CANLI

Türk Hukuk Tarihi: M. Akif Aydın'ın Ders Üzerine İlham Verici Sözler

Türk Hukuk Tarihi - M. Akif Aydın kitap alıntıları ve sözleri

M. Akif Aydın'ın 2012'de yayımlanan Türk Hukuk Tarihi adlı eseri, Ders Kitapları türünün önemli örneklerindendir. Türkçe baskısı Beta Yayınevi tarafından yayımlanmıştır. Kitaptan derlenen bu sözler, okur beğenisine göre sıralanmıştır.

Yazar:M. Akif Aydın
İlk Yayın:2012
Yayınevi:Beta Yayınevi
Sayfa Sayısı:472
Dil:Türkçe
ISBN:9786053776833
Okuma Süresi:13 sa. 22 dk.
Türler:Ders Kitapları, Eğitim, Hukuk

Türk Hukuk Tarihi'den En Beğenilen Alıntılar

Doktor ve benzeri meslek sahiplerinin mesleklerini ifa esnasında meydana gelen ölüm, sakat kalma gibi bir neticeden cezaî sorumluluklarının olmadığı genel olarak kabul edilmektedir.

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

İsyan esnasında kuvvet kullanılmalıdır. Devlet başkanına biat etmemek veya muhalefet etmek ve hatta itaat etmemek isyan suçunu oluşturmaz.

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

Eski Yunan ve Roma'da da köleliğin yerleşmiş bir kurum olarak karşımıza çıktığını görmekteyiz.

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

Bir fiil şeklinde ortaya konmayan düşünceler hukuken yasaklanmış hareketler hakkında bile olsa bir suç oluşturmazlar.

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

"Kanun gelmeden önce yükümlülük yoktur."

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

“Beylik kanun ile ayakta durur.”

📖 Sayfa 65 · Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

Objektif nazariye zarar meydana getiren failin niyetine değil zararın miktarına bakar.
...
Subjektif nazariye ise hakkının kullanımından meydana gelen zararın az veya çok olmasına değil failin kasdına bakar.

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

...borçları malvarlığından fazla olan veya ona müsavi bulunan kimse alacaklıların talebi üzerine hakim tarafından kısıtlanır. Bu şekilde kısıtlılık altına alınan kimse, bağışlama, vakıf kurma, hileli satış, rayiç bedelden düşük bir bedelle satış gibi alacaklılarının zararına olan hukukî işlemleri ancak onların rızasıyla yapabilir.

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

...sarhoşun hukukî işlem ehliyeti mevcut değildir; nikahı, boşaması, alışverişi geçersizdir.

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

...hırsızlık için bir eve giren kimse çalacağı malları toplayıp paket yaptıktan sonra, evden çıkarmadan önce yakalanırsa hırsızlık suçu tamamlanmamış sayılır.

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

Üst sınıra geldiği halde biyolojik olarak ergen (bâliğ) olmamış şahıslar hukuken bâliğ sayılır.

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

Kişi bülûğa ermeden reşit olduğunu iddia edemez.

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

... Ebu Hanife ve Ebu Yusuf evlenecek kadının ehl-i kitap bir gayrimüslim olması durumunda şahitlerin de ehl-i kitaptan olabileceğini söylemektedirler.

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

İslâm hukukunda ehli kitap olan yani Yahudi ve Hristiyanlıktan birine mensup bulunan kadınlarla dinlerini değiştirmeye gerek olmaksızın evlenmek mümkündür. Ancak bu iki dinin dışındaki bir din mensubuyla evlenmek mümkün değildir. Öte yandan müslüman bir kadının ehli kitap da olsa gayrimüslim bir erkekle evlenmesi mümkün değildir. Böyle bir evliliğin kadının ve bu evlilikten doğacak çocukların dinî inanışlarına menfî etki edeceğinden endişe edilmiştir.

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

Haksız fiil tazminatında ise birinin malını telef eden veya şahsına yönelik bir müessir fiilde bulunan kimse bunu tazmin etmek zorundadır.

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

Büluğ biyolojik, rüşd ise akli ve fikri bir olgunluğu ifade eder.

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

Lukata, sahibi bilinmeyen bulunmuş eşyadır. Böyle bir eşyayı bulan kimse onun mülkiyetini kazanmış olmaz; sahibini bulmak için uygun vasıtalarla halka duyurmak mecburiyetindedir. Bu süre zarfında lukata, bulan kimsenin nezdinde emanet hükmünde ve sorumluluğu altındadır. Dolayısıyla bulunmuş eşyaya bir zarar gelmesi durumunda bulan kimse emanet sorumluluğu çerçevesinde mesul olur.

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

İslâm hukukçuları en az yarısı sağ doğmuş, bir başka ifadeyle yarısı doğana kadar hayatta olan çocuğu sağ doğmuş kabul etmekte ve kişilik kazanmasıyla ilgili meseleleri ona göre belirlemektedir.

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

... tüzel kişi terimi ancak on dokuzuncu asrın başlarında kullanılmaya başlanmıştır.

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

Ölüm hastasının hiç mirasçısı bulunmazsa hiçbir sınırlamaya tabi olmaksızın mallarını dilediği kimselere bağışlayabilir.

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

Tek kişinin karşı gelmesi isyan değildir.

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

Yol, cami, hastane gibi kamu yararına olan müesseselerin yapılabilmesi, genişletilmesi için şahısların taşınmazları rızaları olmasa da rayiç bedelle satın alınabilir. Burada hakimin veya yetkili merciin kararı bu işlemin yapılabilmesi için yeterli olabilmektedir.

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

Hiç kimsenin mülkiyetinde olmayan malların gizlice alınması da hırsızlık suçunu oluşturmaz.

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

...talak iddetini bitirmiş olan veya ölüm iddeti bekleyen kadın süt emzirme karşılığında çocuğun babasından ücret talep edebilir.

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

"İl gider töre kalır" Türk Atasözü

📖 Sayfa 9 · Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

Baba çocuğunun hem şahıs varlığı hem de malvarlığı üzerinde görevli ve yetkilidir.

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

“Beylik kânun ile ayakta durur”

Kutadgu Bilig

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın

Sıkça Sorulan Sorular

Türk Hukuk Tarihi kimin eseridir?

Türk Hukuk Tarihi, M. Akif Aydın tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2012'de yayımlanmıştır.

Türk Hukuk Tarihi kaç sayfadır?

Türk Hukuk Tarihi, 472 sayfadır (Beta Yayınevi baskısı).

Türk Hukuk Tarihi'nin en ünlü sözü nedir?

“Doktor ve benzeri meslek sahiplerinin mesleklerini ifa esnasında meydana gelen ölüm, sakat kalma gibi bir neticeden cezaî sorumluluklarının olmadığı genel olarak kabul edilmektedir.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Türk Hukuk Tarihi — M. Akif Aydın. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4