
Kemal Tahir'in kaleme aldığı Notlar-Mektuplar, hikmetli sözleriyle okurların sıkça başvurduğu bir eserdir. Klasik edebiyat okuyucularının Notlar-Mektuplar'dan en çok alıntıladığı cümleler burada.
Notlar-Mektuplar'dan En Beğenilen Alıntılar
Bir meselenin iç yüzünü bilmeden konuşmak ukalalıktır.
📖 Sayfa 270 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Kederini seziyorum ... ben esaslı bir çare keşfettim. Mutlaka yazı yazmak. Sen romancılığı erbabına bırakacağına lütfen hatıralarını olsun yazmaya başla! Bir Amerikan muharriri, (başımızdan geçenleri mutlaka yazmalıyız. Hem de vakit geçirmeden.) diyor...
📖 Sayfa 213 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Bence asıl ölmek
Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
İstenilmeyen dünyada yaşamaktır.
Her yirmi dört saatte yirmi dört kere ölerek!
Zenaatlerin ekserisinde esas, zenaatkarın beğenmesidir. Terzilikte bunun tersi! Mutlaka müşteri beğenecek...
📖 Sayfa 312 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Ben sana aşık olmakla meşgulüm...
Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Bir Fransız darbı meseli: "" diye bir laf eder ki doğrudur.
📖 Sayfa 230 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Bir var, Bir yokmuş gibi geçenleri unutup,
Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Kabuğumun içini taşlaşmış duruyorum,
Talihsiz Yusuf gibi çile dolduruyorum!
Aziz İstanbul'a biraz dargın gibisin. Senden uzakta, güzelleşmesini âdeta yadırgamışsın. Hislerini pek iyi anlıyorum. Sevdiğimiz şehirleri de sevgililerimiz gibi seviyoruz. Onları kıskanıyoruz.
📖 Sayfa 266 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
İnsan dediğin bir baharcık ömrü olan çiçekler misali
Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Bir kere tohumu dibine dökmeye görsün
Ondan sonrası yok.
Kadıköy'ünü ben köyden de, şehirden de saymıyorum... Bana Kadıköy, bir seyyah şehrinin otel mahallesi gibi geliyor. Hiç yerlisi olmayan bir semt. Bu da benim istediğim yalnızlığı verebilecek bir esaslı unsurdur. Bir mahallede yerliler çok ve eski olursa, insan yabancılığını her an hisseder, rahatsızlık duyar.
📖 Sayfa 263 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Allah Nazım Hikmet'in yokluğunu göstermesin. Neredeyse adamcağızın gırtlağına basıp ilmini kafasından sökeceğiz.
📖 Sayfa 99 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Yüreğim hiçbir zaman ihtiyar olmayacak
Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
İnsan, gaflet içinde olsa, bir kere de yanılır. Kendi zararına çalışır. Bizim memlekette (hep bana) diyenlere deli demezler, (yüzsüz, suratsız) derler.
📖 Sayfa 15 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Sonra yazılarınızı okuduk ve yine okuduk. Başkalarına da okuduk. Ve o başkalarının da katı kafalarının canına okuduk. Bakışı sönmüş gönlü donmuş insanların bakışına bir ateş verdik.
📖 Sayfa 23 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Başka insanlar -şereflerine, faziletlerine, kendi kendilerine karşı bile olsa- zerre kadar tehlikede görmeden - yani birisine kancıklık ettiklerini, nasılsa hatıra bile getirmeden- başka türlü hareket edebiliyorlar. Ben hemen kendimi fedaya hazırlanıyorum. Pek mi romantik bir adamım?
📖 Sayfa 340 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Shakespeare'in veya Balzac'ın neden dolayı lâyemut [ölümsüz] tipler yaratabildiklerini, Don Kişot'taki tiplerin nasıl olup da realist olduklarını halledememiştim. Bu gün bunları aşağı yukarı kafamda halletmiş olmakla beraber şu mahut realizm ve naturalizmin de ne demek olduğunu, birbirinden hangi sınırlarla ayrıldıklarını bir hayli biliyorum. Sana ve Nazım Hikmet'e tekrar tekrar teşekkürler.
📖 Sayfa 35 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
• Raşit Kemali (Orhan Kemal)
Dörtyüz senedir dayanan meşhur Bağdat Şosesi'ni yapmış bir milletin evlâdıyız. Şimdi kendimize göre demokrasi bile icadına muktediriz. Fakat yollarımızı Amerikan mühendisi olmadan yapamaz hale düştük. İki gemiyi, Amerikalı mütehassıs gelmeden dolaştıramıyoruz. Bir marifetimiz vardı: Polis kuvveti. Meğer onda da yaya imişiz.
📖 Sayfa 14 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Yıldırım [Bursa] denilen ve şair Ömer Bedrettin'in, bir şiirinde dehşetli methettiği semte geldik. O Yıldırım Camii ve o havaliyi fena halde öğmüştür. Halbuki hiç de onun dediği gibi ilâhi yerler değildi. İki selvi arasında Yıldırım Camii pek tenha ve pek eski hatta pek harap duruyordu. Tepeye çıkan ve bizim yürüdüğümüz sokaklar haraptı. Çamurdu, çirkef kokuyordu.
📖 Sayfa 154 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Anadolu Türk halklarını anlamadan, sevmeden, yüzyıllar boyu çeke geldikten çileye saygı ve hayranlık duymadan Nazım hikmet'i sevmek, anlamak, sanatına karşı saygı ve hayranlık duyabilmek yerli ve yabancı hiçbir yüreğin ve kafanın haddi değildir.
Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir

Şimdi vakit sabahtır. Nazım Hikmet uyuyor. Ben, revir makasının Bursa ovasına bakan penceresi içinde sabahın üşüten, serin ve temiz havasını koklayarak bunları yazıyorum.
📖 Sayfa 166 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Bursa ovası yemyeşil. Kesif bir sis içinde. Tarlada kadınlar çalışıyor. Arkamda, revir meydancısı Yusuf alfabede, dersini heceliyor...
Kendimi ısrarla boş bir dükkana benzetiyorum. Camekanları boş dükkanlara...
Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Tipler o kadar canlı, hadiseler öyle ölçülü ki takıldığım tek taraf yok. Bu hikayenle bize hakiki köylü hikâyesini verdin.
📖 Sayfa 141 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Gerek Kelleci Mehmet, gerekse Sağırdere Türk edebiyatının ölçülü, sahici eserleri ve en muvaffak köy hikayeleri olacak. Ve bunlarla ne kadar övüneceğimizi düşünün
📖 Sayfa 157 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
İnsan, annesine ne güzel şımarır. Ben bu anne bahsinde, kendi anneme hiçbir zaman layıkıyla doymuş olmamanın azabını çekerim. Bu sebeple anneleri yaşayan dostlarımın bütün anneleri topyekun biraz da benim annelerim gibidirler.
📖 Sayfa 210 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Bu seferki mektubun -ayrıca bana yazılmadığı halde- beni de pekala tatmin etti. Gerçi sen mektup yazmakta çok mahirsin. Her zaman da böyle mutmaindim. Şu halde mektuba başlarken "bu seferki mektubun" diye istisna ederek bir şey söylemek istiyen tavrımın manası (saçma) oldu. Ve galiba Nasrettin Hoca'nın karla ekmek hikayesine benzedi.
📖 Sayfa 148 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Hem doyana kadar sev, hem çılgın gibi sevil,
Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Çünkü aşık gözüyle cennettir çirkin hayat...
Binaenaleyh, biz gittikçe daha fazla sevemiyoruz kanaatindeyim. Sevdiklerimizi var kuvvetimizle, iktidarımızın en son boğumuna kadar seviyoruz. Bunu temamile saklamak, yahut anlatmayı layikiyle becerememek oluyor. (Peki! Gün geçtikçe artan nedir?) diyeceksin. Bir bakıma izah kabiliyetimiz, bir bakıma sevgiden başka şeyler! Mesela: Hörmet, minnet, güven, hatta alışkanlık ve en tadına doyulmazı dostluk.
📖 Sayfa 346 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Gün geçtikçe de "ince eleyip sık dokumanın" ne kadar lazım olduğunu daha iyi anlıyorum.
📖 Sayfa 87 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Nazım Hikmet
📖 Sayfa 255 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Onu nihayet mahpushanede öldürecekler galiba! Fena edecekler. Bizim millet zulme uğrayan şairlerini asla unutmaz ...
İnsanların -hele biraz budalaca olanlarımızın- hani bir hayretleri vardır. Seyrine doyum olmaz.
📖 Sayfa 340 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Şairler hep mi sapıttılar?
📖 Sayfa 323 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Bir memlekette en korkunç şey, eskidenberi kullanılagelen kelimelerin manalarını kaybetmeleridir.
📖 Sayfa 350 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Ömrüm, batıp çıkan ve bir türlü sağlam bir yere basamıyan kazazedeye benziyor... Ferahlığın tadını çıkaramadan, yeniden borç derdi başlıyor. Giderek, bu vaziyet, vallaha, feciliğini de kaybetti de kepaze bir gülünçlük oldu.
📖 Sayfa 309 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Her düşünüp gözümü kapayışımda dünyanın en şirin gülümsemesi karşıma gelir. Bir çeşit sessizliği, müsamahaya benzeyen bir dostluğu vardır ki tadına doyulmaz.
📖 Sayfa 301 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Sizin tabirinizle "şahane tembellik"ten sıyrıldım. Çalışmaya başladım
📖 Sayfa 164 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Onbir senedir hapisteyiz. Kimsenin işine karışmayız. Beğenir yaparlar, kendi kendilerini medheder göklere çıkarırlar. Seslenmeyiz. Birkaç ay sonra bunda hata görürler, vazgeçerler. Bir bocalama olur. Kabahat bizimmiş gibi yakamıza sarılırlar. Bakarlar ki zulmün faydası yok, bir yeni hava uydururlar. Bu hava, bir evelki havanın taban tabana zıddıdır. Keşfedip besteleyenler ihya edilir. Yeni türküyü çağıranların gırtlakları paralanır. Gene sökmez. Gene bizim yakamıza sarılırlar.
📖 Sayfa 13 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Gönderdiğin parayı aldım. Teşekkür ederim. Yirmi lirayı az buluyorsun. Belki hakkın var, ben onun değerini bak nasıl ölçüyorum: Kendi kendine bunu göndermeye karar veriyorsun. Postaneye gidiyorsun. Orada bir kâğıt dolduruyorsun. Parayı gişeye sayıp makbuzu alıyorsun. Bütün bu işler olurken kumral başının içinde ve yüreğinde ben varım. İşte bu, büyük ve övünülecek bir şey.
📖 Sayfa 205 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Seni hasretle kucaklarım sevgili bacım, sevginle iftihar ediyorum.
Satılmak ne de olsa, bir alış veriş meselesidir. Fakat bu satılmanın kötülüğünü hiç değilse sizin kadar bilerek arada vasıta olmak ve bu vasıtalıktan bilistifade, satın almışın, satılmışlara mukavele mucibi verdiği parayı dolandırmak en az, Çakırcalı haydudu kadar namussuz olmayı icap ettirir.
📖 Sayfa 196 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir

Hepsi bana karşı dostluk hissediyorlar. Birisini vasıta yaparsam öfkeleniyorlar. (Vay bize doğrudan doğruya yazmıyor da...) diyerek... Dostluk, bir dosta yardımdan ayrı olarak düşünülürse böyle acaip bir hale geliyor.
📖 Sayfa 207 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Bu mahpusluk, mektep talebeliğinden besbeter. İktidarsızlığımı böyle her fırsatta hissetmekten bıkıp usandım.
📖 Sayfa 212 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
İhanet müstesna ben boşanmayı asla doğru bulmuyorum.
📖 Sayfa 265 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Ben çocukları çok seviyorum. Onlarda cemiyetin henüz bozmaya fırsat bulamadığı insan faziletleri var gibi geliyor bana ve yüreğim ferahlıyor.
📖 Sayfa 260 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Hem bu kadar sene uzakta bulunup hem de şimdi aynı şehirde ayrı yaşamak kardeşler için pek zor... Ne acayip şey!
📖 Sayfa 254 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Goethe kainatta sükun olmadığını söylediği için Goethe'dir. Faust, "İlk önce hareket vardı" diye başlar.
📖 Sayfa 159 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
(Nazım Hikmet)
Arabistan'dayken galiba iki ay içinde, yani babamdan en küçük kızkardeşime kadar bütün aile halkından önce Arapça konuşan ben olmuştum. Demek lisana karşı gabavet-i zihniyem yok. Peki bu Fransızca cenapları ne oluyor?
📖 Sayfa 150 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Şimdi bir utanıyorum ki, Semihacık, sana Nazım'ın aşk şiirlerini yazdım diye. Ben onları Piraye'ye yazılmışlar diye sevmiştim. O sebepten sana yazdım. Sondan bir evvelki mektubunda gene bir aşk şiiri vardı. Lakin vaziyetten şüphelendiğim için "ben bu şiirin hangi hisler altında yazıldığını bilmediğim için şimdilik hiçbir şey söyleyemem" demiştim. Efendi buna da gücenmiş. Bir takım yaveler [saçmalık] sıralamış. Oralı bile olmadım.
📖 Sayfa 280 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Şairim
Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Ne ruhumla o ruhun arasında
Ateş gibi bir nehir akar
Ne de bir katre alevdir
Ve yarın dudağından getirilmiştir
Karanfilim
Biz bizzat kendi kendimizi sevemeyiz. Biraz sevsek, dibi delik bir sandala kurulur da, akıntıya karşı, ıkana sıkına kürek çeker miyiz?
Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Sevgili Nazım Hikmet,
📖 Sayfa 15 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Kendi aramızda, düşmanlık, iftira, garaz, kin, tezvir, valan, dubara, karmanyola, zulüm, cari olacak. Komşu komşuya, akraba akrabaya, kardeş kardeşe, kudurmuş kurtlar gibi ağzımızdan salyalar akarak diş göstereceğiz. Hangimiz daha evvel yıkılırsak, onun leşini paralayarak doymağa çalışacağız. Sonra sıranın bize geleceğini akla getirmeden bu oyunda devam edeceğiz. Sen de oturmuş aşk şiiri yazıyorsun.
Hayır, bugünkü dünyada, çok iyi ve çok yakından bildiğim polis, memur, jandarma, vali, arkadaş, ahbap vesaire cemigafirinin ortasına, onların borularının öttüğü bu müthiş dünyaya karımı bir işçi mahiyetiyle gönderemem. Ya ona yan bakarlarsa? Ya ben bunu görürsem?!!
📖 Sayfa 184 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Yahya Kemal güzel söylemiş:
📖 Sayfa 329 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
.
Mesele sevmek ve artık sevmemek meselesi.
📖 Sayfa 315 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Halbuki resimlerin hasretlerle esaslı bir münasebeti olamıyor. Azaltacağına bilakis arttırıyor.
📖 Sayfa 313 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Sor bakalım. Karınlarını doyurabiliyorlar mı imiş? Diyeceksin ki (doyuramıyorlarsa sen ne yapabilirsin?) Üzülmek de mi elimden gelmez
📖 Sayfa 312 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Meclis af istemez, biz mahpusta kalırız, döner hem Meclis, hem Hükümet af ister, neticede, biz gene mahpusta kalırız. Kim bilir ne kadar üzüldün sevgilim, ama ne kadar üzülsen, sana nihayet kavuşmak sevincini ihtimal tanımaz bir katiyetle kabul etmiş Kemal Tahir kadar üzülemezsin.
📖 Sayfa 336 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Teselliyi de, halbuki hiç sevmem! Bana birisini hayasızca aldatıyormuşum gibi gelir.
📖 Sayfa 350 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Demek deniz mevsimi geldi... Mamafih, ben denizin içinde olmaktansa, üstünde olmayı tercih ederim. Kürek ve yelken bana daha zevkli gelir.
📖 Sayfa 303 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir

Nazım İnsan Manzaraları ismi altında gayet büyük bir esere başlamıştı. Bu esirin ucu bucağı yoktu. Parça parça neşredemediği, uzun müddet de yalnız kaldığı için muazzam eserinin altında bunaldı zannederim. Bu muharrirlere ve şairlere mahsus kepaze bir hastalıktır. Asap bozuklukları falan hep bundan ileri gelse gerek, diye düşünüyorum.
📖 Sayfa 301 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Bizim İstanbul'un bir hususiyeti vardır. En sıcak günlerde ter içinde kuru bir kaldırımda gidip dururken deniz apansızın insanın karşısına çıkar. İstanbul'da deniz hava kadar boldur. Biz de ona besbelli farkına varmadan alışıyoruz. Şimdi böyle uzakta kalınca pek zor oluyor. Hem galiba bu yalnız İstanbulluların İstanbul denizine karşı duydukları bir hasret.
📖 Sayfa 258 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Şoförlük bana, bir çeşit kaplumbağa olmak hissi verir. Evi sırtında gezmek. Ne rahatlıktır. Bir palto, daha Türkçesi bir gocuk edinirsin. Nerde akşam orda sabah...Altında süratli bir araba... Arkada günde türlü türlü insan...Arada sözlerine kulak ver. Ne maceralar dinlersin.
📖 Sayfa 272 · Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir
Sıkça Sorulan Sorular
Notlar-Mektuplar kimin eseridir?
Notlar-Mektuplar, Kemal Tahir tarafından yazılmıştır.
Notlar-Mektuplar kaç sayfadır?
Notlar-Mektuplar, 360 sayfadır (Ketebe Yayınları baskısı).
Notlar-Mektuplar'ın en ünlü sözü nedir?
“Bir meselenin iç yüzünü bilmeden konuşmak ukalalıktır.”