
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi adlı eser, Faruk Furkan tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2010'da okurlarla buluşmuştur. İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi okurlarının en çok işaretlediği bölümler, sayfa numaralarıyla aşağıda.
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi'den En Beğenilen Alıntılar
"İmam Serahsî ve Ayni gibi âlimlerin belirttiği üzere, Allah'ı birleyip Rasûlullah'ı kabul ettiği halde şirk içerisinde olan bir insan "La ilahe illallah Muhammedün Rasûlullâh" dese, böylesi birine Müslüman hükmü verebilmemiz için kesinlikle onun ağzından var olan şirkini reddeden bir cumle duymamız gerekmektedir, aksi halde ona İslam hükmü veremeyiz."
📖 Sayfa 33 · İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
Dikkat edin! Şüphesiz bedende bir et parçası vardır ki, o doğru olduğunda tüm beden doğru olur, eğer o bozuk olursa tüm beden bozuk olur. Dikkat edin! O et parçası kalptir. "
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
Bu hadis, zâhir ile bâtın arasındaki sıkı irtibata dikkat çekmektedir. Kalbin doğru ve salih olması bedeninde doğru olmasını gerektirir. Eğer beden Allah'ın istediği surette düzgün değilse, bu, kalbinde bozuk olduğuna işarettir. İmandan bahsedip de ona göre amel etmeyenlerin kalbi iman etmiş değildir.
"Hakikat ve realite bu olmasına rağmen mezkur sınıfta yer alan insanlar; "Tekfirin ne faydası var? Bize ne? Biz mükellef miyiz?" demek sureti ile kendilerinden istenilen seviyenin çok gerisinde durmuşlardır."
📖 Sayfa 19 · İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
Şirk, herhangi bir ibadeti Allah'ın dışında
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
veya Allah ile beraber bir başka varlığa yapmak demektir.
Küfür olan bir ameli "küfür" diye adlandırmak, bırakın Hariciliği, Ehl-i Sünnet olabilmenin temel şartıdır.
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
Unutmayalım ki, acelecilik bizlere şerden başka bir şey getirmez. Efendimiz ne de güzel buyurmuş: “Düşünerek ölçülü hareket etmek Allah'tan; acelecilik ise şeytandandır." (Tirmizi)
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
Dualarımızın sonu alêmlerin Rabbi olan Allah'a hamd etmektir.
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
Gelin, şirk ve küfürden arınmış tertemiz bir kalple Allah'ın huzuruna gidelim. Kalbimizi şirkin, küfrün, nifakın ve dünyaperestliğin pisliklerinden arındıralım.
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
Kulun Allah'ın izin vermediği konularda kanun ve yasa çıkaranlara ve Allah'ın serbest bıraktıklarını yasaklayan, yasakladıklarını da serbest bırakanlara itaat edip onlara destek vermesi itaat şirkindendir. Yüce Allah şöyle buyurur:
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
“Eğer onlara itaat ederseniz hiç şüphe yok ki (o zaman) siz de müşrik olursunuz"
(En'am,121)
Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
“Dinara köle olan, dirheme köle olan, güzel elbiseye köle olan kimse kahrolsun! Eğer ona bir şeyler verilirse hoşnut olur, bir şeyler verilmezse öfkelenir, razı olmaz "
(Buhari)
İbn-i Teymiyye der ki:
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
“Kim küfür olan bir söz söyler veya küfür olan bir ameli işlerse kafir olmayı kastetmese dahi bu sebeple kafir olur çünkü; Allah'ın diledikleri müstesna hiç kimse kafir olmayı kastetmez.
İbni Teymiye'nin de dediği gibi hiçbir din mensubu böyle bir şartla dinden çıkmayı kastetmez herhalde. Bu şartı öne sürmek Mürcie fikirli insanların içerisine düşmüş oldukları karmaşıkları tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir.
İbn-i Kayyım der ki:
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
“Kişi, kendi heva ve zevki için değil, Allah için, O'nun Râsulü ve dini için öfkelenip yoruma giderek bir Müslüman'a münafıklık ve kâfirlik suçlamasında bulunduğu vakit, bundan dolayı küfre düşmez hatta günah işlemiş bile sayılmaz. Hatta niyetinden ve maksadından ötürü sevaba nâil bile olur.”
İmam Nevevî der ki:
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
"Küfre düşürücü bir bidat işleyen kimsenin arkasında namaz kılmak sahih değildir."
Kitabın aynı yerinde yine şöyle der:
"İşlemiş olduğu bidat sebebiyle küfre düşmeyen bir bidatçinin arkasında namaz kılmak mekruh olmakla birlikte sahihtir. Ancak işlediği bidat sebebiyle küfre düşmüşse önceden de ifade ettiğimiz gibi böylesi birisinin arkasında diğer kâfirlerin arkasında olduğu gibi namaz kılmak sahih değildir. "
El-mecmu’şerhu’l mühezzeb 4/252
"Çünkü herkes biliyor ki aramızda yaşayan her Yahudi ve Hıristiyan bunu söylemektedir. Kendisinden bu sözü ile ilgili açıklama istediğimiz zaman: 'Muhammed Allah'ın size gönderilmiş Rasûlüdür, İsrailoğullarına değil' derler..." "... O halde onlardan birinin Müslüman olduğuna hükmedebilmemiz için bu söze ilave olarak kendi dininden teberri ettiğini (beri olduğunu) da ifade etmesi gerekir. Mesela Hıristiyan ise 'ben Hıristiyanlıktan beriyim', Yahudi ise 'ben Yahudilikten beriyim' demesi gerekir. Kendi inancına muhalif olan bu sözü ilave etiği zaman ancak Müslüman olduğuna hükmedebiliriz."
📖 Sayfa 29 · İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
Bilinmelidir ki, iyilikler kötülükleri örter.
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
"En sevdiğim insan, bana kusurlarımı hatırlatan insandır. En çok takdir ettiğim insan, haksız bir iş teklif edildiğinde, kendi menfaatine bile olsa bütün varlığıyla "hayır" diyebilen insandır."
📖 Sayfa 20 · İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
Bazı ameller vardır ki onları işleyen bir kimse -her ne kadar dili ile itiraf etmese de- davranışı ile onları helal gördüğünü kabul etmiş olur. Bu nedenle de kendisine, “sen bunları helal kabul ederek mi yaptın” şeklinde soru sorulmaz.
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
Tekfir bir olgu değil, şer’i bir hükümdür.
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
'La İlahe' diyerek neleri reddettiğini bilmeden, 'illallah' diyerekde neleri kabul ettiğini bilmeden, tamamen cahilane bir şekilde 'La İlahe İllallah' diyen ,bununla beraber cahil olduğu için şirk ve küfür söz ve davranışlarına da devam eden bir kimseye tevhid kelimesi'ni ikrar etmesinin hiçbir faydası olmayacaktır.
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan

Hz. Ömer der ki:
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
İslam içinde cahiliyeyi (şirki küfrü vb.) şeyleri bilmeyen kimseler yetiştiğinde, İslam'ın kulpları bir bir sökülecektir.
Şirke düşmüş bir insanın -tevbe etmediği sürece- affedilmesi mümkün değildir. Eğer bu şekliyle ölürse kesinlikle cehenneme gider ve orada ebedi kalır. İmam Nevevî der ki:
📖 Sayfa 59 · İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
"Tevhid üzere ölen birisi ne kadar günah işlemiş olursa olsun cehennemde asla ebediyen kalmayacaktır. Aynı şekilde küfür üzere ölen birisi de ne kadar Sahih amel işlemiş olursa olsun asla cennete giremeyecektir.
“Mürcielik yöneticilerin sevdiği bir dindir!”
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
“Şerri işlemek için değil,
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
ancak korunmak için öğrendim;
zira her kim şerri bilmezse,
içerisine düşer.”
Seyyid Kutub (rahimehullah) içinde yaşadığımız bu hali yıllar önce şu şekilde dile getirmektedir:
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
“Bugün yeryüzünde isimleri Müslüman ismi, kendileri de Müslüman bir sülaleden gelen milletler vardır. Yine bir zamanlar İslam yurdu olan birtakım ülkeler vardır. Ancak bu milletler, günümüzde -hakkıyla- Allah'tan başka ilah bulunmadığına şahit etmedikleri gibi bu ülkeler de, hakkıyla günümüzde Allah'ın dinini din edinmiyorlar.”
Zulmün her türü haramdır. Bu nedenle Müslümanın zulmün her türlüsünden sakınması gerekir.
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
"La ilahe illallah şehadetinin içerdiği harflerin söylemesi ile İslam'a alamet değil; bilakis şirkten tövbe etmeye sembol oluşuyla İslam'a alamet olmasıdır."
📖 Sayfa 32 · İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
"Müslümanlara karşı kafire destek vermek veya Müslümanların sırlarını kafire bildirmek haramdır."
📖 Sayfa 18 · İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
İbn-i Teymiyye der ki:
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
Allah Teala, Resulüne itaat etmekten yüz çeviren ve O'nun hükme sırt dönen kimselerin mümin değil, (bilakis) münafıklardan olduğunu beyan etmiştir. Mümin “işittik ve itaat ettik” diyen kimsedir...
Kişi yaşamış olduğu yerdeki fesatları -ki bunların başına küfrün hakim olması gelir- yok etmek için herhangi bir çaba ve gayretin içine girmez, hiçbir faaliyette bulunmaz, aksine böyle bir çaba içinde olan insanları engellemeye çalışırsa, bu, onun o duruma razı olduğunu gösterir.
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
Şirk koşan kimse hangi salih amel işlerse
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
işlesin kendisinden asla kabul edilmeyecek ve önceden yapmış olduğu
ameller tamamen boşa çıkacaktır.
Rabbimiz şöyle buyurur:
“Doğrusu onlar (peygamberler) dahi şirk koşsalardı, yaptıkları her amel boşa giderdi. "
(En'am, 88)
İslâm'ın temel hedefi yeryüzünde şirki ve
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
küfrü yok etmektir.
...
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
Evet, Allah kanun koymada tektir. Helal ve Haram tayininde tektir. Emretme ve yasaklamada tektir. O'nun hiçbir zaman eşi, benzeri, dengi ve muadili yoktur, olmamıştır ve olmayacaktır.
Kavramların kesinlikle vahiy eksenli anlaşılması gerekmektedir. Vahye dayalı olmayan bir aklın anlamlandırdığı kavram ya da kavramların o aklın sahibini saptırması kaçınılmazdır.
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
"Kâfirin Müslüman kadınla nikahlanması caiz değildir ve nikâhta ona veli olamaz. Müslüman erkek, Müslüman kadınla evlendikten sonra mürted olursa, aradaki nikâh bâtıl olur ve ikisi birbirinden ayrılır."
📖 Sayfa 17 · İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
Zira verdiğimiz hadislerin zahiri savaşı sadece Tevhid Kelimesi'ni ikrar etmeyen, namaz kılmayan ya da zekât vermeyen kimselere hasretmekte; tevhid kelimesini ikrar edip namaz kılan ve zekât verenler nübüvveti ya da ahireti inkâr etseler dahi, savaşılamayacağını göstermektedir. Halbuki Rasulullah'ın risaletini ikrar ettiği halde risalet iddiasında bulunan taifelerle savaşılacağı hususunda sahabe icması mevcuttur.
📖 Sayfa 27 · İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
“Bu gün yaşadığımız topraklar üzerinde İslam'a vurulan en büyük darbe nedir?" diye bir soru sorulsa buna hiç duraksamadan “Kavramlara farklı manalar yüklenerek insanları uyutmaktır" diye cevap verebiliriz.
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
Miras hukukunu bilmeyen nasıl ki onun taksimatı hakkında konuşamıyorsa; tekfirin şart, sebep ve manilerini bilmeyen birisi de aynı şekilde bu konuda konuşmamalıdır. Bilgisi olmadan miras taksimatına kalkışan birisinin hata etmesi nasıl ki kaçınılmaz ise, tekfirin, şart sebep ve manilerini bilmeden içine dalan kimsenin de hata etmesi kaçınılmazdır.
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
...
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
Şer'î ıstılahta ise küfür kelimesi; imana aykırı olan inanç, söz veya ameldir. İman ve küfür birbirinin zıddıdır. İkisi asla bir arada bulunmaz. Birinin varlığı ile diğeri yok olur. İki zıt şeyin bir arada bulunamayacağı zaten aklın kabul ettiği bir kuraldır.

İbn-i Teymiyye der ki:
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
"İnsan her ne zaman üzerinde icma edilen bir haramı helal veya helali haram yaparsa yahut Allah'ın şeriatı (ndaki hükümleri) değiştirirse tüm fukahaya göre kafir ve mürtet olur."
Ömer radıyallahu anh der ki :
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
“En sevdiğim insan, bana kusurlarımı hatırlatan insandır. En çok takdir ettiğim insan,haksız bir iş teklif edildiğinde, kendi
menfaatine bile olsa bütün varlığıyla 'hayır' diyebilen insandır. "
Hamd Allah'a özgüdür. O'na hand eder, O'ndan yardım ister ve O'ndan bağışlanma dileriz. Nefislerimizin şerrinden, yaptıklarımızın kötülüklerinden O'na sığınırız. Allah kime hidayet ederse onu saptıracak yoktur. Kimi de saptırırsa onu
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
doğru yola sevk edecek biri bulunmaz.
Mürcie, günahın imana zarar vermediği tezini savunarak, büyük günah işleyene ümit veren ve onun hakkındaki nihaî kararı Allah'a havale edip tehir eden bir akait firkasıdır.
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
"La ilahe illallah kelimesini telaffuz edenlere gelince onların dokunulmazlığı için yalnız "La İlahe illallah" demeleri kâfi değildir. Çünkü onlar bu kelimeyi küfür halinde iken söylemektedirler. Zaten Allah'ı birlemek onların itikatları cümlesindendir."
📖 Sayfa 32 · İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
İslam, helal ve haram kılma yetkisinin sadece Allah Teâlâ'ya mahsus olduğunu bildirmiştir. Allah'ın “haram" dediği haram; “helal" dediği helaldir. Diğer bir ifadeyle; yasakladıkları yasak, serbest bıraktıkları serbesttir. Bu konuda mutlak söz sahibi Rabbimizdir. Öyle ki, rasûlleri dahi bu konuda mutlak bir yetkiye sahip değillerdir. Yani onlar bile bu konuda Allah'tan bağımsız olarak hareket edemezler. Onların yetkisi Allah'ın belirlediği orandadır.
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
Bu gün tevhid davetçilerinin davetleri “tekfircilik" veya “çağdaş Haricîlik" denilerek susturulmaya çalışılmaktadır. Onlara bu vasıfları vererek kutlu davetinin önüne geçmeye çalışan, aynı zamanda Allah'ın indirdiği mübarek kitapla hükmetmeyi terk edenleri itaat edilmesi zorunlu olan bir merci gibi gösteren ve onlarla mücadele etmeyi terk edenler, Haricî olmaya Haricîlik vasfını taşımaya tevhid davetçilerinden daha layıktırlar.
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
Seyyid kutup der ki; Kimse, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'i ‘hakem yapmanın’ O'nun şahsını hakem yapma manasına geleceği vehmine kapılmasın. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'i hakem yapmak, O'nun getirdiği sistemi ve şeriatı hakem yapmak demektir.
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
Kişinin Allah'ın indirdikleri ile hükmetmemesi, Allah'ın yasalarını bırakıp yerine yeni kanunlar çıkarması, Allah'tan
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
başka ya da Allah ile birlikte mutlak bir kanun koyucunun bulunduğuna inanması, Kur'ân'ı bırakıp tâğutların kanunlarından hüküm istemesi veya Allah'ın yasakladıklarını serbest, serbest bıraktıklarını ise yasaklaması hâkimiyet
şirkinin en bariz örneklerindendir.
“Kim Allah için sever, Allah için buğz eder,
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
Allah için verir ve Allah için men ederse hiç kuşkusuz imanını kemale erdirmiş olur."
Ebu Davud
İbn-i Kesir der ki: "Eğer siz Allah'ın şeriatından başkalarının sözlerine
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
döner ve bunu Allah'ın emrinin önüne geçirirseniz - ki bu şirktir- sizler de
müşrik olursunuz."
İmam Zeccâc der ki: "Bu ifadede, Allah'ın haram kıldıklarından birini
helal veya helal kıldıklarından birini haram kabul eden her insanın, müşrik
olduğuna bir delil vardır. Çünkü Allah Teâlâ, kendisi dışında başka bir hâkim (kanun koyan) kabul edeni müşrik saymıştır. İşte şirk budur.
Bir insan küfrü mucip bir söz söylese o sözün içerdiği manadan tevbe
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
etmediği sürece "Lâ ilâhe illallah" demesi kendisine fayda vermez. Aynı
şekilde kişi küfre düşürücü bir amel işlese o amelden tevbe etmediği sürece
"Lâ ilâhe illallah" demesi veya İslamî ameller izhar etmesi kendisine bir
fayda sağlamaz.
...
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
Kişilerin üzerinde taşıdıkları dinden çıkaran bir ameli terk etmeksizin Tevhid Kelimesi'ni ikrâr etmelerinin kendilerine bir fayda sağlamayacağı gerçeğidir. Diğer
bir ifadeyle; La ilahe illallah'ın ikrârı, kişinin
her türlü küfür ve şirk ameline tevbe etmesi, kendisini dinden çıkaracak tüm söz ve fiillerden uzaklaştığını beyan etmesi demektir.
"Kafir için cenaze namazı kılınmaz, kafir yıkanmaz, Musluman mezarlığına defnedilmez, kendisi için istiğfar caiz değildir ve kabrinin başında durulmaz. Müslümana karşı uygulanan hükümler ise böyle değildir."
📖 Sayfa 18 · İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
"Bu hadiste La ilahe illallah diyen bir kimsenin -buna başka bir şey ilave etmese dahi- öldürülmesinin engelleneceğine dair bir delil vardır. Bu böyledir ancak kişi sırf bununla Müslüman olur mu? Tercih edilen görüşe göre bununla Müslüman olmaz. Denenene dek öldürmekten el çekmek gerekir."
📖 Sayfa 31 · İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
Ehl-i Sünnet küfre rızayı küfür, zulme rızayı zulüm, günaha rızayı da günah olarak kabul etmiştir. Kim -şer-i bir gerekçesi olmaksızın- küfre rıza gösterir, onu güzel görür veya onun meşruiyetini kabul ederse kesinlikle Allah'ın diniyle olan tüm bağlarını koparmış ve küfre girmiş olur.
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
Ali radıyallahu anh der ki:
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
“Beceremediği halde bir kimsenin ilim iddia etmesi ve ilme nispet edildiğinde sevinmesi, ilmin ne kadar şerefli olduğunu anlatmaya yeterlidir. Cahil olduğuhalde 'ben cahil değilim' diye cehaletten beri olması da cehaletin kötülüğünü kınamak için yeterlidir."
kim Allah için sever, Allah için buğz eder, Allah için verir ve Allah için men ederse hiç kuşkusuz imanını kemâle erdirmiş olur.
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
ebu davud
Kavram ve ıstılahların insan hayatında önemli bir yeri vardır. İnsanların fikirsel ve inançsal boyutta birbirleriyle anlaşabilmelerinin kapısıdır kavramlar. Düşüncelerimizin ve dünya görüşümüzün
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
kalıba dökülmüş ifadeleridir. Onlarla konuşur onlarla anlaşırız.

Merhum Seyyid Kutub rahimehullah:
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
“Bugün yeryüzünde isimleri Müslüman ismi, kendileri de Müslüman bir sülaladen gelen milletler vardır. Yine bir zamanlar İslâm yurdu olan birtakım ülkeler vardır. Ancak bu milletler, günümüzde - hakkıyla-
Allah'tan başka ilâh bulunmadığına şahitlik etmedikleri gibi, bu ülkeler de, hakkıyla günümüzde Allah'ın dinini din edinmiyorlar... "
İbn-i Kayyım rahimehullah şöyle der:
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
Şirk çeşitlerinden biri de, ölüden bir şeyler istemek, ona sığınmak ve ona yönelmektir. Ölmüş kimsenin ameli kesilmiştir. O, kendisine zarar veya fayda veremediği gibi kendisine sığınan ya da kendisinden Allah katında şefaat isteyen kimseye de yardım edemez.
"Ancak bu kimse "Muhammed yalnızca Araplara gönderilmiş bir peygamberdir" diyen kimselerden ise Rasûlullah'ın tüm insanlığa gönderildiğini ikrar edene kadar yine İslam'ına hükmedilmez."
📖 Sayfa 28 · İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan
Sıkça Sorulan Sorular
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi kimin eseridir?
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Faruk Furkan tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2010'da yayımlanmıştır.
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi kaç sayfadır?
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, 384 sayfadır (Neda Yayınları baskısı).
İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi'nin en ünlü sözü nedir?
“"İmam Serahsî ve Ayni gibi âlimlerin belirttiği üzere, Allah'ı birleyip Rasûlullah'ı kabul ettiği halde şirk içerisinde olan bir insan "La ilahe illallah Muhammedün Rasûlullâh" dese, böylesi birine Müslüman hükmü verebilmemiz için kesinlikle onun ağzından var olan şirkini reddeden bir cumle duymamız gerekmektedir, aksi halde ona İslam hükmü veremeyiz."”