
Thomas Piketty'in 2014'te yayımlanan Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital adlı eseri, Ekonomi-Emek-İş Dünyası türünün önemli örneklerindendir. Hande Koçak çevirisiyle Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital'ı okuyan herkesin işaretlediği sözler, aşağıda bir arada.
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital'dan En Beğenilen Alıntılar
“Tüm yüksek gelirliler şaibelidir, ancak kazanılmamış olanlar kazanılmış olanlardan daha da şaibelidir.”
📖 Sayfa 550 · Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Gelirin her zaman iki bileşenden oluştuğunu hatırlatmakta yarar var: Bir yanda emek geliri (yevmiye, ücret, ikramiye, ücret dışı emek gelirleri vs. ve emekle ilişkilendirilen, hukuki biçimi ne olursa olsun her türlü hakediş); diğer yanda sermaye geliri (kira, kâr payı, faiz, kâr, artı değer, gayrimaddi hak ödemeleri -royalties- vs. ve toprak, gayrimenkul, finansal ürünler, endüstriyel donanım vs. cinsinden ve yine hukuki biçimi ne olursa olsun sahip olunan sermayeden elde edilen gelirler).
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
"Girişimciler yalnızca nesiller geçtikçe değil, tek bir ömrün sınırları içinde dahi -hele ki yaşam beklentisi yükseliyorsa- rantiyelere dönüşme eğilimindedir; Bir insanın kırk yaşındayken iyi fikirlere sahip olması, doksan yaşına geldiğinde de iyi fikirlere sahip olacağı anlamına gelmez, çocuklarının iyi fikirleri olacağı anlamına ise hiç gelmez."
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
“Bazıları için eşitsizlikler sürekli artmaktadır ve dünya, tanımı gereği, her zaman adaletsizdir…”
📖 Sayfa 3 · Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Bir ülkenin kendi içinde ve ülkelerin birbiri arasında , başlıca eşitsizlikleri azaltma yolu, bilginin yayılımı ile becerilere ve eğitime yapılan yatırımdır.
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
“Sermayenin olduğu yerde her zaman aşırı eşitsizlik söz konusudur.”
📖 Sayfa 278 · Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Elbette, sermayenin mülkiyeti eşitlikçi bir şekilde dağıtılmış ve her işçi kendi ücretine ek olarak kârdan eşit pay almış olsaydı, kar paylaşım/ücret sorunu (neredeyse) hiç kimsenin umrunda olmazdı. Sermaye-emek arasındaki bölüşümün bu kadar çatışmaya yol açması, öncelikle sermaye mülkiyetinin aşırı yoğunlaşmasından ileri gelmektedir.
📖 Sayfa 42 · Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Uzun vadede gerçekten de ülkeler arası eşitlik lehine işleyen tek kuvvet, bilginin ve becerilerin yayılmasıdır.
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Uzun süre boyunca, zenginliğin paylaşımı hakkındaki entelektüel ve politik tartışmalar gerçeklerden çok önyargılardan beslenmiştir.
📖 Sayfa 2 · Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Afrika kıtasındaki sermayenin neredeyse %20'sine yabancıların sahiptir.Marikana platin madenindeki Londralı hissedarlar da bunun bir örneğidir.
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
özel sermaye 2010 yılına gelindiğinde -2007-2008 yıllarında başlayan krize rağmen- 1913 yılından beri en yüksek servet düzeyine çıkmıştı.
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
20 yy ortalarında dünyada servet eşitsizliğinin azalmasının temel nedeni savaşlar nedeniyle servet kaynaklı gelirlerde meydana gelen azalmadır.
📖 Sayfa 361 · Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
"Toplumsal farklılıklar ancak ortak faydaya dayanabilir."
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
“Uzun vadede gerçekten de eşitlik lehine işleyen tek kuvvet, bilginin ve becerilerin yayılmasıdır.”
📖 Sayfa 22 · Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
“ABD savaşanları finanse eder ve sonuç olarak da eskiden borçlu olduğu Avrupalı devletlerin alacaklısına dönüşür.”
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty

“Yeterince paraya sahip olanlar kendi çıkarlarını savunmayı asla ihmal etmezler.”
📖 Sayfa 632 · Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Young'ın 1792'de yayımlanan anlatısı, milliyetçi önyargılar ve insanı yanlış yönlendiren karşılaştırmalarla da doludur.
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Büyük ziraatçimiz kaldığı hanlardan hiç memnun değildi ve oralarda yemeğini getiren kadın hizmetçilerden tiksintiyle söz ediyordu.
"Herkese, özellikle de daha dezavantajlı toplumsal gruplara fayda sağlamadıkları sürece, toplumsal eşitsizlikler kabul edilemezler. Dolayısıyla temel haklar ve maddi menfaatler daha az hak ve fırsata sahip olanların yararına olacağı için, herkesi içine alacak şekilde genişletilmelidir."
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Malthus 1798 yılında ünlü Deneme'sini yayımladığında, Fransa'dan yayılan yeni politik düşüncelerden oldukça endişe duyuyordu ve böyle bir ayaklanmanın bir gün İngiltere'ye de sıçramayacağından emin olmak için, yoksullara yapılan yardımların acilen durdurulmasının ve aşırı nüfus artışı yüzünden tüm dünya kaos ve sefalete gömülmesin diye yoksullarda doğum kontrolünün ciddiyetle yürütülmesinin gerekli olduğu kanaatine varmıştı.
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
"Gini katsayısı gibi istatistiki endeksler, eşitsizliğin sentez şeklindeki soyut bir görünümünü sunar, buda insanların çağdaş hiyerarşide kendi konumlarını kavramasını zorlaştırır."
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
"Teorik analiz eşitsizliklerin doğurduğu şiddetli politik çatışmaları asla sona erdiremez. Sosyal bilim araştırmaları her zaman el yordamıyla ilerlemiş ve kusurlu olmuştur, öyle de olacaktır. Bu araştırmalar ekonomi, sosyoloji ve tarihi pozitif bilimlere dönüştüme iddiası taşıyamazlar. Ancak olguları ve modelleri sabırla saptayarak ve onları izah edebilecek ekonomik, sosyal, politik mekanizmaları sükunetle analiz ederek, demokratik tartışmanın daha sağlam bilgilere dayanmasını ve bu sayede daha doğru sorulara odaklanmasını sağlayabilirler."
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
"Demokratik şeffaflık raporlara ihtiyaç duyar; Servetin dünyadaki dağılımına dair güvenilir bir bilgi yoksa, her şeyi söylemek ve her tür fanteziyi beslemek mümkün hâle gelir. Bu raporları tüm eksiklerine rağmen -daha güvenilir raporlar gelene dek- demokratik tartışmalara bir parça disiplin kazandırmayı başarabilirler."
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
zenginliğin paylaşımını konu alan bilimsel çalışmalar uzun süre, ayakları yere sağlam basmayan az sayıda olgu ve çokça teorik spekülasyon üzerine kurulmuştur.
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Eşitsizlik sorununu ekonomik analizin merkezine yerleştirerek, 19. yüzyıldan beri yanıtsız kalmış soruları yeniden sormanın zamanı çoktan geldi. Paylaşımı analizin merkezine yeniden yerleştirebilmek için, geçmişteki evrimi ve mevcut eğilimleri en iyi şekilde anlamamızı sağlayacak azami tarihsel veriyi bir araya getirerek işe başlamak gerekiyor. Öncelikle olguları ve eğilimleri sabırla belirlemek ve farklı ülkelerin tecrübelerini karşılaştırmak zorundayız, ancak bu sayede süreci etkileyen mekanizmaları daha iyi anlamayı ve geleceğe dair aydınlanmayı umabiliriz.
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Köylü ya da soylu, işçi ya da sanayici, garson ya da bankacı, her biri kendi bakış açısına göre, kendisinin ve başkalarının yaşam koşullarının, toplumsal gruplar arasında var olan güç ve hâkimiyet ilişkilerinin önemli boyutlarını görür, bu gözlemler her insanda neyin adil neyin adil olmadığına dair yargıyı şekillendirir.
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
“Mali ve finansal konularda gerçek bir şeffaflık ya da gerçek bir bilgi paylaşımı olmadan ekonomide demokrasiden söz edemeyiz.”
📖 Sayfa 624 · Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
1776 tarihli Amerikan Devrimi cumhuriyetçiliği getirdi, ancak köleliğin sürmesine bir yüzyıl ve hukukun ırk farkı gözetmesine neredeyse iki yüzyıl daha izin verdi. Irk sorunu bugün hâlâ ABD'deki toplumsal sorunlar içinde orantısız bir ağırlığa sahiptir.
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
"Servet bir kere elde edilince, sermayenin kendi dinamikleriyle uyum içinde büyümeye başlar ve sırf ölçeğine bağlı olarak uzun yıllar boyunca çok hızlı bir ritimde büyümeyi sürdürebilir."
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
"Eşitsizliğin somut ve fiziksel gerçeği, onu yaşayan herkes tarafından görülebilen ve doğal olarak da birbiriyle çelişen politik değerlendirmelere yol açar."
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Bugün sermayenin yol açtığı eşitsizlik, uluslararası olmaktan ziyade ulusal bir sorundur sermayenin mülkiyetindeki eşitsizlik, bir ülkeyi diğerine düşürmekter ziyade, her ülkenin kendi içinde zenginler ve yoksulları karşı karş getirmektedir.
📖 Sayfa 48 · Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty

“Asıl mesele eşitsizliklerin büyüklüğünden ziyade, meşrulaştırılıp meşrulaştırılmadığıdır.”
📖 Sayfa 281 · Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
“Bu kitap servet ve gelirin tarihsel dinamiklerini anlamaya adanmış on beş yıllık (1998-2013) bir araştırmaya dayanmaktadır. Bu araştırmanın büyük bir kısmı başka akademisyenlerle ortak yürütülmüştür.”
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Bu kitap, zenginliğin paylaşımının tarihsel dinamiklerini incelememizi sağlayan başlıca iki tür kaynağı temel alıyor: İlk gruptakiler geliri ve gelir paylaşımındaki eşitsizlikleri; diğer gruptakiler ise, serveti ve servet paylaşımını ve servetin gelirle ilişkisini gösteren kaynaklardır.
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Zengin ülkelerin dünya gelirinden aldığı payın 1970-1980 yıllarından bu yana düzenli olarak düşmektedir. Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın, dünya zengin ve yoksul ülkelerin gelirlerinin birbirine yaklaştığı bir evreye girmiş bulunmaktadır.
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Yoksullar zenginlerle aralarındaki mesafeyi, zenginlerin mülkü olarak değil, aynı teknolojik bilgi, beceri ve eğitimi edinmeleri sayesinde kapatabilirler.
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Zengin ve yoksul ülkeler arasındaki büyük eşitsizlikler aynı şiddetle sürse de, gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ülkelerle arayı kapatma süreci devam ediyor. Ayrıca elimizde, bu arayı kapatma sürecinin öncelikle zengin ülkelerin yoksul ülkelerde yaptığı yatırımların neticesi olduğunu gösteren bir kanıt yok, hatta tüm kanıtlar tam aksini gösteriyor.
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Tarihte, teknolojik gelişmelerin ön saflarında bulunan ve kişi başına üretimdeki büyüme oranının sürekli olarak % 1,5 ‘in üzerine çıktığı bir ülke yoktur. Geçtiğimiz on yılları ele alacak olursak, en zengin ülkelerde daha düşük bir büyüme ritmi olduğunu gözlemleriz: 1990-2012 arasında kişi başına üretimdeki büyüme oranı Batı Avrupa’da % 1,6, Kuzey Amerika’da % 1,4 ve Japonya’da % 0,7’dir.
📖 Sayfa 99 · Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Eğitime doğru düzgün yatırım yapılmaması, günümüzdeki uluslararası atılımların da gösterdiği gibi tüm toplumsal grupların ekonomik büyümenin nimetlerinden faydalanmasına engel ve aynı zamanda bazı toplumsal grupların yerini yeni gelenlerin almasına sebep olabilir.
📖 Sayfa 24 · Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
“Uzun vadede ücretleri artırmanın ve ücret eşitsizliklerini azaltmanın en doğru yolu, mesleki eğitim ve yeterliliğe yatırım yapmaktır.”
📖 Sayfa 335 · Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Okura 2050 yılında kirasını bir Katar emirine ödemek zorunda kalacağını söylemek için henüz çok erken
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Dünya 2050 ya da 2100 yılında borsacılara mı, üst düzey yöneticilere mi, büyük servet sahiplerine mi, yoksa petrol ülkelerine ya da Çin Merkez Bankası'na mı ait olacak?
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Zengin ülkeler çifte zengindir: Hem yurtiçinde fazla üretir, hem de yurtdışında fazla yatırım yaparlar, dolayısıyla da kişi başına milli gelir, kişi başına üretimden daha fazladır -yoksul ülkelerde ise bunun tam tersi geçerlidir.
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
18. yüzyıl, önceki yüzyılların muzdarip olduğu ekonomik durgunluktan nasibini almıştır. 19. yüzyıl tarihte ilk kez kişi başına üretimde sürdürülebilir bir büyümeye tanık olmuştur, ancak nüfusun büyük bir kesimi, en azından yüzyılın ilk üç çeyreğinde, bundan pek istifade edememiştir. Ekonomik büyüme ancak 20. yüzyılda herkes için elle tutulur ve önemli bir gerçekliğe dönüşmüştür.
📖 Sayfa 92 · Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Büyüme tüm gemileri yükselten kabarmış bir dalgadır
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Teorik analiz eşitsizliklerin doğurduğu şiddetli politik çatışmaları asla sona erdiremez.
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty

Mesela şirketler ve sermaye varlıkları yabancılara ait olan bir ülkede yurt içi hasıla yüksek olabilir, ancak kâr ve kiralar düşüldükten sonra milli gelir net biçimde daha düşük çıkar. Buna karşılık başka ülkelerin sermayesinde büyük bir dilime sahip olan bir ülke de, yurtiçi hasıladan daha büyük bir milli gelire sahip olacaktır.
📖 Sayfa 47 · Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Eşitsizlik ya da kapitalizmi ortadan kaldırmak beni pek ilgilendirmiyor -kaldı ki haklı gerekçelere sahip olduğu, yani 1789 tarihli İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'nin ilk maddesinde söylendiği gibi "ortak faydaya dayandığı" (...) sürece, toplumsal eşitsizlikler kendi içlerinde bir sorun teşkil etmezler.
📖 Sayfa 33 · Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Emek faktörünün geliri durgunken, sermayenin ve endüstrinin kârları artıyor.(ekonomik büyüme)
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Topladığımız verilere göre, Birinci Dünya Savaşı öncesinde, eşitsizlikte herhangi bir yapısal azalma da yaşanmamıştır.1870-1914 döneminde, en iyi ihtimalle eşitsizliklerin son derece yüksek bir seviyede durması gerçeğiyle ve bazı açılardan, zenginliğin giderek yoğunlaşmasıyla dikkati çeken, durmak bilmeyen bir eşitsizlik sarmalı ile karşılaşıyoruz. 1914-1918'deki patlamanın yol açtığı büyük ekonomik ve politik şoklar olmasaydı bu gidişat nereye varırdı, bunu söylemek oldukça zordur.
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Thomas Malthus'a göre, şu konuda şüpheye yer yoktur: Aşırı nüfus artışı en büyük tehdittir.
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
“Kuznets'den bu yana eşitsizliklerin dinamiklerine dair tarihsel veri toplama konusunda hiçbir girişimde bulunulmadığını fark ettim”
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
…zira tarih her zaman kendi yolunu bulur.
📖 Sayfa 38 · Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
“Ücretleri, üretimden daha hızlı olarak sürekli arttırmak sorunludur, ama ücretleri -ya da ücretlerin önemli bir kısmını- üretimden daha yavaş bir biçimde arttırmak da o derece sağlıksızdır. Tüm bu kurumların ve kamu politikalarının bu süreçte oynayacakları farklı roller vardır ve her biri makul bir biçimde kullanılmalıdır.”
📖 Sayfa 335 · Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Sorulan temel soru oldukça basitti: Yarım yüzyıllık bir endüstriyel büyümeden sonra, kitlelerin yaşam koşulları hâlâ eskisi gibi sefilse ve 8 yaş altındaki çocukların fabrikalarda çalışmasının yasaklanması dışında hiçbir şey yapılmamışsa, sanayideki gelişme, tüm bu teknik ilerlemeler, tüm bu emek, tüm bu göçler neye hizmet ediyordu? Mevcut ekonomik ve politik sistemin iflas ettiği açıktı. Herkesin yanıtını merak ettiği diğer bir soru ise şuydu: Böyle bir sistemin uzun vadedeki evrimi hakkında ne söylenebilirdi?
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Marx bu görevi üstlendi.
Bu kitap servet ve gelirin tarihsel dinamiklerini anlamaya adanmış on beş yıllık (1998-2013) bir araştırmaya dayanmaktadır.
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Hayatını sürdürebilmek için gerekli mal ve hizmetleri, başka çaresi olmadığından, emeğini satarak kazandığı parayla satın almak zorunda olan her birey proleter sınıfın bir üyesidir.
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Sıkça Sorulan Sorular
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital kimin eseridir?
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2014'te yayımlanmıştır. Türkçeye Hande Koçak çevirmiştir.
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital kaç sayfadır?
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, 763 sayfadır (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları baskısı).
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital'ın en ünlü sözü nedir?
““Tüm yüksek gelirliler şaibelidir, ancak kazanılmamış olanlar kazanılmış olanlardan daha da şaibelidir.””