
Hace Abdullah-ı Ensari'nin Münâcâtnâme adlı kitabı, din konusunda dikkat çekici bir bakış sunar. Din severlerin Münâcâtnâme'den seçtiği en unutulmaz cümleler burada.
Münâcâtnâme'den En Beğenilen Alıntılar
Mümin gönüller kereminle şen olsun Yakınlığınla bu aciz kulun sarhoş olsun Yolunda bağ olmasın ayağıma günahlar Aşkının güneşi ebedi gönül burcumda olsun..
📖 Sayfa 43 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
İlahî!
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Bize bir kapı aç ki tüm hayırları açan sensin
Bizi kurtuluş yoluna ilet ki zira hidayete erdiren sensin
Senden başka kimseye el açmam
Zira onların hepsi fani, baki olan sensin!
Kuldan hata ve zillet gelir, senden atâ ve rahmet.
📖 Sayfa 19 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
İlahî!
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Biz talep etmeden lütfettiklerini, bizim yaşayamayışımız yüzünden yok etme, bize bahşettiğin güzellikleri ayıp ve kusurlarımız yüzünden kesintiye uğratma.
Aşkına yabancı olan gurbeti kendine vatan edinmiştir. Gurbeti kendine vatan edinmiş biri nasıl vatanına, evine dönebilir?
📖 Sayfa 53 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
İlahî!
📖 Sayfa 40 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Muhabbetin bir güldür, dert ve belalar da o gülün dikenleri.
Nice kanasa da o güle müpteladır bu divanenin yüreği.
Ey yolunu şaşırmışların yol göstereni!
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Ey biçarelere çare, avarelere derman kılan!
Ey dağılmışları birleştiren, düşmüşleri kaldıran!
Tut elimizden.
İlahi!
📖 Sayfa 24 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Senin zikrin olmadan gönül neye yarar?
Ümitsizliğin küfür olduğunu buyurdun
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Emrine uydum umut dolu bir gönül getirdim.
Ey yolulunu şaşırmışların yol göstereni!
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Ey biçarelere, avarelere derman kılan!
Ey dağılmışları birleştiren, düşmüşler kaldıran!
Tut Elimizden....
Biz talep etmeden lütfettiklerini, bizim yaraşamayışımız yüzünden yok etme, bize bahşettiğin güzellikleri ayıp ve kusurlarımız yüzünden kesintiye uğratma.
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Varlık ve yokluk endişesinden kurtulur muyum bir gün ?
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Gönülde Senden başkasına yer yoktur
📖 Sayfa 30 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Orası sultanlık sarayıdır, dilenciye yer yoktur
Ne Azizdir Seni Seninle Bilen.
📖 Sayfa 33 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Benimle olduğun ama benim bundan gafil olduğum günü nerede bulayım?
📖 Sayfa 20 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

Dostlarının peşine takılan köpek bile geri çevrilmedi
📖 Sayfa 46 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Aslan-ı Kehf’in köpeğine ve kara taşa paye verildi
Köpek sıfatlı olup kalbim taş gibi olsa de
Engin rahmetin karşısında niçin ümitsizliğe düşeyim ki ?
Geçip giden ömrümüzü heba ettik.
📖 Sayfa 65 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Kereminle bu hâlime merhamet et
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Bu düşkün ve müptela gönlüme merhamet et
Dertli sineme huzur veren tek şey ümidindir
Çağlayan göz pınarlarıma merhamet et.
İlahi !
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Bir Ömür Seni aradım kendimi buldum. Şimdiyse kendimi arıyorum ve seni buluyorum
Arif kulun seni nurunla bilir, muvahhid seni kurbiyet nurunla bilir ve gönül şem’i yanar.
📖 Sayfa 33 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Miskin odur ki seni yarattıklarınla bilir, yoksul odur ki seni delillerle bilir.
Ne azizdir seni seninle bilen.
Ya Rab!
📖 Sayfa 19 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Bana pak ve ayık bir gönül bahşet.
Aşkının yolunda beni önce kendimden geçir
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Sonra da kendine varan bir yol bahşet
Dostlarinla sohbet abı hayattır, ağyar ile sohbet ise ömre ziyandır.
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Elimden tut, tutunacak dalım kalmadı, özrümü kabul et zira senden kaçacak kudretim yok.
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
İlahî !
📖 Sayfa 35 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Hiç layık olmadığım halde beni muhabbetine yaraşır gördün..
Gözlerim durmaz ağlar, bilmem bu ağlayış hasretten midir yoksa nazdan mıdır?
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Bir ömür seni aradım kendimi buldum.
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Şimdiyse kendimi arıyorum ve seni buluyorum.
Ben bir derde müptelayım ki dermanı sensin
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Bir aşka düşmüşüm ki maşuku sensin.
Ben kimim ki aşkına takat getireyim, seni marifetin hakkınca bileyim?
Sen kendini vasfettiğin ve methettiğin gibisin.
Mustafa'nın (sav) "Ya Rabbi seni hakkıyla methedemedik." dediğisin.
Seni hakkıyla metheden yine sensin.
Bütün bir ömür seni aradım kendimi buldum.
📖 Sayfa 80 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Seni tanıyanın işleri hep aydınlıktır, seni tanımayanın yolu kapkaranlıktır.
📖 Sayfa 20 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari

İlahi!
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Ancak senin lütfuna dayanırım.
Ben neyim ki seni talep edeyim?
Sandığımdan daha noksan daha düşkün hâldeyim.
ilahi!
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Her daim gönlümdesin, hazır ve nazırsın, öyleyse neden arayayım?
Ilahî!
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Bütün bir ömür seni aradım ama kendimi buldum.
Şimdi ise kendimi aramakta ve seni bulmaktayım.
ilahi!
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Senin muhabbetinden uzaklastiran bütün nimetler ateştir, senin lütfundan gaflete düsüren her nimet derttir.
İlahî!
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Senin çağırmadığından ne hayır gelir, senin istemediğin nereye varır? Ekilmemiş tohuma suyun ne faydası olur, aramayana bulmanın ne faydası olur?
Acı zakkum ağacına kenarındaki tatlı sudan ne fayda? Dikene aynı daldaki gülün hoş kokusundan ne fayda ?
Ya Rab! Vuslatına gelen yolu göster
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Yalnız sana muhtacım sana gelen yolu göster
Günah ve isyanlarım bağ olmasın ayaklarıma
Bana her iki cihandan öte vuslat bağını göster
İlahi!
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Bir ömür seni aradim kendimi buldum.
Simdiyse kendimi ariyorum ve seni buluyorum.
İlahî!
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Seni tanıyanın işleri hep aydınlıktır, seni tanımayanın yolu kapkaranlıktır.
senin muhabbetinden uzaklaştıran bütün nimetler ateştir, senin lütfundan gaflete düşen her nimet derttir. 
📖 Sayfa 39 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Doğru kulların devamlı İstiğfar etmekte, peki eğriler doğrulmak için ne yapmalı ?
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Bizi aşkına yaraşır kıl.
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Kapından başka bir kapıya gitmemize izin verme.
İlahi!
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Ey benden bana daha yakın olan!
Ey bana benden daha merhametli olan!
Bana hak ettiğimle değil kereminin şanıyla hükmet.
İlahî!
📖 Sayfa 43 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Zatın hakkı için, seni vasfeden sıfatların hakkı için, ism-i azamın hakkı için beni nefsime bırakma.
Affın her dem ümit verir.
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
İlahi !
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Seni tanıyanın işleri hep aydınlıktır , seni tanımayanın yolu kapkaranlıktır.
.jpeg)
İlahî!
📖 Sayfa 58 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Bizi aşkına yaraşır kıl.
Kapından başka bir kapıya gitmemize izin verme.
İlahî!
📖 Sayfa 21 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Sana hakkıyla ibadet edemedim, yeteri kadar takatim yok.
Ama ümitliyim her iki cihanda senden başka kimsem yok.
İlahî!
📖 Sayfa 66 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Her ne kadar fazla ibadet ve taatim yoksa da her iki cihanda bana kafi geleceğini bildiğim muhabbetin var. Beni bir Lahza bile muhabbetsiz Bırakma.
Ya rab!
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Bize tövbe de sebat nasip et
Sana yaraşır şekilde ibadet nasip et
Ya Rab!
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Beni doğru yola erdirmeni dilerim
Pak ve her daim sana koşan bir can isterim
Lütfu Kerem’inle beni türlü nimetlere gark ettin
Sana her dem şükredecek bir dil isterim
Bir göz ver ki rububiyetinden gayrısını görmesin, bir gönül ver ki umud etten gayrı bir endişe taşımasın.
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
İlahî!
📖 Sayfa 18 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Marifetin bize aman, lütfun bize ayandır.
Diğerleri şarap sarhoş iken ben sakiye sarhoş oldum. Onların sarhoşluğunu fani kıldın, benim sarhoşluğumu baki.
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Dikenler hoş olmasa da gül ile aynı bostandandır, Abdullah (yazarın kendisi) mücrimse de senin muhabbet bağındadır.
📖 Sayfa 46 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Eğer lütfedersen hiçbir şeyden korkum olmaz
📖 Sayfa 91 · Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Eğer adaletle hükmedersen helak olurum
Her gün yüz defa ikrar ederim
Bir avuç toprağım, toprak neye güç yetirebilir?
Acep şu cihanda görüldü mü hiç
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Senin dergâhına yönelip de eli boş dönmüş olan .
Biz beşeri cahil olarak vasfettin, cahilden ne ilim hasıl olur ?
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Zayıf olarak vasfettin, zayıftan hatadan başka ne sadır olur ?
Senden bize bunca şefkat ve merhamet varken nasıl senden gafil kalırız ? Sen ne güzel Rabsin.
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Ekilmemiş tohuma suyun ne faydası olur, aramayana bulmanın ne faydası olur ?
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
İlahi, Adın bize en güzel başlangıçtır.
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari
Sıkça Sorulan Sorular
Münâcâtnâme kimin eseridir?
Münâcâtnâme, Hace Abdullah-ı Ensari tarafından yazılmıştır. Türkçeye Emre Taşdemir çevirmiştir.
Münâcâtnâme kaç sayfadır?
Münâcâtnâme, 96 sayfadır (Sufi Kitap baskısı).
Münâcâtnâme'nin en ünlü sözü nedir?
“Mümin gönüller kereminle şen olsun Yakınlığınla bu aciz kulun sarhoş olsun Yolunda bağ olmasın ayağıma günahlar Aşkının güneşi ebedi gönül burcumda olsun..”