CANLI

Münâcâtnâme'den Din Üzerine Hatırlanan Cümleler — Hace Abdullah-ı Ensari

Münâcâtnâme - Hace Abdullah-ı Ensari kitap alıntıları ve sözleri

Hace Abdullah-ı Ensari'nin Münâcâtnâme adlı kitabı, din konusunda dikkat çekici bir bakış sunar. Din severlerin Münâcâtnâme'den seçtiği en unutulmaz cümleler burada.

Yazar:Hace Abdullah-ı Ensari
Çevirmen:Emre Taşdemir
Yayınevi:Sufi Kitap
Sayfa Sayısı:96
Dil:Türkçe
ISBN:9786259524344
Okuma Süresi:2 sa. 43 dk.
Türler:Din (İslam), Tasavvuf-Mezhepler-Tarikatlar

Münâcâtnâme'den En Beğenilen Alıntılar

Mümin gönüller kereminle şen olsun Yakınlığınla bu aciz kulun sarhoş olsun Yolunda bağ olmasın ayağıma günahlar Aşkının güneşi ebedi gönül burcumda olsun..

📖 Sayfa 43 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

İlahî!
Bize bir kapı aç ki tüm hayırları açan sensin
Bizi kurtuluş yoluna ilet ki zira hidayete erdiren sensin
Senden başka kimseye el açmam
Zira onların hepsi fani, baki olan sensin!

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Kuldan hata ve zillet gelir, senden atâ ve rahmet.

📖 Sayfa 19 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

İlahî!
Biz talep etmeden lütfettiklerini, bizim yaşayamayışımız yüzünden yok etme, bize bahşettiğin güzellikleri ayıp ve kusurlarımız yüzünden kesintiye uğratma.

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Aşkına yabancı olan gurbeti kendine vatan edinmiştir. Gurbeti kendine vatan edinmiş biri nasıl vatanına, evine dönebilir?

📖 Sayfa 53 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

İlahî!

Muhabbetin bir güldür, dert ve belalar da o gülün dikenleri.
Nice kanasa da o güle müpteladır bu divanenin yüreği.

📖 Sayfa 40 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Ey yolunu şaşırmışların yol göstereni!
Ey biçarelere çare, avarelere derman kılan!
Ey dağılmışları birleştiren, düşmüşleri kaldıran!
Tut elimizden.

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

İlahi!

Senin zikrin olmadan gönül neye yarar?

📖 Sayfa 24 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Ümitsizliğin küfür olduğunu buyurdun
Emrine uydum umut dolu bir gönül getirdim.

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Ey yolulunu şaşırmışların yol göstereni!
Ey biçarelere, avarelere derman kılan!
Ey dağılmışları birleştiren, düşmüşler kaldıran!
Tut Elimizden....

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Biz talep etmeden lütfettiklerini, bizim yaraşamayışımız yüzünden yok etme, bize bahşettiğin güzellikleri ayıp ve kusurlarımız yüzünden kesintiye uğratma.

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Varlık ve yokluk endişesinden kurtulur muyum bir gün ?

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Gönülde Senden başkasına yer yoktur
Orası sultanlık sarayıdır, dilenciye yer yoktur

📖 Sayfa 30 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Ne Azizdir Seni Seninle Bilen.

📖 Sayfa 33 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Benimle olduğun ama benim bundan gafil olduğum günü nerede bulayım?

📖 Sayfa 20 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Dostlarının peşine takılan köpek bile geri çevrilmedi
Aslan-ı Kehf’in köpeğine ve kara taşa paye verildi
Köpek sıfatlı olup kalbim taş gibi olsa de
Engin rahmetin karşısında niçin ümitsizliğe düşeyim ki ?

📖 Sayfa 46 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Geçip giden ömrümüzü heba ettik.

📖 Sayfa 65 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Kereminle bu hâlime merhamet et
Bu düşkün ve müptela gönlüme merhamet et
Dertli sineme huzur veren tek şey ümidindir
Çağlayan göz pınarlarıma merhamet et.

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

İlahi !
Bir Ömür Seni aradım kendimi buldum. Şimdiyse kendimi arıyorum ve seni buluyorum

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Arif kulun seni nurunla bilir, muvahhid seni kurbiyet nurunla bilir ve gönül şem’i yanar.
Miskin odur ki seni yarattıklarınla bilir, yoksul odur ki seni delillerle bilir.
Ne azizdir seni seninle bilen.

📖 Sayfa 33 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Ya Rab!

Bana pak ve ayık bir gönül bahşet.

📖 Sayfa 19 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Aşkının yolunda beni önce kendimden geçir
Sonra da kendine varan bir yol bahşet

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Dostlarinla sohbet abı hayattır, ağyar ile sohbet ise ömre ziyandır.

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Elimden tut, tutunacak dalım kalmadı, özrümü kabul et zira senden kaçacak kudretim yok.

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

İlahî !
Hiç layık olmadığım halde beni muhabbetine yaraşır gördün..

📖 Sayfa 35 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Gözlerim durmaz ağlar, bilmem bu ağlayış hasretten midir yoksa nazdan mıdır?

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Bir ömür seni aradım kendimi buldum.
Şimdiyse kendimi arıyorum ve seni buluyorum.

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Ben bir derde müptelayım ki dermanı sensin
Bir aşka düşmüşüm ki maşuku sensin.
Ben kimim ki aşkına takat getireyim, seni marifetin hakkınca bileyim?
Sen kendini vasfettiğin ve methettiğin gibisin.
Mustafa'nın (sav) "Ya Rabbi seni hakkıyla methedemedik." dediğisin.
Seni hakkıyla metheden yine sensin.

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Bütün bir ömür seni aradım kendimi buldum.

📖 Sayfa 80 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Seni tanıyanın işleri hep aydınlıktır, seni tanımayanın yolu kapkaranlıktır.

📖 Sayfa 20 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

İlahi!
Ancak senin lütfuna dayanırım.
Ben neyim ki seni talep edeyim?
Sandığımdan daha noksan daha düşkün hâldeyim.

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

ilahi!
Her daim gönlümdesin, hazır ve nazırsın, öyleyse neden arayayım?

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Ilahî!
Bütün bir ömür seni aradım ama kendimi buldum.
Şimdi ise kendimi aramakta ve seni bulmaktayım.

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

ilahi!
Senin muhabbetinden uzaklastiran bütün nimetler ateştir, senin lütfundan gaflete düsüren her nimet derttir.

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

İlahî!
Senin çağırmadığından ne hayır gelir, senin istemediğin nereye varır? Ekilmemiş tohuma suyun ne faydası olur, aramayana bulmanın ne faydası olur?
Acı zakkum ağacına kenarındaki tatlı sudan ne fayda? Dikene aynı daldaki gülün hoş kokusundan ne fayda ?

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Ya Rab! Vuslatına gelen yolu göster
Yalnız sana muhtacım sana gelen yolu göster
Günah ve isyanlarım bağ olmasın ayaklarıma
Bana her iki cihandan öte vuslat bağını göster

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

İlahi!
Bir ömür seni aradim kendimi buldum.
Simdiyse kendimi ariyorum ve seni buluyorum.

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

İlahî!
Seni tanıyanın işleri hep aydınlıktır, seni tanımayanın yolu kapkaranlıktır.

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

senin muhabbetinden uzaklaştıran bütün nimetler ateştir, senin lütfundan gaflete düşen her nimet derttir. 

📖 Sayfa 39 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Doğru kulların devamlı İstiğfar etmekte, peki eğriler doğrulmak için ne yapmalı ?

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Bizi aşkına yaraşır kıl.
Kapından başka bir kapıya gitmemize izin verme.

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

İlahi!
Ey benden bana daha yakın olan!
Ey bana benden daha merhametli olan!
Bana hak ettiğimle değil kereminin şanıyla hükmet.

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

İlahî!
Zatın hakkı için, seni vasfeden sıfatların hakkı için, ism-i azamın hakkı için beni nefsime bırakma.

📖 Sayfa 43 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Affın her dem ümit verir.

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

İlahi !
Seni tanıyanın işleri hep aydınlıktır , seni tanımayanın yolu kapkaranlıktır.

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

İlahî!
Bizi aşkına yaraşır kıl.
Kapından başka bir kapıya gitmemize izin verme.

📖 Sayfa 58 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

İlahî!
Sana hakkıyla ibadet edemedim, yeteri kadar takatim yok.
Ama ümitliyim her iki cihanda senden başka kimsem yok.

📖 Sayfa 21 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

İlahî!
Her ne kadar fazla ibadet ve taatim yoksa da her iki cihanda bana kafi geleceğini bildiğim muhabbetin var. Beni bir Lahza bile muhabbetsiz Bırakma.

📖 Sayfa 66 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Ya rab!
Bize tövbe de sebat nasip et
Sana yaraşır şekilde ibadet nasip et

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Ya Rab!
Beni doğru yola erdirmeni dilerim
Pak ve her daim sana koşan bir can isterim
Lütfu Kerem’inle beni türlü nimetlere gark ettin
Sana her dem şükredecek bir dil isterim

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Bir göz ver ki rububiyetinden gayrısını görmesin, bir gönül ver ki umud etten gayrı bir endişe taşımasın.

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

İlahî!
Marifetin bize aman, lütfun bize ayandır.

📖 Sayfa 18 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Diğerleri şarap sarhoş iken ben sakiye sarhoş oldum. Onların sarhoşluğunu fani kıldın, benim sarhoşluğumu baki.

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Dikenler hoş olmasa da gül ile aynı bostandandır, Abdullah (yazarın kendisi) mücrimse de senin muhabbet bağındadır.

📖 Sayfa 46 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Eğer lütfedersen hiçbir şeyden korkum olmaz
Eğer adaletle hükmedersen helak olurum
Her gün yüz defa ikrar ederim
Bir avuç toprağım, toprak neye güç yetirebilir?

📖 Sayfa 91 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Acep şu cihanda görüldü mü hiç
Senin dergâhına yönelip de eli boş dönmüş olan .

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Biz beşeri cahil olarak vasfettin, cahilden ne ilim hasıl olur ?
Zayıf olarak vasfettin, zayıftan hatadan başka ne sadır olur ?

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Senden bize bunca şefkat ve merhamet varken nasıl senden gafil kalırız ? Sen ne güzel Rabsin.

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Ekilmemiş tohuma suyun ne faydası olur, aramayana bulmanın ne faydası olur ?

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

İlahi, Adın bize en güzel başlangıçtır.

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Sıkça Sorulan Sorular

Münâcâtnâme kimin eseridir?

Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari tarafından yazılmıştır. Türkçeye Emre Taşdemir çevirmiştir.

Münâcâtnâme kaç sayfadır?

Münâcâtnâme, 96 sayfadır (Sufi Kitap baskısı).

Münâcâtnâme'nin en ünlü sözü nedir?

“Mümin gönüller kereminle şen olsun Yakınlığınla bu aciz kulun sarhoş olsun Yolunda bağ olmasın ayağıma günahlar Aşkının güneşi ebedi gönül burcumda olsun..”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Münâcâtnâme — Hace Abdullah-ı Ensari. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4