CANLI

Kamuoyu: Walter Lippmann'ın Medya Üzerine Etkileyici Sözler

Kamuoyu - Walter Lippmann kitap alıntıları ve sözleri

Walter Lippmann'ın 1997'de yayımlanan Kamuoyu adlı eseri, İletişim-Medya türünün önemli örneklerindendir. Orhun Doğuş Yılmaz çevirisiyle Kabalcı Yayınevi tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. Aşağıdaki sözler, okurların en çok beğendiğinden başlayarak sıralanmıştır.

Yazar:Walter Lippmann
Çevirmen:Orhun Doğuş Yılmaz
Editör:Murat Ceyişakar
İlk Yayın:1997
Yayınevi:Kabalcı Yayınevi
Sayfa Sayısı:417
Orijinal Adı:Public Opinion
Dil:Türkçe
ISBN:9786059872768
Okuma Süresi:11 sa. 49 dk.
Türler:İletişim-Medya, İnsan ve Toplum, Siyaset-Politika

Kamuoyu'dan En Beğenilen Alıntılar

Geriye dönüp baktığımızda, içinde yaşadığımız çevreyi nasıl da dolaylı olarak bildiğimizi görebiliyoruz.Artık, haberlerin bize hızlı mı yoksa yavaş mı geldiğini görebiliyoruz; ama gerçek bir resim olduğuna inandığımız her şeye, sanki çevrenin kendisiymiş gibi davranıyoruz.

Kamuoyu, Walter Lippmann

İddiam şu ki; temsili hükümetin, siyaset olarak adlandırdığımız şeyde ya da endüstri içerisinde başarılı bir şekilde çalışması için, bağımsız bir uzman grubuna ihtiyaç duyar.

Kamuoyu, Walter Lippmann

Gazeteler yalnızca birer araç değil, aynı zamanda ana materyallerdir. Dergiler, açık oturum, yaz okulu, kilise, siyasi toplantılar, ticaret toplantıları, kadınlar kulübü ve haber dizileri, hepsi basını takviye eder. Bütün bunları ele aldığımızda, her gün dış çevreden bilgiye maruz kaldığımız zaman çok azdır.

Kamuoyu, Walter Lippmann

Toplumun temelleri bir cemaat veya düzenden ziyade,
tesadüflerden oluşmaktadır. Bu adamlar tesadüf eseri aynı lamba direğinin altında buluşabilir. Birisi büyük bir kamusal reform ile direği bezelye yeşiline boyayabilir ve bir diğeri ışığının altında dua kitabı okuyabilir, birisi de toksik bir heves ile yanlışlıkla onu sarmayabilir ve sonuncu da bezelye yeşili direğe genç hanımıyla göze çarpan bir buluşma noktası olduğu için şevkle bakabilir.

Kamuoyu, Walter Lippmann

Kamuyu ilgilendiren meseleler konusunda, insanların kendilerini bilgilendirmek için gösterdiği özenin derecesini tahmin etmek mümkündür. Ancak; araştırmış olduğum ve üzerinde çalıştığım bu tahminler farklı zaman, mekan ve yöntemlerle yapılmış olsalar da bir noktada birleşmiştir.

Kamuoyu, Walter Lippmann

İnsanların, henüz tecrübe etmemiş oldukları bir olay hakkında sahip olabileceği tek duygu, o olayın zihinsel imajından kaynaklanan duygudur. Bu yüzden başkalarının bildiklerini, düşündüklerini, öğreninceye kadar eylemlerini gerçekten anlayamayız.

Kamuoyu, Walter Lippmann

Fikirler gözden uzak ve kavraması zor olaylarla ilgilenir.

Kamuoyu, Walter Lippmann

Politik olarak ele almak zorunda olduğumuz dünya, ulaşılamaz, gözden uzak ve akıl dışıdır. Keşfedilmeli, raporlanmacılı ve hayal edilmelidir. Her insan, bir bakışta tüm varoluşu düşünen bir Aristoteles değildir.

Kamuoyu, Walter Lippmann

Kendimizi insanların doğuştan gelen farklılıkları hakkındaki belirsizlikler ormanına dahil etmeden önce, dikkatimizi, insanların dünya hakkında bildikleri olağanüstü farklılıklara odaklamak gerekir.

Kamuoyu, Walter Lippmann

Öyle ya da böyle, kararlar, kurallar veya yasalar, zorunlu olan ancak neden zorunlu olduğu ilk etapta tam da belli olmayan sebeplerden ortaya çıkmaktadır.

Kamuoyu, Walter Lippmann

'Belki de zihninin gözüyle gördükleri görülebilseydi, kompozisyonundaki görüntü, büyük bir askerin on, sekizinci yüzyıl gravüründen farksız olabilirdi. Orada cesurca, sarhoş ve yaşamın kendisinden daha büyük duran bir asker; arkadaki manzaraya doğru giden küçük minik figürlerin gölgeli bir ordusunu taşır gibi...

Kamuoyu, Walter Lippmann

Semboller çoğu zaman toplumun sadece belli bir kısmını temsil ederken, aynı zamanda bireysel farklılıkları da önemli ölçüde baskılar. Kamusal fikir sembolleri, ılımlı selamet zamanlarında, kontrol,karşılaştırma ve tartışmaya tabidir. Gelip gider, birleşir ve unutulurlar ve asla tüm grubun duygularını mükemmel bir şekilde yansıtmaz.

Kamuoyu, Walter Lippmann

Basının problemlerinin biraz kafa karıştırıcı yanlarının olduğu söylenebilir. Çünkü basın organlarını eleştiren veya savunan kişiler, ortadaki kurgunun basın tarafından fark edilmesini ve demokrasi teorisinde ön görülemeyen her şeyin basın tarafından telafi edilmesini bekliyorlar. Okuyucular ise bu telafinin adeta mucizevi bir şekilde, kendilerine hiçbir zorluk veya masraf çıkarmayacak şekilde gerçekleştirilmesini istiyorlar.

Kamuoyu, Walter Lippmann

Korku büyüktür, ancak evrensel değildir..Yozlaşanların yanı sıra dürüstler de vardır. Karmaşanın yanında mucizeler de. Büyük yalanların varlığı ile beraber tabii ki bunları ortaya çıkarmak isteyen insanlar da.

Kamuoyu, Walter Lippmann

Büyük insanlar, yaşamları boyunca, halk tarafından genellikle sadece hayali kişilikleriyle tanınırlar. Dolayısıyla, eski bir deyiş olan "kimse bir uşak için kahramanlık yapmaz" cümlesinde biraz doğruluk payı vardır.

Kamuoyu, Walter Lippmann

Kelimeler kendiliğinden rastgele duyguları açığa çıkarmaz.Kelimeler stratejik olarak konumlandırılmış kişiler tarafından ve uygun anlarda söylenmelidir. Aksi takdirde sadece boş laf olurlar.

Kamuoyu, Walter Lippmann

Bir ordunun sahada görev yapan Kurmayları, halkın neleri anlayabileceğini ve anlaması gerektiğini kontrol edecek şekilde seçimlerini yapar. Cepheye giden nıuhabirlerin seçimini kontrol eder,cephedeki hareketlerini kontrol eder, cepheden gelen mesajlarını okur, sansürler ve telgrafları yönetir.

Kamuoyu, Walter Lippmann

Kamuoyu analisti, analizine "eylemin yapıldığı alan", "bu alanın insan zihnindeki resmi" ve "bu resmin kişinin zihninde kurduğundaki halinden farklılaşması durumuna kişinin vereceği tepki" üçgenini belirleyerek başlar. Bu, aktörlerin sadece sahnede yazılanları değil, kendi hayatlarında kişisel olarak tecrübe ettikleri olayları canlandırması gibidir.

Kamuoyu, Walter Lippmann

Hiç şüphe yok ki o, insanlığın ve iyiliğin kötülüğe, ışığın karanlığa karşı zaferinde yatan vicdanının vücut bulmuş, somut haliydi.

Kamuoyu, Walter Lippmann

Görmediğimiz çevrelerin haberleri bize genel olarak sözcüklerle aktarılır. Bu sözcükler kaynaklarından editörlere aktarılır ve editörler tarafından yazılı hale getirilir.

Kamuoyu, Walter Lippmann

Herkese ulaşmak için bu kadar aşırıya kaçılması sonucunda,insanların zihinlerindeki normal iletişim kanalları bu kriz zamanlarında ne kadar işlevsel olabilirdi?

Kamuoyu, Walter Lippmann

İçinde bulunduğumuz andaki kötülüğün kesinliği, ruhumuzu alt üst eder ve biz de yenilmez olmadığımızı fark ettiğimiz için çaresiz hissederiz.

📖 Sayfa 174 · Kamuoyu, Walter Lippmann

Semboller çoğu zaman oldukça kullanışlı ve gizemli bir şekilde güçlülerdir ki kelimenin kendisi bile sihirli bir cazibeye sahiptir.

Kamuoyu, Walter Lippmann

Anlam, okuyucunun habere ne kadar önem vermesi gerektiği hükmüne varmasına yardımcı olacak derecede iç içe geçmiş olmalıdır. Konunun en güvenilir uzmanlarının dahi, Kore'de olup bitenleri tam anlamıyla anlatacak yüz kelimelik bir raporu, birkaç aylık bir sürede hazırlayıp hazırlayamayacakları şüphelidir.

Kamuoyu, Walter Lippmann

"Modern toplum," diyor Chesterton, «özünde güvensizdir, çünkü tüm 'insanların farklı nedenlerle aynı şeyi yapacağı fikrine dayanır... ve herhangi bir hükümlünün kafasında olduğu gibi suç,oldukça yalnız olabilir."

Kamuoyu, Walter Lippmann

Sözcükler, tıpkı para gibi, bugün başka, yarın başka bir anlamı çağrıştırabilecek şekilde sürekli döngü halindedirler.

Kamuoyu, Walter Lippmann

En az yüz yasama organından oluşan elli egemen parlamentoyu düşünelim. Onlarla birlikte, yürütme, idari ve yasama organlarıyla dünya üzerinde resmi otorite oluşturan en az elli il ve belediye meclisi hiyerarşisi vardır. Ancak bu, politik yaşamın karmaşıklığını ortaya çıkarmaz. Çünkü bu sayısız otorite merkezinin her birinde ayrı partiler vardır ve bu partiler, kökleri, sınıfları, kesitleri, komiteleri ve klanlardaki hiyerarşiler olarak bölünmüştür. Bunlar içinde bireysel politikacıların her biri, bağlantı, hafıza, korku ve umut ağının kişisel merkezidir.

Kamuoyu, Walter Lippmann

Azınlık aday gösterdikten sonra çoğunluk seçebilir.

Kamuoyu, Walter Lippmann

Gerçekler ne kadar değerli olursa olsun, onlara duyulan talep, insanların ihtiyaç duyduğu kadar değil, onlara sunulan kadar olacaktır."

Kamuoyu, Walter Lippmann

Sansür ve gizlilik, bir yandan haber kaynağındaki çok fazla bilgiyi engellerken, bir yandan da çok daha büyük bir gerçeğin halka hiçbir zaman ulaşmamasına, ya da çok yavaş bir şekilde ulaşmasına sebebiyet verir.Çünkü fikirlerin dolaşımı üzerinde çok belirgin sınırlar vardır.

Kamuoyu, Walter Lippmann

Kimileri doğası gereği özgürken, kimileri de köledir.

📖 Sayfa 128 · Kamuoyu, Walter Lippmann

Sosyal grubumuz "konu komşu ne der" ifadesindeki konu komşu olarak anılanlardan oluşur; onlar bizim için onayı en önemli kişilerdir.

📖 Sayfa 88 · Kamuoyu, Walter Lippmann

"Dünya keşfetmek için fazla büyük ve fazla karışık"

📖 Sayfa 22 · Kamuoyu, Walter Lippmann

Kuşkusuzdur ki; sosyal yaşam düzeyinde, insanın çevresine adapte olması denilen şey kurgularla gerçekleşir.

📖 Sayfa 59 · Kamuoyu, Walter Lippmann

Liderler çoğu zaman, halklarının zihninde var olan bir programı neredeyse ortaya çıkarmış gibi davranırlar.

📖 Sayfa 244 · Kamuoyu, Walter Lippmann

Dünya biz onu görmeden önce bize anlatılır. Çoğu şey deneyimlenmeden önce hayal edilir. Ve bu önyargılar, eğitim bizi bilinçli olarak bilinçlendirmedikçe, tüm algılama sürecini derinden yönetir.

📖 Sayfa 121 · Kamuoyu, Walter Lippmann

Ortada kayda değer bir kavga veya problem olmadığı sürece siyasete olan ilgimizi taze tutmakta zorlanırız. Ve siyaseti popüler hâle getirmek için, adaletin sağlandığı bir ortamda dahi sorunların mevcut olması gerekir; düşünceler, ilke veya gerçekler noktasındaki farklılıkların kavgaya dönüşmesinde siyaset açısından hiç ama hiç sorun yoktur.

📖 Sayfa 181 · Kamuoyu, Walter Lippmann

Düşünmek, dans etmek kadar neşeli ve bir o kadar doğaldır.

📖 Sayfa 107 · Kamuoyu, Walter Lippmann

Eleştirmenlere rağmen, realizm ve romantizm arasındaki eski münakaşa, nihayet sonuçlanmıştır. Popüler zevkimiz, dramanın özdeşleşmeyi yatkın hâle getirecek kadar gerçekçi bir ortamda ortaya çıkması ve arzu edilebilecek ve anlaşılabilecek kadar romantik bir ortamda sona erdirilmesidir.

📖 Sayfa 183 · Kamuoyu, Walter Lippmann

Giydiğimiz kıyafetlerden garip bir şekilde etkileniyoruz. Bu kıyafetler zihinsel ve sosyal bir atmosfer yaratıyorlar.

📖 Sayfa 118 · Kamuoyu, Walter Lippmann

Medya temsilleri bilinçli bir çözümleme ve değerlendirme sürecinden geçirilmeden alındığında, "gerçek" ile "kurgu" arasındaki ayrım bulanıklaşırken "olgu" ile "algı" arasındaki ayrım da giderek derinleşmektedir.

📖 Sayfa 26 · Kamuoyu, Walter Lippmann

Büyük insanlar, yaşamları boyunca, halk tarafından genellikle sadece hayali kişilikleriyle tanınırlar.

📖 Sayfa 52 · Kamuoyu, Walter Lippmann

Duyguyu uyandıran asıl resimler ve kelimeler o duygunun gücüne veya benzeri bir şeye sahip değildir.

📖 Sayfa 213 · Kamuoyu, Walter Lippmann

Zihin ne kadar eğitimsizse, aynı anda dikkatini çeken iki şeyin nedensel olarak birbirine bağlı olduğunu düşünmesi o kadar kolaydır.

📖 Sayfa 172 · Kamuoyu, Walter Lippmann

Aklın önemli bir parçasıysa eldeki şeyin hangi zaman kavramından hareketle ele alınması gerektiğini ayırt etme yeteneğidir. Yanlış zaman kavramını kullanan kişi, şu anı görmezden gelen bir hayalperest ve şu andan başka hiçbir şey göremeyen bir cahil sarkacında gidip gelir.

📖 Sayfa 161 · Kamuoyu, Walter Lippmann

orijinal demokrasi, hiçbir zaman insanların kafalarında yarattıkları resimlerin, gerçek dünyaya denk gelmemesinden kaynaklanan ciddi bir problemle yüzleşmemiştir.

📖 Sayfa 71 · Kamuoyu, Walter Lippmann

Sözcükler, tıpkı para gibi, bugün başka, yarın başka bir anlamı çağrıştıraabilecek şekilde sürekli döngü halindedirler.

Kamuoyu, Walter Lippmann

...ortalama bir insanın en derin ilgisinin konusu kendisidir...

📖 Sayfa 314 · Kamuoyu, Walter Lippmann

Ordu, yönetilmesi zor bir şeydir.

📖 Sayfa 81 · Kamuoyu, Walter Lippmann

Her birimiz dünya yüzeyinin küçük bir bölümünde yaşar ve çalışırız. Küçük bir daire icinde hareket eder ve çevremizdeki sadece birkaç kişiyi yakından tanırız. Geniş etkilere sahip halka açık bir etkinlikte en iyi ihtimalle sadece bir aşama veya boyut görürüz. Düşüncelerimiz, gözlemleyebileceğimizden daha büyük bir alanı, daha uzun bir zamanı, daha fazla şeyi kapsar.

📖 Sayfa 113 · Kamuoyu, Walter Lippmann

Bir erkeğin gelirinin büyüklüğü, kendi mahallesinin ötesindeki dünyaya erişimi üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Parayla, neredeyse her somut iletişim engelinin üstesinden gelebilir, seyahat edebilir, kitap ve süreli yayın satın alabilir ve dünyanın bilinen her gerçeğine dikkat çekebilir.

📖 Sayfa 87 · Kamuoyu, Walter Lippmann

...modern yaşam aceleci ve çok yönlüdür, her şeyden önce fiziksel mesafe, işveren ve çalışan, resmi makam ve seçmen gibi birbirleriyle sık sık temas halinde olan insanları ayırır. Samimi bir tanışma için ne zaman ne de fırsat vardır. Bunun yerine, iyi bilinen bir türü işaret eden bir özellik fark edilir ve zihinde taşınan stereotipler aracılığıyla resmin geri kalanı doldurulur.

📖 Sayfa 121 · Kamuoyu, Walter Lippmann

Kendi aracı olmayan ve diğer insanların otomobiline binen bir kişi, bir Ford, taksi ve otomobil arasındaki ince farkı göremeyebilir. Fakat aynı adamın bir arabası olsun ve onu sürsün, psikanalistin dediği gibi, yaşam enerjisini otomobiller üzerine yönlendirsin, o zaman bir sokak çtedeki otomobilin arkasından bakarak otomobilin karbüratöründeki farkı size anlatacaktır.

📖 Sayfa 105 · Kamuoyu, Walter Lippmann

Para mübadelesinde olduğu gibi söz mübadelesinde de savaşa bağlı dalgalanmalar vardır..

Kamuoyu, Walter Lippmann

Bir kent sakininin hayatında yalnızlık, sessizlik ve kolaylık yoktur. Geceleri sesli ve ışıltılıdır. Büyük şehrin insanları, şimdi şiddetli ve rahatsız edici, sonu gelmez bir ritme dönüşmüş aralıksız bir gürültüyle taciz edilmektedir. Modern sanayileşme altında, fikirler gürültü deryasında boğulmaktadır.

📖 Sayfa 107 · Kamuoyu, Walter Lippmann

İnsanoğlu ifade etmek için sahip olduğu fikirlerden daha az sayıda sözcüğe hakimdir ve Jean Paul'un dediği gibi, dil solgun metaforlar sözlüğüdür.

📖 Sayfa 102 · Kamuoyu, Walter Lippmann

İçinde sansür barındırmayan bir propaganda yapmak kelimenin tam anlamıyla imkansızdır. Bir propagandayı yönetmek için halk ile olay arasında bir engel bulunmalıdır.

📖 Sayfa 82 · Kamuoyu, Walter Lippmann

Bir ordunun sahada görev yapan Kurmayları, halkın neleri anlayabileceğini ve anlaması gerektiğini kontrol edecek şekilde seçimlerini yapar.

📖 Sayfa 81 · Kamuoyu, Walter Lippmann

Tüm liderler devlet adamı değildir ve çekilmekten nefret ederler. Çoğu lider, işler ne denli kötü olursa olsun, diğer adamın işleri daha kötüleştirmeyeceğine inanmakta zorlanır. Pasif biçimde oturup halkın politika insidansını hissetmesini beklemezler, çünkü bu keşfin tesiri genellikle kendi sorumlulukları olur

📖 Sayfa 246 · Kamuoyu, Walter Lippmann

En meşhur bölümünde şunu yazmıştır "Bir prens, kendisinin merhametli, insancıl, sadık, dik başlı ve dini birisi olarak görünmesine yardımcı olmayacak hiçbir sozün dudaklarından kayıp gitmesine izin vermemelidir. Çünkü prensi görmek, prens ile temasa geçmek çok az kişinin sahip olabileceği bir fırsattır ve geri kalan insanlar sizi, sizle bire bir temasa geçerek değil, söylediklerinize göre yargılar.

📖 Sayfa 261 · Kamuoyu, Walter Lippmann

Sıkça Sorulan Sorular

Kamuoyu kimin eseridir?

Kamuoyu, Walter Lippmann tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1997'de yayımlanmıştır. Türkçeye Orhun Doğuş Yılmaz çevirmiştir.

Kamuoyu kaç sayfadır?

Kamuoyu, 417 sayfadır (Kabalcı Yayınevi baskısı).

Kamuoyu'nun en ünlü sözü nedir?

“Geriye dönüp baktığımızda, içinde yaşadığımız çevreyi nasıl da dolaylı olarak bildiğimizi görebiliyoruz.Artık, haberlerin bize hızlı mı yoksa yavaş mı geldiğini görebiliyoruz; ama gerçek bir resim olduğuna inandığımız her şeye, sanki çevrenin kendisiymiş gibi davranıyoruz.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Kamuoyu — Walter Lippmann. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4