CANLI

Fususü'l-Hikem'in Sırları'nı Okuyanların Aklında Kalan Unutulmaz Sözler — Sadreddin Konevi

Fususü'l-Hikem'in Sırları - Sadreddin Konevi kitap alıntıları ve sözleri

Sadreddin Konevi'nin imzasını taşıyan Fususü'l-Hikem'in Sırları, Din (İslam) alanının dikkat çeken yapıtlarındandır. Türkçede İz Yayıncılık etiketiyle yayımlanmıştır. Fususü'l-Hikem'in Sırları için okurların en çok beğendiği sözler bu sayfada bir araya getirildi.

Yazar:Sadreddin Konevi
Çevirmen:Ekrem Demirli
İlk Yayın:2008
Yayınevi:İz Yayıncılık
Sayfa Sayısı:168
Dil:Türkçe
ISBN:9789753554954
Okuma Süresi:4 sa. 46 dk.
Türler:Din (İslam)

Fususü'l-Hikem'in Sırları'dan En Beğenilen Alıntılar

İnsan, insânî sûreti kabul etmesinden dolayı hali ile, kendi hakîkati için tam bir ayna olduğunu iddia etmiştir. Şöyle ki, bu hakîkatin hükümleri, bi’l-fiil zuhûr eder ve adil, gerçek bir ölçü ile, kendine denk olacak şekilde imtihan edilir. Nitekim Allah Teâla, insânî hakîkatin içermiş olduğu bir takım makâmlar lisanı ile buna işâret etmiştir: “Acaba insanlar imân ettik dedikten sonra, denenmeden başıboş bırakılacaklarını mı sandılar?”; “Yalancılar bilsin ki.” (Ankebut, 1-3)

📖 Sayfa 89 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

Hz. Peygamber’in

“Zemzem, susuzluğu gidermek için değildir”

ve “Zemzem, doyurur ve hastaya şifâ verir” hâdisleri...

*

📖 Sayfa 79 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

Şöyle ki: Hakîkati ve mertebesi açısından insan ile Hak arasında hiçbir vâsıta yoktur; çünkü insanın hakîkati, “vücûb” ve “imkân” hükümlerini birleştiren/câmi’ “berzâhlık”tan ibârettir. Dolayısıyla insan, her iki tarafı da/vücûb ve imkân ihâta etmektedir.

İşte, bu nedenle İbnü’l-Arabî, insan hakkında şöyle buyurmuştur: “O ezeli, hâdis insandır ve ebedî-daim yaratılıştır.” İnsan, bu açıdan bütün varlıklardan daha önce ve kıdemlidir.

📖 Sayfa 20 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

“Allah göklerin ve yerin nûrudur” (Nur, 35). Allah, misâllendirme mertebelerini zikrettikten sonra şöyle demiştir: “Nur üzerine nûrdur” (Nur, 35). İki nûrdan birisi ziya, diğeri ise aslî-mutlak nûrdur. Bunun için tamamlayarak, şöyle demiştir: “Allah, dilediğini nûruna hidâyet eder.” Yani Allah, mazhârlarda taayyün ve sereyan eden nûru ile, mutlak ve ahadî olan nûruna hidâyet eder.

📖 Sayfa 95 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

Bekâ, rûhların zâtî bir özelliğidir.

*

📖 Sayfa 154 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

Enes b. Malik, Hz. Peygamber’e hizmet ettiği on sene zarfında kendisine hiçbir zaman yaptığı bir şey için “şunu niçin yaptın?” ya da yapmadığı bir şey için de “şunu niçin yapmadın?” demediğini rivâyet etmiştir.

***

📖 Sayfa 80 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

Gerçek nûr, kendisi ile idrâk olunduğu halde, kendisi idrâk olunmayan şeydir.

*

📖 Sayfa 94 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

“Hiç bir canlı yoktur ki, onun alnından tutmuş olmasın” (Hud, 56)

*

📖 Sayfa 116 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

Hz. Peygamber buyurmuştur ki: “Cesette bir organ vardır ki, o salih olduğunda bütün ceset salih olur, bozuk olduğunda ise bütün ceset bozuk olur. Dikkat edin, o organ kalptir.”

*

📖 Sayfa 134 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

Beyt-i ma’mûr, Hakkın nazarının mahalli ve Rabbın müsemmasıdır.

Hakîki kâmil insanın kalbi ise, Zât’a ait “Allah” isminin istivâgâhıdır. Bunun için Hak, o kalbe, “beni sığdırmıştır” diye işâret etmiştir.

*****

📖 Sayfa 74 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

“Muhakkak ki ben topraktan bir insan yaratacağım. Onu tesviye ettiğimde ve rûhumdan ona üflediğimde ona secde ediniz.” (Sad, 71-72) Allah, bu gibi bir ifâdeyi, başka kimse bir hakkında zikretmemiştir. Hak, şu âyetinde İblis’i azarlarken bu tekilliğe riâyet etmiştir: “Kendi ellerim ile yarattığıma secde etmekten seni ne alıkoydu?” (Sad, 75).

📖 Sayfa 129 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

“Allah yerin ve göklerin nûrudur” (Nur, 35)

*

📖 Sayfa 175 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

“Muhakkak ki Allah, Süleyman’ı ilim, mülk ve mal arasında muhayyer bırakmıştır.”

Bir başka rivâyette ise malın yerine nübüvvet vardır.

“Süleyman ilmi seçmiştir. Allah da, ilmi seçtiği için ona mülkü, malı ve nübüvveti vermiştir.

***

📖 Sayfa 190 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

Bütün varlık sûretlerinin kalbi ise, gerçek insân-ı kâmildir.

O, vücûb ve imkân arasında bir berzâh, zât ile kıdem ve hadisler ve hükümlerinden ibâret olan mertebe arasında bir ayna gibidir.

*

📖 Sayfa 135 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

“Allah” ismi ile ifâde edilen “ulûhiyet mertebesi”, bütün isimlerin özelliklerini, bu isimlerin tafsilî hükümlerini, başlangıçta kendilerinden ortaya çıkıp/teferru’, sonradan hükmü onlarda sona eren nispetleri kuşatmaktadır; bu nispetler ile Zât arasında isimlerden herhangi bir “vâsıta” yoktur, nitekim ona, yani ilâhî mertebeye nispetle isimlerin dışındaki diğer şeyler ile zât arasında da herhangi bir vasıta yoktur. İşte, insan da böyledir.

📖 Sayfa 19 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

Allah şöyle buyurmaktadır:

“Her birisinin, işledikleri şeyden dereceleri vardır.” (Ahkaf, 19)

“Hepsi ona yönelmiştir, siz hayırlar için yarışınız.” (Bakara, 168)

***

📖 Sayfa 12 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

Herhangi bir şey haddi aştığında, zıddına ulaşır.

*

📖 Sayfa 25 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

Bu ilimler, akıl sahiplerinin rûhlarının gıdasıdır.

O akıl sahipleri, fikir ve his idrâklerinin sınırlarının hapsinden kurtulmuşlardır ve Hazretu’l-Kuds’ün genişliğine çıkmışlardır.

Böylece, eşyanın hakîkatlerini küllî mertebelerinde mutlak-mukaddes ilâhî idrâkler ile idrâk etmişlerdir.

📖 Sayfa 13 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

Hz. Peygamberimiz, kendisinde sona eren Akl-ı evvel dini ile, İbrahim (a.s)’ın dinini birleştirmiştir. Böylece o, bütün ilâhî ahlakların, mânevî sıfâtların aynası, mazhârı ve hepsinin tecellîgâhı olmuştur.

Bunun için Hz. Peygamber; “Ben iyi ahlakı tamamlamak için gönderildim” buyurmuştur

📖 Sayfa 73 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

insan, her ne kadar sûret açısından son olan olsa bile, rütbe ve mertebe açısından ilktir.

İnsan, halk ve Hak arasında vâsıtadır.

Allah’tan başka her şeyin bekâsının sebebi olan Hakkın feyzi ve yardımı, onun ile ve onun mertebesinden ulvî ve süfli bütün aleme ulaşır.

***

📖 Sayfa 135 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

Hz. Peygamber, yaratıklar arasında İbrahim (a.s)’a en çok benzeyen ve onun dinini/millet ihya eden kimse olmuştur.

*

📖 Sayfa 46 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

İbnü’l-Arabî: “Bil ki, ‘Allah’ müsemması, zât ile yegane, isimler ile küldür.”

Şeyhimiz, böylelikle, bu ismin birliğinin bi’l-kuvve bütün isimlerin toplamı olduğunu belirtmiştir.

*

📖 Sayfa 64 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

Madde, yaratmanın kendisinden, kendisinde ve kendisi sayesinde gerçekleştiği şeydir.

*

📖 Sayfa 26 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

"

O Allah, kendisine kavuşmak isteyen kimseleri de, vuslatıyla doyurmuştur; onlar, Hakkı Hakkın dışındaki her şeye tercih etmişler, güçlü ve büyük bir arzu ile Hakkı talep etmişlerdir.

*

📖 Sayfa 8 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

Hz. Peygamber (a.s);

“Yerler ve gökler adalet ile ayakta durur”

*

📖 Sayfa 142 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

Allah Teâla şöyle buyurmuştur:

“Allah katında din İslam’dır.” (Al-i İmran, 19)

*

📖 Sayfa 82 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

İlim, Hayat, İrade ve Kudretten ibâret olan ulûhiyet isimlerinin esasları, zâtî isimlerin perde ve gölgeleri gibidir. Hakîki gayb, bunlara, yani zâtî isimlere aittir.

*

📖 Sayfa 125 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

“Allah kendisine ortak koşulmasını affetmez” (Nisa, 38)

*

📖 Sayfa 188 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

"İbrahim'in "Halil" diye isimlendirilmesinin sebebi, Zât-ı ilâhiyyenin muttasıf olduğu bütün sıfatlara Halil'in zâtının dahil olmasıdır." "Müheyyeme", "heyam" veya "heyman"dan türetilmiştir; anlamı, sevgide aşırılık demektir. "Müheyyeme" hikmeti İbrahim'e nispet edilmiştir, çünkü Allah, "Allah, İbrahim'i dost edinmiştir," âyet-i kerîmesinde onu dost edindiğini belirtmiştir. Halil, sevgisinde aşırı, sevdiğine karşı ihlaslı olan demektir.

📖 Sayfa 45 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

İnsan, göklerin direğidir.

*

📖 Sayfa 136 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

Allah, rahmetin genişliği hakkında şöyle buyurmuştur: “Benim rahmetim her şeyi kuşatmıştır” (Araf, 155). Rahmet ve ilim hakkında da, meleklerin lisanı ile şöyle buyurmuştur: “Ey Rabbımız! Sen her şeyi rahmet ve ilim olarak kuşattın” (Gafir, 7). İnsânî kalbin genişliği hakkında ise, şöyle buyurmuştur: “Beni, yerim ve göğüm sığdıramadı. Mümin kulumun kalbi beni sığdırdı.”

📖 Sayfa 143 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

İlâhî yardım/meded-i ilâhî, mutlak-zâtî feyizden (: feyz-i akdes) işâret olunan “berzâhlık” ile taayyün eder ve Akl-ı evvel/İlk Akıl mertebesine ulaşır; Akl-i evvel, “Kalem” diye ifâde edilir. Bu yardım, daha sonra “Levh’e, sonra “Arş”a, sonra “Kürsî” ye, sonra peş peşe diğer Feleklere ulaşır. İlâhî yardım, feleklerden “Unsurlar”a, sonra “Müvelledât/(: cemadat-nebatat-hayvanat)”’a ulaşır; böylece, uğramış olduğu her mertebenin özellikleri ile boyanmış/insibağ bir halde, nihâyette insana ulaşır.

📖 Sayfa 22 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

Şerîat, bazen dünyada akıllardan gizli kalmış bir takım iyilikleri ve kötülükleri ifâde eder; bazen ise, bu fiili işleyenlere veya onunla nitelenenlere netice olarak dönecek kötülükleri belirtir.

*

📖 Sayfa 120 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

Hz. Peygamber ölümünden beş gün önce bir hutbesinde, Allah’a hamd ettikten sonra söylediği şu hadis: “Ey İnsanlar! Aranızda, kardeşlerim ve dostlarım vardır. Ben sizden birinizi dost olarak seçmekten Allah’a sığınırım. Eğer bir dost edinse idim, Ebubekir’i dost edinirdim. Kuşkusuz Allah, İbrahim’i dost edindiği gibi, beni de dost edinmiştir. Bana yerin ve göğün anahtarları verilmiştir.”

📖 Sayfa 48 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

Bazı şairlerin Peygamber Efendimizi övgü sadedinde söyledikleri;

Allah, seni Adem’den seçmiştir,
Sen inmeye devam ettikçe, yükseliyorsun

***

📖 Sayfa 24 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

Muvakkat olmayan özel rahmet hükmü ise, cennet ehline mahsustur, çünkü onların nimetleri ebedîdir.

Nitekim Allah Teâla şöyle buyurmaktadır: “Sınırsız bir ikrâm” (Hud, 158).

Bu, kesintisiz, sıkıntılardan kurtulmuş, eksik şeylerle karışmamış bir ikrâmdır.

***

📖 Sayfa 172 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

“Bu ilmi, her nesilden adil olanlar taşır. Onlar, taşkınların tahrifini ve bâtıl yoldakilerin yanlışlıklarını bu ilimden uzaklaştırırlar.”

***

📖 Sayfa 11 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

İshak (a.s) adeta, peygamberlerin mazhârı olduğu isimlerin sırlarının kabı olduğu gibi, İsmail de, Hakkın zâtına nispeti daha tamam olan “Muhammedî kemâl” sırrının kabı gibidir.

*

📖 Sayfa 63 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

Hz. Peygamber (a.s) şöyle buyurmuştur:

“Allah yeryüzüne nebilerin cesetlerini yemeyi haram kılmıştır.”

*

📖 Sayfa 205 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

Hakkın sevgisinin konusu, alemi yaratmaktır. Bunun sebebi de, Hakkın hüviyeti ve vahdeti açısından mücmel; kendi “şe’nler”inde zuhûru açısından ise mufassal olarak kendisini görmek istemesidir. Talep edilen şeyin kendisi ile gerçekleşeceği şey de matlup olduğuna göre, irâde-i ilâhîyye’nin alemi yaratmaya taalluk etmesi şart olmuştur. Çünkü matlubun gerçekleşmesi, ona bağlıdır.

📖 Sayfa 103 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

Allah Teâla şöyle buyurmuştur:

“Ya Yahya, kitabı kuvvetle tut.” (Meryem, 12)

*

📖 Sayfa 216 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

“varlık dâiresi”, insânî makâmda sona erer ve son başlangıç ile birleşir.

*

📖 Sayfa 35 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

Allah bize yeter, O Celâl ve Kerem sahibidir.

*

📖 Sayfa 255 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

"Hayat sırrı, suya sirâyet etmiştir. Böyle olunca su, unsurların ve rükünlerin aslıdır. Bunun için Allah, diri olan her şeyi sudan yaratmıştır. Varlıktaki her şey, diri olarak mevcuttur. Çünkü her şey, Allah'ın tesbih ve hamdiyle varlıkta bulunur. Fakat bu tesbih ve hamd, sadece keşf ile idrâk olunur. Binâenaleyh, her şey diridir ve her şeyin aslı sudur."

📖 Sayfa 205 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

SADREDDİN KONEVÎ; XIII. asırda yaşamış (doğum tarihi, yaklaşık 1210, vefat tarihi, 1274), tasavvuf düşüncesine kazandırdığı boyutlar ve kendisinden sonraya etkileriyle “dönüm noktası” olmuş bir sûfî düşünürdür.

***

📖 Sayfa 4 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

Tevrat, İncil, Zebur, Furkan ve hepsini birleştiren Kur’ân. İnsan, vücûb ve imkân hükümlerini kendinde toplayıp, küllî vücûb hükümleri ile imkân hükümlerine sahip olduğu için, “Kitab” diye isimlendirilmiştir. Kitapların ve içerdikleri şeylerin farklılığı, bu kitapların indirildiği ümmetlerin farklılığının ve peygamber olarak gönderilen kişinin onlara getirdiği şeyin sırrına delâlet eder ve onu açıklar.

📖 Sayfa 32 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

Hz. Peygamber (a.s) ;

“Kur’ân-ı Kerîm’den herbir âyetin zâhiri, bâtını, haddi ve matlaı vardır, yetmişe kadar gider”

*

📖 Sayfa 226 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

O, dehşetli heybeti karşısında temiz ve nûrlu ruhlara haşyet duygusu vermiştir.

*

📖 Sayfa 7 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

Allah’ın süfli alemi Süleyman’a amade kılması açıktır. Çünkü Süleyman, cinlere, insanlara, vahşi hayvanlara, kuşlara ve diğer kara ve deniz canlılarına hükmederdi ve hükmü, unsurlara kadar ulaşmıştı. Allah rüzgarı ona amade kılmış, o da Süleyman’ın emriyle eserdi; suyu ona amade kılmış, ateş tabiatlı/narî şeytanlar Süleyman için suya dalarlardı.

📖 Sayfa 169 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

Konevî’nin İslam düşünce tarihindeki yeri, kısmen Gazâli’yi hatırlatacak şekilde, aklın metafizik alandaki imkanlarının eleştirel tahlili ve bunun devamında kalbi temizlemeyi ve ruhu arındırmayı esas alan sûfî öğretiyi müstakil bir “bilim” olarak ortaya koyması olarak görülebilir.

***

📖 Sayfa 4 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

Subbûh, eksikliğin kendisine ulaşmasından münezzeh ve uzak olan demektir; Kuddûs ise, kudsiyetine zarar verecek şekilde kendisine kötülüğün ulaşması imkânını vehmettirecek her şeyden mukaddes ve temiz olan demektir.
Bu mânâya Kur’ân-ı Kerîm’den çeşitli âyetler ile dikkat çekilmiştir: Buna örnek olarak, şu ayeti zikredebiliriz: “Allah, zalimlerin söylediklerinden münezzehtir.”

📖 Sayfa 41 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

"Nerede olursanız, o sizinle beraberdir.” (Hadid, 4)

Hz. Peygamber (a.s) da şöyle buyurmuştur:

“Muhakkak ki kul namaz kılmaya kalktığında Allah onun vechi karşısında durur.”

*

📖 Sayfa 221 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

Deccâl, rûhu hayat diyarı âhiret olan rubûbiyet mertebesinin rûhundan yoksundur. Böylece Hz. İsa ile Deccâl arasındaki kavga, dünya ve âhiret mazhârları arasındaki kavgadır. Bu vakit, uhrevi fecrin doğumu ve dünyanın yok olup, ortadan kalkış zamanı olduğu için, Hz. İsa’nın Deccâl’i helak etmesi ve bu helakin de, Beytu’l-Makdis’de “Lud” kapısında gerçekleşmesi şart olmuştur. Çünkü “Lud”, şiddetli kavga, çekişme ve husumet demektir.

📖 Sayfa 169 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

Hz. Peygamber (a.s)’ın mucizesi kelâm olmuştur.
Hak, Kalem-i a’la’ya “İlmimi kıyâmete kadar yaratıklarım üzerine yaz” diye buyurduğu için, sadece Kelâmın hükmü, Allah’ın bu alemde varlığını takdir ettiği malûmların hepsini kuşatmıştır. Aynı şekilde Hz. Peygamberin şerîatı da, diğer peygamberlerin şerîatlarının aksine, bütün mahlukat ve şerîatlar üzerine umûmî olmuş ve âhiret ile bitişmiştir.

📖 Sayfa 246 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

Herhangi bir resûl risâlet görevi ile gönderildiğinde, savaşmak ile memur değildir. Onun görevi, sadece tebliğ etmektir.

Hz. Peygamber Efendimizin, peygamberliğinin ilk zamanı böyle idi. Nitekim bu dönemde Allah Teâla, “De ki: Ey kâfirler! Benim dinim bana, sizinki sizedir” (Kafirun, 1) hitabı gelmiş, “Senin üzerine sadece tebliğ etmek düşer” buyurmuştur. (Al-i imran, 25).

Bu bağlamda, başka bir âyette ise şöyle buyrulmuştur; “De ki: Rabbınızdan gelen haktır: Dileyen imân etsin, dileyen inkar etsin.” (Kehf, 29).

📖 Sayfa 228 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

Konevî, İbnü’l-Arabî’nin tasavvuf terbiyesi altında yetişmiştir. Konevî’nin eserleri incelendiğinde, başta tasavvuf olmak üzere, bütün alt bilimleriyle felsefe ve kelam, bunun yanı sıra diğer dinî ilimler alanında bir uzman olduğu görülür.

***

📖 Sayfa 4 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

*

Hz. Peygamber, bu alemde tasarruf etmiş ve arz ve semanın hazinelerinin anahtarları kendisine verilmiştir.

*

📖 Sayfa 248 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

Büyüklerden birisine şöyle sorulmuştur:

“Rabbini gördün mü? O da bu soruya şöyle cevap vermiştir:

“Görmediğim Rabbe ibadet etmem.”

Nitekim Hz. Peygamber (a.s),

“Gözümün nûru namazdadır” ve “Namaz, nûrdur” hadisleri ile buna işâret etmiştir.

📖 Sayfa 224 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

Zâtî sıfâtlar, pek çok kimsece bilinir. Hali sıfâtlar ise kızmak, rıza, kabz, bast ve benzeri sıfatlardır.

Bu hali sıfâtlar, Ehlullah’ın ıstılahında üç esasa racidirler: Bunlardan birisi celâl makâmı, diğeri cemal makâmı, diğeri ise kemâl makâmıdır.

Buna göre, ilâhî celal makâmının sıfâtları, heybet, kabz, haşyet, vera, takva ve benzerleridir; cemal makâmının sıfâtları ise, reca, bast, üns, lütf, rahmet, nimet, ihsân ve benzerleridir; kemâl makâmı ise, celâl, cemal ve bunların tâbisi olan halleri ihâta eder ve birleştirir.

Hz. Yahya’nın zâhir hallerine hâkim olan sıfât, celâl sıfâtları idi.

📖 Sayfa 212 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

İhsânın üç mertebesi vardır ve ihsânın birinci mertebesinin hükümleri ile hikmet hükümleri arasında birlik ve ortaklık vardır. Hikmet ve ihsân, bu yönüyle, iki kardeş gibidir. Çünkü ihsânın hükmü ve gereği, gereken bir şeyi, gerektiği gibi yapmaktır; hikmetin gereği ise, bir şeyi en uygun şekilde yerli yerine koymak ve hikmet sahibinin, nefsine sahip olmasıdır.

📖 Sayfa 223 · Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi

Sıkça Sorulan Sorular

Fususü'l-Hikem'in Sırları kimin eseridir?

Fususü'l-Hikem'in Sırları, Sadreddin Konevi tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2008'de yayımlanmıştır. Türkçeye Ekrem Demirli çevirmiştir.

Fususü'l-Hikem'in Sırları kaç sayfadır?

Fususü'l-Hikem'in Sırları, 168 sayfadır (İz Yayıncılık baskısı).

Fususü'l-Hikem'in Sırları'nın en ünlü sözü nedir?

“İnsan, insânî sûreti kabul etmesinden dolayı hali ile, kendi hakîkati için tam bir ayna olduğunu iddia etmiştir. Şöyle ki, bu hakîkatin hükümleri, bi’l-fiil zuhûr eder ve adil, gerçek bir ölçü ile, kendine denk olacak şekilde imtihan edilir. Nitekim Allah Teâla, insânî hakîkatin içermiş olduğu bir takım makâmlar lisanı ile buna işâret etmiştir: “Acaba insanlar imân ettik dedikten sonra, denenmeden başıboş bırakılacaklarını mı sandılar?”; “Yalancılar bilsin ki.” (Ankebut, 1-3)”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Fususü'l-Hikem'in Sırları — Sadreddin Konevi. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4