CANLI

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine'yi Bitirince Siyasete Bakışınız Değişebilir — Yavuz Bahadıroğlu

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine - Yavuz Bahadıroğlu kitap alıntıları ve sözleri

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu'nun 256 sayfalık eseridir. İlk kez 2010'da yayımlanmıştır. Siyaset severlerin Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine'den seçtiği en unutulmaz cümleler burada.

Yazar:Yavuz Bahadıroğlu
İlk Yayın:2010
Yayınevi:Nesil Yayınları
Sayfa Sayısı:256
Dil:Türkçe
ISBN:9789752696006
Okuma Süresi:7 sa. 15 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Siyaset-Politika, Tarih

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine'den En Beğenilen Alıntılar

Osmanlı ahlâkında her şey Allah içindi! (Bu hassasiyetin yerine "Rabbena hep bana!" bencilliğini getirdik getireli yalnız çevre duyarlılığımızı değil, kendimizi bile yitirdik!) İnsan Allah'ın "eşref-i mahlûkat" olarak yarattığı varlık olduğundan, hayatın merkeziydi.

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Cebimiz dolduğu ölçüde sanki ruhumuz boşalıyor. Hassasiyetlerimiz “zamanaşımı”na uğradı: “Zaman sana uymazsa sen zamana uy” dedik, yüreğimize bir tekme salladık!

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Kimi entellerimiz de gayesizliğimize tuz biber ekercesine tarihi karalıyor. Halbuki tarihsizlik, talihsizliktir. Tarihten kopmuşsanız, geleceğe ulaşamazsınız.

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

İslâm’da insan “hayatın merkezi”dir. Hayat insan için var edilmiştir. Bediüzzaman’ın ifadesiyle, “Kâinat hayat için, hayat insan içindir.”

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Minarelerde ezan, Hırka-ı Saadet'te Kur'an sustu. Ardından camiler satılmaya, başka maksatlar için kiralanmaya başlandı.

Cami satmaktan cami yapmaya gelen Türkiye'yi kutlamak lazım...
Ne demiş Ömer Hayyam :
"Tarih, kâinatın vicdanıdır."

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

“Bizum gençluğumuzde böyle küçük hizmetlere vezirlik verilmez, pâdişâh mektubu yazılmazdı” diye açıklıyor duygularını Hasan Paşa. “Kanije Müdafaası gibi küçük hizmetlere de artık vezirlik verilmeye, Hatt-ı Hümâyunlar yazılmaya başlanması, kaht-ı rical (adam kıtlığı) emaresidir ki, âcil tedbir düşünülmezse, Osmanlı’yı kasıp kavurur. Biz nerede idik, nereye geldik diye ağlıyorum!”

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

KİM OLDUĞUM hiç önemli değil, önemli olan kimler gibi olmak istediğim...
Mümkün olsaydı, Hz. Ebubekir kadar fedakar, Hz. Osman kadar adil, Hz. Hamza kadar sert ama mert, Hz. Osman kadar mülayim, Hz. Ali kadar cesur, Mevlana kadar aşık, Yunus kadar karmaşık, Gazali kadar alim, Bediüzzaman kadar minnetsiz, Evliya Çelebi kadar gezgin, Sadi kadar hayalperet, Nasreddin Hoca kadar komik olmak isterdim..

📖 Sayfa 9 · Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Osmanlı edebi ve nezaketi dünyaca meşhurdur. İslam’la yoğrulan yürekler bugünkü halimizle mukayese edilemeyecek kadar duyarlıydı.

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Çevre, kültürü ve ahlaki mimariyi de şekillendirmişti, Osmanlı mimari üslubunda yapılar, insan ruhuna ve tabii çevreye uyum içinde inşa edilirdi. Yeşile şekil verilmez, tabi seyri içerisinde korunurdu.

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

İnsan birazcık düşünür... Düşünür ki dünyada ilk kez su ve musiki sesini ruh hastalıklarının tedavisinde kullanan, ayrıca da ruh ve sinir hastalıkları konusundaki üstünlüğünü 19. yüzyıla kadar tartışmasız koruyan ve çiçek aşısını da bulan Osmanlı'ya "ilim, teknik, kitap düşmanı" diyebilmek mümkün müdür?

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Açıkça söylemem gerekirse, dünya denilen şu ormanda, kitaplarım benim sığınaklarımdır. Onlarla yalnızlıktan kurtulur, onlarda huzur bulurum.

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Biz düşene hep dost olduk, Allah da bu yüzden bize dost oldu!

"O dost ise her şey dosttur." (Bediüzzaman)

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

08 Temmuz 1950 tarihi,
Yüreklerde başlayan bir milattır...
Çünkü o gün ilk kez Türkiye radyolarından Kur'an-ı Kerim okunmuştur.

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

İnsanı merkez alan anlayışın kaynağı Kur’an’dır ve Kur’an hükümleri zulüm ve istibdat meyline karşı en büyük engeldir. Bu yüzden padişahlar ve yöneticiler zulmü bir yöntem olarak benimsememişler, bu yoldaki bazı münferit hareketleri ise şiddetle cezalandırmışlardır.

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Sanıyorum, hâlâ dirilemeyişimizde ,
Tarihe hatalı bakışımızın büyük rolü var.

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Ezanın Türkçeleştirilmesini, "Herkes tarafından kolayca anlaşılması isteği" ne bağlayanlar, ne hikmetse, "kurtuluş" anlamına gelen "felah" kelimesini Türkçeleştirmekten kaçınmışlardı. Belki de, namazı "kurtarıcı" olarak ilan etmek istememişlerdi.

📖 Sayfa 144 · Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Nasılsa, “ümmete haram olan Mehmed’e helâl mı?” diye kükreyecek bir Mola Gürani’miz de yok: çünkü dünyevileştiğimiz ölçüde, o “yürek adam”ları da kaybettik!

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Osmanlılarda en nüfuzlu insan padişah değil, Şeyhülislâmdır. Şeyhülislâmın herhangi bir kararına padişahın itiraz etmesi sözkonusu bile değildir. Padişahların isteğini reddeden pek çok Şeyhülislâm vardır.

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Marka giyiyor, görkemli arabalara biniyor, imkânımız varsa yalılarda filan oturuyor, saraylarda düğün yapıp Dubai’deki yedi yıldızlı otelde balayımızı geçiriyoruz.
Eskiden ahirette kavuşacağımıza inandığımız tüm nimetlere fani dünyada ulaşmayı kafamıza koymuş gibi itişip tepinerek para kazanmaya çalışıyoruz! Yine de mutsuzuz.

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Şimdikiler hem çelmeleyip düşürür hem de vurabildikleri kadar vururlar ya aldırmayın.
"Düşenin dostu olmaz "derler ya, ona da aldırmayın.
Biz hep düşene dost olduk, Allah da bu yüzden bize dost oldu !
••“ O dost ise her şey dosttur.” (Bediüzzaman)

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Şeyh Edebali ise “Her şey insan için” idrakini öne çıkaran veciz prensibini devletin temel taşı yapmıştır: “Oğul Osman, insanı yaşat ki, devlet yaşasın!”

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Batı dünyasının çevreciliği gönüllü bir çevrecilik değil, bir mecburiyetin ve mahcubiyetin ürünüdür.

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

... Osmanlı Devleti adaleti ertelemeyi dahi adaletsizlik sayan bir hukuk mantığına sahiptir.

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Eskiden bir mahallemiz vardı.
Mahalleler cami - mektep aile üçgeninde oluşurdu. Evler bahçe içinde müstakil yapılardı. Çocuklar bahçede özgürce oynarken hayvanlar ve bitkilerle tanışır, onlarla dostluklar kurar, çevresini paylaşmayı ve çevresiyle barışmayı yaşayarak öğrenirdi. ( “Topraktan geldik toprağa döneceğiz” anlayışı, insanı toprağa ve ürettiği her şeye karşı saygılı olmaya çağıran müthiş bir motivasyondu. )

📖 Sayfa 140 · Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Eskisi gibi İslâmî kavramların üstüne titremiyoruz. Dini siyasete, ticarete ya da herhangi bir dünyeviliğe alet etme ihtimali yüreğimizi ürpertmiyor, ruhumuzu titretmiyor. Kısacası dostlar, dünyevileştik! Dünyevileştiğimiz ölçüde de lükse ve gösterişe meylettik…

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Kim olduğum hiç önemli değil,
Önemli olan kimler gibi olmak istediğim..

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Tarih bir milletin hem beyni hem de yüreğidir. Aynı zamanda tarih, milletlerin hafızasıdır. Bu yüzden ABD, hiç yoktan kendisine tarih uydurdu ve uyduruk tarihini o kadar abarttı ki sığır çobanlarını (kovboylar) kahraman yaptı...

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Osmanlı demek, edep demektir, hayâ demektir, ahlâk demektir, nezâket, fazilet ve sevgi demektir. Osmanlılardaki bu meziyetlerin çeşitli tezahürleri vardır. Osmanlılar cuma ve bayram günlerini, birtakım husumet ve kusurları ortadan kaldırmanın vesilesi addetmişler, hayatı sevgi ve barış eksenine oluşturmuşlardır.

📖 Sayfa 101 · Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

" Eski Türklerin bir dini hayatları vardı,
dini hayatları olduğu için de çok şeyleri vardı.
Yeni Türklerin de dini hayatları olduğunda
çok şeyleri olacaktır. "

° Yahya Kemal Beyatlı

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Osmanoğulları o kadar kitaba dosttular ki Avrupa'da yayınlanan önemli eserler hızla Türkiye'ye getiriliyor, üstelik bunlar padişah huzurunda okunuyordu.

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Çünkü insanı incitmemek, Osmanlı ahlakının temelini teşkil ederdi.

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Neydik ?
Ne olduk ?
Ne olmalıyız ?

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Mümkün olsaydı,
Hz. Ebubekir kadar fedakâr,
Hz. Ömer kadar adil,
Hz Hamza kadar sert ama mert,
Hz. Osman kadar mülayim,
Hz. Ali kadar cesur,
Mevlânâ kadar aşık,
Yunus kadar karmaşık,
Gazali kadar âlim,
Bediüzzaman kadar minnetsiz,
Evliya Çelebi kadar gezgin,
Sadi kadar hayalperest,
Nasreddin Hoca kadar komik olmak isterdim...

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

" Ben de " diye geçirdim içimden,
" Osmanlı' yı ben de arıyorum ! "

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

"Osmanlı memleketini gezerken, bütün insanların eşit olduğunu ilân eden İslâm kanunlarının dürüstçe uygulanışı karşısında derin düşüncelere daldım." (JAMES BAKER)

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Bugün, başta medyanın büyük bölümü olmak üzere, hemen her şey günaha teşvik ediyor. Sokak başlarında Nemrut ateşleri yakılmış, bulvarlarda Ebucehil çukurları kazılmış... Kötü örnek çok, ama çocuklarımıza tereddütsüz gösterebileceğimiz, yaşayan iyi örneklerden mahrumuz...

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Yakın amma da uzakmış ha!

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Ne demiş Ömer Hayyam: "Tarih, kainatın vicdanıdır."

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Osmanlı Devleti hayatın hiçbir alanında boşluk bırakmayan mükemmel bir organizasyondur.

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Kur'anî bir bakışla hayata bakar, Kur'anî baktığı için de her insanda (inancı, kıyafeti, düşüncesi, milliyeti ve toplumsal konumu ne olursa olsun ) "eşref-i mahlükat”ı ( yaratılmışların en yücesini ) görürdü. İşte bu yüzden hem insandan insana, hem de devletten insana değer verir, insanın huzurla yaşamasını hedef alırdı.
Osmanlı Devleti bu yüzden önderdi, bu yüzden örnekti, bu yüzden büyük ve başarılıydı...

📖 Sayfa 40 · Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Moda sayesinde hepimiz birbirimize benzedik! Şu moda denen olgunun, imanımıza da zararı dokundu, ama en büyük zararı hiç kuşkusuz, çeşitliliğimize verdi. Moda yüzünden çeşitliliğimiz ortadan kalktı.

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

İnançlısı, inançsızı nüans farkıyla aynı şeyleri yiyor, aynı şeyleri giyiyor, aynı şeyleri yapıyor, benzer şeyler yaşıyoruz.

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Yahya Kemal, sık sık eski Türklerin dini hayatlarından söz eder ve çok şeye sahip olmalarını dini hayata sahip olmalarına bağlar. Hatta "eski-yeni" karşılaştırması yaptığı bir makalesini, "Yeni Türklerin de dini hayatları olduğunda çok şeyleri olacaktır." cümlesiyle bitirir.

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Öte yandan eskisi kadar dikkatli, şefkatli, rikkatli, hamiyetli değiliz...

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Osmanlı, kendisi gibi inanmayanlara hak ve adalet dağıtırken de Avrupa mezhep farkı yüzünden Ortodokslara, Katoliklere ve eline fırsat geçtikçe Yahudilere eziyet ediyordu.

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Avrupa'ya tanıtmasıyla meşhur
Comte de Marsigil, atalarımızı yere tükürmedikleri için şöyle eleştiriyor: "Osmanlılar hiçbir zaman yere tükürmezler. Daima yutkunurlar. Bunun için de saçlarında, sakallarında bir hararet olur ve zamanla saçları, kaşları, sakalları dökülür."

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Biliyorsunuz, günümüzde haklı olan değil de güçlü olan davayı kazanıyor,maalesef.
Adliye hikayeleri bunun örnekleriyle dopdolu.
Haklı olan güçlü olacağına, güçlü olan haklı sayılıyor. Tabii düzenin çivisi gitgide çıkıyor.
'Oysa bu topraklarda,bize diktatör olarak tanıtılan padişahlar döneminde,haklı olan güçlüydü. Mahkeme karşısında padişahla sıradan vatandaşın hiçbir farkı yoktu.

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Kısacası dostlar , dünyevileştik !
Dünyevileştiğimiz ölçüde de
Lükse ve gösterişe meylettik..

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Kültürümüzde , düşene vurmak yoktur !
Yenileni ezmek, paramparça etmek de yoktur !
Kültürümüz Zafer karşısında büyüklenmeye de izin vermez..

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Osmanlı Devleti'ni yönetenler, kılık kıyafeti değil, insanı esas alırdı. Bu konuda din farkı gözetilmezdi. Hangi dinden olursa olsun, insana hizmetin yüceliğine inanılırdı.

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

İmkanlarımız çoğaldı, ama galiba renklerimizi yitirdik.

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Eskiden ahirette kavuşacağımıza inandığımız tüm nimetlere fani dünyada ulaşmayı kafamıza koymuş gibi itişip tepinerek para kazanmaya çalışıyoruz ! Yine de mutsuzuz.
Cebimiz dolduğu ölçüde sanki ruhumuz boşalıyor. Hassasiyetlerimiz " zaman aşımı "na uğradı. " Zaman sana uymazsa sen zamana uy ! " dedik, yüreğimize bir tekme salladık !

📖 Sayfa 242 · Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

İnsanlık, özellikle de Batı insanı, daha çok kazanma ihtirasıyla kainatın dengesini bozdu. O bozulunca hayatın dengesi de bozuldu. Şimdi küresel ısınmaya bağlı olarak kuraklık ve açlık savaşları ihtimalinden söz ediyoruz.

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Fransız gezgini ve yazarı A. L. Castellan diyor ki: "Teb'asının hayatına, namus ve haysiyetine, malıyla mülküne hakim sayılan padişahın iradesi Kur'an hükümlerinden, şeriat ulemasının kararlarından veyahut şeyhülislamın fetvalarından üstün değildir."

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Batı demokrasisi, Selçuklu'dan ve Osmanlı'dan çok şey öğrenmiştir...

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Bir de dillere destan sabrı vardır Osmanlı'nın...
Öyle ki sabrı, başarısının sırrıdır...
Vitraylar, tezhipler ve camiler başta olmak üzere, bugün bazı örneklerini gördüğümüz muhteşem Osmanlı sanatları bu büyük sabrın ürünüdür.
İmaretler, vakıflar, yardım müesseseleri "verme" ahlâkının hayata yansımalarıdır.

📖 Sayfa 100 · Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

1700'lü yılların sonuna kadar Londra Ticaret Odası'nda şöyle bir yazı asılıydı : " Türklerle alış veriş et, yanılmazsın. " Aynı yıllarda Hollanda Ticaret Odası'nda yapılan herhangi bir oylama eşit çıkarsa, Osmanlılarla ticaret yapan tüccarın oyu iki sayılır ve onun oy verdiği taraf kazanırdı.
Yani bizimle salt ticarî münasebeti bulunanların bile Avrupa'da böyle bir ağırlıkları olurdu.

📖 Sayfa 67 · Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Osmanlı ceddimiz, "Şüphesiz Allah, size emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor..." (Nisa suresi: 58) mealindeki İlahi hükmü yüzyıllar boyu uygulamışlardır.

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Bağımsız evlerin yerini çok katlı apartmanlar aldığından bu yana, aileler bahçesiz küçük mekânlara tıkıştı. Apartmanın yüksekliği ölçüsünde insan topraktan ve toprakta üreyen her şeyden koptu. Zaman içinde toprakla aralarındaki sevgi bağı da yok oldu. Sonuçta insan çevreye düşman olup yeşile savaş açtı.
( Villa yapmak ya da tarla açmak için orman yakan insanlara dönüştük.. Her şey birbirine o kadar bağlı ki, bir anlamda insan kendi kendisiyle zıtlaşıp savaşıyor. )

📖 Sayfa 141 · Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Birbirimize tahammülsüzlük hastalığı, içimize Batılılaşma sürecinde girdi.
Geleneksel yapımızda,
farklılıkları yüzünden insanları yadırgamak, yargılamak, horlamak aşağılamak ya da üzerinde baskı kurmak yoktur.
Hele inanca baskı anlayışı, tamamıyla Batılı bir anlayıştır.
Özet olarak ,
" Hoşgörüsüzlük bir Batı hastalığıdır."

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu

Sıkça Sorulan Sorular

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine kimin eseridir?

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, Yavuz Bahadıroğlu tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2010'da yayımlanmıştır.

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine kaç sayfadır?

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine, 256 sayfadır (Nesil Yayınları baskısı).

Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine'nin en ünlü sözü nedir?

“Osmanlı ahlâkında her şey Allah içindi! (Bu hassasiyetin yerine "Rabbena hep bana!" bencilliğini getirdik getireli yalnız çevre duyarlılığımızı değil, kendimizi bile yitirdik!) İnsan Allah'ın "eşref-i mahlûkat" olarak yarattığı varlık olduğundan, hayatın merkeziydi.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine — Yavuz Bahadıroğlu. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4