CANLI

Türk Sağının Üç Hali Kitabından Siyasete Dair Unutulmaz Sözler — Tanıl Bora

Türk Sağının Üç Hali - Tanıl Bora kitap alıntıları ve sözleri

Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora'nın 154 sayfalık eseridir. İlk kez 2014'te yayımlanmıştır. Siyaset okuyucularının Türk Sağının Üç Hali'den en çok alıntıladığı cümleler burada.

Yazar:Tanıl Bora
İlk Yayın:2014
Yayınevi:İletişim Yayınları
Sayfa Sayısı:154
Dil:Türkçe
ISBN:9789755166629
Okuma Süresi:4 sa. 22 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Siyaset-Politika

Türk Sağının Üç Hali'den En Beğenilen Alıntılar

Muhafazakârlık, bütünüyle ve topyekûn Aydınlanma-karşıtlığı olmaktan çok Aydınlanmanın radikalizmine (“aşırılıklarına"), veya bir “yeni başlangıç yapma" düşüncesi olarak kendini milâtlaştıran Aydınlanmacılığa karşıtlıktı.

Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

Nitekim siyasal düzlemde de muhafazakârlık yönünü daima bir status quo ante (mevcut durumdan önceki durum) ölçütüne göre tayin eder. (Dubiel 1985: 131) Burjuva devrimi evresinde devrimci olan burjuvazinin, düzenin oturmasından sonra gericileşip-tutuculaşıp muhafazakâr bir konum aldığını vaz’-eden ananevî Marksist tespit boş değildir.

📖 Sayfa 55 · Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

Siyasetin ideolojisizleşmesinin kuşkusuz geçerliliği var. Ama "o kadar da değil". Müfrit postmodernistlerin ciddileri bile o kadar abartmıyorlar böyle tespitleri! Pazarlama bile neticede ideolojilerle fikirlerle yapılıyor.

Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

... zaman zaman bu üçlü arasında 'yeni' ve 'şok' sentezler keşfedip sonra buradan pek de 'yeni' bir sonuç doğmadığını görmek gibi şaşkınlıklara yol açabileceğini bilmek...

📖 Sayfa 7 · Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

"Bizim için asıl olan miras, ne mazidedir, ne de Garp'tadır; önümüzde çözülmemiş yumak gibi duran hayatımızdadır"

Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

Kemalist yaklaşım (daha doğrusu “sol-Kemalizm”), “laikliğe açık" karakteriyle ilgi gösterdiği Aleviliği, İran-Arap etkilerinden arınmış, Türk halk kültürüne özgü milli bir bir Müslümanlık (“Anadolu Müslümanlığı") hüviyetiyle tanımlayarak bu milliyetçi damarı işlemeye koyuldu.

Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

Modernleşmenin temel vasfı olarak milletleşme/millileş­tirme düşünüldüğü için de, esas tasa, İslarmın millileştirrilmesiydi; bu gayenin ilham kaynağı da, Luthercilik ve Protestanlık... Protestanlık örneği, Islamı modernleştirme davasında daha önce Osmanlı aydınlarının da dikkatini çekmişti: 2. Meşrutiyet döneminde Kazanlı Ayaz Ishaki, Protestanlıktan il­hamla dinin sadeleştirilmesi ve her milletin diline ve sevi­yesine indirilmesi gereğini yazmıştı

Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

Militan laisizm politikası, Türk inkılâbının ve modernleşmesinin en büyük “aşırılığıydı”.

Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

Kimliğin verili bir yapı olmadığını, tarihsel olarak inşa edilen ve sürekli yeniden inşa edilen, başka türlü de kurulmuş olabilecek -ve hâlâ kurulabilecek- bir kategori olduğu kabulünden hareket ettiğimizde; millî kimliklerin oluşumunu da özgül milliyetçi oluşumların bir cüzü olarak ele almamız gerektiği açıktır.

Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

Milliyetçilik, maddenin halteri mecazına başvurursak, Türk Sağının katı hâlidir. İslamcılığa, Türk Sağının lügatçesi olarak, imge, değer, ritüel kaynağı olarak bakıyorum. Tek kaynak değil tabii; ama belki en bereketli, en hararetli kaynak, onsuz olunmaz bir hayat pınarı. Mecazımızı zorlarsak, İslâmcılık Türk Sağının sıvı hâlidir - kap değiştirme ve mecra bulma gücü modernlik kadar yüksek! Muhafazakarlık, içeriklerin ve zihniyet kalıplarının ötesinde bir ruh hali, duruş/duyuş biçimi, üslûptur; Türk Sağının ‘havasıdır’.

Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

Muhafazakarlık da, modernleşmenin her yeni evresiy­le, yenilenmiştir.

Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

Türk milli kimliği­nin kuruluş döneminde, evrensel medeniyeti Batı'ya özgü­leyen anlayışı, alternatif bir medeniyet adına değil yine ay­nı evrensellik adına ama etnosentrik bir medeniyetçilik yo­rumuyla birleştiren tefsirlerin yapılabildiğini görürüz. Ba­tı-merkezli evrensel medeniyetçilikle özcülüğün nev-i şah­sına münhasır (sentez denemeyecek kadar bulanık) bir ka­rışımıdır bu

Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

En önemlisi, mazinin (romantik yakın maziyle beraber! ) ötekileştirilmesi ve İslamın kültürel veçhesi itibarıyla da dışlanması, milli kimlik politikasını sa­dece strateji bakımından değil imgesel levazımat bakımın­dan da kıtlığa itti.

Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

Fransız Devrimi'nin en hararetli laisist evresi, ay­nı zamanda milletin tanrısallaştırıldığı ve milliyetçi ayinlerin en uhrevi havaya büründüğü evredir. "Özgürlük-eşitlik-kar­deşlik" teslisindeki "kardeşlik" ilkesi, önce, "bütün insanla­rın evrensel kardeşliği" hülyasıyla yüklüydü. Jakobenizmin saltanatı altında, Insan ve Yurttaş Hakları Beyannamesi'nin "sivil aforoz"a dayanak oluşturabilen bir "milli ilmihal" iş­levi görmesiyle, "yurtseverliğe" (patriyotizm) dönüştü. Na­polyon savaşlarıyla, dış düşmanı ve onun uzantısı saydığı "iç düşmanları" tayin eden ve 'kahreden' şovenizm halini al­dı

📖 Sayfa 99 · Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

İslamcılığa, Türk Sağının lügatçesi olarak, imge, değer, ritüel kaynağı olarak bakıyorum. Tek kaynak değil tabii; ama belki en bereketli, en hararetli kaynak, onsuz olunmaz bir hayat pınarı.

📖 Sayfa 8 · Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

Modern öncesi çağda dünyaya, hayata, insani varoluşa iliş­ kin anlam haritasının koordinatlarını belirleyen din; milli­yetçi tasavvurun şekillenmesinde etkili olmuştur. Tersine olarak da; milliyetçilik ve millet inşaları, dinin modern top­lumsal şekillenmesini belirlemiştir.

Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

Türkiye'nin düşünce dünyasında ‘soy’ muhafazakâr duruşun özgün, yerli ve tutarlı örneği, Yahya Kemal'dir. Yahya Kemal'inki, muhafazakârlığın ‘klasik’ gelişimine uygun olarak, bütünlüklü bir fikir sistemi, bir teori değil, bir duruş ve duyuştur.

Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

Globalleşme diye özetlenen çığır, toplumsal ve siyasal
kimliklerin kayganlaşmasını, çoğullaşmasını, melezleşmesini
beraberinde getiriyor. Bu karambolde, dini ideoloji ile
milliyetçilik, tözsel ve bütüncül kimlikler sunarak insanlara
tutunum sağlıyorlar, böylece 'yükseliyorlar'.

Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

“Gericilik” terimi, muhafazakârlığın pejoratif, horlayın, küçültücü bir adlandırılışıdır. İslamcı muhafazakârlığın “gericilik” olarak kodlanması ‘töresi’, bu töreyi yerleştiren Türk Modernizminin kendi bünyesindeki muhafazakâr etmenlerin sorunsallaştırılmasını da önledi.

Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

Osmanlı nostaljisi, İslamcılığı çoğu kez milliyetçi-muhafazakâr ideolojinin kaynaklarına geri götürür, oradan da milliyetçiliğe rücu ettirir; daha çok ülkücülerin beslendiği bir hayal olan “Müslüman Türk’ ün cihan hâkimiyeti mefkuresine kanalize eder.

Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

Muhafazakarlık "zaten" varolana güvenir: Va­rolan, hem sebebin, nedenselliğin, hem de normatif açıkla­manın, meşruiyetin bizzat kendisidir
İnsanı varoluşun kalıcı, ezeli-ebedi değerleri, ilkesel, kuru­cu mahiyetteki güçleri, tözsel, 'esas' içeriği, aşkın referans­ları, bunların hepsi, süregelen-süre giden somutta mahfuz­ dur. Bu değerlerin ve bu muhtevanın somut niteliği, onları değişmez ve ikame edilmez kılar.

📖 Sayfa 57 · Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

Ya liberalizm? Türkiye'de liberalizmin bir akım olarak hükmü yok.

📖 Sayfa 9 · Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

Nitekim Türk milliyetçiliği de, hümanist ve evrenseki kılığıyla bile, bu anlamda kültürel ırkçı diye­bileceğimiz özcü bir kimlik anlayışına sahiptir.Türk kim­liğinin ezelden ebede uzanan sürekliliği içinde bir öz ola­rak sabitlenmesi, "çok özel" vasıflı bir kimlik olarak yü­celtiliş biçimi, "Türk harsı"nın milli kimliğin şartı olarak vaz' edilmesi, bu özcülüğün bariz göstergeleridir.

Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

Milli Mücadele dönemi, milli kimlik mühendisliğinin ya­pılmadığı, milliyetçilik ve kimlik tasarımları dizisinin bü­yük ölçüde bir nebula olarak kaldığı bir dönemdi. Dahası, milli kimlik tanımına bu evrede fazla ehemmiyet verilme­ diğini söyleyebiliriz - hatta bu durum, "Kurtuluş"tan son­ra da bir müddet devam etmiştir. Milli devlet kuruluşunun bu evresinde 'devlet kurma' uğrağı baskındı. Milli Mücade­le önderliği bir bakıma, Osmanlı vatanseverliğinden beri sü­regelen 'devleti kurtarma' misyonunu radikalleştirerek, kur­tuluşu bir yeniden-kuruluşta arayarak, sürdürmekteydi.

📖 Sayfa 20 · Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

İktidar, icraatiyle ve söylemiyle, bir millet ve bir kimlik kurar; “aslında kimiz?” ve “nasıl olmalıyız?” sorularının cevaplarını sabitler

Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

Milliyetçiliği Türk Sağının grameri/dilbilgisi olarak ele alıyorum. İçerikleri, kavramları, imgeleri uyarlama, uydurma gücü esas olarak ondadır. Milliyetçilik, maddenin halleri mecazına başvurursak, Türk Sağının katı hâlidir.

📖 Sayfa 8 · Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

RP'nin ve Islamcılığın milliyetçilikle müşterek zihniyet dünyasının hemen görünebilecek bir katmanı, kuşkusuz Öteki ve "yabancı" sayılana karşı düşmanlık üretme ener­jisidir. Bosna, Azerbaycan, Kıbrıs gibi "milli dava"lar vesi­lesiyle tarihi ve 'ezeli' düşmanlar olarak algılanan "Yunan", "Ermeni", "Yahudi", "Rus", "Sırp" karşısında kabaran tep­kiler, kolaylıkla kan-soy-sop lügatlerinin paralanmasına gö­türüyor ve Islamcı hareket güya reddettiği şovenizmin ve ırkçılığın en galiz örneklerini sergileyebiliyor.

Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

Muhafazakarlık, kendisi hakkında bilinçli hale gelmiş, rasyonelleşmiş gelenekçiliktir.

Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

İslâmla Türklüğü madde-manâ, beden-ruh, ruh-şuur tamamlayıcılığı gibi bir tözsel bütünlük ilişkisi içinde sunmaya çalışan milliyetçi-muhafazakârların ve ülkücülerin 'pratik metafizik’ öğretilerine, İslamcılar da başvururlar. Millî Gazete’nin (20,6.1996) “Osmanlı sırrı”nı "İslâm imanı ile Türk gücünün birleşmesi" ile açıklaması, sayısız örnekten herhangi biridir.

Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

İngiliz muhafazakârlığı ise, “liberal’di; parlamenter devrimi de Tarihsel Geleneğin bir parçası olarak benimsiyor, önem verdiği değerleri korumaya dönük işlevler yüklemek suretiyle “reform" fikrine aklı yatıyordu. (Amerikan muhafazakârlığı da bu soy çizgisinde gelişti.)

Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

Muhafazakarlık, kapitalist modernleşme süreci karşısında, bu sürecin çözdüğü siyasal, toplumsal ve kültürel yapıların, belki daha doğrusu o yapılara yüklenen anlam ve değerlerin sürekliliği adına gösterilen tepkiye dayanır.

Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora

Sıkça Sorulan Sorular

Türk Sağının Üç Hali kimin eseridir?

Türk Sağının Üç Hali, Tanıl Bora tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2014'te yayımlanmıştır.

Türk Sağının Üç Hali kaç sayfadır?

Türk Sağının Üç Hali, 154 sayfadır (İletişim Yayınları baskısı).

Türk Sağının Üç Hali'nin en ünlü sözü nedir?

“Muhafazakârlık, bütünüyle ve topyekûn Aydınlanma-karşıtlığı olmaktan çok Aydınlanmanın radikalizmine (“aşırılıklarına"), veya bir “yeni başlangıç yapma" düşüncesi olarak kendini milâtlaştıran Aydınlanmacılığa karşıtlıktı.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Türk Sağının Üç Hali — Tanıl Bora. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4