
Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, tasavvuf dünyasına Abdülbaki Gölpınarlı'nın kazandırdığı özel bir eserdir. Türkçe baskısı İnkılap Kitabevi tarafından yayımlanmıştır. Kitabın en çok işaretlenen cümleleri, sayfa bilgileriyle birlikte aşağıda.
Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar'dan En Beğenilen Alıntılar
Mezheb, Arapça bir sözdür ve gidilen yol anlamına gelir.
📖 Sayfa 9 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Mu'tezile, ayrılmak anlamına gelen i'tizâl sözünden üremedir ve ayrılanların yolu demektir; bu yolu tutana Mu'tezilî derler. (...) Mu'tezile'nin, inançta öbür mezheplerden ayrılmasında düşünce büyük bir rol oynar. Onlar âdeta nakli, yâni Kur'ân-ı ve hadisi, akla uydurmaya uğraşmışlardır ki, bunda Yunan felsefesinin büyük bir tesiri olduğu muhakkaktır. Onlarca akıl önde gelir; iyiyi ve kötüyü, güzeli ve çirkini akıl anlar; nakil aklı kuvvetlendirir. (...) Bunlara göre Kur' ân, kadim değildir. (...) Bugün bu mezhebe uyanlar yoktur.
📖 Sayfa 78 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Bugün Şîa denince ilk olarak akla “İmâmiyye” mezhebi gelir.
📖 Sayfa 49 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
“İmâmiyye” imâmeti, mezhebin usulünden, yâni temel inançlarından kabul eden ve Hz. Peygamber'den sonra On iki İmâm'ın imâmetine inanmayı şart bilen mezheptir. On iki İmâm kabul ettiğinden dolayı bu mezhebe “İsnâ-aşeriye”, yâni On ikiler mezhebi dendiği gibi hem ibadet ve muamele. lerde, hem inançta, bilhassa İmâm Ca'fer'üs-Sâdık'ın, atalarından naklettiği hadislere dayandığından “Ca'feriyye” de denir ve bu mezhebe uyanlara daha ziyade Ca'ferî denegelmiştir.
Şîa sözü, Arapça uymak anlamına gelen “müşâyaa"dan alınmıştır; taraftarlık etmeye, uymaya “Şîa” uyana “Şîî” denir.
📖 Sayfa 25 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Mezhep, Arapça bir sözdür ve gidilen yol anlamına gelir.
📖 Sayfa 19 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Melâmetî, zâhirinde riyâ, bâtınında dâvâ olmayan kişidir.
Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Mezheplerde, inançta, ibadetlerde, muamelelerde, cezalarda ayrılık, parça buçuk şeylerdedir. Allahın sıfatları, Kur’anı kerimin yaratılmış olduğu, yahut olmadığı, yahut öğle namaziyle ikindiyi, akşamla yatsıyı birbiri ardınca, yahut ayrı kılmak, namazda el bağlamak, bağlamamak, hırsızlık edenin elinin bileğinden kesilmesi, yahut baş parmağından başka parmakların ikinci boğumundan kesilmesi gibi asla dokunmayan şeylerde ve gene hadislere dayanılarak ayrılıklar vardır. Fakat meselâ farz namazların rikâtlerinde, yahut Ramazan ayının orucunun farz olduğunda hiç bir ayrılık yoktur.
📖 Sayfa 12 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Meselâ zinayı helâl bilen, hırsızlığı cezasız bırakan bir müslüman mezhebi olamaz.
📖 Sayfa 12 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Bizce tarikatler ve tasavvuf, bugün bir irfan zevkidir; devrini yaşamış, artık gönüllere mâl olmuş, tarihe intikâl etmiştir; son sözümüz de ancak budur.
Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Hz. Peygamber’in zamanında ayrılık olamazdı.
📖 Sayfa 12 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Hazreti Peygamber’in, İsrailoğullarının yetmiş bir, Hristiyanların yetmiş iki bölüğe ayrıldıklarını, kendi ümmetinin de yetmiş üç bölüğe ayrılacağını bildirdiği rivayet edilmiştir (Câmi’us-Sagıyr, Kahire - 1321, s. 40).
📖 Sayfa 10 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
İç yüzden Hak'la, dış yüzden halkla...
Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Kulun yaptığı her işi, Allah'ın yaptırdığı, her şeyin kadere bağlı olduğu, kulunsa yapılan işte ancak bir araçtan ibaret bulunduğu inancının yayılışında, Ümeyyeoğullarıyla Abbasoğullarının Alî soyuna yaptıkları zulümlerin, dinin esaslarına karşı gösterdikleri ilgisizliğin büyük bir tesiri olmuştur. Bu inancı temsil eden sisteme “Cebriyye-Ceberiyye", inancı benimseyenlere de “Cebrî” denir. Bu inancın tam zıddı, kulda, emir ve nehiyleri yapmak için bır irade ve ihtiyar olduğuna, kulun yaptığı işleri, Allah'ın yaptırmadığına inanmaktır. Bu inanca Ehlisünnet, “Kaderiyye” demiştir.
📖 Sayfa 79 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Mücessime, Allah'ı cisim sayanlar, Müşebbihe de Allah'ı insana benzetenler anlamına gelir.
📖 Sayfa 88 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Tasavvuf iyi huydur; iyi huyların ne kadar çoğalırsa tasavvufta o kadar ilerlemiş olursun.
📖 Sayfa 19 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı

Her olay, önceki olayların sonucudur ve her sonuç, olaylara sebeptir. Dünü bilmeyen bugünü anlayamaz; bugünü anlamayan yarını göremez, yarına hazırlanamaz.
📖 Sayfa 189 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Azıcık bilgisine güvenip "Her bilgi sahibinin üstünde bilen var" ayetinden (Yusuf/76) gaflet ederek gek gek geğiren kişi, bilgisizden daha beterdir. Kendine güvenip doğru diye yapacağı eğri iş, bilgisizin yapacağından çok daha kötü sonuçlar doğurur.
📖 Sayfa 108 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Güneşin ışığı, güneş olmasa var olamaz, fakat güneşin ışığı, güneş değildir, güneşin bir tecellisidir.
📖 Sayfa 53 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Derman sende, fakat senin haberin yok
Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Derdin senden, fakat sen görmüyorsun...
-İmam Ali (as)
İnsana insanlığa şöyle seslenir Mevlânâ:
📖 Sayfa 154 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
"Daha yakın gel, daha yakın, niceye bir bu yol vuruculuk? Değil mi ki sen bensin, ben de senim; niceye bir bu senlik, benlik?.."
Sufî, halktan ayrılmıştır, Hakk'la beraberdir.
📖 Sayfa 20 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Esasen felsefi bir düşünceden doğan
📖 Sayfa 159 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Hukema felsefesiyle bünyeleşen tasavvuf, düşüncenin sınırlarını, devrine göre iyiden iyiye genişletmiş, bir yandan dini terimlerle, bir yandan tasavvufi terimlerle dili
zenginleştirmiş, Tanrı'yla kulu yüz yüze getirmiş, korkunun yerine sevgiyi, ümidin yerine vuslatı koymuş, insanı, alabileceğine kutsileştirmiş, dünyayı ve bütün kainatı,
Tanrı mazharları tanıtarak zahidlerce yerilmesi gereken alemi, Tanrı'nın, durmadan işleyen yaratış tezgahı göstermiş, her yönden, tefekküre hudutsuz bir alan açmıştır.
Hatta diyebiliriz ki Mansur'dan bahseden şairlerin çoğu, Mansûr'un eserlerini bile görmemiştir; hakkındaki hükümleri bile duymamıştır
Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Hatâyî hal çağında
📖 Sayfa 163 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Hak gönül alçağında
Yüz Kâ'beden yiğrekdür
Bir gönül al çağında
Hatâyî
bizim en büyük noksanımız, ileri geçinenlerimizin dünü bilmemeleri, düne bağlı olanlarımızın da bugünün görüşüyle dünü eleştirmemeleridir.
📖 Sayfa 15 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
"Tasavvuf" sözü, Yunanca "Sofos" sözünden Arapçaya uydurulmuş, "sûfî" sözü de tasavvuf sözünden meydana gelmiştir; netekim sonradan ilâhî ve dînî bir felsefe hüviyetini arzeden "Kelâm" da, Yunanca "Logos" sözünün tercemesinden başka bir şey değildir.
📖 Sayfa 9 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Kur'ân-ı Kerîm'de tasavvuf, sufi gibi hiçbir kelime geçmez. Hz. Peygamber'in, "Allah'la oturup kalkmak isteyen, sof giyenlerle düşüp kalksın." mealinde bir hadisi olduğunu sufiler söylerlerse de bu söz, uydurma hadislerdendir; sof giymek hakkındaki hadisler de uydurmadır.
📖 Sayfa 15 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Şeriatte bu senin bu benim; tarikatta hem senin hem benim; hakikatteyse ne senin ne benim.
📖 Sayfa 124 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Bilmek istersen eğer meslek-i dervîşânı.
Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Sevenin bendesiyüz sevmeyenin sultânı.
Kur'ân-ı Kerîm'de namaz, birçok sûrelerde zikir diye anılmaktadır. Hâsılı Kur'ân'da, halka halinde oturup, yahut ayakta sallanarak Tanrı adlarından birini, sayılı, yahut sayısız boyuna tekrarlamak anlamına bir zikir yoktur.
📖 Sayfa 32 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı

Şunu kesinlikle bilmek gerekir ki bizim en büyük noksanımız, ileri geçinenlerimizin dünü bilmemeleri, düne bağlı olanlarımızın da bugünün görüşüyle dünü eleştirmemeleridir.
📖 Sayfa 14 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
...halk, kerâmetle avlanır.
📖 Sayfa 108 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Ademe eş noktadır
📖 Sayfa 167 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Gördüğün düş noktadır
Ademi adem eden
Üç harfle beş noktadır
V. sürenin 54. Ayet-i kerimesinde, dinden dönüldüğü takdirde "Allah'ı seven ve Allah tarafından sevilen, inananlara karşı aşağı ve alçak gönüllü, kafirlere karşı üstün
📖 Sayfa 117 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
olan, Allah yolunda savaşan ve kınayanın kınayışından korkmayan bir toplumun", onların yerine getirileceği bildirilmektedir. Sufilerin törelerini, halktan ayrılışlarını, idarecilere yamanmalarını beğenmeyip gene tasavvuf umdelerine dayanmakla beraber, onlara karşı reaksiyoner bir
harekete geçenler, Melamet ve Melameti terimlerini bu ayete dayanarak almışlardır.
Gemiye binen gramer bilgini, kaptanın gramer bilmediğini anlayınca, eyvah der, gitti ömrünün yarısı. Fakat deniz patlayınca da kaptan bilgine, yüzme bilir misin diye
📖 Sayfa 137 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
sorar; bilmem cevabını alınca, eyvah der, gitti ömrünün hepsi.
Ne tasavvuf dinin esasıdır dedim ne de dinde böyle bir zevk yoktur dedim.
Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Sufî yeryüzüne benzer; ona her kötü şey atılır; fakat ondan ancak güzel ve temiz şeyler biter; üstünde iyi de gezer, kötü de. Bulut gibidir sufî; her yere, her şeye gölge salar; yağmur gibidir, herkesi sular.
📖 Sayfa 19 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Resim, ressamıyla nasıl savaşabilir?
📖 Sayfa 44 · Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı
Mesnevî
Sıkça Sorulan Sorular
Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar kimin eseridir?
Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Abdülbaki Gölpınarlı tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1969'da yayımlanmıştır.
Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar kaç sayfadır?
Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, 294 sayfadır (İnkılap Kitabevi baskısı).
Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar'ın en ünlü sözü nedir?
“Mezheb, Arapça bir sözdür ve gidilen yol anlamına gelir.”