CANLI

Mustafa Kara'nın Tasavvuf ve Tarikatlar Adlı Eserinde Din Üzerine Hatırlanan Cümleler Kaleme Almış

Tasavvuf ve Tarikatlar - Mustafa Kara kitap alıntıları ve sözleri

Mustafa Kara'nın Tasavvuf ve Tarikatlar adlı kitabı 1994'te yayımlanmış, 99 sayfalık bir Tarih eseridir. Aşağıdaki alıntılar, Tasavvuf ve Tarikatlar'ı okuyan binlerce kişinin favorilerinden oluşuyor.

Yazar:Mustafa Kara
İlk Yayın:1994
Yayınevi:İletişim Yayınları
Sayfa Sayısı:99
Dil:Türkçe
Okuma Süresi:2 sa. 48 dk.
Türler:Tarih, Din (İslam), Tasavvuf-Mezhepler-Tarikatlar

Tasavvuf ve Tarikatlar'dan En Beğenilen Alıntılar

Tusterî tevekkülün üç göstergesini şöyle sıralamıştır: "Kimseden bir şey istememek; verileni reddetmemek ve ele geçeni biriktirmemek." Kirmanî bu psikolojiyi daha değişik kelimelerle ifade etmiştir: "Tevekkül, bulmak veya kaybetmek sırasında kalbin sukûnet içinde olmasıdır."

📖 Sayfa 33 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Tekkenin kapısı hiç kimseye kapatılamaz. O kapı herkese açıktır. Hatta tekke adabında "kapatmak" kelimesi bile kullanılmaz ve soğuk karşılanır. Kapı kapatmak yerine "kapıyı sırlamak" veya "kapıyı dinlendirmek" ifadesi kullanılır.

📖 Sayfa 63 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Sünni toplumlardaki gibi bir tarikat vakıasıyla karşılaşmayan Şii İran'da, İrfaniye adıyla konunun bu felsefi boyutu çok canlı olarak yaşamaktadır. Humeyni'nin de­vamlı okuttuğu kitaplardan birinin Fususu'l-hikem olması ve onu şerhetmesi bunun dikkat çekici belgelerinden sadece bir tanesidir.

Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Mürid aslında irade eden, isteyen demektir. Fakat tasavvufi hayatta, aksine mürid hiçbir şey istemeyen, hiçbir şey irade etmeyen kimsedir.

📖 Sayfa 27 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Allah'ım bana ,sana kavuşma şevki ihsan etmeni niyaz ediyorum.

Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Rabiatü'l Adeviyye şöyle diyor: "Rabbim, eğer cehennemden korktuğum için sana tapıyorsam beni oraya at! Yok eğer cennete girmek için ibadet ediyorsam bana onu da haram kıl. Fakat sadece ve sadece senin için kulluk yapıyorsam ebedi güzelliğini temaşa etmeyi bana nasib et."

📖 Sayfa 17 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Cüneyd (ks):
Sufi toprak gibidir. Kötü olan her şey onun üzerine atılır, fakat ondan, güzelden başka bir şey çıkmaz. Yer gibidir, iyisi de kötüsü de ona ba­sar. Bulut gibidir her şeyi gölgelendirir. Yağmur gi­bidir her şeyi sular.

Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Yahya b. Muaz dikkat çekiyor: "Tevbeden sonra işlenen bir günah; tevbeden önce işlenen yetmiş günahtan daha çirkindir."

📖 Sayfa 31 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

İlk dönemlerde caminin dı­şında belirleyici dini bir müessese yoktu. İslam top­lumunun dini merkezi cami olduğu gibi ilmi, siyasi, askeri, hukuki konuların görüşülüp tartışıldığı yer de cami idi. Bugün Medine'de bulunan Mescid-i Nebe­vi ve onun bir bölümü olan Suffa'yı ilk medrese ola­rak kabul edenler olduğu gibi, ilk tekke olarak de­ğerlendirenler de vardır.

📖 Sayfa 59 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

"Ağlayınız, ağlayamazsanız ağlar gibi hüzünlü olunuz..."

Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Vahdet-i vucüda tenkit yöneltenterin bir endişesi de şudur: Kainatta tek varlık vardır, o da Allah'tır noktasından varolan her şey Alah'tır noktasına ora­dan da kainat Allah'tır neticesine gidilmesidir. Bir diğer ifade ile vahdet-i vucüd her an vahdet-i mev­cuda, yani materyalist panteizme dönüşebilir. Onun için, lbn Arabi'nin büyüklüğünü kabul ettiği halde bu tehlikeyi de gözardı etmeyen bazı bilginler İbn Arabi'yi reddetmemekle beraber eserlerinin okun­masını uygun görmemişlerdir.

Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

"Hakikata ulaşanın şeriata ihtiyacı yoktur" düşüncesi hakkında Mevlana şöyle diyor: "Şeriat mum gibidir, yanar yol gösterir. Ele mum almakla yol alınamadığı gibi, mum almadan da yol katedilmiş olmaz. Yola düştün mü, işte bu tarikattır. Sevgiliye eriştin mi bu hakikattır."

📖 Sayfa 42 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Cumhuriyet döneminde en çok töhmet altında tutulan tarikat da Nakşilik olmuştur. Özellikle Şeyh Sait İsyanı ve Menemen Hadisesi vesile edilerek bu tarikat mensuplarına yönelik siyasi teşeb­büslerde bulunulmuştur.

Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Cüneyd-i Bağdadi ilk yüzyıllarda sufilerin yaşadığı bölgeleri ve bun­ların özellikle işledikleri konuları şöyle sıralamış­tır: Bağdat'ta şathiye ve ibadet, Horasan'da gönül ve cömertlik, Basra'da zühd ve kanaat, Şam'da yumuşak huyluluk ve teslimiyet, Hicaz'da sabır ve inabet.

Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Vecdin coşkunluğunu yaşamak ve bu coşkuyu gözyaşlarıyla çoğaltmak açısından zikir meclisleri belki de tasavvufi hayatın en canlı köşelerinden birini meydana getirir. Fakat sufiler bu meclisiere tabir caizse "vitrin" olarak bakarlar ve esas işin bu vecdin arkasında olduğunu düşünürler.

📖 Sayfa 36 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Sufi toprak gibidir.
Kötü olan her şey onun üzerine atılır, fakat ondan, güzelden başka bir şey çıkmaz.
Yer gibidir, iyisi de kötüsü de ona basar.
Bulut gibidir her şeyi gölgelendirir.
Yağmur gibidir her şeyi sular

📖 Sayfa 7 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Insanların tasavvuf ve tarikatlara girişi çoğu zaman bir bunalım, sıkıntı, ümitsizlik ve kargaşa ile izah edilmiştir.
Olaya kişi planında bakıldığı zaman bunlara delil bulmak mümkünse de, bütün hareketi benzer sebeplere bağlamak doğru değildir.
Esas se­bep Mevlana'nın "suyu arayan adam" benzetmesin­dedir:

Susuzlar bu dünyada her zaman suyu arar Su da yana yakıla susuzu arar sorar.

📖 Sayfa 8 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Mutasavvıfların ifadelerinden anlaşılan bir diğer gerçek de şudur: Mükemmel bir mürşid olmak ne kadar zorsa yeterli ve samimi bir mürid olmak da o kadar zordur. Tasavvufi terbiyede esas olan mürid-mürşid arasındaki manevi alışveriştir.

📖 Sayfa 29 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Tasavvufun en çok ve en sert bir şekilde tepki gören konusu Vahdet-i Vucuddur. Niçin? Çünkü bu sistemin tesbit ve teşhislerinin çoğu ilk bakışta Kur'an-ı Kerim'le çelişmektedir. Sözgelimi "Lailahe illallah ifadesi" İslamın temelidir ve "Allah'tan başka ilah yoktur" manasına gelmektedir. Bundan "Allah'tan başka varlık yoktur" anlamını çıkarmak yanlıştır.

Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Sufilerin hayat hikayeleri ve menkıbelerine bakıldığı zaman çok değişik şeylerin tevbeye sebep olduğu görülmektedir. Okunan bir kitap, dinlenen bir sohbet, duyulan bir ayet, görülen bir rüya, hatta yolda bulunan ve üzerinde besmele yazılmış kağıt parçasına saygı duymak...

📖 Sayfa 30 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Mürşid, müridin mizaç ve durumuna göre değişik yollarla nefis terbiyesini gerçekleştirir.
Mesela, kibir ve gururlu mürid için uygulanan usullerden biri de onu "dilencilikle" yüzyüze bırakmaktır.

📖 Sayfa 28 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Zahidler, Kur'an-ı Kerim'in işaret ettiği "insanda iki kalp yoktur" tesbitinden hareketle, kişinin ancak bir şeyi sevebileceği kanaatındadırlar. Hem malı mülkü, hem de Allah'ı sevmek mümkün değildir. İnançta Allah'a ortak koşmak gibi sevgide de ortak tutmak yanlıştır.

📖 Sayfa 33 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Fritz Meier'in yorumu ise şöyle: "Tasavvuf İs­lam cemaatı içinde Peygamber döneminin iman tazeliğini yeniden yaşatmak, her yandan gelen şüphe, tereddüt, yalnızlık ve kargaşalara karşı dinin as­ıl otoritesine bir dönüş sağlamak gayreti olarak gö­rülebilir."

Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Terimlerin zaman içinde değişik boyutlar kazandığına daha önce işaret edilmişti. Zikir bunun en güzel örneğidir. İlk yüzyıllarda yapılan ferdi ve toplu zikirlerle 12. yüzyıldan, yani tarikatların oluşmasından sonra icra edilen zikir meclisleri arasında büyük farklar vardır. Bu farkların tarikatiara göre de değiştiği ilave edilirse konu daha iyi anlaşılmış olur.

📖 Sayfa 35 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Tevbe nedir sorusunu Cüneyd "günahı unutmandır"; Tusterî, "günahı unutmamandır" şeklinde cevaplamıştır.

📖 Sayfa 30 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Sufilere göre hayatın çeşitli safhalarında karşılaştığı menfiliklerle katılaşmış olan kalp, zikir psikolojisinin şifalı eliyle yumuşamakta, temizlenmekte, parlamakla ve hakikatları aksettirebilecek bir kıvama gelmektedir.

📖 Sayfa 36 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Bektaşilik İslam dünyasında ortaya çıkan ve yaygınlık kazanan ilginç tarikatlardan biridir. Diğer tarikatlara benzemeyen tarafı müsamaha sını­rını çok genişletmesi sebebiyle toplumdaki bütün heterodoks zümrelere kucak açmış olmasıdır.

Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Hemen bütün tasavvuf klasikleri, kendi mesleklerinin bir özeleştirisi ile başlar. 10.
yüzyılda Taarruf'un yazarı önsözde ne demişse, 20. yüzyılda yaşayan Abdülhakim Arvasi de yaklaşık aynı şeyleri söylemiştir. Her sufi kendinden önceki dönemi iyi ve kaliteli, kendi asrındaki sufileri zayıf ve yetersiz görmektedir. Bu bakış açısı, sufilere "çekidüzen" verdiği gibi, tasavvufi düşüncenin yanlış noktalara kaymasına da bir ölçüde engel olmuştur.

Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

İnsanlar arasındaki dostluğu ortadan kaldıran şey dünya sevgisidir.

📖 Sayfa 17 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Nakşibend, kendisinden yıllarca önce yaşamış Hakim Tirmizi ile Abdülhalık Gucduva­nî'nin ruhaniyetinden de feyiz aldığı için "üveysl" meşrebe de sahip olmuştur.
Onun tasavvuf dünyasına getirdiği zenginlik sessiz (hafi) zikirdir.

📖 Sayfa 72 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Halvetin bütün gereklerini yerine getirmeyenin az konuşması işe yaramaz. Nefsini susmaya alıştırmayanın tevbesi de sıhhatli olamaz.

📖 Sayfa 32 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Devrinin sufilerinden, şeyhlerinden yaka silken bir mutasavvıf da Niyazi-i Mısri'dir:
Gerçi her kiişede "şeyhim" der çoktur
Binde birinin de irfanı yoktur.

📖 Sayfa 23 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Susuzlar bu dünyada her zaman suyu arar. Su da yana yakıla susuzu arar sorar.

Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

"Tasavvuf tarihinde en çok sevilen ve en çok yerilen kitap hangisidir" şeklindeki bir soru sorulsa kesin cevabı Füsusu'l-Hikem'dir.

📖 Sayfa 88 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Susuzlar bu dünyada her zaman suyu arar
Su da yana yakıla susuzu arar sorar.
Mevlana

📖 Sayfa 8 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Medeniyetler arası kültür alış-verişi her zaman ol­muştur. Dolayısıyle Islam medeniyeti komşu mede­niyetlerden etkilendiği gibi bazılarına da etki etmiş­tir. Bodley'in "Rönesansı lslamiyet'e borçluyuz" ifa­desi ne kadar doğru ise, 9. yüzyılda Helenistİk felse­fenin Islam alemindeki tesiri de o kadar doğrudur

📖 Sayfa 11 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

"Kim Allah'a tevekkül ederse O ona yeter, onu ummadığı yerden rızıklandırır." (Talak, 65/3)

📖 Sayfa 33 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Geylani'nin temkinli ifadeleri, dini sınırları zorlamayan fikirleri kadar coşkulu zikir meclisleri de kalabalıkları cezbetmiş ve Endülüs'ten Malezya'ya kadar uzanan topraklarda yayılma imkanı bulmuştur. Tarikat pirinin fikir ve düşünceleri tasavvufi düşünceye sert tenkidler yöneltmekle meşhur İbn Teymiye'nin bile eleştirilerine hedef olmamıştır.

Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

"Eğer Allah'a gerçekten tevekkül edebilseydiniz, O kuşlara
verdiği gibi, size rızık verirdi ... " (Tirmizi, Zühd, 33).

📖 Sayfa 12 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

İslam medeniyetinde güzel sanatların teşvik ve koruyucusu dergahlar olmuştur. Sanatla ta­savvufun bir ortak noktası vardır: His dünyası. Dola­yısıyle tekkenin aradığı yaratılış sanatkarda, sanat­karın özlediği psikolojik ortam ise tekkededir. Şiir ve musıkîmizin bütün dehaları tekkeden feyz alan kimselerdir: Yunus bir derviş olduğu gibi Dede Efendi de bir derviştir.(*)

📖 Sayfa 62 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Bu dönem melâmîlerinin önem verdikleri bir konu da adı dergâh olan belli bir yerde toplanmadan sosyal hayatın içinde olmak ve bir iş tutmak.

📖 Sayfa 17 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Aslında felsefî bir akım olan panteizmle vahdet-i vucûdun en azından şekil olarak birbirine benzemeleri de sözkonusudur. Fakat her felsefe belli bir kültür ortaminin ürünüdür ve o ortamdan beslenir. Bu açıdan panteizmle vahdet-i vucûd tabiî olarak farklı olacaktir.

📖 Sayfa 46 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Tarikatın zikri sesli olup, ayakta, oturarak, sallanarak yapılır. Zamanla bazı zikir meclislerinde, vücûda şiş sokmak, kılıcın keskin tarafına basmak gibi davranışlar da -şüphede olanları ikna etmek için- görülmüştür.

📖 Sayfa 70 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

dikkat çekici bir yakınlık da tekke ile kışla arasındadır. bektaşilik tarikatı ile yeniçeri ocağı arasında öyle bir sıcak ilişki oluşmuştur ki ordunun adı, ocağ-ı bektaşiyan ol­duğu gibi, hiyerarşik düzenine de silsile-i tarik-i bektaşiyan adı verilmiştir. 1826'da devlet yeniçeri ocağını kaldırırken bektaşi tarikatını da yasakla­mıştı.

Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Cüneyd'in aksine coşkun bir tasavvufi hayatı temsil eden Hallac'ın bu manevi sarhoşluğu esna­sında ene'l-hak (Ben hakkım) demesi sebebiyle ida­ma mahkum edilmesi, taşlanarak öldürülmesi İs­lam tarihinde tasvir edilen en hazin olaylardan bi­ridir. Denebilir ki, Hz. İsa'nın çarmıha gerildiğine dair Hıristiyan inancının getirdiği hüznün İslam dünyasındaki karşılığı iki Hüseyin olmuştur: Kerbela'da Hz. Hüseyin, Bağdat'ta Hüseyin (Hallac).

Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Medeniyetler arası kültür alış-verişi her zaman olmuştur. Dolayısıyle İslam medeniyeti komşu me­deniyetlerden etkilendiği gibi bazılarına da etki et­miştir. Bodley'in "Rönesansı İslamiyet'e borçluyuz" ifadesi ne kadar doğru ise, 9. yüzyılda Helenistik fel­sefenin İslam alemindeki tesiri de o kadar doğrudur.

Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Dünyaya ve maddeye hırsla sarılmamak için sufilerin ahlâkında yeralan bir terim de cömertliktir. Ilk sufîlerden Bişri-Hafi "cimriyi görmek kalbe katılık verir" derken, Kuşeyrî üçlü bir tasnif getirmektedir: Seha, cûd, isâr. Malının bir kısmını veren seha, çoğunu veren seyrî cûd, başkalarını kendisine tercih eden ise isâr sahibidir. Isar ahlâkı üzerinde özellikle duran sufi Ebu Hüseyin Nuri'dir (OI. 295/907). Onun sufi tarifi de konu ile ilgilidir. "Sufînin vasfı, bulamadığı zaman huzur ve sükûn içinde olması, bulduğu zaman ise başkasını kendisine tercih etmesidir".

📖 Sayfa 34 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Tasavvuf tarihinin en büyük kadın şahsiyeti Rabiatü'l-Adeviyye'dir. Basralı olan Rabia, özellikle ta
tasavvufi düşünceye "aşk" boyutunu getirmekle tanınir.
"Büyük işleri hep erkekler yapıyor, kadınlardan Peygamber de yoktur, sen bu sözleri nereden buludursun?" diyenlere “Tarihte hiçbir kadında Firavun gibi ben sizin en yüce Rabbinizim, demedi" şeklinde cevap vermişti.

📖 Sayfa 15 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

"Insanlar arasındaki dostluğu ortadan
kaldıran şey dünya sevgisidir"

📖 Sayfa 17 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Kitaplarda, hal ve makamlar genellikle birlikte açıklanmakla beraber, sufiler hal ve makam arasında fark görürler. Onlara göre hal anlık bir duygudur, şimşek gibi çakar ve geçer. Makam ise sufinin uzun zaman içinde bulunduğu bir tasavvufi hal ve ahlak kaidesidir.

📖 Sayfa 26 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Denebilir ki, Hz. lsa'nın çarmıha gerildiğine dair Hıristiyan inancının getirdiği hüznün Islam dünyasındaki karşılığı iki Hüseyin olmuştur: Kerbela'da Hz. Hüseyin, Bağdat'ta Hüseyin (Hallac).

📖 Sayfa 19 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Sultanu'l-arifin lakabını alan Bistami'nin tasavvufi hayatı sekr ağırlıklı bir görünüm arzeder. O, manevi sarhoşluğu içinde söylediği şathiyelerle meşhurdur: "Kendimi tenzih ederim, benim şanım ne yücedir". "Cübbemin içinde Allah'tan başkası yoktur". "Öyle bir deryaya daldım ki, Peygamberler sahilde kalakaldı" ifadeleri en meşhurlarıdır. Bu ve benzeri ifadelere sufiler genellikle hoşgörü ile bak­mışlar, kendinden geçme halinin tabii neticesi olan bu ifadelerden dolayı süfilerin sorumlu tutulmama­sını savunmuşlardır.

Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Tekkenin kapısı hiç kimseye kapatılamaz. O kapı herkese açıktır. Hatta tekke âdâbında "kapatmak" kelimesi bile kullanılmaz ve soğuk karşılanır. Kapı kapatmak yerine "kapıyı sırlamak" veya "kapıyı din­lendirmek" ifadesi kullanılır.

📖 Sayfa 62 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Bektaşilik tarikatı ile Yeniçeri ocağı arasında öyle bir sıcak ilişki oluşmuştur ki ordunun adı, ocağ-ı bektaşiyan olduğu gibi, hiyerarşik düzeni­ne de silsile-i tarik-i bektaşiyan adı verilmiştir. 1826'da devlet Yeniçeri ocağını kaldırırken bektaşi tarikatını da yasaklamıştı.

📖 Sayfa 61 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

"Rabbım, eğer cehennemden korktuğum için sana tapıyorsam beni oraya at! Yok eğer cennete girmek için ibadet ediyorsam bana onu da haram kıl. Fakat sadece ve sadece senin için kul­luk yapıyorsam ebedi güzelliğini temaşa etmeyi bana nasib et."

📖 Sayfa 15 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Cüneyd-i Bağdadi ilk yüzyıllarda sufîlerin yaşadığı bölgeleri ve bunların özellikle işledikleri konuları şöyle sıralamıştır: Bağ­dat'ta şathiye ve ibadet, Horasan'da gönül ve cö­mertlik, Basra'da zühd ve kanaat, Şam'da yumuşak huyluluk ve teslimiyet, Hicaz'da sabır ve inabet.

📖 Sayfa 14 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Bektaşilik Islam dünyasında ortaya çıkan ve yay­gınlık kazanan ilginç tarikatlardan biridir. Diğer ta­rikatlara benzemeyen tarafı müsamaha sınırını çok genişletmesi sebebiyle toplumdaki bütün hetero­doks zümrelere kucak açmış olmasıdır. Tarikatın, Osmanlı döneminde tutunması ve yayıl­masının esas sebebi Yeniçerilikle kurduğu bağdır. Bu bağ o kadar kuvvetli idi ki devlet 1826'da Yeniçe­riliği kaldırdığı zaman Bektaşiliği de yasaklamıştır.

📖 Sayfa 65 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

"Büyük işleri hep erkekler yapıyor, kadınlardan Peygamber de yoktur, sen bu sözleri nereden buluyorsun?" diyenlere "Tarihte hiçbir kadın da Firavun gibi ben sizin en yüce Rabbinizim, demedi" şeklinde cevap vermişti."
Rabiatü'l-Adeviyye

📖 Sayfa 15 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Susuzlar bu dünyada her zaman suyu arar
Su da yana yakıla susuzu arar sorar.

Hz.Mevlana

📖 Sayfa 8 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Insan, insanın mizacı, aldığı kültür, meselelere bakış tarzı tasavvufi hayata ilgi duyup duymamasına, sempati veya antipati beslemesine tesir etmektedir. Her insan böyle bir yaşama ve düşünme ile, ruhi ve mistik yorumlarla tatmin olmamakta, sözgelimi, kalbi melekelerden çok akli kabiliyetlere ilgi duyabilmektedir. Aslında sufiler bu "yaratılış" gerçeğinin farkındadırlar. Bunun en açık delili tasavvufi hayata girmek isteyen herkesi kabul etmemeleri, bazı denemelerden sonra karar vermeleridir.

📖 Sayfa 12 · Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara

Sıkça Sorulan Sorular

Tasavvuf ve Tarikatlar kimin eseridir?

Tasavvuf ve Tarikatlar, Mustafa Kara tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1994'te yayımlanmıştır.

Tasavvuf ve Tarikatlar kaç sayfadır?

Tasavvuf ve Tarikatlar, 99 sayfadır (İletişim Yayınları baskısı).

Tasavvuf ve Tarikatlar'ın en ünlü sözü nedir?

“Tusterî tevekkülün üç göstergesini şöyle sıralamıştır: "Kimseden bir şey istememek; verileni reddetmemek ve ele geçeni biriktirmemek." Kirmanî bu psikolojiyi daha değişik kelimelerle ifade etmiştir: "Tevekkül, bulmak veya kaybetmek sırasında kalbin sukûnet içinde olmasıdır."”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Tasavvuf ve Tarikatlar — Mustafa Kara. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4