CANLI

Siyasetçilerin Bile Okuması Gereken Eser: Osmanlı Kadın Hareketi — Serpil Çakır

Osmanlı Kadın Hareketi - Serpil Çakır kitap alıntıları ve sözleri

Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır'ın 456 sayfalık eseridir. İlk kez 2016'da yayımlanmıştır. Okur oylarıyla sıralanan bu sözler, Osmanlı Kadın Hareketi'den özenle derlendi.

Yazar:Serpil Çakır
İlk Yayın:2016
Yayınevi:Metis Yayıncılık
Sayfa Sayısı:456
Dil:Türkçe
ISBN:9789753420440
Okuma Süresi:12 sa. 55 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Kadın, Siyaset-Politika, Tarih

Osmanlı Kadın Hareketi'den En Beğenilen Alıntılar

"Bizde ne kan var, ne can, ne de faaliyet! Çocuklarımızın yiyeceğini bile Avrupa gönderiyor. Çocuklarımızın gürbüz olmasını bile Avrupa düşünüyor. 'İleride bunlar da iyi yük taşısın, iyi hammallık yapsın' demek istiyor! İşte Avrupa'nın bir ilanı daha!.. Nestle Sütlü Unu.
.
.
Ne atıl bir milletiz. Cebimizdeki paralarımızı, hem de yığın paralarımızı bize katiyen münasebeti olmayan yabancı bir şirkete veriyoruz. Bizim hiç doktorumuz, bizim, vatanını, vatan çocuklarını seven hiçbir insanımız yok mudur ki, Nestle gibi bir şirket yapsın?.. Yapsın da biz onlardan alalım. "

📖 Sayfa 355 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Kadınlar “aile” denen özel alan içine sıkıştırılarak "toplumsal"ın dinamik süreçlerinden uzaklaştırılmış olsalar da, bir araya gelme fırsatı bulabildikleri zaman, ortak yalıtılmışlıklarını bir başkaldırı ve hak arama hareketine dönüştürebilmiştir.

📖 Sayfa 52 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Dünyada her erkeğe bir kadın düşmüş olsa, 'feminizm' bugünkü aldığı şekli almazmış(!) Harbden sonra şimdiki 2/1 veya 3/1 nisbeti takriben 4/1, 5/1 derecesini bulacak imiş ve işte bu nisbet neticesi kadın meselesinin şeklini göstermiş.
Her kadının bir kocası olabilse imiş, kadınlar hayatlarını kazanmak için erkeklerin gördükleri işleri yapmağa, erkeklere en müşkül mesaide bir rakip olmaya elbet kalkışamazlarmış(!). Kadınlar, hayatta kendilerini yaşatacak bir erkek bulamadıkları içindir ki, kendi başlarının - açıkça tabirle boğazlarının- çaresine bakıyorlarmış ve bakmak istiyorlarmış.

📖 Sayfa 185 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Biz kadınlar yıllarca kendi geçmişimizden habersiz yaşadık. Geçmişimizdeki bu bilinmezliği neye borçluyuz (!) Tarih gerçekleri yaşandığı haliyle yansıtıyor mu?

📖 Sayfa 29 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

"Düşünenler eski hayattan bıktı, düşünmeyenler de bıktı. Artık başka bir hayata girmek ihtiyacı, hemen kadınlığın her tarafında his olundu... Artık kadınlık böyle yaşamayacaktır ve yaşayamaz. Buna katiyyen emin olunuz."

📖 Sayfa 198 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

"Bu memlekette kadın muhterem ve mesud değildir, hakkına ve mevkiine malik [hakkına ve konumuna sahip] değildir."

📖 Sayfa 164 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

"Bizde kadınlık, siyah bir kefen içindedir. Bizim kadınlarımız, bir Fransız edibinin dediği gibi ‘şekl-i gayb-i mevcud'dan [şekli kaybolmuş varlık] ibarettir. … Simsiyah bir gölge... işte bizde kadının kısaca tarifi bundan ibarettir."

📖 Sayfa 165 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

"Kadınların ırzından yalnız kocaları, ana babaları, sorumlu değillerdi. Bütün mahalle halkı aile yaşamını kontrol ederdi. Bir eve kadın alındığı haberi duyuldu mu, imam, bekçi ve belli başlı mahalle eşrafı gider, o evi basardı. Çatı arasına ve kümese kadar aranılmayan yer bırakılmazdı. Sokakta herkes kadın kıyafetine karışmak hakkını kendinde görürdü."

📖 Sayfa 245 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

"Bütün kadınlar toplanınız ve elele tutarak yürüyünüz."

📖 Sayfa 194 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Üniversite kapılarının kadınlara kapalı olduğu dönemlerde, ziyaretçi kadın öğrenciler, erkek öğrencilerden tahta perdeyle ayrılmış bir yerde oturmak zorundaydı ve başlarında bir refakatçi bulunuyordu. Bu durum; genç erkeklerin, kadınların varlığı yüzünden akıllarının başlarından gitmesini önleyen koruyucu bir önlem olarak açıklanmıştı.

📖 Sayfa 40 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

“Üniversite kapılarının kadınlara kapalı olduğu dönemlerde, ziyaretçi kadın öğrenciler, erkek öğrencilerden tahta perdeyle ayrılmış bir yerde oturmak zorundaydı ve başlarında bir refakatçi bulunuyordu. Bu durum; genç erkeklerin, kadınların varlığı yüzünden akıllarının başlarından gitmesini önleyen koruyucu bir önlem olarak açıklanmıştı. Bu tavır erkeklerin kadınları sadece cinsel bir obje olarak göründüklerini açıklamakla kalmıyor, kadınların araştırmaya ,okumaya uygun görülmediğini de vurguluyordu.”

📖 Sayfa 40 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

"Memleketimiz hâl-i hazırda ağlanacak bir şekilde olduğu gibi, ahalimizdeki fikr-i tahsilin de ondan kalır yeri yok. İnsan öyle hallere tesadüf ediyor ki, mesleğinden vazgeçeceği geliyor."

📖 Sayfa 320 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Kadının toplumsal, sınıfsal aidiyeti ne olursa olsun, sırf farklı bir cinse, kadın cinsine ait olduğu için tarihsel varlık olarak sayılmamasının nedenlerinden biri de, uzun yıllar boyunca eğitim kurumlarının kapılarının ona kapalı olmasıdır. Bırakın üniversiteleri, kadınlar kütüphanelere bile alınmadılar.

📖 Sayfa 39 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

1916 yılında İstanbul'da Enver Paşa'nın himayesinde kurulan "Osmanlı Kadınları Çalıştırma Cemiyet-i İslamiyyesi", kadınlara hizmet amacıyla kurulmuştu ama üyeleri arasında kadın yoktu.

📖 Sayfa 94 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Tarih, yani erkeklerin ta­rihi, genel tarih olarak tanımlanmıştır. Örneğin kadınların seçme­ seçilme hakkı olmamasına rağmen, 1908'de yapılan seçimler için "1908 Genel Seçimleri" ibaresi kullanılabilmiştir. İstatistiklerde ka­dın ihmal edilmiş; sadece erkeğe ilişkin bilgiler yer almıştır.

📖 Sayfa 44 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

"İnkılabı bulutların üstünde değil, kafaların içinde yapmak mucizesini gösterdiniz, bizi uyandırdınız."

📖 Sayfa 177 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Şurasını iyi bilmek gerekir ki ne erkekler kadınlara hizmetkâr, ne de kadınlar erkeklere cariye olmak için yaratılmıştır

📖 Sayfa 62 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

"Şurasını iyi bilmek gerekir ki, ne erkekler kadınlara hizmetkar, ne de kadınlar erkeklere cariye olmak için yaratılmıştır."

📖 Sayfa 62 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Kadınların ezilen bir cins olarak yaşamlarını değiştirmedeki kararlılığını ve bilincini anlamak için, kendi coğrafyamızdan, ta 1913'ten gelen bir sese kulak verelim:
"son zamanlarda Osmanlı kadınlığı can sahibi olduğunu, var olduğunu gösterdi. Onun her an iniltiler içinde kopup gelen sedasını işitiyoruz: 'Biz varız, uyanıyoruz, kalkacağız, yol gösteriniz...' diyor. Bu hareketi koyuyoruz. Artık iman ettik ki, hayatımız iyi bir hayat değildir... Artık kadınlık böyle yaşamayacaktır ve yaşayamaz. Buna katiyen emin olunuz."

📖 Sayfa 55 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Kadın araştırmaları; Kadınların ezilmesini ortadan kaldırmak ve özgürleşmelerini sağlamak için toplumun bir dönüşümden geçmesi konusunda ikna olup ikna etmektir.

📖 Sayfa 32 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

"Madem ki kadına giyotine çıkma hakkı veriliyor, öyleyse kürsüye çıkma hakkı da verilmelidir"

📖 Sayfa 56 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Fatma Aliye için kadının gelişiminde engel teşkil eden etkenlerden en önemlisi erkeklerdir ve bu durum medeni ülkelerde de aynıdır.

📖 Sayfa 69 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Erkek imzalarının çoğunlukta olduğu diğer dergilerde ise kadınlar, erkeklerin gözüyle biçimlendiriliyor; olması istenilen model çerçevesinde açıklanıyordu. Kadınlar her yönüyle inceleniyor, evde, sokakta, hemen her alanda kadınların yaptıkları eleştiriliyordu. Bu konuda o denli ileri gidiliyordu ki, genç kızların okudukları romanlardan "olumsuz" etkilenebilecekleri düşüncesiyle, bu romanların dikkatle gözden geçirilip uygun görülürse okutulması bile önerilebiliyordu.

📖 Sayfa 84 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

"Çünkü kadınlar dünyada değil, bu kadar senedir cehennemde yaşıyorduk."

📖 Sayfa 152 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Kadınların gündelik yaşamlarında karşılarına çıkan sorunlar, kişilere özel ya da belli durumlara özgü sorunlar değildir. Kadınlar nihayet, ezilmelerinin bir sistem meselesi olduğunu anlamıştır.

📖 Sayfa 31 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Bir milletin kadınları, o ülkenin ilerleme derecesinin ölçüsüdür.

📖 Sayfa 148 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Erkek imzalarının çoğunlukta olduğu diğer dergilerde ise kadınların erkeklerin gözüyle biçimlendiriliyor; olması istenilen model çerçevesinde açıklanıyordu. Kadınlar her yönüyle inceleniyor, evde, sokakta, hemen her alanda kadınların yaptıkları eleştiriliyordu. Bu konuda o denli ileri gidiliyordu ki, genç kızların okudukları romanlardan "olumsuz" etkilenebilecekleri düşüncesiyle, bu romanların dikkatle gözden geçirilip uygun görülürse okutulması bile önerilebiliyordu.

📖 Sayfa 84 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

"Biz neye muktedir isek kadınlar da ona muktedirler, onlarla bizim aramızdaki fark ise onların daha sevimli olduklarıdır. "
(Voltaire)

📖 Sayfa 215 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

1790da 31 yaşındayken dönemin erkek aydınlarıyla polemiğe girdiği için Mary Wollstonecraft'a"jüponlu sırtlan" adı takılmıştı. Wollstonecraft'ın kızı Mary Wollstonecraft Shelly, 1818' de ünlü romanı Frankestein'ı yayımladığında, kitabına imzasını koyamamış, kocasının isminin olduğu önsözle çıkmıştı.

📖 Sayfa 39 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Kadının gideceği ve gezeceği yerler, devlet tarafından sınırlanmıştı. Hangi araçlara bineceği, araçların hangi bölümlerinde oturacağı, nerelerden alışveriş yapacağı, hangi camilerde ibadet edeceği en ince noktasına kadar fermanlarla düzenlenmişti.

📖 Sayfa 227 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Kadınların ezildiği bu dünyada tek başına hiçbir şey yapılamayacağını, kadınların ancak hemcinsleriyle dayanışma içerisinde sorunlarına çare bulacağı inancındaydı.

📖 Sayfa 150 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Geleneksel tarih yazıcılığı, erkeklerin yaşam pratiklerinden kaynaklanan olayları konu edinir; erkeklerin tarihsel deneyimleri üzerine odaklanır. Öznesi, erkektir. Bu tarih; kadınların yer almadığı savaşların, fetihlerin, elde edemediği kahramanlıkların, üyesi olmadığı parlemento, meclis gibi siyasi kurumların tarihidir.

📖 Sayfa 30 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

'Hür bir milletiz' diyoruz. Diyoruz da nisviyeti esaretten kurtaramıyoruz. Bunun için ne topa, ne tüfeğe, ne de kılıca lüzum var. Müthiş silahlardan ziyade fikir ordusuna muhtacız.

📖 Sayfa 217 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Zira Osmanlı kadını siyasallaşmak bir yana toplumsallaşmamıştı bile... Tek isteği, öncelikle bu zinciri kırabilmekti. Bu nedenle o yıllarda siyasal hak mücadelesi yapması beklenemezdi.

📖 Sayfa 108 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

"Biz inkılab yapmak için geldik. Biz inkılabcıyız. Vazifemiz ağır, mesuliyetimiz büyüktür." diyen kadınlar inkılap sayesinde hem kadının hem de vatanın kurtarılacağını, insaniyetin yükseltileceğini açıklamışlardı.

📖 Sayfa 176 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

"Kadın sefil olursa, beşeriyet (insanlık) alçalır."

📖 Sayfa 124 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Bizim erkeklerimiz daima, biz kadınları kabahatli bulurlar. Her ne olursa 'efendim, kadınlar cahil' sözünü ileri sürerler. Fakat onları da cahil bırakan kim?

📖 Sayfa 305 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Kadın, ülkenin her yerinde yaşanan siyasi, sosyal ve ekonomik sorunların içinde olmasına ve bu sorunlardan etkilenmesine karşın, bu alanlarda gözle görülür biçimde çalışamamaktadır.

📖 Sayfa 126 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Kadın araştırmaları sadece bir bakış değil, aynı zamanda bir bilme ve dünyada var olma yoludur.

📖 Sayfa 33 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

"Bugün kadın nedir? Erkeklerin kadınlara karşı meşhur-ı alem olan nezaketlerine rağmen, sorarım, bir alet-i zevk, bir çocuk makinesi, tatlı bir et'den başka birşey mi?"

Yıl 1900 bilmem kaç, yazılana bakın.

📖 Sayfa 121 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

"Bizde kadınlık, siyah bir kefen içindedir. Bizim kadınlarımız, bir Fransız edibinin dediği gibi 'şekl-i gayb-i mevcud' dan [şekli kaybolmuş varlık] ibarettir. Bizde kadınlar dünyanın bütün kadınları, bütün insanları gibi yaşayıb ölmezler; sürüklendikleri hayat-ı zahfane [sürünülerek geçirilen hayat] içinde ölü gibi yaşamaya mahkumdurlar. Ben aksi ve yeknesak çarşaflarımızla kendimizi Şark'a aid bir tablonun kenarına sıkıştırılmış bir 'siluete' teşbih [benzetme] ediyorum. Simsiyah bir gölge... İşte biz kadının kısaca tarifi bundan ibarettir. "

📖 Sayfa 165 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

"Cehaletimize dokunan, en büyük düşmanımız oluyor. Cehaletimiz gider, hatta bir nebze eksilir diye, nerede bizden farklı insanlar varsa onlardan uzak kaçar, mahallelerin içlerine, evlerin içlerine, en içlerine çekiliriz."

📖 Sayfa 232 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

"Erkekler asırlardan beri kadınları tahakkümleri, keyfi istibdadları altında ezdiler, kasdılar, kavurdular, diledikleri zaman bırakdılar; emirleri altında tasavvur ettikleri gibi hükm yürüddüler. Acaba fenalığa mani olabildiler mi? Ben aksini iddia ederim. Değil mani olmak, hatta birçok fenalığın menşeini hazırladılar. Cahil ve istibdatın fazilet tevlid ettiğini kimse iddia edemez... İnsanlar ne kadar hür ve serbest olurlarsa o nisbette yükselirler."

📖 Sayfa 187 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

"Şüphesiz şeriat-ı islamiye yalnız kadınların değil, bil-cümle ibâdın hukukunu temin etmiştir. Bununla beraber ezmana tevfikan erkekler her gün kendileri için birçok kavânîni neşr ediyorlar. Niçin bir kanun da kadınlar için neşr olunmuyor? Acaba kadınların tagayyür-i ezmana tabii hiç bir ihtiyaçları yok mudur? Erkeklerin hayatı mütemadiyen değişiyor da, kadınlarınki değişmiyor mu?"

📖 Sayfa 223 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Bugün dünyada insanlar için hürriyet kadar lüzumlu gıda yokdur.

📖 Sayfa 318 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

"Bizde herkes, herkesin kahyasıdır. Tutunuz hanımninelerden, arabacılara, hamallara kadar herkes, herkese karışmak hakkını kendinde bulur. Bunun için herkes, herkesin hayatını ihlal (bozma) ederler."

Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

"Kadınlar Dünyası" aynı zamanda Osmanlı kadınının hukukunu savunan, hakkını arayan, bu yolda bir hareket başlatan önemli bir dernek olan Müdafaa-i Hukuk-i Nisvan Cemiyeti'nin ( Osmanlı Kadınlarının Hukukunu Savunma Derneği ) de yayın organıdır.

📖 Sayfa 133 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Kadına karşı gösterilen saygısızlık, anne-oğul ilişkisinde bile gözlemlenebilirdi. Kadınlar bu duruma da dikkat çekiyorlardı: "On beş, yirmi yaşında, daha çok zaman validesinin şefkatine, irşadına muhtaç gençler, ikide bir de, 'valide sen karışma, sen kadınsın, senin aklın ermez' demeğe cür'et ediyor.

📖 Sayfa 286 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Kadınlar Dünyası, sahibi ve yazı kadrosuyla, hatta dergiye gelen yazı ve mektuplarıyla tümüyle kadınlara ait olan, Osmanlı kadınının sesini dile getiren ilk yayındı.

📖 Sayfa 137 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Geçmişten kopuş, kadın hareketinin unutulmasına, geçmişin yok olmasına yol açtı. Hareketi yönlendiren kadınlar bile bu söylemi bozmadılar, sustular. Daha sonraki dönemlerde ortaya çıkan kadın hareketleri de, ortaya çıkışlarında, var olan söylemi sorgulamadılar. Onlar da tarihsel olaylardaki nedensellik ve süreklilik ilkesini gözardı ettiler. Öncesini açığa çıkaracak sorular sorulmadı. Oysa Cumhuriyet'le kadına verilen hakların ardında gözden kaçırılmış bir mücadele geçmişi vardır

📖 Sayfa 412 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

"Feminizm, ahlakı yıkan, aileyi yıkan bir cereyan değildir. Saadeti mahveden bir cereyan değildir. Bilakis feminizm ahlak esaslarına ibtina ederek [dayanarak] daha iyi bir saadetin idrakını temin eden bir yoldur: Feminizm haksızlığı, biçareliği ve müsavatsızlığı kaldırarak yerine ahlakın, vicdanın muhakemesiyle vücuda getirilecek yeni ve insani bir teşkilat kurmak ve hey'et-i ictimaiyelerde, ailelerde samimi bir muvazenet tesis etmek emelindedir." Mükerrem Belkıs

📖 Sayfa 179 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Kadını ikincil duruma düşüren değerlerin oluşmasında, erkeklerin kadına karşı tutumlarının da etkili olduğu açıklanıyor, bu durumdan erkekler sorumlu tutuluyordu. Çünkü erkekler kadınları eş, ev kadını haricinde başka bir rolde görmek istemiyorlardı.

📖 Sayfa 169 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Bizde kadın, sokaklarda, mesirelerde bile peçe altında hüviyeti meçhul koyun sürüsü gibi gezer. Bizde kadın rast gelecek harf-endâzlığa [onur kırıcı laf atma], kol çarpmasına, nazar-ı muhakkeranesine [tahkir edici bakış] ma-rûzdur. Hatta o derece ki, hükûmet 'muhadderât-i islamiyeye taaruz' [Müslüman kadınlara taarruz] cürümüne mahsus ceza ihdasına mecbur oldu.

📖 Sayfa 166 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

"Kadınlar, kadınlar!... Hürriyeti erkeklerimize vermediler, onlar cebren aldılar. 'Hak verilmez, alınır' diyorlar. Biz kadınlar da hukuk-ı tabiiye ve medeniyetimizi isteyelim, vermezlerse zorla alalım."

📖 Sayfa 208 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

“Sönenler hep hayaldir ve hakikat ebedi bir şu'ledir.”

📖 Sayfa 124 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Hak sadaka yâhûd ihsan olamaz ki.

📖 Sayfa 219 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Bir milletin kadınları, o ülkenin ilerleme derecesinin ölçüsüdür.
Abdülhak Hamdi Bey

📖 Sayfa 148 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

"Eğitilmiş bir kadın, tek başına bir ordu, bir meş'aledir."

📖 Sayfa 326 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

"Zavallı kadınlık öyle zayıf, öyle âciz ki elini kımıldadub gırtlağını sıkan bu zinciri azıcık gevşetmeye bile muktedir değil."

Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Yavrularım kocanın ne demek olduğunu, bunun manasını henüz anlamamışsınız. Koca denilen şey, insanı kocatır. Eğer koca insanı kocatmayıp inkişaf ettirseydi, ona 'koca' demezler 'gonca' derlerdi.

📖 Sayfa 289 · Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Sıkça Sorulan Sorular

Osmanlı Kadın Hareketi kimin eseridir?

Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2016'da yayımlanmıştır.

Osmanlı Kadın Hareketi kaç sayfadır?

Osmanlı Kadın Hareketi, 456 sayfadır (Metis Yayıncılık baskısı).

Osmanlı Kadın Hareketi'nin en ünlü sözü nedir?

“"Bizde ne kan var, ne can, ne de faaliyet! Çocuklarımızın yiyeceğini bile Avrupa gönderiyor. Çocuklarımızın gürbüz olmasını bile Avrupa düşünüyor. 'İleride bunlar da iyi yük taşısın, iyi hammallık yapsın' demek istiyor! İşte Avrupa'nın bir ilanı daha!.. Nestle Sütlü Unu. . . Ne atıl bir milletiz. Cebimizdeki paralarımızı, hem de yığın paralarımızı bize katiyen münasebeti olmayan yabancı bir şirkete veriyoruz. Bizim hiç doktorumuz, bizim, vatanını, vatan çocuklarını seven hiçbir insanımız yok mudur ki, Nestle gibi bir şirket yapsın?.. Yapsın da biz onlardan alalım. "”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Osmanlı Kadın Hareketi — Serpil Çakır. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4