
İlhan Arsel'in Kur'an'ın Eleştirisi 3 adlı eseri, din alanında öne çıkan çalışmalardan biridir. İlk kez 2015'te yayımlanmıştır. Din alanında Kur'an'ın Eleştirisi 3'den öne çıkan sözler bu sayfada derlendi.
Kur'an'ın Eleştirisi 3'den En Beğenilen Alıntılar
Muhammed, "peygamber"lik mesleğinin kendisine her hususta kazanç sağlayacağından emindi. Nitekim maddi ve manevi nimetlere erişmesi, insanları kendisine baş eğdirtmesi, Tanrısal bir iktidara sahip olarak onlara hükmetmesi, çete saldırıları ve savaşlar yoluyla ganimetler, araziler, köleler, cariyeler ve güzel kadınlar edinmesi, kin ve düşmanlık beslediği kişilerden intikam alabilmesi, hep bu meslek sayesinde mümkün olmuştur.
Kur'an'ın Eleştirisi 3, İlhan Arsel
Muhammed İslâmiyet adını verdiği dinsel kuruluşu, bu tür bir siyaset üzerine bina etmiştir. Bu kuruluşun temeli, onun Kur'an şeklinde ya da Kur'an olmayarak yerleştirdiği hükümlerdir. Dostluklarına, düşmanlıklarına, kindarlıklarına, kıskançlıklarına, maddi ve manevi ya da şehevi ihtiyaçlarına varıncaya kadar akla gelebilecek ne varsa her şeyi "Tanrı'dan vahiy olundu" diyerek, yerleştirdiği bu hükümlerle sağlamıştır. Her ne kadar Tanrıyı konuşuyormuş gibi göstermekle beraber gerçekte konuşan bizzat kendisidir.
Kur'an'ın Eleştirisi 3, İlhan Arsel
Kur'an'daki Tanrı, Muhammed'in kendi günlük siyasetinin gereksinimlerine göre tanımlanmış ve Arap karakteriyle donatılmış bir Tanrı'dır. Şu bakımdan ki; Muhammed her ne kadar kendisini Tanrı'ya baş eğen ve salavat getiren bir "kul" ve "elçi" şeklinde göstermişse de, Tanrı'ya baş eğmenin aynı zamanda kendisine baş eğmek demek olduğunu ve Tanrı'nın dahi kendisine salavat getirir bulunduğunu söylemiş ve Kur'an'a bu doğrultuda ayetler koymuştur.
Kur'an'ın Eleştirisi 3, İlhan Arsel
"Ey Peygamber!... seninle beraber hicreteden amcanın kızlarını, halalarının kızlarını,dayının kızlarını, teyzelerinin kızlarını, alınanı (sana) helal kılmışızdır..." (Ahzab Suresi, ayet 50).
Kur'an'ın Eleştirisi 3, İlhan Arsel
"Şunu artık iyice bilmemiz gerekir ki,bu köhne zihniyeti terk etmedikçe ve aklın vahye üstünlüğü düşüncesine yönelmedikçe, yani daha açıkçası akıl çağına erişmedikçe,bu ülkede ne hoşgörü ilkesi, ne insanlık sevgisi ve can güvenliği ve nihayet ne de uygarlığa geçiş diye bir şey söz konusu olamayacaktır."
📖 Sayfa 86 · Kur'an'ın Eleştirisi 3, İlhan Arsel
"(Kadınlardan) yararlandığınıza mukabil kararlaştırılmış olan mehirlerini verin. (K. 4 Nisa suresi, ayet 24)
Kur'an'ın Eleştirisi 3, İlhan Arsel
Muhammed'in anlayışına göre evlilik denen şey erkeğin kadından "yararlandığı" ve bu yararlanma karşılığında ona belli bir miktar para (mal vs.) ödediği bir kuruluştur. Bu yararlanma, sadece kadının ev hizmetlerini görmesi bakımından değil fakat aynı zamanda erkeğin şehvet gailesini gidermek bakımından da söz konusudur.
Kur'an'ın kimlere yönelik olarak gönderildiğine dair Kur'an'da çelişme var! Çünkü kimi ayetlere göre Kureyş kabilesine, kimi ayetlere göre Mekkelilere, kimi ayetlere göre Arap kavmine ve nihayet kimi ayetlere göre de bütün insanlara indirildiği yazılı! Nereden geliyor bu çelişme?
Kur'an'ın Eleştirisi 3, İlhan Arsel
Tanrı'yı konuşuyormuş gibi göstermekle beraber gerçekte konuşan bizzat kendisidir. Bundan dolayıdır ki, Kur'an dili, tıpkı Arapların konuştuğu türde bir dildir; Kur'an'daki Tanrı, tıpkı Araplar gibi, her söylediğini yeminlerle kanıtlamak ister; tıpkı Araplar gibi, her vesileyle hakir kılıcı laflar eder, örneğin kullarına "yabani eşekler", "susamış develer", "dilini sarkıtıp soluyan köpekler" ya da "alçak zorbalar" şeklinde sözler sarf eder; tıpkı Araplar gibi kin ve intikam besler, kıskançlıklarını belli eder ve kendisinden beklenmeyen tutum ve davranışları seçer!
Kur'an'ın Eleştirisi 3, İlhan Arsel
İslâm dünyası, Batı dünyasının yaptığını yapamadığı (yani vahyin rehberliği yerine akıl rehberliğini seçemediği) içindir ki ortaçağ karanlıklarından kurtulamamıştır. Kur'an'a bağlı ülkelerin, istisnasız olarak, yeryüzünün en geri kalmış ülkeleri arasında bulunmaları, bunun en açık bir kanıtıdır. İslâm ülkeleri tarihi şu gerçeği ortaya vurmaktadır ki Kur'an'a bağlı ve saplı kalındıkça ne akılcılığa ulaşmak, ne gerçek anlamda ilim yapmak, ne demokrasi yaratmak, ne insan varlığını değer ölçülerine kavuşturmak ve ne de insanın insana sevgisini oluşturmak mümkündür.
Kur'an'ın Eleştirisi 3, İlhan Arsel
1400 yıllık İslam tarihi boyunca köleler, efendileri tarafından sömürülmüşler, insanlık haysiyetinden yoksun edilmişlerdir. Köle sahiplerinin bu insanlık dışı
Kur'an'ın Eleştirisi 3, İlhan Arsel
tutum ve davranışlarına karşı 1400 yıl boyunca kölelerden herhangi bir direniş gelmemiştir.
Çok kısa bir dönemi içine alan "İslam uygarlığı"ndan söz edilirse, bu uygarlık Kur'an'dan doğma bir şey değildir; Kur'an'ın kaynak olarak kabul edilmesiyle ortaya çıkmış değildir. "İslam uygarlığı" Eski Yunan'ın bilim kaynaklarının etkisiyle oluşmuş bir şeydir.
Kur'an'ın Eleştirisi 3, İlhan Arsel
Kur'an'ı, yol gösterici rehber ve kaynak olmaktan çıkaran Atatürk Türkiyesi, yirmi otuz yıl gibi çok kısa bir zaman içerisinde uygarlaşma sürecine girmiş ve tüm İslam ülkelerinin önüne geçmiştir.
Kur'an'ın Eleştirisi 3, İlhan Arsel
Kur'an'ın "insan yapısı" değil fakat Tanrı sözleri olduğu inancını yerleştirmek maksadıyla Muhammed, okuma-yazma bilmez kılığında görünme taktiğini seçmiştir.
Kur'an'ın Eleştirisi 3, İlhan Arsel
Köhne zihniyeti terk etmedikçe ve aklın vahye üstünlüğü düşüncesine yönelmedikçe, yani daha açıkçası akıl çağına erişmedikçe, bu ülkede ne hoşgörü ilkesi, ne insanlık sevgisi ve can güvenliği ve nihayet ne de uygarlığa geçiş diye bir şey söz konusu olamayacaktır.
Kur'an'ın Eleştirisi 3, İlhan Arsel
İslam ülkeleri içinde Kur'an'a en fazla ve en sadık şekilde bağlı olanlar, en ziyade geri kalmış olanlardır. Bunun böyle olduğunu anlayabilmek için, günümüzde İslam şeriatının en yoğun ve özüne en sadık şekilde uygulandığı ülkelere örneğin Afganistan, Suudi Arabistan, İran, Pakistan, Sudan vs. gibi ülkelere şöyle bir göz atmak yeterlidir. Buna karşılık Kur'an'ı, yol gösterici rehber ve kaynak olmaktan çıkaran Atatürk Türkiyesi, yirmi otuz yıl gibi çok kısa bir sürede uygarlaşma sürecine girmiş ve tüm İslam ülkelerinin önüne geçmiştir.
Kur'an'ın Eleştirisi 3, İlhan Arsel

Gerçekten de İslami kaynaklardan öğrenmekteyiz ki, Muhammed, yirmi beş yaşına gelinceye kadar Mekke'de çobanlıkla meşguldü; ömrünü koyun sürüleri güderek yoksulluk, sıkıntı içerisinde geçirirdi. Yirmi beş yaşına bastığında, zengin, saygın ve itibar sahibi bir kadın olan Hatice ile evlenir; evlendikten sonra yaşamında büyük değişiklikler olur; Hatice sayesinde refah ve itibara kavuşur. Kur'an'a koyduğu ayetlerle bunu Tanrı'nın bir lütfu olarak gösterir:
Kur'an'ın Eleştirisi 3, İlhan Arsel
"Ey Muhammed! (Rabbin)... seni şaşırmış bulup da yol göstermedi mi? Seni fakir bulup zengin etmedi mi?..." (K.94 Duhâ Suresi, ayet 7-8)
Batı uygarlığını yaratan bilginlerin ve düşünürlerin tekrar etmekten bıkmadıkları şey hep şu olmuştur ki, insanları fikirsel gelişme olasılığından, yaratıcı zekadan ve düşünme gücünden yoksun bırakan şeylerin başında "kutsal" diye bilinen din kitapları gelir.
Kur'an'ın Eleştirisi 3, İlhan Arsel
Arapların doğal olarak tembel ve miskin olduklarını düşünerek Muhammed İslam dinini "kolaylık" dini şeklinde göstermeye çalışmıştır.
Kur'an'ın Eleştirisi 3, İlhan Arsel
1400 yıllık İslam tarihi boyunca tüm Müslüman ülkelerde aynı şiddet ve bağnazlıkla izlenmiştir. İslam şeriatını eleştirmeye kalkışanlar, hatta "şeriat çağımızda uygulanamaz" diye konuşanlar, bugün dahi "dini reddettiler", "dinden döndüler" diye ölüm fetvalarına muhatap kılınmakta ve öldürülmektedirler. Daha geçenlerde Teslime adındaki bir Pakistanlı aydın kadın yazar, şeriatın çağdaşlıkla bağdaşamaz hükümlerine kafa tuttu diye, neredeyse yakılacaktı. Mısır'da Necip Mahfuz gibi dünya çapında üne sahip aydın bir yazar, şeriatçılar tarafından bıçaklanmıştı. Verilecek örnekler pek çok.
Kur'an'ın Eleştirisi 3, İlhan Arsel
Sıkça Sorulan Sorular
Kur'an'ın Eleştirisi 3 kimin eseridir?
Kur'an'ın Eleştirisi 3, İlhan Arsel tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2015'te yayımlanmıştır.
Kur'an'ın Eleştirisi 3 kaç sayfadır?
Kur'an'ın Eleştirisi 3, 408 sayfadır (Kaynak Yayınları baskısı).
Kur'an'ın Eleştirisi 3'in en ünlü sözü nedir?
“Muhammed, "peygamber"lik mesleğinin kendisine her hususta kazanç sağlayacağından emindi. Nitekim maddi ve manevi nimetlere erişmesi, insanları kendisine baş eğdirtmesi, Tanrısal bir iktidara sahip olarak onlara hükmetmesi, çete saldırıları ve savaşlar yoluyla ganimetler, araziler, köleler, cariyeler ve güzel kadınlar edinmesi, kin ve düşmanlık beslediği kişilerden intikam alabilmesi, hep bu meslek sayesinde mümkün olmuştur.”