
Hak Din İslam, din dünyasına Osman Nuri Topbaş'ın kazandırdığı özel bir eserdir. Türkçe baskısı Erkam Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Bu derlemede Hak Din İslam'dan en çok paylaşılan satırlar sizi bekliyor.
Hak Din İslam'dan En Beğenilen Alıntılar
Kur'ân-ı Kerîm'in şifa ve rahmetinden istifade eden fert ve toplumlar, bu dünyada saâdete nail oldukları gibi, ebedî saâdeti de elde edeceklerdir. Îman ve İslâm ile tanışmayan ruhlar ise, hem bu hayatta huzursuz olacak, hem de ölüm sonrasının acı ve ıztıraplarıyla karşılaşacaklardır.
📖 Sayfa 52 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
Ahiret, ölümden sonra başlayacak olan yeni, sonsuz ve gerçek bir hayattır. Ayet-i kerîmede buyrulur:
📖 Sayfa 160 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
“Bu dünya hayatı sadece bir eğlenceden, bir oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte asıl hayat odur. Keşke bilmiş olsalardı!" (el-Ankebût, 64)
Cenâb-ı Hak, kalbini batınî putlardan temizlemeyen kullarını tehdit ederek şöyle buyurur:
📖 Sayfa 56 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
"(Rasûlüm!) Hevâ (ve heveslerini) kendisine ilâh edinen kimseyi gördün mü? Ona Sen mi vekil olacaksın?" (el-Furkân, 43)
Kişinin îmânı ve mâneviyâtı kuvvetlendikçe, rûhu endişe ve stresten uzaklaşıyor. Daha iyi kabiliyetlere, güçlü sahiplenme duygusuna, daha berrak bir idråke ve aydınlık bir hayata kavuşuyor.
📖 Sayfa 87 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
"Peygamber Efendimiz'den bir şey istendiğinde, «hayır» de-diği vâkî değildi." (Müslim, Fedail, 56)
📖 Sayfa 138 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
O'nun cömertliği, sarsılması mümkün olmayan çok sağlam bir temele dayanıyordu. Zira İslâm'a göre, insanoğlunun hakîkî serveti; Allah'ın rızasını kazanmak maksadıyla O'nun gösterdiği şekilde harcadığı maddî-mânevî imkânlardır. Yoksa dünyada kullanıp tükettikleri değil...
"Emri altındaki insanlara ve çevresindekilere karşı kötü muâmelede bulunan kimse Cennet'e giremez." (Tirmizi, Birr, 29/1946; İbn-i Mace, Edeb, 10; Ahmed, 1, 7)
📖 Sayfa 232 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
Bir kimse meleklerden birini hafife alsa veya ayıplasa kâfir olur. Bu sebeple; “Senin yüzün bana Azrâil’in yüzü gibidir.”, “Ben Cebrâil ve Mîkâil’in şehâdetlerini bile kabul etmem.” gibi söz ve şakalardan şiddetle kaçınmak lâzımdır.
Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
''İslâm'' kelimesi selâmet, kurtuluş, barış, huzur, emniyet, teslim olup rahata ermek gibi manalara gelir. Bu da İslâm dininin her yönüyle bütün âleme tam bir selâmet, kurtuluş ve huzur bahşettiğini gösterir. Yani İslâm sadece insanlara değil, hayvanlara, bitkilere ve hatta cansız varlıklara bile rahat ve huzur bahşeder. Nitekim Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'in 23 senelik nübüvvet hayatı terörün her çeşidi ile mücâdele ederek geçmiş ve nihayetinde bu âleme ebedi bir huzur ve emniyet kaynağı olan bir hak din lütfetmiştir.
📖 Sayfa 18 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
Kalp, kelime-i şehadete tam olarak inanmazsa, yapılan iyilik ve güzel davranışların âhirette hiçbir faydası olmaz. Ancak, adâlet ve merhamet sahibi olan Yüce Rabb'imiz, yaptığı iyiliklere karşılık ona dünyada bazı nîmetler ve kolaylıklar lütfeder.
📖 Sayfa 58 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
Şunu kesinlikle unutmamak lazımdır ki; fânî hayat çarşısının en son giysisi olan KEFEN, bir gün mutlaka herkesi saracak ve ölüm vakıası, bütün fânî alışverişlere, zevklere, câzibelere, aldatıcı yaldızlara iptal mührünü vuracaktır!..
📖 Sayfa 47 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
... İslâm nîmetinden daha büyük bir nîmet tasavvur edilemez. Bundan sonra Cenâb-ı Hak, kulları için dîn olarak sadece İslâm'dan râzı olduğunu, ondan başka bir yol seçenlerden bunu aslå kabul etmeyeceğini beyan buyurmuştur. *Bkz. el-Maide, 3; Al-i İmrân, 19, 85.
📖 Sayfa 10 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
Târih şahittir ki insanoğluna sadece dünya plânında mutluluk vaad eden beşerî sistemler hep gelip geçmiş, peygamberler ise beşeriyete her iki cihanda saâdet reçetesi sunarak fânî hayatlarından sonra da gönüllerde yaşamaya devam etmişlerdir.
📖 Sayfa 9 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
Şükür ehli cömert zenginler ile sabırlı ve haysiyetli fakirler, insanlık şerefinde ve ilâhî rızâda beraberdirler. Ancak İslâm'da, kibirli hasis zenginler ve buna mukabil sabırsız ve istemeyi âdet haline getiren fakirler zemmedilmiştir. Nitekim Hazret-i Peygamber -sallallâhu aleyhi vesellem- :
📖 Sayfa 208 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
"Ya Rabbi! Zenginlik ve fakirliğin fitnelerinin şerrinden Sana sığınırım!" diye dua buyururlardı.
Bizleri yoktan var eden, insan olarak en güzel kıvamda yaratan ve sayılamayacak kadar nîmetler lûtfeden Rabb'imize sonsuz hamd ü senâlar olsun!
📖 Sayfa 8 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır. ''Bir kuşu (gıda ihtiyacı sebebiyle) keserken bile olsa kim merhamet ederse, Allah da ona Kıyamet Günü merhamet eder.''
📖 Sayfa 26 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
Mü'minlerin her fırsatta İslam'ı insanlara tebliğ ve talim etmesi zaruridir. İslam'ı öğrendikten sonra onu kabul edip etmemek, herkesin kendi iradesine bırakılmıştır. Cenâb-ı Hak kullarının bu hususta hür olduğunu ve herhangi bir zorlamaya tâbî tutulamayacaklarını beyan buyurmuştur. Zira bu cihan, bütün ihtişamıyla bir ilâhi imtihan dershanesidir.
📖 Sayfa 11 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
... İnsan öldükten sonra yine başka bir âleme geçecektir. Oranın şartları da şu anda içinde bulunduğumuz hayatın şartlarından farklı olacaktır. O hayatın nasıl olacağını ve orası için neler hazırlamak gerektiğini Cenâb-ı Hak kullarına peygamberleri vâsıtasıyla haber vermiştir. Bu beyanlar, insanların dünyada edindikleri intibâlarla anlayabilecekleri seviyededir. Dolayısıyla insan pek çok şeyi o âleme geçince anlayabilecektir. Bu durum, aynen anne karnındaki çocuğun dünyaya âit mâlûmâtının çok sınırlı olmasına benzemektedir.
📖 Sayfa 47 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
İslâm, Müslümanlara hesap gününü düşünerek yaşamayı ve kimsenin hakkına tecavüz etmemeyi öğretir. Rasulullah (s.a.v) kâmil bir mü'mini şu veciz ifadelerle tarif etmiştir:
📖 Sayfa 21 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
''Müslüman, dilinden ve elinden Müslümanların zarar görmediği kimsedir...''
Hakikaten bir Müslüman, İslâmî eğitimi ve ibadetleri boyunca devamlı ''zararsızlık'' talimi görür. Sonunda o hale gelir ki hiç kimse ondan bir zarar geleceğini düşünmez. Böyle bir mü'min etrafına daima huzur ve güven telkin eder.
İnsan kalbinin derinliklerinde hak duygusu, şiddetli bir inanç ihtiyacı ile Allah'ı kalpte tanıma (mârifetullah) ve O'na kavuşabilme arzusu mevcuttur.
📖 Sayfa 17 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş

Îman, dil ile ikrâr, kalp ile tasdiktir. Dil ile ikrâr olduğu hâlde kalp ile tasdik olmaz, sadece zihinle tasdik seviyesinde kalıp davranışlara aksetmezse, hiçbir kıymeti kalmaz. Cenab-ı Hak, mânevî bilgileri sadece zihninde taşıyan kişileri, kitap yüklü merkeplere benzetmektedir.
📖 Sayfa 63 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
İslâm, kalbin temizlik ve güzelliğinden kaynaklanan nezâkete de çok ehemmiyet vermiştir. Nitekim Rasûlullah -sallallâhu aleyhi vesellem- insanların kullandığı hiçbir kötü ve kaba sözü mübarek ağızlarına almazlar ve şöyle buyururlardı:
📖 Sayfa 141 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
"Kıyamet günü, mü'min kulun terâzisinde güzel ahlâktan daha ağır bir şey bulunmaz. Allah Teâlâ, çirkin hareketler yapan, çirkin sözler söyleyen kimseden nefret eder."
Hâsılı, Allâh’a tekrar geri dönüleceği inancı olmadan, bu hayatta gerçek bir başarı ve huzurdan bahsedilemez.
Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
İslam, insanı her türlü zulüm, haksızlık ve şekavetten selamete çıkarır. İslam alimleri, dinin gayesinin ''zarurat-ı diniyye'' denilen şu beş temel esası yerleştirmek ve muhafaza etmek olduğunu ifade ederler:
📖 Sayfa 18 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
a)Dinin muhafazası
b)Canın muhafazası
c)Aklın muhafazası
d)Namus ve haysiyetin, dolayısıyla neslin muhafazası
e)Malın muhafazası
Bu beş esas muhafaza edildiğinde insan tam bir huzur ve emniyete kavuşur.
Melekler nurdan yaratılmış latîf varlıklardır. Bunun için biz onları kendi sûret ve şekillerinde göremeyiz. Ancak Cenâb-ı Hak onları istediği kimselere gösterebilir.
Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
"Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur ve yine şahitlik ederim ki Muhammed -sallallâhu aleyhi vesellem- O'nun kulu ve Rasûlü'dür"
📖 Sayfa 55 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
Zihinlerde âdeta zehirli bir yılan gibi çöreklenen ve kımıldadıkça insanı tedirgin kılan "ölüm" ve "sonrası"na dâir sualler, -vahyin ve peygamberlerin irşadından uzak kalanlar tarafından-her devirde türlü bâtıl telâkkîlerle susturulmak, bastırılmak ve şuuraltına hapsedilmek istenmiştir.
📖 Sayfa 289 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
Bir sistemin kâmil bir dünya görüşü sayılabilmesi için, insanın hayal ve havsalası dahilinde akla gelebilen her suâle cevap verebilmesi ve bu cevapların da kendi içinde tezatsız, mantıkî bir teselsül hâlinde, sistemli ve âhenkli olması lâzımdır. Bu vasıflar ise sadece İslâm Dünya Görüşü'nde mevcuttur. Diğer dinlerin veya felsefî sistemlerin görüşleri ya eksik ya da tezatlarla doludur; muâmelâtı ve ahlâkı tam olarak vaz edememişlerdir.
📖 Sayfa 10 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
İslâm'da savaşın asıl hedefi; insanları öldürmek, ganimet elde etmek, toprak almak, toprağı kanla sulamak, yeryüzünü tahrip etmek, şahsî çıkar sağlamak, maddî menfaat elde etmek veya intikam almak değildir. Bunların aksine, zulmü ortadan kaldırmak, inanç hürriyetini temin etmek, insanları hidâyete kavuşturmak ve her türlü haksızlığı gidermektir.
📖 Sayfa 128 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
"Allah katında din İslâm'dır..." (Al-i İmrân, 19)
📖 Sayfa 49 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
"Kim İslâm'dan başka bir din ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) asla kabul edilmeyecek ve o âhirette de zarar edenlerden olacaktır." (Al-i İmrån, 85)
Îman, kuru bilgiler ve nazariyât ile değil, hakîkatler karşısında tefekkürü ziyâdeleştirip kalbî âlemde derinleşme ve ibadetleri rûhâniyetle edâ edebilme neticesinde muhafaza edilir. Eğer dıştaki ibadet kalesi zayıflarsa onun içindeki îman kalesi de tehlikeye düşer. İmânı bir lâmbaya benzetirsek, ibadetler, çeşitli yönlerden esen rüzgârlar karşısında onu sönmekten koruyan ve ışığını daha da ziyadeleştiren bir fânus gibidir.
📖 Sayfa 183 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
Îman, ancak hür irâdeyle ulaşılabilecek bir nîmettir. İnsanları zorla ve baskıyla îmân ettirmek mümkün değildir. Zorlanan insanlar ancak münafık olurlar. İslâm ise münafıklığı kâfirlikten daha kötü görür. Bu sebeple müslümanlar, tarih boyunca hiç kimseyi İslâm'a girmeye zorlamamış, ellerindeki esirleri bile bu hususta serbest bırakmışlardır.
📖 Sayfa 278 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
İslâm, her insanın canının, malının, ırzının, nâmûsunun, aklının, neslinin muhafazasını zarûrî görür.
📖 Sayfa 266 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
İbâdetsiz veya kötü yola düşen bir kimsenin; “Ne yapayım, kaderim böyle imiş!” demesi, ancak gaflet muktezâsıdır. Namaz kılmak ve diğer ibadetlerini yapmak isteyen kişiye Cenâb-ı Hak sebeplerini ihsân eder.
Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
İşlediğimiz günahlar husûsunda kendimizi mâzur görmemiz ise, “kadere bühtân” etmek demektir ki, ancak akılsızlık ve edepsizlik tezâhürüdür.
Sayılamayacak kadar çokturlar. Rivâyetlere nazaran, yeryüzüne inen her bir yağmur ve kar tanesini bir melek indirmekte ve bir defa inen meleğe kıyâmete kadar bir daha sıra gelmemektedir. Yağmur ve kar tanelerinin, havada birbirleriyle hiç çarpışmadan yeryüzüne inmesinin hikmeti de budur. Dikkat edilirse fırtınalarda bile birbirlerine çarpmadan inerler. Velhâsıl zerreden küreye her şey ilâhî azametin bir vitrini mâhiyetindedir.
Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
Melekler, bir mânâda bize verilen ruh gibidirler. Dolayısıyla nasıl görmediğimiz hâlde rûhumuzu inkâr edemiyorsak onları da inkâr edemeyiz.
İmanı bir lambaya benzetirsek, ibadetler, çeşitli yönlerden esen rüzgarlar karşısında onu sönmekten koruyan ve ışığını daha da ziyadeleştiren bir fânus gibidir.
📖 Sayfa 149 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
İmam Suyuti gibi bazı alimler, insan zihninin ulaştığı ve ulaşacağı her türlü bilginin en azından öz olarak veya işaret yoluyla Kur'an-ı Kerim'de yer aldığını ifade ederler.
Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
Zira Cenabı Hak Şöyle buyurmuştur;
" Biz bu kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık." (Enam 38)
Âhirete îmân eden ve hayatını ona göre tanzim eden mü’minlerde ölüm korkusu olmaz. Sıkıntılardan kurtulup ebedî huzûra ulaşma, Allâh’ın rızâsını elde etme ideali insanda yaşama sevincine yol açar, dünyanın ıztıraplarına karşı tahammül gücü verir. Geçici dünya arzuları insan rûhunu aslâ tatmin edemez. Rûhun huzuru, îmânın kazandıracağı ulvî zevklerde ve mânevî hazlardadır.
Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
Hâsılı, Allâh’a tekrar geri dönüleceği inancı olmadan, bu hayatta gerçek bir başarı ve huzurdan bahsedilemez.
Hâsılı âhiret, hem kötüler hem de iyiler için mutlakâ olması gereken zarûrî bir âlemdir. Zira iyilerin mükâfâta nâil, kötülerin de cezâlarına dûçâr olmalarından daha tabiî bir şey olamaz. Nitekim bu fânî âlem şartlarında dahî iyilerin başını sokacağı yerler ve kötülerin de içine konulacağı zindanlar olmasaydı, hayat çekilmez hâle gelirdi!
Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
.jpeg)
Büyük peygamberlerden bâzılarına kendi sûretlerinde göründükleri de olmuştur. Meleklerin, insanlar gibi yiyip içme vesâir husûsiyetleri yoktur. Sırf Cenâb-ı Hakk’a ibâdet ve O’nun yüce emirlerine riâyet için yaratıldıklarından, onlara nefs verilmemiştir. Bu itibarla hiçbir zaman meleklerden hatâ, isyan ve günah sâdır olmaz. Son derece güçlü ve kuvvetlidirler.
Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
Allah Teâlâ şöyle buyurur:
📖 Sayfa 160 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
"Allâh'a ve âhiret gününe îmân edip sâlih amel işleyen kimselerin Rab'leri katında büyük ecirleri vardır. Onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar." (el-Bakara, 62)
Espri ve şaka yaparken bile yalan konuşmak yasaklanmıştır. Peygamber -sallallâhu aleyhi vesellem- Efendimiz'in bu husustaki îkaz ve irşadlarından bir kısmı şöyledir:
📖 Sayfa 253 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
"Kul, şakalaşırken yalan söylemeyi ve haklı bile olsa tartışmayı terk etmedikçe tam îman etmiş olamaz." (Ahmed, II, 352, 364; Heysemi, 1, 92)
Cehennem'e düşenler dehşet verici bir feryad ile şöyle derler:
📖 Sayfa 49 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
"-Ya Rabbi, bizi bu azaptan kurtarıp dünyaya tekrar gönder de şimdiye kadar yaptığımız yanlış hareketlerimizi terk edip hep Sen'in istediğin salih amelleri işleyelim!"
Ancak Cenâb-ı Hak onlara şu cevabı verir:
"Biz size, düşünüp ibret alacak ve hakikati görecek kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi? Hem size peygamber de gelip îkâz etti. Öyleyse tadın azabı! Zâlimlerin hiçbir yardımcısı yoktur!" (Fåtır, 37)
Sırf akılla ve beşer düşüncesiyle kavranmasına imkân bulunmayan ölüm ve sonrasına dair istikbal düğümünü, ancak vahyin kudreti çözebilir.
📖 Sayfa 288 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
Tehlikelerle dolu olan şu dünya hayatında bir insanın hayatta kalabilmesi bile meleklerin muhâfazasına bağlıdır. Cenâb-ı Hakk’ın vazifelendirdiği bu melekler, eceli gelinceye kadar insanı zararlı şeylerden muhâfaza ederler. Vakti geldiğinde ise aradan çekilerek onu eceliyle baş başa bırakırlar. Âyet-i kerîmede şöyle buyrulur:
Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
“Her bir insanı önünden ve ardından takip eden melekler vardır. Allâh’ın emriyle onu korurlar…” (er-Rad, 11)
Şunu da unutmamak gerekir ki meleklerdeki gücü ihsân eden de Cenâb-ı Hak’tır.
Prof Doktor Muhammed Hamidullah bu hususta şöyle der:
Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
Kur'an-ı Kerim zulme uğramış zayıf insanlardan teşekkür eden ilk islam toplumunun ihtiyaçlarına cevap verebildiği gibi Atlantik okyanusu'ndan Pasifik Okyanusu'na kadar hakimiyet kurduğu ve yeryüzünün tek ve muazzam bir devleti haline geldiği devirde de İslam camiasının bütün ahlaki ve hukuki ihtiyaçlarını karşılanmıştır. İşte bu camia, inanç ve itikatları, ibadetleri, içtimai hayatı, sosyal kanunları ve diğer ihtiyaçları ile ilgili bütün bilgileri her zaman için bu kitapta bulabilmiştir.
Kur'an-ı Kerim baştan başa dikkatli bir nazarla gözden geçirildiğinde görülür ki, Allah'ın kullarını mükellef kıldığı hususiyetlerin en mühimi zâtı hakkındaki inançtır. Bu inancın en hassas noktası da vahdaniyettir. Zira tevhid akidesinin ortaklığa tahammülü yoktur.
Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
Peygamber Efendimiz -sallallâhu aleyhi vesellem- bizzat 29 gazveye katılmıştı. Bunların 16 tanesinde fiili olarak hiçbir çatışma çıkmadı, karşı tarafla anlaşmalar yapıldı. 13 gazvede ise fiilî çatışmaya girmek mecbûriyetinde kaldı ve bunların toplamında müslümanlardan yaklaşık 140 kişi şehîd oldu, düşmanlardan da yaklaşık 335 kişi öldü.
📖 Sayfa 128 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
Çağımızda kadınlarla erkekler arasında sun'î ve haksız bir eşitlik yarışı başlatılmıştır. Kadının yaratılış husūsiyetlerine zıt olan bu yarış, hanımlık ve annelik meziyetlerini zaafa uğratmakta ve aileyi yaralamaktadır. Bu sebeple zamanımızda sıkça yaşanan çocuk aldırma hadiseleri, câhiliye devrindeki kız çocuklarını diri diri gömmenin modernleşmiş bir şekli olup asrın cinayetidir. Bu asrın yorgun ve bitik kadını ile câhiliye devrinin kadını arasında sırf bir gardrop ayrılığı, yani giyim-kuşam farkı kalmıştır. Bu ise ruhsuz materyalist eğitimin meydana getirdiği bir toplum feläketidir.
📖 Sayfa 144 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
İslâm, sadece îman ve ibadetlerden ibaret bir hayat değildir. O, îman ve ibadetlere ilâveten, muâmelát, ahlâk ve bilhassa hak ve hukuka riâyet gibi, hayatın her alanını inceden inceye tanzim eden, son derece hassas ölçüler manzûmesidir.
📖 Sayfa 229 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
Cenâb-ı Hakk’ın huzûruna çıkarak bütün söz, hâl ve hareketlerinin hesabını vereceğine, işlediği zerre kadar hayır ve şerri göreceğine kuvvetle îmân eden bir kişide yüksek bir ahlâk ve yüce bir hukuk anlayışının bulunacağı muhakkaktır.
Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
Tevhid ile yaşamak, tevhid ile ölebilmek, tevhidin saadet ve saltanatına vasıl olabilmek ne güzeldir.
Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
Bu söz, özlerin özü mahiyetindedir. İslam'ın diğer temelleri ve onların tafsilatı hep bu öze bağlıdır. Dolayısıyla kelime-i şehadet ile iman, bütün ibadetlerden efdaldir. Zira ibadetler onunla kaimdir. İbadetler muayyen bir zaman içindedir. İfası sadece o vakitlerde dır. İman ise daima farzdır. Her an muhafazası şarttır ve tehirine ruhsat yoktur.
Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
İnsanlık fıtratında bulunan inanma meyli sebebiyle tarih boyunca hiçbir zaman dinden müstağni kalamamıştır. Vahiyden ve peygamberlerin irşâdından uzaklaştıkça hakikati kaybetmiş, ancak bu sefer de bâtıl inançlara yönelmiştir. Nitekim ilmî araştırmalar, her kabile ve toplumda muhakkak -doğru veya yanlış- bir Allah inancının ve hak din bakıyyelerinin bulunduğunu ortaya koymuştur.
📖 Sayfa 9 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
Hiçbir devirde nebevi terbiyeden mahrum bırakılmayan insanlık, yüz yirmi dört bin peygamberin irşadı ile hayatına devam etmiş ve âhirzamana geldiğinde, bu zamanın ihtiyaçlarına en iyi şekilde cevap veren son din İslâm ile müşerref olmuştur.
📖 Sayfa 10 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
Şu çok açık bir hakikattir ki, dünyevî ve uhrevî saâdet, Allah ve Rasûlü'ne itaat etmeye bağlıdır. Buna muvaffak olan bahtiyarlar, sâlihler defterine kaydedilmiş ve Cenâb-ı Hakk'ın muhabbet, iltifat ve ikramlarına mazhar olmuşlardır. İman hakikatlerini işittikleri hâlde ondan yüz çevirenler ise, iki cihan bedbahtı olarak bu alemden göçüp gitmiş ve ilâhî azâba dûçâr olmuşlardır. Ne ibrettir ki, âhireti unutacak kadar, nefsânî câzibelerine aldanıp bağlandıkları dünya, onların ardından ağlamamıştır.
📖 Sayfa 12 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
İman, kuru bilgiler ve nazariyât ile değil; Kur'ân, kâinat ve insanda sergilenen ilâhî kudret ve azamet nakışlarını tefekkür edip kalbî âlemde derinleşme, ibadetleri vecd ve huşû içinde edâ edebilme ve yüksek ahlâk sâyesinde muhafaza edilebilir. Allâh'a kulluktan daha ulvî bir lezzet ve mertebe yoktur. İbadetler, kalbî hayatımızın vitaminleri mesâbesindedir. Diğer taraftan, süflî ve nefsânî arzuların esâreti altında, alık, abus, kaba ve hantal bir kalbî yapı ile gâfilâne bir hayat yaşanıyorsa, îman zaafa uğramış demektir.
📖 Sayfa 181 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
... İslâm, insanları yaratan ve dolayısıyla onları kendilerinden çok daha iyi tanıyan Cenâb-ı Hakk'ın, bu cihanda nasıl yaşanması gerektiğini tâlim etmek üzere gönderdiği hak dindir.
📖 Sayfa 229 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş

Cihan bağında ey âşık budur maksûd-i ins ü cin;
📖 Sayfa 256 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
Ne kimse senden incinsin ne sen bir kimseden incin!
Yani müslüman kendisine yapılan kabalıkları affetmesini bilmelidir. Affede affede Allah'ın affına layık hale gelebilmenin gayreti içinde olmalıdır.
Müşrikler bile Peygamber Efendimiz'in ahlâkını takdir ediyor ve O'nun kesinlikle yalan söylemediğine gönülden inanıyorlardı. Ancak haksız yere elde ettikleri bâzı dünyevî menfaatleri ve nefsânî hazlarını terk etmek istemiyorlardı. Nitekim Allah Rasûlü -sallallâhu aleyhi vesellem- bir gün, amansız düşmanları olan Ebû Cehil ve arkadaşlarının yanına uğramıştı. Onlar:
📖 Sayfa 131 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
"-Ey Muhammed! Vallâhi biz Sen'i yalanlamıyoruz. Sen bizim yanımızda son derece sâdık (doğru sözlü, güvenilir) bir insansın. Ancak biz, Sen'in getirmiş olduğun âyetleri yalanlıyoruz..." dediler.
Akl-ı selim sahibi her mü'min, şu suallerin tefekküründe derinleşmelidir:
📖 Sayfa 229 · Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş
"Bu cihan nedir? Bu âleme niçin geldik? Fâni günlerin akışı nereye? Nasıl yaşamalı ve nasıl ölmeliyim?.."
Sıkça Sorulan Sorular
Hak Din İslam kimin eseridir?
Hak Din İslam, Osman Nuri Topbaş tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2012'de yayımlanmıştır.
Hak Din İslam kaç sayfadır?
Hak Din İslam, 239 sayfadır (Erkam Yayınları baskısı).
Hak Din İslam'ın en ünlü sözü nedir?
“Kur'ân-ı Kerîm'in şifa ve rahmetinden istifade eden fert ve toplumlar, bu dünyada saâdete nail oldukları gibi, ebedî saâdeti de elde edeceklerdir. Îman ve İslâm ile tanışmayan ruhlar ise, hem bu hayatta huzursuz olacak, hem de ölüm sonrasının acı ve ıztıraplarıyla karşılaşacaklardır.”