
Mahmud Erol Kılıç'ın Sufi ve Şiir adlı kitabı 2004'te yayımlanmış, 208 sayfalık bir Araştırma-İnceleme eseridir. Bu sayfada, eserden akılda kalan bölümler okur beğenisine göre sıralı.
Sufi ve Şiir'den En Beğenilen Alıntılar
Arapça lûgatte ise şiir kelimesinin manasının; “şuûrunda olmak”, “fehmetmek”, “hissetmek” ve “sezişle bilmek” gibi anlamlara gelmesi, “şiir” ile “şuur” arasında doğrudan irtibat kurulmasını sağlar
📖 Sayfa 28 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Yunus sadece lisandan kaynaklanan ve kökleri daha derinlere gitmeyen şiirleri ise ”dışı hoş-içi boş” şiirler olarak görür. Yani şekil ve tavır bakımından çekici görünen fakat ruhtan ve mânâdan uzak şiirlerdir bunlar. Hatta Yunus böylelerini ”gece gündüz lüzumsuz öten baykuşa”, "ötecek duvarı bile olmayan baykuşa" benzetir:
📖 Sayfa 82 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
”Anun kim tışı hoş-durur bilün kim içi boş-durur
Dün gün öten baykuş-durur sanma bütün dîvârı var”.
İbnülemin Mahmud Kemal’in söylediği ”Şâir olmak için âşık almak îcâb ettiğini anladım” sözünü hem ilâhî ve hem de beşerî aşkı da kapsayan bir şekilde anlamamız mümkündür. İbn Arabî'nin aşk aşktır, hakikati aynıdır sadece objesi değişir sözleri Câmi”nin şu şiirinde tekrarlanır:
📖 Sayfa 99 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Dünyevî de olsa aşktan yüz çevirme
Çünkü Hakk’a yükselmene hizmet edebilir
Elif bâyı iyice öğrenmeden
Kur’an’ın sahîfelerini nasıl anlayabilirsin?
Eğer adımların aşk yollarının yabancısıysa
Git aşkı öğren de gel
Gene de uyanık ol! Sûret geciktirmesin seni
Bütün hızınla köprüyü geçmeğe çalış”
Osmanlı şâirleri üzerindeki büyük süfî pirlerin tesirleri konusunda İbn Arabî’nin tesirinin tamamıyla fikrî yönden, Mevlânâ'nın tesirinin esasta fikrî yönden olmakla beraber kısmen de şekli yönden fakat Yunus’un tesirinin hem fikrî hem de şekli yönden olduğunu söyleyebiliriz. Hiç şüphesiz Osmanlı şâirini tesiri altına alan mutasavvıf üstadlar sadece bu üç şahsiyet ile sınırlı değildir ama en başta gelenlerinin bu üçü olduğu bir ortak kabuldür.
📖 Sayfa 83 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Aslında aşk hüsn'dür, hüsn de aşk.
Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Nesîmî'ye sordular kim yârin ile hoş musun?
Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Hoş olayım olmayayım o Yâr benim kime ne?
" İbn Arabî ' nin görüşlerini özümleyerek Türkçe ' ye intikalinde önemli roller üstlenmiş Osmanlı düşünürleri içerisinde İsmail Hakkı Bursevî'nin yeri ayrıdır ."
📖 Sayfa 63 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Arapça lûgatte şiir kelimesinin manasının; şuûrunda olmak, fehmetmek , hissetmek ve sezişle bilmek gibi anlamlara gelmesi, şiir ile şuur arasında doğrudan irtibat kurulmasını sağlar.
Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
H.Corbin ve T.Izutsu gibi İslâm felsefesi tarihçileri, bu yüzden orjinal İslâm felsefesinin “tasavvuf” olduğu kanaatine varmışlar, “İslâm felsefesi” adıyla meşhur olanın ise Grek felsefesine düşülen bir hâşiye olduğunu ileri sürmüşlerdir. Tam bu noktada, “Osmanlı’da neden felsefi düşünce oluşmadı?” sorusuna cevap aranırken hâkim tasavvufi düşüncenin buna ihtiyaç bırakmaması gerçeğinin de göz önünde bulundurulmasını hatırlatırız
Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Sonsuz bir okyanustur aşk. Çünkü aşk, sonsuzluk âlemine aittir ve kıyısı olmayan derin bir denizdir.
Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Âşık sustuğu zaman helak olur, çünkü o sevgilisini zikretmeli, onu anlatmalıdır.
Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Anlamak hususi bir çaba sonucu gerçekleşen uzun ve meşakkatli bir süreçtir.
Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Sultan ve reaya, köylü ve şehirli, zengin ve fakir, âlim ve cahil, Sünni ve Alevi bütün karşı karşıya konabilecek toplumsal sınıfların buluşma noktalarında hep tasavvufu görmek bir fantazi değil tarihsel bir gerçekliktir.
Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Eski zamanlardan günümüze gelinceye kadar birçok büyü celselerinde birtakım kelime dizilişleriyle bu tür negatif tesir oluşturmak suretiyle majik çalışmalar yapıldığı bilinmektedir. İşte İslam ilahiyatına göre böyle bir şiir sihir, şair de sahir yani büyücü olmaktadır.
Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Denilir ki: Âşık sustuğu zaman helâk olur çünkü o sevgilisini zikretmeli onu anlatmalıdır. Fakat ârif sustuğu zaman yüksek hâllere mâlik olur. Tasavvufta buna “samt” hâli derler. Yüksek bir hâldir. Dinlemeyi, O’nu dinlemeyi tadınca kendi konuşmaları zevksiz gelir artık onlara. Sevgili’yi dinlemek onları mest eder. Artık diğer insanlarla tek iletişim yolları kalır, o da harfsiz, sözsüz konuşmadır. Bu bir tür sessizliğin sesidir.
Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç

Harfi,sesi,sözü artık birbirine vurup parçalayayım da
📖 Sayfa 158 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Seninle bu üçü olmaksızın konuşayım, ah!
" İbn Arabî'nin eserlerinin dünya kütüphânelerinde bulunan nüshalarının kâhir ekseriyetinin Osmanlı kütüphânelerinde muhafaza altına alınmış olması burada ona gösterilen alâkanın boyutlarını bir kez daha gözler önüne sermektedir. ''
📖 Sayfa 51 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
" Bu aşk bir bahr-i ummandır buna hadd ü kenar olmaz "
📖 Sayfa 184 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
" Çok ilginçtir ki İran'ın dinî-siyasî lideri Ayetullah Humeynî gibi bir din adamının dahi hemen hemen her şiirinde bu tasavvufî manâdaki ' şarab' motifini görebilmekteyiz. Bu da tasavvufî sembolizmin medrese ulemasına bile sirayet ettiğini göstermektedir."
📖 Sayfa 149 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
" H. A. R. Gibb ve Bowen gibi Osmanlı toplumunun sosyo-kültürel yapısını tahlil eden şarkiyatçılar da Osmanlı hayatının bütün yönlerinin , hatta en dünyevî gözüken yönlerinin bile içine nüfûz etmiş tasavvufun bir evrensel değerler manzûmesi olduğunu belirtmişlerdir. "
📖 Sayfa 38 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
" IV. yüzyıl Arap dilcilerinden İshak b. İbrahim ( ö.372 /982) şâirden bahsederken onun diğer insanlar tarafından hissedilmeyen mânâ derinliklerini hissedip onları anlatan kişi olduğu için bu adla anıldığını söylemesi ortaya şâirin özel yetenekli bir kişi olduğu tezini çıkarır .Zira ona göre bu vasıflara sahip olmayan kimse ölçülü ve kafiyeli söz söylese bile ona göre bu kişi ' şâir ' değil belki ' nazım ' olabilir. "
📖 Sayfa 27 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Bütün şâirler şiir söylemek hususunda Elest bezminde aynı kadehten sarhoş oldular. Ama bazılarının şarabına Sâkî'nin nazarının tesiri de karıştı.
📖 Sayfa 17 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Ey Niyazi katremiz deryâya saldık biz bugün
📖 Sayfa 87 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Katre nice anlasın ummân olan anlar bizi
Firkât demidir ko şi'ri Ahmed
📖 Sayfa 157 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Mahşer gününe terâne sığmaz
Klasik Fars ve Türk edebiyatları üzerinde uzman olan Rypka, şairlerin sultanı (sultanu'ş-şuara) ünvânıyla anılan Bâkî üzerine olan incelemesinde, ''Şu tartışılmaz bir gerçektir ki eski şairlerin hemen hepsi tâbir caizse tasavvuftan emdikleri sütle büyümüşlerdir. Onların bütün şiirleri bu sütten tesirlenmiştir, binaenaleyh tasavvufu bilmeden onların şiirlerinden pek bir şey anlamanın mümkünatı yoktur,'' demesi, bir gerçeğin tespitidir.
📖 Sayfa 35 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Tasavvuf zevkinden nasipsiz olmak eskilere göre kusurdan sayılırdı.
📖 Sayfa 39 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
"En samimi sanat eserleri,dini ve tasavvufi olanlardır."
Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
O zaman kişiye düşen görev, durduğu yeri belirlemesidir. Sonra her şey birer birer yerli yerine oturacaktır.
Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Kelimeler âdeta bir gelin gibidir. Hikmet adındaki düğün yatağında onun manaları açılacaktır. İşte o odanın adı da kalptir.
📖 Sayfa 183 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Bir naaş nasıl yavaş yavaş solar, çürür, lime lime olur, bir kemik çerçevesi kalırsa, Türk şiirinin de öyle önce rûhu çekildi, sonra yavaş yavaş lisanı çürüdü, vezni bozuldu, âhengi çetrefilleşti, nihayet kuru bir iskeleti kaldı. Senelerdir en usta sanatkarlar bu iskeleti diriltemiyor.
Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç

"En samimi sanat eserleri, dinî ve tasavvufî olanlardır."
Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Şiirsel formlara birinci dereceden önem vermemek, kafiye endişesi taşımadan şiir söylemek, aynı şekilde kendi dış görünüş lerine de çok önem vermeyen haråbåti ve kalender neşvedeki sufi şairlerin önemli bir özelliğidir. Aşk, insanı önce düzyazıdan şiire gönderdi. Bir müddet sonra şiirin kurallarına riayet âşığı sıkmaya başladı. Peşinden kuralsız şiir daha içten gelmeye başladı:
📖 Sayfa 70 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Tanrı, şiir için kafiye aramaktan başka bir dert vermediydi bana
Nihayet ondan da kurtardı beni
Şu şiiri al da eski bir şiir gibi yırt gitsin
Manalar, zaten harfe, havaya sığmıyor
Tasavvuf disiplini bilinmeden klasik edebiyatımız bilinemez
Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Bütün osmanlı şairleri " tasavvufu" ince bir "şiir " hâline getirmişlerdir.
📖 Sayfa 43 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Şu tartışılmaz bir gerçektir ki eski şairlerin hemen hepsi tâbir câizse tasavvuftan emdikleri sütle büyümüşlerdir . Onların bütün şiirleri bu sütten tesirlenmiştir, binaenaleyh tasavvufu bilmeden onların şiirlerinden pek bir şey anlamanın mümkünâtı yoktur," demesi, bir gerçeğin tespitidir.
📖 Sayfa 35 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Bütün şairler şiir söylemek hususunda
📖 Sayfa 17 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Elest bezminde aynı kadehten sarhoş oldular
Ama bazılarının şarabına
Sâkî’nin nazarının tesiri de karıştı
Ârif
"Bütün şairler şiir söylemek hususunda söz meclisinde (Elest Bezmi) bir kadehten sarhoş oldular. Lakin bazılarının şarabına sakinin nazarının tesiri de karıştı"
Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Denilir ki : Aşık sustuğu zaman helak olur çünkü o sevgilisini zikretmeli, onu anlatmalıdır. Fakat arif sustuğu zaman yüksek hallere malik olur. Tasavvufta buna "samt" hali derler. Yüksek bir haldir. Dinlemeyi, O'nu dinlemeyi tadınca kendi konuşmaları zevksiz gelir artık onlara. Sevgili'yi dinlemek onları mest eder. Artık diğer insanlarla tek iletişim yolları kalır, o da harfsiz, sözsüz konuşmadır.
📖 Sayfa 149 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Şu tartışılmaz bir gerçektir ki eski şairlerin hemen hepsi tabir caizse tasavvuftan emdikleri sütle büyümüşlerdir. Onların bütün şiirleri bu sütten tesirlenmiştir, binaenaleyh tasavvufu bilmeden onların şiirlerinden pek bir şey anlamanın mümkünâtı yoktur.
Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Dilimizi hikmet pınarları, kalplerimizi çok mühim irfanlar için himmetli tarlalar yapan Allah' a hamd olsun
Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Sana ebyâtımın zevki bedeldir erbaînâta
📖 Sayfa 64 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Ki feyz-i rahmete mîzâb-ı zer mecrâ-yı pehnâdır
Nukâtım gûyiya hal-i siyahdır çehre-i feyze Suturum ser-keşîde serv-i reşk-ârâ-yı Tûbâdır
Devâtım nûndur andan çıkıpdır harf-i ma'nî hep Bu ilhamım makamı "kabe kavseyni ev-edna"dır
"Çok olan bir şey aşağılık olur."
📖 Sayfa 32 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
İran şairlerinin ileri gelenleri daha şiire meylettikleri yıllarda bir üstâdın yanında yeteri kadar ilim tahsil ettikten sonra muhakkak bir mürşid-i kâmile bağlanmışlardır.
Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Aslında bir manada tasavvuf da tek başına bir şiirdir,dine coşku,anlam,ritim katmak suretiyle onu şiirsel kılma eylemidir.
Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Ariflere göre varoluşun aslı aşktır.
📖 Sayfa 95 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç

"Ben âşıklığı senin kemâlinden öğrendim
📖 Sayfa 69 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Beyit ve gazel söylemeyi cemâlinden öğrendim
Gönül perdesinde hayalin raksetmede
Ben en güzel raksı senin hayalinden öğrendim"
"Hakiki büyük insanları yakından tanırsak, onlarda peygamber ve velilerde daima yanan insanlık sevgisi ateşinin kıvılcımlarını buluruz... Iman aşka dönmüyor, aşk bizi yüceltmiyorsa Koca Yunus'un diliyle;
📖 Sayfa 41 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Balıklayın sudasın
Bilmezsin yudasın
Ömrün geçti içmedin
Ummân arzu kılarsın
çabası ve gafleti içinde kendimizden bî-haber, sinema perdesindeki gölgelerden daha ruhsuzuz"
"Ali Nihat bey tasavvufu çok iyi bilirdi. Bu meslek, onun bilgisinin hudutlarından içeride, onun için bir hayat ve yaşayış biçimi idi. Bu sahadaki irfanı onu irşada götürmüştü. Bkz. Meserret Diriöz, "Prof. Dr. Ali Nihad Tarlan
📖 Sayfa 40 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Mana âleminin dili ile konuşan bu şairlerin ağızları, şiir söyledikleri zaman, sûret alemine karşı kapalıdırlar. Bunlar hakikat denizine ağ atmış olgunluk deryası dalgıçlarıdır. Sen bunları öteki zümre ile bir tutma. Zira bunların şiirlerinde şairlikten başka senin anlamadığın bir şey daha vardır.
Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Yani insan bu yaratılmış âlemde kaynağından, kökeninden kopmuş, gurbete düşmüş vaziyettedir.
📖 Sayfa 169 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Aşk, insanı düzyazıdan şiire gönderdi. Bir müddet sonra şiirin kurallarına riayet aşığı sıkmaya başladı. Peşinden kuralsız şiir daha içten gelmeye başladı.
📖 Sayfa 70 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Aşk şiir söyletir akıl ise nesir.
📖 Sayfa 68 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Şair olmak için âşık olmak icab ettiğini anladım.
Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
#İbnüleminMahmudKemal
"Bilgi"alınan, kazanılan bir şey mi yoksa verilen bir şey midir?
📖 Sayfa 22 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Bu yüzden bir sanatkar eserini varlığa getirirken aslında çok da bağımsız değildir. Çünkü ister bunun farkında olsun ister olmasın, kendinde meknuz, içinde gizlenmiş bu tanrısal kabiliyetlerle hareket etmektedir. Bu durumda sanatçının kreasyonu da bir bakıma Tanrı'nın alemi yaratma eyleminin bir taklidi olmaktadır.
📖 Sayfa 23 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Hâl ile söylenmeyen söz şi'r-i Kuddusî gibi
Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Mâsivâ hubbiyle âbâd gönlü viran eylemez
Kuddûsî Baba
Peyam-ı Sabah'ta çıkan (1922) bir yazısında Feylesof Rıza Tevfik (v. 1949), "Ben öteden beri iddia ederim ki tasavvuftan ziyade şiire elverişli bir felsefe yoktur," derken, şiire en elverişli insanî düşüncenin tasavvuf olduğunun altını çizer."
📖 Sayfa 39 · Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç
Sıkça Sorulan Sorular
Sufi ve Şiir kimin eseridir?
Sufi ve Şiir, Mahmud Erol Kılıç tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2004'te yayımlanmıştır.
Sufi ve Şiir kaç sayfadır?
Sufi ve Şiir, 208 sayfadır (İnsan Yayınları baskısı).
Sufi ve Şiir'in en ünlü sözü nedir?
“Arapça lûgatte ise şiir kelimesinin manasının; “şuûrunda olmak”, “fehmetmek”, “hissetmek” ve “sezişle bilmek” gibi anlamlara gelmesi, “şiir” ile “şuur” arasında doğrudan irtibat kurulmasını sağlar”