
Yaşar Nuri Öztürk'ün Halkın Yükseliş Hareketi adlı kitabı 2004'te yayımlanmış, 126 sayfalık bir Araştırma-İnceleme eseridir. Kitaptan derlenen sözler, okurların beğeni sırasına göre listelenmiştir.
Halkın Yükseliş Hareketi'den En Beğenilen Alıntılar
Laiklik olmadan demokrasiyi yerleştirmek ve yaşatmak imkansızdır. Laiklik, hukuk devletinin, sosyal demokrasinin, inanç ve insana saygının olmazsa olmaz koşuludur.
📖 Sayfa 102 · Halkın Yükseliş Hareketi, Yaşar Nuri Öztürk
Bazı çevreler de, laiklik, devlet ve hukuk düzeni ile ilgili bir tavır ve yöntem olmaktan çıkarılıp bir ideoloji, hatta din gibi algılanmaya başlandı. Bunun en tehlikeli yanı ise, laikliğin din-İslam karşıtı (hatta düşmanı) gibi algılanması olmuştur. Olay sadece algılama düzeyinde kalmamış, laikliği din gibi gösterip İslam üzerinden siyaset ve çıkar sağlayan dinci siyaset odakları bu hatalı algılamaların sürekli bir biçimde altını çizerek büyük kitlelerin kafasını karıştırmış, hatta belli bir kısmını “ya laiklik, ya İslam” ikilemi ile karşı karşıya getirebilmiştir.
📖 Sayfa 103 · Halkın Yükseliş Hareketi, Yaşar Nuri Öztürk
Batılı emperyalistler Kurtuluş Savaşı sırasında Atatürk’e şu adı koymuşlardır: “Müslüman dünyanın militan lideri…”
📖 Sayfa 42 · Halkın Yükseliş Hareketi, Yaşar Nuri Öztürk
Ülkemizde, demokrasi adı altında kaos egemendir. Gerçek demokrasi yerine Türkiye’ye özgü bir “kapkaç demokrasisi” sahnededir.
📖 Sayfa 33 · Halkın Yükseliş Hareketi, Yaşar Nuri Öztürk
Halk perişandır. Büyük kitlelerin boynu bükük, çocukların benizleri her gün biraz daha solmakta, ümitleri her gün biraz daha kararmaktadır.
Halkın Yükseliş Hareketi, Yaşar Nuri Öztürk
Mürteci kadrolar, Atatürk’ü irticaya değilde dine karşı gösterirler.
📖 Sayfa 40 · Halkın Yükseliş Hareketi, Yaşar Nuri Öztürk
Laiklik, tabulaştırılmış eski kuralların egemenliği yerine çağa, zamana ve ihtiyaçlara göre yasa yapmanın güvencesidir.
📖 Sayfa 105 · Halkın Yükseliş Hareketi, Yaşar Nuri Öztürk
İrtica, dinin ihanet arıcı yapılması halinde vücut bulan kötülüğün adıdır. Hiçbir Haçlı-emperyalist emel, sarıklı veya takkeli ihaneti yanına almadan başarılı olamamış, canımızı yakamamıştır.
📖 Sayfa 39 · Halkın Yükseliş Hareketi, Yaşar Nuri Öztürk
Kuran, daha dindar olmayı yani takvayı, kamusal alanda değer olmaktan çıkarmıştır. Takva, insanlar arası ilişkilerde, kamusal alanda bir üstünlük ölçüsü değildir.
📖 Sayfa 104 · Halkın Yükseliş Hareketi, Yaşar Nuri Öztürk
Orta sınıf yok olmakta, toplum saçıp savuran bir azınlıkla, ihtiyaçlarını temin edemeyen büyük çoğunlukla oluşan dengesiz bir bünyeye dönüşmektedir.
📖 Sayfa 71 · Halkın Yükseliş Hareketi, Yaşar Nuri Öztürk
Laic sözcüğünden türeyen laicism, “dinsel hukuktan ve dinsel etkilerden bağımsız yönetsel veya siyasal sistem” demektir.
📖 Sayfa 102 · Halkın Yükseliş Hareketi, Yaşar Nuri Öztürk
Demiryolun ömrü, karayolunun yaklaşık üç katı. Karayolu taşımacılığı, son tahlilde demiryolundan yedi kat pahalıya geliyor. Petrole bağımlı bir ülke olduğumuz düşünüldüğünde demiryolu ulaşımını ihmal etmek bir inat uğruna her yıl milyarlarca doları dışarı aktımız anlamına geliyor.
📖 Sayfa 120 · Halkın Yükseliş Hareketi, Yaşar Nuri Öztürk
Laiklik; dinin, resmi egemenlik aracı olmak üzere kurumsallaşmasının önüne geçmektedir.
📖 Sayfa 104 · Halkın Yükseliş Hareketi, Yaşar Nuri Öztürk
İslam, gerçek kaynağı Kur’an’dan bakıldığında, laiklik ve en küçük bir çelişme ve çekişmeye vücut vermemekte, hatta laikliği teşvik eden bir yapıya sahip bulunmaktadır.
📖 Sayfa 102 · Halkın Yükseliş Hareketi, Yaşar Nuri Öztürk
İslam dünyasında, Arap cahiliye örfleri dinleştirilerek kadın dinselleşmek, İslamlaşmak yaftaları altında köleleştirmekte, ağır baskılara maruz bırakılmasıdır.
📖 Sayfa 109 · Halkın Yükseliş Hareketi, Yaşar Nuri Öztürk
Sıkça Sorulan Sorular
Halkın Yükseliş Hareketi kimin eseridir?
Halkın Yükseliş Hareketi, Yaşar Nuri Öztürk tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2004'te yayımlanmıştır.
Halkın Yükseliş Hareketi kaç sayfadır?
Halkın Yükseliş Hareketi, 126 sayfadır (Yeni Boyut Kitapları baskısı).
Halkın Yükseliş Hareketi'nin en ünlü sözü nedir?
“Laiklik olmadan demokrasiyi yerleştirmek ve yaşatmak imkansızdır. Laiklik, hukuk devletinin, sosyal demokrasinin, inanç ve insana saygının olmazsa olmaz koşuludur.”