
Zühretünnur, tasavvuf dünyasına Bediüzzaman Said Nursî'un kazandırdığı özel bir eserdir. Türkçe baskısı Envar Neşriyat tarafından yayımlanmıştır. Bu derlemede Zühretünnur'dan en çok paylaşılan satırlar sizi bekliyor.
Zühretünnur'dan En Beğenilen Alıntılar
Dünyada vefatın firak değil, visaldir;
📖 Sayfa 113 · Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
o ahbablara kavuşmaktır.
Bu ağır yük ve hastalıklı kalb ve hacaletli yüzümle kabre yakınlaşıyorum...
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
O felsefî mes'eleler ruhumu çok fazla kirletmiş ve terakkiyat-ı maneviyemde engel olmuştu...
📖 Sayfa 117 · Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
•• Allâh'ı tanıyanın dünyası nurla
📖 Sayfa 16 · Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
ve manevî sürurla doludur.
°° Derecesine göre iman kuvvetiyle hisseder...
Eğer hastalık olmazsa; sıhhat ve âfiyet gaflet verir, dünyayı hoş gösterir, Âhireti unutturur.
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Ecel vakti muayyen değil; Cenab-ı Hak, insanı yeis-i mutlak ve gaflet-i mutlaktan kurtarmak için, havf u reca ortasında ve hem dünya ve hem âhireti muhafaza etmek noktasında tutmak için, hikmetiyle eceli gizlemiş. .
📖 Sayfa 21 · Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Benim sû'-i ihtiyarımla ömrüm ve gençliğim zayi' olup gitti. Ve o ömür ve gençliğin meyvelerinden elimde kalan, elem verici günahlar, zillet verici elemler, dalalet verici vesveseler kalmıştır...
📖 Sayfa 198 · Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
"İnsanların sana ettikleri ayn-ı zulümlerinde, ayn-ı adalet olan kader-i İlahînin büyük bir hissesi var..
📖 Sayfa 166 · Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
O verdi, O aldı. "Elhamdülillahi alâküllihal" sabır ile şükretmeli.
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
°•• Duâ, istediğimiz tarzda kabul olmazsa
📖 Sayfa 28 · Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
makbul olmadı denilmez.
°•• Hâlık-ı Hakîm daha iyi biliyor,
menfaatimize hayırlı ne ise onu verir..
Cenab-ı Hak, insana hadsiz bir acz ve nihayetsiz bir za'f vermiş.. tâ ki daimî bir surette dergâh-ı İlahiyeye iltica edip niyaz etsin, duâ etsin..
📖 Sayfa 20 · Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
"Senin vücudun taştan, demirden değildir. Belki daima ayrılmaya müsaid muhtelif maddelerden terkib edilmiştir. Gururu bırak, aczini anla, mâlikini tanı, vazifeni bil, dünyaya ne için geldiğini öğren"
📖 Sayfa 13 · Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Medar-ı saadet-i dünyeviye zannettiğim hâlâtı, esbabı tedkike başladım.
📖 Sayfa 116 · Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Hangisini tedkik ettimse, baktım ki; çürüktür, alâkaya değmiyor, aldatıyor..
Günde bir taşı bina-yı ömrümün düştü yere,
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Can yatar gafil, binası oldu viran bîhaber...
Niyazi-i Mısrî
Madem Cenâb-ı Hak var; O herşeye bedeldir.
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Madem O bâkidir; elbette O kâfidir.
Birtek cilve-i inâyeti, bütün dünya yerini tutar.

Madem Rahîm bir Hâlıkımız var; bizim için gurbet olamaz. Madem O var, bizim için herşey var.
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Hastalık, insandaki aczini, za'fını ihsas eder. O aczin lisanıyla ve za'fın diliyle halen ve kalen bir duâ ettirir..
📖 Sayfa 20 · Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Evet, Allah'ı tanımayanın, dünya dolusu belâ başında vardır. Allah'ı tanıyanın dünyası nurla ve mânevî sürurla doludur. Derecesine göre, îman kuvvetiyle hisseder. Bu îmandan gelen mânevî sürur ve şifâ ve lezzet altında, cüz'î, maddî hastalıkların elemi erir, ezilir.
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
يَابَاقِى أَنْتَ الْبَاقِى
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
cümlesi, bütün o hadsiz mânevî yaralara hem merhem, hem tiryak oldu.
Yani, "Sen bâkisin. Giden gitsin, Sen yetersin.
Hem fezâdaki hava, o kadar hakîmane vazifelerde istihdam ve bulut ve yağmur, o kadar alîmane faidelerde istimal olunur ki; her şeye ihâta eden bir ilim ve her şeye şâmil bir hikmet olmazsa, o istimal, o istihdam olamaz.
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Ehl-i iman için ölüm, vazife-i hayat külfetinden bir terhistir; hem dünya meydanındaki imtihanda, talim ve talimat olan ubudiyetten bir paydostur..
📖 Sayfa 17 · Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Ben de bakıyordum, onların tahammül dâhilindeki hastalıklarını bir ihsan-ı İlahî olduğunu ihtar ederdim. Derdim ki: "Kardeşim, senin bu hastalığının aleyhinde değilim, hastalık için sana karşı bir şefkat hissedip acımıyorum ki dua edeyim. Hastalık seni tam uyandırıncaya kadar sabra çalış ve hastalık vazifesini bitirdikten sonra Hâlık-ı Rahîm inşâallah sana şifa verir."
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
"Garibim, kimsesizim, zayıfım, güçsüzüm, imdât derim. Affını, yardımını dilerim dergâhından, ey Allah'ım!.. "
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
El-Aman, el-Aman! Yâ Rahman! Yâ Hannan! Yâ Mennan! Yâ Deyyan! Beni çirkin günahlarımın arkadaşlıklarından kurtar, yerimi genişlettir. İlahî! Senin rahmetin melceimdir ve Rahmeten lil-Âlemîn olan Habib'in senin rahmetine yetişmek için vesilemdir. Senden şekva değil, belki nefsimi ve halimi sana şekva ediyorum.
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
"Beli bükülmüş ihtiyarlarınız olmasa idi, belalar sel gibi üstünüze dökülecekti." Ne derece sebeb-i def'-i musibet olduklarını sen kıyas eyle.
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
"En ziyade musibet ve meşakkate giriftar olanlar, insanların en iyisi, en kâmilleridirler."
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Hem duâ, istediğimiz tarzda kabul olmazsa makbul olmadı denilmez. Hâlık-ı Hakîm daha iyi biliyor; menfaatimize hayırlı ne ise onu verir. Bazen dünyaya ait duâlarımızı, menfaatimiz için âhiretimize çevirir, öyle kabul eder.
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
İşte o perdeyi senin gözünden kaldıracak, o gözle seni baktıracak göz hekimi, Kur'ân-ı Hakîm'dir.
📖 Sayfa 26 · Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
"Yüzer milyon başların feda oldukları bir kudsî hakikata, başımız dahi feda olsun. Dünyayı başımıza ateş yapsanız, hakikat-ı Kur'aniyeye feda olan bu başlar, zındıkaya teslim-i silâh etmeyecek ve vazife-i kudsiyesinden vazgeçmeyecekler inşâallah!"
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Ey şekvacı hasta! Senin hakkın şekva değil şükürdür, sabırdır. Çünki senin vücudun ve a'zâ ve cihazatın, senin mülkün değildir.
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî

insanlar fıtraten Hâlık'ını pek ciddî severler ve Hâlık'ları onları hem sever, hem kendini onlara her vesile ile sevdirir.. ve insanın istidadı ve cihâzât-ı mâneviyesi, başka bir bâkî âleme ve ebedî bir hayata bakıyor..
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Ezcümle, bir ay bizi tecessüs eden memurlar birşey bahane bulamadıklarından, bir pusula yazıp ki, "Said'in hizmetkârı bir dükkândan rakı almış, ona götürmüş," o pusulayı imza ettirmek için hiç kimseyi bulamayıp, sonra yabanî ve sarhoş bir adamı yakalamışlar, tehditkârâne "Gel bunu imza et" demişler. O da demiş: "Tövbeler tövbesi olsun, bu acip yalanı kim imza edebilir?" Onları, pusulayı yırtmaya mecbur etmiş.
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Müfarakat-ı umumiye hengâmında olan harab-ı dünyadan haber veren âhirzaman hâdisatı içinde müfarakat-ı hususiyemi ihtar eden ihtiyarlık ve âhir ömrümde bir hassasiyet-i fevkalâde ile fıtratımdaki cemalperestlik ve güzellik sevdası ve kemalâta meftuniyet hisleri inkişaf ettikleri bir zamanda, daimî tahribatçı olan zeval ve fena ve mütemadi tefrik edici olan mevt ve adem, dehşetli bir surette bu güzel dünyayı ve bu güzel mahlukatı hırpaladığını, parça parça edip güzelliklerini bozduğunu; fevkalâde bir şuur ve teessür ile gördüm.
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Ölüm firak değil, visaldir...
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
...mâdem dünya bir gün bize "Haydi, dışarı!" diyecek,
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Derecesine göre, îman kuvvetiyle hisseder. Bu îmandan gelen mânevî sürur ve şifâ ve lezzet altında, cüz'î, maddî hastalıkların elemi erir, ezilir.
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Madem iman gibi hadsiz derecede kıymetdar bir nimet bizde vardır; ihtiyarlık da hoştur, hastalık da hoştur, vefat da hoştur. Nâhoş birşey varsa; o da günahtır, sefahettir, bid'atlardır, dalalettir.
📖 Sayfa 115 · Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Gençlerinizin en iyisi, temkinde ve sefahetlerden çekilmekte ihtiyarlara benzeyenlerdir. Ve ihtiyarlarınızın en fenası, sefahette ve başını gaflete sokmakta gençlere benzeyenlerdir.
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Madem dünyada böyle tahammül edilmez, sabır-şiken, mukavemetsûz, yandırıcı firkatler var. Elbette mevt, hayata racihtir. Hayatın bu ağır vaziyeti çekilir derdlerden değildir.
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
"Gençlerinizin en iyisi, temkinde ve sefahetlerden(haramlara dalma, yasak zevk ve eğlencelere düşkünlük) çekilmekte ihtiyarlara benzeyenlerdir. Ve ihtiyarlarınızın en fenası, sefahette ve başını gaflete sokmakta gençlere benzeyenlerdir."
📖 Sayfa 147 · Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Hülâsa: Ölüm firak değil, visaldir, tebdil-i mekândır, bâki bir meyveyi sünbül vermektir.
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Zühret-ün Nur
Mâdem O var, sana bakar; sana her şey var. Asıl gurbette, kimsesizlikte kalan odur ki; îman ve teslimiyetle O'na intisab etmesin veya intisabına ehemmiyet vermesin.
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِ
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
(Her nefis ölümü tadacaktır. Ankebut suresi)
âyetinin külliyetinde: "Nev-i insanî bir nefistir, dirilmek üzere ölecek. Ve Küre-i Arz dahî bir nefistir, bâki bir surete girmek için o da ölecek. Dünya dahî bir nefistir, âhiret suretine girmek için o da ölecek!" mânası, âyetin işaretinden kalbe açılıyordu.
Kazaya rıza, kadere teslim İslâmiyet'in bir şiârıdır.
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Günahlar, hayat-ı ebediyede daimî hastalıklardır, bu hayat-ı dünyevîyede dahî kalb, vicdan, ruh için mânevî hastalıklardır. Sen eğer sabredip şekvâ etmezsen, şu muvakkat bir hastalık ile daimî pek çok hastalıklardan kurtuluyorsun.
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî

...bir zât vardı. Dininde, dünyasında muvaffakıyetli görüyordum. Sırrını bilmezdim. Sonra anladım ki, o muvaffakıyetin sebebi: O zât ise, ihtiyar peder ve vâlidelerinin haklarını anlamış ve o hukuka tam riayet etmiş ve onların yüzünden rahat ve rahmet bulmuş. İnşâallah âhiretini de tamir etmiş. Bahtiyar olmak isteyen ona benzemeli.
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
"Madem cismen fâniyim, bu fânilerden bana ne hayır gelebilir? Madem ben âcizim, bu âcizlerden ne bekleyebilirim? Benim derdime çare bulacak bir Bâki-i Sermedî, bir Kadîr-i Ezelî lâzım."
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Ey bîçare hasta! Merak etme, sabret. Senin hastalığın sana dert değil belki bir nevi dermandır.
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Ey Kàdir-i Kayyûm!
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Bütün zîhayat, zîruh, zîşuur Senin mülkünde, yalnız Senin kuvvet ve kudretinle ve ancak Senin irade ve tedbirinle ve rahmet ve hikmetinle, rubûbiyetinin emirlerine teshir ve fıtrî vazifelerle tavzif edilmişler.
Ey şiddet-i zuhurundan gizlenmiş ve ey kibriya-yı azametinden tesettür etmiş olan Sâni'-i Hakîm ve Hâlık-ı Rahîm! Bütün eşcar ve nebatatın, bütün yaprak ve çiçek ve meyvelerin dilleriyle ve adediyle; seni kusurdan, aczden, şerikten takdis ederek hamd ü sena ederim.
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Zira hastalık, duânın vaktidir; şifâ, duânın neticesi değil. Belki Cenâb-ı Hakîm-i Rahîm şifâ verse, fazlından verir.
📖 Sayfa 30 · Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Halbuki, hadîs-i sahihte vardır ki:
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
اَشَدُّ النَّاسِ بَلآَءً َاْلاَنْبِيَٓاءُ ثُمَّ اْلاَوْلِيَٓاءُ َاْلاَمْثَلُ فَاْلاَمْثَلُ
–ev kema kâl– Yani: "En ziyâde musibet ve meşakkate giriftar olanlar, insanların en iyisi en kâmilleridirler."
Öyle ise benim Rabbim odur ki; hem hatırat-ı kalbimi ıslah eder, hem cevv-i havayı bulutlarla bir saatte doldurup boşalttığı gibi, dünyayı âhirete tebdil edip, Cennet'i yapıp, kapısını bana açar; "Haydi gir" der.
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Ölüm; öteki âleme gitmiş yüzde doksandokuz ahbab ve akrabasına kavuşmak için bir vesiledir; hem hakikî vatanına ve ebedî makam-ı saadetine girmeye bir vasıtadır..
📖 Sayfa 17 · Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
"Ermiş ağacı silkmekle nasıl meyveleri düşer; îmanlı bir hastanın titremesi de, öyle günahları silker."
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Madem iman gibi hadsiz derecede kıymetdar bir nimet bizde vardır; ihtiyarlık da hoştur, hastalık da hoştur, vefat da hoştur.
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Nâhoş birşey varsa; o da günahtır, sefahettir, bid'atlardır, dalalettir.
Zühret-ün Nur
...Senden soruyorum: "Bu hastalık senin başında veya elinde veya midende olmasaydı; sen, başın, elin, midenin sıhhatindeki lezzetli, zevkli nimet-i İlahiyeyi hissedip şükreder miydin? Elbette şükür değil, belki düşünmeyecektin; şuursuz o sıhhatı gaflete belki sefahete sarfederdin."
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Aklı başında ise diyecek ki: "Şükürler olsun Rabbime, iyiyim, çalışıyorum.
📖 Sayfa 32 · Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Keşke çabuk Güneş gitmeseydi, bu işi de bitirseydim.
Vakit çabuk geçiyor, ömür durmuyor gidiyor.
Vakıa zahmet çekiyorum, fakat bu da geçer, herşey böyle çabuk geçiyor." diye, manen ömür ne kadar kıymetdar olduğunu, geçmesindeki teessüfle bildiriyor.
Zühret-ün Nur -
Uzağa değil, o kabristana baktım. Kalbime ihtar edildi ki:
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
"Bu senin etrafındaki kabristanın, yüz İstanbul, içinde vardır. Çünkü yüz defa İstanbul buraya boşalmış. Bütün İstanbul'un halkını buraya boşaltan bir Hâkim-i Kadîrin hükmünden kurtulup müstesna kalamazsın; sen de gideceksin."
Bir devasız derde düştüm, âh ki Lokman bîhaber.
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî
Sıkça Sorulan Sorular
Zühretünnur kimin eseridir?
Zühretünnur, Bediüzzaman Said Nursî tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2006'da yayımlanmıştır.
Zühretünnur kaç sayfadır?
Zühretünnur, 207 sayfadır (Envar Neşriyat baskısı).
Zühretünnur'un en ünlü sözü nedir?
“Dünyada vefatın firak değil, visaldir; o ahbablara kavuşmaktır.”