
Son Çağrı, Gök Türk'ün 278 sayfalık eseridir. İlk kez 2016'da yayımlanmıştır. Son Çağrı'yı okuyanların en çok beğendiği sözler burada bir araya geldi.
Son Çağrı'dan En Beğenilen Alıntılar
"Dilbilimsel ve diğer kanıtları yine takip edecek olursak Sümer mültecilerinin bazıları Kafkasları kullanarak bazıları da Anadolu'yu kullanarak batıya, Avrupa'ya geçtiklerini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu önerme Gürcistan halkının dilinin Sümerce ile yakınlık göstermesini açıklayabiliriz. Fin dilinin Sümerce dışındaki hiçbir dile benzemeyişini söylediğimizde bu ortadan Finlandiya'ya kadar gittiklerini tahmin etmek güç değildir."
📖 Sayfa 45 · Son Çağrı, Gök Türk
Tüm dış dünyada olan biten bir rüyadan ibarettir. Gerçek dünya sizin içinizdedir. En derinlerinizde.....
Son Çağrı, Gök Türk
Tüm dış dünyada olan biten bir rüyadan ibarettir. Gerçek dünya sizin içinizdedir. En derinlerinizde...
📖 Sayfa 268 · Son Çağrı, Gök Türk
A. Levent Işık
Denemeyi bilene imkansız yoktur.
Son Çağrı, Gök Türk
Gerçek bilim, ülkelerin gizli kapaklı tesislerinde yapılıyor, bu ülkelerin birbirlerine karşı bir güç mücadelesinin silahı olarak kullanılıyordu. Bilim ve teknolojide ilerleyen ülkeler diğerlerinden daha güçlü oluyordu. İnsanların hizmetine sunulan bilim ise belirli bir zümre tarafından her daim kontrol altında tutuluyordu. Şu anki düzene tehdit olabilecek araştırmacılar ve bilim adamları ise ya camiadan dışlanıyor ya da kendileri alaya alınarak küçük düşürülüyordu. Sonunda da bu bilim insanları, tıpkı Nikola Tesla gibi bilim dünyasından uzaklaşmış oluyordu.
Son Çağrı, Gök Türk
İnsanların genel problemi bu esasında. Zincirlerinizi kıramıyorsunuz. Size öğretilmiş bilgileri hep doğru kabul ediyor, hiç sorgulamıyorsunuz. Bu sayede de kolay yönetiliyorsunuz.
📖 Sayfa 262 · Son Çağrı, Gök Türk
İnsanoğlu doğduğundan beri bir şeylere bağlıdır. Özellikle sosyal çevre, çeşitli fikirleri empoze etmekte üstündür. Bağlı olunan bir düşünce, bir inanç, bir görüş varsa kişi taraftır ve bu durumda özgür düşünceden söz edilemez. Bu yüzden her şeyden bağımsız olmadan özgür düşünce de olamaz. Özgür düşünceden söz edilebilmesi için kişinin her düşünceye açık olması ve gerekli kanıtlara ulaştığında görüşlerini değiştirebilme özgürlüğüne sahip olması gerekir.
📖 Sayfa 264 · Son Çağrı, Gök Türk
İç muhalefetten bunalmış olan Ronald Reagan 21 Eylül 1987 tarihinde Birleşmiş Milletler Merkezinde dünya insanlarına seslendi:
📖 Sayfa 71 · Son Çağrı, Gök Türk
' Şu anki zıtlıklara takıntımız nedeniyle, sıklıkla insanlığın tüm üyelerini ne kadar çok şeyin birleştirdiğini unutuveriyoruz. Belki de bu ortak bağı kabullenmemiz için bir dış, evrensel bir tehdide ihtiyacımız var. Arada bir, eğer bu dünyanın dışından bir uzaylı tehdidiyle karşı karşıya olsaydık, farklarımız ne kadar çabuk ortadan kalkardı, diye düşünüyorum. '
Bu zamana kadarki tüm ilişkilerinde hep bir şeyler eksik olduğu için evliliği hiç düşünmemişti. Bazen evli arkadaşlarına özeniyor ve çocuk düşüncesi onu esir aldığında bir aile hayatı istiyordu, ama çoğu zaman bekâr olmanın tadını çıkarıyordu.
📖 Sayfa 39 · Son Çağrı, Gök Türk
Enki, şekilleyici, onların kafalarına akıl koyduktan sonra anası Nammu'ya şöle dedi: "Ana, adını koyduğun yaraı var edildi. Tanrılaın angaryaları ona yüklendi. Abzu'nun üzerinde bulunan kilin'öz'ünden yoğruldu."
Son Çağrı, Gök Türk
(Enki ve Nimmah: İnsanın Yaratılışı Miti)
--Anunnakilerle Temas-
“Bir aynada seyrettim âlemin cümlesini. Aynam nokta, sırrım nokta. Umduğum kadar büyük değilmiş, Dünya nokta ben nokta. Öyle uzaklaşmışım ki menzilden sıla nokta, gurbet nokta. Döndüm baktım aldığım yol, nokta üstünde nokta. Gelen geçti, giden gitti. Sağım nokta solum nokta...”
Son Çağrı, Gök Türk
Sümer medeniyeti henüz dünyada yeni tanınırken Atatürk'ün ilk meclis konuşmasında Nuh'un çocuklarından Yasef'in torunları olduğumuzu söylemesi ve hemen akabinde Sümerbankı kurması tesadüfen fazlasını içeriyor olabilir...
Son Çağrı, Gök Türk
Sümerler, dünya üzerindeki ilk yerleşimi kuranların başka bir gezegenden gelen astronotlar olduğu ifadesini sıkça kullanmış ve vurgulamışlardı. Bunlardan birinde Sümerliler, günümüzden altı bin yıl önce öncülü olmayan ve bilinen hiçbir hazırlığı bulunmayan bu uygarlığa nasıl ulaşabildiklerini şöyle açıklamışlardı: "Güzel görülen her ne varsa anunnakilerin lütfuyla yaptık."
Son Çağrı, Gök Türk
"Aşk, birisiyle geçirilen günlerin sayısıyla ölçülmüyordu."
📖 Sayfa 273 · Son Çağrı, Gök Türk
"Özgür düşünceden söz edilebilmesi için kişinin her düşünceye açık olması ve gerekli kanıtlara ulaştığında görüşlerini değiştirebilme özgürlüğüne sahip olması gerekir."
📖 Sayfa 264 · Son Çağrı, Gök Türk

Çağrılan çok,
📖 Sayfa 244 · Son Çağrı, Gök Türk
ama seçilen azdır. -İsa
Hiç gerçekleşmesinin imkansız olduğunu düşündüğün bir hayalin olmamışsa henüz gerçek bir hayal düşleyebilmiş değilsin demektir.
📖 Sayfa 123 · Son Çağrı, Gök Türk
"Tüm bu geçmiş ve kadim hatıralar aslında geleceğimiz olabilr miydi? Gelecek, geçmişin içinde mi saklıydı?"
Son Çağrı, Gök Türk
-Anunnakilerle temas-
Sabah olduğunda yine normal hayatına dönecek, bu gece hissettiği yalnızlığın üzerini kalın bir örtü ile örtecekti.
📖 Sayfa 47 · Son Çağrı, Gök Türk
Sümerler, dünya üzerindeki ilk yerleşimi kuranların başka bir gezegenden gelen astronotlar olduğu ifadesini sıkça kullanmış ve vurgulamışlardı. Bunlardan birinde Sümerliler, günümüzden altı bin yıl önce öncülü olmayan ve bilinen hiçbir hazırlığı bulunmayan bu uygarlığa nasıl ulaşabildiklerini şöyle açıklamışlardı:
Son Çağrı, Gök Türk
"Güzel görülen her ne varsa anunnakilerin lütfuyla yaptık."
-Anunnakilerle Temas-
Bazıları yalnızlığa aşıktır ve onlar sadece yalnız giderler, yalnızlığa giderler.
Son Çağrı, Gök Türk
Gerçekleri ve olacakları, ancak bütünsel ve özgür düşünce ile bakanlar görebilir. Çünkü tarih tekerrür eder, her şey yinelenir; bugün ne yaşanıyorsa geçmişte de yaşanmıştır, gelecekte de yaşanmaya devam edecektir.
📖 Sayfa 264 · Son Çağrı, Gök Türk
Önce ne olduysa, yine olacak. Önce ne yapıldıysa, yine yapılacak. Güneşin altında yeni bir şey yok. Var mı kimsenin, "Bak bu yeni!" diyebileceği bir şey? Her şey çoktan, bizden yıllar önce de vardı. Geçmiş kuşaklar anımsanmıyor, Gelecek kuşaklar da kendilerinden sonra gelenlerce Anımsanmayacak. --- Vaiz Kitabı ---
Son Çağrı, Gök Türk
Tüm dış dünyada olan biten bir rüyadan ibarettir.
📖 Sayfa 268 · Son Çağrı, Gök Türk
Gerçek dünya sizin içinizdedir.
En derinlerinizde...
A. Levent IŞIK
Bir insanı diğerlerinden farklı kılan nerede doğduğu, sınırlı-sınırsız aile imkanları ya da yaşam şartları değildi; nasıl yaşayıp geriye ne bırakacağıydı. İnsanları diğerlerinden farklı kılacak tek şey yine farkındalıklarıydı.
📖 Sayfa 38 · Son Çağrı, Gök Türk
Asla ilaç ve yakıt konusundaki yeni buluşlara izin verilmiyordu. Kanserin çaresini bulduğunu iddia edenler, yeni yakıtlar ortaya çıkardığını söyleyenler hemen yok ediliyordu.
📖 Sayfa 181 · Son Çağrı, Gök Türk
Tüm bu geçmiş ve kadim hatıralar aslında geleceğimiz olabilir miydi? Gelecek,geçmişin içinde mi saklıydı?
📖 Sayfa 48 · Son Çağrı, Gök Türk
Gelecek, geçmişin içinde mi saklıydı ?
📖 Sayfa 48 · Son Çağrı, Gök Türk
Çok kısa sürede çok fazla üreyen insan eğer bir gün hastalıklardan, savaşlardan kurtulursa Dünya'nın kaynaklarını tamamen kurutacaktır. Çünkü insanoğlu paylaşmayı bilmemektedir.
Son Çağrı, Gök Türk
Şu anki düzene tehdit olabilecek araştırmacılar ve bilim adamları ise ya camiadan dışlanıyor ya da kendileri alaya alınarak küçük düşürülüyorlardı. ... Asla ilaç ve yakıt konusundaki yeni buluşlara izin verilmiyordu. Kanserin çaresini bulduğunu iddia edenler, yeni yakıtlar ortaya çıkardığını söyleyenler hemen yok ediliyordu.
📖 Sayfa 181 · Son Çağrı, Gök Türk

Sümerliler, günümüzden altı bin yıl önce öncülü olmayan ve bilinen hiçbir hazırlığı bulunmayan bu uygarlığa nasıl ulaşabildiklerini de şöyle açıklamışlardı;
📖 Sayfa 112 · Son Çağrı, Gök Türk
“Güzel görünen her ne varsa anunnakiler lütfuyla yaptık”
Ağır ilerleyen trafikte sabırla beklerken gökyüzünde üç hareketli cisim fark etti. Sol camı ve tavan camını da açarak cisimleri gözüyle takip etmeye çalıştı. Gökyüzünü çok iyi bilenler dışındaki herkesin yıldız diyeceği bu ışıklar az sonra havada uçan bir sinek misali hızlı manevralar yaparak gözden kayboldular.
📖 Sayfa 85 · Son Çağrı, Gök Türk
Beyni onu tanımıyor ama sanki kalbi hissediyordu...
📖 Sayfa 278 · Son Çağrı, Gök Türk
"Japon imparatorlarının Güneş tanrısının ve tanrıçasının oğlu olduğuna ilişkin Şintoizm inançlarını göz önünde bulundurup ulusal bayraklarındaki kırmızı dairede yaşattıkları Güneş Tanrıçası Amaterasu'yu Sümer Güneş tanrısının eşi diye varsaydığımızda önermemiz anlam kazanır ve bu inancın Sümer'den Japonya'ya gitmiş olabileceğini düşünürüz."
📖 Sayfa 45 · Son Çağrı, Gök Türk
Bir koyun tarafından komuta edilen aslan ordusundan korkmam ama bir aslan tarafından komuta edilen koyun ordusundan korkarım.
📖 Sayfa 120 · Son Çağrı, Gök Türk
Cesaret, akılla birleştiğinde güçlü bir silaha dönüşür.
📖 Sayfa 120 · Son Çağrı, Gök Türk
Korkuyu yenen ölümü alt eder.
📖 Sayfa 120 · Son Çağrı, Gök Türk
Hiç gerçekleşmesinin imkansız olduğunu düşündüğün bir hayalin olmamışsa henüz gerçek bir hayal düşleyebilmiş değilsin demektir. Büyük İskender
Son Çağrı, Gök Türk
“Gün olmuş zaman olmuş, bir ışık peyda olmuş,
📖 Sayfa 10 · Son Çağrı, Gök Türk
Işık gökten inince, kayın da nurla dolmuş,
Ne zaman ki gün batar, ışık gökten inermiş,
Kayından sesler çıkar, herkes müzik dinlermiş.
Bunu duyan Uygurlar, hep birden şaşırmışlar,
Bu durumu görenler, aklını kaçırmışlar.
On ay on gece kayın, ışık ile sarılmış,
Bir gün tam şafakleyin, kayın birden yarılmış.
Beş güzel çocuk çıkmış, kayının ortasından,
Gözleri kamaştırmış, bakmışlar arkasından.
Gün olmuş zaman olmuş, hepsi kocaman olmuş.”
Önce ne olduysa, yine olacak.
📖 Sayfa 104 · Son Çağrı, Gök Türk
Önce ne yapıldıysa, yine yapılacak.
Güneşin altında yeni bir şey yok.
Var mı kimsenin, “Bak bu yeni!” diyebileceği bir şey?
Her şey çoktan, bizden yıllar önce de vardı.
Geçmiş kuşaklar anımsanmıyor,
Gelecek kuşaklar da kendilerinden sonra gelenlerce anımsanmayacak.
İnsanın en ilginç özelliklerinden birisi de zaten bu değil miydi, dün yaşadığını unutmak. İnsan, her ne yaşarsa yaşasın bir zaman sonra geçmişi bir rüya ve ya hayal mahsulü olarak görme eğilimine sahipti.
📖 Sayfa 219 · Son Çağrı, Gök Türk
Gerçek bilim ülkelerin gizli kapaklı tesislerinde yapılıyor, bu ülkelerin birbirleriyle olan güç mücadelesinin silahı olarak kullanılıyordu. Bilim ve teknolojide ilerleyen ülkeler diğerlerinden daha güçlü oluyordu. İnsanların hizmetine sunulan bilim ise belirli bir zümre tarafından her daim kontrol altında tutuluyordu. Şu anki düzene tehdit olabilecek araştırmacılar ve bilim adamları ise ya camiadan dışlanıyor ya da kendileri alaya alınarak küçük düşürülüyordu. Sonunda da bu bilim insanları tıpkı Nikola Tesla gibi bilim dünyasından uzaklaşmış oluyordu.
Son Çağrı, Gök Türk
"Oğlak Çağı; Koç gibi çok tanrılı dinlerin, balık gibi tek tanrılı dinlerin yada kova gibi dinsiz bilim ve teknolojinin çağı mı olacaktı ya da bambaşka bir çağ mı getirecekti bilinmez."
📖 Sayfa 43 · Son Çağrı, Gök Türk
"İnsanın en ilginç özelliklerinden birisi de zaten bu değil miydi, dün yaşadığını bugün unutmak. İnsan her ne yaşarsa yaşasın bir zaman sonra geçmişi bir rüya veya hayal mahsulü olarak görme eğilimine sahipti."
📖 Sayfa 219 · Son Çağrı, Gök Türk
Gökyüzü aynı olunca yabancılık hissinden de kurtulmuştu biraz.
📖 Sayfa 49 · Son Çağrı, Gök Türk
.jpeg)
Yürümek kâfidir, sadece yürü...
📖 Sayfa 126 · Son Çağrı, Gök Türk
Davet edilenler yollarını bulacaklardır...
Korkuyu yenen ölümü alt eder.
📖 Sayfa 120 · Son Çağrı, Gök Türk
“Büyük İskender”
İnsanın en ilginç özelliklerinden birisi de zaten bı değil miyidi, dün yaşadığını bugün unutmak.
📖 Sayfa 219 · Son Çağrı, Gök Türk
"Binlerce yıl geçse de seni aala unutmayacağım. Hoşça kal sevgilim"
📖 Sayfa 278 · Son Çağrı, Gök Türk
Normal yaşama döndüklerinde ise onca şeye rağmen her şey uzak bir hayalmiş gibi geliyordu. İnsanın en ilginç özelliklerinden birisi de zaten bu değil miydi, dün yaşadığını bugün unutmak. İnsan her ne yaşarsa yaşasın bir zaman sonra geçmişi bir rüya ve hayal mahsulü olarak görme eğilimine sahipti. Bazı açılardan büyük bir nimet olarak görülen bu durum genel itibariyle bizi kendi geçmişimiz dışında insanlığın ortak geçmişinden de koparan bir özellikti.
📖 Sayfa 219 · Son Çağrı, Gök Türk
İnsanların genel problemi de bu esasında. Zincirlerinizi kıramıyorsunuz. Size öğretilmiş bilgileri hep doğru kabul ediyor, hiç sorgulamıyorsunuz. Bu sayede de kolay yönetiliyorsunuz.
📖 Sayfa 262 · Son Çağrı, Gök Türk
Her bir masada farklı hayatlar, farklı sorunlar, farklı hikayeler gizliydi; oysa insanın en büyük gerçeği mutlak sondu.
📖 Sayfa 37 · Son Çağrı, Gök Türk
"...Belki bundan çok zaman önce dünyamız üzerinde bizim gibi ya da bizlerden çok ileri uygarlıklar yaşadı ve hepsi bir şekilde yok oldu. Elimizde geçmişten geleceğe mesaj olabilecek dinozor fosilleri gibi net kanıtlar olmadığından defalarca buz devri ve felaketler yaşamış dünyamızın üzerindeki yaşanmış hayatlarla ilgili ancak tahminlerde bulunabilecekler. Tabii günün birinde içimizden biri taş tabletlere tüm bilgilerimizi kazıyabilir ya da geleceğe mesaj taşımanın bir yolunu bulabilir. Işte o zaman bir şansımız olacaktır. Bunu tüm dünyada sadece ben mi düşünüyorum? Şüphesiz ki hayır!.."
📖 Sayfa 108 · Son Çağrı, Gök Türk
Binlerce kişi kendi tanrıları ve ritüelleri için ölürdü, öldürürdü.
📖 Sayfa 41 · Son Çağrı, Gök Türk
Şu anki zıtlıklara takıntımız nedeniyle, sıklıkla insanlığın tüm üyelerini ne kadar çok şeyin birleştirdiğini unutuveriyoruz. Belki de bu ortak bağı kabullenmemiz için bir dış, evrensel bir tehdide ihtiyacımız var. Arada bir, eğer bu dünyanın dışından bir uzaylı tehdidi ile karşı karşıya olsaydık, farklılıklarımız ne kadar çabuk ortadan kalkardı, diye düşünüyorum.
📖 Sayfa 71 · Son Çağrı, Gök Türk
Hayat, ezberlenmiş yolların, rutin yaşamların, maddesel hedeflerin, başarı merakının ve robotlaşmış insanların toplamıydı ve merkezinde anlamsızca bir telaş ve keşmekeşi barındırıyordu; her şeyin temelinde ise kaos vardı.
📖 Sayfa 89 · Son Çağrı, Gök Türk
Sıkça Sorulan Sorular
Son Çağrı kimin eseridir?
Son Çağrı, Gök Türk tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2016'da yayımlanmıştır.
Son Çağrı kaç sayfadır?
Son Çağrı, 278 sayfadır (Mavi Kalem Yayınevi baskısı).
Son Çağrı'nın en ünlü sözü nedir?
“"Dilbilimsel ve diğer kanıtları yine takip edecek olursak Sümer mültecilerinin bazıları Kafkasları kullanarak bazıları da Anadolu'yu kullanarak batıya, Avrupa'ya geçtiklerini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu önerme Gürcistan halkının dilinin Sümerce ile yakınlık göstermesini açıklayabiliriz. Fin dilinin Sümerce dışındaki hiçbir dile benzemeyişini söylediğimizde bu ortadan Finlandiya'ya kadar gittiklerini tahmin etmek güç değildir."”