CANLI

Şeyh Galip Kitabından Din Üzerine Beğenilen Sözler — Abdülbaki Gölpınarlı

Şeyh Galip - Abdülbaki Gölpınarlı kitap alıntıları ve sözleri

Din alanında yazılmış önemli eserlerden biri olan Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı'nın kaleminden çıkmıştır. Kitap 216 sayfadır. Aşağıda, Şeyh Galip'i okuyanların en çok paylaştığı cümleler yer alıyor.

Yazar:Abdülbaki Gölpınarlı
İlk Yayın:1953
Yayınevi:Kapı Yayınları
Sayfa Sayısı:216
Dil:Türkçe
ISBN:9786055107314
Okuma Süresi:6 sa. 7 dk.
Türler:Biyografi, Din (İslam), Edebiyat, Şiir, Tasavvuf-Mezhepler-Tarikatlar

Şeyh Galip'ten En Beğenilen Alıntılar

Ne tâb-ı sefer ne tâb-ı gurbet
Kaldı o belâda Aşk ü Gayret

📖 Sayfa 176 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Aşkınla hevâlandım bi-laneliğim gel gör
Yanmakla firâkınla pervaneliğim gel gör

Aşkınla uçuyorum yuvasız olduğumu gel gör, ayrıldığında yanmaktayım pervane olduğumu gel gör.

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Çünkü Aşk, Hüsün'dür, Hüsün de Aşk'ın ta kendisi. Sen, yanlış yolda meşk ettin.

📖 Sayfa 205 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

"Ey gül-i rana!..
Ömrün beş mevsimi vardır;
Aşk, hasret, yalnızlık, vuslat ve hüzün.
Sahi, sen hangi mevsimdesin?"

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Öyle bir şûlesi var ki şem-i cânın. Fanusuna sığmaz asumanın.

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen.

Hoşça bak kendine ki kainatın özüsün sen.
Bütün yaratıkların gözbebeği olan insansın sen.

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Ey dil sen o dildâra lâyık mı değilsin yâ
Da'vâ-yı muhabbete sâdık mı değilsin yâ

📖 Sayfa 66 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Min vech çü yâra âşinâdır
Öldürse eğer beni revâdır

📖 Sayfa 178 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Cânan mısın belâ mısın âşûb-ı can mısın
Ey bî âmân gayri elinden aman sensin

📖 Sayfa 98 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Ey gül-i bâg-ı vefâ ma'lûmun olsun bu senin
Hâr-ı cevr ile sakın terkeylemem pîrâhenin

Ey vefa bahçesinin gülü, bunu bil ki cefa dikeni yüzünden gömleğini terk etmem asla.

📖 Sayfa 72 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

"Gül âteş gülbün âteş gülşen âteş cûybâr âteş
Semender-tıynetân-ı aşka bestir lâlezâr ateş"

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Cân ola fedâ-yı îd-i cânan
Bî sûd ola mı ümîd-i cânan

Yârin bize bir selâmı yok mu

📖 Sayfa 160 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Efendimsin cihanda i'tibârım varsa sendendir
Miyân-ı âşıkanda iştiharım varsa sendendir

📖 Sayfa 82 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

...
Hoşça bak zâtına kim zübde-î âlemsin sen
Merdüm-î dide ekvân olan ademsin sen.

(Kendine iyi davran evrenin hülasa(öz)sısın
Bütün varlıkların gözbebeği olan insansın)

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

"Kadr-i dürr ü gevheri âlem bilir
Âdemi ammâ yine âdem bilir."

( Şeyh Gâlib )

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Sular alçağa akar.
(Bu söz, “atasözü”dür ve gönül alçaklığını anlatır.)

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Sen yârini bî haber mi sandın
Yoksa seni terk eder mi sandın

📖 Sayfa 162 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Sevgi gününü kapkaranlık hayal gecesine döndürmedim. Kâfir saçlar gibi yüzünü örtmedim, güzelliğini inkâr eylemedim.
Ah ederek kakülünü dağıtmadım, saçlarını perişan hale sokmadım. Korktum da bakışından bir harfceğiz bile sormadım.
Sabra mecalim kalmadı, isyanım nedir, bilemem. Sultanım, maksadın, bilip bilmezlikten gelmekse artık yetmez mi?

📖 Sayfa 61 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Fakat bu şüphede daima gamlı gönlümde: Senin gönlündeki hangi aşık, senin gönlün kimde?

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

" Sevginin şehidi oldum " göğsüm, dağlarla dolu bir lalelik.
Toprağımın ışığı, mezarımın mumu varsa ancak senden.

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Derd ü hasretle neler çektiğimi ben bilürem
Yâreme şimdi, ne tuz ektiğimi ben bilürem

Anlamaz mı bilemem yoksa tegafül mü eder
Ciğerim pâreleyip katle teemmül mü eder

📖 Sayfa 58 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Ben ne hâcet kim diyem rûh-ı revânımsın benim
Gizlesem de âşikâr etsem de cânımsın benim

📖 Sayfa 72 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen

📖 Sayfa 50 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Gönlümün dalgalandığı o cezbe denizinde inci, sedeften çıkar da habbelere gelir.

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Yâ Rabbi ne intizârdır bu
Geçmez niçe rüzgârdır bu

📖 Sayfa 160 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Başkalarını terk etmeni istemem, beni onlardan ayır, biraz fazla sev, bu bana yeter. Âlemi kaplayan, teshir eden güzelliğini bilirim, inkâr istemem.

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Ey dil ey dil yine bu rütbede pür gamsın sen
Gerçi vîrâne isen genc-i mutalsamsın sen

📖 Sayfa 50 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Öyle bir şûlesi var ki şem-i cânın. Fanusuna sığmaz asumanın. #Şeyh Galip

Gönül mumunun öyle bir alevi vardır ki gökyüzü denen o büyük fanusa sığmaz.

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Ben hele gaybeylemişim kendimi
Âteş-i sevdâya düşelden beri

Âh minel ışkı ve hâlâtihi
Ahraka kalbî bi harârâtihi

📖 Sayfa 42 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Bir an bile yüzünü gösterecekse bu buluşma müjdesine karşılık cenneti bile ver, feda et.

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Âşıkta keder neyler gam halk-ı cihânındır
Koyma kadehi elden söz pîr-i muganındır

Şeyh Galip

📖 Sayfa 64 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Bak o mehin zülf-i siyeh-târına
Can geçirir dârına berdârına

Şeyh Gâlip

📖 Sayfa 46 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Hoşça bak zâtına kim zübde-i alemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen

Kendine iyi bak,dikkat et ki sen, âlemin hülâsasısın, varlıkların gözbebeği olan insansın sen.

📖 Sayfa 51 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Yeter aşk-ı Hüdâ’dan bir yudum su
Bütün derya hem içilmez hem geçilmez.

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

'' Ah mine'l-aşk ve hâlâtihî
Ahraka kalbî bi harârâtihî ''

Der ki; 
Aşkın elinden ve hallerinden...
Ateşiyle yüreğimi yaktı yandırdı...

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Bir şu’lesi var ki şem’-i cânın
Fânûsuna sığmaz âsumânın

| Şeyh Gâlib

Bir muma benzeyen canın öyle bir alevi var ki, fanusa benzeyen gökyüzüne bile sığmaz.

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Bak o mehin zülf-i siyeh-târına
Can geçinir dârına berdârına

O ay yüzlünün siyah saçlarına bak.
Her teli bir darağacına benzeyen o saçlara asılan canlar feda

📖 Sayfa 47 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Benim ruhumsun dememe hacet mi var? Gizlesem de benim canımsın, açığa vursam da.

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Ey Arş-kemâl ü meh-sitâre
Almak nola düşmen-i nazâre

Ey yüceliği arş, yıldızı ay olan güzel, neden bakışına düşman oluyorsun ki?

📖 Sayfa 71 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Gencînede râh-ı nev gözettim
Ben açtım o genci ben tükettim

Esrârını Mesnevî’den aldım
Çaldım veli mîri malı çaldım

Şeyh Galip/Hüsn ü Aşk

📖 Sayfa 208 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Pîş-i rahında senin ey şâh-ı hûban bende çok
Dâd-hâhın hadden efzun sâil-i hâhende çok

📖 Sayfa 77 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen

Şeyh Galip

📖 Sayfa 50 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Çeşmi okur hışm ile ism-i celâl
Bâkışı "Ya Hû" çeker envarına

Gözleri, hiddetle, şiddetle Allah Allah adını okumada, bakışı, nurlarına "Ya Hû" çekmede.

📖 Sayfa 47 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Ey dil o dildâra lâyık mi değilsin yâ
Da'vâ-yı muhabbette sâdık mı değilsin yâ

Ey gönül sen o sevgiliye layık mı değilsin yoksa?
Yahut da sevgi davasın gerçek mi değilsin?

📖 Sayfa 67 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Hz. Peygamber’in (s.a.v.)
“Allah bir kulunu sevince ona belâ / sıkıntı verir. Sabrederse onu kendisi için saklar” sözünü de mi duymadın?

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

O zaman ki bezm-i canda bölüşüldü kâle-i kâm
Bize hisse-i mahabbet dil-i pâre pâre düştü

Şeyh Galip

📖 Sayfa 102 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Işk gelip milk-i dile oldu şâh
Derd ü gam ü mihneti kıldı sipâh

Aşk gelip çattı, gönül mülküne padişah oldu, derdi, gamı, mihneti derleyip topladı, kendine asker edindi.

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Her zilletin elbette bir izzet var içinde
Seyret çeh-i Ken’ân’ı ne devlet var içinde

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Şehbâz-ı dil oldu evc-pervâz
Kim sayd-ı hümâya eyleyip nâz

Alıcı bir doğan kuşuna benzeyen gönül, öyle yücelere uçmada ki hüma kuşuna bile avlamaya naz etmede.

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Ey dost, ayrılığınla ciğerim kebab oldu, Gel gel, gönül harap olup gitti.

📖 Sayfa 187 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Nâm u nişânımız yok
Dervişe şân gerekmez
Yokluk yolcularına
Başka nişân gerekmez...

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Ey mâh uyu uyu ki bu şeb
Gûşunda yer ede bang-i yâ rab

Ey ay, uyu, uyu ki bu gece [yâ Rab] dedi yer etsin.

📖 Sayfa 133 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Ârzû-yı vuslatın her dem dil-i pâkimdedir
Gevher-i ışkın sadefveş sîne-i çâkimdedir

Seninle buluşma isteği, her an tertemiz gönlümdedir. Aşkının incisi, sedefe benzeyen yarılmış göğsümdedir.

📖 Sayfa 76 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Bir şu'lesi var ki şimdi cânın
Fânûsuna sığmaz âsmânın

Şimdi canın öyle bir ışığı, öyle bir yalımı var ki gökyüzünün fanusuna bile sığmıyor.

📖 Sayfa 69 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Dâima bu şüphe ammâ tab' -ı gamnâkimdedir
Kangı aşıktır senin gönlünde gönlün kimdedir

*
Fakat bu şüphe de daima gamlı gönlümde: Senin gönlündeki hangi âşık, senin gönlün kimde?

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Veren bu sûret-i mevhûme revnak reng-i hüsnündür
Gülistân-ı hayâlim nevbâharım varsa sendendir.

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Hâsılı âlem bilir bu sırrı inkâr eylemem
Gizlesem de âşikâr etsem de cânımsın benim

Hâsıl bu sırrı âlem bilir, inkâr etmem. Gizlesem de benim canımsın, açığa vursam da

📖 Sayfa 73 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Eğer desem ki havâlar açıldı geldi bahâr
Murâd odur ki benimle mahabbet eyledi yâr

Şeyh Galip

📖 Sayfa 116 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Saldı gönül illerine akını
Kurdu göz ırmağına otağını

📖 Sayfa 106 · Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Şehîd-i aşkın oldum lâlezâr-ı dâğdır sînem
Çerâğ-ı türbetim şem’-i mezârım varsa sendendir

Şeyh Gâlib

Ey Sevgili! Senin aşkının şehidi oldum. Göğsüm dâğlarla dolu olan bir lâle bahçesini andırıyor. Toprağımın bir ışığı, mezarımın bir mumu varsa ancak senden kaynaklanıyor. ( Lâlenin ortasında kara bir benek bulunmaktadır. Klasik edebiyatımızda lâle aleve, bu benek de yanmış, dağlanmış gönüle benzetilir.)

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı

Sıkça Sorulan Sorular

Şeyh Galip kimin eseridir?

Şeyh Galip, Abdülbaki Gölpınarlı tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1953'te yayımlanmıştır.

Şeyh Galip kaç sayfadır?

Şeyh Galip, 216 sayfadır (Kapı Yayınları baskısı).

Şeyh Galip'in en ünlü sözü nedir?

“Ne tâb-ı sefer ne tâb-ı gurbet Kaldı o belâda Aşk ü Gayret”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Şeyh Galip — Abdülbaki Gölpınarlı. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4