
Juhani Pallasmaa'nın Tenin Gözleri adlı eseri, sanat alanında öne çıkan çalışmalardan biridir. İlk kez 2009'da yayımlanmıştır. Tenin Gözleri'ni okuyanların favorisi olan sözler, sayfa numaralarıyla aşağıda.
Tenin Gözleri'den En Beğenilen Alıntılar
Bedenim gerçek anlamda dünyamın göbek deliğidir, merkezli bakış açısının görüş noktası anlamında değil, gönderimin, belleğin, imgelemin ve bütünleştirmenin yeri anlamında.
📖 Sayfa 11 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Bedensel belleğin gücü hakkında Bachelard şöyle yazar: “İçinde doğduğumuz ev, oturmanın (inhabiting) çeşitli işlevlerinin hiyerarşisini içimize işlemiştir. Biz o özel evde oturmanın işlevlerinin diyagramıyız, diğer tüm evler temel bir temanın çeşitlemeleridir yalnızca. Unutmayan bedenlerimizin unutulmaz bir evle arasındaki tutkulu bağı anlatmak için ikamet etmek (habit) fazla aşınmış bir sözcüktür.
📖 Sayfa 73 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
"Varlığımızın derinliği" bugün ince buz üstünde duruyor.
📖 Sayfa 9 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Bugün mimarlıkta en çok ihtiyaç duyulan şey, hayatta en çok ihtiyaç duyulan şeydir, yani Dürüstlüktür.
Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Eller görmek ister, gözler okşamak.
📖 Sayfa 16 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
"İçinde doğduğumuz ev, oturmanın (inhabiting) çeşitli işlevlerinin hiyerarşisini içimize işlemiştir. Biz o özel evde oturmanın işlevlerinin diyagramıyız, diğer tüm evler temel bir temanın çeşitlemeleridir yalnızca. Unutmayan bedenlerimizin unutulmaz bir evle arasındaki tutkulu bağı anlatmak için ikamet etmek (habit) fazla aşınmış bir sözcüktür."
📖 Sayfa 75 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Benim görüşümde, mimarlığın görevi, Merleau-Ponty'nin Cezanne'ın resimleri hakkında söylediği gibi, "dünyanın bize nasıl dokunduğunu görünür kılmak"tır.
📖 Sayfa 58 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Teknolojik dünyadaki muazzam hız artışına ayak uydurabilecek tek duyu görmedir. Ama gözün dünyası bizi gitgide hız ve eşzamanlılığın
Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
yassılaştırdığı daimi bir şimdide yaşamaya itmektedir.
Mimarlığın yapılabilirliğinin hangi yollarla güncel siyasal, kültürel, ekonomik, bilişsel ve algısal gelişmeler tarafından tehdit edildiğinin ya da marjinalize edildiğinin de bilincinde olmalıyız. Mimarlık, soyu tükenme tehlikesi altındaki bir sanat haline gelmiş durumda.
📖 Sayfa 41 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Bir şehrin niteliklerinin gerçek ölçüsü, ona aşık olmayı hayal edebilip edemediğinizdir.
📖 Sayfa 86 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Zamanın sürekliliğinde köklenmiş olduğumuzu kavramaya zihinsel bir gereksinim duyarız ve insan yapımı dünyada, bu deneyime kolaylık sağlamak mimarlığın görevidir. Mimarlık sınırsız mekanı evcilleştirir ve onda ikamet etmemize izin verir, ama aynı şekilde sonsuz zamanı da evcilleştirmeli ve zamanın sürekliliğinde ikamet etmemizi sağlamalıdır.
📖 Sayfa 41 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
[Ten] en eski ve en duyarlı organımızdır, ilk iletişim aracımız ve en etkili koruyucumuz ... Gözümüzün saydam ağ tabakasının üzerinde bile dönüşüme uğramış bir deri katmanı vardır ... Gözlerimiz, kulaklarımız,
📖 Sayfa 13 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
burnumuz ve ağzımızın atası dokunmadır. Dokunma diğer duyulara dönüşerek farklılaşmıştır; dokunmanın öteden beri "duyuların anası" olarak değerlendirilmesi bu olgunun tanınması gibi görünmektedir.
“Mimarlık soyu tükenme tehlikesi altındaki bir sanat haline gelmiş durumda.”
Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Ancak mimarlık yalnızca işlevsellik, bedensel rahatlık ve duyusal zevk aracı olursa, varoluşsal aracılık görevini yitirir. Program, işlev ve rahatlıkla ilişkili olan belli bir mesafe, direnç've gerilim duygusu korunmalıdır. Bir mimarlık yapıtı yararcı ve akılcı saikleri içinde şeffaf olmamalıdır; imgelemimizi ve heyecanımızı ateşlemek için, nüfuz edilemez sırrını ve gizemini korumalıdır.
📖 Sayfa 75 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
"Eller görmek ister, gözler okşamak."
Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Johann Wolfgang von Goethe

"Elmanın tadı ... meyvenin damakla temasındadır, meyvenin kendisinde değil; benzer biçimde ... şiir, şiir ile okuyucunun buluşmasındadır, bir kitabın sayfalarına basılı simgelerde değil. Asıl olan estetik edimdir, heyecandır, her okumada oluşan neredeyse fiziksel duygudur."
📖 Sayfa 18 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Jorge Luis Borges
‘ Bedenimiz hem nesneler arasında bir nesnedir, hem de onları gören ve onlara dokunan şeydir. ‘
📖 Sayfa 25 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Merleau-Ponty
Gaston Bachelard'ın belirttiği gibi, "şair varlığın eşiğinde konuşur"
📖 Sayfa 32 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Göz uzaklık ve ayrılığın organıdır, dokunma ise yakınlık, içtenlik ve sevecenliğin.
📖 Sayfa 58 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Herakleitos, fragmanlarından birinde şöyle yazmıştı: “Gözler kulaklardan daha doğru tanıklardır.” Platon, görmeyi, insanlığa verilmiş en büyük armağan olarak görüyor ve etik tümellerin “tinin gözü”yle görülebilmesi gerektiğinde ısrar ediyordu. Aristoteles de görmeyi en soylu duyu kabul ediyordu: “Çünkü görece maddi-olmayan bilme biçimi sayesinde anlığa (intellect) en çok yaklaşan odur.”
📖 Sayfa 17 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Görme de dahil olmak üzere tüm duyular dokunma duyusunun uzantılarıdır; duyular ten dokusunun özelleşmiş halleridir ve tüm duyusal deneyimler birer dokunma kipidir ve böylece dokunsallıkla ilintilidir.
📖 Sayfa 11 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Doğal malzemeler (taş, tuğla ve ahşap), görüşümüzün yüzeylerinden içeri girmesine izin vererek bizi maddenin sahiciliğine ikna eder
📖 Sayfa 38 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Friedrich Nietzsche, düşüncesinin genel çizgisiyle görünürde çelişik bir biçimde, oküler (ocular) düşüncenin yetkesini altüst etmeyi denedi. Pek çok filozofun varsaydığı “zaman ve tarih-dışı göz”ü19 eleştirdi. Hatta filozofları “duyulara karşı kalleşçe ve kör bir düşmanlıkla20 suçladı. Max Scheler bu tavra açık bir deyişle “beden nefreti” adını verir.
📖 Sayfa 23 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Varlığımızı dışında da duyumsayabilir ve düşleyebiliriz, ama berrak düşünmek için bir odanın mimari geometrisine ihtiyaç duyarız. Düşüncenin geometrisi odanın geometrisini yankılar.
📖 Sayfa 54 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
"Elmanın tadı ... meyvenin damakla temasındadır, meyvenin kendisin de değil;
Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
benzer biçimde ... şiir ; şiir ile okuyucunun buluşmasındadır,
bir kitabın sayfalarına basılı simgelerde değil.
Asıl olan estetik edimdir, heyecandır, her okumada oluşan neredeyse fiziksel duygudur."
Jorge Luis Borges
Örneğin René Descartes, görmeyi duyuların en evrenseli ve soylusu kabul ediyordu, dolayısıyla onun nesneleştirici (objectifying) felsefesi, görmeye tanınan ayrıcalıkta temellenmiştir. Öte yandan Descartes, görmeyi, “görmeye göre daha pekin ve yanılgıya daha az yatkın”18 bir duyu olarak kabul ettiği dokunmayla eşitlemiştir.
📖 Sayfa 8 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Görme bizi dünyadan ayırır, diğer duyular ise birleştirir.
Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Zihinsel geri çekilmeye ya da mahremiyete hiç yer bırakmayan, sürekli yüksek düzeyde ışıklandırma, etkili bir zihinsel işkence yöntemidir; kendiliğin karanlık içi bile dışarıya maruz bırakılır ve çiğnenir.
📖 Sayfa 60 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
"Modern çağın temel olayı dünyanın resim olarak fethedilmesidir."
📖 Sayfa 27 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Bir duyu alanının imgeleri başka kipleri yine imgelerle besler. Mevcudiyet imgeleri bellek, imgelem ve düş imgelerinin ortaya çıkmasına neden olur. “Evin başlıca yaran, gündüz düşlerine barınak olmasıdır, ev düş göreni korur, insana huzur içinde düşleme olanağı sağlar,” diye yazar Bachelard.
📖 Sayfa 54 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa

Mimarlık eninde sonunda taşlaşmış sessizliğin sanatıdır.
📖 Sayfa 64 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Berrak düşünmek için görmenin keskinliği bastırılmalıdır, zira düşünceler dalgın ve odaklanmamış bir bakışla yolculuk ederler.
📖 Sayfa 58 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Binalar ve şehirler gerçekliğin şekilsiz akışını düzene kavuşturmamızı, anlamamızı, anımsamamızı ve nihayetinde kendimizi tanımamızı ve anımsamamızı mümkün kılar.
📖 Sayfa 86 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Mimarlık kendimiz ile dünya arasında uzlaşma sanatıdır ve bu aracılık duyular yoluyla gerçekleşir.
📖 Sayfa 87 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Mimarlık sınırsız mekânı ve sonsuz zamanı evcilleştirerek insan için katlanılır, yaşanılır ve anlaşılır kılar.
📖 Sayfa 20 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Tüm duygulandırıcı sanat deneyimlerinin altında bir melankoli duygusu yatar; bu, güzelliğin maddesel olmayan zamansallığının hüznüdür.
Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Bu bölümde “Şeylerin Ufku” ile ilgili satırlarda Merleau-Ponty şunu yazmıştı: “Gökyüzü ya da yeryüzü nasıl, bir arada tutulan şeylerden oluşmuş bir koleksiyon, ya da bir sınıf ismi, ya da bir mantıksal tahayyül edilebilirlik, ya da bir ‘bilinç potansiyalitesi’ sistemi değilse, ufuk da öyle değildir: Ufuk yeni bir varlık türüdür, gözeneklilik, gebelik ya da genellik yoluyla varlıktır...”
📖 Sayfa 7 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Gözlerin gizemi, yalnızca görmekle kalmayıp kendilerini görürken görebilmeleridir
Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Gözler felsefenin organik prototipidir.
📖 Sayfa 20 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Gözlerin gizemi, yalnızca görmekle kalmayıp, kendilerini görürken görebilmeleridir.
Mimarlık sınırsız mekanı ve sonsuz zamanı evcilleştirerek insan için katlanılır, yaşanılır ve anlaşılır kılar.
Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
"Ressam ya da şair dünyayla karşılaşmasından başka bir şeyi nasıl ifade edebilir ki?"
Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Maurice Merleau-Ponty
Gözün egemenliği ve diğer duyuların bastırılması bizi kopukluğa, yalıtılmışlığa ve dışsallığa itme eğilimindedir. Göz sanatı kuşkusuz etkili ve düşündürücü yapılar üretmiştir, ama insanın dünyada kökleşmesini kolaylaştırmamıştır. Modernist üslubun genel olarak popüler algı ve değerlerin yüzeyinden içeri nüfuz edememiş olması, tek-yanlı entelektüel ve görsel vurgusundan ileri geliyor gibi görünüyor; modernist tasarım genel olarak anlığa ve göze yuva olmuştur, ama bedeni, diğer duyulan ve beraberinde anılanınızı, imgelemimizi ve düşlerimizi evsiz bırakmıştır.
📖 Sayfa 22 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Sanat ulaşılamaz bir ideal ortaya atar: ebedi olana bir anlığına dokunan güzellik ideali.
Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Mimarlık, insanın dünyayla ete bürünmüş biçimde karşılaşmasını "plastik duygular" aracılığıyla işler ve iletir. Benim görüşümde, mimarlığın görevi, Merleau-Ponty'nin Cezanne'ın resimleri hakkında söylediği gibi, "dünyanın bize nasıl dokunduğunu görünür kılmak"tır.
Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Şu açık ki, “yaşamı yükselten”* mimarlık tüm duyulara birden seslenmek ve kendilik imgemizi dünya deneyimimizle kaynaştırmalıdır.
📖 Sayfa 12 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa

Gözün egemenliği ve diğer duyuların bastırılması bizi kopukluğa, yalıtılmışlığa ve dışsallığa itme eğilimindedir. Göz sanatı kuşkusuz etkili ve düşündürücü yapılar üretmiştir, ama insanın dünyada kökleşmesini kolaylaştırmamıştır. Modernist üslubun genel olarak popüler algı ve değerlerin yüzeyinden içeri nüfuz edememiş olması, tek-yanlı entelektüel ve görsel vurgusundan ileri geliyor gibi görünüyor; modernist tasarım genel olarak anlığa ve göze yuva olmuştur, ama bedeni, diğer duyuları ve beraberinde anılarımızı, imgelemimizi ve düşlerimizi evsiz bırakmıştır.
Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Mimarlık sınırsız mekanı evcilleştirir ve onda ikamet etmemize izin verir, ama aynı şekilde sonsuz zamanı da evcilleştirmeli ve zamanın sürekliliğinde ikamet etmemizi sağlamalıdır.
📖 Sayfa 39 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Uyduruk bir düş dünyasında yaşatılmaktayız.
Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Ve bugün dünyamızda geçerli olan görmenin niteliğini çok eleştirel biçimde incelemeliyiz. Gündelik görmenin psikososyal patolojisine ilişkin bir tanıya ve görsel varlıklar olarak kendimize ilişkin eleştirel bir anlayışa acil ihtiyacımız var.
📖 Sayfa 22 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Mahrem yaşam duygumuzu yitirdik ve esasen evden uzakta
Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
kamusal hayatlar yaşamaya mecbur bırakıldık,
benim görüşümde, mimarlığın görevi, Merleau-Ponty'nin Cezanne'ın resimleri hakkında söylediği gibi, "dünyanın bize nasıl dokunduğunu görünür kılmak" dır.
Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
İmgeler, sıkıntıyı ertelemek için üretilmiş sonsuz emtiaya tahvil edilmekte; buna mukabil, insanlar metalaşmakta, kendi varoluşsal gerçeklikleriyle
Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
yüzleşme yürekliliğine ve hatta olanağına bile sahip olmadan kendi kendilerini umursamazca tüketmektedirler. Uyduruk bir düş dünyasında yaşatılmaktayız.
Doğal ve tarihsel ortamların güçlü duygusal angajmanıyla karşılaştırıldığında, zamanımızın mimari ve kentsel ortamlarının kendimizi yabancı gibi hissettirmelerinin bir nedeni, çevre görme bakımından yoksul olmalarıdır.
📖 Sayfa 16 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Her barınağın kendi bireysel ev kokusu vardır.
📖 Sayfa 67 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Mimarlık yalnızca bugünün şehir sakininin işlevsel ve bilinçli entellektüel ve sosyal ihtiyaçlarına cevap vermez; bedende saklı ilksel avcı ve çiftçiyi de anımsamalıdır.
📖 Sayfa 73 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Mimarlık ideal yaşamın fikir ve imgelerini yansıtır, maddileştirir ve ebedileştirir. Binalar ve şehirler gerçekliğin şekilsiz akışını düzene kavuşturmamızı, anlamamızı, anımsamamızı ve nihayetinde kendimizi tanımamızı ve anımsamamızı mümkün kılar. Mimarlık kalıcılığın ve değişimin diyalektiğini algılamamızı ve anlamamızı, kendimizi dünyada konumlandırmamızı ve kültürün ve zamanın sürekliliği içinde kendimizi yerleştirmemizi sağlar.
Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
“Felsefi düşünmenin önemli bir kısmı gerçekte yalnızca göz refleksidir, göz diyalektiğidir, kendini görürken görmektir.”
Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Mimarlık salt görsel ayartma nesneleri yaratmaz, anlamlara aracı olur ve onları yansıtır.
📖 Sayfa 12 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
"Nesneye ben bakarım, ama ses bana gelir; göz uzanır, kulak karşılar."
📖 Sayfa 60 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Bir bahçede çim üzerine yerleştirilmiş basamak taşları birer ayak izi imgesi ve baskısıdır. Bir kapıyı açtığımızda bedenimizin ağırlığı kapının ağırlığıyla buluşur; bir merdiveni çıkarken bacaklarımız basamakları ölçer, elimiz trabzanı okşar ve bütün bedenimiz mekânda çaprazlamasına ve dramatik biçimde hareket eder.
📖 Sayfa 75 · Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa
Sıkça Sorulan Sorular
Tenin Gözleri kimin eseridir?
Tenin Gözleri, Juhani Pallasmaa tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2009'da yayımlanmıştır. Türkçeye Aziz Ufuk Kılıç çevirmiştir.
Tenin Gözleri kaç sayfadır?
Tenin Gözleri, 90 sayfadır (Yem Yayınları baskısı).
Tenin Gözleri'nin en ünlü sözü nedir?
“Bedenim gerçek anlamda dünyamın göbek deliğidir, merkezli bakış açısının görüş noktası anlamında değil, gönderimin, belleğin, imgelemin ve bütünleştirmenin yeri anlamında.”