
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski'nin 198 sayfalık eseridir. İlk kez 1989'da yayımlanmıştır. Bu sayfada İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı'dan seçilmiş alıntılar sayfa numaralarıyla yer alıyor.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı'dan En Beğenilen Alıntılar
Ne Zaman tutkular, katı tabular, töreler ve yasal cezalar geleneğin saptadığı sınırlar içinde ve olağan bir biçimde sürüp gitse,
📖 Sayfa 67 · İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
bir cinayet, bir sapıklık ve bir sapma olarak şiddetle ortaya çıkıyor .
Baba ile oğul rekabete girip tartıştıklarında, ananın sevgisi en aza iner ya da yok olur; ikinci dönem sırasında baba ile oğul birbirinden açıkça kopar ve toplumsal ilgileri ayrı ayrı yönler alır. Çocuk can sıkmaya başlar, ana-babanın özgürlüğünü engeller, babanın çöküş dönemini anımsatmak için her zaman
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
oradadır; erkek çocuk, çoğu zaman daha sonraki toplumsal rekabetin tehlikesini temsil eder.
Kızın evlenmesini onaylama ya da reddetme yetkisine yalnız baba sahiptir.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Hayvanların ortaklaşa davranışı doğuştan gelen bir donanımın sonucu iken, insanınki yavaş yavaş kazanılan bir alışkanlığın sonucudur.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Baba oğlunda, ailenin devamında kendisinin yerini alacak ve ev içinde kendisinden sonra kılavuzluk edecek birisini görür. Oğul zihinsel ve bedensel yetersizlikler gösterdiği ve babanın beklediği ideali gerçekleştirmediği zaman, baba için acı bir düş kırıklığı kaynağı olur.
📖 Sayfa 36 · İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Yerlilerin tüm hareketlerinde en büyük rolü büyü oynar. Ne zaman kendileri için yaşamsal bir önem taşıyan bir işe girişseler ve kendi güçleriyle başaramazlarsa, büyünün
📖 Sayfa 89 · İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
yardımını çağırıyorlar. Rüzgara ve zamana egemen olmak için, denizlerde tehlikelerden korunmak için, aşkta, tecimsel törenlerde ve dansta başarıyı güvence altına almak için
yerliler kendilerini büyüye bırakıyorlar. Kara büyü ile sağlık büyüsü, yerlilerin toplumsal yaşamında çok büyük rol oynuyor.
Ne zaman tutkular, katı tabular, töreler ve yasal cezalar geleneğin saptadığı sınırlar içinde, olağan bir biçimde sürüp gitse; bir cinayet, bir sapkınlık ve bir sapma olarak şiddetle ortaya çıkıyor ve bu ilkel toplumun tekdüze yaşamını sadece ara sıra sarsıyordu.
📖 Sayfa 68 · İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
...kültürün evrimi, doğal eğilimler yönünde ve onun şemasına göre gerçekleşir. Yasa, ahlak, töre erkeksiz bir aileyi eksik kabul eder.
📖 Sayfa 154 · İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Gelenek ve adetler tüm güçleriyle, baba ve koca rolündeki erkeğe, ataerkillik vermek için yarışırlar.
📖 Sayfa 32 · İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Ailenin ilkel yaşamdan günümüzde sunduğu son biçime,
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
~Tek eşli evlilik ve patria potestas (erkek egemenliği) üzerine kurulu bireysel aileye,
~Grup evliliği üzerine kurulan grup ailesine,
~Punalua evliliği üzerine kurulu kan akrabalığı ailesine, büyük aileye ve klan akrabalığı ailesine değin insanlığın gelişimi sırasında çok büyük değişimlere uğradı.
Atalar dönemine ait eski öyküleri, şu ya da bu vesileyle ağızdan ağza ciddi ciddi anlatanların ve dileyenlerin aslında bunları kendi arzularına göre aktardıkları çoktan beri bilinmektedir. Ayrıca, Freudien okulun ileri sürdüğüne göre, bastırılmış arzular kendi doyumlarını folklorda, halk masallarında ve efsanelerde bulmaktadır; bunlara atasözleri, oyunlar, özdeyişler ve kimi tipik küfürler de katılabilir.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Zorlama ve sıkıdüzen üzerine kurulu eğitimin olmayışı, çocuk doğasındaki eğilimlerin daha özgürce gelişmesine olasılık tanır.
📖 Sayfa 39 · İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Ergenlik yaşı, iklimlere ve ırklara göre değişir, dokuz ile onbeş yaş arasında çocuk ergenlik dönemine girer.
📖 Sayfa 50 · İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Psikanalistler için Ödip kompleksi, tüm uygarlıkların temelinde bulunur.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Evlilik genellikle tekeşlidir; cinsel ilişki yalnız birbiriyle evli eşler arasında geçer ve süreklidir, yaşamları birbirinden bağımsız, ekonomi ortaktır. Yalnız, şefler çok kadınla evlenirler.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski

Babanın görevi, çocuk doğar doğmaz onu kollarına almak, korumak, özenle bakmaktır ama doğumunda hiçbir rol oynamadığı için bu çocuk kendisinin değildir. Çocuklar üzerindeki yetki, ananın erkek kardeşindedir.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Latinler arasında bir küfür vardır: «Bok yiyesin», bu ne küfür edilenin, ne de edenin arzularına uygun düşer.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Toplum çok katı ahlak kuralları koyar ve sorumluluktan büyük ölçüde kaçar.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Çocuklar çok erken bir yaşta cinselliği öğrenmeye başlarlar. Ama ataerkil ve anaerkil bunu -edepsiz- bulur.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Evli olmayan bir genç kadının gebe kalması ve çocuk yapması her zaman uygunsuz karşılanmıştır. Bu denemede tanımını yaptığımız çok serbest Melanezya toplumunda bile, yürürlükteki düşünce böyledir. Yeterince bilgi sahibi olduğumuz tüm toplumlar için de benzer şeyler söylenebilir. Antropolojik çalışmalar, evlilik dışı doğan çocukların, yasal çocuklarla aynı toplumsal davranışlardan yararlandığı ve aynı toplumsal yeri aldığı bir tek toplum göstermiyorlar.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Cinsel perhize ne kadar bağlı kalabilir ve ona karşı ne kadar mücadele edebilirsiniz?
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Yasa, ahlak, töre erkeksiz bir aileyi eksik kabul eder.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Baba ailenin başıdır, geçimini yüklenmiştir, çocuklar babanın adını taşır, sahibi oldukları her şey babanındır. Ailenin efendisi olarak kolayca zorba kesilmeye yatkındır; böyle bir durumda, bir yanda baba, öte yanda ana ve çocuklar arasında her çeşit sürtüşmelerin ortaya çıktığı görülür.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
İnsanı yaratan akıl ve güdü değil, gelenektir.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Analık ahlaksal, dinsel hatta sanatsal bir ideali temsil eder. Gebe kadını töre ve yasa korur; ondan kutsal bir nesne yapılmak istenir; kadının kendisi de bu durumdan gurur duyar ve bunun için mutludur.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Yüksek sınıflarda olduğu kadar, aşağı sınıflardaki çocuklarda, henüz erken yaşta «edepsiz» olan her şeye büyük bir ilginin ortaya çıktığını görüyoruz.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
İnsan bulunduğu ortamı biçimlendirir, sonra ortam da insanı. İnsanın yaratıcı güçlerini dışlaştırabileceği ve insani değerlerin ortak kitlesine kendi payını katacağı tek ortam orasıdır.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Bir kimseyi kendisine yasak olan akrabasıyla, genellikle anasıyla ilişki kurmaya çağıran zina tipi küfürlerde Slav ırkı, özellikle de Ruslar çok sayıda küfürleriyle ilk sırayı alırlar:
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Ödip kompleksi, karşı cinsteki evebeyni sahiplenme ve kendi cinsinden evebeyni saf dışı etme.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Bizde çocuklar babalarını nasıl idealleştirirse, Melanezya'da da çocuklar dayılarını öyle idealleştirirler.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski

Psikanalizin en önemli sorunu, aile yaşamının insan ruhu üzerine yaptığı etkidir.
📖 Sayfa 13 · İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Gizil dönem her zaman 6 yaşında başlıyor ve 2 ile 4 yıl arası sürüyor. Bu dönemde yeni şeyler çocuğun ilgisini çekerken ve enerjisini kendine ayırırken, «edepsizce» şeyler için ilgi azalıyor, solgun ama çekici rengini yitiriyor, bilinçaltında kalıyor ya da unutuluyor.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Ataerkil rejim ve babasoyu akrabalık ilkesi, tüm dünyada ve durmadan ana hukukuna tecavüz ediyor
📖 Sayfa 223 · İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
İnsanda güdülerin esnekliği fizyolojik
📖 Sayfa 276 · İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
değişmelerin, kendiliğinden harekete geçmenin, aşk girişiminin salt biyolojik nedeninin yokluğu ile tanımlanabilir. Güdülerin esnekliğinde cinsel davranışın edimsel belirlenmesini kapsayan, kültürel etkenlerdir.
İnsanın duygusal bağlarını, hayvanların salt güdüsel bağlarından ayıran başlıca karekteristikler şunlardır:
📖 Sayfa 172 · İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
1) İnsanda duruma egemen olan nesnedir (object),
2) İnsanda heyecanlı davranışlar örgütlenmiş durumdadır,
3) Bu davranışlar süreklilik oluşturacak biçimde oluşur ve sürekli bir sistem içinde kristalleşir, esneklikleri sayesinde çok çeşitli durumlara kolayca uyarlar.
Yumuşak ve sevimli baba, çocuğun gözünde kolayca bir yarı-tanrı kesilir. Ama görkemli, acımasız, duyarsız ve incelikten yoksun baba, çarçabuk kuşkulu bir varlık olur ve çocuğun öfkesini çekmekte gecikmez.
📖 Sayfa 31 · İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
İster ilkel olsun, ister uygar, tüm insan toplumlarında adetler, yasalar, ahlak, kimi zaman din, anayı çocuğa bağlayan bağı kendi koruyuculukları altına alırlar.
📖 Sayfa 24 · İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
(...) karı ve kocayı birbirlerine bağlamak için kültürün kullandığı en güçlü olanak, onların heyecanlarını örgütlemeye ve kişisel davranışlarına biçim vermeye dayanır.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Doğumdan sonra ananın biyolojik ve güdüsel tepilerinin eğilimini toplum yönlendirir ve güçlendirir; toplumun birçok adetleri, ahlaksal kuralları, idealleri anayı çocuğun bekçisi olarak algılar, nerdeyse bu tüm uygar toplumların aşağı sınıflarında olduğu kadar, yukarı sınıflarında da geçerlidir. Ama çok sağlam biyolojik bir temel üzerine oturan bu önemli ilişki bile, adetler ya da zayıf doğmuş tepiler dolayısıyla kimi toplumlarda sapmalar gösterir.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Çocukluk çatışmalarının varlıklı bir burjuva evinin çocuk odasında, bir köylü kulübesinde ya da yoksul bir işçinin tek odalık konutunda aynı olmayacağı açıktır.
📖 Sayfa 21 · İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Melanezyalılar’da cinsellik, çocuk ergenleşinceye değin derece derece, ama sürekli bir gelişme gösteriyor. Kimi tabulara kesin ve salt saygı göstermek koşuluyla, çocuğun cinsel yaşamına özgürlük tanınıyor.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Antropolojik çalışmalar, evlilik dışı doğan çocukların, yasal çocuklarla aynı toplumsal davranışlardan yararlandığı ve aynı toplumsal yeri aldığı bir tek toplum göstermiyorlar.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
ekonomik yarar görüşü ve toplumsal ilerlemeler gibi çeşitli etkenler bir genç kız için bir genç erkeğin -ya da, genç erkek için genç kızın- çekiciliğini etkiler; bu kural bir kültür düzeyindeki toplumlar için geçerli olduğu kadar, gelişme düzeyleri çok ileri olan toplumlar için de geçerlidir.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Trobriyandlı yerlilerin geleneksel anlayışlarına göre, kadının kocaya verdiği cinsel hizmete erkek lâyık olmalı ve bunu ödemelidir. Bu borcu ödemenin tek yolu, çocuklara yararlı olmak ve onlara sevgiyle bağlanmaktır.
📖 Sayfa 32 · İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Freudien okulun ileri sürdüğüne göre, bastırılmış arzular kendi doyumlarını folklorda, halk masallarında ve efsanelerde bulmaktadır; bunlara atasözleri, oyunlar, özdeyişler ve kimi tipik küfürler de katılabilir.
📖 Sayfa 80 · İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski

Freud, 1923’te yayınladığı bir makalede (in’ Zeitschrift für Psycho-Analyse) ilk bakış açısını biraz değiştirdi ve nedense kanıt göstermeden söylediğine göre çocuklar henüz bu yaştayken «cinsel organlar»a ilgi gösterirler. Bu ise bana kabul edilmez görünüyor
📖 Sayfa 239 · İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Melanezya’da ana ile kız arasında
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
rekabet ve kıskançlık pek görülmez; bunun
nedeni, ergenlik anında genç kızın baba evini terk etmesi ve dışarda birçok aşk serüvenlerine girmesidir; hem bu serüvenler, baba ile kız arasında bir ilişkiyi olanaksız kılmaz.
Doğum her zaman önemli toplumsal bir olaydır ve çoğu zaman dine ilişkin birçok adetle çevrelenir. Anayla çocuk arasında var olan en doğal, en dolayısız bağı bile önemli toplumsal koşullar kendi egemenliği altına alır ve fizyolojik koşullara hiç boyun eğmez, gelenek ve topluluk adetlerinin etkileri göz önüne alınmadan bu bağ betimlenemez.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Kültürlü sınıflarda genç kız aybaşı. olmaya başlayınca, bunalımlı bir döneme girmiş olur;özgürlüğü kısıtlanır ve yaşamı karmaşıklaşır, ama daha gizemli bir çekicilik kazanır ve her zaman daha sabırsızlıkla beklenir.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
«Ona (Malinowski'ye göre), bilinmeyen toplumsal ve ekonomik nedenlerden dolayı anasoyu rejimini onaylayarak kurulan ailede, bacı ile kardeşin birbirlerine duyduğu ilgi ve dayı ile yeğenin birbirlerine besledikleri öfke, bastırılmış çekirdeksel kompleksi oluşturur. Anasoyu rejiminin yerini, babasoyu rejimi aldığı zaman, çekirdeksel kompleks de Ödip kompleksi biçimini alır.»
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Örgütlenmiş davranışı, tüm uygarlıkların köşe taşını oluşturur. Hayvanların ortaklaşa davranışı doğuştan gelen bir donanımın sonucu iken, insanınki yavaş yavaş kazanılan bir alışkanlığın sonucudur. İnsanın toplumsallaşabilmesi uygarlığın
📖 Sayfa 162 · İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
ilerlemesiyle artıyor, oysa söz konusu basit bir sürü yaşamı olsaydı, bunun zamanla azalması gerekirdi ya da en azından değişmeden kalması.
Yumuşak ve sevimli baba, çocuğun gözünde kolayca bir yarı-tanrı kesilir.
📖 Sayfa 33 · İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Babanın durumuna gelince, bizim toplumda nerdeyse ataerkil olan durumdan hala yararlanır . Baba ailenin başıdır, geçimini yüklenmiştir, çocuklar babanın adını taşır, sahibi oldukları her şey babanındır. Ailenin efendisi olarak kolayca zorba kesilmeye yatkındır...
📖 Sayfa 32 · İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
İnsani yaratan akıl ve güdü değil,gelenektir.
📖 Sayfa 6 · İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Kompleksin kahramanının kendisi son derece ataerkil olan bir toplumda yaşamadı mı? Ve kahramanın trajedisi babasına duyduğu kıskançlık ve babanın esinlediği boş inanç korkusu üzerine, hemen diyelim ki tümüyle toplumsal nedenlere dayanmıyor mu? Kahraman ataerkil yazgının yaylarıyla oynayan bir çeşit kukla olmasaydı, söz konusu mit ya da trajedi aynı korkunç ve kaçınılmaz sonuçları önümüzde sergilemeyecek miydi?
📖 Sayfa 146 · İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Cinsellik köylü çocuklarında daha geç ortaya çıkıyor ve yüksek sınıfın çocuklarına göre daha ayrı karakterler gösteriyor.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Babalarının sağlığında kendileri için yasak olan şeyler -boyun eğmenin sonucu olarak- psikanalizden çok iyi bildiğimiz gibi kendi ruhlarında şimdi kendileri için yasaklıyorlardı.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski
Sıkça Sorulan Sorular
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı kimin eseridir?
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, Bronislaw Malinowski tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1989'da yayımlanmıştır. Türkçeye H. Portakal çevirmiştir.
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı kaç sayfadır?
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı, 198 sayfadır (Kabalcı Yayınevi baskısı).
İlkel Toplumlarda Cinsellik ve Baskı'nın en ünlü sözü nedir?
“Ne Zaman tutkular, katı tabular, töreler ve yasal cezalar geleneğin saptadığı sınırlar içinde ve olağan bir biçimde sürüp gitse, bir cinayet, bir sapıklık ve bir sapma olarak şiddetle ortaya çıkıyor .”