmaları, onların gerçekten bunları yapabiliyor oldukları anlamına gelmez."
Damga, Erving Goffman
Gizlemeyi meşakkatli bir şekilde öğrenen birey, ardından gizlemeye ilişkin bu öğrendiklerini tersine çevirmeye çalışabilir.
📖 Sayfa 145 · Damga, Erving Goffman
Bu dünyaya dahil olmam bekleniyordu...
Damga, Erving Goffman
“-Mış,- miş gibi yapma ve ya olma" meselesi, geleneksel olarak belli bir damganın “ görünürlüğü" sorununu ortaya çıkarır; bu, damgalı kişinin, böylesi bir damga taşıdığını açığa vurma imkânına ve kabiliyetine ne derece sahip olduğuyla alakalıdır.
📖 Sayfa 87 · Damga, Erving Goffman
"Herkes gibi biriydim önceden -normaldim, aksiydim, şendim, bir sürü planım vardı -ve birden bir şeyler oldu! Bir şeyler oldu ve yabancı oldum. Başka herhangi birine yabancı olmaktan çok daha fazla kendime yabancı oldum."
Damga, Erving Goffman
...Kısacası, benlik sadece sunulmamalı, kabul de görmelidir...
Damga, Erving Goffman
Bireyin dünyası, toplumsal kimliği tarafından mekânsal olarak nasıl bölünüyorsa bireysel kimliği tarafından da aynı şekilde bölünür.
Damga, Erving Goffman
Bireyin gündelik yaşamında rutin etkileşim içinde olduğu insanlara yansıttığı imgelem, kamusal imgesinin yarattığı bu (olumlu ya da olumsuz) varsayılan mecburiyetler tarafından zedelenecek ve ezilecektir. Böylesi bir durum özellikle, kişi artık hatırlanmaya layık olaylar içerisinde yer almadığında ve her yerde eskiden olduğu gibi karşılanmadığında ortaya çıkar...
Damga, Erving Goffman
O hâlde çirkinlik, sosyal ortamlarda odaklanılan bir damgadır. Oysa başka damgaların, örneğin diyabet hastası olmanın, kişiyi yüz yüze etkileşimlerde niteleyebilecek hiçbir etkisi şüphesiz yoktur.
📖 Sayfa 87 · Damga, Erving Goffman
.
📖 Sayfa 188 · Damga, Erving Goffman
Münasebetsiz bir sohbeti daha başlamadan bitirmek için de yanıtlar vardır:
"Zavallı yavrum, bacağınızı kaybetmişsiniz." Lafı gediğe koymak için harika bir fırsat: "Ne kadar dalgınım bu aralar!"
...
...insanların kendisini tanımadıklarını düşünen kişi yine de hiçbir zaman bundan emin olamaz.
Damga, Erving Goffman
"Başka herhangi birine yabancı olmaktan çok daha fazla kendime yabancı oldum."
📖 Sayfa 67 · Damga, Erving Goffman
Bir kişi ne kadar yalancı olursa olsun; yaşamı ne kadar anlaşılması zor, gizli ve karmaşık olursa olsun ya da kopuşlar, yeni başlangıçlar ve geri dönüşler tarafından yönetilirse yönetilsin; eylemleri tamamıyla çelişkili ya da birbirinden kopuk olamaz.
Damga, Erving Goffman
Örneğin akıl hastasının vefalı eşi, eski bir hükümlünün kızı, sakat birinin ebeveynleri, kör birinin arkadaşı, bir cellâdın ailesi. Bu kişilerin hepsi, yakınları olan damgalı bireyin itibarsızlığının bir kısmını onunla paylaşmaya mahkûmdurlar.
📖 Sayfa 61 · Damga, Erving Goffman
"Damgalı kişiye bir yandan herkes gibi biri olduğu söylenirken diğer yandan da "-mış, -miş gibi" yapmasının ya da "kendi" grubuna ihanet etmesinin pek akıllıca olmayacağı söylenir. Kısacası ona hem herkes gibi olduğu hem de herkes gibi olmadığı söylenir. Bu çelişki ve maskaralık damgalı kişinin kaderidir."
Damga, Erving Goffman
Bizim toplumumuzda, bir kadından birisinin "karısı" olarak bahsetmek, onu hali hazırda bir tane üyesi olabilecek bir kategoriye sokmaktır.
Damga, Erving Goffman
"Herkes gibi biriydim önceden -normaldim, aksiydim, şendim, bir sürü planım vardı- ve birden bir şeyler oldu! Bir şeyler oldu ve yabancı oldum. Başka herhangi birine yabancı olmaktan çok daha fazla kendime yabancı oldum. Rüyalarımda bile kendimi tanıyamıyordum."
Damga, Erving Goffman
Hikayeyi içeriden yaşamadığınız sürece sadece yanılırsınız.
Damga, Erving Goffman
Gerçekte nasıl olduğunu içeriden yaşayarak bildikleri için dediklerinize sadece gülecek insanları da dolayısıyla her zaman bulursunuz.
"Ne yapacağımı bilmiyorum; bana ne yapılması gerektiğini söyleyebilirseniz size minnettar olurum."
📖 Sayfa 23 · Damga, Erving Goffman
(Şüphesiz, evlilikten tek taraflı bir ilişki olarak bahsetmek bir rezilliktir.) Dolayısıyla ister yabancılarla isterse de yakınlarımızla olan etkileşimlerde toplumun her daim, açıkça işimize burnunu soktuğunu ve bize haddimizi bildirecek kadar ileri gittiğini görüyoruz.
Damga, Erving Goffman
"Koca, kara bir deliğe atılmış ufacık bir çocuk gibiydim ve emin olduğum tek şey bana birileri yardım etmediği sürece oradan çıkamayacağımdı..."
Damga, Erving Goffman
Dolayısıyla damgalı kişiye, bir yandan herkes gibi biri olduğu söylenirken diğer yandan da "mış, miş" gibi yapmasının ya da "kendi" grubuna ihanet etmesinin peki akıllıca olmayacağı söylenir. Kısaca ona, hem herkes gibi olduğu hem de herkes gibi olmadığı söylenir.
📖 Sayfa 175 · Damga, Erving Goffman
Polis, sürekli suçlularla uğraştığı için onların nazarında kabul görebilir; çünkü profesyonel bir suçlunun da altını çizdiği üzere: "Polis, diğer suçlular dışında, aslında seni olduğun gibi kabul eden tek kişidir."
Damga, Erving Goffman
"Normal” insanların ortalıkta gezinebiliyor, görebiliyor veya duyabiliyor olmaları, onların gerçekten de bunları yapabiliyor oldukları anlamına gelmez.
Damga, Erving Goffman
Çünkü mevzu acı çekmekten ibaret değildi: Aynı zamanda acı çekerek bir şeyler öğrenmekti.
Damga, Erving Goffman
Damgalı bir birey bu iyi uyum stratejisini benimsediği zaman,genellikle onun,güçlü bir karaktere ya da derin bir hayat felsefesine sahip olduğu söylenir;çünkü belki de kafamızın arkasında biz normaller,onun böyle davranmaya yönelik istekliliğine veya yeterliliğine ilişkin bir açıklama bulmak isteriz.
📖 Sayfa 170 · Damga, Erving Goffman
Yatılı bir okulda bir çocuğun başına gelebilecek en kötü şey herhangi bir şekilde “farklı” olmasıdır.
Damga, Erving Goffman
Bir bireyin varsayılan kimliği ile fiilî kimliği arasında bir uyuş mazlığın var olabilir. Bu uyuşmazlığın farkına varıldığında veya bu uyuşmazlık aşikârsa söz konu su bireyin toplumsal kimliği örselenir; söz konusu uyuşmazlık, onu hem toplumdan hem de kendisinden koparma yönünde bir etkide bulunur ve böylece itibarsızlaştırılmış bir kişi olarak, ka bul görmediği bir dünyaya göğüs germek durumunda kalır. Burunsuz doğan birinde söz konusu olduğu gibi, bazı durumlarda, türünün tek örneği olduğunu ve tüm dünyanın kendisine karşı olduğunu tecrübe edercesine hayatına devam edebilir.
Damga, Erving Goffman
iş dünyasının Orta Çağ'a has ön yargıları ve hurafeleri yüzünden kapıların birçok kez suratıma çarpıldığına şahit oldum.İş aramak,kendimi infaz mangası karşısında bulmak gibi bir şeydi.İşverenler,bir işe başvuracak cürete sahip olmam karşısında şok oluyorlardı.
📖 Sayfa 66 · Damga, Erving Goffman
damgalı birey kendini ''sahnede''hissetmeye,yani verdiği izlenimi(başkalarının yapmak zorunda olmadıklarını düşündüğü ölçüde)gözetim ve denetim altında tutmak zorunda olduğunu düşünmeye eğilimlidir.
📖 Sayfa 43 · Damga, Erving Goffman
"-Muş, - miş gibi yapma, veya olma" meselesi, geleneksel olarak belli bir damganın "görünürlüğü" sorununu ortaya çıkarır; bu, damgalı kişinin, böylesi bir damga taşıdığını açığa vurma imkanına ve kabiliyetine ne derecede sahip olduğuyla alakalıdır.
Damga, Erving Goffman
Aynada görmüş olduğum şeyleri defalarca unuttum. Zihnimin içerisine girip ayrılmaz bir parçam olamadı gördüklerim. Sanki benimle bir alakası yokmuş gibi bir hissiyata kapıldım; bir kılık değişikliğinden ibaretti ancak bu, kılık değiştiren insanın gönüllüce üstündekileri değiştirdiği ve söz konusu kişinin kimliği konusunda başka insanların kafasını karıştırma maksadıyla yapılan türden bir kılık değiştirme durumu değildi. Benim büründüğüm görünüm, masallarda olduğu gibi rızam veya bilgim olmadan üstüme geçirilmişti ve kimlik konusunda kafası karışan bizzat bendim.
Damga, Erving Goffman
Hepimiz insanları, önemsediğimiz veya genel bir öneme sahip olması gerektiğini düşündüğümüz nitelikler üzerinden tanımlamaya meyilli gibiyizdir.
Damga, Erving Goffman
Normal ve damgalı insanlar bilfiil karşılaştıklarında, özellikle de sohbet kabilinden müşterek bir ilişkiyi sürdürmeye yeltendiklerinde orada, sosyolojinin başlıca sahnelerinden biri cereyan eder; çünkü birçok durumda bu ilişkilerdeki birçok an, iki tarafın da damganın sebep ve sonuçlarıyla doğrudan yüzleşmesi gerektiği anlardır.
Damga, Erving Goffman
"Çok tuhaf ama topal, topal rolü oynamak zorundadır; tıpkı pek çok kadının, erkeklerin onlardan bekledikleri şey olmak, yani “sadece kadın olmak” zorunda kalması gibi. Benzer şekilde zenciler de “üstün” beyaz ırkın karşısında çoğu zaman bir palyaço gibi davranmak zorunda kalırlar; beyaz adam kardeşi olan siyah adamdan korkmasın diye."
📖 Sayfa 158 · Damga, Erving Goffman
basit bir soğuk bakış her tür teması önleyebilir.
📖 Sayfa 189 · Damga, Erving Goffman
...bir kişinin kendi hakkında söylemiş olması gereken bir şeyi saklamış olması, bize o kişiye bunları açıklamaya ya da bilerek yalan söylemeye zorlayacak sorular sormamız hakkını vermez. Bu türden bir soru sorduğumuzda çifte bir rahatsızlık durumu ortaya çıkar; biz kabalığımız, o ise gizlediği şey için utanır. Kişi ayrıca bizi, onu utandırmaktan dolayı kendimizi suçlu hissedeceğimiz bir pozisyona soktuğu için kendisini kötü hissedebilir.)
Damga, Erving Goffman
Normal ve damgalı,somut kişiler değillerdir,ikisi de birer bakış açısıdır.Bu bakış açıları,karma temaslar esnasında, layıkıyla yerine getirilmemiş normlar gereğince toplumsal olarak üretilirler.
📖 Sayfa 190 · Damga, Erving Goffman
"O halde temel hipotezimiz şudur: farklılığı anlamak için farklı olana değil, olağan olana bakmak."
📖 Sayfa 178 · Damga, Erving Goffman
Kişinin yetersizliklerini gizleme çabası, başka yetersizliklerini göstermesine ya da en azından diğerlerinin böyle hissetmesine neden olabilir.
📖 Sayfa 124 · Damga, Erving Goffman
Çok tuhaf ama topal,topal rolü oynamak zorundadır;tıpkı pek çok kadının,erkeklerin onlardan bekledikleri şey olmak,yani ''sadece kadın olmak'' zorunda kalması gibi.
📖 Sayfa 156 · Damga, Erving Goffman
Bir damganın, damgalı bireyden, yakinen irtibatta bulunduğu insanlara sıçrama eğilimi genellikle, böyle ilişkilerden ya kaçınma ya da söz konusu oldukları yerde onları sonlandırma eğilimine sebebiyet verir.
📖 Sayfa 62 · Damga, Erving Goffman
"İşsiz sıfatını taşımak ne kadar da zor ve onur kırıcı bir şeymiş. Dışarı çıktığımda gözlerimi kaçırıp yere bakıyorum; çünkü kendimi tamamen kadri kıymeti olmayan biri gibi hissediyorum."
📖 Sayfa 48 · Damga, Erving Goffman
...akıl hastasının vefalı eşi, eski bir hüküm lünün kızı, sakat birinin ebeveynleri, kör birinin arkadaşı, bir cellâdın ailesi. Bu kişilerin hepsi, yakınları olan damgalı bireyin itibarsızlığının bir kısmını onunla paylaşmaya mahkûmdurlar.
📖 Sayfa 63 · Damga, Erving Goffman
Bu kadere verilebilecek tepkilerden biri, bunu olduğu gibi benimsemek ve damgalıların dünyasında yaşamaktır.
damgalı kişye,bir yandan herkes gibi biri olduğu söylenirken diğer yandan da ''mış,miş''gibi yapmasını ya da ''kendi''grubuna ihanet etmesinin pek akıllıca olmayacağı söylenir.Kısacası ona,hem herkes gibi olduğu hem de herkes gibi olmadığı söylenir(...)Bu çelişki ve maskaralık,damgalı kişinin kaderidir.
Damga, Erving Goffman
"kişi kendi grubuna yöneldiğinde sadık ve otantiktir, grubundan
Damga, Erving Goffman
uzaklaştığında ise korkak ve aptaldır."
Ne var ki insanlar, sana düşen rolü oynamanı beklemiyorlar sadece; aynı zamanda yerini bilmeni de bekliyorlar.
Damga, Erving Goffman
Hem sağlıklı zihinler hem de sağlıklı bedenler sakatlanabilir. "Normal" insanların ortalıkta gezinebiliyor, görebiliyor veya duyabiliyor olmaları, onların gerçekten de bunları yapabiliyor oldukları anlamına gelmez.
📖 Sayfa 39 · Damga, Erving Goffman
Damgalı bireyin başarısızlığı (tipik olarak görsel bir biçimde) ona yönelen ilgi-alakamız sayesinde algılanır hâle geldiğinde -kısacası gözden düşürülmeye müsait biri olmaktan çıkıp gözden düşürülmüş biri hâline geldiğinde- kişi büyük ihtimalle, normal insanların karşısında bulunmasının, kendisini, tüm çıplaklığıyla özel hayatının ihlal edilmesine maruz bıraktığını hisseder.
Damga, Erving Goffman
...Ancak kişi, acı çekmenin yaşama ve insanlara ilişkin bir şeyler öğretebileceğini düşünmesinden dolayı, maruz kaldığı zorluklarda gizli bir ilahi takdisin işaretini de görebilir.
Damga, Erving Goffman
Yabancılar arasında gelişebilecek kişisel olmayan temaslar her
📖 Sayfa 91 · Damga, Erving Goffman
ne kadar stereotipik tepkilere sebep olabilseler de kişiler birbirlerine yakınlaştıkça bu kategorik tutumun azaldığı ve zamanla yerini sempatiye, anlayışa ve kişisel niteliklerin daha gerçekçi bir değerlendirmesine bıraktığı yönünde yaygın bir kanı vardır.
Dolayısıyla ister yabancılarla isterse de yakınlarımızla olan etkileşimlerde toplumun her daim, açıkça işimize burnunu soktuğunu ve bize haddimizi bildirecek kadar ileri gittiğini görüyoruz.
📖 Sayfa 93 · Damga, Erving Goffman
Sıkça Sorulan Sorular
Damga kimin eseridir?
Damga, Erving Goffman tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1963'te yayımlanmıştır. Türkçeye Levent Ünsaldı, Şerife Geniş, Nejat Ağırnaslı çevirmiştir.
Damga kaç sayfadır?
Damga, 203 sayfadır (Heretik Yayıncılık baskısı).
Damga'nın en ünlü sözü nedir?
“"Hem sağlıklı zihinler hem de sağlıklı bedenler sakatlanabilir. "Normal" insanların ortalıkta gezinebiliyor, görebiliyor veya duyabiliyor olmaları, onların gerçekten de bunları yapabiliyor anlamına gelmez. Tatlarını tuzlarını kaçıran şeylere hayli kör, başkalarının iyilik talepleri karşısında da hayli sağır olabilirler."”