CANLI

Sinema Dünyasından Şark'ın Şiiri: İran Sineması: Cihan Aktaş'ın Unutulmaz Sözler

Şark'ın Şiiri: İran Sineması - Cihan Aktaş kitap alıntıları ve sözleri

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş'ın 336 sayfalık eseridir. İlk kez 2005'te yayımlanmıştır. Şark'ın Şiiri: İran Sineması için okurların en çok beğendiği sözler bu sayfada bir araya getirildi.

Yazar:Cihan Aktaş
İlk Yayın:2005
Yayınevi:Kapı Yayınları
Sayfa Sayısı:336
Dil:Türkçe
ISBN:9789758950515
Okuma Süresi:9 sa. 31 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Sinema

Şark'ın Şiiri: İran Sineması'dan En Beğenilen Alıntılar

“Neden önümüzde somut örnekler varken tarihe bakışı yeğliyoruz? Daha ziyade soyut çalışıyoruz, somutla ilgilenmiyoruz. Bu tarihe bakışla, kadını karar verici bir kişilik gibi değilde bir tepki unsuru gibi algılıyoruz. Her zaman televizyonda erkeği kitap okur vaziyette, kadının yemek pişirirken ve ya sebze ayıklarken görüyoruz. Niye kadını ille de aşçı ya da duygusal bir kargaşa çıkartan bir unsur olarak göstermekte ısrar ediyoruz? Kabul edilebilir şahsiyetlerin gösterimi genel bir eğilim olmalıyken istisnadır.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“İnsanın elde ettiği, gerçekleştirdiği ne varsa, başlangıçta ulaşılamaz bir hayal gibi görünmüştür.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“İran sineması ile ilgili bilinçli bir cehaletin sürüldüğü görüşü yaygındır.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Farsi filimlerin birbirini tekrarlayışı, bu filmin seyircisini İtalyan, Mısır ve Hindistan filmlerine yöneltti.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Sinemada kadınların iradesiz, cahil, süslü bir bebek gibi gösterilmesi, bu gidişle kadınların varlığına telafi edilemez darbeler indirecek.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“19 Ağustos 1978’de Aba’dan Raks Sineması’nda, Kimyayi’nin Geveznha (Geyikler, 1976) filmi gösterimdeyken yangın çıktı. Salondaki yedi yüz seyirciden altı yüzünün feci şekilde can verdiği bu facia üzerine devlet, bir günlük genel yas ilan etti.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Behişti, sinemanın geçen yıllarda verdiği ürünlerin, İslam Devriminin ifadesi kaba kuvvetle değil, gerçeklerin kültürel etkinliklerle dünyaya anlatılması hangi gün olacağını gösterdiğini savunmaya devam etti.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“İran filmlerinde seks ve şiddet yoktur. Cinsi cazibenin sembolü sayılan kadınlar, başları açık olarak görünmezler. Karı-koca rolündeki oyuncular, gerçek hayatta da Karı-koca değillerse birbirine dokunamazlar. Demek oluyor ki, bu ölçülere sahip filmlerin ilgi gösterilmesi için geriye pek az neden kalıyor. Bu durumda Amerika seyircisinin İran filmlerine ilgisini nasıl açıklayabiliriz?”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Ben aşka âşığım, maşuka değil.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Yerli üretim her zaman sınırlı bir alanda tutuluyor, film ithalcileri destekleniyordu. Bu yüzden de, yerli film üreticilerinin filmlerle rekabet edecek filmler yapmaları imkansız görünüyordu.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Televizyon programlarında en fazla yer verilen, ev işleriyle meşgul ve kendini ikinci cins olarak kabul eden kadın tipleriyle topluma kadın ve aile konularında yanlış mesajlar gönderilmesi, bir kaygı konusudur.“

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Devrinin ardından bir kısım ulemanın olumsuz yargıları sürsede, Ayetullah Humeyni sinema ve televizyonun artık meşru birer araç olduğunu bildirdi. Sürgünde bulunduğu Fransa’dan İran’a döner dönmez yaptığı konuşmada şöyle konuştu:

Biz sinemaya, radyoya ya da televizyona karşı değiliz. Sinema modern bir buluş olarak insanların eğitim yararına kullanılmalıdır. Ama bildiğiniz gibi, sinema bizim ülkemizde gençlerimizi yozlaştırmak için kullanılmıştır. Sinemanın yanlış kullanımı; bizim karşı olduğumuz işte budur.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Sinema, muhatabını fazlasıyla etkileyen, dikkatini toplayan bir araçtır.

Sinemanın dinle uzlaşamayacağını öne sürenler ,dini karışık, çetrefilli ve belirsiz bir yapıya dönüştürerek, sinemacıların elini kolunu bağlıyorlar.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Sinema bilim, teknik, kültür ve sanat gibi dört kurumdan uzak kaldıkça ve bu dört kaynaktan beslenmedikçe kendi ayakları üzerinde duramaz.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Bir ülkede, bir toplum, bir kültür, kendi sesini dünyaya duyurmak için, o yabancı dünyayı tanımak, o farklı dünyayla irtibatlı olmak zorundadır.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Zahiri aşk isteyen herkes için mümkün olabilir ama gerçek aşka ulaşmak elde olan bir şey değildir.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Giysi tarih boyunca kişilik ve toplumsal konum için bir gösterge sayılmıştır. Bu konuda çok şey söyleyebiliriz ama öncelikle tesettür, moda ve modelistlik kavramlarına açıklık getirmek gerekir.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“On seneye yakın bir süre içinde çekilen birbirinin benzeri dört yüz kadar filmde kadın, hafifmeşrep bir tip olarak yer aldı. Böyle filmleri tepki göstermeden izleyen seyircinin, hatta bu filmlere karşı çıkan toplum kesitlerinin bile zihninde sinemada kadının rolü, fesada sebebiyet veren bir kötülük kaynağı olarak yer etti.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Kim geldi bize insanlığı anlattı da biz insan olamadık.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Sinema, zulmü fesadı ve hak olmayan rejimleri güçlendirmek amacıyla kullanıldığı için, haram sayılıyordu.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Müslümanlar sinemayı icat etmemiş olabilirler, fakat nasıl hat, musiki, mimari gibi sanatlar İslamiyet’ten önce de mevcutsa ve İslamiyet’in doğuşundan sonra da sanatlar İslam medeniyetini temsil eden birer kurum olarak gelişme imkanı bulduysa, bu, sinema içinde mümkün olabilir.“

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Sinemada kadın sadece kötü yola düşen bir kişi olarak tasvir edildi.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Maalesef bazı (sinemacılar) dini, tanıdığı bazı dindarlardan ibaret sanıyor.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Neden ille de bir devrimin tüfek, devrimcinin de tetikçi olması gerektiğini düşünmeliyiz? Hem, Hazreti Muhammed’in dinin de öfke en son çare değil midir? Bu nasıl karanlık bir düşüncedir ki, insanın en güzel, en değerli ve en tabii hissiyatlarını yalnız kötü niyet ve kuşku penceresinden görebiliyor? Gökyüzüne varmak için yeryüzünün ince yollarından geçmemiz gerekmiyor mu? Bu arada yeryüzündeki aşkım nasıl tanımlayacağız?”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Ayetullah Humeyni, bir filmin tesirinin yüz cilt kitap ve dergiden daha fazla olduğunu söylüyor ve kültürel kurumları sinema ve televizyon için filmler çekmeye teşvik ediyordu.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Aralarındaki kitap değişimi, fikir ve gönül bildiğini ifade için bir vesile olmuştu. Teyzesinin kızı, genç Mahmelbaf’a duygularını, okuduğu kitaptaki önemli cümlelerin altını çizerek veya kitabın sayfaları arasına çiçek yaprakları koyarak iletir.“

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Sarayın hışmından çekinen yönetmenler, suya sabuna dokunmamak için ya seks filmi çeviriyorlar ya da şikayet edecek gücü bulunmayan cahil ve yoksul haklı konu alıyorlardı.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Nasıl var olduysak, kıyam ettiysek ve nasıl bir tefekküre sahipsek, kendimizi dünyaya öyle tanıtmalıyız. Bugün kültürel alanda gerçekleri dünyaya anlatacak en etkili araç görüntüdür: Yani sinema, fotoğraf ve resim. Sinema diğer görsel araçlardan daha çok ilgi gördü ve gelişti.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Sinema milletleri tanımak için en iyi pencere, selam vermek için de en uygun vesiledir.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Batıdaki bir grup feminist , neden İranda kadınlar, eziliyor ediyorlar. İyi ama Devrim’den sonra İran’da kadın seçkin ve saygın bir kişilik olarak öne çıkıyor. Bazı filimler kadın kişiliği mihverinde yapılıyor. Sinemada kadın artık bir seks metali değil ve erkek düzeyinde başoyuncu gibi bulunuyor.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Bütün önemli değişikliklerin aileden başlanılması gerektiği ifade edilmektedir.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Dini sinemadan söz edilince, ‘Filmin dinlediğini anlama geliyor?’

İlkin, o filminde terkin edilen değerler, İslami olmalıdır. İslami değerler nedir, üzerine konuşularak bu değerlerin sahasını tespit etmek ve aydınlatmak mümkündür. Elbette namazı kılmayı öğretmek bir İslami değerdir. Ama doğruluk, cesaret ve mukavemet öğretmekte İslami değerlerdendir. Demek ki, bu değerleri işleyen ve öğreten her film gerçekte İslami bir içeriye sahiptir. Bu, meselenin bir yönüdür. İkinci husus şu, o film de gayri İslami sahneler yer almamalıdır.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Din, insan ile Allah arasındaki ilişki ibadetlerden ibaret midir?”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“En kötüsü, dindarlarımızın cümlesinin sinemadan, sinemacılarımızın da dinden uzak olması. Maalesef bazı (sinemacılar) dini, tanıdığı bazı dindarlardan ibaret sanıyor. Halbuki din ve dindarlar ayrıca değerlendirilmeli.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Sinema, çağdaş dünyada en etkili ve önemli mesaj aracıdır.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Sorunların kaynağını günlük siyasetten ziyade geleneklerde aramak gerekir.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Sinemaya emri bil maruf mehyi anil münker gözüyle bakmak gerekir. Dini sinema namaz ve oruç sineması değildir.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Mesela aşk konusu her zaman yanlış anlamalarla karşı karşıyadır.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“İdeolojik bir devrim gerçekleşmiş bir ülkede herkes, hele bu ülke savaşmaktaysa, sırf propagandaya dönük filmler bekler. Fakat İran sinemasının stratejisini oluşturanlar, başından itibaren, sinemayı devletin ve Devrim’in doğrudan bir propaganda aracı olarak düşünmekten kaçındılar. ‘Propaganda ürünü geçicidir, ancak doğru olan kalır‘ inancıyla, yönetmenlere Ismarlama film yaptırılmaması, bu yöndeki denetimin yol gösterme, himaye, finansal destek sağlama ve gözlemleme ile sınırlandırılması bir prensip olarak yerleşti.”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

Sinema salonları, hedef kitle olan kadınları sinemaya çekme yönünde özel çabalara giriyorlardı. Önceleri kadınlara çekingenliklerini kırmak için özel sinema salonları tahsis ediliyordu ve balkon bölümü kadınlara ayrılıyordu. 1931'den itibaren bu özel muamele ortadan kalktı.

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

“Chaplin ve diğer komedi ustaları bize, toplumumuzda komedi ve hicvin gelişebilmesi içindir zemin oluşmadığını gösterdiler. Çünkü biz esasında sıkıntılı bir toplumuz, fakstaysa sıkıntı hali dini bir topluma yakışmıyor. Dini toplum, her zaman esenlik yayan neşeli bir toplumdur. Benim dini vazifem her zaman güleryüzlü olmaktır. Maalesef bazıları gülmenin, güldürmenin ve sevincin soytarılık işaretleri olduğunu zannediyor. Hatta Hz. Ali’yi bile şalacılığı nedeniyle itham edenler var. Kıyamet gününü elbette hatırlamalıyız ama neden her zaman cenneti değil de cehennemi düşünmeliyiz?”

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

Abbas Kiyarüstemi,İran'ın günümüzde dört şey ihraç ettiğini söylüyor: Halı,fıstık,petrol ve sinema... İran sineması İran şiirinin bir devamı gibi de görülüyor.

📖 Sayfa 14 · Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

Devrim sonrası sinema, ilişki arayışı içindeki bir sinemadır. İnsanın insanla,tabiatla ve çevresiyle ilişkilerinin arayışı içindedir.

📖 Sayfa 155 · Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

"Bu önemli ilmi filmin amacı, muhterem hanımlara şu üç şeyi öğretmektedir:
1 Güzellik
2 Güzel Olmak
3 Güzel Kalmak" 1900'lü yıllarda yayımlanmış Batı kökenli bir dergide geçen bir ilanda yer alan sözler... Bunun ardında yer alan parfüm ve kıyafet moda sayfaları ise her şey bilinçli dizayn edilmiş olsa gerek.

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş

Sıkça Sorulan Sorular

Şark'ın Şiiri: İran Sineması kimin eseridir?

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, Cihan Aktaş tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2005'te yayımlanmıştır.

Şark'ın Şiiri: İran Sineması kaç sayfadır?

Şark'ın Şiiri: İran Sineması, 336 sayfadır (Kapı Yayınları baskısı).

Şark'ın Şiiri: İran Sineması'nın en ünlü sözü nedir?

““Neden önümüzde somut örnekler varken tarihe bakışı yeğliyoruz? Daha ziyade soyut çalışıyoruz, somutla ilgilenmiyoruz. Bu tarihe bakışla, kadını karar verici bir kişilik gibi değilde bir tepki unsuru gibi algılıyoruz. Her zaman televizyonda erkeği kitap okur vaziyette, kadının yemek pişirirken ve ya sebze ayıklarken görüyoruz. Niye kadını ille de aşçı ya da duygusal bir kargaşa çıkartan bir unsur olarak göstermekte ısrar ediyoruz? Kabul edilebilir şahsiyetlerin gösterimi genel bir eğilim olmalıyken istisnadır.””

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Şark'ın Şiiri: İran Sineması — Cihan Aktaş. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4