
1979 tarihli Eşlik, Samuel Beckett'in en bilinen eserlerinden biridir. Ayrıntı Yayınları baskısıyla 112 sayfadır. Bu sayfada, eserden akılda kalan en etkileyici bölümler bir araya getirildi.
Eşlik'ten En Beğenilen Alıntılar
Sen eskiden. Sen hiç. Sen acaba? Sen hiç? Ah hiç!
📖 Sayfa 26 · Eşlik, Samuel Beckett
Kalbin çarparak gözlerini açıyorsun ve sanki bir yüzyılmışçasına geçen kısacık bir zaman diliminin sonunda pencerede beliriyor yüzü. Hayranlık duyduğun o doğal solgunluğu iyice maviye dönüşmüş bu konumda, onun gördüğü de senin maviliğin kuşkusuz. Çünkü doğal solgunluk ortak özelliği ikinizin de.
📖 Sayfa 37 · Eşlik, Samuel Beckett
''...zihninin en derinliklerinde araştırıyor bu dünyanın kötülükleri eskiden de böyle miydi diye.''
📖 Sayfa 39 · Eşlik, Samuel Beckett
Kimse kendi içine çevirmiyor bakışlarını, kimse orada yok çünkü.
📖 Sayfa 95 · Eşlik, Samuel Beckett
Aysız, yıldızsız gece. Gözlerin açılsa karanlık aydınlanacaktı.
📖 Sayfa 45 · Eşlik, Samuel Beckett
''...bakışların boşluğa dikili oturuyorsun.''
📖 Sayfa 37 · Eşlik, Samuel Beckett
Her şey söylenmedi, hiçbir zaman da söylenemeyecek.
📖 Sayfa 105 · Eşlik, Samuel Beckett
Sevgidir Tanrı. Evet mi, hayır mı? Hayır.
📖 Sayfa 43 · Eşlik, Samuel Beckett
Ve birden yeniden aramaya koyuluyor gözler artık düşlenemez olmuş ilk günkü açlığıyla ve görünür bir neden olmadan aniden kapanana ya da kafa düşene kadar sürüyor bu.
📖 Sayfa 96 · Eşlik, Samuel Beckett
Kendisiyle konuşacak bir şeyi kalmadı. Çok fazla konuşmamıştı geçmişinde de. Ama artık hiç konuşmuyor. Hâlâ bu dünyada olmanın mutsuzluğunu çekiyor sanki.
📖 Sayfa 56 · Eşlik, Samuel Beckett
Kimse kendi içine çevirmiyor bakışlarını, kimse yok orada çünkü.
📖 Sayfa 95 · Eşlik, Samuel Beckett
''...yuvanı da artık yüreğinde taşıyorsun tüm öteki şeylerle birlikte.''
📖 Sayfa 29 · Eşlik, Samuel Beckett
Yeniden yola koyulmanın tam zamanı. Birçok değişiklik yapmanın.
📖 Sayfa 77 · Eşlik, Samuel Beckett
Her şey aniden sona eriyor ve sonsuza kadar akıyor.
📖 Sayfa 33 · Eşlik, Samuel Beckett
Başka bir karanlıkta ya da aynısında bir başkası ona eşlik etsin diye düşlemekte tüm bunları.
📖 Sayfa 27 · Eşlik, Samuel Beckett

Varoluşsuzluğa doğru koşar adım sıfırdan sonsuza gider gibi.
📖 Sayfa 79 · Eşlik, Samuel Beckett
Günler boyu. Aynı yola. Başka bir yol kalmamışcasına. Başka bir yol yok artık senin için.
📖 Sayfa 35 · Eşlik, Samuel Beckett
Alınan soluk koca bir toplam oluşturdu sonunda: Sıfırlanan bir toplam. Benim sevgili döküntülerim. Yazgınız buymuş demek ki. Son bir soluk. Sonrası rahatlama.
📖 Sayfa 80 · Eşlik, Samuel Beckett
'...hep olduğu gibi kalmış olman daha iyi değil mi senin?
📖 Sayfa 50 · Eşlik, Samuel Beckett
Yalnız.''
Şu ya da bu gün geldin dünyaya; şimdi yapayalnız, sırtüstü karanlıktasın. Neden?
📖 Sayfa 20 · Eşlik, Samuel Beckett
Her şey söylenmedi, hiçbir zaman da söylenmeyecek.
Eşlik, Samuel Beckett
Ama ilkin iç duvar. Ondan kurtulduğumuzda ötekilerden de kurtulabileceğiz. Ötekiler de eksilecek o eksildiğinde.
📖 Sayfa 78 · Eşlik, Samuel Beckett
Hala bu dünyada olmanın mutsuzluğunu çekiyor sanki.
📖 Sayfa 54 · Eşlik, Samuel Beckett
Şu ya da bugün geldin dünyaya, şimdi de sırtüstü karanlıkta uzanıyorsun.
📖 Sayfa 19 · Eşlik, Samuel Beckett
Tekleyen bir kalbin atışları gibi. Birbirlerinden ayrıldıklarında umutsuzluğa kapılıyor insan.
📖 Sayfa 66 · Eşlik, Samuel Beckett
Sırası gelince mırıldanıyor yeni doğana baba. Donuk tonu değişmeden. Sevgiden iz yok.
📖 Sayfa 41 · Eşlik, Samuel Beckett
Acınası bir umut bile hiç yoktan iyidir.
📖 Sayfa 29 · Eşlik, Samuel Beckett
Ne bir yerde bulunabilen. Ne bir yerde aranabilen. Zihne sığmayan sonuncusu. Adlandırılamayan. En son kişi. Ben. Bırakın onu kendi haline.
📖 Sayfa 28 · Eşlik, Samuel Beckett
Kalbin çarparak gözlerini açıyorsun ve sanki bir yüzyılmışcasına geçen kısacık bir zaman diliminin sonunda pencerede beliriyor yüzü. Hayranlık duyduğun o doğal solgunluğu iyice maviye dönüşmüş bu konumda, onun gördüğü de senin maviliğin kuşkusuz. Çünkü doğal solgunluk ortak özelliği ikinizin de.
📖 Sayfa 37 · Eşlik, Samuel Beckett
Azalış. Ah, ne tatlısın sen tek sözcük! Azalış.
📖 Sayfa 78 · Eşlik, Samuel Beckett

Şu ya da bu gün geldin dünyaya; şimdi yapayalnız, sırtüstü karanlıktasın. Neden? Belki de yalnızca zihninde bulanık bir ikirciklik ve tedirginlik duygusu yaratmak için.
📖 Sayfa 20 · Eşlik, Samuel Beckett
Göze takılıp kaldıkça bulanıklaşıyor. Üzerinde ne kadar çok takılırsa göz o kadar çok bulanıklaşıyor.
📖 Sayfa 27 · Eşlik, Samuel Beckett
Ölümün eşiğindeki bu yaşlı kadın. Ölü aslında. Kafanın içinde tutuklu o. Başka bir yerde var olmuyor.
📖 Sayfa 60 · Eşlik, Samuel Beckett
Bırakın onu kendi haline.
📖 Sayfa 19 · Eşlik, Samuel Beckett
Kimse kendi içine çevirmiyor bakışlarını...
📖 Sayfa 95 · Eşlik, Samuel Beckett
Uzun, ak saçlar dikiliyor havaya kirpi gibi. Dingin duran yüzün üzerinde ve çevresinde. Eski bir korkunun yarattığı şoku üstünden atamamış gibi. Aynı korkunun etkisinde. Ya da başka bir korkunun. Yüzünde taş soğukluğu. Gözlerinde çığlık sessizliği.
📖 Sayfa 64 · Eşlik, Samuel Beckett
Yabancılaştık, bu doğru; ama sadece toplumumuz yüzünden değil. Yabancılaşmış doğduk.
📖 Sayfa 16 · Eşlik, Samuel Beckett
Dışarının karanlığına bakan tek pencere. Sonra hiç yalnızca.
📖 Sayfa 27 · Eşlik, Samuel Beckett
Hâlâ bu dünyada olmanın mutsuzluğunu çekiyor sanki.
📖 Sayfa 54 · Eşlik, Samuel Beckett
Bu dalga dalga yayılan iğrenç kokular nereden geliyor Allah aşkına? Yaratıcısı bir koksaydı eşlik adına nasıl da kazanç sağlayacaktı. Yaratıcısının kokusunu bir duyabilseydi. Bir altıncı duyu mu? Çok yakın bir zaman içinde gerçekleşecek bir kötülüğün açıklanamaz bir önsezisi mi?
📖 Sayfa 43 · Eşlik, Samuel Beckett
Gözyaşları yabancısı değil bu gözlerin. Eskinin düşlenemeyen gözyaşları. Kehribar karası kirpikler eskinin kalıntıları.
📖 Sayfa 63 · Eşlik, Samuel Beckett
Bir başkasıymış gibi söz ediyor kendinden, diyor söz ederken kendinden. Kendisine eşlik etmesi için kendi kendini tasarlıyor.
📖 Sayfa 29 · Eşlik, Samuel Beckett
"Eski bir gülümseme, ilk ve son kez yapılmış bir gülümseme sinmiş dudaklara."
📖 Sayfa 76 · Eşlik, Samuel Beckett
Ve senin her zaman olduğun gibi olman.
Eşlik, Samuel Beckett
Yalnız.
Gözler odaklanıyor yüzün üzerinde yakın bir gelecekte. Doğru dürüst seçilemedi bu yüz bir türlü. Seçilemedi!
📖 Sayfa 80 · Eşlik, Samuel Beckett

Her şeyin yolunda gitmediği gibi bir kuşku kaplamıştı içini.
Eşlik, Samuel Beckett
Kendisi ile konuşacak bir şeyi kalmadı. Çok fazla konuşmamıştı geçmişinde de. Ama artık hiç konuşmuyor. Hâlâ bu dünyada olmanın mutsuzluğunu çekiyor sanki.
📖 Sayfa 56 · Eşlik, Samuel Beckett
Boşuna uğraşacaksın masalınla! Sonunda sözcüklerin nasıl tükendiklerini duyana kadar. Her anlamsız sözcükle sonuncuya daha bir yaklaşarak. Onlarla oluşturduğun masalında. Karanlıkta seninle birlikte olan bir başkasının masalında. Karanlıkta seninle birlikte olan başka birinin uydurduğu masalında. En sonunda çabalarının karşılıksız kalması ve hep olduğu gibi kalmış olman daha iyi değil mi senin?
📖 Sayfa 49 · Eşlik, Samuel Beckett
Yalnız.
Kafanın içinde tutuklu o. Başka bir yerde var olmuyor.
📖 Sayfa 60 · Eşlik, Samuel Beckett
Ölü aslında.
📖 Sayfa 60 · Eşlik, Samuel Beckett
Kafanın içinde tutuklu o, başka yerde var olmuyor.
Şu ya da bugün geldin dünyaya; şimdi yapayalnız, sırtüstü karanlıktasın.
Eşlik, Samuel Beckett
Daralan bir yürek hiç yoktan iyidir.
Eşlik, Samuel Beckett
Çabuk söyleyin, aniden olabilir, aniden elveda denebilir. Yüze en azından. Onun direnen izine.
📖 Sayfa 81 · Eşlik, Samuel Beckett
Bulutları görmüş olabilirdin yalnızca. Bu nedenle yuvanı da artık yüreğinde taşıyorsun tüm öteki şeylerle birlikte.
📖 Sayfa 28 · Eşlik, Samuel Beckett
Acınası bir umut bile hiç yoktan iyidir. Bir noktaya kadar. Yürek daralmaya başlayana kadar. Bir noktaya kadar eşlik sayılır bu da. Daralan bir yürek hiç yoktan iyidir. Çatlamaya başlayana kadar.
📖 Sayfa 29 · Eşlik, Samuel Beckett
Gözyaşları yabancısı değil bu gözlerin. Eskinin düşlenemeyen gözyaşları.
📖 Sayfa 63 · Eşlik, Samuel Beckett
Sıkça Sorulan Sorular
Eşlik kimin eseridir?
Eşlik, Samuel Beckett tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1979'da yayımlanmıştır. Türkçeye Uğur Ün çevirmiştir.
Eşlik kaç sayfadır?
Eşlik, 112 sayfadır (Ayrıntı Yayınları baskısı).
Eşlik'in en ünlü sözü nedir?
“Sen eskiden. Sen hiç. Sen acaba? Sen hiç? Ah hiç!”